Amerika
ABD Senatosu Trump’ın vergi indirimi tasarısını kabul etti, sıra Temsilciler Meclisi’nde

ABD Senatosu, Başkan Donald Trump’ın seçim kampanyasında vaat ettiği vergi indirimi uygulamalarının hayata geçirilmesini amaçlayan tasarıyı kabul etti.
Tüm Demokrat senatörlerin kabul edilmemesi yönünde oy kullandığı tasarıya, Cumhuriyetçi senatörlerden de Susan Collins, Rand Paul ve Thom Tillis karşı çıktı. ABD Başkanı Yardımcısı JD Vance ise 50-50 eşitliği bozarak, tasarının Senato’dan geçmesini sağladı.
Böylelikle, kapsamlı vergi indirimlerini içeren, ” Büyük Güzel Yasa Tasarısı” olarak adlandırılan tasarı, Senato’da 24 saatten fazla süren tartışmaların ardından 50’ye karşı 51 oyla kabul edilmiş oldu.
Tasarının, ABD Başkanı Trump’ın imzasına sunulmadan önce Temsilciler Meclisi’nde de onaylanması gerekiyor.
Trump, yasayı 4 Temmuz Bağımsızlık Günü tatili öncesinde imzalamak istiyor ve Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson da bu tarihe uymayı hedeflediğini söyledi.
TARTIŞMALI TASARI
Yasa, Trump’ın 2017’deki vergi indirimi uygulamasını uzatacak, bahşiş ve fazla mesai ücretlerinden elde edilen gelirlere yeni vergi indirimleri getirecek ve askeri ve göçmenlik uygulamalarına yönelik harcamaları artıracak. Ayrıca, Medicaid sağlık programı ve düşük gelirli Amerikalılara yönelik gıda yardımı harcamalarını yaklaşık 930 milyar dolar azaltacak ve Demokrat eski Başkan Joe Biden’ın yeşil enerji teşviklerinin çoğunu kaldıracak.
Ülkenin hızla artan 36,2 trilyon dolarlık borcu konusunda Cumhuriyetçiler arasındaki bölünmeyi ortaya çıkaran yasa, federal hükümetin kendi koyduğu borç tavanını 5 trilyon dolar artıracak. Kongre, önümüzdeki aylarda bu tavanı yükseltmezse, yıkıcı bir temerrüde düşme riskiyle karşı karşıya kalacak.
Senato, Kuzey Carolina’dan Thom Tillis, Maine’den Susan Collins ve Kentucky’den Rand Paul olmak üzere üç Cumhuriyetçi senatörün 47 Demokrat senatörle birlikte tasarıya karşı oy kullanmasının ardından, Başkan Yardımcısı JD Vance’in eşitliği bozmasıyla 51’e 50 oyla tasarıyı kabul etti.
Oylama, Cumhuriyetçilerin tasarıya ilişkin maliyet ve ABD sağlık sistemi üzerindeki etkisini tartıştıkları bütün gece süren bir tartışmanın ardından gerçekleşti.
Son dakikalardaki pazarlıkların çoğu, önemli değişiklikler yapılmazsa tasarıya karşı oy kullanacağını belirten Alaska Cumhuriyetçi Senatörü Lisa Murkowski’yi ikna etmeye yönelikti.
Senato’nun nihai tasarısı, Murkowski’nin oyunu garantilemek için iki hüküm içeriyordu: biri Alaska ve diğer bazı eyaletlere daha fazla gıda yardımı fonu gönderilmesini, diğeri ise kırsal bölgelerdeki hastanelerin Medicaid’deki kapsamlı kesintilerle başa çıkabilmesi için 50 milyar dolarlık yardım sağlanmasını öngörüyor.
‘MEMLEKETİN MALİ SORUMLULUĞU DEĞİL’
Cumhuriyetçilerin 220-212 çoğunluğa sahip olduğu Temsilciler Meclisi’ndeki oylama da çekişmeli geçecek gibi görünüyor.
Temsilciler Meclisi Başkanı Johnson, Fox News’ten Sean Hannity ile yaptığı röportajda, Cumhuriyetçi liderlerin, Washington bölgesini tehdit eden fırtınalar nedeniyle seyahat planları aksama yaşamazsa, çarşamba sabahı Tasarıyı Kurallar Komitesi’nden geçirmeyi ve cuma günkü tatil öncesinde Temsilciler Meclisi’nin önüne sunmayı hedeflediklerini söyledi.
