Amerika
‘ABD hükümeti, birkaç tür dünya dışı yaşam formundan haberdar’

ABD Kongresi üyeleri ve UAP muhbirleri, hükümetin UFO ve dünya dışı yaşamla ilgili kayıtları açıklaması ve muhbirlere dokunulmazlık sağlanması çağrısında bulundu. Muhbir David Grusch, ABD hükümetinin karmaşıklık düzeyleri farklı “birkaç” tür dünya dışı yaşam formundan haberdar olduğunu söyledi.
ABD Kongresi üyeleri ile tanımlanamayan anomal olaylar (UAP) konusunda açıklama yapılmasını savunan muhbirler, salı günü Kongre binasında bir araya gelerek hükümetten daha fazla şeffaflık talep etti.
Grup, muhbirlere dokunulmazlık sağlanması çağrısında bulunurken, insan dışı varlıklarla karşılaşmalara ve dünya dışı yaşama ilişkin olduğu öne sürülen dosyaların da yayımlanmasını istedi.
Muhbir David Grusch, ABD hükümetinin karmaşıklık düzeyleri farklı olan “birkaç” tür dünya dışı yaşam formundan haberdar olduğunu söyledi.
Kongre üyeleri, 1996 yılında Brezilya’nın Varginha kentinde meydana gelen Varginha olayıyla ilgili kayıtlar da dahil olmak üzere belirli belgelerin açıklanmasını talep etti.
Olayın tanıkları, insan olmayan ve bilinç sahibi varlıklarla temas kurulduğunu bildirmiş, bu varlıkların ABD’ye götürüldüğünü söylemişti.
Florida Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Anna Paulina Luna, Kongre üyelerinin Beyaz Saray’dan bilgi vermek isteyen muhbirlere, UFO’ların ve ileri teknolojilerin bulunduğu yerler dahil olmak üzere ellerindeki bilgileri açıklayabilmeleri için dokunulmazlık tanınmasını talep ettiğini belirtti.
Missouri Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Eric Burlison, konuyla ilgili gizlilik uygulamalarını eleştirerek, “On yıllardır Amerikan halkına çocuk muamelesi yapıldı ve onlara hükümet sırları olduğu, bunları bilmeye hakları olmadığı söylendi” dedi.
Burlison, ofisine “Tom Clancy tarzı bir ölü posta bırakma yöntemiyle” bilgi ulaştırıldığını belirterek, hiç kimsenin Kongre’ye bilgi vermekten korkmaması gerektiğini söyledi.
Luna’nın dokunulmazlık çağrısını yineleyen Burlison, Başkan Donald Trump’a UFO muhbirlerinin serbestçe konuşabilmesi için tüm gizlilik sözleşmelerini kaldırma çağrısı yaptı.
Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi Jared Moskowitz ise, “Bugün açıklama, yarın açıklama. Amerikan halkı gerçeği bilmeyi hak ediyor” dedi.
Kongre üyeleri, tartışmanın yalnızca olası dünya dışı yaşam kanıtlarıyla ilgili olmadığını, aynı zamanda Pentagon’un kaynakları nasıl kullandığı ve Kongre denetiminden kaçınıp kaçınmadığı sorularını da içerdiğini vurguladı.
Hükümetin insan dışı kökenli araçlar ele geçirdiğini öne süren eski istihbarat görevlisi Grusch da daha fazla şeffaflık çağrısını yineledi.
Grusch, UAP’lerin oluşturabileceği ulusal güvenlik risklerine dikkat çekerek, “Bugün burada tartıştığımız konular evrendeki yaşamın ötesine geçiyor” dedi.
Milletvekilleriyle birlikte hükümet içinde bazı kişilerin UFO’larla ilgili bilgileri kamuoyundan ve karar mercilerinden sakladığını öne süren Grusch, “Siyasi atamalarla göreve gelen yetkililer açıklama yasasına uymadı” ifadelerini kullandı.
Tennessee Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Tim Burchett de bilgiye erişim önündeki engelleri eleştirerek, Kongre üyelerinin Area 51’i ziyaret etmesi halinde ellerine geçecek tek şeyin bir tişört olacağını, çünkü hükümetin diğer her şeyi önceden taşıyacağını söyledi.
