Amerika
ABD, nükleer başlıklardaki plütonyumu özel şirketlere açıyor

Trump yönetimi, sökülmüş nükleer savaş başlıklarından elde edilen Soğuk Savaş dönemi plütonyumunu, bu tehlikeli maddeyi nükleer santraller için yakıta dönüştürmek isteyen şirketlere sağlama planını uygulamaya koyuyor.
Bu plan, nükleer silahların yayılmasını önleme uzmanları arasında tartışma ve bir miktar tedirginlik yarattı.
Plan kesinleşirse, bu, ABD hükümetinin silah sınıfı plütonyumu özel şirketlerin kullanımına ilk kez açması anlamına gelecek.
Enerji Bakanlığı’nın nükleer silah programlarından arta kalan 50 tondan fazla plütonyum stoğu bulunuyor ve kurum daha önce bu maddenin büyük bir kısmını seyreltip gömmek üzere planlar yapmıştı.
Bu plütonyumu elde etmeye çalışan bazı nükleer startup’lar, atığı yakıta dönüştürmenin bertaraf etmenin daha iyi bir yolu olduğunu söylüyor.
Salı günü Enerji Bakanlığı, fazla plütonyum alabilme ihtimaliyle “ileri müzakerelere” girecek beş şirket seçtiğini açıkladı.
Bunlar arasında, Avrupa’nın gelişmiş nükleer reaktör geliştiricisi Newcleo ile ortaklık kurmayı planlayan Kaliforniya merkezli nükleer enerji şirketi Oklo da bulunuyor.
Enerji Bakanlığı, Oklo’nun yanı sıra, geçen yıl kurulan Fazla Plütonyum Kullanım Programı kapsamında malzemeyi almak üzere ileri düzey müzakerelere girmek üzere Standard Nuclear, Exodys Energy, SHINE Technologies ve Flibe Energy adlı dört şirketi daha seçtiğini açıkladı.
Oklo ve Newcleo, plütonyumu yakıt olarak kullanmanın yaklaşan bir sorunu çözebileceğini söyledi.
Enerji şirketleri yeni bir nükleer reaktör dalgası inşa etmek istiyor fakat ABD henüz santrallere tedarik edecek kadar uranyumdan geleneksel yakıt üretemiyor. Eski plütonyum stoklarını kullanmak kısa vadeli bir çözüm sağlayabilir.
Oklo’nun CEO’su Jacob DeWitte, “Yakıt eksikliği, şu anda nükleer enerjinin yaygınlaştırılmasındaki en büyük engellerden biri. Bu, daha fazla nükleer enerjiyi daha hızlı devreye sokmamıza yardımcı olacak,” dedi.
Oklo, plütonyumla çalışacak yeni bir tür küçük reaktör geliştiriyor.
Plan, bazı Demokratlar ve nükleer silahların yayılmasını önleme uzmanları tarafından eleştirildi.
Bu kişiler, plütonyumun nükleer silah yapımında kullanılabileceğine dikkat çekerek, son derece sıkı güvenlik önlemleri alınması gerektiğini savunuyorlar.
Eleştirenler ayrıca, ABD ve diğer hükümetlerin plütonyumu reaktör yakıtına dönüştürmeye yönelik geçmişteki çabalarının teknik zorluklarla ve maliyetlerin hızla artmasıyla karşılaştığını belirtiyorlar.
Örneğin Nükleer Tehdit Girişimi’nin başkan yardımcısı Scott Roecker, “Ülkeler bunu daha önce denedi ve şu sonuca vardılar: o plütonyumu yakıt olarak kullanmak ne kadar güzel olsa da, aslında sadece bir yük ve onu kalıcı olarak bertaraf etmemiz gerekiyor,” dedi.
Plan henüz kesinleşmedi ve şirketlerin plütonyumun nasıl temin edileceği ve nakledileceği konusunda federal hükümetle müzakere etmeleri gerekecek.
Nükleer enerji baş yardımcısı Michael Goff yaptığı açıklamada, programın “Şirketlerin bir sonraki aşamadaki özel finansmanı açığa çıkararak yurtiçi nükleer yakıt tedarikini genişletmesine, Amerikan geri dönüşüm teknolojilerinde yeniliği teşvik etmesine ve ülkenin nükleer rönesansını beslemek için özel sektör finansmanını açığa çıkarmasına yardımcı olması bekleniyor,” dedi.
