Amerika
ABD’de elektrik ve benzin fiyatları Trump’ın vaatlerini boşa çıkardı

ABD Başkanı Donald Trump’ın enerji maliyetlerini düşürme vaatleriyle göreve gelmesine karşın ikinci başkanlık döneminin birinci yılı dolarken elektrik ve benzin fiyatları yükselişini sürdürüyor. Ortadoğu’daki askeri çatışmalar ve şebeke yenileme maliyetleri benzin galon fiyatını 4,11 dolara çıkarırken hanehalkı elektrik tarifelerini de enflasyonun üzerine taşıdı.
ABD Başkanı Donald Trump, seçim kampanyası boyunca enerji maliyetlerini düşürme sözü vermişti. Buna karşın ikinci başkanlık döneminin bir buçuk yılı geride kalırken hem benzin hem de elektrik fiyatları artış eğilimini sürdürüyor.
Trump, seçim çalışmaları sırasında elektrik fiyatlarını yüzde 50 oranında azaltma taahhüdünde bulunmuştu. Bir mitingde konuşan Trump, “Benim liderliğim altında Birleşik Devletler, enerji ve elektrik fiyatlarını en az yarı yarıya indirme yönündeki iddialı hedefe bağlı kalacaktır” ifadelerini kullanmıştı.
Trump açıklamasının devamında, “Fiyatları en fazla 12 ay, maksimum 18 ay içinde yarı yarıya indirmeyi hedefliyoruz” şeklinde konuşmuştu.
Ancak veriler farklı bir tablo ortaya koyuyor. 2026 yılının ilk beş ayındaki ortalama hanehalkı elektrik fiyatları, 2024 yılının aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 12 oranında daha yüksek seyretti ve enflasyon artış hızını belirgin biçimde geride bıraktı.
Benzin fiyatları Biden yönetimi döneminde dalgalı bir seyir izlemişti.
Amerikan Otomobil Birlikleri (AAA) verilerine göre benzin fiyatları, 2024 yılının bu dönemine kıyasla yaklaşık 60 sent daha yüksek seviyede bulunuyor ve cuma günü itibarıyla galon başına ortalama 4,11 dolardan satılıyor.
Ulusal Enerji Yardımı Yöneticileri Derneği Yöneticisi Mark Wolfe, yüksek enerji fiyatlarının sıradan Amerikalıların yaşam maliyetini yukarı çektiğini belirtti.
Wolfe, “Aracını çalıştırmak isteyenlerin benzin maliyetleri arttı. Kamyonların gıda maddelerini teslim etmesi gerektiği için gıda fiyatları marjinal düzeyde yükselecektir. Evinizi ısıtmak için kalorifer yakıtı kullanıyorsanız, bunun da maliyeti daha yüksek olacaktır” dedi.
Wolfe, petrolün varil fiyatının bir yıl boyunca 100 dolar seviyesinde kalması halinde, bu durumun ailelere yalnızca benzin harcamalarında yıllık yaklaşık 800 dolar ek maliyet getirebileceğini hesapladı.
Yüksek benzin fiyatları, ABD ile İran arasında Ortadoğu’da süren savaşın bir sonucu olarak görülüyor. Başlıca petrol sevkiyat güzergahı olan Hürmüz Boğazı’nda ve son dönemde Babülmendep Boğazı’nda yaşanan karışıklıklar fiyatların tırmanmasına yol açtı.
Wolfe, “Kalorifer yakıtı ve benzin tarafında yaşanan durum, doğrudan savaşın bir sonucudur. Fiyatları yukarı çekiyor ve piyasada bu belirsizliği yaratıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Fiyat artışları hakkında görüşü sorulan Beyaz Saray Sözcüsü Taylor Rogers, İran’ı ABD ile yapılan ateşkesi ihlal etmekle suçladı.
Rogers, ABD’nin İran’ın ticari gemilere saldırma ve Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan ticareti aksatma kabiliyetini ortadan kaldırmasıyla birlikte “petrol ve gaz fiyatlarının hızla çatışma öncesi seviyelere gerileyeceğini” kaydetti.
Rogers, “Başkan Trump, Amerikan enerji hakimiyetini serbest bırakma, maliyetleri düşürme ve çalışkan Amerikan ailelerinin cebine daha fazla para koyma taahhüdüne bağlı kalmaya devam ediyor” dedi.
