Bizi Takip Edin

Amerika

ABD Kongresi, beklenen kripto yasasını kabul etti

Yayınlanma

ABD Temsilciler Meclisi, kripto para birimleri düzenlemelerine yönelik ilk büyük çaplı yasal reformu ezici çoğunlukla kabul etti.

Böylece, “stabilcoinler” için yeni kurallar getirecek bir yasa tasarısı başkanın masasına gönderildi ve kripto şirketleri tarihi bir lobi zaferi elde etti.

Temsilciler Meclisi üyeleri, Senatodan geçen GENIUS Yasasını 308’e karşı 122 oyla kabul etti. Azınlık Lideri Hakeem Jeffries de dahil olmak üzere 100’den fazla Demokrat, dijital varlıkları ana akım finansal ürünler olarak meşrulaştırmaya yardımcı olacak bir önlemi onaylamak için Cumhuriyetçilere katıldı.

Yasa, ABD doları gibi varlıklara sabitlenmiş stabilcoinleri ve tokenleri düzenleyacek ve bankaların kendi dijital varlıklarını piyasaya sürmelerinin önünü açacak.

Temsilciler Meclisi ayrıca 294’e karşı 134 oyla, şimdi Senatoya gidecek olan ikinci ve çok daha kapsamlı bir kripto piyasası yapısı tasarısını kabul etti. 

78 Demokrat, Cumhuriyetçilerle birlikte CLARITY Yasası olarak bilinen yasayı ilerletmek için oy kullandı. Bu, beklentileri aşan ve geçen yıl Temsilciler Meclisi’nde benzer bir yasa tasarısının aldığı oy sayısını geçen, iki partinin desteğini gösteren bir zafer oldu.

Bu yasa da, bir varlığın menkul kıymet olarak kabul edilip edilmeyeceğini belirlemek için Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonunu görevlendiriyor.

İkinci Trump yönetiminde sermaye hizipleri

Bankalar dijital varlıklara hazırlanıyor

ABD bankaları, dijital varlık alanına girme konusundaki ilgilerini açıkça dile getiriyorlar.

JPMorgan CEO’su Jamie Dimon, bu hafta yaptığı açıklamada, bankasının “hem JPMorgan mevduat coin’lerine hem de stabilcoin’lere dahil olacağını” söyledi.

Citi CEO’su Jane Fraser ise salı günü yaptığı açıklamada, Wall Street bankasının GENIUS Yasasına “hevesli” olduğunu belirtti.

Fraser, “Yönetimin bankaların dijital varlık alanına daha kolay girmesine izin verme isteğini gerçekten memnuniyetle karşılıyoruz. Şimdiye kadar, eşit şartlarda rekabet etmek bizim için zordu,” dedi.

Bank of America CEO’su Brian Moynihan da bankanın stabilcoin ödemeleri sunma isteğinden bahsetti fakat dijital tokenlere ne kadar talep olacağı konusunda belirsizliğin devam ettiğini belirtti.

Dijital varlıklarda Cumhuriyetçi-Demokrat işbirliği

Jeffries, dijital varlıklar için daha büyük, sektöre dost bir düzenleyici çerçeve oluşturacak olan piyasa yapısı önerisine karşı oy kullandı, fakat bu öneri, eski Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi ve Demokrat Parti Grup Başkanı Pete Aguilar dahil olmak üzere diğer birçok önde gelen Demokratın desteğini aldı.

Sektörün desteklediği kripto yasa tasarılarına Demokratların yoğun desteği, Temsilciler Meclisi Finansal Hizmetler Komitesinin en üst düzey Demokrat üyesi olan Kaliforniya Temsilcisi Maxine Waters’ın, yasa tasarısının finansal istikrara risk oluşturduğunu ve Başkan Donald Trump’ın yolsuzluk yapmasına olanak sağlayacağını söylemesine rağmen geldi.

