Bizi Takip Edin

Diplomasi

AB, Apple ve Meta’ya 700 milyon avro ceza kesti

Yayınlanma

AB antitröst düzenleyicileri, Büyük Teknoloji’nin gücünü sınırlamayı amaçlayan dönüm noktası niteliğindeki mevzuat kapsamında ilk yaptırımları uygularken, Apple çarşamba günü 500 milyon avro ve Meta 200 milyon avro para cezasına çarptırıldı.

AB cezaları, ABD şirketlerini cezalandıran ülkelere karşı gümrük vergileri uygulamakla tehdit eden ABD Başkanı Donald Trump ile gerilimi artırabilir. Nitekim Beyaz Saray, cezaları ABD’nin hoş görmeyeceği “yeni bir iktisadi gasp biçimi” olarak nitelendirdi.

Bu cezalar, AB yürütme organı olan Avrupa Komisyonu’nun, şirketlerin en büyük şirketlerin hakim olduğu pazarlara daha küçük rakiplerin girmesine izin vermeyi amaçlayan Dijital Pazarlar Yasası’na (DMA) uyup uymadıklarına ilişkin bir yıl süren soruşturmasının ardından geldi.

Cezalar, AB’nin 2023 yılında yürürlüğe girecek olan yeni kuralları uygulama konusunda kararlı olduğunu gösteriyor. Trump, şubat ayında “Amerikan şirketlerini ve yenilikçilerini denizaşırı şantajlardan koruma” sözü verirken DMA’ya atıfta bulunmuştu.

Google ve Elon Musk’ın X’i de Avrupalı düzenleyicilerin potansiyel cezalarıyla karşı karşıya.

Komisyon kaynakları, AB’nin bu ayın başlarında ABD mahkemesinin Google’ın çevrimiçi reklam teknolojisi için iki pazara yasadışı olarak hakim olduğunu tespit eden kararından cesaret alacağını söylüyor. Bu karar, ABD antitröst savcılarının Google’ın reklam ürünlerini parçalamasının önünü açabilir.

Apple, AB cezasına itiraz edeceğini söyledi. Şirket e-postayla yaptığı açıklamada, “Bugünkü duyurular, Avrupa Komisyonu’nun kullanıcılarımızın gizliliği ve güvenliği için kötü olan, ürünler için kötü olan ve bizi teknolojimizi bedavaya vermeye zorlayan bir dizi kararla Apple’ı haksız yere hedef almasının bir başka örneğidir,” dedi.

Meta da AB kararını eleştirdi. Şirketin Küresel İlişkiler Direktörü Joel Kaplan e-posta yoluyla yaptığı açıklamada, “Avrupa Komisyonu, Çinli ve Avrupalı şirketlerin farklı standartlar altında faaliyet göstermesine izin verirken başarılı Amerikan işletmelerini engellemeye çalışıyor,” iddiasında bulundu.

Meta bunun sadece bir para cezasından ibaret olmadığını; Komisyon’un Meta’yı “iş modelini değiştirmeye” zorlayıp daha düşük bir hizmet sunmasını talep ettiğini öne sürdü.

Söz konusu para cezaları, bir önceki AB antitröst şefi Margrethe Vestager’in kendi döneminde verdiği cezalarla kıyaslandığında mütevazı kalıyor.

Adlarının açıklanmaması kaydıyla Reuters’a konuşan kaynaklar, bunun nedeninin ihlallerin kısa sürmesi, yaptırımlardan ziyade uyumluluğa odaklanılması ve Trump’ın olası misillemelerinden kaçınma isteği olduğunu söyledi.

AB rekabet kurumu, Apple’ın uygulama geliştiricilerinin kullanıcıları App Store dışındaki daha ucuz fırsatlara yönlendirmesini engelleyen teknik ve ticari kısıtlamaları kaldırması gerektiğini söyledi.

Meta’nın Kasım 2023’te uygulamaya koyduğu “öde ya da onay ver” modelinin, hedefli reklamcılık için daha az kişisel veri kullanacak şekilde değiştirildiği Kasım 2024’e kadar olan dönemde DMA’yı ihlal ettiği ileri sürülüyor.

Model, izlenmeyi kabul eden Facebook ve Instagram kullanıcılarına reklam gelirleriyle finanse edilen ücretsiz bir hizmet sunuyor. Alternatif olarak, reklamsız bir hizmet için ödeme yapabiliyor.

