Ortadoğu
CNN: Karşılıklı saldırıların ardından ABD-İran görüşmeleri sürüyor

ABD ile İran arasındaki müzakerelerin, tarafların dün gece gerçekleştirdiği karşılıklı askeri saldırılara rağmen devam ettiği bildirildi. CNN’in diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberde, artan gerilime rağmen iki ülkenin diplomatik temasları sürdürdüğü belirtildi. Görüşmelerde, Umman’ın ara buluculuğunda İran’ın nükleer programına yönelik kısıtlamalar ele alınıyor.
ABD ile İran arasındaki müzakereler, tarafların dün gece gerçekleştirdiği karşılıklı askeri saldırılara rağmen devam ediyor. CNN televizyonunun konuya aşina diplomatik bir kaynağa dayandırdığı habere göre, yaşanan son saldırılar müzakere sürecini durdurmadı.
CNN’e konuşan kaynak, karşılıklı saldırıların Washington ve Tahran arasındaki diplomatik çabaları zorlaştırmış olabileceğini, ancak buna rağmen müzakere sürecinin geçerliliğini koruduğunu ve görüşmelerin sürdüğünü ifade etti.
Dün gece yaşanan çatışmalarda taraflar karşılıklı iddialarda bulundu. İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD’ye ait F-35, F-15 ve F-16 savaş uçaklarının konuşlu olduğu bir askeri üsse saldırı düzenlediklerini ve söz konusu üssün tamamen yok edildiğini duyurdu.
ABD Ordusu ise İran topraklarındaki bazı noktalara “meşru müdafaa” amacıyla hava saldırıları düzenlendiğini açıkladı. Pentagon yetkilileri daha sonra yaptıkları açıklamada, bu saldırılarda askeri istihbarat ve gözetleme tesislerinin, haberleşme sistemlerinin ve hava savunma mevzilerinin hedef alındığını bildirdi.
Trump, düşen Apache helikopterinin ardından yeni saldırı sinyali verdi
ABD Başkanı Donald Trump, bu gelişmelerden hemen önce yaptığı açıklamada, müzakerelerdeki yavaş ilerleme ve Hürmüz Boğazı’nda ABD’ye ait bir Apache tipi helikopterin düşürülmesi gerekçesiyle İran’a yönelik yeni saldırılar başlatmaya hazır olduklarını ilan etmişti.
Tahran yönetiminin müzakere sürecini kasıtlı olarak uzattığını öne süren Trump, ABD’nin bu duruma sert bir yanıt vereceğini kaydetmişti.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 9 Haziran’da İran’a ait hava savunma sistemleri, radar istasyonları ve gözetleme tesislerine saldırılar düzenlendiğini açıklamıştı.
Washington, bu operasyonun, Hürmüz Boğazı’nda devriye görevi yürüten bir Apache helikopterinin İran tarafından düşürülmesine tepki olarak gerçekleştirildiğini savunmuştu.
İran Devrim Muhafızları Ordusu ise bu saldırılara yanıt olarak Ortadoğu’daki Amerikan tesislerini hedef aldığını duyurmuştu.
Axios’un haberine göre İran; Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün’deki ABD üslerine balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenledi. Tahran ayrıca, yeni saldırılar gerçekleşmesi durumunda bölgedeki ABD tesislerinin yeniden hedef alınacağı uyarısında bulundu.
Umman’ın ara buluculuğunda dolaylı nükleer müzakereler sürüyor
Askeri gerilime karşın iki ülke, Umman’ın ara buluculuğunda dolaylı müzakereleri sürdürmeye devam ediyor. The New York Times gazetesi daha önce yayımladığı haberde, tarafların İran’ın nükleer programına ilişkin olası bir anlaşmanın genel taslağı üzerinde uzlaştığını aktarmıştı.
Gazetenin haberine göre, müzakere edilen konular arasında uranyum zenginleştirme faaliyetlerine getirilecek kısıtlamalar, nükleer tesisler üzerinde uluslararası denetim kurulması ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetimlerinin genişletilmesi yer alıyor.
CNN, dün yayımladığı analizde, ABD ve İsrail’in İran’daki askeri operasyonlarının başlangıcından bu yana Trump’ın yakın bir zamanda anlaşmaya varılacağına dair 37 kez açıklama yaptığını hesapladı.