Waters ve diğer Demokratlar, Trump ailesinin kripto sektöründeki iş bağlantılarına işaret ederek, yasa tasarılarına başkanlık etiği hükümlerinin eklenmesini istedi.

ABD dijital varlık yasalarına hazırlanırken Bitcoin 120 bin doları aştı

Trump ve oğulları, geçen yıl kurdukları ve stabilcoin ihraç eden ve şu anda başkanın imzasına bekleyen GENIUS tasarısından yararlanabilecek bir şirket de dahil olmak üzere, çeşitli kripto girişimlerinde hisseleri bulunuyor.

Ne var ki partinin giderek büyüyen bir kesimi, dijital varlık sektörünün Washington gündemini destekleyen Cumhuriyetçilere katıldı. Bu, kripto şirketlerinin siyasi bir güç olarak yükselişinin bir işareti.

Kripto sektöründeki şirketler, nüfuz kazanmak için yüz milyonlarca dolar harcadı ve süper PAC’lerin devasa paraları, sektörün hedeflerinin önünde duran Kongre üyelerini hedef almaya hazırlanıyor.

Temsilciler Meclisi ayrıca, merkez bankası dijital para birimini yasaklayacak üçüncü ve daha partizan bir önlemi de kabul etti.

Oylama, sektör dostu kripto kuralları için yıllardır çaba gösteren Cumhuriyetçiler için büyük bir zafer oldu. Bu çabaların öncüsü olan Finansal Hizmetler Komitesi Başkanı French Hill de oylamada evet oyu verdi.

Emeklilik sisteminin kapıları sermayeye ardına kadar açılıyor

Bunun yanı sıra Trump yönetimi, Amerikalıların tasarruflarının yönetilme biçiminde radikal bir değişime yol açacak bir hamle ile 9 trilyon dolarlık ABD emeklilik piyasasını kripto para yatırımlarına, altına ve özel sermayeye açmaya hazırlanıyor.

Başkanın planları hakkında bilgi sahibi olan üç kişinin Financial Times’a (FT) verdiği bilgilere göre, Trump’ın bu hafta içinde 401k planlarını geleneksel hisse senetleri ve tahvillerin ötesinde alternatif yatırımlara açacak bir başkanlık kararnamesi imzalaması bekleniyor.

Bu yatırımlar, dijital varlıklardan metallere ve şirket devralmaları, özel krediler ve altyapı anlaşmalarına odaklanan fonlara kadar geniş bir varlık sınıfı yelpazesini kapsayacak.

Bu kişiler, başkanlık kararnamesinin Washington’daki düzenleyici kurumlara, bu tür alternatif yatırımların 401k tasarruf sahipleri tarafından kullanılan profesyonelce yönetilen fonlara dahil edilebilmesi için kalan engelleri araştırma talimatı vereceğini söyledi.

Beyaz Saray, FT’ye yaptığı açıklamada, “Başkan Trump, sıradan Amerikalıların refahını yeniden tesis etmeye ve ekonomik geleceklerini korumaya kararlıdır. Fakat Başkan Trump’ın kendisinden gelmedikçe hiçbir karar resmi olarak kabul edilmemelidir,” dedi.

ABD’de, 401k planları çalışan Amerikalıların emeklilik için tasarruf etmelerinin en popüler yollarından biri ve maaşlarının bir kısmını halka açık menkul kıymetlere vergiden muaf olarak yatırmalarına olanak tanır. 

Fakat bu tür yatırımların neredeyse tamamı halka açık hisse senedi ve tahvil yatırım fonlarında yer alıyor.

Başkanlık emri, Trump yönetiminin büyük dijital varlık ticareti gruplarına karşı önemli yaptırımları kaldırmasının ardından, kripto yatırımlarını ana akım haline getirme çabalarını hızlandıracak.

BIS: Stabilcoinler para olarak kötü performans gösteriyor

Özel sermaye grupları emeklilerin tasarrufları için lobi yapıyordu

Trump yönetimi, emeklilik hesaplarında kripto para kullanımına ilişkin kuralları gevşetmeye başlamıştı.