Johnson, “Hava koşulları, seyahat ve diğer tüm faktörlere bağlı olarak, umarım yarın veya en geç perşembe günü oylama yapılır. Bu, bizim kontrol edemediğimiz bir faktör” dedi.
Bir Beyaz Saray yetkilisi, Trump’ın Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçilerini tasarıyı onaylamaya zorlamada “derinlemesine müdahil” olacağını söyledi.
Trump salı günü Florida’da düzenlenen bir etkinlikte, “Bu harika bir tasarı. Herkes için bir şeyler var” dedi. “Ve bence Temsilciler Meclisi’nde çok iyi geçecek” diye ekledi.
İlk versiyon mayıs ayında sadece iki oy farkla kabul edildi ve birkaç Cumhuriyetçi milletvekili, Senato versiyonunu desteklemediklerini açıkladı. Tarafsız Kongre Bütçe Ofisi, Senato versiyonunun ulusal borca Temsilciler Meclisi versiyonundan 800 milyar dolar daha fazla ek yük getireceğini tahmin ediyor.
Cumhuriyetçiler, muhafazakarların bütçe açığını azaltmak için daha derin harcama kesintileri talebiyle, Medicaid kesintilerinin kırsal bölgelerdeki hizmet kesintileri dahil olmak üzere seçmenlerine zarar verebileceği yönündeki ılımlı milletvekillerinin endişeleri arasında denge kurmakta zorlanıyor.
Vergi tasarısına destek vermemeyi defalarca tehdit eden sert muhafazakarların oluşturduğu Temsilciler Meclisi Özgürlük Grubu, Senato versiyonunun maliyetini eleştirdi.
Özgürlük Grubu üyesi Cumhuriyetçi Temsilci Chip Roy, Senato tasarısı hakkında “Endişeli olanların sayısı önemli” dedi.
Daha ılımlı bir grup Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçisi, özellikle düşük gelirli bölgeleri temsil edenler, Senato planındaki daha keskin Medicaid kesintilerine itiraz etti.
Bu arada Cumhuriyetçiler, New York, New Jersey ve Kaliforniya gibi yüksek vergili eyaletlerden bir avuç Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçisinin, eyalet ve yerel vergi ödemeleri için daha büyük vergi indirimi talep etmesiyle ayrı bir endişeyle karşı karşıya kaldı.
Yasa tasarısı, eski Trump müttefiki milyarder Elon Musk‘ın da eleştirilerine maruz kaldı. Musk, tasarıya ilişkin muazzam maliyetleri eleştirerek, gelecek yıl yapılacak ara seçimlerde Cumhuriyetçi milletvekillerinin rakiplerini destekleyeceğine söz verdi.
Temsilciler Meclisi’ndeki Demokratların tasarıya oybirliğiyle karşı çıkmaya devam etmesi bekleniyor.
Temsilciler Meclisi Demokrat Lideri Hakeem Jeffries, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bu, Amerikan sağlık sistemine yönelik tarihin en büyük saldırısıdır. Amerikan tarihindeki en büyük beslenme saldırısıdır” dedi.
VERGİ İNDİRİMİ, GÖÇMENLERE YÖNELİK SERT ÖNLEMLER,
DAHA SIKI YARDIMLAR
Vergi Vakfı’na göre, Senato tasarısı en büyük faydaları 2025 yılında 663.000 dolar veya daha fazla gelir elde eden ABD’deki en zengin %1’lik kesime sağlayacak. Kongre Bütçe Ofisi, bu yüksek gelirli kesimin tasarıdaki vergi indirimi maddesinden en fazla fayda sağlayacağını belirtti.
Analistler, tasarıda gıda ve sağlık güvencesi programlarına hak kazanma koşullarının sıkılaştırılmasının, yoksul Amerikalıların gelirlerini etkili bir şekilde azaltacağını ve gıda ve sağlık hizmetleri maliyetlerini artıracağını söyledi. Tarafsız Kongre Bütçe Ofisi, Senato planı kapsamında yaklaşık 12 milyon kişinin daha sigortasız kalacağını tahmin etti.
Tarafsız analistler, tasarıda ulusal borcun artırılmasının, gençlerden yaşlı Amerikalılara bir servet transferi işlevi gördüğünü söyledi.
Senato Demokrat Lideri Chuck Schumer, oylamanın “bu meclisi utançla kapladığını” söyledi ve tasarıya “milyonlarca Amerikalının sağlık hizmetlerini elinden alacağını, aç çocukların ağzından ekmeği alacağını” ekledi.
