Amerika
FIFA, Dünya Kupası’nın ticari haklarını özel yatırımcılara satmayı planlıyor

Tarihin en kârlı Dünya Kupası’nı düzenlemesinden sonra FIFA, en önemli etkinliğinin hisselerini özel yatırımcılara milyarlarca dolar karşılığında satmayı planlıyor.
FIFA, Kuzey Amerika genelinde 2026 Dünya Kupası bilet fiyatlarını aşırı derecede artırdığı için hâlâ şiddetli eleştirilerle karşı karşıya.
Kurum, son dört yıllık döngüden en az 13 milyar dolar gelir elde etmeye hazır durumda; bu gelirin büyük kısmı, en önemli erkekler turnuvasından geliyor.
Fakat benzeri görülmemiş bir adım atan futbol kurumu, bu yeni ticari girişim için aktif olarak azınlık yatırımcıları aramayı planladığını açıkladı.
Bu, 4,2 milyar dolara kadar kaynak yaratma planının bir parçası olarak Dünya Kupası ve diğer turnuvalardaki hisselerin bir kısmını özel yatırımcılara satmak anlamına geliyor.
Salı günü yayınlanan bir açıklamada FIFA, erkekler ve kadınlar Dünya Kupası’nın yanı sıra yakın zamanda tanıtılan Kulüpler Dünya Kupası turnuvasının ticari haklarını yönetecek yeni ve ayrı bir şirket kurmayı planladığını duyurdu.
FIFA Forward Enterprise (FFE) adını taşıyacak bu yeni şirket, Dünya Kupası ve diğer FIFA turnuvalarının yayın ve ticari haklarına ilişkin kararlar dahil olmak üzere tüm ticari kararları alacak.
Fakat FIFA ana yönetim organı olarak rolünü sürdürecek ve bu nedenle tüm sportif kararları almaya devam edecek.
Bu yeni yatırımları bulmak için FIFA, kendisini “kalıcı sermaye holding şirketi” olarak tanımlayan Thrive Eternal ile ortaklık kurmayı planlıyor.
Bu, şirketin hisselere veya şirketlere sahip olduğu ve bu yatırımları süresiz olarak elinde tuttuğu anlamına geliyor.
Şirket, Başkan Trump’ın damadı Jared Kushner’ın kardeşi Joshua Kushner tarafından yönetiliyor.
FIFA, JPMorgan’ın danışman olarak görevlendirildiğini de ekledi.
Öte yandan kurum, toplanan paranın büyük bir kısmını 211 üye federasyonu arasında paylaştıracağına söz verdi.
FIFA Başkanı Gianni Infantino yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Futbol, dünyanın en popüler sporu ve insani ve toplumsal kalkınmanın olağanüstü bir itici gücü. Futbolun bazı kesimleri bu popülerliği olağanüstü bir ticari değere dönüştürmüştür. Biz bu başarıyı kutluyoruz ve devam etmesini istiyoruz, çünkü bu durum futbolun tamamını yukarı taşıyor. Bizim görevimiz, futbolun geri kalan kısmının da bununla birlikte büyümesini sağlamak: FIFA, dünyanın her köşesinde sürdürülebilir ve kapsayıcı kalkınmayı desteklemek için var.”
Infantino, FIFA’ya finansman sağlamak amacıyla özel sermayeyi çekmeye ikinci kez girişimde bulunuyor.
2018 yılında, genişletilmiş Kulüpler Dünya Kupası ve küresel Uluslar Ligi için 25 milyar dolarlık finansman sağlanması konusunda Japon bankası SoftBank ile ilke olarak bir anlaşmaya varmış ama büyük ölçüde Avrupa’dan gelen muhalefet nedeniyle yeterli desteği elde edememişti.
UEFA ve kulüpler, FIFA’nın planlarına karşı yine birleşmiş durumda. Fakat Infantino, bunları göz ardı edebilecek kadar başka kaynaklardan yeterli destek bulmuş olabilir.
Avrupa’dan UEFA’dan sert tepki
Bu planların ortaya çıkması, UEFA’dan anında sert bir tepkiye yol açtı. Avrupa futbolunun yönetim organı, FIFA’yı “futbolun ruhunu satmaya çalışmak” ile suçladı.
