Bizi Takip Edin

Amerika

ABD Senatosu’ndaki Demokratlardan Pentagon’a sansür suçlaması

Yayınlanma

Pentagon’un Stars and Stripes gazetesi için belirlediği yeni yayın çerçevesi ve gazetenin ombudsmanının görevden alınması, yayın organının editoryal bağımsızlığının korunup korunmadığına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Senato Demokratları, Trump yönetiminin askeri gazete üzerindeki denetimi artırmaya çalıştığını belirtti.

ABD Savaş Bakanlığı’nın Stars and Stripes gazetesi için belirlediği yeni yayın politikalarını içeren mektup, yayın organının Trump yönetimi altında bağımsızlığını koruyup koruyamayacağına ilişkin kaygıları yeniden gündeme taşıdı.

The Hill’in ulaştığı nisan tarihli Pentagon mektubu, gazetenin editoryal bağımsızlığını denetlemek ve kaygıları Kongre’ye bildirmekle görevli ombudsmanın işten çıkarıldığı gün kaleme alındı.

Pentagon Sözcüsü Sean Parnell, Kongre üyelerine gönderdiği mektupta, Stars and Stripes’ın mart ayında yayımlanan yönergeler çerçevesinde faaliyet göstermesi gerektiğini belirtti.

Söz konusu yönergeler, yayımlanan içeriğin “askeri düzen ve disiplinin desteklenmesi” ilkesine uygun olmasını öngörüyor.

Parnell ayrıca gazetenin “ticari medyada genellikle yer bulmayan” içerikler üretmesi gerektiğini ifade etti. Bu yaklaşım, yılın başlarında gazetenin karikatürler ile diğer haber kuruluşlarından alınan içerikleri yayımlamasının engellenmesi kararına gönderme olarak değerlendirildi.

Parnell mektubunda, “Stripes, ABD ordusunun komuta zincirinden, askeri siyasi faaliyetlerden veya diğer iç etkilerden bağımsız ve sansür ile propagandadan uzak biçimde editoryal bağımsızlığını sürdürecek” ifadelerini kullandı.

Bununla birlikte Parnell, gazetenin “mali açıdan sağlam ve verimli bir işletme olarak faaliyet göstermesi” gerektiğini ve Savaş Bakanlığı yönetimine karşı hesap verebilir olması gerektiğini belirtti. Parnell, kurumun “ABD’nin günümüz askeri camiasına daha iyi hizmet verecek şekilde dönüşmesi” gerektiğini kaydetti.

Konuya ilişkin ilk soruları diğer Demokrat senatörlerle birlikte Pentagon’a yönelten Massachusetts Senatörü Elizabeth Warren ise mektubun, Pentagon’un gazeteye bağımsız çalışma sözüne bağlı kalmadığını gösterdiğini söyledi.

Warren yaptığı açıklamada, “ABD savaş halindeyken Trump yönetimi kilit askeri gazetemizi susturmaya ve askerlerin özgür basına erişimine saldırmaya kararlı görünüyor. Her Amerikalının bu açık sansür girişiminden kaygı duyması gerekir” dedi.

Pentagon’un mektubunda, Savunma Bakanlığı’nın herhangi bir haberi yayımdan alıkoymaya çalışıp çalışmadığı sorusuna doğrudan yanıt verilmedi.

Parnell mektupta, “Düzen ve disipline ilişkin dil, Stripes’ın herhangi bir haberinin yayımdan çekilmesine yol açmadı” ifadelerini kullandı.

Stars and Stripes, Kongre’nin 1990’larda çıkardığı düzenleme sonrasında Savunma Bakanlığı yetkililerinden editoryal olarak bağımsız hale gelmişti.

Yayın organının ilk misyon bildirisinde gazetenin “Birinci Ek Madde ilkeleri doğrultusunda yönetildiği” belirtiliyor. Ancak mart ayında yayımlanan ve kurum için yeni bir dönemi zorunlu kılan Pentagon notunda anayasal basın özgürlüklerine herhangi bir atıf yer almadı.

Pentagon, ocak ayından bu yana haber kuruluşunun bağımsızlığını kademeli biçimde daraltan adımlar attı. Parnell aynı ay yaptığı paylaşımda, gazetenin “özgün misyonuna döndürüleceğini” ve içeriğin “woke unsurlardan temizleneceğini” yazmıştı.

Savaş Bakanlığı mart ayında Stars and Stripes’ın “modernizasyonunu” öngören yeni bir genelge yayımladı. Bu düzenleme, 1994’te oluşturulan çerçevenin yerini aldı.

Parnell, Warren’a gönderdiği mektupta önceki kuralların kaldırılmasını savundu ve söz konusu düzenlemelerin büyük ölçüde “kurumun iç yönetimi ve personeline ilişkin” olduğu için “gereksiz” hale geldiğini belirtti.

Mart ayındaki genelge yeni bir danışma grubunun kurulmasını da öngörüyordu. Ancak Parnell, nisan sonu itibarıyla böyle bir grubun henüz oluşturulmadığını bildirdi.

Görevden alınan ombudsman Jacqueline Smith ise yeni politikalara karşı açık biçimde itiraz eden isimler arasında yer aldı.

Smith, görevden çıkarıldığı gün gazetede yayımlanan görüş yazısında, “Anlaşılan Pentagon benim de artık sizinle Stars and Stripes’ın editoryal bağımsızlığına yönelik tehditler hakkında konuşmamı istemiyor. Beni işten çıkardılar” ifadelerini kullandı.

Smith ayrıca, “Görevimin gereği olarak son aylarda Temsilciler Meclisi ve Senato Silahlı Hizmetler komisyonlarına Pentagon’un gazeteyi kontrol etme girişimleri konusunda artan kaygılarımı ilettim” dedi.

Bunun yan sıra Smith, “Kimse, Kongre tarafından Stars and Stripes’ın editoryal bağımsızlığını korumakla görevlendirilen kişinin görevden uzaklaştırılmasına şaşırmamalı” ifadelerini de kullandı.

Stars and Stripes’taki değişiklikler, Savaş Bakanı Pete Hegseth döneminde Pentagon muhabirlerine yönelik diğer kısıtlamaların ardından geldi.

Hegseth’in bazı gazetecilerin Pentagon binasına erişimini sınırlamaya ve hükümet kaynaklarından bilgi edinme yöntemlerine kısıtlamalar getirmeye çalıştığı belirtiliyor.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English