Amerika
ABD Kongresi, beklenen kripto yasasını kabul etti

ABD Temsilciler Meclisi, kripto para birimleri düzenlemelerine yönelik ilk büyük çaplı yasal reformu ezici çoğunlukla kabul etti.
Böylece, “stabilcoinler” için yeni kurallar getirecek bir yasa tasarısı başkanın masasına gönderildi ve kripto şirketleri tarihi bir lobi zaferi elde etti.
Temsilciler Meclisi üyeleri, Senatodan geçen GENIUS Yasasını 308’e karşı 122 oyla kabul etti. Azınlık Lideri Hakeem Jeffries de dahil olmak üzere 100’den fazla Demokrat, dijital varlıkları ana akım finansal ürünler olarak meşrulaştırmaya yardımcı olacak bir önlemi onaylamak için Cumhuriyetçilere katıldı.
Yasa, ABD doları gibi varlıklara sabitlenmiş stabilcoinleri ve tokenleri düzenleyacek ve bankaların kendi dijital varlıklarını piyasaya sürmelerinin önünü açacak.
Temsilciler Meclisi ayrıca 294’e karşı 134 oyla, şimdi Senatoya gidecek olan ikinci ve çok daha kapsamlı bir kripto piyasası yapısı tasarısını kabul etti.
78 Demokrat, Cumhuriyetçilerle birlikte CLARITY Yasası olarak bilinen yasayı ilerletmek için oy kullandı. Bu, beklentileri aşan ve geçen yıl Temsilciler Meclisi’nde benzer bir yasa tasarısının aldığı oy sayısını geçen, iki partinin desteğini gösteren bir zafer oldu.
Bu yasa da, bir varlığın menkul kıymet olarak kabul edilip edilmeyeceğini belirlemek için Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonunu görevlendiriyor.
Bankalar dijital varlıklara hazırlanıyor
ABD bankaları, dijital varlık alanına girme konusundaki ilgilerini açıkça dile getiriyorlar.
JPMorgan CEO’su Jamie Dimon, bu hafta yaptığı açıklamada, bankasının “hem JPMorgan mevduat coin’lerine hem de stabilcoin’lere dahil olacağını” söyledi.
Citi CEO’su Jane Fraser ise salı günü yaptığı açıklamada, Wall Street bankasının GENIUS Yasasına “hevesli” olduğunu belirtti.
Fraser, “Yönetimin bankaların dijital varlık alanına daha kolay girmesine izin verme isteğini gerçekten memnuniyetle karşılıyoruz. Şimdiye kadar, eşit şartlarda rekabet etmek bizim için zordu,” dedi.
Bank of America CEO’su Brian Moynihan da bankanın stabilcoin ödemeleri sunma isteğinden bahsetti fakat dijital tokenlere ne kadar talep olacağı konusunda belirsizliğin devam ettiğini belirtti.
Dijital varlıklarda Cumhuriyetçi-Demokrat işbirliği
Jeffries, dijital varlıklar için daha büyük, sektöre dost bir düzenleyici çerçeve oluşturacak olan piyasa yapısı önerisine karşı oy kullandı, fakat bu öneri, eski Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi ve Demokrat Parti Grup Başkanı Pete Aguilar dahil olmak üzere diğer birçok önde gelen Demokratın desteğini aldı.
Sektörün desteklediği kripto yasa tasarılarına Demokratların yoğun desteği, Temsilciler Meclisi Finansal Hizmetler Komitesinin en üst düzey Demokrat üyesi olan Kaliforniya Temsilcisi Maxine Waters’ın, yasa tasarısının finansal istikrara risk oluşturduğunu ve Başkan Donald Trump’ın yolsuzluk yapmasına olanak sağlayacağını söylemesine rağmen geldi.
Waters ve diğer Demokratlar, Trump ailesinin kripto sektöründeki iş bağlantılarına işaret ederek, yasa tasarılarına başkanlık etiği hükümlerinin eklenmesini istedi.
ABD dijital varlık yasalarına hazırlanırken Bitcoin 120 bin doları aştı
Trump ve oğulları, geçen yıl kurdukları ve stabilcoin ihraç eden ve şu anda başkanın imzasına bekleyen GENIUS tasarısından yararlanabilecek bir şirket de dahil olmak üzere, çeşitli kripto girişimlerinde hisseleri bulunuyor.
Ne var ki partinin giderek büyüyen bir kesimi, dijital varlık sektörünün Washington gündemini destekleyen Cumhuriyetçilere katıldı. Bu, kripto şirketlerinin siyasi bir güç olarak yükselişinin bir işareti.
Kripto sektöründeki şirketler, nüfuz kazanmak için yüz milyonlarca dolar harcadı ve süper PAC’lerin devasa paraları, sektörün hedeflerinin önünde duran Kongre üyelerini hedef almaya hazırlanıyor.
Temsilciler Meclisi ayrıca, merkez bankası dijital para birimini yasaklayacak üçüncü ve daha partizan bir önlemi de kabul etti.