UEFA, FFE planı hakkında “Bu, futbolun yönetim kurumlarının asla aşmaması gereken bir sınırı aşıyor,” dedi ve şöyle devam etti:
“UEFA bu konuyu son derece ciddiye almaktadır. Her ulusal futbol federasyonu da öyle yapmalıdır. Ligler, kulüpler, oyuncular, taraftarlar, hükümetler ve futbolun geleceğini önemseyen herkes de öyle yapmalıdır. Futbolun ruhu ve yönetimi, ticarete konu olacak varlıklar değildir – özellikle de kimin maddi kazanç elde edeceği konusunda hiçbir şeffaflık bulunmadığında. Hiçbirimiz futbolun sahibi değiliz. Futbolu satmak FIFA’nın görevi değildir.”
Everton taraftarı olan yeni Birleşik Krallık Başbakanı Andy Burnham da FIFA’nın planına tepki gösterdi.
Futbolu ticarileştirme planına kınayan İngiliz lider, sosyal medyada şu mesajı paylaştı:
“Futbol yatırımcıların malı değildir. Futbol, tribünleri dolduran ve her hafta, yağmur çamur demeden saha kenarında bekleyen insanlara aittir. Dünya Kupası bir ürün değildir. Dünya spor tarihinin en büyük turnuvasıdır ve hiçbir zaman kimsenin satabileceği bir şey olmamıştır. Anlaşmayı istediğiniz gibi süsleyin. Bir parçasını sattığınız anda, kendinizi satmış olursunuz.”
İspanyol birinci ligi LaLiga gibi bazı Avrupa ligleri, özel yatırımcılara azınlık hisselerini şimdiden satmış durumda.
Fakat FIFA, İsviçre merkezli kâr amacı gütmeyen bir kuruluş ve özel yatırımcıları bünyesine katma hamlesi, dünya futbolunun yönetim organı için bir ilk olacak.
Amerika
Kanadalıların ABD seyahat harcamaları 3,3 milyar dolar geriledi

Kanadalıların ABD seyahat harcamaları, Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminde tırmanan siyasi ve ekonomik gerilimin gölgesinde geçen yıl 3,3 milyar dolar azaldı. Kanada İstatistik Kurumunun yayımladığı rapora göre ülke vatandaşları 2025 yılında ABD seyahatlerine toplam 18,8 milyar dolar harcadı. Turistik gezilerde yaşanan sert düşüşe karşın Kanadalıların diğer ülkelere yönelik uluslararası tatil harcamaları artış gösterdi.
Kanada vatandaşlarının ABD seyahat harcamaları, ABD Başkanı Donald Trump’ın göreve gelmesiyle başlayan yeni ekonomik ve siyasi iklimin etkisiyle geçen yıl 3,3 milyar dolar azaldı.
Kanada İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan raporda, ülke sakinlerinin 2025 yılında ABD seyahatlerine toplam 18,8 milyar dolar harcadığı belirtildi.
Verilere göre Kanadalıların ABD’ye yaptığı turistik gezilerin mali boyutu 2,2 milyar dolar gerilerken, ABD dışındaki ülkelere yönelik uluslararası tatil seyahatlerinde 3,6 milyar dolarlık artış kaydedildi.
Aile ziyareti amacıyla ABD’ye yapılan seyahatlerin de 11 aylık zaman diliminde düştüğü aktarılan raporda, bu alandaki gerilemenin turistik seyahatlere kıyasla daha yavaş seyrettiği vurgulandı.
Sınır geçişlerindeki düşüşün seyri raporda şu sözlerle aktarıldı:
“Geri çekilmenin boyutu yıl ilerledikçe büyüdü ve temmuz ayında dip noktasına ulaştı. Bu dönemde sınır geçiş hacmi 12 ay önceki seviyelerin yaklaşık üçte bir oranında altına geriledi. ABD’den dönüş geçişleri 2025’in sonlarında istikrar kazanarak 2024 seviyelerinin yaklaşık dörtte bir oranında altında seyretti.”