Mayıs ayında Çalışma Bakanlığı, 401k planlarının yöneticilerini kripto para yatırım seçeneklerini dahil etmekten alıkoyan Biden döneminden kalma bir uygulamayı iptal etmişti.

Kripto para birimlerinin ötesinde, Trump’ın başkanlık emri, gelecekteki büyümelerinin büyük bir kısmını sıradan emeklilik tasarruf sahipleri adına para yatırmaya bağlamış olan Blackstone, Apollo ve BlackRock gibi dünyanın en büyük özel sermaye gruplarına yardımcı olacak.

Yönetmelik, Çalışma Bakanlığından emeklilik planı yöneticileri için bir güvenli liman oluşturulmasını değerlendirmesi istenecek. Bu sayede, daha yüksek ücretler alan ve halka açık hisse senetleri kadar kolay değerlenemeyen veya alınıp satılamayan özel yatırımları tasarruf sahiplerine sunan yöneticilerin yasal riskleri en aza indirilecek.

Trump ailesi kripto para düzenlemelerini gevşetiyor

Apollo, BlackRock, Blackstone: Emeklilik fonları için ortaklıklar başladı

Blackstone ve Apollo gibi özel sermaye grupları, 401k emeklilik planlarına erişim elde etmenin yüz milyarlarca dolarlık yeni sektör varlığını çekebileceğini öngörüyor ve büyük varlık yöneticileriyle ortaklıklar kurmaya başladı.

Blackstone, Vanguard ile bir ortaklık anlaşması imzalarken, Apollo ve Partners Group, büyük bir 401k plan sponsoru olan Empower’a yatırım sunacak şirketler arasında yer alıyor. BlackRock, emeklilik tasarruf planlarının üçüncü taraf yöneticisi olan Great Gray Trust ile çalışmaya başladı.

401k pazarının özel sermayeye açılması, sektörün son yıllarda emeklilik fonları ve bağış fonları gibi kurumsal yatırımcılardan yeni fon toplamakta zorluk yaşadığı bir dönemde gerçekleşti. 

Fakat tasarruf planlarını daha az likit özel varlıklara yöneltme çabası, fon varlıklarının değerlemesinde daha az şeffaflığın yanı sıra daha yüksek ücretler ve genel kaldıraç gibi riskler de beraberinde getiriyor.

Amerika

New York eyaleti Kalshi platformuna 36 milyar dolarlık dava açtı

Yayınlanma

ABD’de New York Eyaleti Başsavcısı Letitia James, tahmin pazarı platformu Kalshi’ye lisanssız ve yasa dışı kumar oynattığı gerekçesiyle dava açtı. Eyalet yönetimi, şirketin New York’taki faaliyetlerinin yasaklanmasını, kullanıcılara fonlarının iade edilmesini ve en az 36 milyar dolar ceza ödenmesini talep ediyor.

New York Eyaleti Başsavcısı Letitia James, en büyük tahmin pazarı platformlarından biri olan Kalshi’ye karşı lisanssız yasa dışı şans oyunları düzenlediği suçlamasıyla dava açtı.

Eyalet yetkilileri, servisin eyaletteki faaliyetlerinin yasaklanmasını, kullanıcılara fonlarının geri ödenmesini ve şirketten en az 36 milyar dolar tahsil edilmesini talep ediyor.

New York yetkililerinin değerlendirmesine göre Kalshi, eyalet sakinlerinin eyalet şans oyunları komisyonundan lisans almadan spor, kültür olayları ve seçimler üzerine bahis oynamasına izin verdi.

Dava dilekçesinde ayrıca şirketin yasalarla öngörülen vergileri ödemediği ileri sürülüyor.

Tahmin pazarları (prediction markets), kullanıcıların “evet” veya “hayır” jeton-bahisleri satın alarak spor, siyaset ve daha birçok olayın sonucu üzerine bahis oynadığı platformlar olarak tanımlanıyor.