Öte yandan elektrik fiyatlarındaki tablo daha karmaşık bir nitelik taşıyor. BloombergNEF Küresel Elektrik Piyasaları Analiz Başkanı Thomas Rowlands-Rees, şebeke güncellemeleri için “faturanın ödenme aşamasına gelindiğini” ve fiyatların bu nedenle yükseldiğini belirterek, bu durumun mutlaka belirli bir yönetimin hatasından kaynaklanmadığını vurguladı.
Rowlands-Rees, “Hükümetin kamu hizmeti sektörüne uygulayabileceği çok fazla araç bulunmuyor, çünkü buradaki politika yetkisinin büyük bölümü eyalet düzeyindedir” dedi ve federal elektrik politikasının ancak yıllar ve on yıllar süren bir zaman diliminde etki gösterdiğini ekledi.
Rowlands-Rees, hiçbir yönetimin 18 ay içinde fiyatları yarı yarıya indirmeyi başaramayacağını düşündüğünü ifade etti.
Analist, “Hükümet doğru politika tercihlerini yapmış olsa bile bunu başarabileceğini sanmıyorum; çünkü bu politika tercihleri bu kadar kısa bir zaman diliminde etki göstermezdi” diye konuştu.
Rowlands-Rees, Trump yönetiminin sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihracatını genişletme arzusu da dahil olmak üzere uyguladığı politikaların, yakıta olan talebi artırarak uzun vadede fiyatları yükseltebileceğini belirtti.
Rowlands-Rees, “Hükümet ABD’de enerji çıkarımının genişletilmesini teşvik etme konusunda çok olumlu bir tutum sergiledi, bu durum aşağı yönlü bir baskı oluşturabilir. Ancak diğer taraftan LNG ihracatı konusunda da oldukça istekli davrandılar. Mevcut analizimiz, ABD’nin ihracat kabiliyetinin arzı genişletme kabiliyetinden daha hızlı büyüyeceğini gösteriyor. Bu da önümüzdeki birkaç yıl içinde, yani belki bundan iki veya üç yıl sonra, doğalgaz fiyatları üzerinde potansiyel olarak yukarı yönlü bir baskı oluşacağı anlamına geliyor” açıklamasını yaptı.
Wolfe ise yönetimi yenilenebilir enerji önüne koyduğu engeller nedeniyle eleştirdi. Wolfe, “Elektrik fiyatlarının enflasyondan daha hızlı yükselmesi başkanın suçu değil. Fiyatlar zaten birkaç yıldır enflasyondan daha hızlı artıyordu” dedi ancak “temiz enerjinin istikrarlı fiyatlandırma sağladığını” sözlerine ekledi.
Yüksek enerji fiyatları, yaklaşan ara seçimlerde Cumhuriyetçiler açısından sorun oluşturabilir. Cumhuriyetçi Parti stratejisti Keith Naughton, “Bu durum görevdeki her siyasetçi için bir sorundur” değerlendirmesinde bulundu.
The Hill gazetesine görüş yazıları da yazan Naughton, “Fiyatları artıran her şey, makamda kim bulunursa bulunsun bir zorluk yaratacaktır” ifadelerini kullandı.
Amerika
ABD Kongresi bahis ve tahmin pazarları düzenlemesinde tıkandı

ABD Kongresi, hızlı büyüyen spor kumarı ve tahmin pazarı sektörlerine yeni düzenlemeler getirmeyi hedefleyen yasal düzenleme çalışmalarında kilitlendi. Milletvekilleri, federal denetim yetersizliği konusunda iki partinin de destek verdiği mutabakata rağmen yasa tasarısını ilerletmekte zorlanıyor. Sektör temsilcilerinin yoğun lobicilik faaliyetleri ve seçim takvimi sürecin aksamasına yol açıyor.
ABD Kongresi, federal hükümetin uzun süredir yetersiz denetlediği hususunda partiler üstü bir uzlaşma olmasına rağmen, hızla büyüyen spor kumarı ve tahmin pazarları sektörüne yeni kurallar getirmeyi amaçlayan aylardır süren yasa tasarısı çalışmalarında durma noktasına geldi.
Kongrenin her iki kanadındaki eleştirmenler, FanDuel ve DraftKings gibi büyük çevrimiçi spor bahis şirketlerinin, kumar bağımlılığıyla mücadele eden milyonlarca Amerikalı üzerinden büyük karlar elde ederken, yolsuzluk ve şike imkanlarını sınırlamak için yeterli adımları atmadığını ifade ediyor.