Gordie Howe Köprüsü ABD ve Kanada arasındaki gelir anlaşmazlığıyla açıldı
Söz konusu bulguların, pandemi dönemi hariç tutulduğunda, dijital kayıt tutma sisteminin Frontier Counts programıyla başlatıldığı 1972 yılından bu yana görülen en düşük sınır geçiş sayılarına işaret ettiği bildirildi.
Yıllık bazda yüzde 30’u aşan bu ölçekteki gerilemelerin geçmişte yalnızca 11 Eylül terör saldırılarının ardından kaydedildiği ifade edildi. ABD’den dönen Kanada sakinlerinin sayısının Aralık 2024 ile Aralık 2025 arasındaki dönemde yüzde 70’ten fazla düştüğü raporda yer aldı.
Görevdeki ikinci dönemine başlayan Trump, Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası vasıtasıyla Kanada menşeli ürünlere ilk etapta yüzde 25 oranında gümrük vergisi uyguladı. ABD Başkanı, ek vergilerin gerekçesi olarak sınır güvenliği ve fentanil ile ilgili endişeleri gösterdi; Ancak ABD-Meksika-Kanada Anlaşması’na (USMCA) uygun ürünler genel olarak bu vergilerden muaf tutuldu.
Kanada’dan ithal edilen kereste, tomruk ve belirli araç parçalarının yanı sıra enerji ve potas ürünlerine ek yüzde 10 vergi getirildi.
Vergilerin büyük kısmı, Trump’ın başkanlık yetkilerini aştığına karar veren ABD Yüksek Mahkemesinin şubat ayındaki hükmüyle iptal edildi. Ancak karara kadar geçen süreçte ABD, Meksika ve Kanada’daki işletmeler ile tüketicilerin olumsuz etkilendiği, yaşanan gerilimin seyahat tercihlerine yansıdığı aktarıldı.
Trump’ın daha sonra Kanada’daki orman yangınlarının Michigan’ı etkileyen dumanlarını gerekçe göstererek ek gümrük vergisi tehdidinde bulunduğu ve Kanada’nın “51. eyalet” olmasına yönelik ifadeler kullandığı hatırlatıldı.
CBC’nin aktardığı bilgiye göre, Kanadalıların ABD seyahatlerinde 2025 yılında yaşanan sert düşüşe rağmen, resmi yetkililerin reklam kampanyaları aracılığıyla komşu ülkeler arasındaki ilişkileri onarma adımlarıyla birlikte seyahat sayıları kademeli olarak yükselmeye başladı.
Amerika
OpenAI’ın kontrol dışı modelleri 4 gün boyunca internette dolaşmış

Bu ayın başlarında kontrolden çıkarak otonom bir siber saldırı düzenleyen OpenAI’ın güçlü yapay zeka modelleri, saldırıyı organize etmek üzere dört günden fazla bir süre boyunca internette serbestçe dolaşmış.
Bundan ayrı olarak, ikinci bir yapay zeka şirketi, aynı olay sırasında müşterilerinden birinin de OpenAI’ın modelleri tarafından hedef alındığını doğruladı.
Bu durum, OpenAI’ın bu endişe verici faaliyeti günlerce nasıl tespit edemediğine dair soruları gündeme getirdi.
OpenAI geçen hafta, en gelişmiş iki modelinin kapalı test ortamından kaçarak keşfedilmeden önce bir dizi gelişmiş siber saldırı tekniğini birleştirip yapay zeka geliştirici platformu Hugging Face’e sızdığını kabul etmişti.
Fakat salı günü yayınlanan yeni bir analizde, Hugging Face, OpenAI’ın iki modelinin çok daha fazlasını yaptığını belirtti.
Analize göre bu modeller, 9 Temmuz ile 13 Temmuz tarihleri arasında internette 17.600 siber saldırı eylemi gerçekleştirdi.
Bu süre zarfında modeller, açık internetteki ilk dayanak noktalarından Hugging Face’in sunucularının içine sızdı.
