Bizi Takip Edin

Amerika

Cumhuriyetçiler seçim haritalarında üstünlük bekliyor

Yayınlanma

ABD Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçiler, seçim bölgelerinin yeniden çizilmesine ilişkin son mahkeme kararlarının ardından 2026 ara seçimlerinde çoğunluğu koruma ihtimallerine daha olumlu bakıyor. Cumhuriyetçi isimler, Virginia Yüksek Mahkemesi ve ABD Yüksek Mahkemesi kararlarının özellikle güney eyaletlerinde Demokratların temsil gücünü azaltabilecek yeni düzenlemelerin önünü açtığını belirtti.

ABD Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçiler, seçim bölgelerinin yeniden çizilmesine ilişkin son haftalarda çıkan mahkeme kararlarının ardından 2026 ara seçimlerinde çoğunluğu koruma ihtimallerine daha olumlu bakmaya başladı.

Indiana Cumhuriyetçi Temsilcisi Marlin Stutzman, “Kendimizi mümkün olan en iyi noktaya yerleştiriyoruz. Öndeyiz ve bağış topluyoruz. Demokratlar ve Cumhuriyetçiler kendi köşelerine çekildiğinde, bizim lehimize olan daha fazla bölge var” dedi.

Stutzman, “Temsilciler Meclisi’ni kazanma konusunda gerçek bir ihtimal var. Neden olmasın? Eğilimi tersine çevirelim” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyetçi liderler uzun süredir kamuoyu önünde Temsilciler Meclisi’ni koruma ihtimali konusunda olumlu mesajlar verse de, haberde görüşlerine yer verilen ve ismi açıklanmayan bir Cumhuriyetçi milletvekili, parti içinde daha önce ciddi kuşkular bulunduğunu söyledi.

Söz konusu milletvekili, mevcut tablo oluşmadan önce Cumhuriyetçilerin çoğunluğu koruyabileceğine inanmak için “gerçekten iyimser olmak gerektiğini” belirtti.

Habere göre bu değerlendirme, son mahkeme kararlarının ardından değişti. Virginia Yüksek Mahkemesi geçen hafta Demokratlara belirgin avantaj sağlayacak yeni seçim haritasını engelledi. Bunun yanında ABD Yüksek Mahkemesi’nin Oy Hakları Yasası’ndaki ırksal ayrımcılık hükmünün kapsamını ciddi ölçüde değiştiren son kararı, güney eyaletlerinde Demokratların temsil gücünü azaltabilecek yeni girişimlerin önünü açtı.

Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson çarşamba günü bu gelişmeleri “sarsıcı gelişmeler” olarak niteledi.

İsmi açıklanmayan Cumhuriyetçi milletvekili, söz konusu kararların ardından partinin ara seçimlerdeki ihtimaline ilişkin, “Şu anda yazı tura gibi” değerlendirmesini yaptı.

Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçi Grup Başkanı Lisa McClain ise, “Temsilciler Meclisi’ni koruma konusunda her zaman iyimserdim. Ama açıkça ihtimaller biraz bizim lehimize değişti, değil mi?” dedi.

Cumhuriyetçiler, daha fazla seçim bölgesini güvenli veya Cumhuriyetçilere yakın hale getirmenin ve Demokrat bölgelerini azaltmanın, hayat pahalılığına ilişkin kaygılar, Başkan Donald Trump’ın düşen destek oranı ve başkanın partisinin ara seçimlerde sandalye kaybetmesine ilişkin tarihsel eğilim gibi baskıları sınırlayabileceğini düşünüyor.

Seçim analiz kuruluşu Cook Political Report, 210 bölgeyi Cumhuriyetçilere yakın veya güvenli Cumhuriyetçi, 207 bölgeyi Demokratlara yakın veya güvenli Demokrat, 18 bölgeyi ise çekişmeli olarak değerlendiriyor.

Haberde, Louisiana ve Alabama’da başlaması beklenen yeniden bölgelendirme girişimlerinin ardından bu tablonun Cumhuriyetçilerin lehine daha da değişebileceği belirtildi. Cumhuriyetçiler bu eyaletlerde Demokratlara ait bölgeleri ortadan kaldırmayı hedefliyor.

Demokratların ise mevcut aşamada 2026 seçim döngüsü için yeniden bölgelendirme yoluyla benzer ölçekte yeni sandalye kazanma fırsatına sahip olmadığı kaydedildi.

İsmi açıklanmayan Cumhuriyetçi milletvekili, “Cumhuriyetçilere eğilimli sandalye sayısı 209’dan 213’e çıkarsa, bir anda çekişmeli bölgelerin yarısından fazlasını kazanmak zorunda olmaktan çıkıp sadece beşini kazanmanız yeterli hale gelir” dedi.