Haberde, Trump’ın yakın bir uzlaşıya işaret eden bu sık açıklamalarının arkasında, küresel finans piyasalarını sakinleştirme amacının yattığı belirtildi.
Ortadoğu
İran Dışişleri: ABD saldırıları ateşkesi anlamsız hale getirdi

İran Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin 11 Haziran gecesi düzenlediği saldırıların nisan ayında varılan ateşkes rejimini “fiilen anlamsız hale getirdiğini” açıkladı. Tahran, saldırıları uluslararası hukukun ihlali olarak nitelendirirken, bölge ülkelerine de ABD’nin kendi topraklarını ve kaynaklarını kullanmasına izin vermemeleri çağrısında bulundu.
İran Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin 11 Haziran gecesi İran’daki hedeflere yönelik düzenlediği saldırıların, taraflar arasında nisan ayında yürürlüğe giren ateşkes rejimini “fiilen anlamsız hale getirdiğini” açıkladı.
Tesnim haber ajansının aktardığı açıklamada, “Amerika Birleşik Devletleri’nin son saatlerde gerçekleştirdiği yasa dışı ve suç niteliğindeki saldırılar, yalnızca Birleşmiş Milletler Şartı’nın ve uluslararası hukukun temel normlarının ağır bir ihlali değil, aynı zamanda ateşkes rejimini de fiilen anlamsız hale getirmiştir” denildi.
İran ayrıca bölge ülkelerinin, ABD ordusunun kendi topraklarını ve kaynaklarını saldırılar için kullanmasına izin vermemek gibi hukuki ve ahlaki bir sorumluluğu bulunduğunu vurguladı.
Açıklamada, “saldırgan eylemlerin kaynağını etkisiz hale getirme” sözü de verildi.
ABD saldırıları dört saat sürdü
ABD Merkez Komutanlığı’nın açıklamasına göre Amerikan Silahlı Kuvvetleri, 11 Haziran gecesi İran’daki hedeflere “meşru müdafaa amacıyla” saldırı başlattı.
Açıklamada, “Bu saldırılar İran’ın haksız ve devam eden saldırganlığına verilen bir yanıttır” ifadeleri kullanıldı.
Saldırıların başlamasından yaklaşık dört saat sonra ABD ordusu operasyonun sona erdiğini duyurdu.
Açıklamaya göre hedef alınan noktalar arasında istihbarat ve gözetleme tesisleri, haberleşme sistemleri ve hava savunma mevzileri yer aldı. Operasyona ABD Deniz Piyadeleri, Hava Kuvvetleri ve Donanması katıldı.
Axios muhabiri Barak Ravid, X hesabından yaptığı paylaşımda ABD’nin İran’ın güneyindeki askeri hedefleri vurduğunu yazdı.
IRNA, Mehr, Tasnim ve Fars haber ajanslarının aktardığı bilgilere göre Kiş Adası’nda, İsfahan’ın doğusunda, Mohr’da ve Hürmüzgan eyaletindeki Sirik, Minab, Keşm ve Hengam bölgelerinde patlamalar meydana geldi.
Bender Abbas’ta da havaalanı ve askeri üs çevresinde hava savunma sistemlerinin devreye girdiği bildirildi.
İran Hürmüz Boğazı’nı kapattığını açıkladı
İran, Hürmüz Boğazı’nı tankerler ve ticari gemiler dahil tüm deniz trafiğine kapattığını duyurdu.
Mehr’in aktardığına göre Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri, boğazdan geçmeye çalışan iki ticari gemiye saldırı düzenledi.
Devrim Muhafızları ayrıca 12 balistik füzenin ABD’ye ait F-35, F-15 ve F-16 savaş uçaklarının konuşlandığı bir noktayı vurduğunu açıkladı. Açıklamada, Ürdün’deki El Azrak Hava Üssü’ndeki hedeflerin ve bir “komuta merkezinin” de vurulduğu belirtildi.
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen müzakerelerde ilerleme sağlanamaması ve bir ABD Apache saldırı helikopterinin imha edilmesinin ardından İran’a yönelik saldırıların yeniden başlayabileceği uyarısında bulunmuştu.
Söz konusu helikopterin 8 Haziran akşamı Umman kıyıları açıklarında düşürüldüğü, iki pilotun da kurtarıldığı bildirildi.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise ülkesinin “kararlı duruşunu sürdüreceğini” belirterek ABD’nin tehditlerini kınadı.