Meta, DMA ile uyumlu olup olmadığını görmek için geçen yıl kasım ayında tanıtılan yeni versiyonu AB ile görüşüyor. Şirketlerin emirlere uymak ya da günlük para cezalarını göze almak için iki ay süreleri var.

Apple, iPhone’lardaki tarayıcı seçeneklerine ilişkin ayrı bir soruşturmada, kullanıcıların rakip bir tarayıcıya veya arama motoruna daha kolay geçmesine olanak tanıyan değişiklikler yaptıktan sonra para cezasından kurtuldu. Düzenleyiciler bunların DMA ile uyumlu olduğunu söyledi ve çarşamba günü soruşturmayı kapattı.

iPhone üreticisi, kullanıcıların web’den alternatif uygulama mağazaları ve uygulamaları indirmelerini içeren bir uygulama olan yan yükleme yapmalarını engellediği gerekçesiyle hâlâ DMA kurallarını ihlal etmekle suçlanıyor.

Düzenleyiciler, Apple’ın Çekirdek Teknoloji Ücreti adı verilen yeni bir ücret içeren koşullarını eleştirerek, bunların geliştiricilerin mobil işletim sistemi iOS’ta alternatif uygulama dağıtım kanallarını kullanmaları için caydırıcı bir unsur olduğunu söyledi.

AB düzenleyici kurumu ayrıca kullanıcı sayısının gerekli eşiğin altına düşmesi nedeniyle “Meta’s Marketplace”in DMA bekçisi olarak atanmasını da iptal etti.

AB antitröst şefi Teresa Ribera, “Her iki şirkete karşı da açık ve öngörülebilir kurallar temelinde katı ancak dengeli yaptırımlar uyguladık. AB’de faaliyet gösteren tüm şirketler yasalarımıza uymalı ve Avrupa değerlerine saygı göstermelidir,” dedi.

AB milletvekili Andreas Schwab, Komisyon’u Google’ın kârlı reklam teknolojisi işine ve Elon Musk’ın X’ine karşı soruşturmalarını sürdürmeye ve kararları geciktirmemeye çağırdı.

“Rekabet politikasının genel olarak önemini de etkileyebileceğinden, uygulamada esneklik olamaz” diyen Schwab, ticaret politikası konularıyla bağlantılı olduğu anlaşılan bir kararın ‘tüm Avrupa Birliği yapısı için tehlikeli’ olduğunu sözlerine ekledi.

Diplomasi

Five Eyes, gelişmiş yapay zeka için acil önlem çağrısı yaptı

Yayınlanma

ABD, Birleşik Krallık, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda’dan oluşan Five Eyes istihbarat ittifakı, hükümetlerin ve şirketlerin savunmalarını aşabilecek yapay zeka modellerinin yıllar değil, aylar içinde ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu. İttifak, hükümetler ile şirket yöneticilerini “hemen harekete geçmeye” çağırdı.

ABD, Birleşik Krallık, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda’nın oluşturduğu Five Eyes (FVEY) istihbarat ittifakı, geniş ölçekli siber saldırılar gerçekleştirebilen ve hükümetler ile şirketlerin savunmalarını aşabilen yapay zeka modellerinin yıllar içinde değil, birkaç ay içinde ortaya çıkmasının beklendiğini açıkladı.

İttifakın ortak açıklamasında, hükümetler ve şirket yöneticileri “hemen harekete geçmeye” çağrılırken, “Gelişmiş yapay zeka modellerinin mevcut sektör beklentilerini aşması bekleniyor. Bu sürecin zaman çizelgesi yıllar değil, aylardır” ifadelerine yer verildi.

ABD yönetimi haziran ayının başında, ulusal güvenliğe yönelik olası tehditler nedeniyle Anthropic tarafından geliştirilen Mythos modeline yabancı ülke vatandaşlarının erişiminin durdurulmasını istemişti.

ABD makamlarının talebinin ardından şirket, en güçlü yapay zeka modelleri olarak tanımlanan Mythos 5 ve Fable 5’i tüm kullanıcılar için devre dışı bıraktı.

The New York Post’un haberine göre Anthropic, ABD makamlarıyla işbirliği yapmayı kabul etti.