Cumhuriyetçiler, Kongre Bütçe Ofisi’nin uzun süredir kullandığı metodolojiyle hesaplanan maliyet tahminini reddetti ve Medicaid kesintilerinin sistemdeki “israf, dolandırıcılık ve suistimali” ortadan kaldıracağını savundu.
Amerika
OpenAI, Cursor’a model erişimini sonlandıracak

OpenAI, bu ayın başlarında SpaceX tarafından satın alınmasının ardından, Cursor platformundaki modellerine geliştiricilerin erişimini sonlandıracağını duyurdu.
Cursor CEO’su Michael Truell, Cuma gecesi X’te yayınladığı bir gönderide şunları söyledi:
“OpenAI modelleri, Cursor kullanıcı trafiğinin yaklaşık %5’ini karşılıyor ve bu sorunu çözmek için OpenAI ekibiyle görüşüyoruz. Cursor, OpenAI’ın ilk kullanıcılarından biriydi; yıllardır ekibiyle yakın bir şekilde çalıştık ve platformlarının işimiz için tarafsız bir altyapı olacağına güvendik.”
OpenAI ise yaptığı açıklamada, “Elon Musk’ın şirketlerinin sözleşmeleri ihlal etmesiyle ilgili deneyimlerimize dayanarak, SpaceX’in teknolojimizi hizmet şartlarımız dahilinde kullanacağından emin olamadığımız için bu kararı alıyoruz,” dedi.
Cursor üzerinden OpenAI modelleri için “önerilen kapatma tarihi” 12 Kasım 2026.
OpenAI ayrıca, anlaşmayı sona erdirirken Cursor’a gelecekte yeni modeller sağlamayacağını da belirtti.
Finansal belgelere göre SpaceX, 14 Ağustos tarihinde Cursor’u 60 milyar dolarlık bir anlaşma ile satın aldı.
SpaceX, Haziran ayında halka açılmadan önce, Şubat ayında Musk’ın X ve xAI şirketlerini satın almıştı.
SpaceX’in Cursor’u satın almasının ardından OpenAI’ın bu platformdan uzaklaşması, Musk ile OpenAI CEO’su Sam Altman ve Başkan Greg Brockman arasında uzun süredir devam eden ve sert çatışmanın bir parçası.
Cumartesi günü X’te yayınladığı bir gönderide Musk, “Umurumda bile değil. Dolandırıcı Altman ve Greg Stockman tamamen güvenilmez kişiler,” diye yazdı, onları tanımlamak için küfürlü bir ifade kullandı ve ardından onların “açık kaynaklı kâr amacı gütmeyen bir kuruluşu çaldıkları” iddiasını tekrarladı.
Musk, 2015 yılında OpenAI’ı kâr amacı gütmeyen bir araştırma laboratuvarı olarak kurup finansmanına katkıda bulunduktan sonra, 2024 yılında OpenAI, Altman ve Brockman’a dava açtı.
Musk, şirketten yetenekli çalışanları kendi ekibine kattıktan, OpenAI’a söz verdiği bağışları kesip şirketin gidişatı konusunda diğer yönetim kurulu üyeleriyle çatıştıktan sonra 2018 yılında OpenAI’ın yönetim kurulundan ayrıldı. Daha sonra şirketin en önde gelen eleştirmenlerinden biri oldu.
Musk’ın ayrılmasının ardından OpenAI, ChatGPT gibi büyük başarı kazanan yapay zeka ürünlerini piyasaya sürdü, Microsoft dahil olmak üzere teknoloji devleriyle ortaklıklar kurdu, iş modelini kâr amacı gütmeyen bir ana şirket bünyesinde kâr amacı güden bir yapıya dönüştürdü ve devasa miktarda fon topladı.
Musk, mahkemede OpenAI’ın yeniden yapılandırılmasının kuruluş taahhütlerini ihlal ettiğini savunmuş ve bu değişikliği “bir hayır kurumunu çalmak” olarak nitelendirmişti.
OpenAI ise bu iddiaları reddediyor. Bu yılın başlarında açtığı davayı kaybetmesine rağmen Musk, temyize gideceğine söz vermişti.
“Vibe coding” (yapay zeka destekli kodlama araçları) pazarı ısınırken, OpenAI önümüzdeki yıl halka açılmaya hazırlanıyor.
Rakibi Anthropic ise bu yıl gerçekleşmesi beklenen olası bir halka arz öncesinde bankacılarla ön görüşmeler yürütüyor.
CNBC’nin daha önce bildirdiğine göre, şirketin beklenen değerlemesi 2 trilyon dolara kadar çıkabilir.