Oklo, programa katıldığını duyurduktan sonra salı günü hisse senedi fiyatı yüzde 4’ün üzerinde artış gösterdi.
Enerji Bakanlığı, elindeki büyük miktardaki plütonyumla ne yapılacağı konusunda yıllardır tartışıyor.
Plütonyum genellikle doğada bulunmaz; nükleer reaktörlere güç sağlayan nükleer fisyon sürecinin bir yan ürünüdür.
20. yüzyılda ABD, nükleer silahların temel bileşeni olarak yaklaşık 100 ton plütonyum üretmiş ve stoklamıştı.
Fakat Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bu yana, ABD ordusu binlerce nükleer savaş başlığını imha etti ve ülke çapında sıkı güvenlik önlemleri altında tutulan federal tesislerde fazla plütonyum stokları bıraktı.
Silahlarda kullanılan izotop olan plütonyum-239, solunduğunda son derece zehirli ve yarı ömrü 24.000 yıl.
2000’li yıllarda ABD hükümeti, Güney Carolina’daki Savannah River’da, fazla plütonyumu alıp uranyumla karıştırarak, genellikle sadece uranyumla çalışan nükleer santrallerde kullanılabilecek bir karışık oksit yakıt (MOX) üretecek bir tesis kurmayı amaçlamıştı.
Fakat proje gecikmeler ve maliyet aşımlarıyla boğuşuyordu ve 2018’de ilk Trump yönetimi, beklenen maliyeti 50 milyar doların üzerine çıkan programı iptal etti.
Aynı yıl Enerji Bakanlığı, bunun yerine 34 metrik ton fazla plütonyumu alıp, silah yapımında kullanılamayacak şekilde seyreltip New Mexico’da gömmek için bir plan açıkladı. Bunun maliyetinin 20 milyar dolar olacağı tahmin ediliyordu.
Fakat bu planlar geçen mayıs ayında, Başkan Trump’ın ABD’deki nükleer santral inşaatlarını hızlandırmayı amaçlayan yürütme emirleri yayınlamasıyla yeniden değişti.
Emirlerden birinde Trump, Enerji Bakanlığına federal mülkiyete ait tüm plütonyumu tespit etmesini ve bunu yakıta dönüştürme olasılığını bir kez daha araştırmasını söyledi.
Plütonyumla çalışmak, nükleer yakıt yapımında en yaygın olarak kullanılan element olan uranyumla çalışmaktan daha zor olabilir ve genellikle özel taşıma ve havalandırma sistemleri gerektirir.
Plütonyum bomba yapımında kullanılabileceğinden, yüksek düzeyde güvenlik önlemleri de gerektirir.
Hükümetin elindeki plütonyumun bir kısmı, henüz imha edilmemiş silahların içinde de bulunabilir. Bu durumda, teslim edilmeden önce işlenmesi ve gizlilik derecesinin kaldırılması gerekecek.
Bazı Demokratlar, Enerji Bakanlığı’nın geçen yıl ilk olarak duyurduğu plütonyumu özel sektöre devretme planına karşı çıktı.
Massachusetts Senatörü Edward Markey ile Virginia Temsilcisi Don Beyer ve Kaliforniya Temsilcisi John Garamendi, kuruma eylül ayında yazdıkları mektupta, “Bu plan, ciddi silah yayılma endişelerini gündeme getiriyor, ekonomik açıdan pek mantıklı değil ve ülkenin savunma duruşunu olumsuz etkileyebilir,” dedi.
Şirketler, lojistik zorluklarla başa çıkmaya hazır olduklarını söylüyor.
Bir röportajda, Newcleo’nun CEO’su Stefano Buono, şirketinin iptal edilen MOX projesinin bulunduğu yerin yakınındaki Güney Carolina eyaletindeki Savannah River’da bir yakıt üretim tesisi kurmayı planladığını söyledi.