Benzer şekilde tahmin pazarları da ABD genelinde popülerliğini ve kullanımını artırarak müşterilere spor alanının dışında siyaset ve ekonomiyi ilgilendiren sonuçlara bahis oynama imkanı sunuyor.
Geleneksel spor bahis şirketlerinin aksine haberler, iş dünyası ve popüler kültür olayları üzerine “etkinlik sözleşmeleri” sunan tahmin pazarlarında, son aylarda devlet adına çeşitli kapasitelerde çalışan kişilerin hassas bilgileri kullanarak haksız kazanç elde ettiği skandallar ortaya çıktı.
Tüm bu gelişmeler, ülke genelindeki eyalet meclislerinde ve Kongre koridorlarında, yasallaşmış kumar sektörü ile göreceli olarak yeni olan tahmin pazarı sektörü arasında yaşanan bir lobicilik ve halkla ilişkiler savaşının gölgesinde gerçekleşiyor.
Her iki taraf da federal hükümetin getireceği daha sıkı düzenlemelerden kaçınmaya çalışırken, uzmanlar ve gözlemciler Kongrenin eylemsizliğinin, kumarın Amerikan spor ve siyaset kültüründe halihazırda kökleşmiş yerini daha da güçlendireceği uyarısında bulunuyor.
Demokrat Senatör Tim Kaine, yaptığı açıklamada, “Bu tahmin pazarları adeta içeriden öğrenenlerin ticaretine dönüştü, bu durum beni endişelendiriyor. Spor açısından bakıldığında ise bahis, muhtemelen değiştiremeyeceğimiz üzücü bir gerçeklik haline geldi. Özellikle genç erkeklerin cebindeki parayı oldukça yıkıcı yollarla çekip alıyor” değerlendirmesinde bulundu.
SAFE Bet Act Senatoda ilerleyemiyor
Kongrenin spor kumarı sektörünü dizginlemek amacıyla hazırladığı en son teklif olan SAFE Bet Act, Senatoda yeterli desteği bulamadı.
Söz konusu yasa tasarısı, çevrimiçi spor bahis sektöründeki istismar edici uygulamaları engellemek ve tüketiciler ile özellikle gençleri koruyacak önlemleri hayata geçirmek adına asgari bir federal standart belirlemeyi hedefliyor.
Yasa tasarısının ortak sunucularından Demokrat Senatör Richard Blumenthal, spor liglerinde kumar kaynaklı yolsuzluk vakalarının artmasına rağmen tasarının bu yaz Genel Kurula gelemediğini belirterek hayal kırıklığını dile getirdi. Blumenthal, “Bu meseleler nispeten yeni ancak bu kumar ve tahmin pazarı şirketleri buradaki nüfuzlarını kullanıyor. Bizi durdurmak için kaynaklarını, lobicilerini, avukatlarını ve paralarını seferber ediyorlar” ifadelerini kullandı.
Spor kumarı eyaletler bazında katı şekilde düzenlenmeye devam ediyor, ancak büyük bahis şirketlerinin profesyonel spor ligleri, takımlar ve sporcularla kurduğu ortaklıklar hakkındaki soru işaretleri artıyor.
Philadelphia Phillies takımının yıldız oyuncusu Bryce Harper, platformda yüz binlerce dolar kaybeden ve şu anda bahis şirketine suistimal davası açan bir FanDuel VIP müşterisi için özel video çekmesi üzerine bu ayın başlarında bir tartışmanın ortasında kaldı.
Eski Texas Tech Üniversitesi oyun kurucusu Brendan Sorsby, parçası olduğu takımlara bahis oynadığını itiraf etmesinin ardından müsabakalardan menedildi. Bu süreç, Kongrenin kolej sporları sektöründe reformlar üzerinde çalıştığı bir dönemde, NCAA’in bahis şirketleriyle olan ortaklıklarını yeniden tartışmaya açtı.
Tahmin pazarları, güncel gelişmelere dair bahis kabul etmenin yanı sıra müşterilerine spor müsabakaları üzerine de bahis oynama imkanı veriyor.
Müşteri kayıplarından kar sağlayan geleneksel spor bahis şirketlerinin aksine bu platformlar, oranları belirlemek için bahislerin hacmini ve büyüklüğünü kullanarak çift taraflı sözleşmeler vasıtasıyla bahislerin yapılmasını kolaylaştırıyor.
