Bizi Takip Edin

Amerika

ABD Savaş Bakanlığı ile Kongre arasında yapay zeka veri merkezleri anlaşmazlığı

Yayınlanma

ABD Savaş Bakanlığının yapay zeka altyapısı için özel şirketlere askeri arazi kiralama adımı, Kongredeki Cumhuriyetçi ve Demokrat milletvekillerinin ortak tepkisini çekiyor. Temsilciler Meclisi ve Senato komisyonlarında sunulan yasa değişiklikleriyle, söz konusu tesislerin su ile enerji kaynakları üzerindeki yükünün ve askeri hazırlık durumuna etkilerinin denetlenmesi talep ediliyor. Savaş Bakanlığı yetkilileri ile bazı muhafazakar üyeler kısıtlamaların askeri inovasyonu yavaşlatacağını savunurken, milletvekilleri şeffaflık ve denetim ısrarını sürdürüyor.

ABD Savaş Bakanlığının yapay zeka sunucu çiftlikleri kurmaları için özel şirketlere askeri arazileri kiralaması, askeri tesisler ile çevre topluluklar üzerindeki etkilerden endişe duyan her iki partiden milletvekillerinin ortak denetim arayışına yol açıyor.

Savaş Bakanlığı, insansız hava aracı sürüleri ve yapay zekayla desteklenen diğer teknolojiler vasıtasıyla harp taktiklerini güçlendirmek amacıyla veri merkezleri inşa etmeyi hedefliyor.

Aralarında kıdemli bir Cumhuriyetçi bütçe tahsis komisyonu üyesinin de yer aldığı Kongre üyeleri, bu girişim daha da hızlanmadan önce süreci kontrol altına almaya çalışıyor.

Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komisyonu Hazırlık Alt Komisyonu Kıdemli Üyesi Demokrat Milletvekili John Garamendi, Temsilciler Meclisinin 2027 mali yılı Ulusal Savunma Yetki Yasası (NDAA) metnine kapsamlı bir değişiklik önergesi sunduktan sonra yaptığı açıklamada, yüksek miktarda enerji ve su tüketen ciddi veri tesisleri gerektiren yapay zeka dönemine girilirken bu yapıların askeri üslerde yer almasının gerekip gerekmediği sorusunun doğduğunu bildirdi.

Garamendi, bu sorunun yanıtının evet de hayır da olabileceğini kaydetti.

Savaş Bakanlığı yetkilileri ve Kongredeki bazı muhafazakarlar ise ordunun veri merkezlerinin etkilerini zaten hesaba kattığını belirterek düzenlemelere karşı çıkıyor.

Bu isimler, Savaş Bakanlığının yapay zeka silahlanma yarışında rekabetçi kalmaya çalıştığı bir dönemde getirilecek kısıtlamaların askeri inovasyon üzerinde engel oluşturacağı uyarısını yapıyor.

Hükümetin direncine rağmen bazı yasal teklifler ilerleme kaydediyor ve veri merkezi patlamasını düzenlemeye yönelik daha geniş kapsamlı yasal mücadelelerin parçası olarak yasalaşma ihtimali taşıyor.

Milletvekillerinin Savaş Bakanlığı veri merkezlerine yönelik tekliflerinin birçoğu inşa süreçlerini tamamen durdurmayı amaçlamıyor.

Önergelerin büyük kısmı, Savaş Bakanlığını planlanan veri merkezlerinin enerji ve su tüketimini, yerel topluluklar ile çevre üzerindeki olası etkilerini hesaba katmaya ve bu konuda şeffaf olmaya zorlayacak inceleme, değerlendirme veya ek planlama şartları getirmeyi hedefliyor.

Temsilciler Meclisi Savaş Savunma Tahsisatları Alt Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Milletvekili Ken Calvert, konuya dair yazılı açıklamasında, üyelerin elektrik şebekesi ile su kaynakları üzerindeki potansiyel yük hususunda yerel halka yönelik etkilerin dikkatle değerlendirildiğinden emin olmak istemelerinin anlaşılır bir durum olduğunu ifade etti.