ABD Senatosu İstihbarat Komisyonu Başkan Yardımcısı Mark Warner da haziran ayında yaptığı açıklamada, Mythos’un ABD Ulusal Güvenlik Ajansının (NSA) gizli sistemlerinin neredeyse tamamını “haftalar içinde değil, saatler içinde” aştığını söyledi.

Daha önce Financial Times, kaynaklarına dayandırdığı haberinde NSA’nın siber operasyonlarda Claude Mythos’u kullanabileceğini yazmıştı.

Gazeteye konuşan kaynaklardan biri, bu teknolojinin Çin ve İran gibi ülkelerin ağlarına sızmak için kullanılabileceğini belirtmişti.

OpenAI ise mayıs ayında, yapay zekanın yönetimi ve düzenlenmesi için ABD liderliğinde, Çin’in de katılımıyla küresel bir yapı oluşturulmasını savundu.

Şirket, söz konusu yapının işleyiş ve amaç bakımından, nükleer silahların yayılmasını önlemek amacıyla küresel güvenlik standartları belirleyen Uluslararası Atom Enerjisi Ajansına (UAEA) benzer şekilde tasarlanabileceğini ifade etmişti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

NATO yeni bir ‘Baltık Muharebesi’ne hazırlanıyor

Yayınlanma

The Telegraph, ABD ve NATO ülkelerinin Baltık bölgesinde olası bir Rusya çatışmasına karşı lojistik hazırlıklarını yoğunlaştırdığını yazdı. Gazeteye göre BALTOPS tatbikatı kapsamında ABD birlikleri hızlı üs konuşlandırma ve ikmal altyapısı kurma kabiliyetlerini test etti.

The Telegraph gazetesi, ABD ve diğer NATO ülkelerinin Baltık bölgesinde olası bir çatışmaya yönelik lojistik hazırlıklar yürüttüğünü ve bölgenin Rusya ile yaşanabilecek yeni bir küresel karşılaşmanın merkezlerinden biri olarak değerlendirildiğini yazdı.

Gazetenin aktardığına göre, 4-19 Haziran tarihleri arasında düzenlenen BALTOPS tatbikatı kapsamında ABD Deniz Kuvvetleri’nin mühendis birlikleri Seabees, Baltık kıyısında tekne rampaları ve çeşitli yapılar inşa ederek üslerin hızlı şekilde konuşlandırılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirdi.

ABD’li Teğmen Cody Robertson, “Belirlenen bir bölgeye ulaşma, kamp kurma ve bu merkezi savaş gücümüzü yansıtabileceğimiz bir nokta olarak kullanma kabiliyetimizi test ediyoruz” dedi.

The Telegraph, 1942 yılında kurulan Seabees birliğinin, eski ABD Başkanı ve General Dwight Eisenhower’ın “Muharebeler, harekatlar ve hatta savaşlar öncelikle lojistik nedeniyle kazanıldı ya da kaybedildi” sözüyle özetlenen anlayış doğrultusunda faaliyet gösterdiğini belirtti.

Haberde, Baltık Denizi’nin sekiz NATO ülkesi ile Rusya tarafından çevrelendiği ve İsveç’e bağlı Gotland ile Danimarka’ya bağlı Bornholm gibi stratejik öneme sahip adalarla çevrili olduğu kaydedildi.

Gazeteye göre NATO, bu adaları olası bir saldırının püskürtülmesinde ve karşı harekatlar için ileri üs olarak kullanmayı planlıyor.

Baltık’ın doğu kıyısında ise Rusya Baltık Filosu’nun konuşlu bulunduğu Kaliningrad bölgesi yer alıyor.

The Telegraph, Finlandiya ve İsveç’in 2023 ve 2024 yıllarında NATO’ya katılmasının ardından bölgenin kolektif savunmasının daha da öncelikli hale geldiğini yazdı.

Robertson da gazeteye yaptığı açıklamada, “Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya katılması, buradaki koşulları iyi tanımamızı daha da önemli hale getiriyor” ifadelerini kullandı.

Bununla birlikte gazetenin aktardığına göre, Letonya Güvenlik Kurumu’nun (SAB) eski başkanı Janis Kazocins, Rusya ile NATO arasında tam ölçekli bir çatışma yaşanma ihtimaline kuşkuyla yaklaştı.

Kazocins, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşının henüz sona ermediğine işaret etti ancak Baltık ülkelerinin enerji altyapısına yönelik olası sabotajlara karşı kırılgan olmaya devam ettiği uyarısında bulundu.