Buono, Newcleo’nun önceki girişimlerin başarısız olduğu yerde başarılı olabileceğini belirtti:
“Bu en son denendiğinde, özel bir şirket olarak işletilmiyordu ve yakıt için neredeyse hiç müşteri yoktu. Bunu çok rekabetçi bir maliyetle yapabileceğimizi düşünüyoruz.”
CEO tesisin, MOX yakıtlarından metalik plütonyum yakıtlarına kadar geniş bir yelpazede nükleer yakıt üretebileceğini belirtti:
“Bunu iktisadi olarak yapabilirsek, nükleer atıkların azaltılmasına da katkıda bulunabiliriz. Bu, en sürdürülebilir seçenek.”
Trump yönetimi, 2050 yılına kadar ABD nükleer filosunun büyüklüğünü dört katına çıkarma hedefi belirledi ve birçok şirket, eski reaktörlere kıyasla daha küçük ve finansmanı daha kolay olacak şekilde tasarlanmış yeni nesil gelişmiş reaktörler geliştiriyor.
Amerika
Venezuela’da seçim tarihini Marco Rubio belirleyecek

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Venezuela’da seçimlerin “ideal olarak” gelecek yıl yapılacağını söyledi.
Öte yandan bakan, ülkenin oy kullanımı için uygun koşulları sağlamak üzere hâlâ birkaç kritik adım atması gerektiğini savundu.
Beyaz Saray’da New York Times’a verdiği röportajda Rubio, ABD’nin Venezuela’nın “demokrasiye dönüşünü” desteklemeye odaklandığını ifade etti ve iki ülke arasında daha yakın askeri işbirliğine destek verdi.
Aynı zamanda, Venezuela’nın maliyesinin ve hükümetinin büyük bir kısmını Washington’dan yöneten Rubio, seçimlerin Trump’ın görev süresinin bitiminden önce yapılacağını garanti etmeyi reddetti.
Rubio, ülkedeki demokratik seçim planına atıfta bulunarak, “Bence insanlar bu sürecin gidişatından ve sonuçlarından memnun kalacaklar,” dedi.
Rubio, bir sonraki seçimlerin yapılabilmesi için Venezuela’nın yeni bir Yüksek Mahkeme’ye ve yeni bir seçim kuruluna ihtiyacı olduğunu, ayrıca borç yapılandırmasında ilerleme kaydetmesi ve güvenlik güçlerini yeniden düzenlemesi gerektiğini belirtti.
Rubio, ABD’nin arabuluculuğunda Venezuela hükümeti ile muhalefetin bir kesimi arasında yürütülen görüşmelerin, Aralık ortasına kadar ülkenin Yüksek Mahkemesi’nde reformla sonuçlanmasını beklediğini söyledi.
Ayrıca, müzakerecilerin önümüzdeki hafta bir araya gelerek seçim konseyine yeni üyelerin atanmasını görüşmelerinin beklendiğini de belirtti.
Rubio, Venezuela’nın “kötü şöhretli baskıcı ve yozlaşmış güvenlik güçlerinde” değişiklikler ve ulusal borcun yeniden yapılandırılması konusunda ilerleme görmek istediğini vurguladı.
Fakat bu sorunların seçimlerden önce tam olarak çözülemeyebileceği konusunda uyarıda bulundu.
Rubio, “Dünyanın herhangi bir ülkesinde de olsa, güvenlik güçlerinin desteğini almanız gerekir; çünkü yönetmek için buna ihtiyacınız olacak,” dedi.
Bu yılın başlarında, birkaç üst düzey Venezuela subayı NY Times’a, en popüler muhalefet lideri María Corina Machado’nun başbakanlık görevini üstleneceği bir hükümeti kabul etmeyeceklerini belirtmişti.
Rubio ayrıca, Venezuela’nın 200 milyar dolardan fazla olduğu tahmin edilen ödenmemiş borç yığınını çözmeden ekonomisini canlandırmakta zorlanacağını belirtti.
Rubio, borcun yeniden yapılandırılmasının “geçici yetkililerin şu anki görevi olduğunu ama bu sürecin seçilmiş bir yönetime de uzanabileceğini” belirtti:
“Bu, Venezuela’nın karşı karşıya olduğu muazzam bir sorundur ve yatırımları engelleyen bir bulut gibi üzerimizde asılı durduğu için toplumun tüm kesimlerinin çözümüne destek vermesi gerektiğini düşünüyorum.”