Veri merkezleri borçluluğu gitgide artıyor

Sözleşmelerin ayrıntıları

Ordunun veri merkezi adımları, Başkan Donald Trump’ın geçen yıl yayımladığı ve Savaş Bakanlığını askeri tesislerde yapay zeka altyapısına uygun sahaları belirlemekle görevlendiren kararnamesiyle ivme kazandı.

Kararname, Çevre Koruma Ajansı (EPA) ile Beyaz Saray Çevre Kalitesi Konseyinin veri merkezi inşaatlarını destekleyecek adımlar atmasını zorunlu kıldı.

O tarihten bu yana Hava Kuvvetleri, beş askeri tesisteki kullanılmayan arazileri özel şirketlerin veri merkezi kurması için kullanıma sundu.

Kara Kuvvetleri tarafından yapılan basın açıklamasında ise tesislerinde “ticari hiper ölçekli veri merkezleri” inşa edilmesi amacıyla özel şirketlerle şimdiden iki koşullu anlaşma imzalandığı bildirildi.

Kara Kuvvetlerinin bilgi notuna göre, yatırım şirketi Carlyle Group, Texas’ın El Paso kentindeki Fort Bliss tesisinde yer alan 1,384 dönümlük alanda 2027 yılına kadar bir veri tesisi kuracak.

Veri merkezi geliştiricisi CyrusOne ise Utah’taki Dugway Proving Ground sahasında bulunan 1,201 dönümlük alanda 2029 yılına kadar benzer bir tesis inşa edecek.

Kara Kuvvetleri, projelerin vergi mükelleflerine hiçbir ön maliyet getirmeyeceğini ve tesislerin sayaç arkası kapsamlı güç ile su çözümlerini içereceğini açıkladı.

Aralarında ağırlıklı olarak Demokratların bulunduğu bazı milletvekilleri ise bu taahhütlerin yerine getirilebileceği konusunda şüphe taşıyor.

El Paso Matters tarafından yayımlanan bir haberde, sadece Fort Bliss’teki veri merkezinin dahi El Paso’daki 460 bin elektrik abonesinin toplamından daha fazla güce ihtiyaç duyabileceği aktarıldı.

Milletvekilleri, sözleşmelerin nasıl uygulanacağı ve Savaş Bakanlığının veri merkezlerinin askeri hazırlık durumuna, üs altyapısına ve yakındaki mahalle sakinlerine sorun çıkarmaması için hangi adımları attığı konusunda bilgilendirilmediklerini vurguluyor.

Bünyesinde büyük bir Deniz Piyadeleri üssü barındıran seçim bölgesini temsil eden Demokrat Milletvekili Mike Levin, diğer veri merkezlerinde olduğu gibi su ve elektrik tüketimi konusunda son derece bilinçli olunması gerektiğini belirtti.

Levin, esas büyük kaygının ise Savunma Bakanı Pete Hegseth veya Savaş Bakanlığından bu hususların hiçbirine dair gerekli bilgilendirmenin alınamamış olması olduğunu kaydetti.

Teksaslı siyasilerden yapay zeka ve veri merkezlerine denetim çağrısı

Kongrede yasal düzenleme hamleleri

Milletvekilleri veri merkezlerine yönelik yasal değişiklik hamlelerini ilkbaharda Temsilciler Meclisi Tahsisat Komisyonu’nun 2027 mali yılı Enerji ve Su Finansman Yasa Tasarısını ele aldığı sırada başlattı.

Sesli oylamayla kabul edilen partiler üstü bir değişiklik paketiyle Enerji Bakanlığına, veri merkezlerinin enerji ve su kullanımı, şebeke güvenilirliği ve fatura ödeyen tüketiciler üzerindeki etkilerini azaltma yönünde tavsiyede bulunan hükümler eklendi.