Etkinliği düzenleyenler, katılımcıların Kongre ve Trump yönetiminden daha fazla kaydın açıklanmasını, muhbir korumalarının güçlendirilmesini ve hükümetin UFO tanımı yerine kullandığı “tanımlanamayan anomal olaylar” ile ilgili şeffaflığı artıracak yasa çalışmalarının ilerletilmesini isteyeceğini belirtti.
Daha fazla açıklama yapılmasını savunan gruplar, Kongre ile kamuoyunun UAP soruşturmalarına ilişkin tüm devlet kayıtlarına hâlâ erişemediğini savunuyor.
Bu gruplara göre yıllardır süren oturumlara, muhbir ifadelerine ve artan şeffaflık vaatlerine rağmen önemli bilgiler gizli tutulmaya devam ediyor.
Bazı Kongre üyeleri de federal kurumların Kongre’den bilgi sakladığını öne sürdü. İlgili kurumlar ise bu suçlamaları reddetti. Taraflar arasındaki anlaşmazlık, askeri personelin bildirdiği açıklanamayan gözlemler konusunda hükümetin ne bildiği ve bunu ne ölçüde paylaştığına ilişkin daha geniş bir tartışmayı da beraberinde getirdi.
Grusch, 2023 yılında hükümetin ele geçirilen araçlar ve UAP’lerle bağlantılı gizli programlar hakkında bilgi sakladığını öne sürmesinin ardından UAP tartışmalarının en öne çıkan isimlerinden biri haline geldi.
Ancak 2024 yılında yayımlanan Tüm Alanlar Anomali Çözüm Ofisi (AARO) incelemesi, ABD hükümetinin dünya dışı teknolojiye sahip olduğuna veya bu teknolojileri tersine mühendislikle inceleyen gizli programlar yürüttüğüne dair doğrulanabilir bir kanıt bulunmadığı sonucuna vardı.
Amerika
OpenAI, Trump yönetimine yüzde 5 hisse teklif etti

OpenAI, Washington’da artan siyasi baskıyı hafifletmek amacıyla ABD hükümetine şirketin %5 hissesini devretmeyi önerdi.
Financial Times’ın (FT) iddiasına göre, mart ayında 852 milyar dolarlık yatırım sonrası değerleme ile rekor kıran bir finansman turunu tamamladıktan sonra, şrketin %5’lik hissesi yaklaşık 42,6 milyar dolar değerinde olacak.
FT, görüşmelere aşina iki kaynağa atıfta bulunarak, OpenAI CEO’su Sam Altman’ın, halka şirkette mali bir menfaat sağlamanın yapay zekanın getireceği faydayı paylaşmanın en iyi yolu olduğunu savunduğunu bildirdi.
Habere göre Altman, Trump yönetimi ile yapılan ilk görüşmelerde, Washington’un bir fon aracılığıyla önde gelen her bir ABD yapay zeka geliştiricisinin %5 hissesine sahip olacağı daha geniş kapsamlı bir anlaşmanın parçası olarak bu büyüklükte bir hisse önermişti.
FT’nin aktardığına göre, önerilen düzenleme kapsamında Anthropic, Google ve Meta gibi diğer ABD’li yapay zeka şirketlerinin de bir varlık fonu aracılığıyla hükümete benzer hisseler devretmesi öngörülüyor.
Bu gruplardan herhangi birinin OpenAI’nin teklifini kabul edip etmeyeceği henüz belli değil.
Konuya yakın bir kaynak perşembe günü yaptığı açıklamada, Trump yönetimi ile Anthropic arasında hükümetin şirkette hisse alması konusunun görüşülmediğini belirtti.
Washington, bu şirketlerin modelleriyle ilişkili siber güvenlik açıklarına karşı giderek daha temkinli hale geldikçe ve bazı önde gelen ABD modelleriyle neredeyse aynı performansa sahip ama önemli ölçüde daha ucuz olan Çinli açık kaynaklı modellerden gelen rekabetin artmasıyla birlikte, büyük ABD yapay zeka firmaları üzerindeki baskı giderek artıyor.
Anthropic, hükümetin ihracat kontrol yönergesine uymak amacıyla geçen ay en gelişmiş Mythos ve Fable modellerine erişimi devre dışı bırakmıştı.