Hugging Face, saldırıyı ilk olarak 15 Temmuz’da ayrıntılı olarak açıklamıştı fakat OpenAI’ın geçen hafta yaptığı açıklamaya kadar, saldırının arkasında hangi modellerin olduğu ve bu siber saldırıyı başlatmaları için hiçbir insanın talimat vermediği netleşmemişti.
Hugging Face’in analizinde ayrıntıları verilen teknikler, en yetenekli hackerların bile yapamayacağı türden olmasa da, yapay zeka şirketi, bu iki modelin şirketin siber savunma katmanlarındaki açıkları herhangi bir insandan çok daha hızlı bir şekilde keşfedip ortaya çıkarabildiğini belirtti.
Durumun ciddiyetini artıran bir gelişme olarak, bulut bilişim platformu Modal Labs’ın teknoloji direktörü Akshat Bubna, POLITICO’ya verdiği demeçte, OpenAI’ın modellerinin bu süre zarfında bir müşteri hesabını da ele geçirdiğini doğruladı.
Bubna yaptığı açıklamada, şirketin “bir Modal müşterisinin, internetteki herhangi bir kişinin kod çalıştırmak için sanal ortamlarını kullanmasına izin veren, kimlik doğrulaması yapılmamış bir uç nokta yayınladığının farkında olduğunu” belirtti ve “Bu, kötü niyetli ajan tarafından kullanıldı. Modal’ın platformu hiçbir şekilde tehlikeye atılmadı,” dedi.
OpenAI, modellerinin bir Modal müşterisini hedef aldığına dair açıklamaya henüz doğrudan yanıt vermemiş olsa da, salı günü bir blog yazısında, Hugging Face olayıyla ilgili devam eden incelemesinde “modellerin, halka açık diğer hizmetlerde hesap düzeyinde kamuya açık kimlik bilgilerini tespit edip kullandığı az sayıda vaka tespit ettiklerini” kabul etti.
Şirket ayrıca, saldırıyı gerçekleştiren ve henüz yayınlanmamış olan yapay zeka modelinin “sadece şirket içi araştırma amaçlı bir prototip olduğunu ve hiçbir zaman kamuya sunulması amaçlanmadığını” savundu.
Modelin o zamandan beri “devre dışı bırakıldığını, şifrelendiğini ve araştırma erişiminin kısıtlandığını” da ekledi.
Hugging Face saldırısı haberi, AI düzenlemelerinin sıkılaştırılması ve AI geliştirme sürecinin yavaşlatılması yönünde çağrılara yol açtı.
OpenAI CEO’su Sam Altman, bu hafta Trump yönetiminin üst düzey yetkilileri ve milletvekilleriyle bir araya gelecek ve ayrıca Senato İstihbarat Komitesi Başkan Yardımcısı Mark Warner ile olayı görüşecek.
Altman, salı günü yayınlanan “Invest Like the Best” podcast’inin bir bölümünde, Hugging Face olayının kendisini “en derinden etkileyen ilk güvenlik olayı” olduğunu söyledi.
Altman, “Toplumun bu yeni yetenek seviyelerine uyum sağlayabilmesi için kendimize yeterli zaman tanımak amacıyla yapay zeka geliştirme hızını ayarlamamız gerekebilir,” dedi.
Amerika
Jay Clayton, Senatodan ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü görevine onay aldı

ABD Senatosu, eski Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu Başkanı Jay Clayton’ın Ulusal İstihbarat Direktörlüğü (DNI) görevini 51’e 47 oy oranıyla onayladı. Parti çizgisinde gerçekleşen oylama, ülkenin mahkeme kararı olmaksızın yürüttüğü istihbarat yetkilerinin yenilenmesine dair durma noktasına gelen tartışmaları yeniden hareketlendirebilir. Clayton, ABD’nin 18 istihbarat teşkilatı arasındaki koordinasyonu yürütme ve başkana günlük istihbarat özetini sunma sorumluluğunu üstlenecek.
ABD Senatosu salı günü yapılan oylamada Jay Clayton’ın Ulusal İstihbarat Direktörü (DNI) olarak görev yapmasını onayladı. Oylama, partilerin oy çizgisine göre 51 kabul oyuna karşılık 47 ret oyuyla sonuçlandı.