Temsilciler Meclisi Enerji ve Su Geliştirme Tahsisatları Alt Komisyonu Kıdemli Üyesi Demokrat Milletvekili Marcy Kaptur, artan veri merkezleri ile yükselen elektrik faturalarını değerlendirirken, Kongrenin halkı koruma yükümlülüğü bulunduğunu, kafalarını kuma gömemeyeceklerini ve 1946 yılındaymış gibi davranamayacaklarını söyledi.

Temsilciler Meclisi tahsisat komisyonu üyeleri, NDAA ile bağlantılı ancak ayrı bir metin olan Savaş Harcamaları Yasa Tasarısını ele alırken, Calvert tarafından sunulan Cumhuriyetçi değişiklik paketini kabul etti.

Bu paket, veri merkezlerinin enerji ve su kaynakları üzerinde önemli bir baskı oluşturduğunu ve toplumların bu tür projelere direnç gösterdiğini kabul eden bir madde içeriyor.

İlgili madde, Savaş Bakanlığının askeri veri merkezlerinin yakındaki topluluklar üzerindeki etkileri hakkında inşaat başlamadan önce Kongreye bilgi vermesini şart koşuyor.

Calvert, önerisinin komisyonun Savaş Bakanlığı programlarını denetleme yönündeki rutin çabalarının bir parçası olduğunu ifade etti mecliste.

Cumhuriyetçi bütçe üyeleri, Demokrat Milletvekili Rashida Tlaib’in askeri tesisler dahil federal arazilerde yapay zeka veri merkezlerinin inşasını yasaklamayı öngören maddesi de dahil olmak üzere çok sayıda Demokrat değişikliğini reddetti. Tlaib, söz konusu düzenlemeyi bağımsız bir yasa tasarısı olarak meclise sundu.

Demokrat Milletvekili Hillary Scholten’ın sunduğu bir diğer değişiklik teklifi ise su kullanımını en aza indirmek amacıyla Savaş Bakanlığı veri merkezleri için asgari verimlilik standartlarının güncellenmesini öngörüyordu.

Scholten da bu önergesini ayrı bir yasa tasarısı olarak sunmayı planlıyor. Scholten yazılı açıklamasında, federal hükümetin su ve enerji kaynaklarını korurken inovasyona da öncülük edebileceğini vurguladı.

Cumhuriyetçi Milletvekili Cory Mills, Temsilciler Meclisinden geçen NDAA metnine Savaş Bakanlığının ABD hasımları tarafından üretilmiş “önemli bileşenler” içeren veri merkezlerine arazi tahsis etmesini engelleyen bir hüküm ekletmeyi başardı.

Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komisyonu’ndaki Cumhuriyetçiler, Garamendi’nin önergesini reddetti. Bu önerge, Savaş Bakanlığının anlaşmalar nihai hale gelmeden önce veri merkezlerinin askeri üslere etkilerine dair bir dizi tespit yapmasını zorunlu kılıyordu.

Bakanlık ayrıca önerilen merkezlerin enerji ve su tüketimini, gürültü ile ışık kirliliğini, güvenlik ve tedarik zincirleri üzerindeki etkilerini değerlendirmekle yükümlü kılınıyordu.

Senato Silahlı Hizmetler Komisyonu’nda ise Cumhuriyetçiler, Savaş Bakanlığının temel metinde talep edilen veri merkezi stratejisini nihai hale getirene kadar arazi kiralamasını engellemeyi amaçlayan Demokrat önergesini oylamayla düşürdü.

Kongrenin her iki kanadı, muhtemelen kasım seçimlerinin ardından, yıl sonundan önce savunma yetki ve harcama tasarılarının metinlerini uzlaştırmak için çalışma yürütecek.

Temsilciler Meclisi Enerji ve Ticaret Komisyonu, genel olarak veri merkezlerine ilişkin olarak, altyapı gelişiminin elektrik fiyatlarını artırmasını önlemek amacıyla H.R. 9340 sayılı Tüketiciyi Koruma Yasasını öne çıkarıyor. Senatonun bu tasarıyı gündeme alıp almayacağı henüz belirsizliğini koruyor.