Bahsin piyasa fiyatı, olasılığa dair kolektif değerlendirmeyi yansıtıyor. Örneğin 0,20 dolar, olayın gerçekleşme şansının yüzde 20 olduğunu gösteriyor.

Kazanan jetonlar her biri için 1 dolar kazandırırken, kaybeden jetonlar sıfırlanıyor. Jetonlar, sonuç gerçekleşene kadar platformların içinde bir borsadaki gibi takas edilebiliyor.

Kalshi ve Polymarket bu alandaki en büyük iki platform konumunda. Kalshi, ABD Emtia Vadeli Ticaret Komisyonu (CFTC) lisansına, New York Menkul Kıymetler Borsasının (NYSE) işletmeci şirketinin desteğine ve televizyon kanalları, medya, spor birlikleri ile büyük kripto borsalarıyla ortaklıklara sahip.

Blokzincir üzerinde çalışan Polymarket ise başlangıçta kripto para ortamından çıktı. Her iki servis de milyarlarca dolarlık değerlemelere ve onlarca milyon dolarlık yatırımlara sahip.

New York yetkilileri davayla eş zamanlı olarak mahkemeden, yargılama sona erene kadar Kalshi’nin eyalet sakinlerine ilgili olay sözleşmelerini sunmasının yasaklanmasını istedi.

Eyalet yönetimi ayrıca, şirketin kullanıcılara fonlarını tamamen tazmin etmesini, bu ürünlerden elde edilen tüm geliri iade etmesini, yasa dışı yollardan elde edilen hasılatın üç katı tutarında ceza ve bu tür sözleşmelerin her bir teklifi için 100 bin dolar ödemesini talep ediyor.

Mahkeme belgelerine göre, talep edilen toplam tazminat miktarı en az 36 milyar doları bulabilir. Nihai miktar, tam finansal hesaplamanın ardından belirlenecek.

New York Eyaleti Valisi Kathy Hochul konuya ilişkin açıklamasında, “Kalshi, tüketicileri koruyan, sorunlu kumarın gelişmesini önleyen, önemli devlet programlarının finansmanını sağlayan ve tüm şirketlerin tek bir kurala göre çalışmasını garanti eden New York’un kumar yasalarını göz ardı etmeyi seçti” dedi.

CoinDesk’in hesaplamalarına göre, son Dünya Kupası sırasında Kalshi, Polymarket ve onların daha küçük ölçekli rakipleri 50 milyar dolardan fazla bahis işledi.

Bu miktar, tüm Amerikalı bahis şirketlerinin toplamından katbekat fazla bir büyüklüğe karşılık geliyor.

New York eyaletinin davası, düzenleyici kurum CFTC’nin mahkeme yoluyla ayrı eyaletlerin yetkililerinin CFTC onaylı tahmin pazarı platformlarına karşı tedbir uygulamasının yasaklanmasını talep etmesinin ertesi günü açıldı.

Daha önce ABD’nin diğer eyaletlerinin yetkilileri de Kalshi ve Polymarket ile mahkemelik olmuştu.

Tahmin pazarlarındaki kripto para bahisleri son iki yılda büyük popülerlik kazandı. Ancak ülkeler birbiri ardına tahmin pazarlarını yasa dışı kumar kapsamına alıyor.

Bu tür bahislerin yasa dışı olduğunu belirten ve Polymarket’i engelleyen son ülkelerden biri Çekya oldu.

Daha önce benzer tedbirler Almanya, Belçika, Romanya, İsviçre, Polonya, Yunanistan, Kıbrıs, Portekiz, İspanya ve Ukrayna tarafından alındı.

Hollanda, Fransa ve Birleşik Krallık da platformun faaliyetlerinin kumar mevzuatına girebileceğini bildirdi.