Kararın, ABD’nin mahkeme kararı olmaksızın yürüttüğü istihbarat yetkilerinin süresinin uzatılmasına dair durma noktasına gelen mücadeleyi yeniden canlandırması bekleniyor.
Halihazırda ABD federal savcısı olan ve ilk Trump yönetimi döneminde Sermaye Piyasası Kurulu (SEC) Başkanlığı görevini yürüten Clayton, Ulusal İstihbarat Direktörlüğü Makamını (ODNI) daha önce yöneten diğer isimler gibi geniş bir dış politika ve istihbarat geçmişine sahip değil.
Buna karşın Clayton, bir aydan biraz fazla bir sürede beş farklı işten çıkarma dalgası yürütmekle övünen Vekaleten Ulusal İstihbarat Direktörü Bill Pulte’ye kıyasla hem Cumhuriyetçiler hem de Demokratlar tarafından daha iyi bir tercih olarak görüldü ve her iki partiden de takdir topladı.
Clayton, Ulusal İstihbarat Direktörü sıfatıyla ülkedeki 18 istihbarat kurumu arasındaki koordinasyonu sevk ve idare edecek, ayrıca ABD Başkanı için günlük istihbarat raporunu hazırlayacak.
Ancak Clayton, ODNI yönetimine President Trump’ın 2020 seçimlerine ilişkin daha fazla gizli istihbarat belgesinin kamuoyuna açıklanması yönündeki baskısının sürdüğü bir dönemde geliyor. Bu durum Demokrat cephede endişe yaratıyor.
Bu ayın başlarında düzenlenen Senato onay oturumu sırasında Demokrat üyeler Clayton’a 2020 seçimlerine ilişkin sorular yöneltti. Aday Clayton, komisyona “Seçim sonuçlarını reddeden biri değilim” yanıtını verdi.
Clayton, önceki Başkan Joe Biden’ın kazanan olarak “tescil edildiğini” birkaç kez dile getirdi. Kongre’deki birçok Demokrat üye, bu ifadenin eski başkanın seçimi kazandığı gerçeğinden kaçınmak anlamına geldiğini değerlendiriyor.
Demokrat Senatör Adam Schiff, salı günü yaptığı yazılı açıklamada Clayton’ın ulusal güvenlik tecrübesinin bulunmamasının ve seçimlere dair verdiği yanıtların bu görev için yetersiz olduğunu belirtti.
Schiff açıklamasında, “DNI makamı 11 Eylül saldırılarının ardından Kongre tarafından oluşturulduğunda yasa bu pozisyon için net bir şart koymuştu: DNI ‘kapsamlı ulusal güvenlik uzmanlığına sahip olmalıdır.’ Jay Clayton bu temel yasal kriteri karşılayamıyor” ifadelerini kullandı.
Schiff değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“Jay Clayton yalnızca İstihbarat Topluluğuna liderlik edecek uzmanlıktan yoksun olmakla kalmıyor, aynı zamanda her istihbarat profesyoneli için elzem olan güce karşı hakikati söyleme iradesini de gösteremiyor. 2020 seçimini kimin kazandığı konusunda Kongre’ye dürüst bir yanıt veremeyen Clayton’ın istihbarat kurumlarımızın siyasallaşmasını önleyeceğine veya Başkomutan’ın tercih ettiği yanlış bir anlatıyla çelişse dahi Başkana nesnel analiz sunacağına nasıl güvenebiliriz?”
Senatodaki Cumhuriyetçiler ise bu görüşe katılmayarak oylamada tam kadro Clayton lehine oy kullandı.
Senato Çoğunluk Lideri Cumhuriyetçi John Thune, Clayton’ın adaylığını öne taşımak amacıyla pazartesi günü yapılan usul oylaması öncesinde Senato genel kurulunda konuştu. Thune, “Tehdit ortamının yoğunlaştığı bir dönemde, bu rolde rüştünü ispatlamış bir liderin bulunması son derece önemlidir” dedi.
Thune, Senato İstihbarat Komisyonu’nun kıdemli Demokrat üyesi Mark Warner dahil olmak üzere bazı Demokratların Clayton’ın geçmişteki kamu hizmetini takdir ettiğini hatırlattı.