ABD nükleer güvenlikte 50 yıllık ilkeyi değiştiriyor

Savaş Bakanlığı ve bazı üyelerden gelen itirazlar

Savaş Bakanlığı ve bazı Cumhuriyetçiler, orduya odaklanan yasal düzenleme tekliflerini eleştirerek bunların Bakanlığın hedeflerini yavaşlatabileceğini ileri sürüyor.

Federal News Network’e konuşan ve adı açıklanmayan bir Kara Kuvvetleri yetkilisi, Mills’in getirdiği hükmün uygulanamaz bir standart yaratacağını savundu.

Yetkili, bu değişikliğin ticari ortakları ordunun arazilerinden uzaklaştırabileceğini ve ordunun gelişmiş yapay zeka kabiliyetleri yarışında hasımlarının gerisine düşmesine yol açabileceğini ifade etti.

Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komisyonu Üyesi Cumhuriyetçi Pat Harrigan, Garamendi’nin teklifi gibi adımların iyi niyetli olduğunu düşündüğünü ancak Çin gibi rakip ülkeler öne geçerken bu tür adımların Amerikan yapay zeka ilerlemesini engelleyebileceğini söyledi.

Harrigan, alternatif olarak Kongrenin Savaş Bakanlığından veri merkezi etkilerine ilişkin yıllık raporlar talep edebileceğini, ancak bazı Demokratların önerdiği türden bir ön onay mekanizmasının doğru olmadığını kaydetti. Harrigan, bu değişikliğin üsleri veya toplulukları korumayacağını, aksine bürokrasiye boğacağını dile getirdi.

Aynı komisyonda yer alan Wisconsinli Cumhuriyetçi Milletvekili Derrick Van Orden ise veri merkezlerinin tarım üretimi için kullanılabilecek işlenebilir araziler yerine askeri tesislerde kurulmasını desteklediğini belirtti.

Garamendi, komisyon görüşmeleri sırasında muhalif üyelere yanıt vererek teklifinin amacının yanlış anlaşıldığını söyledi. Garamendi, hedefin askeri veri merkezlerinin inşasını durdurmak değil, Savaş Bakanlığının olası etkileri hesaba katmasını sağlamak olduğunu vurguladı.

Veri merkezi önergelerini destekleyen Levin ise karşı tarafın kaynak tüketimine ilişkin gerçekliği kabul etmek istemediğini ve bu durumun her topluluk için uygun olmadığını kaydetti.

Trump yönetimi veri merkezleri için yeni elektrik taahhüdü açıkladı

Amerika

Tesla ve SpaceX için 3,6 trilyon dolarlık birleşme planı

Yayınlanma

Tesla ve SpaceX yönetim kurulları, iki şirketi yaklaşık 3,6 trilyon dolarlık piyasa değeri altında bir araya getirebilecek birleşme planını incelemek üzere bağımsız komiteler kurdu. Yapay zeka yatırımları ve roket harcamaları nedeniyle birleşen yapının yıllık serbest nakit akışının en az eksi 54 milyar dolara inmesi bekleniyor.

Elektrikli araç üreticisi Tesla ile uzay taşımacılığı şirketi SpaceX’in olası birleşimi, piyasa değeri yaklaşık 3,6 trilyon dolara ulaşan yeni bir yapı ortaya çıkarabilir.

Financial Times, yatırımcılar, hukukçular ve analistlerin değerlendirmelerine dayandırdığı incelemesinde, her iki şirketin yönetim kurullarının bağımsız komiteler kurarak birleşme ihtimalini araştırmaya başladığını duyurdu.

Elon Musk, 20 Ekim’de yaptığı açıklamada birleşmeyi “iyi bir fikir” olarak nitelendirdi ancak koşulların henüz netleşmediğini ve anlaşmanın garanti olmadığını belirtti. Girişimci, çıkar çatışması sebebiyle görüşmelere doğrudan katılamayacağını bildirdi.

Hissedarlar açısından birleşmenin en belirgin avantajı, Musk’ın zaman ve kaynak paylaşımına dair soru işaretlerini giderebilmesi. İsmi açıklanmayan bir Tesla yatırımcısı, “Şu an vaktinin bir kısmını Tesla’da, bir kısmını da SpaceX’te geçiriyor ve hissedarlar gücünün veya parasının büyük bölümünün nereye gittiğini anlayamıyor” dedi.