OpenAI’ın, geliştiricilerin Cursor aracılığıyla modellerine erişimini sonlandırma kararı, sektörde bir ilk değil.
Geçen Haziran ayında, şu anda SpaceX ile ortaklık kuran ve Musk’ın şirketinden hesaplama kapasitesi kiralayan Anthropic, Windsurf’ün Claude yapay zeka modellerine erişimini engelledi.
Anthropic’in kurucu ortağı ve yöneticisi Tom Brown, Cuma gecesi X’te paylaştığı bir gönderide şöyle yazdı:
“Cursor, Sonnet 3.5’ten bu yana Anthropic’in güvenilir bir ortağı olmuştur. Cursor’daki Claude modellerini desteklemek için hesaplama kapasitesini artırmaya devam edeceğiz ve SpaceX’te bu modellerle ilgili gelecek gelişmeleri heyecanla bekliyoruz.”
Bu paylaşım, X platformundaki bazı teknoloji yöneticilerinin eleştirilerine yol açtı. Replit CEO’su Amjad Masad, Brown’a Anthropic’in Windsurf ile olan geçmişini hatırlatırken, Docker yöneticisi Mat Velloso ise şöyle yanıt verdi: “Bu, sessiz kalmak için harika bir fırsattı.”
Amerika
ABD, Venezuela petrol rezervlerinin beşte birinin kontrolünü ele geçirdi

ABD, Venezuela ile ülkenin petrol rezervlerinin beşte birinin, yani yaklaşık 65 milyar varil ve üzeri miktarın çoğunluk kontrolünü elde etmek üzere bir anlaşma imzaladığını duyurdu.
Anlaşmanın bir parçası olarak ABD, özel bir şirkette doğrudan finansal pay sahibi olacak.
Wall Street Journal’a göre bu şirket Venezuelalı iş adamı Alejandro Betancourt tarafından yönetilecek ve petrol sahaları üzerinde 100 yıl boyunca hak sahibi olacak.
Bu yeni şirket, Suudi Aramco’nun ardından, dünyadaki kanıtlanmış petrol rezervlerine sahip ikinci en büyük şirket olacak.
Anlaşma, ABD’ye yeni özel şirketin fiili üretiminin %55’ini sağlıyor; buna hisse payı ve petrolü maliyet fiyatından satın alma hakları da dahil.
Konuyu kamuoyuna açıklamaya yetkisi olmayan ve isminin açıklanmaması koşuluyla konuşan bir ABD’li yetkiliye göre, ABD’nin satın alacağı petrol, ordunun ihtiyaçlarının yanı sıra ABD stratejik petrol rezervlerine aktarılacak.
WSJ’ye göre, ABD, Betancourt’un Kuzey Amerika’daki Blue Energy Partners şirketinde %35 oranında pasif hisse almayı planlıyor ve bu şirketin üretiminin %20’sini maliyet bedelinden satın alma konusunda öncelikli haklar elde edecek.
Betancourt, Venezuela’daki enerji anlaşmalarında aracılık yapmıştı ve Rodríguez ile yakın bağları bulunuyor.
İspanya ve İsviçre’de kara para aklama iddiaları nedeniyle cezai soruşturmalara maruz kalmış olsa da, henüz resmi bir suçlama yöneltilmedi.
Son iki yıl içinde, NABEP şirketi, Chevron’dan sonra Venezuela’nın en büyük ikinci özel petrol üreticisi haline gelmişti.
ABD Başkanı Donald Trump, bu düzenlemenin ABD’nin petrol arzını büyük ölçüde artıracağını ve İran savaşı nedeniyle son on yılların en düşük seviyesinde bulunan Stratejik Petrol Rezervi’nin yeniden doldurulmasına yardımcı olacağını söyledi.
Trump, anlaşmanın Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Delcy Rodríguez tarafından müzakere edildiğini söyledi.
Dışişleri Bakanı Marco Rubio, bu anlaşmayı Batı Yarımküre’de düşük maliyetli petrol teminini sağlayacak ve Amerikalılar için benzin fiyatlarını düşürecek “büyük bir zafer” olarak nitelendirdi.
Venezuela Analysis’in yaptığı değerlendirmeye göre, anlaşma Üretken Katılım Sözleşmeleri (CPP) temelinde şekillenecek.
Bunların esasen uzun vadeli imtiyazlar olduğuna işaret eden yayın, yeni Hidrokarbon Kanunu ile onaylanan ve özel şirketler için son derece esnek ve elverişli koşullar yaratan yeni bir model olduğunun altını çiziyor.
Kanuna göre bu şirketler işletme ve satış faaliyetlerini yürütürken, Venezuela devletine belirli bir sabit kira ödüyorlar.
Dolayısıyla, 17 büyük petrol sahası, çoğunluk hissesi ABD hükümetine ait olan bir işletmeciye devredilecek. Washington, esasen üretimi kontrol eden ve üretilen petrole münhasır erişim hakkına sahip bir “anklav”a sahip olacak.
Teknik olarak yeraltındaki petrolün sahibi olmayacak ama bir kira sözleşmesi ile buna en yakın duruma ulaşmış olacak.
Yasaya göre, CPP anlaşmaları 25 yıl süreli ve 15 yıl daha uzatma imkânı bulunuyor. Dolayısıyla, Venezuela Analysis’e göre, ABD’nin ihtiyaç duyduğu tüm petrolü talan edene kadar, bu anlaşmaların birkaç kez yenilenebileceği bir düzenleme olması mümkün.
Venezuela hükümeti, 209 milyar dolarlık beklenen gelir açıkladı. Eğer bu rakam, söz konusu 17 sahadaki 65 milyar varil içinse, varil başına 3,2 dolar ediyor.
Ne var ki, bir başka hesaplamaya göre, plan 25 yıl içinde 11 milyar varil çıkarmak. Eğer 209 milyar dolar sadece bu ilk aşama içinse, varil başına 19 dolara denk geliyor ki bu da mevcut ve öngörülen petrol fiyatları göz önüne alındığında yine de inanılmaz derecede ucuz bir rakam.
Ayrıca, bu petrol sahalarının bir kısmı şu anda Venezuela devlet petrol şirketi PDVSA veya ortak girişimler tarafından işletiliyor. Dolayısıyla, çok daha fazla gelir elde edilebilecek bu sahalarda da üretim kaybı söz konusu.
Öte yandan bu plan, Kongre’nin stratejik rezerv harcamalarına onay vermesi gerektiğinden, önemli bir engelle karşı karşıya.
Bazı Kongre üyeleri için bu petrol anlaşması, ABD’nin Ocak ayında Başkan Nicolás Maduro’yu kaçırmanın, kendisine yöneltilen federal uyuşturucu kaçakçılığı suçlamaları değil, petrol nedeniyle gerçekleştiğinin bir kanıtı.
Virginia Senatörü Tim Kaine bunu “devasa boyutlarda yolsuzluk” olarak nitelendirdi.
Geçici Venezuela Devlet Başkanı Delcy Rodríguez, bu anlaşmanın on milyarlarca dolarlık yatırım getireceğini, bunun sonucunda binlerce istihdam yaratılacağını ve 209 milyar dolarlık vergi geliri sağlanacağını, tüm bunların yanı sıra ülkenin petrol altyapısının modernize edileceğini belirtti.
Cumartesi gecesi ulusa yaptığı televizyon konuşmasında Rodríguez, Venezuela’nın egemenliğinin güvende olduğunu vurguladı ve ülkenin küresel bir enerji gücü haline gelmesini istediğini belirtti.
Venezuela lideri, petrol rezervlerinin “hareketsiz, soğuk bir istatistik olmaktan çıkıp somut çözümler haline geleceğini” söyledi ve “Konut da bunlardan biri,” dedi.
Öte yandan herkes bu görüşe ikna olmuş değil. Bloomberg’e göre, Venezuela’daki Amerikan karşıtı kesimler ABD ile bu kadar yakın bir işbirliğinden pek memnun değilken, ABD destekli muhalefet ise müzakerelere dahil edilmedikleri için rahatsız.
Trump, anlaşmanın Amerikalılar için benzin fiyatlarının düşmesine yardımcı olacağını söylüyor.
İran savaşı, Basra Körfezi’nden petrol sevkiyatını yavaşlatırken ve ABD’deki Kasım seçimlerinden aylar önce fiyatları yüksek tutarken, bu Cumhuriyetçi başkan için önemli bir hedef.
Fakat uzmanlar, Venezuela’nın harap haldeki petrol altyapısının onarılmasının yıllar ve milyarlarca dolar gerektireceği konusunda defalarca uyarıda bulundu.
Üretimde önemli bir artışın kısa sürede gerçekleşmesi beklenmiyor.