Bir ABD’li yetkili, borcun yeniden yapılandırılmasının Venezuela’ya yönelik kapsamlı ABD iktisadi yaptırımlarının kaldırılması için önemli bir adım olduğunu söyledi.
Gizli görüşmeleri ele almak üzere isminin açıklanmaması koşuluyla konuşan yetkili, Trump yönetiminin Venezuela hükümetiyle ittifak kurmasına rağmen ülkede iş yapma konusunda yasal kısıtlamaları sürdürmesinin nedenlerinden birinin, alacaklıların ülkenin varlıklarına el koymasını önlemek olduğunu belirtti.
Söz konusu kişi, borç sorununun çözülmesinin seçimler için önemli bir ön koşul olduğunu da ekledi.
NY Times salı günü, ABD’nin ülkede Amerikan askerlerinin düzenli varlığını güvence altına almak amacıyla Venezuelalı yetkililerle görüşmelerde bulunduğunu bildirdi.
Rubio, bu konunun iki hükümet arasında ayrıntılı olarak tartışılmadığını belirtti:
“Bir noktada onlarla bir varlık anlaşması imzalamak istiyoruz ama bu büyük ölçüde hukuki bir bakış açısıyla, oradaki askerlerimizin yasal korumaya sahip olmasını ve onlarla ortak operasyonlar yürütebilmesini sağlamak amacıyla. Fakat zamanla, iki ülke arasında ne tür kalıcı bir işbirliği kurulabileceği konusunda onlarla daha derinlemesine görüşmeler yapmamız gerekecek.”
Rubio, NYT haberine ilişkin yorum yapmaktan kaçındı. Habere göre, ABD ve Venezuela silahlı kuvvetleri cuma günü Venezuela topraklarında barınan Kolombiyalı ELN gerillalarına ortak bir saldırı düzenlemişlerdi.
Fakat Rubio, ABD ile Venezuela arasında daha fazla askeri işbirliğinin kurulmasını memnuniyetle karşıladığını belirtti.
Rubio, Venezuela hükümetine atıfta bulunarak şöyle konuştu:
“ABD güvenlik güçleriyle … ilişki kurmak, onların kötü niyetli çıkarları olan yabancı aktörlerle aynı ilişkiyi kurmasından çok daha tercih edilebilir. Venezuela güçlerine sadece profesyonelliklerini artırmakla kalmayıp, ülkelerine de tehdit oluşturan unsurları hedef alma yeteneklerini geliştirmelerine de yardımcı olabiliriz.”
Amerika
NASDAQ 100 endeksinden 2,5 trilyon dolar silindi

ABD’de ara seçimleri Demokratların kazanmasının ardından yapay zeka sektörüne yönelik düzenleme endişeleriyle NASDAQ 100 endeksi yüzde 6,4 geriledi. Piyasa değerinden 2,5 trilyon doların silindiği satış dalgasında Philadelphia Yarı İletken Endeksi yüzde 12,25, Güney Kore borsası ise yüzde 9 değer kaybetti.
ABD’de düzenlenen ara seçimlerde Demokrat Partinin elde ettiği zaferin ardından teknoloji hisselerinde sert düşüş yaşandı.
Reuters’ın aktardığına göre, seçim sonuçlarının yapay zeka altyapı yatırımlarını yavaşlatacağı endişesiyle yatırımcılar korunma arayışına girerken Wall Street’te yoğun telefon trafiği kaydedildi.
Ara seçimlerin ardından teknoloji ağırlıklı NASDAQ 100 endeksi yüzde 6,4 geriledi ve piyasa değerinden 2,5 trilyon dolar silindi.
ABD Başkanı Donald Trump, 4 Kasım’da yaptığı açıklamada Cumhuriyetçilerin seçim yenilgisini İran ile yürütülen savaşa bağladı.
Açıklamanın ertesi günü ABD teknoloji hisseleri, Nisan 2025’ten bu yana en keskin düşüşünü kaydetti.
Bireysel yatırımcılar ile koruma fonlarının (hedge fund) acil varlık satışına yönelmesi, VIX korku endeksinde sert yükselişe yol açtı.
Philadelphia Yarı İletken Endeksi (SOX) yüzde 12,25 geriledi.
Teknoloji sektörüne duyarlılığı yüksek olan Güney Kore borsası KOSPI bu sabah yüzde 9 düştü.
Kore Borsası (KRX), piyasayı istikrara kavuşturmak amacıyla birinci seviye devre kesici mekanizmasını (Circuit Breaker) devreye sokarak işlemleri 20 dakika boyunca tamamen durdurdu.
Analistler, düşüşün birden fazla faktörün birleşmesinden kaynaklandığını belirtti.
Demokrat Partinin ara seçimleri kazanmasının yapay zeka altyapısına yönelik düzenlemeleri sıkılaştırabileceği ve sektörün gelişimini yavaşlatabileceği yönündeki siyasi risk endişeleri bu nedenler arasında sıralandı.
Kaldıraçlı büyük borsa yatırım fonlarının (ETF) portföy dengelemesi kapsamında yaklaşık 47 milyar dolarlık hisse satmak zorunda kalması teknik bir etken olarak öne çıktı.
Nomura verilerine göre söz konusu portföy dengeleme satışı, tarihin en yüksek seviyelerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Yapay zeka hisselerinde aylardır süren kesintisiz yükselişin piyasada aşırı pozisyon birikimine yol açtığı, ilk istikrarsızlık işaretinde bu pozisyonların hızla kapatıldığı kaydedildi.
Seçimlerin ardından Nvidia CEO’su dünyanın en zengin 10 kişisi listesinden çıktı.
Opsiyon piyasasında korunma (hedging) araçlarına yönelik olağan dışı talep gözlendi.
VIX volatilite endeksi 11,75 puanlık artışla sekiz ayın en yüksek seviyesi olan 28,36 puana çıktı.
Interactive Brokers Başstratejisti Steve Sosnick, gelişmelere ilişkin şöyle konuştu: “Dün kimsenin korunmaya ihtiyacı olmadığı düşünülüyordu, bugün ise herkes ‘Aman Tanrım, buna ihtiyacımız var!’ diyor.”
Piyasadaki düşüş, bireysel yatırımcıların olağan dışı davranışlarıyla derinleşti.
Fiyat düşüşlerinde dipten alım eğilimi gösteren bireysel yatırımcıların bu perşembe günü tekil hisselere neredeyse hiç talep göstermediği, Vanda Research verilerine göre salgın döneminden bu yana en yüksek satış hacminin kaydedildiği bildirildi.
Teknoloji sektörüne yatırım yapan koruma fonları ciddi kayıplarla karşılaştı.
Goldman Sachs raporu, yapay zeka şirketlerinin hisselerindeki aşırı yoğunlaşma nedeniyle medya, teknoloji ve telekomünikasyon odaklı fonların getirilerinde belirgin bir gerileme yaşandığına işaret etti.
Piyasa uzmanları, yaşanan sert düşüşün geçici bir teknik düzeltme mi yoksa yapay zeka yatırımlarının tamamına yönelik bir yeniden değerleme sürecinin başlangıcı mı olduğunu değerlendiriyor.
Amerika
Paraguay lideri banka skandalının ardından istifa etti

Paraguay Başkanı Santiago Peña, yönetimi ile yakın bağları olan büyük bir bankanın iflas etmesinin ardından istifasını açıkladı.
Bankacılık skandalı, ülkenin altı milyonluk nüfusunun yarısının paralarına erişememesine yol açmıştı.
Dün internette yayınlanan bir video açıklamasında, muhafazakâr bir iktisatçı olan Peña, istikrarın sağlanması amacıyla görevinden ayrıldığını belirtti.
Bu kararı “hayatının en zor anlarından biri” olarak nitelendiren Peña, “Sizi hayal kırıklığına uğrattıysam halktan özür dilerim. Bana duyduğunuz güveni boşa çıkarmak asla niyetim değildi,” dedi.
Peña, milletvekillerinin “sistematik görev ihmal” olarak nitelendirdiği banka iflasıyla bağlantılı olarak Kongre’nin alt meclisinde bir azil oylamasıyla karşı karşıyaydı.