Otomobil üreticisine yakın bir kaynak, iki şirketin Roadster spor modelinden malzeme, yakıt ve üretim teknolojilerine kadar uzanan mevcut işbirliğini hatırlattı. Aynı kaynak, birleşmenin işlem gücü ile yapay zekanın fiziksel cihazlardaki kullanımını entegre eden dikey bir yapı kuracağını kaydetti.

Tesla ile SpaceX arasındaki finansal ilişkiler şimdiden belirgin bir hacme ulaştı. SpaceX, Tesla’dan yaklaşık 1 milyar dolar değerinde Megapack batarya sistemleri ve Cybertruck araçları satın aldı.

Tesla, yapay zeka girişimi xAI’a yaptığı 2 milyar dolarlık yatırımın Şubat 2026’da SpaceX ile birleşmesi sonucunda uzay şirketinin doğrudan hissedarı haline geldi. Musk, xAI hamlesini yapay zeka, roket teknolojisi ve uydu iletişimini bir araya getirerek uzayda veri merkezleri kurma hedefiyle gerekçelendirmişti.

Visible Alpha tarafından derlenen analist tahminleri, Tesla ve SpaceX’in toplam gelirinin 2026 yılında 153 milyar dolara çıkacağını gösteriyor. Buna karşılık yapay zeka altyapısı, çip üretimi ve roket harcamaları sebebiyle iki yapının toplam serbest nakit akışının en az eksi 54 milyar dolar olması bekleniyor.

Financial Times, 3,6 trilyon dolarlık büyüklüğün kesinleşmiş anlaşma bedelini değil, şirketlerin mevcut piyasa değerini yansıttığını bildirdi. Olası birleşme aynı zamanda Musk’ın Tesla üzerindeki kontrolünü güçlendirebilir.

Girişimci, imtiyazlı hisseler sayesinde SpaceX’te yaklaşık yüzde 84 oy gücünü elinde tutarken bu oran Tesla’da yüzde 20 civarında kalıyor. Anlaşmanın kabul edilmesi için Tesla tarafında yalnızca oylamaya katılanların değil, tüm hisselerin çoğunluğunun desteği aranacak.

Hukuk uzmanları, birleşme müzakerelerinin bir tarafın diğerinin aleyhine avantaj sağlamadığına piyasayı ikna edecek biçimde yürütülmesi gerektiğini belirtiyor. Colorado Üniversitesi kurumsal hukuk profesörü Ann Lipton, her iki şirketin merkezini taşıdığı Teksas yasalarının yönetim kararlarına itirazı zorlaştırdığına işaret etti.

Lipton, çıkar çatışması iddiasının tek başına yetersiz kalacağını, hissedarların dolandırıcılık veya kasıtlı yasa ihlali gibi fiilleri ispat etmek zorunda olduğunu söyledi. Sürecin bir diğer zorlu ayağını ise küresel onaylar oluşturuyor.

Hukukçulara göre anlaşmanın AB, Birleşik Krallık ve Çin’deki düzenleyici kurumlardan onay alması gerekecek. Geçen yıl Tesla’ya 21 milyar dolarla toplam cirosunun yaklaşık yüzde 22’sini kazandıran Çin, şirketin en büyük otomobil fabrikasına Şanghay’da ev sahipliği yapıyor.

SpaceX’in ABD savunma ihalelerini üstlenmesi ve askeri Starshield uydularını üretmesi, Pekin hattında güvenlik çekincelerini artırıyor. JPMorgan analistleri, ulusal güvenlik kaygıları nedeniyle Çin onayının ciddi engellerle karşılaşabileceğini bildirdi.

Banka analistleri, Tesla’nın Çin operasyonlarını tamamen ayırmasını veya kontrolü yerel bir konsorsiyuma devrederek marka ile otonom sürüş lisans gelirleriyle yetinmesini olası seçenekler arasında gösterdi.