Halen Emtia Gelecek Ticaret Komisyonu (CFTC) tarafından denetlenen Kalshi ve Polymarket gibi şirketler, hükümet görevlilerinin platformu kullanarak olaylar üzerinden işlem yaptığı ve kazanç sağladığı yönündeki incelemelerin ardından iç dürüstlük izleme kabiliyetleri nedeniyle eleştirilerin hedefi oldu.
Son dönemde yaşanan bir örnekte, Beyaz Saray’daki bir suflör operatörünün ABD Başkanı Donald Trump’ın bir konuşmada söyleyeceği sözler üzerine bahis oynadığı tespit edildi. Olay Kalshi tarafından bildirildi ve ilgili çalışan Beyaz Saray tarafından ücretsiz izne çıkarıldı.
Milestone Tedavi Merkezinden kumar bağımlılığı uzmanı Phil Smyth, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “İşin özü kumardır. Zihinde aynı şekilde çalışır. Aynı kovalama, aynı heyecan ve aynı dürtüyü besliyor. Özellikle genç erkeklerde ilk olarak fantezi futbol ligi veya küçük şeylerle başlıyor, ancak pek çok insan bu platformlarla bağımlılığa düşmeye yatkınlık taşıyor” şeklinde konuştu.
Kongre içinde ve çevresinde bulunan yetkililer, yaklaşan ara seçimlerden önce kumar ve tahmin pazarlarına ilişkin bir yasanın çıkma ihtimaline iyimser bakmıyor.
Ulusal düzeyde çalışan bir Cumhuriyetçi stratejist, “Gerçek şu ki seçimlere dört ay kaldı ve bu durum temel bir öncelik taşımıyor. Siyasi sermayenin büyük kısmı diğer birçok konuya harcanıyor. Bir şeylerin yapılmasının tek gerçek yolu, tatilden önceki son yasa tasarılarına bu konuyu eklemektir” dedi.
Demokrat Senatör Adam Schiff tarafından bu ilkbaharda sunulan bir yasa tasarısı, tahmin pazarlarının özellikle spor müsabakaları üzerine etkinlik sözleşmesi sunmasını yasaklamayı öngörüyor.
Schiff, bu pazarların büyük ölçüde kumarhanelerle aynı mantıkla çalıştığını, ancak yolsuzluk ve şikeye daha açık olduğunu belirtti. Schiff, “CFTC bu konuyu öncelik haline getirmediği gibi soruşturma kadrosunu da zayıflattı. Yeterli kapasiteleri bulunmuyor. Bu durum, onların tek denetleyici merci olmaması gerektiğinin bir başka kanıtını oluşturuyor” açıklamasını yaptı.
Amerika
Eski ABD Başkanı Biden ağır kanser tedavisi sebebiyle inzivaya çekildi

The Washington Post gazetesi, 83 yaşındaki eski ABD Başkanı Joe Biden’ın metastatik prostat kanseri tedavisi nedeniyle Beyaz Saray’dan ayrıldıktan bir buçuk yıl sonra dış dünyadan izole bir yaşam sürdürdüğünü bildirdi. Tedavinin olumlu sonuç vermesine rağmen Biden’ın fiziken zayıfladığı kaydedilirken, kasım ayındaki ara seçimlerin ardından yayımlanması planlanan hatırat kitabı Demokrat Parti içerisinde tartışmalara yol açtı.
Beyaz Saray’daki görev süresinin sona ermesinden bir buçuk yıl sonra 83 yaşındaki eski ABD Başkanı Joe Biden, münzevi bir yaşam sürdürüyor. The Washington Post gazetesinin eski başkanın yakın çevresine dayandırdığı haberine göre Biden, yalnızca dar bir akraba, eski dost ve emektar danışman grubuyla temas kuruyor.
Çevresindeki kaynaklar, uygulanan ağır terapinin ve hastalığın kendisini belirgin şekilde zayıflattığını, bununla birlikte tedavinin olumlu sonuç verdiğini söyledi.
Biden’ın hatırat kitabı Demokrat Parti grubunda endişe yarattı
Biden’ın kaleme aldığı hatırat kitabının, ara seçimlerden iki hafta sonra, 17 Kasım tarihinde yayımlanması planlanıyor. Bu zamanlama kararı, bazı dostlarını ve eski danışmanlarını kaygılandırdı. Müttefikleri, sağlık sorunlarının 2024 kampanya dönemindeki sert tartışmaları yeniden alevlendirmesinden korkuyor.