Salı günü, Claude AI platformunun arkasındaki şirket, politika yapıcıların güvenlik endişelerini gidermek için gerekli adımları attıktan sonra modellerin erişimini yeniden açma izni aldığını açıkladı.
OpenAI’ın ortaya çıkan teklifinin, şirketin sermayesinde devletin pay alması olasılığına dair bir yılı aşkın süren görüşmelerin ardından geldiği belirtiliyor.
Altman bu konsepti ilk olarak 2025 yılının başlarında doğrudan Trump yönetimine sunmuştu. Nisan ayında, önde gelen model geliştiricisi, yapay zeka şirketlerindeki büyümeden elde edilen varlıkları elinde tutmak ve iktisadi faydaları halka dağıtmak amacıyla bir “varlık fonu” kurulmasını önermişti.
Trump yönetimi daha önce de özel şirketlerde hisse satın almış ve başkanın ikinci görev dönemi boyunca Intel Corp, IBM ve diğer kuantum teknolojisi ile kritik maden şirketlerine yatırım yapmıştı.
Hükümet, geçen yılın ağustos ayında çip üreticisinin adi hisselerine yaptığı 8,9 milyar dolarlık dönüm noktası niteliğindeki yatırımın ardından Intel’de %10 hisse elde etti.
Mayıs ayında ise Başkan Donald Trump, şirkette daha büyük bir hisse talep etmesi gerektiğini söyledi.
Trump, ABD’nin yapay zeka devlerinde hisse almasını, Amerikalıları “bu devrimin ortakları” haline getirecek “harika bir şey” olarak nitelendirmişti.
Amerika
Hegseth’in Avrupa’dan asker çekme planı Beyaz Saray’a takıldı

The Wall Street Journal’ın haberine göre ABD Savaş Bakanı Hegseth, NATO savunma bakanlarının haziran ayında Brüksel’de düzenlenen toplantısında Avrupa’daki Amerikan askeri varlığının daha da azaltılacağını açıklamayı planlıyordu. Gazetenin kaynakları, planın Beyaz Saray tarafından, Başkan’ın ulusal güvenlik danışmanı görevini de yürüten Marco Rubio’nun bilgilendirilmesinin ardından rafa kaldırıldığını aktardı.
The Wall Street Journal’ın (WSJ) haberine göre ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, haziran ayında Brüksel’de düzenlenen NATO savunma bakanları toplantısında Avrupa’daki Amerikan askeri varlığının ilave ölçüde azaltılacağını duyurmaya hazırlanıyordu. Gazetenin konuya aşina kaynakları, girişimin Beyaz Saray tarafından reddedildiğini aktardı.
Kaynaklara göre plan, daha önce Polonya’ya gönderilmesi öngörülen zırhlı tugayın sevkiyatının iptal edilmesi ve Romanya’daki piyade tugayının geri çekilmesinin ötesine geçen yeni asker azaltımlarını içeriyordu. Ancak habere göre Başkan’ın ulusal güvenlik danışmanı görevini de yürüten Marco Rubio’nun plan hakkında Beyaz Saray’ı bilgilendirmesinin ardından ABD yönetimi bu adımdan vazgeçti.
WSJ, yaşanan sürecin Washington yönetiminin Avrupa’daki askeri varlığını hangi hız ve kapsamda azaltacağı konusunda henüz ortak bir tutum oluşturamadığını gösterdiğini yazdı. Gazeteye konuşan kaynaklar, buna rağmen ilerleyen dönemde yeni asker azaltımlarının hâlâ gündemde kalabileceğini belirtti.
Habere göre bu yaklaşımı yalnızca Hegseth değil, Savaş Bakanlığı Müsteşarı Elbridge Colby de destekliyor. Colby’nin uzun süredir ABD’nin Asya dışındaki askeri yükümlülüklerini sınırlandırılmasını ve kaynakların Çin ile stratejik rekabete yönlendirilmesini savunduğu belirtildi.