Taraflar arasında iki haftalık ateşkes rejimi nisan ayında yürürlüğe girmiş, daha sonra Trump bu ateşkesi yeni bir talimata kadar süresiz olarak uzatmıştı. Ancak ateşkese rağmen taraflar arasında birkaç kez karşılıklı saldırılar yaşanmıştı.
Ortadoğu
İsrail, Gazze’de geniş çaplı saldırıya hazırlanıyor

İsrail basınında yer alan haberlere göre İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, Gazze Şeridi’nde askeri operasyonların genişletilmesine yönelik operasyonel planları onayladı. Hamas ise Kahire’de arabulucularla yürütülen görüşmelerde ateşkesin kalıcı hale getirilmesi ve savaşın sona erdirilmesine ilişkin kabul edilebilir yaklaşımlar üzerinde uzlaşı sağlandığını açıkladı.
İsrail ordusu, Hamas’ın yeniden örgütlendiği ve silah bırakmayı reddettiği gerekçesiyle Gazze Şeridi’ndeki askeri operasyonları genişletme ihtimaline yönelik hazırlıklarını sürdürürken, Hamas arabulucularla yürütülen temaslarda ateşkesin kalıcı hale getirilmesi ve savaşın sona erdirilmesi konusunda ilerleme sağlandığını açıkladı.
İsrail’in Haaretz gazetesi, çarşamba günü güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberinde, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in, Güney Komutanlığı Komutanı Yaniv Asor tarafından sunulan ve Gazze’de askeri operasyonların yeniden başlatılması ihtimalini içeren operasyonel planları onayladığını aktardı.
Gazeteye göre Asor, “Şu ana kadar Hamas’ın silahsızlandırılmasını sağlayabilecek ya da bunu yapmaya istekli uluslararası bir taraf ortaya çıkmadı” değerlendirmesinde bulundu.
Asor’un, “İsrail ordusu ilerleyen bir aşamada Gazze’ye karşı geniş çaplı bir saldırı düzenlemek zorunda kalabilir” dediği belirtildi.
Güvenlik kaynakları ayrıca Hamas’ın son aylarda askeri ve örgütsel kapasitesini yeniden inşa ettiğini, savaş sırasında zarar gören tünel ağının bazı bölümlerini de onardığını öne sürdü.
Haaretz, İran ve Lübnan cephelerinde ateşkesin yürürlükte olduğu bir dönemde İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nde yeniden geniş çaplı çatışmalara dönülmesi ihtimaline hazırlandığını yazdı. Haberde, İsrail ordusunun, askeri kanadın çok sayıda komutanının hedef alınmasına rağmen Hamas’ın karargâhlarını ve komuta-kontrol sistemlerini de yeniden kurduğuna inandığı ifade edildi.
Gazeteye göre Güney Komutanlığı’ndaki bazı yetkililer onaylanan askeri planların daha hızlı uygulanmasını savunuyor. Asor’un ise Gazze’deki “sarı hat” boyunca devam eden faaliyetler nedeniyle İsrail’in mevcut durumla yetinemeyeceğini düşündüğü aktarıldı.
Hamas Kahire temaslarında ilerleme sağlandığını açıkladı
Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, hareketin ve Filistinli grupların Kahire’deki son görüşmeler sırasında arabulucular tarafından sunulan önerilere olumlu ve esnek yaklaştığını söyledi.
Kasım, Filistinli grupların Gazze Şeridi’nde savaşı sona erdirme planının uygulanması ve sonraki dönemin yönetimine ilişkin mekanizmalar konusunda arabulucularla kabul edilebilir yaklaşımlar üzerinde uzlaştığını, bunun da ateşkesin kalıcı hale getirilmesine katkı sağlayacağını belirtti.
Sahada ise Gazze Şeridi’nde ateşkes ihlallerinin sürdüğü, farklı bölgelerde ölü ve yaralıların olduğu bildirildi. İsrail’in savaşı yeniden başlatabileceğine ilişkin tehditlerin arttığı bir dönemde, son 24 saat içinde düzenlenen saldırılarda iki kişinin öldüğü ve çok sayıda kişinin yaralandığı aktarıldı.