Okumaya Devam Et

Amerika

Cumhuriyetçi senatörler Trump’ın Adalet Bakanı adayı Blanche’a karşı

Yayınlanma

ABD’de Cumhuriyetçi Senatörler John Cornyn ve Thom Tillis, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulması planlanan fonun iptal edildiğine dair yazılı garanti verilene kadar Todd Blanche’ın adalet bakanlığı adaylığını desteklemeyeceklerini bildirdi. İki senatörün muhalefeti üzerine Senato Yargı Komisyonundaki oylama iptal edilirken ABD Başkanı Donald Trump adaylığı geri çekebileceğini açıkladı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın bir sonraki adalet bakanı olarak belirlediği ve halen bakan vekili olarak görev yapan Todd Blanche’ın adaylığı, Senato Yargı Komisyonundaki iki Cumhuriyetçi üyenin muhalefeti nedeniyle belirsizliğe girdi.

Teksas Senatörü John Cornyn ve Kuzey Karolina Senatörü Thom Tillis, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulması önerilen “hukukun araçsallaştırılmasına karşı mücadele” fonunun tamamen kaldırıldığına dair yazılı bir garanti talep ediyor.

Senato Yargı Komisyonunda yer alan Cornyn veya Tillis’ten gelecek tek bir “hayır” oyu, Blanche’ın adaylık sürecini engelleme gücüne sahip bulunuyor. Komisyon, iki senatörün karşı duruşu nedeniyle perşembe sabahı yapılması planlanan oylamayı iptal etti.

İki senatörün Trump ile görüş ayrılığı yaşadığı tek konu Blanche’ın adaylığı değil. Kongre’den ayrılmaya hazırlanan ve Trump yönetimiyle sorun yaşayan diğer bazı Cumhuriyetçi milletvekilleri de başkanın çeşitli pozisyonlarına karşı tavır alıyor.

“YOLO” grubu ve Kongre’deki dengeler

Kongre çevrelerinde şakayla karışık “YOLO” grubu olarak adlandırılan bu yapı, ocak ayında görev süreleri dolacak olan ve artık Trump’a siyasi bir bağımlılığı kalmadığı belirtilen Cumhuriyetçilerden oluşuyor.

İngilizce “sadece bir kez yaşarsın” (you only live once) ifadesinin kısaltması olan “YOLO”, gelecekteki sonuçları önemsemeden hareket eden tavırları tanımlamak için kullanılıyor.

Bu gruptaki isimlerin bir kısmı emekli olmayı tercih ederken, bir kısmı ise Cumhuriyetçi Parti içindeki ön seçimlerde Trump’ın desteklediği adaylara karşı kaybetti.

Senatoda bu grupta yer alan isimler arasında, bu yılki ön seçimleri kaybeden Teksas Senatörü Cornyn ve Louisiana Senatörü Bill Cassidy ile Trump’ın “Tek Büyük, Güzel Yasa” tasarısı nedeniyle başkanla ters düşerek geçen yıl emekli olacağını açıklayan Kuzey Karolina Senatörü Tillis bulunuyor. Her üç isim de önemli konularda başkanla görüş ayrılığı yaşadı.

Temsilciler Meclisinde ise Trump’ın müttefiki bir adaya ön seçimi kaybeden Kentakki Temsilcisi Thomas Massie ile yıl sonunda emekliye ayrılacak olan Nebraska Temsilcisi Don Bacon bu grupta yer alıyor.

Trump adaylığı geri çekebileceğini belirtti

YOLO grubunun farklı üyeleri başka konularda Trump’a karşı gelse de Blanche’ın adaylığının onaylanmasında kilit rolü Cornyn ve Tillis elinde tutuyor.

Senato Yargı Komisyonu Başkanı Chuck Grassley’nin, Blanche’ın Adalet Bakanlığına kalıcı olarak atanmasını değerlendirmek üzere yapılması planlanan toplantıyı iptal etmesinin ardından Trump, perşembe günü yaptığı açıklamada adaylığı geri çekmeyi değerlendireceğini söyledi.

Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda Cornyn ve Tillis’in Blanche’ın adaylığı konusunda net bir tutum sergilemekten kaçındığını vurguladı.

Trump paylaşımında, “Todd Blanche bir YILDIZ ve herkes bunu biliyor! Tüm zamanların en büyük adalet bakanlarından biri olma potansiyeline sahip” ifadelerini kullandı.

Açıklamasına devam eden Trump, “Ancak Teksaslı John Cornyn ve Kuzey Karolina’dan Thom Tillis -ki her ikisini de desteklemeyi reddettim ve siyasi kariyerleri benim bu hareketimle sona erdi- her durumda bakan vekili olarak kalacak olan bu harika adaya oy vermeyi reddediyorlar” diye yazdı.

1,8 milyar dolarlık fon tartışması

İki senatörün muhalefetinin merkezinde, Adalet Bakanlığının “taraflı tutumunun” mağduru olduğunu iddia eden kişilere ödeme yapması öngörülen 1,8 milyar dolarlık “adaletin araçsallaştırılmasına karşı mücadele” fonu yer alıyor.

Kongre’deki her iki partiden eleştirmenler, bu fonun 6 Ocak 2021’deki Kongre baskınına katılanlar da dahil olmak üzere Trump’ın müttefiklerine para aktarma aracı olacağını belirterek fona karşı çıkıyor.

Trump, Adalet Bakanlığı ve ABD İç Gelir Servisi (IRS) arasındaki bir uzlaşmanın parçası olarak gündeme gelen fon hakkında Blanche, konunun artık “hükümsüz” olduğunu ve fonun gündemden kalktığını savundu. Ancak Cornyn, bu ayın başlarında Yargı Komisyonundaki onay oturumunda Blanche’ın bu iddiasına şüpheyle yaklaştı.

Cornyn, 15 Temmuz’da oturum salonunun dışında gazetecilere yaptığı açıklamada, “Uzlaşma anlaşması tarafların yazılı izni olmadan değiştirilemez. Tarafların böyle bir yazılı izni yok ve kendisi de bunun bir sözleşme unsuru olarak yürürlüğe konulabileceğini kabul etti” dedi.

Teksas senatörü sözlerini şöyle sürdürdü: “Düzeltmeye çalıştığım kayıtlara geçmesi açısından bunun gerçekten önemli olduğunu düşünüyorum. Sorularıma dürüstçe yanıt verdi ancak bu yanıtlar inevitably konunun kapandığı sonucuna varılmasını sağlamıyor. İleride tekrar gündeme getirilebilir.”

Cornyn, bu yılın başlarında Teksas’taki Cumhuriyetçi ön seçiminde Trump’ın desteklediği Teksas Başsavcısı Ken Paxton’a kaybettikten sonra Beyaz Saray’a yönelik eleştirilerini daha yüksek sesle dile getirmeye başladı.

Komisyondaki diğer Cumhuriyetçi senatör Tillis ise Blanche’ın adaylığına karşı çıkmasının Trump ile yaşadığı anlaşmazlıklardan kaynaklandığı yönündeki iddiaları reddetti.

The Independent gazetesinin haberine göre Kuzey Karolina senatörü perşembe günü gazetecilere yaptığı açıklamada, “Gerçek şu ki, başkandan hiçbir zaman destek talep etmedim, buna rağmen bana destek verdi. Başkan bu tür bir aracı kullandığı anda karşısında Tillis’in yanıtını bulurdu ama bunu hiçbir zaman yapmadı” diye konuştu.

Her iki senatör de fonun resmi ve kalıcı olarak iptal edildiğine dair güvence almadıkları sürece Blanche’ın komisyondan geçmesi yönünde oy kullanmayacaklarını bildirdi.

Blanche komisyondan geçse dahi göreve atanabilmek için Senato genel kurulunda basit çoğunluğun desteğine ihtiyaç duyacak.

Adalet Bakanlığına yönelik eleştiriler sürüyor

Senatör Cassidy, perşembe günü CBS News’ten Nikole Killion’a yaptığı açıklamada, Adalet Bakanlığının mevcut tutumundan “büyük endişe duyduğunu” belirtti. Cassidy, eski Beyaz Saray çalışanı ve 6 Ocak olaylarının kilit tanıklarından Cassidy Hutchinson hakkında soruşturma yürütmek üzere bir büyük jüri oluşturulduğuna dikkati çekti.

Cassidy, “Her Amerikalı Adalet Bakanlığının bir silah gibi kullanılmasından korkmamalı mı? Buna tatmin edici yanıtlar verilemiyorsa, o zaman muhtemelen başka birinin bu göreve gelmesi gerekir” dedi. Cassidy, Blanche’ın “iyi yanıtlar verebilmesi, Tillis ve Cornyn’e bu taahhüdü sunabilmesi ve Hutchinson’a bu süreçlerin neden yürütüldüğünü açıklayabilmesi durumunda yola devam edilebileceğini” ekledi.

Mayıs ayında yapılan ön seçimlerde Trump’ın desteklediği Temsilciler Meclisi Üyesi Julia Letlow’a kaybeden Cassidy, yenilgisinden bu yana geçen aylarda Trump yönetimini ve karşı çıktığı bazı Cumhuriyetçi politikaları açıkça eleştiriyor.

Louisiana senatörü, Blanche’ın adaylığına destek verip vermeyeceği konusunda renk vermeyerek perşembe günü gazetecilere “halen bilgi toplama aşamasında olduğunu” söyledi.

Diğer bazı Cumhuriyetçi senatörler de bu hafta yaptıkları değerlendirmelerde, tartışmanın ön planında Cornyn ve Tillis yer alsa da kendilerinin de adaylık ve fon konusunda endişeleri bulunduğunu bildirdi.

Cornyn ve Tillis perşembe günü Blanche ile bir görüşme gerçekleştirdi, bu nedenle taraflar arasında bir uzlaşma sağlanabileceği belirtiliyor.

Ancak Trump’ın adaylığı geri çekme düşüncesini hayata geçirmesi ihtimaline değinen Cornyn, ön seçimi kazanan Paxton’ın kasım ayındaki genel seçimi kazanmasının kesin olmadığını hatırlattı. Teksas Başsavcısı Paxton, seçilmesi halinde Trump yönetiminin yasama önceliklerine güçlü destek vereceğini taahhüt etmişti.

Buna karşın Paxton, kasım ayındaki seçimlerde Demokrat Eyalet Temsilcisi James Talarico karşısında zorlu bir yarışla karşı karşıya bulunuyor. Cook Political Report, Cornyn’in mayıs ayındaki ikinci tur yenilgisinin ardından bu yarışa ilişkin değerlendirmesini “Muhtemel Cumhuriyetçi” seviyesinden “Cumhuriyetçilere Kayıyor” seviyesine revize etti. Son anketlerde Demokrat adayın farkı açtığı görülüyor.

Cornyn perşembe günü yaptığı açıklamada, “Yani bizi istediği noktada getirdiğini düşünebilir. Ancak gerçek şu ki, Senatör Tillis ve benim yerimizi kimin alacağına dair bir garanti yok. Gelecek yıl elindeki kozlar şu ankinden daha zayıf olabilir. Bu talihsiz bir durum çünkü biz bu kavgayı büyütmemeye çalıştık” ifadelerini kullandı.

Kendi koltuğu “Demokratlara kayıyor” kategorisinde değerlendirilen Tillis de benzer bir uyarıda bulunarak sürecin ters tepebileceğini söyledi.

Tillis, fonun artık yürürlükte olmadığına dair beklentilerin karşılanması durumunda kendisini onaylamaya hazır bir grupla çalışmak yerine, Trump’ın bir sonraki Kongre’deki sandık sayılarını hesaba katması gerektiğini vurguladı.