Polonya önceden bilgilendirilmedi
WSJ’ye konuşan Polonyalı yetkililer de Hegseth’in mayıs ayında Teksas’taki Fort Hood’dan Polonya’ya gönderilmesi planlanan zırhlı tugayın konuşlandırılmasını iptal ettiğinde, ABD yönetiminin Varşova’yı önceden bilgilendirmediğini ve Polonya tarafıyla herhangi bir istişare yürütmediğini söyledi.
Gazete, ABD Başkanı Donald Trump’ın gelecek hafta Ankara’da NATO liderleriyle yapacağı görüşmelerde Avrupa’daki Amerikan askerlerinin sayısı ile müttefik ülkelerin savunma harcamalarının temel gündem maddeleri arasında yer almasının beklendiğini aktardı.
Hegseth, 18 Haziran’da Brüksel’de düzenlenen NATO savunma bakanları toplantısında ABD’nin Avrupa’daki kuvvet konuşlanmasına yönelik altı aylık kapsamlı inceleme sürecini başlattığını açıklamıştı.
ABD Savaş Bakanı o toplantıda, “Bu gerçek anlamda bir analiz olacak. Amaç, Avrupa’nın Avrupa’nın savunmasındaki asli sorumluluğu üstlenmesini sağlayacak şekilde NATO’nun hızlı ve geri döndürülemez biçimde ilerlemesini temin etmek” ifadelerini kullanmıştı.
Trump, mayıs ayının başında Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile yaşadığı anlaşmazlığın ardından Avrupa’dan Amerikan askerlerinin bir bölümünü çekmeyi değerlendirdiğini açıklamıştı.
Haberde, Fransa’da düzenlenen son G7 Zirvesi sırasında Merz’in ilişkileri yumuşatma amacıyla Trump’a üzerinde Amerikan başkanının adının yazılı olduğu Almanya milli takımı forması hediye ettiği bilgisi de yer aldı.
Associated Press (AP), 7 Haziran’da Pentagon’dan iki yetkiliye dayandırdığı haberinde, ABD askerlerinin Trump’ın Polonya’ya 5 bin asker gönderilmesi yönündeki talimatının uygulamada ne anlama geldiğini bilmediğini aktarmıştı.
Habere göre Avrupa’daki kuvvet yapısının nasıl şekilleneceğine ilişkin Pentagon’dan gelecek açıklamalar beklenirken, ortaya çıkabilecek düzenlemelerin Amerikan vergi mükelleflerine milyonlarca dolara mal olabileceği değerlendiriliyor.
AP’ye konuşan kaynaklar, belirsizliğin yalnızca Avrupalı müttefiklerde kaygıya yol açmadığını, aynı zamanda görevlerinin geleceğini öngöremeyen Amerikan askerlerinin moralini de olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.
Trump, 4 Mayıs’ta Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ile yaptığı görüşmede ABD askerlerinin ülkedeki konuşlanmasını ele almış ve Polonya’ya 5 bin asker gönderileceğini açıklamıştı.
Bu açıklama, Trump’ın daha önce Almanya’dan aynı sayıda askerin çekileceğini söylemesinin ardından gelmişti.
Amerika
Trump, çöküş sırasında teknoloji hissesi toplamış

CNBC’nin analizine göre ABD Başkanı Donald Trump, Nisan 2025’te kendi gümrük tarifesi planının yol açtığı sert piyasa düşüşü sırasında büyük teknoloji şirketlerinin hisselerini satın aldı. Habere göre Trump, alımların ertesi günü yatırımcılara “Şimdi satın almak için harika bir zaman!!!” mesajını paylaştı ve aynı gün tarifelerin bir bölümünü ertelediğini açıklamasının ardından teknoloji hisseleri yeniden yükselişe geçti.
CNBC’nin, ABD Başkanı Donald Trump’ın geçen yıla ait mali bildirimini inceleyerek hazırladığı habere göre Trump, Nisan 2025’in başında teknoloji şirketlerinin hisselerinde yaşanan sert değer kaybı sırasında büyük teknoloji şirketlerinin hisselerini satın aldı.
Haberde yer alan mali bildirim kayıtlarına göre Trump, 8 Nisan 2025’te toplam 327 hisse alım işlemi gerçekleştirdi. CNBC, bunun Trump’ın günlük ortalama 62 alım işlemine kıyasla yaklaşık beş kat daha yüksek olduğuna işaret etti.