Oylama, sektör dostu kripto kuralları için yıllardır çaba gösteren Cumhuriyetçiler için büyük bir zafer oldu. Bu çabaların öncüsü olan Finansal Hizmetler Komitesi Başkanı French Hill de oylamada evet oyu verdi.
Emeklilik sisteminin kapıları sermayeye ardına kadar açılıyor
Bunun yanı sıra Trump yönetimi, Amerikalıların tasarruflarının yönetilme biçiminde radikal bir değişime yol açacak bir hamle ile 9 trilyon dolarlık ABD emeklilik piyasasını kripto para yatırımlarına, altına ve özel sermayeye açmaya hazırlanıyor.
Başkanın planları hakkında bilgi sahibi olan üç kişinin Financial Times’a (FT) verdiği bilgilere göre, Trump’ın bu hafta içinde 401k planlarını geleneksel hisse senetleri ve tahvillerin ötesinde alternatif yatırımlara açacak bir başkanlık kararnamesi imzalaması bekleniyor.
Bu yatırımlar, dijital varlıklardan metallere ve şirket devralmaları, özel krediler ve altyapı anlaşmalarına odaklanan fonlara kadar geniş bir varlık sınıfı yelpazesini kapsayacak.
Bu kişiler, başkanlık kararnamesinin Washington’daki düzenleyici kurumlara, bu tür alternatif yatırımların 401k tasarruf sahipleri tarafından kullanılan profesyonelce yönetilen fonlara dahil edilebilmesi için kalan engelleri araştırma talimatı vereceğini söyledi.
Beyaz Saray, FT’ye yaptığı açıklamada, “Başkan Trump, sıradan Amerikalıların refahını yeniden tesis etmeye ve ekonomik geleceklerini korumaya kararlıdır. Fakat Başkan Trump’ın kendisinden gelmedikçe hiçbir karar resmi olarak kabul edilmemelidir,” dedi.
ABD’de, 401k planları çalışan Amerikalıların emeklilik için tasarruf etmelerinin en popüler yollarından biri ve maaşlarının bir kısmını halka açık menkul kıymetlere vergiden muaf olarak yatırmalarına olanak tanır.
Fakat bu tür yatırımların neredeyse tamamı halka açık hisse senedi ve tahvil yatırım fonlarında yer alıyor.
Başkanlık emri, Trump yönetiminin büyük dijital varlık ticareti gruplarına karşı önemli yaptırımları kaldırmasının ardından, kripto yatırımlarını ana akım haline getirme çabalarını hızlandıracak.
Özel sermaye grupları emeklilerin tasarrufları için lobi yapıyordu
Trump yönetimi, emeklilik hesaplarında kripto para kullanımına ilişkin kuralları gevşetmeye başlamıştı.
Mayıs ayında Çalışma Bakanlığı, 401k planlarının yöneticilerini kripto para yatırım seçeneklerini dahil etmekten alıkoyan Biden döneminden kalma bir uygulamayı iptal etmişti.
Kripto para birimlerinin ötesinde, Trump’ın başkanlık emri, gelecekteki büyümelerinin büyük bir kısmını sıradan emeklilik tasarruf sahipleri adına para yatırmaya bağlamış olan Blackstone, Apollo ve BlackRock gibi dünyanın en büyük özel sermaye gruplarına yardımcı olacak.
Yönetmelik, Çalışma Bakanlığından emeklilik planı yöneticileri için bir güvenli liman oluşturulmasını değerlendirmesi istenecek. Bu sayede, daha yüksek ücretler alan ve halka açık hisse senetleri kadar kolay değerlenemeyen veya alınıp satılamayan özel yatırımları tasarruf sahiplerine sunan yöneticilerin yasal riskleri en aza indirilecek.
Apollo, BlackRock, Blackstone: Emeklilik fonları için ortaklıklar başladı
Blackstone ve Apollo gibi özel sermaye grupları, 401k emeklilik planlarına erişim elde etmenin yüz milyarlarca dolarlık yeni sektör varlığını çekebileceğini öngörüyor ve büyük varlık yöneticileriyle ortaklıklar kurmaya başladı.
Blackstone, Vanguard ile bir ortaklık anlaşması imzalarken, Apollo ve Partners Group, büyük bir 401k plan sponsoru olan Empower’a yatırım sunacak şirketler arasında yer alıyor. BlackRock, emeklilik tasarruf planlarının üçüncü taraf yöneticisi olan Great Gray Trust ile çalışmaya başladı.
401k pazarının özel sermayeye açılması, sektörün son yıllarda emeklilik fonları ve bağış fonları gibi kurumsal yatırımcılardan yeni fon toplamakta zorluk yaşadığı bir dönemde gerçekleşti.
Fakat tasarruf planlarını daha az likit özel varlıklara yöneltme çabası, fon varlıklarının değerlemesinde daha az şeffaflığın yanı sıra daha yüksek ücretler ve genel kaldıraç gibi riskler de beraberinde getiriyor.
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa4 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa3 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Dünya Basını2 hafta önce“Yapay zeka devasa bir aldatmaca”
Avrupa4 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya1 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya3 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek












