Amerika
ABD, nükleer başlıklardaki plütonyumu özel şirketlere açıyor

Trump yönetimi, sökülmüş nükleer savaş başlıklarından elde edilen Soğuk Savaş dönemi plütonyumunu, bu tehlikeli maddeyi nükleer santraller için yakıta dönüştürmek isteyen şirketlere sağlama planını uygulamaya koyuyor.
Bu plan, nükleer silahların yayılmasını önleme uzmanları arasında tartışma ve bir miktar tedirginlik yarattı.
Plan kesinleşirse, bu, ABD hükümetinin silah sınıfı plütonyumu özel şirketlerin kullanımına ilk kez açması anlamına gelecek.
Enerji Bakanlığı’nın nükleer silah programlarından arta kalan 50 tondan fazla plütonyum stoğu bulunuyor ve kurum daha önce bu maddenin büyük bir kısmını seyreltip gömmek üzere planlar yapmıştı.
Bu plütonyumu elde etmeye çalışan bazı nükleer startup’lar, atığı yakıta dönüştürmenin bertaraf etmenin daha iyi bir yolu olduğunu söylüyor.
Salı günü Enerji Bakanlığı, fazla plütonyum alabilme ihtimaliyle “ileri müzakerelere” girecek beş şirket seçtiğini açıkladı.
Bunlar arasında, Avrupa’nın gelişmiş nükleer reaktör geliştiricisi Newcleo ile ortaklık kurmayı planlayan Kaliforniya merkezli nükleer enerji şirketi Oklo da bulunuyor.
Enerji Bakanlığı, Oklo’nun yanı sıra, geçen yıl kurulan Fazla Plütonyum Kullanım Programı kapsamında malzemeyi almak üzere ileri düzey müzakerelere girmek üzere Standard Nuclear, Exodys Energy, SHINE Technologies ve Flibe Energy adlı dört şirketi daha seçtiğini açıkladı.
Oklo ve Newcleo, plütonyumu yakıt olarak kullanmanın yaklaşan bir sorunu çözebileceğini söyledi.
Enerji şirketleri yeni bir nükleer reaktör dalgası inşa etmek istiyor fakat ABD henüz santrallere tedarik edecek kadar uranyumdan geleneksel yakıt üretemiyor. Eski plütonyum stoklarını kullanmak kısa vadeli bir çözüm sağlayabilir.
Oklo’nun CEO’su Jacob DeWitte, “Yakıt eksikliği, şu anda nükleer enerjinin yaygınlaştırılmasındaki en büyük engellerden biri. Bu, daha fazla nükleer enerjiyi daha hızlı devreye sokmamıza yardımcı olacak,” dedi.
Oklo, plütonyumla çalışacak yeni bir tür küçük reaktör geliştiriyor.
Plan, bazı Demokratlar ve nükleer silahların yayılmasını önleme uzmanları tarafından eleştirildi.
Bu kişiler, plütonyumun nükleer silah yapımında kullanılabileceğine dikkat çekerek, son derece sıkı güvenlik önlemleri alınması gerektiğini savunuyorlar.
Eleştirenler ayrıca, ABD ve diğer hükümetlerin plütonyumu reaktör yakıtına dönüştürmeye yönelik geçmişteki çabalarının teknik zorluklarla ve maliyetlerin hızla artmasıyla karşılaştığını belirtiyorlar.
Örneğin Nükleer Tehdit Girişimi’nin başkan yardımcısı Scott Roecker, “Ülkeler bunu daha önce denedi ve şu sonuca vardılar: o plütonyumu yakıt olarak kullanmak ne kadar güzel olsa da, aslında sadece bir yük ve onu kalıcı olarak bertaraf etmemiz gerekiyor,” dedi.
Plan henüz kesinleşmedi ve şirketlerin plütonyumun nasıl temin edileceği ve nakledileceği konusunda federal hükümetle müzakere etmeleri gerekecek.
Nükleer enerji baş yardımcısı Michael Goff yaptığı açıklamada, programın “Şirketlerin bir sonraki aşamadaki özel finansmanı açığa çıkararak yurtiçi nükleer yakıt tedarikini genişletmesine, Amerikan geri dönüşüm teknolojilerinde yeniliği teşvik etmesine ve ülkenin nükleer rönesansını beslemek için özel sektör finansmanını açığa çıkarmasına yardımcı olması bekleniyor,” dedi.
Oklo, programa katıldığını duyurduktan sonra salı günü hisse senedi fiyatı yüzde 4’ün üzerinde artış gösterdi.
Enerji Bakanlığı, elindeki büyük miktardaki plütonyumla ne yapılacağı konusunda yıllardır tartışıyor.
Plütonyum genellikle doğada bulunmaz; nükleer reaktörlere güç sağlayan nükleer fisyon sürecinin bir yan ürünüdür.
20. yüzyılda ABD, nükleer silahların temel bileşeni olarak yaklaşık 100 ton plütonyum üretmiş ve stoklamıştı.
Fakat Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bu yana, ABD ordusu binlerce nükleer savaş başlığını imha etti ve ülke çapında sıkı güvenlik önlemleri altında tutulan federal tesislerde fazla plütonyum stokları bıraktı.
Silahlarda kullanılan izotop olan plütonyum-239, solunduğunda son derece zehirli ve yarı ömrü 24.000 yıl.
2000’li yıllarda ABD hükümeti, Güney Carolina’daki Savannah River’da, fazla plütonyumu alıp uranyumla karıştırarak, genellikle sadece uranyumla çalışan nükleer santrallerde kullanılabilecek bir karışık oksit yakıt (MOX) üretecek bir tesis kurmayı amaçlamıştı.
Fakat proje gecikmeler ve maliyet aşımlarıyla boğuşuyordu ve 2018’de ilk Trump yönetimi, beklenen maliyeti 50 milyar doların üzerine çıkan programı iptal etti.
Aynı yıl Enerji Bakanlığı, bunun yerine 34 metrik ton fazla plütonyumu alıp, silah yapımında kullanılamayacak şekilde seyreltip New Mexico’da gömmek için bir plan açıkladı. Bunun maliyetinin 20 milyar dolar olacağı tahmin ediliyordu.
Fakat bu planlar geçen mayıs ayında, Başkan Trump’ın ABD’deki nükleer santral inşaatlarını hızlandırmayı amaçlayan yürütme emirleri yayınlamasıyla yeniden değişti.
Emirlerden birinde Trump, Enerji Bakanlığına federal mülkiyete ait tüm plütonyumu tespit etmesini ve bunu yakıta dönüştürme olasılığını bir kez daha araştırmasını söyledi.
Plütonyumla çalışmak, nükleer yakıt yapımında en yaygın olarak kullanılan element olan uranyumla çalışmaktan daha zor olabilir ve genellikle özel taşıma ve havalandırma sistemleri gerektirir.
Plütonyum bomba yapımında kullanılabileceğinden, yüksek düzeyde güvenlik önlemleri de gerektirir.
Hükümetin elindeki plütonyumun bir kısmı, henüz imha edilmemiş silahların içinde de bulunabilir. Bu durumda, teslim edilmeden önce işlenmesi ve gizlilik derecesinin kaldırılması gerekecek.
Bazı Demokratlar, Enerji Bakanlığı’nın geçen yıl ilk olarak duyurduğu plütonyumu özel sektöre devretme planına karşı çıktı.
Massachusetts Senatörü Edward Markey ile Virginia Temsilcisi Don Beyer ve Kaliforniya Temsilcisi John Garamendi, kuruma eylül ayında yazdıkları mektupta, “Bu plan, ciddi silah yayılma endişelerini gündeme getiriyor, ekonomik açıdan pek mantıklı değil ve ülkenin savunma duruşunu olumsuz etkileyebilir,” dedi.
Şirketler, lojistik zorluklarla başa çıkmaya hazır olduklarını söylüyor.