Aynı gün, Trump’ın çok sayıda ülkeden ithal edilen ürünlere yüksek gümrük tarifeleri uygulanacağını açıklamasının ardından teknoloji hisselerinde görülen dört günlük sert düşüşün son günüydü.
Trump, özellikle Apple, Alphabet, Amazon, Microsoft ve Nvidia hisselerine yöneldi.
Haberde ayrıca Trump’ın 9 Nisan’da sahibi olduğu Truth Social platformunda “Şimdi satın almak için harika bir zaman!!!” mesajını paylaştığı belirtildi. Trump, aynı gün ilerleyen saatlerde daha önce açıkladığı gümrük tarifelerinin bir bölümünü ertelediğini duyurdu. Bunun ardından söz konusu şirketlerin hisselerinde yükseliş görüldü.
WSJ yayın kurulu: Trump ailesi başkanlık makamını şahsi kazanç aracına dönüştürüyor
CNBC, bu gelişmenin Trump’ın ikinci başkanlık döneminin dikkat çeken özelliklerinden birini yansıttığını değerlendirdi.
Habere göre ABD Başkanı, piyasalar üzerinde önemli etki oluşturabilecek kararlar alma yetkisine sahip olmasının yanı sıra, seleflerinin herhangi birinden daha yüksek düzeyde kişisel finansal yatırımlara sahip olduğu için piyasalardaki gelişmelerden doğrudan etkileniyor.
Silikon Vadisi’nde Biden düzenlemelerine özlem
Politico, 27 Haziran’da yayımladığı haberinde, Silikon Vadisi’ndeki şirketlerin Demokratların yapay zeka alanında aşırı düzenlemeler getireceği endişesiyle Trump’a destek verdiğini yazdı.
Haberde, Beyaz Saray’ın yapay zeka sektörünü denetim altına almaya yönelik agresif ve öngörülemez girişimlerinin ise bugün sektördeki bazı isimlerin eski ABD Başkanı Joe Biden dönemindeki düzenleyici yaklaşımı özlemle anmasına yol açtığı aktarıldı.
Trump, 2 Nisan 2025’te onlarca ülkeye farklı oranlarda gümrük tarifeleri uygulanacağını açıklamıştı. Bu kapsamda Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yönelik yüzde 20 oranında gümrük tarifesi öngörülüyordu.
Dönemin Almanya Başbakanı Olaf Scholz, bu kararı “dünya genelinde refah yaratan ticaret sistemine yönelik bir saldırı” olarak nitelendirmişti.
Trump, 9 Nisan’da AB ülkelerine uygulanacak yüksek tarifelerin yürürlüğe girişini 90 gün erteledi. ABD Başkanı bu kararı, Avrupa ülkelerinin müzakerelere hazır olduklarını bildirmesiyle gerekçelendirdi.
AB yetkilileri ise Washington’ın korumacı ticaret adımlarına karşılık vermeye hazır olduklarını açıkladı.
Avrupa Komisyonu, elmas, diş ipi, sosis, kuruyemiş ve soya fasulyesi dahil bazı ABD ürünlerine yüzde 25 oranında gümrük tarifesi uygulanmasını öneren bir plan hazırlamıştı.
Avrupa1 hafta önceKuzey Akım sabotajında ‘porno filmi kılıfı’ iddiası
Görüş2 hafta önceHeidegger’in kulübesindeki Avrupa solu
Rusya4 gün önce“Planlarımızda Kiev rejimini kurtarmak yok”
Dünya Basını2 hafta önceVaroufakis: Avrupa Birliği liderleri kesik başlı tavuk gibi
Söyleşi5 gün önce“Kapitalizmin özgürlükçü bir toplumsal düzene ihtiyacı yoktur”
Dünya Basını2 hafta önceİran savaşı küresel güç dengelerini nasıl yeniden şekillendirdi?
Dünya Basını2 hafta önceProf. Diesen: ABD sadece zaman kazanıyor, İran’ı yok etme hedefi değişmedi
Dünya Basını1 hafta önceCSIS: Ankara Zirvesi ‘NATO 3.0’ın Sahadaki Yansıması