The Wall Street Journal temmuz ayında Tesla’nın Çin birimini satmayı değerlendirdiğini yazmış, ancak Musk bu iddiayı “kesinlikle sahte haber” diyerek yalanlamıştı.

Tesla’ya yakın bir kaynak, birleşmenin Donald Trump’ın 2029’da bitecek başkanlık görev süresinden önce tamamlanmasının önem taşıdığını ifade etti. Kaynak, “Bu anlaşma gerçekleşecek, ama herkesin düşündüğü kadar hızlı değil” dedi.

SpaceX’in halka arzının ardından haziran ayında tarihin ilk trilyoneri unvanını alan Musk, hisselerdeki dalgalanmalar nedeniyle bu eşiğin altına indi. Forbes verilerine göre 13 Ekim’de SpaceX hisselerinin değer kaybetmesiyle serveti 982,9 milyar dolara gerileyen girişimcinin güncel varlığı 925 milyar dolar seviyesinde.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD’de yolsuzluğu ihbar edene ödül verilecek

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump, kamudaki dolandırıcılıkları ihbar edenlere nakit ödeme sağlayacak 25 milyon dolarlık teşvik programını tanıttı. Mahkûmiyetle sonuçlanan bildirimlere yüzde 1 komisyon vadeden düzenlemede ilk ödeme 10 bin dolarla muhafazakâr YouTuber Nick Shirley’ye yapıldı.

ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance, federal hükümeti dolandıranları ihbar edenlere nakit para ödenmesini öngören 25 milyon dolarlık bir ihbarcı programı açıkladı.

Oval Ofis’te duyurulan Dolandırıcılık İhbar Teşvik Programı kapsamında, mahkûmiyetle sonuçlanan başarılı bildirimlerde bulunanlara yüzde 1 oranında komisyon verilmesi planlanıyor.

Ödüllerin kimlere dağıtılacağı konusundaki tek yetkilinin kendisi olacağını belirten Trump, süreçte son sözü söyleyeceğini dile getirdi.

Trump, Oval Ofis’teki konuşmasında, “Biri birini ihbar ederse yüzde 1 komisyon alacak. Bu harika olacak çünkü bu ülkeden çalınan para trilyonları buluyor” ifadelerini kullandı.

İhbarların “America.gov/fraud” internet sitesi üzerinden toplanacağını aktaran Trump, süreci hızlandırmak adına aynı ödül için birden fazla talep gelmesi durumunda bağlayıcı hakem rolünü bizzat üstleneceğini bildirdi.

Trump, ödemelere ilişkin takdir yetkisini, “Başka bir deyişle o kişinin bunu hak edip etmediğine ben karar vereceğim ve oldukça cömert davranacağım” sözleriyle savundu.

İnternet sitesindeki yönergede, yapılan bildirimin cezai kovuşturmaya yol açması şartıyla ödülün en fazla 30 bin dolara kadar çıkabileceği belirtiliyor.

Öte yandan Trump, Oval Ofis’te yaptığı konuşmada bir kişinin alabileceği tutarda herhangi bir tavan sınır olmadığını iddia etti.

İhbarcıların çok yüksek gelirler elde edebileceğini öne süren Trump, “İnsanlar başkalarını ihbar ederek milyonlarca dolar kazanacak” dedi.

Trump ayrıca ödemelerin ceza davası açılmasına bağlı kalmayacağını, çalınan paranın geri alınması durumunda yapılacağını savundu.

Program kapsamında verilen ilk ödül, Oval Ofis’te Trump ve Vance’in yanında yer alan muhafazakâr YouTuber Nick Shirley’ye gitti. Fox News, Shirley’ye bu kapsamda 10 bin dolar ödendiğini aktardı.

Shirley, Minnesota’daki çocuk bakım programlarında yürütülen usulsüzlük iddialarını araştırdığı bir video yayımlamasının ardından geçen yıl sağ çevrelerde tanınmıştı.

Yeni program, Başkan Yardımcısı Vance’in başkanlığını yürüttüğü dolandırıcılıkla mücadele görev gücünün çalışmalarına dayanıyor.

Vance, “Başkan bu durumun durması gerektiğini söyledi. Artık duruyor ve bunu durdurmamıza yardım etmek isterseniz, ABD Başkanı’nın yaptıkları sayesinde siz de bu ödülleri paylaşabilirsiniz” diye konuştu.

Trump, federal hükümet programlarındaki suistimalleri incelemek ve azaltmak amacıyla mart ayında Dolandırıcılığı Ortadan Kaldırma Görev Gücü’nü kurmuş, yapının başına da Vance’i getirmişti.

Okumaya Devam Et

Amerika

Anthropic halka arz öncesinde 80,7 milyar dolar zarar açıkladı

Yayınlanma

Yapay zeka devi Anthropic, 2026’nın ilk yarısında 80,7 milyar dolar net zarar açıklarken gelirini 16,3 milyar dolara taşıdı. Şirket, halka arz izahnamesinde modellerin şantaj benzeri davranışlar sergileyebileceği ve felaket boyutundaki risklerin sigortalanamayacağı uyarısını yaptı.

Yapay zeka modeli Claude’un geliştiricisi Anthropic, 30 Haziran’da sona eren 2026’nın ilk altı ayında 80,7 milyar dolar net zarar açıkladı.

The Wall Street Journal gazetesinin şirketin halka arz izahname taslağına dayandırdığı habere göre kaydedilen bu zarar, 2025 yılının tamamında gerçekleşen 42 milyar dolarlık kaybı neredeyse ikiye katladı.

Söz konusu devasa tutarın 72 milyar dolarlık büyük bölümü muhasebe kaynaklı defter değeri düşüşlerinden kaynaklandı.

Buna karşın şirketin gelirlerinde sert bir yükseliş görüldü; yılın ilk yarısındaki ciro, önceki yılın aynı dönemindeki 1,1 milyar dolardan 16,3 milyar dolara ulaştı.

Anthropic bu dönemde işlem gücü ve altyapı ihtiyaçları için yaklaşık 9 milyar dolar harcayarak, 2025’in tamamında yapılan 7,3 milyar dolarlık harcamayı altı ayda geride bıraktı.

Şirketin önümüzdeki 7 ila 10 yıl içinde bulut hizmetleri sözleşmeleri kapsamında yaklaşık 450 milyar dolar ödeme taahhüdü bulunuyor.

Bu yükümlülükler çerçevesinde Google Cloud ile 111 milyar dolar, Amazon Web Services ile 110 milyar dolar ve Microsoft ile 31 milyar dolarlık sözleşmeler planlanıyor.

Anthropic ayrıca yapay zeka odaklı daha küçük bulut sağlayıcıları Nscale ve Lambda üzerinden Nvidia çipleri kiralamak için sırasıyla 2033 ve 2034 yıllarına kadar 86 milyar dolara varan harcama yapacak.

Şirket gelecek yıllarda bilgi işlem kapasitesini artırmak amacıyla 750 milyar dolar daha harcayabilir.

Halka arz izahname taslağının yaklaşık üçte birlik kısmı ise doğrudan risk faktörlerine ayrıldı.

Belgede modellerin gerçek dünyada somut zararlara yol açma olasılığına dikkat çekilirken, yapay zekanın “kendini koruma” eğilimi sergileyebileceği ve “şantajı” andıran yanıtlar üretebileceği kaydedildi.

Anthropic, yapay zeka kaynaklı “felaket boyutundaki bir olayın” yaratacağı hasarın büyüklüğü nedeniyle bu tür riskleri sigortalamanın imkansız hale gelebileceği uyarısında bulundu.

Piyasa beklentilerine göre Anthropic’in halka arzı tarihin en büyük işlemlerinden biri olabilir ve SpaceX’in rekorunu geride bırakabilir.

Borsaya açılmanın ardından şirketin piyasa değerinin 2 trilyon dolara kadar ulaşabileceği öngörülüyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English