Açıklamasından birkaç dakika sonra milletvekilleri, görevden alma sürecine devam edilmesi yönünde oybirliğiyle karar verdiler.
Perşembe günü erken saatlerde, başsavcılık, milletvekilleri tarafından cumhurbaşkanına karşı yapılan resmi bir suç duyurusunu değerlendirdiğini açıkladı.
2023 yılında seçilen 47 yaşındaki Peña, Trump yönetiminin Güney Amerika’daki sadık müttefiklerinden biriydi.
Skandalın merkezinde yer alan Ueno Bankası, düzenleyici kurumların bankanın artık ödeme gücüne sahip olmadığını tespit etmesinin ardından salı günü erken saatlerde Paraguay Merkez Bankası tarafından devralındı.
Milyonlarca Paraguaylı, kısa süre sonra artık nakit çekemeyeceklerini, dijital ödeme yapamayacaklarını ve market alışverişi için banka kartlarını kullanamayacaklarını fark etti.
Çarşamba gecesi Kongre binası önünde düzenlenen protesto eylemine katılan 56 yaşındaki Benicia Sosa, “Salı günü uyandığımda hiçbir şey yapamaz durumdaydım, cebimde tek bir peso bile yoktu,” dedi.
Başkent Asunción’un banliyölerindeki Luque’den gelen gündelikçi Sosa, kocası ve sekiz çocuğunun hepsinin Ueno hesaplarına erişiminin engellendiğini söyledi.
Sosa, kart sahiplerine süpermarketlerde yüzde 40’a varan nakit iadesi sunan Ueno’nun teklifinden etkilendiğini söyledi.
Sosa ayrıca, ekonomiyi canlandıracağını ve yarım milyon iş yaratacağını vaat eden Peña’ya oy verdiğine pişman olduğunu da belirtti.
Başkanlık sarayındaki eyleme katılan işçi, “Aptallık ettim. Ekonomi cehenneme gidiyor,” dedi.
Birkaç on yıl içinde Ueno, Asunción’daki harap bir pazarda faaliyet gösteren bir tefecilik işletmesinden, gençlere yönelik bir bankacılık uygulamasına ve zaman zaman Revolut ya da Nubank ile karşılaştırılan önemli bir finans aktörüne dönüştü.
Fakat şüpheciler, uzun süredir bu “sefaletten zenginliğe” uzanan yükselişin kamu kaynakları ve üst düzey bağlantılar sayesinde gerçekleştiğini öne sürüyorlar.
Peña, Ağustos 2023’te göreve geldiğinde, Ueno’nun eski başkanı Carlos Carvallo’yu Merkez Bankası’nın başına atamıştı.
Aylar sonra Merkez Bankası, Ueno’ya resmi olarak fiziksel şubeleri olan bir banka haline gelmesi için lisans vermişti. Carvallo da salı günü istifa etti.
Ekim sonu itibarıyla, şirket belgelerinde adı büyük harfle yazılmayan ve anlamı kabaca “iyi” olan Ueno, yaklaşık 2,9 milyon müşterisi olduğunu açıkladı.
Ayrıca, kamu emeklilik fonunun yaklaşık yüzde 10’unu da içeren 800 milyon doların üzerinde kamu parasını elinde tutuyordu.
Ueno, Paraguay milli futbol takımının yanı sıra düzinelerce başka işletme ve markaya sponsorluk yapıyordu.
Kardeş şirketi Itti ise vatandaş verilerini içeren düzinelerce kamu ihalesini üstlenerek büyüdü.
Geçen yıl Peña, hisselerinin çıkar çatışmasına yol açtığı yönündeki eleştiriler üzerine, ilişkili bir başka şirket olan Ueno Holding’den resmi olarak ayrıldığını açıklamıştı. Peña, yasadışı hiçbir şeyin yaşanmadığını belirtmişti.
Yine de analistler, bankanın iktidara yakınlığının düzenleyicilerin şüphelerini uyandırdığını ve rakiplerinin düşmanlığını çektiğini belirtti.
Eylül ayında, güçlü bir eski başkan olan Horacio Cartes’e sadık milletvekillerinin Merkez Bankası’ndan Ueno ile ilgili soruları yanıtlamasını istemesi üzerine endişeler gün yüzüne çıktı.