Bir röportajda, Newcleo’nun CEO’su Stefano Buono, şirketinin iptal edilen MOX projesinin bulunduğu yerin yakınındaki Güney Carolina eyaletindeki Savannah River’da bir yakıt üretim tesisi kurmayı planladığını söyledi.
Buono, Newcleo’nun önceki girişimlerin başarısız olduğu yerde başarılı olabileceğini belirtti:
“Bu en son denendiğinde, özel bir şirket olarak işletilmiyordu ve yakıt için neredeyse hiç müşteri yoktu. Bunu çok rekabetçi bir maliyetle yapabileceğimizi düşünüyoruz.”
CEO tesisin, MOX yakıtlarından metalik plütonyum yakıtlarına kadar geniş bir yelpazede nükleer yakıt üretebileceğini belirtti:
“Bunu iktisadi olarak yapabilirsek, nükleer atıkların azaltılmasına da katkıda bulunabiliriz. Bu, en sürdürülebilir seçenek.”
Trump yönetimi, 2050 yılına kadar ABD nükleer filosunun büyüklüğünü dört katına çıkarma hedefi belirledi ve birçok şirket, eski reaktörlere kıyasla daha küçük ve finansmanı daha kolay olacak şekilde tasarlanmış yeni nesil gelişmiş reaktörler geliştiriyor.
Amerika
ABD Kongresi’nde Tibet hazırlığı

ABD Kongresi, sürgündeki Tibet hükümetinin daha fazla uluslararası kuruluşa dahil edilmesi için tasarı hazırlıyor.
Semafor’da yer alan habere göre, Oregon’un Demokrat Senatörü Jeff Merkley ile Idaho’nun Cumhuriyetçi Senatörü James Risch tarafından bir tasarı hazırlandı.
Tasarı, Trump yönetimini, Tibet’in sürgündeki hükümeti olan Merkezi Tibet Yönetimi’nin Birleşmiş Milletler’de gözlemci statüsü alması ve diğer uluslararası kuruluşlara dahil edilmesine yönlendirecek.
Yasa tasarısı, Tibet ile Çin arasındaki anlaşmazlığın çözülmesini talep ederek bunu “ABD için stratejik öneme sahip bir mesele” olarak nitelendiriyor.
Ayrıca tasarı, ABD hükümetine, müttefiklerini “Merkezi Tibet Yönetimi ile üst düzeyde ilişki kurmaya ve onu desteklemeye” teşvik etme talimatı veriyor.
Tasarının sahiplerinden Merkley şöyle konuştu:
“Tibet halkının insan hakları ve temel haysiyeti göz ardı edilemez. İki partinin ortak hazırladığı tasarı, ABD’nin bu temel özgürlükler ve geleceğe dair umutlar uğruna verdiği mücadelede Tibet’in yanında olacağına dair net bir mesaj veriyor.”
Risch ise tasarıya ilişkin olarak, “Çin’in otoriter yönetimine karşı direnişte kilit ortaklar olan Tibet halkını destekliyor ve Birleşmiş Milletler’de Çin’in zararlı etkisine karşı koyuyor,” dedi.
Senato tasarısına ayrıca Senatör Tim Kaine (Demokrat, Virginia), Senatör Todd Young (Cumhuriyetçi, Indiana), Senatör Jacky Rosen (Demokrat, Nevada) ve Senatör Rick Scott (Cumhuriyetçi, Florida) da ortak sponsor olarak imza attı.
Benzer bir yasa tasarısı, Temsilciler Meclisi’nde Temsilci Jim McGovern (Demokrat, Massachusetts) ve Temsilci Michael McCaul (Cumhuriyetçi, Teksas) tarafından sunuldu.
Yasa tasarısının akıbeti belirsiz olmakla birlikte, tasarının sunulması, Xi Jinping’in önümüzdeki ay Washington’a yapması beklenen ziyareti öncesinde Çin hükümetiyle gerginlikleri tırmandırabilir.