New York Üniversitesi Enerji, İklim Adaleti ve Sürdürülebilirlik Laboratuvarı direktörü Amy Myers Jaffe, “Anlaşma uzun vadede faydalı olabilir, fakat İşçi Bayramı hafta sonu için benzin istasyonlarındaki fiyatları değiştirecek bir etkisi olmayacak,” dedi.
Tarafların hiçbiri, altyapı yatırımlarının masraflarını kimin karşılayacağı ve bunun ne kadara mal olacağı konusunda net bir açıklama yapmadı.
AAA’ya göre, Pazar günü ABD’de benzinin ortalama fiyatı galon başına 4,08 dolardı. Bu rakam, bir yıl önce 3,19 dolardı.
Amerika
ABD ordusundan Hegseth’e uyarılar

ABD silahlı kuvvetleri komutanları, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’e İran’daki operasyonların sürdürülmemesi konusunda ortak bir uyarıda bulundu.
Konuya yakın kaynakların Washington Post’a aktardıklarına göre, kara, deniz ve hava kuvvetleri komutanları ile ABD ordusunun Avrupa, Asya ve Latin Amerika’daki operasyonlarını yöneten komutanlar, Hegseth’e İran’daki savaşın devam etmesinin dünyanın diğer bölgelerindeki tehditlere karşı koyma yeteneklerini zayıflatma riski taşıdığı konusunda uyarıda bulundu.
Uyarılar, gizli niteliğindeki Savunma Bakanı Emir Kitabı’nın (SDOB) 14 Ağustos tarihli sayısında ayrıntılı olarak yer aldı.
SDOB, savaş gemileri, uçaklar, personel ve silah sistemleri gibi ABD’nin askeri varlıklarının dünya çapındaki konuşlandırılabilirliğini ayrıntılı olarak belirtir.
Ayrıca, savunma bakanı ve silahlı kuvvetler tarafından yürütülen, başkanın silahlı kuvvetlere ilişkin önceliklerini de yansıtır.
Konuya yakın kaynakların aktardığına göre, emir defterinde Orta Doğu’da konuşlandırılmış bazı ABD askerlerinin Eylül ayına kadar bölgede kalacağı, diğerlerinin ise 2027 yılına kadar bölgede kalacağı belirtiliyordu.
Washington Post gazetesi, donanmanın en üst düzey amiralinin, ABD Avrupa Komutanlığı, Pasifik Komutanlığı ve Güney Komutanlığı liderleriyle birlikte, Hegseth’in emrine katılmadıklarını fakat yine de emri uygulayacaklarını belirten “katılmıyoruz” yanıtını verdiklerini bildirdi.
ABD Kara Kuvvetleri ve Hava Kuvvetleri liderleri, kuvvetlerinin görev süresinin uzatılmasının önemli riskler barındırdığını belirttiler.
Konuya yakın bir kaynak, ABD askeri liderliğinin İran’daki savaşın “çok uzun süredir aşırı boyutta” olduğuna inandığını söyledi.
Pentagon sözcüsü Sean Parnell, Washington Post’a yaptığı açıklamada, “Herhangi bir Muharebe Komutanlığına yönelik belirli kuvvet taahhütlerinin kapsamı ve süresine ilişkin kararlar, mevcut tehdit değerlendirmesi, Başkan tarafından belirlenen stratejik öncelikler ve Genelkurmay Başkanı ile Muharebe Komutanlarının tavsiyeleri temelinde alınır,” dedi.
Parnell, Pentagon’un SDOB gibi “iç operasyonel süreçleri ya da kuvvet tahsisi görüşmeleri sırasında Kuvvetler veya Muharebe Komutanlıkları tarafından sunulan belirli onaylar, reddedilmeler veya risk değerlendirmelerini tartışmadığını” da sözlerine ekledi.
Amerika1 hafta önceSteve Jobs’ı iflastan kurtaran gizli CIA anlaşması gün yüzüne çıktı
Dünya Basını2 hafta önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Söyleşi2 hafta önceEmekli Yarbay Daniel Davis Harici’ye konuştu: ABD, İran savaşını kaybetti
Dünya Basını5 gün önceMilanovic uyardı: Dünya 1914 öncesine benzer bir uçurumun kenarında
Rusya2 hafta önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Dünya Basını2 hafta önceProf. Hanke: Trump İran konusunda kendini çıkamayacağı bir köşeye sıkıştırdı
Ortadoğu2 hafta önceTelegraph: İran’a karşı silahlı Kürt isyanını Erdoğan engelledi
Dünya Basını2 hafta önceAmerika’dan vazgeçmeyi göze alamayan müttefikler