Vadi Gazze Köprüsü yakınında, orta kesimin kuzeyindeki Selahaddin Caddesi üzerinde bir araca açılan ateş sonucu beş kişinin yaralandığı belirtildi.
Süren ihlaller kapsamında İsrail ordusunun Gazze kentinin güneydoğusundaki Zeytun Mahallesi’nin doğusunda konut binalarını yıktığı, ayrıca topçu birliklerinin Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Belah’ın doğu bölgelerini bombaladığı bildirildi.
Gazze Sağlık Bakanlığı, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarında 7 Ekim 2023’ten bu yana hayatını kaybedenlerin sayısının 72 bin 980’e, yaralı sayısının ise 173 bin 171’e yükseldiğini açıkladı.
Bakanlık, son 24 saat içinde bölgedeki hastanelere sekiz kişinin cansız bedeninin ve 43 yaralının ulaştırıldığını bildirdi.
Açıklamada, geçen yıl 11 Ekim’de başlayan ateşkes döneminden bu yana ölü sayısının 970’e, yaralı sayısının ise 3 bin 63’e yükseldiği, ayrıca 782 cenazenin enkaz altından çıkarıldığı kaydedildi.
Sağlık Bakanlığı, çok sayıda kişinin hâlâ enkaz altında ve yollarda bulunduğunu, ambulans ve kurtarma ekiplerinin bu kişilere ulaşamadığını belirtti.
Ortadoğu
İran, nükleer tesis saldırılarını görmezden gelen UAEK’ya tepkili

Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) Yönetim Kurulu’nun Haziran 2026 toplantısı için hazırlanan karar taslağı, İran’ın nükleer yükümlülüklerini ihlal ettiği iddialarını yeniden gündeme getirdi. Press TV’nin paylaştığı metinde, ABD ve İsrail’in nükleer tesislere düzenlediği saldırıların yol açtığı hasar görmezden gelinirken, Tahran yönetimi kurumun taleplerini siyasi baskı olarak nitelendirdi.
Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) Yönetim Kurulu’nun Haziran 2026 toplantısında sunulması planlanan yeni karar taslağı, Tahran’ın nükleer denetim yükümlülüklerine uymadığı yönündeki daha önce çürütülen iddiaları yeniden dolaşıma soktu.
Press TV’nin ulaştığı belgelere göre taslak metin, nükleer tesislere yönelik askeri saldırıları ve bu saldırıların tesislerin denetlenebilirliği üzerindeki fiziksel sonuçlarını dışarıda bırakarak ülke üzerindeki siyasi baskıyı artırmayı amaçlıyor.
“İran İslam Cumhuriyeti’nde Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) Güvence Anlaşması’nın ve İlgili BMGK Kararlarının Uygulanması” başlığını taşıyan taslak, ABD ve İsrail tarafından bombalanan üç kritik nükleer tesis gerçeğini kapsam dışı tutuyor.
Metinde, İran’ın ilan edilmemiş nükleer maddeler ve faaliyetler konusunda kurumla zamanında iş birliği yapmadığı ileri sürülürken, erişim sorunlarının doğrudan askeri müdahalelerden kaynaklandığı gerçeğinin çarpıtıldığı ifade ediliyor.
Siyasi kararlar askeri saldırılara zemin hazırlıyor
Karar metninde, İran’ı yükümlülüklerini ihlal etmekle suçlayan Haziran 2025 tarihli karara atıf yapılıyor. Tahran yönetimi, somut kanıt sunulmadan alınan söz konusu kararın, İsrail’in İran’a yönelik doğrudan askeri saldırılarına siyasi bir zemin oluşturduğunu savunuyor. UAEK’nın bu tutumuyla, NPT imzacısı egemen bir devlete yönelik askeri saldırganlığa fiilen alan açtığı belirtiliyor.
Mevcut taslakta, İran’ın son bir yıldır dile getirilen endişeleri gidermediği savunuluyor. Tahran ise kurumun taleplerinin nükleer anlaşmalar kapsamındaki yasal yükümlülüklerini aştığını dile getirerek bu iddiaları reddediyor. Batılı devletlerin baskısı altındaki UAEK’nın, yasal çerçevenin ötesinde taleplerde bulunurken, İran’ın karşı karşıya kaldığı yaptırımları ve askeri tehditleri teşvik eden bir tutum sergilediği kaydediliyor. Kurumun, nükleer tesislere düzenlenen saldırıları kınamaktan kaçınarak İran aleyhine yeni raporlar üretmeye odaklandığı bildiriliyor.