Baltık Denizi’nde Kasım 2024 ile Şubat 2026 arasında bir dizi denizaltı kablosu arızası ve hasarı meydana geldi. Finlandiya ile Almanya arasındaki C-Lion1 kablosu Kasım 2024, Aralık 2024 ve Şubat 2026’da olmak üzere üç kez koptu. EstLink 2 enerji kablosu Ocak ve Aralık 2025’te devre dışı kaldı.

Litvanya ile İsveç arasındaki BCS East-West Interlink Kasım 2024’te, Letonya ile İsveç arasındaki fiber optik kablo Ocak 2025’te ve Rusya’ya ait Baltika kablosu ise Şubat 2026’da zarar gördü. Avrupa’daki bazı yetkililer bu olaylarda Rusya’dan şüphelendiklerini açıklamıştı.

Rus yetkililer ise kablo kopmaları ve NATO ülkelerindeki diğer sabotaj eylemleriyle bağlantılı oldukları yönündeki tüm suçlamaları reddediyor. Kremlin, Rusya’nın başka ülkelerin iç işlerine müdahale etmediğini belirtiyor.

Washington Post, 19 Ocak’ta yayımladığı haberinde ABD ve bazı Avrupa ülkelerinin istihbarat servislerinin, Moskova’nın söz konusu olaylarla bağlantılı olmadığı yönündeki değerlendirmeye eğilim gösterdiğini yazmıştı.

Letonya Dışişleri Bakanı Bayba Braze de gazeteye yaptığı açıklamada, Baltık’taki tatbikatların ABD’nin müttefiklerine bağlılığını ortaya koyduğunu belirterek, “BALTOPS-26’nın ölçeği her şeyi anlatıyor. Güçlü transatlantik işbirliği NATO’nun kolektif savunmasının temelini oluşturuyor ve mevcut güvenlik ortamında her zamankinden daha önemli” dedi.

Daha önce The Economist de Baltık Denizi’nin Rusya ile NATO arasında yaşanabilecek olası bir karşılaşmanın kilit alanlarından biri haline geldiğini yazmış, denizaltı altyapısının kırılganlığına ve bunun korunmasının ittifak açısından yarattığı zorluklara dikkat çekmişti.

Politico ise İsveç’in Gotland Adası’nı güçlendirerek adayı bir savunma merkezine dönüştürmeye çalıştığını aktarmıştı.

Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı ve Denizcilik Kurulu Başkanı Nikolay Patruşev, Baltık bölgesinde çok uluslu NATO grubunun ortaya çıkmasının ardından bölgede “karmaşık bir durum” oluştuğunu söylemişti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise birçok kez Rusya’nın NATO ile savaşmak için herhangi bir nedeni ya da çıkarı bulunmadığını ifade etti.

Putin, “Rusya’nın NATO’ya saldırmak istediğini uydurdular. Aklınızı mı kaçırdınız? Şu masa kadar bile akıllı değil misiniz?” sözlerini kullanmıştı.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Hindistan, Rusya’dan petrol alımında rekor kırdı

Yayınlanma

Kpler verilerine göre Hindistan’ın Rusya’dan petrol ve kömür ithalatı, Ortadoğu’daki savaş ve sevkiyat aksaklıkları nedeniyle haziran ayında rekor seviyelere ulaştı. Rusya’dan yapılan günlük petrol sevkiyatının haziranda 2,55 milyon varile çıkması beklenirken, Moskova Avustralya’yı geride bırakarak Hindistan’ın ikinci en büyük kömür tedarikçisi konumuna yükseliyor.

Hindistan, İran’da yaşanan gerilim nedeniyle tedarik zincirinde meydana gelen aksamalar ve yükselen fiyatlar karşısında Rusya’dan petrol ve kömür ithalatını artırıyor.

Reuters haber ajansının uluslararası analiz şirketi Kpler verilerine dayandırdığı habere göre, Rusya’dan Hindistan’a yapılan sevkiyatlar haziran ayında rekor düzeylere ulaştı.

Kpler tahminlerine göre, Rusya’nın Hindistan’a petrol sevkiyatı haziran ayında günlük 2,55 milyon varille rekor düzeye yükselecek.