Demokratların Clayton’a destek vermemesine tepki gösteren Thune, partinin Dış İstihbarat Gözetim Yasası’nın (FISA) 702. Maddesi’ni yeniden yetkilendirmeyi reddetmesinin arkasında Pulte’ye duyulan tepkinin yer aldığını kaydetti.
Hükümetin yurt dışındaki yabancı uyruklu kişileri izlemesine olanak tanıyan söz konusu yasal düzenleme, süresinin dolduğu 12 Haziran tarihinden bu yana askıda bulunuyor.
Thune konuşmasında, “Kısa süre içinde görevinin başında kalıcı bir ulusal istihbarat direktörümüz olacak. Bu durumun, meslektaşlarımı Dış İstihbarat Gözetim Yasası’nın yeniden yetkilendirilmesini engellemekten vazgeçireceğini umuyorum” ifadelerini kullandı.
Clayton, Trump’a Katar tarafından hediye edilen yeni uçağın güvenliğine ilişkin endişeleri konu alan bir haberin ardından New York Times muhabirlerine mahkeme çağrısı çıkartan savcılık ofisini yönetmesi nedeniyle de eleştirilerin hedefi oldu.
ABD Adalet Bakanlığı, bir yargıcın hükümetin yaklaşımını neredeyse her açıdan sorgulaması ve savcılara çağrıları geri çekebileceklerini, aksi takdirde bunları iptal edeceğini söylemesi üzerine geçen hafta mahkeme çağrılarını geri çekmeyi kabul etti.
Aralarında 400 üyesi bulunan The Steady State grubunun da yer aldığı çok sayıda eski istihbarat yetkilisi Clayton hakkında görüş bildirdi. Örgüt, oylama öncesinde yayımladığı mektupta “güçlü ve kesin karşıtlığını” dile getirdi.
Kuruluşun lideri Steven A. Cash mektupta, “Tarih boyunca demokratik hükümetler; istihbarat servisleri, kolluk kuvvetleri ve iç güvenlik teşkilatları devlete hizmet etmeyi bırakıp kişisel sadakat ile siyasi gücün araçları haline geldiğinde başarısızlığa uğramıştır. Jay Clayton’ın Ulusal İstihbarat Direktörlüğüne aday gösterilmesi tam olarak bu tehlikeyi taşımaktadır ve muhalefetimizin temel sebebidir” diye yazdı.
Grup, DNI’ın yalnızca bir koordinatör olmadığını, aynı zamanda başkanın günlük raporunun hazırlanmasında kritik bir rol oynadığını vurguladı.
Makamı “gizlilik ile hesap verebilirliğin kesişim noktası” olarak tanımlayan grup, Clayton’ın gazetecilere mahkeme çağrısı çıkarmaya istekli savcılara liderlik etmiş olmasının, yetkilerini nasıl kullanacağı konusunda soru işaretleri yarattığını kaydetti.
Cash mektubunu, “Tüm bu olgular birlikte değerlendirildiğinde, tamamlanmamış bir sicilden daha fazlasını ortaya koyuyor. Anayasaya hizmet etmek ile bizzat Başkana hizmet etmek arasına net bir çizgi çekme fırsatlarını defalarca geri çevirmiş bir adayı gösteriyor” ifadeleriyle tamamladı.
Görüş2 hafta önceNATO 2.9: Atlantik cephesinin çok kutuplu paradoksu
Avrupa2 hafta önceİngiltere çelik üreticisi British Steel’i kamulaştırdı
Rusya2 hafta önceRus bankalarından Türkiye’deki ödemelere blokaj
Asya2 hafta önceDeepSeek, önümüzdeki yıl halka arz planlıyor
Asya2 hafta önceÇin’in petrol hamlesi akaryakıt krizini önleyebilir mi?
Dünya Basını2 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Avrupa2 hafta önceCebelitarık ve İspanya arasındaki fiziki sınır kalkıyor
Asya2 hafta önceTokyo’dan Hürmüz Boğazı’nı baypas edecek hatlara destek