Cartes, son 80 yılın neredeyse tamamında Paraguay’ı yöneten Colorado Partisi’nin de lideri.
Peña, Biden yönetiminin yolsuzluk iddiasıyla yaptırım uyguladığı tütün baronu Cartes’in döneminde maliye bakanlığı görevini yürütmüştü.
Fakat Paraguaylı-Amerikalı siyaset bilimci Miguel Carter’a göre, iki adam, 2028 seçimlerinde partiyi kimin yöneteceği konusundaki anlaşmazlık nedeniyle araları açılmıştı.
Ekim ayında çıkan haberlere göre, Ueno, kendi yöneticileri ve çalışanlarıyla bağlantılı küçük firmalara yaklaşık 150 milyon dolar kredi vermişti.
Bu durum, bankacılık düzenlemelerini ihlal etme ve bilançosunu tehlikeye atma potansiyeli taşıyordu.
Ödeme gücü konusunda endişelenen yurtdışı yatırımcılar, Ueno’nun tahvillerini elden çıkarmaya başladı.
Bu ay, Ueno, hesaplarında nakit tutan tasarruf sahiplerine ek avantajlar sundu.
Geçen hafta, şirket yatırımcılardan ve Lüksemburg’da kayıtlı kendi holding şirketinden 100 milyon dolar topladığını açıkladı ve yakın zamanda bir müdahale olacağına dair haberleri yalanladı.
Ueno’nun çöküşünün hızı, eleştirmenlerini bile şaşırttı ve Paraguay’daki bankaların yarısını ortadan kaldıran 1995 krizini akıllara getirdi.
Salı günü istifa eden Merkez Bankası Başkanı Carvallo, düzenlediği basın toplantısında genel finansal sistemin güvende olduğunu ve Ueno müşterilerinin paralarını “mümkün olan en kısa sürede” geri alabileceklerini (yaklaşık 38.000 dolarlık bir limite kadar) belirtti.
Analistler, bu sınırın şirketler için de geçerli olduğunu, yani bankaya büyük miktarda nakit yatırmış firmaların da iflas edebileceği anlamına geldiğini söyledi.
Peña’nın yerine geçecek sıradaki isim, aynı zamanda Colorado Partisi üyesi olan Başkan Yardımcısı Pedro Alliana.
Fakat bazı milletvekilleri, Peña’nın başkanlıktan bu kadar kolay bir şekilde ayrılmasına izin verilmemesi gerektiğini söyledi.
Anayasa’ya göre, istifasına izin verilmesi halinde Peña, parlamento dokunulmazlığına sahip bir onursal senatör olacak. Bu da onu soruşturmalardan koruyacak.
Yerel basında yer alan haberler gösterdiğine göre, Peña, geçen ay Brezilya’da başkanlık seçimlerini kaybeden aday Flávio Bolsonaro’nun kaçışını taklit ederek, ABD’nin yardımıyla ülkeden kaçmayı düşünüyor olabilir.
Dün gece, başkanlık ofisi, ayrıntılara girmeden dolaşan “söylentileri” yalanladı. Asunción’daki ABD Büyükelçiliği ise soruları Dışişleri Bakanlığı’na yönlendirdi.
Diplomasi2 hafta önce“Küresel Britanya” ve Kürt Reçetesinin İzleri
Söyleşi2 hafta önce“AfD, Alman büyük sermayesindeki iç çelişkinin bir ifadesi”
Asya1 hafta önceMao gafı krize yol açtı: Mbappe özür diledi, Çin’de boykot başladı
Ortadoğu2 hafta önceYBŞ, Irak ordusuna katılacak
Dünya Basını2 hafta önceProf. Hudson: ABD’nin Körfez’deki seksen yıllık himaye devri resmen bitti
Dünya Basını1 hafta önceGünah keçisi olarak Netanyahu
Avrupa2 hafta önceSırbistan seçimleri: Dört sütunlu illüzyonun dağılışı
Asya2 hafta önceÇin, ticari sırlarını ‘yabancı kuruluşlara’ karşı korumak için yeni kurallar hazırladı