Demokratlar ise seçimleri Cumhuriyetçi Donald Trump’ın performansına dair bir referanduma dönüştürmeyi amaçlıyor. Trump, selefinin yaşını ve zihinsel kabiliyetlerini sık sık alaya alırken, Beyaz Saray’daki Biden portresini de otomatik imza cihazı görseliyle değiştirdi.
Bu süreçte ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, Biden’ı ABD ordusunun aleyhine olacak şekilde Ukrayna’ya silah sevk etmekle suçladı.
Barack Obama ve Hillary Clinton’ın seçim kampanyalarında görev alan stratejist Sawyer Hackett şu değerlendirmeyi yaptı:
“Başkan Biden kendi hikayesini anlatma hakkına tamamen sahip. Fakat Demokrat adaylar, onun mirası olarak kalan siyasi hasarı tamir etmek adına zaten büyük bir çaba sarf ediyor. Biden’ın bu sürece yapabileceği en iyi katkı, kamuoyunun dikkatinden olabildiğince uzak kalmaktır.”
Eski Başkan Biden kanser tedavisi sürecini sürdürüyor
Eski başkanın ofisi 2025 sonbaharında yaptığı açıklamada, Biden’ın radyoterapi ve hormon tedavisi gördüğünü, ayrıca cilt kanseri hücrelerinin temizlenmesi amacıyla Mohs yöntemiyle ameliyat edildiğini duyurdu. Biden da o dönemde tedavi sürecinin “çok iyi” ilerlediğini söyledi.
Eski Beyaz Saray liderine prostat kanseri teşhisi geçen yılın ilkbaharında konuldu. Biden, ekim ayında radyoterapi kürünü tamamladı ve tedavinin başlamasından sonra ilk kez aynı ay içinde toplum önüne çıktı.
Görevden ayrıldığı sırada ABD tarihinin en yaşlı başkanı unvanını taşıyan Biden, 2024 yılında ikinci dönem için aday olmayı hedefliyordu. Ancak sağlık durumuna yönelik eleştiriler üzerine adaylıktan çekilerek Başkan Yardımcısı Kamala Harris’i destekledi.
Axios portalının yayımladığı 2023 yılına ait mülakat kayıtları, dönemin başkanı Biden’ın Özel Savcı Robert Hur ile görüşmesinde, beyin kanseri sebebiyle 2015’te vefat eden oğlu Beau’nun ölüm yılını hatırlayamadığını gösterdi. Ayrıca “Mücadele ve İntikam” (Fight and Revenge) kitabında, Biden’ın Hollywood oyuncusu George Clooney’yi tanıyamadığı bir olay aktarıldı; Clooney bu gelişmenin ardından Biden’a başkanlık yarışından çekilme çağrısı yaptı.
Amerika
ABD Savaş Bakanlığı ile Kongre arasında yapay zeka veri merkezleri anlaşmazlığı

ABD Savaş Bakanlığının yapay zeka altyapısı için özel şirketlere askeri arazi kiralama adımı, Kongredeki Cumhuriyetçi ve Demokrat milletvekillerinin ortak tepkisini çekiyor. Temsilciler Meclisi ve Senato komisyonlarında sunulan yasa değişiklikleriyle, söz konusu tesislerin su ile enerji kaynakları üzerindeki yükünün ve askeri hazırlık durumuna etkilerinin denetlenmesi talep ediliyor. Savaş Bakanlığı yetkilileri ile bazı muhafazakar üyeler kısıtlamaların askeri inovasyonu yavaşlatacağını savunurken, milletvekilleri şeffaflık ve denetim ısrarını sürdürüyor.
ABD Savaş Bakanlığının yapay zeka sunucu çiftlikleri kurmaları için özel şirketlere askeri arazileri kiralaması, askeri tesisler ile çevre topluluklar üzerindeki etkilerden endişe duyan her iki partiden milletvekillerinin ortak denetim arayışına yol açıyor.
Savaş Bakanlığı, insansız hava aracı sürüleri ve yapay zekayla desteklenen diğer teknolojiler vasıtasıyla harp taktiklerini güçlendirmek amacıyla veri merkezleri inşa etmeyi hedefliyor.
Aralarında kıdemli bir Cumhuriyetçi bütçe tahsis komisyonu üyesinin de yer aldığı Kongre üyeleri, bu girişim daha da hızlanmadan önce süreci kontrol altına almaya çalışıyor.
Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komisyonu Hazırlık Alt Komisyonu Kıdemli Üyesi Demokrat Milletvekili John Garamendi, Temsilciler Meclisinin 2027 mali yılı Ulusal Savunma Yetki Yasası (NDAA) metnine kapsamlı bir değişiklik önergesi sunduktan sonra yaptığı açıklamada, yüksek miktarda enerji ve su tüketen ciddi veri tesisleri gerektiren yapay zeka dönemine girilirken bu yapıların askeri üslerde yer almasının gerekip gerekmediği sorusunun doğduğunu bildirdi.
Garamendi, bu sorunun yanıtının evet de hayır da olabileceğini kaydetti.
Savaş Bakanlığı yetkilileri ve Kongredeki bazı muhafazakarlar ise ordunun veri merkezlerinin etkilerini zaten hesaba kattığını belirterek düzenlemelere karşı çıkıyor.
Bu isimler, Savaş Bakanlığının yapay zeka silahlanma yarışında rekabetçi kalmaya çalıştığı bir dönemde getirilecek kısıtlamaların askeri inovasyon üzerinde engel oluşturacağı uyarısını yapıyor.
Hükümetin direncine rağmen bazı yasal teklifler ilerleme kaydediyor ve veri merkezi patlamasını düzenlemeye yönelik daha geniş kapsamlı yasal mücadelelerin parçası olarak yasalaşma ihtimali taşıyor.
Milletvekillerinin Savaş Bakanlığı veri merkezlerine yönelik tekliflerinin birçoğu inşa süreçlerini tamamen durdurmayı amaçlamıyor.
Önergelerin büyük kısmı, Savaş Bakanlığını planlanan veri merkezlerinin enerji ve su tüketimini, yerel topluluklar ile çevre üzerindeki olası etkilerini hesaba katmaya ve bu konuda şeffaf olmaya zorlayacak inceleme, değerlendirme veya ek planlama şartları getirmeyi hedefliyor.
Temsilciler Meclisi Savaş Savunma Tahsisatları Alt Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Milletvekili Ken Calvert, konuya dair yazılı açıklamasında, üyelerin elektrik şebekesi ile su kaynakları üzerindeki potansiyel yük hususunda yerel halka yönelik etkilerin dikkatle değerlendirildiğinden emin olmak istemelerinin anlaşılır bir durum olduğunu ifade etti.
Sözleşmelerin ayrıntıları
Ordunun veri merkezi adımları, Başkan Donald Trump’ın geçen yıl yayımladığı ve Savaş Bakanlığını askeri tesislerde yapay zeka altyapısına uygun sahaları belirlemekle görevlendiren kararnamesiyle ivme kazandı.
Kararname, Çevre Koruma Ajansı (EPA) ile Beyaz Saray Çevre Kalitesi Konseyinin veri merkezi inşaatlarını destekleyecek adımlar atmasını zorunlu kıldı.
O tarihten bu yana Hava Kuvvetleri, beş askeri tesisteki kullanılmayan arazileri özel şirketlerin veri merkezi kurması için kullanıma sundu.
Kara Kuvvetleri tarafından yapılan basın açıklamasında ise tesislerinde “ticari hiper ölçekli veri merkezleri” inşa edilmesi amacıyla özel şirketlerle şimdiden iki koşullu anlaşma imzalandığı bildirildi.
Kara Kuvvetlerinin bilgi notuna göre, yatırım şirketi Carlyle Group, Texas’ın El Paso kentindeki Fort Bliss tesisinde yer alan 1,384 dönümlük alanda 2027 yılına kadar bir veri tesisi kuracak.
Veri merkezi geliştiricisi CyrusOne ise Utah’taki Dugway Proving Ground sahasında bulunan 1,201 dönümlük alanda 2029 yılına kadar benzer bir tesis inşa edecek.
Kara Kuvvetleri, projelerin vergi mükelleflerine hiçbir ön maliyet getirmeyeceğini ve tesislerin sayaç arkası kapsamlı güç ile su çözümlerini içereceğini açıkladı.
Aralarında ağırlıklı olarak Demokratların bulunduğu bazı milletvekilleri ise bu taahhütlerin yerine getirilebileceği konusunda şüphe taşıyor.
El Paso Matters tarafından yayımlanan bir haberde, sadece Fort Bliss’teki veri merkezinin dahi El Paso’daki 460 bin elektrik abonesinin toplamından daha fazla güce ihtiyaç duyabileceği aktarıldı.