Amerika
Tupac Shakur cinayetinde 30 yıl sonra yeni gelişmeler

Polis, neredeyse otuz yıl boyunca ünlü rapçi Tupac Shakur’un cinayetini çözemediğini söylemişti ama bir çete liderinin yeni açıklamaları gidişatı değiştirdi.
Eski bir çete lideri olan Duane “Keffe D” Davis konuşmaya başladı; röportajlarda ve anı kitabında arabadan ateş açılması olayını anlattı.
Washington Post’un aktardığına göre Davis, kamuoyunun ilgisini çeken bu çok ses getiren davada yargılanacak. Jüri seçimi, Shakur’un 7 Eylül 1996’da vurulduğu kavşaktan çok uzak olmayan Las Vegas’ta pazartesi günü başlayacak. Duruşmanın birkaç hafta sürmesi bekleniyor.
Davis, cinayet suçlamasını reddetti ve arka koltuktaki bir yolcunun Shakur’a ateş açtığı sırada kendisinin de arabada olduğunu söyledi.
Yetkililer, Davis’i tetikçi olduğu iddiasında bulunmadan cinayeti planlamakla suçluyor.
Yetkililer, Davis’in kamuoyuna yaptığı açıklamalar olmasaydı davanın hiç açılmayabileceğini belirtiyor.
Shakur, 25 yaşında öldüğünde şöhretinin zirvesindeydi ve dönemin en etkili sanatçılarından biri olarak anıldı. O yıl “California Love” gibi şarkılarla listelerin zirvesine çıkmıştı.
2017’de Shakur’un ölümünden sonra Rock & Roll Onur Listesi’ne kabul edilme töreninde konuşan rapçi Snoop Dogg, “Birçok kişi onu şimdi bir tür haydut süper kahraman olarak hatırlasa da, Tupac sadece bir insan olduğunu biliyordu ve müziği aracılığıyla daha önce hiç kimsenin yapamadığı şekilde kendini ifade etti,” demişti.
Yetkililer, silahlı çatışmanın Los Angeles bölgesindeki iki çete arasındaki rekabetten kaynaklandığını belirtiyor.
Mob Piru ve South Side Compton Crips. Polisin açıklamasına göre, Shakur’un plak şirketi Death Row Records, Mob Piru ile bağlantılıyken, Davis ise Crips’in “lideri ve karar vericisi” idi.
Her iki grubun üyeleri de çatışmanın yaşandığı gün, boksör Mike Tyson’ın MGM Grand Garden Arena’daki maçını izlemek üzere Las Vegas’taydı.
Polis, etkinliğin ardından Death Row Records ekibinin Davis’in yeğenini dövdüğünü belirtiyor.
Davis, 2019 yılında yayımlanan anılarında, “Nevada, Las Vegas’ta geçen o kader gecesinde Tupac ve onunla takılmayı seçtiği ekibin sınırı aştığını ve yeğenim Baby Lane’e el kaldırdığını” anlatıyor.
Davis, “Bir plak şirketinin stüdyo gangsterlerinin bize böyle davranmasına izin veremezdik,” diye yazmıştı.
Davis, Death Row Records grubuyla yüzleşmeye karar verdiğini yazdı ve ekibinin “diplomatik yaklaşımın işe yaramaması ihtimaline karşı” hazırlıklı olduğunu belirtti.
Amerika
Ocasio-Cortez: Woke 1.0 çılgıncaydı

New York eyaletinden Demokrat Temsilci Alexandria Ocasio-Cortez, insanların COVID-19 salgını sırasında benimsediği bazı “radikal” tutumların bu olağanüstü koşulların bir sonucu olduğunu kabul etti ve insanların tutumlarını değiştirme hakkını savundu.
Pazar günü ABC’nin “This Week” programına konuk olan Ocasio-Cortez’e sunucu Jonathan Karl, Wisconsin’in Demokrat vali adayı Francesca Hong hakkında soru sordu.
Hong, George Floyd’un öldürülmesinin ardından yayılan protesto dalgası sırasında polise verilen fonların tamamen kaldırılmasını ve Şükran Günü’nün iptal edilmesini talep ettiği 2020-2021 yıllarına ait sosyal medya paylaşımlarından vazgeçtiğini açıklamıştı.