Okumaya Devam Et

Amerika

Minnesota’da 30’dan fazla su tesisine siber saldırı

Yayınlanma

ABD’deki siber güvenlik yetkilileri, Minnesota eyaletinde 30’dan fazla belediye su tesisini hedef alan koordine siber saldırıları araştırıyor. İncelemelerde olası İranlı bilgisayar korsanlarına ait ayrıntılara ulaşıldığı bildirildi. Eyalet ve federal kurumlar, kamu hizmetlerinin aksamaması ve sistemlerin emniyete alınması için ortak çalışma yürütüyor.

ABD’deki siber güvenlik yetkilileri, Minnesota eyaletinde 30’dan fazla belediye su tesisini hedef alan koordine siber saldırıları inceliyor. Soruşturmada olası İranlı bilgisayar korsanlarına ait ayrıntıların yer aldığı belirtildi.

Minnesota Bilişim Teknolojileri (MNIT) kurumu Salı günü saldırılara ilişkin bir uyarı yayımladı.

Kurum; ABD Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Ajansı (CISA), ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) ve Federal Soruşturma Bürosu (FBI) dahil olmak üzere federal kurumlarla koordineli bir inceleme yürüttüklerini duyurdu.

Uyarda yer alan bilgilere göre yetkililer, devam eden soruşturma nedeniyle “faaliyeti henüz belirli bir aktöre bağlamadıklarını” veya saldırıların tek bir aktöre atfedilemeyeceğini kaydetti.

Araştırmacılar, Minnesota genelindeki vakalar arasında saldırı zamanlamaları ve “kullanılan teknoloji türleri” de dahil olmak üzere benzerlikler tespit etmeyi başardı.

MNIT, Minnesota Sağlık Bakanlığının yerel su sistemleri üzerindeki etkileri araştırdığını ekledi. Kurum, şehirlerden “içme suyu kullanımlarını değiştirme” yönünde gelen “herhangi bir aktif talep” bulunmadığını bildirdi.

Pazar ve Pazartesi günleri gerçekleşen saldırılarda, operatörlerin kullandığı bilgisayar ekranları olan “programlanabilir mantıksal denetleyiciler” (PLC) ile “insan-makine arayüzleri” (HMI) hedef alındı.

Minnesota Bilgi Güvenliği Başkanı John Israel, eyaletin bilgileri federal kurumlara ilettiğini ve bu kurumların “bu faaliyeti daha geniş bir ulusal bağlamda değerlendirdiğini” söyledi.

CISA, FBI ve diğer federal kurumlar tarafından 22 Temmuz’da yayımlanan ortak bir uyarıda, İranlı bilgisayar korsanlarının su sistemlerini ve diğer PLC’leri hedef aldığı konusunda uyarıda bulunulmuştu.

Açıklamada ayrıca operasyonel teknoloji (OT) sahipleri ve operatörlerinin “doğrudan internet erişimini sınırlandırmalarının ve güvenli PLC kurulumunu sağlamalarının” önemi vurgulanmıştı.

FBI Siber Bölümü Direktör Yardımcısı Brett Leatherman söz konusu uyarıda, İranlı aktörlerin “ABD’nin kritik altyapısını hedef almaya” ve “Amerikalıların bağımlı olduğu temel hizmetleri aksatmaya devam ettiğini” ifade etmişti.

Bu durum, İran savaşı sırasında ABD’nin ülkedeki kritik altyapıyı hedef alan saldırılarını takip ediyor. ABD ordusu İran’daki bir liman tesisine, enerji altyapısına ve köprülere saldırılar düzenlemişti.

MNIT; su ve atıksu sistemlerine, internetten erişilebilen operasyonel teknolojileri tespit etmeleri ve tesislerdeki uzaktan erişim imkanlarını kontrol etmek gibi adımları derhal atarak sistem güvenliğini sağlamaları tavsiyesinde bulundu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English