Milletvekilleri, sözleşmelerin nasıl uygulanacağı ve Savaş Bakanlığının veri merkezlerinin askeri hazırlık durumuna, üs altyapısına ve yakındaki mahalle sakinlerine sorun çıkarmaması için hangi adımları attığı konusunda bilgilendirilmediklerini vurguluyor.
Bünyesinde büyük bir Deniz Piyadeleri üssü barındıran seçim bölgesini temsil eden Demokrat Milletvekili Mike Levin, diğer veri merkezlerinde olduğu gibi su ve elektrik tüketimi konusunda son derece bilinçli olunması gerektiğini belirtti.
Levin, esas büyük kaygının ise Savunma Bakanı Pete Hegseth veya Savaş Bakanlığından bu hususların hiçbirine dair gerekli bilgilendirmenin alınamamış olması olduğunu kaydetti.
Teksaslı siyasilerden yapay zeka ve veri merkezlerine denetim çağrısı
Kongrede yasal düzenleme hamleleri
Milletvekilleri veri merkezlerine yönelik yasal değişiklik hamlelerini ilkbaharda Temsilciler Meclisi Tahsisat Komisyonu’nun 2027 mali yılı Enerji ve Su Finansman Yasa Tasarısını ele aldığı sırada başlattı.
Sesli oylamayla kabul edilen partiler üstü bir değişiklik paketiyle Enerji Bakanlığına, veri merkezlerinin enerji ve su kullanımı, şebeke güvenilirliği ve fatura ödeyen tüketiciler üzerindeki etkilerini azaltma yönünde tavsiyede bulunan hükümler eklendi.
Temsilciler Meclisi Enerji ve Su Geliştirme Tahsisatları Alt Komisyonu Kıdemli Üyesi Demokrat Milletvekili Marcy Kaptur, artan veri merkezleri ile yükselen elektrik faturalarını değerlendirirken, Kongrenin halkı koruma yükümlülüğü bulunduğunu, kafalarını kuma gömemeyeceklerini ve 1946 yılındaymış gibi davranamayacaklarını söyledi.
Temsilciler Meclisi tahsisat komisyonu üyeleri, NDAA ile bağlantılı ancak ayrı bir metin olan Savaş Harcamaları Yasa Tasarısını ele alırken, Calvert tarafından sunulan Cumhuriyetçi değişiklik paketini kabul etti.
Bu paket, veri merkezlerinin enerji ve su kaynakları üzerinde önemli bir baskı oluşturduğunu ve toplumların bu tür projelere direnç gösterdiğini kabul eden bir madde içeriyor.
İlgili madde, Savaş Bakanlığının askeri veri merkezlerinin yakındaki topluluklar üzerindeki etkileri hakkında inşaat başlamadan önce Kongreye bilgi vermesini şart koşuyor.
Calvert, önerisinin komisyonun Savaş Bakanlığı programlarını denetleme yönündeki rutin çabalarının bir parçası olduğunu ifade etti mecliste.
Cumhuriyetçi bütçe üyeleri, Demokrat Milletvekili Rashida Tlaib’in askeri tesisler dahil federal arazilerde yapay zeka veri merkezlerinin inşasını yasaklamayı öngören maddesi de dahil olmak üzere çok sayıda Demokrat değişikliğini reddetti. Tlaib, söz konusu düzenlemeyi bağımsız bir yasa tasarısı olarak meclise sundu.
Demokrat Milletvekili Hillary Scholten’ın sunduğu bir diğer değişiklik teklifi ise su kullanımını en aza indirmek amacıyla Savaş Bakanlığı veri merkezleri için asgari verimlilik standartlarının güncellenmesini öngörüyordu.
Scholten da bu önergesini ayrı bir yasa tasarısı olarak sunmayı planlıyor. Scholten yazılı açıklamasında, federal hükümetin su ve enerji kaynaklarını korurken inovasyona da öncülük edebileceğini vurguladı.
Cumhuriyetçi Milletvekili Cory Mills, Temsilciler Meclisinden geçen NDAA metnine Savaş Bakanlığının ABD hasımları tarafından üretilmiş “önemli bileşenler” içeren veri merkezlerine arazi tahsis etmesini engelleyen bir hüküm ekletmeyi başardı.
Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komisyonu’ndaki Cumhuriyetçiler, Garamendi’nin önergesini reddetti. Bu önerge, Savaş Bakanlığının anlaşmalar nihai hale gelmeden önce veri merkezlerinin askeri üslere etkilerine dair bir dizi tespit yapmasını zorunlu kılıyordu.