Stutzman ayrıca Indiana’da yeniden bölgelendirme girişimine karşı çıkan ve Trump’ın desteklediği rakiplerle ön seçime giren yedi Cumhuriyetçi eyalet senatöründen altısının ön seçimleri kaybettiğini söyledi.

Stutzman, “Seçmenlerimiz buna destek vermeyen senatörleri gönderdi. Bence diğer eyaletlerin de yeniden bölgelendirmeyi ciddiye alması gerekiyor ve bu da ara seçimlerde bize yardımcı olur” ifadelerini kullandı.

Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries ise çarşamba günü yaptığı basın toplantısında Cumhuriyetçilerin fazla özgüvenli davranabileceğini söyledi.

Jeffries, “Teksas’tan beş sandalye alamayacaklar. Üç sandalye alırlarsa şanslı olacaklar” dedi.

Jeffries ayrıca, “Belki beş sandalye çevirmemiz gerekir, belki altı. Tüm dava süreçleri tamamlandığında tabloyu göreceğiz. Yarışın içinde olduğunu belirlediğimiz 45 bölge varken altıdan fazla sandalye kazanacağımızı düşünüyor muyuz? Cevap kesin biçimde evet” ifadelerini kullandı.

Habere göre Cumhuriyetçi liderler, çarşamba sabahı Capitol Hill Club’da milletvekilleriyle yaptıkları kapalı toplantıda mahkeme kararlarını ve yeniden bölgelendirme sürecindeki gelişmeleri değerlendirdi.

Ulusal Cumhuriyetçi Kongre Komitesi’nin (NRCC) Başkanı Richard Hudson, Demokratların daha fazla Demokrat bölgesi oluşturma çabaları için harcadığı 70 milyon doların boşa gittiğini söyledi. Haberde ayrıca NRCC’nin Virginia Yüksek Mahkemesi’ne taşınan davaya destek verdiği belirtildi.

Johnson ise kamuoyu önünde söz konusu kararları siyasi kazanımın ötesinde ilkesel bir mesele olarak değerlendirdi.

Johnson, “Anayasa her Amerikalıyı eşit biçimde koruyor. Demokratlar onlarca yıl boyunca Amerikalıları bölen seçim haritaları oluşturmaya çalıştı ve Yüksek Mahkeme’nin bu kararı umarız bu kötü uygulamayı tamamen sona erdirir” dedi.

Johnson ayrıca Demokratların “adil Kongre temsili” konusundaki söylemleriyle alay ettiklerini belirterek, “Demokratlara Massachusetts, Connecticut veya Rhode Island’daki Cumhuriyetçi Kongre üyelerine bu kaygıları iletmelerini tavsiye ederim. Bunu yapmakta zorlanırlar çünkü Demokratlar Cumhuriyetçileri bu eyaletlerden tamamen çıkardı” ifadelerini kullandı.

Johnson, Demokratlar için “Kurumsal kundakçılara dönüştüler” dedi.

Cumhuriyetçiler buna rağmen seçimlerin yalnızca seçim haritalarıyla belirlenmeyeceğini kabul ediyor.

Teksas Cumhuriyetçi Temsilcisi Beth Van Duyne, “Günün sonunda bunun adaylara ve adayların niteliğine bağlı olduğunu düşünüyorum” dedi.

Parti içinde ayrıca Trump’a yönelik memnuniyetsizlik, İran savaşı ve hayat pahalılığı nedeniyle seçmenlerde oluşan hayal kırıklığının çekişmeli bölgelerde seçim kampanyalarını nasıl etkileyeceğine ilişkin kaygıların sürdüğü belirtildi.

Trump salı günü gazetecilere yaptığı açıklamada, Amerikalıların ekonomik durumunun İran ile anlaşma yapma konusunda kendisini “hiç motive etmediğini” söyledi.

Trump, “Amerikalıların mali durumunu düşünmüyorum. Kimseyi düşünmüyorum. Tek düşündüğüm şey İran’ın nükleer silah sahibi olmasına izin veremeyiz” dedi.

Cumhuriyetçi Çalışma Komisyonu Başkanı August Pfluger ise Cumhuriyetçilerin ara seçimlerden önce hayat pahalılığına odaklanan ve yalnızca Cumhuriyetçi oylarla geçirilecek uzlaşma paketini hayata geçirmesi gerektiğini uzun süredir savunduğunu belirtti.

Pfluger, “Ara seçimleri kazanmamızın nedeni iyi politikalara sahip olmamız ve insanların ileri taşıdığımız gündeme inanması olacak” dedi.

Bununla birlikte Pfluger, “Eyaletleri daha iyi temsil edeceğini bildiğimiz birkaç ek sandalyeye sahip olmak da zarar vermez” ifadelerini kullandı.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English