Ocasio-Cortez, görüşlerin zamanla değişebileceğini belirterek, New York Belediye Meclisi üyesi Chi Ossé’nin şu esprili sözlerini aktardı: “Woke 1.0 çılgıncaydı.”
Ocasio-Cortez şöyle devam etti:
“Aslında o dönemde yapılan tartışmaların oldukça verimli olduğunu düşünüyorum. Bence bugün suçtan bahsederken, suçu azaltma konusundaki yaklaşımımız eskisine kıyasla temelden farklı, değil mi? Ve bence hepimiz suç oranını olabildiğince düşük tutma hedefini paylaşıyoruz. Biliyorsunuz, karantina döneminde kullanılan söylemler elbette bugün kullandığımız söylemlerle aynı değil.”
Program sunucusu Jonathan Karl, daha önce aktif olarak savunduğu bir suçla mücadele çözümü olan “polis bütçesinin kesilmesi” konusundaki güncel tutumunu sorunca Ocasio-Cortez şu cevabı verdi:
“Bence bu dönemde ve… özellikle COVID sırasında, Overton penceresi [toplumsal görüşlerin kabul edilebilirlik sınırı] büyük ölçüde genişledi. Hayat durma noktasına gelmişti. Bu kapanmalar nedeniyle şimdiye kadar gördüğümüz en yüksek işsizlik oranlarından bazıları yaşandı ve bence bizi daha iyi bir duruma getirecek her türlü politikayı değerlendirme konusunda kapılar gerçekten açıktı; hatta o dönemde yapılan tartışmaların oldukça verimli olduğunu düşünüyorum.”
Ocasio-Cortez, Hong’u savunurken, Wisconsin seçimlerinde kimseyi desteklemeyi planlamadığını, bunun yerine “Kongre’yi geri kazanmaya” odaklandığını da belirtti.
Onun bu kararı, Hong’u desteklemekten kaçınan Senatör Bernie Sanders ve Amerika Demokratik Sosyalistleri’nin ulusal kanadının tutumuyla aynı çizgide.
Ocasio-Cortez, Hong’un görüşlerine ilişkin sorulara yanıt olarak, “Bence bu seçimlerin çoğu, şu anda bile olsa, ulusal bir boyut kazanma eğiliminde olacak. Fakat bu seçimler nihayetinde yerel ve tüm siyaset yerel. Anladığım kadarıyla Francesca Hong, seçim sürecinde varlığını açıkça ortaya koydu,” dedi.
AOC, Hong’un “eski görüşlerinden uzaklaştığını” da ekledi.
Ocasio-Cortez, karantina döneminde kullanılan söylemlerin “bugün kullanacağımız türden söylemler olmadığını” da sözlerine ekledi.
Demokrat Temsilci, “Bu adayların, seçmenlerine kim olduklarını ve şu anda hangi konularda kampanya yürüttüklerini anlatma fırsatına sahip olmalarından dolayı minnettarım,” diye ekledi.
Diplomasi2 hafta öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Dünya Basını1 hafta önceMilyarder Elon Musk: Paranın hiçbir değerinin kalmayacağı döneme giriyoruz
Görüş2 hafta önceAteş altındaki Mısır: Dimyat saldırısı küresel enerji piyasaları için ne anlama geliyor?
Ortadoğu2 gün önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Dünya Basını2 hafta öncePekin ve Brüksel, küresel enerji geçişinin kurallarını baştan yazıyor
Ortadoğu2 hafta önceYemen güçleri Saada semalarında Suudi Arabistan’a ait Vestel Karayel İHA’sını vurdu
Asya1 hafta önceAlibaba 2,4 trilyon parametreli yapay zeka modeli Qwen3.8-Max’i tanıttı
Dünya Basını1 hafta önceRay Dalio yapay zeka balonu ve küresel borç krizini değerlendirdi