Taslak metinde, kurumun yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyumun da dahil olduğu nükleer maddelerin doğruluğunu teyit edemediği bilgisi yer alıyor. Ancak kararda, kurumun erişim sağlayamadığını ileri sürdüğü tesislerin, ABD ve İsrail hava saldırılarında ağır hasar gören noktalar olduğu gerçeğinin gizlendiği vurgulanıyor. Genel Direktör Rafael Grossi liderliğindeki kurumun, bu saldırılara dair bugüne kadar herhangi bir kınama yayımlamadığına dikkat çekiliyor.
Karar taslağında uranyum stoklarının yaklaşık bir yıldır doğrulanamadığı belirtilerek bu durum nükleer silahların yayılması açısından bir risk olarak tanımlanıyor. Tahran yönetimi ise denetim imkanının kesintiye uğramasının asıl nedeninin, UAEK’ya baskı uygulayan güçler tarafından düzenlenen hava saldırıları olduğunu ifade ediyor.
Taslakta, konunun yeniden Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) taşınması dahil “ek önlemler” alınabileceği tehdidi yer alıyor. Tahran kaynakları, daimi üyeleri askeri saldırganlığın tarafı olan bir konseye şikayet edilme girişimini uluslararası hukuk açısından çelişkili buluyor.
ABD İran’ın zenginleştirilmiş uranyumu için UAEK’yi devreye soktu
Tahran nükleer tesislere yönelik saldırıları belgeledi
İran yönetimi, nükleer tesislerine yönelik taleplere karşı, NPT imzacısı hiçbir ülkenin benzer bir askeri saldırı altındayken yükümlülük ihlaliyle suçlanmadığını vurguluyor. Bombalanan bir ülkenin, saldırıların fiziksel sonuçlarından sorumlu tutulmasının uluslararası bir örneği bulunmadığı ifade ediliyor. İran, bir yıldan kısa sürede iki askeri müdahaleye maruz kalmasına rağmen NPT taahhütlerine bağlı kaldığını belirtiyor.
Haziran 2025’teki ilk saldırıda İsrail savaş uçakları Natanz ve Arak nükleer reaktörlerini hedef almıştı. Ardından 22 Haziran tarihinde ABD’ye ait B-2 ağır bombardıman uçakları Fordo, Natanz ve İsfahan’daki tesisleri vurdu. Bu saldırılar karşısında UAEK’nın sessiz kalması üzerine İran Meclisi, geçen yıl kurumla iş birliğini askıya alan yasayı onaylamıştı. İran’ın Viyana’daki Daimi Temsilciliği, 2025 ve 2026 yıllarında nükleer tesislere yönelik 17 dalga halinde çoklu hava saldırısı düzenlendiğini açıklayarak bu eylemleri “nükleer terörizm” olarak niteledi.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, UAEK Genel Direktörü Rafael Grossi’nin iddialarına yanıt vererek, teknik raporların siyasi baskı aracına dönüştürülmemesi gerektiğini söyledi.
Garibabadi, erişim eksikliğinin tesislerin kasten hedef alınmasından kaynaklandığını belirterek, “Tesislerde yaşanan tahribatın asıl kaynağını görmezden gelip, bu durumun fiziki sonuçlarını İran’a yönelik bir suçlama unsuru olarak kullanamazsınız” ifadelerini kullandı.
Görüş1 hafta önceXi liderliğinde yükselen Çin diplomasisi: Bütün yollar Pekin’e çıkıyor
Görüş2 hafta önceÇok kutupluluğun çift yönlü asimetrisi: Yeni dünya dengesini nasıl bulacak?
Dünya Basını1 hafta önceABD’li iktisatçı Wolff: Küresel güney artık yeni bir dünya düzeni kuruyor
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 1
Dünya Basını2 hafta önceKomünizme karşı siper olarak Siyonizm
Diplomasi1 hafta önceErmenistan ve ABD, Trump koridoru projesi için anlaşma imzaladı
Görüş3 gün önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 3
Görüş2 hafta önceYakut Türkleri Lenin’i tartışıyor