Bu miktar, mayıs ayındaki günlük 2,13 milyon varillik sevkiyatı ve Mayıs 2023’teki günlük 2,16 milyon varillik düzeyi geride bırakıyor.

Rusya’nın Hindistan’ın haziran ayındaki toplam ithalatı içindeki payı ise yüzde 50’nin hemen altında gerçekleşecek. Bu oran, Ortadoğu’daki çatışmanın başladığı 28 Şubat öncesindeki üç aylık dönemde ortalama yüzde 23 seviyesindeydi.

Hindistan’ın Rus petrolüne yönelmesi, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatmasının ardından piyasadaki arzı artırmak amacıyla ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin alımlara yönelik yaptırımları geçici olarak kaldırmasını izledi.

Ancak yaptırımlardan muafiyet süresi 17 Haziran’da sona erdi ve ABD Hazine Bakanlığı tarafından uzatılmadı.

Reuters, bu durumun Rus petrolü alımlarında azalmaya yol açabileceğini, ancak sürecin gidişatının Hindistan rafinerilerinin ve yetkililerinin Ortadoğu ülkelerinden sevkiyatlara dönme konusundaki istekliliğine bağlı olacağını belirtiyor.

Kpler öngörülerine göre, Suudi Arabistan’dan yapılan ithalatın haziran ayında günlük 349 bin varil seviyesinde kalması bekleniyor. Bu miktar, savaş öncesindeki üç aylık dönemde günlük ortalama 832 bin varil düzeyindeydi.

İthalat artışı Rus kömüründe de gözleniyor. Haziran ayında tüm kalitelerde Rus kömürü ithalatının, mayıs ayındaki 3,27 milyon tona kıyasla 3,16 milyon ton olarak gerçekleşmesi bekleniyor.

Her iki ay da geçen yılın mayıs ayında kaydedilen 3,76 milyon tonluk zirvenin ardından sırasıyla tarihin en yüksek ikinci ve üçüncü değerleri olarak kayda geçecek.

Rusya’nın haziran ayında Avustralya’yı geride bırakarak, Çin’den sonra dünyanın en büyük ikinci kömür ithalatçısı olan Hindistan’a en çok kömür sağlayan ikinci ülke konumuna geleceği tahmin ediliyor.

Ajansın değerlendirmesine göre Rusya, Hindistan’ın temel kömür tedarikçisi olma rolünü korumaya devam edecek; ancak Rus petrolünün gelecekteki alımları, ABD’nin Moskova’ya yönelik yaptırım politikasını olası sıkılaştırma adımlarına bağlı olacak.

Yeni Delhi petrol sevkiyatının yaptırımlardan etkilenmeyeceğini açıkladı

Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar, haziran ayı ortasında yaptığı açıklamada, ülkesinin 2022 yılından bu yana küresel fiyatları dizginlemek amacıyla ABD’nin talebi doğrultusunda Rus petrolü alımlarını artırdığını belirtmişti.

Jaishankar, Rus hammaddesine yönelik Amerikan kısıtlamalarını eleştirerek, bu önlemlere büyük ilkeler süsü verilmemesi çağrısında bulunmuştu.

Hindistan Petrol ve Doğalgaz Bakanlığı Temsilcisi Sujata Sharma da mayıs ayında yaptığı açıklamada, Rusya’dan sevkiyatların devam ettiğini ve ABD’nin yaptırım muafiyetlerine ilişkin kararlarından bağımsız olarak süreceğini kaydetmişti.

Hindistan rafinerileri, 2025 yılında ABD baskısı ve Hindistan mallarına yönelik yüzde 25’lik gümrük tarifesi tehdidi nedeniyle Rusya’dan yaptıkları ithalatı azaltarak Suudi Arabistan ve Irak’a yönelmişti.

Ancak Reuters’ın verilerine göre, Ortadoğu’daki savaşın ve Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın ardından Hindistan firmaları mart ayı başında Rus petrolü alımlarını yeniden artırdı.

Rusya’nın Yeni Delhi Büyükelçisi Denis Alipov nisan ayı sonunda yaptığı açıklamada, Hindistan’ın kabul etmeye hazır olduğu miktarda hammaddeyi tedarik etmeye hazır olduklarını duyurmuştu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da daha sonra yaptığı açıklamada, Moskova’nın Hindistan’a enerji taşıyıcıları sevkiyatına ilişkin anlaşmalara bağlı kaldığını doğrulamıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English