Bakanlık ayrıca önerilen merkezlerin enerji ve su tüketimini, gürültü ile ışık kirliliğini, güvenlik ve tedarik zincirleri üzerindeki etkilerini değerlendirmekle yükümlü kılınıyordu.
Senato Silahlı Hizmetler Komisyonu’nda ise Cumhuriyetçiler, Savaş Bakanlığının temel metinde talep edilen veri merkezi stratejisini nihai hale getirene kadar arazi kiralamasını engellemeyi amaçlayan Demokrat önergesini oylamayla düşürdü.
Kongrenin her iki kanadı, muhtemelen kasım seçimlerinin ardından, yıl sonundan önce savunma yetki ve harcama tasarılarının metinlerini uzlaştırmak için çalışma yürütecek.
Temsilciler Meclisi Enerji ve Ticaret Komisyonu, genel olarak veri merkezlerine ilişkin olarak, altyapı gelişiminin elektrik fiyatlarını artırmasını önlemek amacıyla H.R. 9340 sayılı Tüketiciyi Koruma Yasasını öne çıkarıyor. Senatonun bu tasarıyı gündeme alıp almayacağı henüz belirsizliğini koruyor.
Savaş Bakanlığı ve bazı üyelerden gelen itirazlar
Savaş Bakanlığı ve bazı Cumhuriyetçiler, orduya odaklanan yasal düzenleme tekliflerini eleştirerek bunların Bakanlığın hedeflerini yavaşlatabileceğini ileri sürüyor.
Federal News Network’e konuşan ve adı açıklanmayan bir Kara Kuvvetleri yetkilisi, Mills’in getirdiği hükmün uygulanamaz bir standart yaratacağını savundu.
Yetkili, bu değişikliğin ticari ortakları ordunun arazilerinden uzaklaştırabileceğini ve ordunun gelişmiş yapay zeka kabiliyetleri yarışında hasımlarının gerisine düşmesine yol açabileceğini ifade etti.
Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komisyonu Üyesi Cumhuriyetçi Pat Harrigan, Garamendi’nin teklifi gibi adımların iyi niyetli olduğunu düşündüğünü ancak Çin gibi rakip ülkeler öne geçerken bu tür adımların Amerikan yapay zeka ilerlemesini engelleyebileceğini söyledi.
Harrigan, alternatif olarak Kongrenin Savaş Bakanlığından veri merkezi etkilerine ilişkin yıllık raporlar talep edebileceğini, ancak bazı Demokratların önerdiği türden bir ön onay mekanizmasının doğru olmadığını kaydetti. Harrigan, bu değişikliğin üsleri veya toplulukları korumayacağını, aksine bürokrasiye boğacağını dile getirdi.
Aynı komisyonda yer alan Wisconsinli Cumhuriyetçi Milletvekili Derrick Van Orden ise veri merkezlerinin tarım üretimi için kullanılabilecek işlenebilir araziler yerine askeri tesislerde kurulmasını desteklediğini belirtti.
Garamendi, komisyon görüşmeleri sırasında muhalif üyelere yanıt vererek teklifinin amacının yanlış anlaşıldığını söyledi. Garamendi, hedefin askeri veri merkezlerinin inşasını durdurmak değil, Savaş Bakanlığının olası etkileri hesaba katmasını sağlamak olduğunu vurguladı.
Veri merkezi önergelerini destekleyen Levin ise karşı tarafın kaynak tüketimine ilişkin gerçekliği kabul etmek istemediğini ve bu durumun her topluluk için uygun olmadığını kaydetti.
Trump yönetimi veri merkezleri için yeni elektrik taahhüdü açıkladı
Diplomasi2 hafta önceFT: Çin’e bağımlılığı azaltmanın Batı’ya maliyeti 23 trilyon doları aşabilir
Avrupa2 hafta önceİngiltere çelik üreticisi British Steel’i kamulaştırdı
Görüş2 hafta önceNATO 2.9: Atlantik cephesinin çok kutuplu paradoksu
Ortadoğu2 hafta önceİran Dışişleri: Hakan Fidan’ın karşılaştırması hayret verici ve yanlıştır
Rusya2 hafta önceRus bankalarından Türkiye’deki ödemelere blokaj
Amerika2 hafta önceLindsey Graham’a muhtaç olan sistem
Asya2 hafta önceDeepSeek, önümüzdeki yıl halka arz planlıyor
Asya2 hafta önceÇin küresel kaz ciğeri üretiminin yeni merkezi oldu










