Rusya
ABD Kongresinde Rusya’ya yönelik yeni yaptırım tasarısına tarife freni
ABD Temsilciler Meclisi, Rusya’ya yönelik ağır yaptırımlar içeren yasa tasarısının kabulünü en az kasım ayındaki Kongre seçimlerine kadar erteleyebilir. Senatodan hızla geçen düzenleme, Donald Trump’a verilecek geniş gümrük vergisi yetkilerinin petrol fiyatlarını artıracağı ve ticaret ortaklarına zarar vereceği endişesiyle her iki partide de itirazlarla karşılaşıyor.
ABD Temsilciler Meclisinde, Rusya’ya yönelik “cehennem” yaptırımları içeren yasa tasarısının kabulünün en az kasım ayında yapılacak Kongre seçimlerine kadar ertelenebileceği bildirildi.
Bloomberg’in haberine göre Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, yasa tasarısının yalnızca Demokratlar arasında değil, belirli Cumhuriyetçi gruplar içinde de endişeye yol açtığını ifade etti.
Johnson, “Hepimiz Rusya’ya karşı yaptırımlardan yanayız ancak formül doğru olmalı” değerlendirmesinde bulundu.
Söz konusu tasarı daha önce ABD Senatosu tarafından hızla kabul edilmişti. Buna karşılık Temsilciler Meclisi üyeleri, düzenlemenin Donald Trump’a ek tarife yetkileri vermesinden, bu durumun petrol fiyatlarında artışa yol açmasından ve Washington’ın ticaret ortaklarını vurmasından kaygı duyuyor.
Tasarı; Beyaz Saray liderine Rus petrolü ve doğalgazının en büyük beş alıcısına ve ayrıca Moskova’nın yaptırımları delmesine yardım eden beş ülkeye yüzde 100 oranında gümrük vergisi getirme yetkisi verilmesini öngörüyor.
Bu ülkelerin başında Çin, Hindistan ve Türkiye geliyor.
Akaryakıt piyasası ve seçim öncesi fiyat artışı endişesi
Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Brian Mast, yasa tasarısının akaryakıt piyasası üzerindeki etkisinin değerlendirildiğini vurguladı.
Mast, Hindistan’ın ve Rus hammaddesini alan diğer ülkelerin alternatif kaynaklara yönelmeye zorlanmasının, seçimler öncesinde benzin fiyatlarında yükselişi tetikleyebileceğini dile getirdi.
Demokratlar ise yasa tasarısının Trump yönetimine gümrük tarifelerini sınırsız biçimde kullanabileceği yasal bir zemin hazırlayabileceğini savunarak düzenlemeye karşı çıkıyor.
Dış İlişkiler Komisyonu üyesi Demokrat Gregory Meeks, başkana sahip olmadığı yetkilerin verilmesi girişimini eleştirdi.
Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi Brad Schneider de gümrük tarifelerine ilişkin maddeyi “kabul edilemez” olarak nitelendirdi.
Yasa tasarısına büyük şirketler ve iş dünyası da karşı tutum aldı. ExxonMobil, General Electric, Ford, Pfizer ve ABD Ticaret Odası, itirazlarını içeren ortak bir mektubu Kongreye iletti.
Retail Industry Leaders temsilcisi Ellen Jackson, “Yasa tasarısının bir bölümünün ticaret ortaklarımıza ve müttefiklerimize karşı geniş çaplı yeni tarifelere izin vererek tüketiciler açısından öngörülemeyen sonuçlar doğurabileceğinden kaygı duyuyoruz” açıklamasını yaptı.
Rusya
Rusya, 12 petrol şirketiyle akaryakıt anlaşması imzaladı

Rusya Federal Rekabet Kurumu, iç pazara yakıt sevkiyatı ve pompa fiyatlarındaki artışın sınırlandırılması konusunda ülkenin en büyük 12 petrol şirketiyle anlaşma imzaladı. Şirketler, akaryakıt istasyonlarındaki fiyat artışını enflasyon oranının altında tutmayı ve yerel piyasaya tedariki en üst düzeye çıkarmayı taahhüt etti.
Rusya Federal Rekabet Kurumu (FAS), iç piyasaya yönelik akaryakıt sevkiyatı konusunda ülkenin en büyük 12 petrol şirketiyle anlaşma sağlandığını duyurdu.
İmzalanan mutabakat kapsamında şirketler, benzin ve motorin tedarikini artırmayı ve akaryakıt istasyonlarındaki fiyat artışlarını resmi enflasyon oranının altında tutmayı taahhüt etti.
Gelişmeyi Vladivostok kentinde düzenlenen Doğu Ekonomik Forumu sırasında gazetecilere açıklayan FAS Başkan Yardımcısı Gennadiy Magazinov, “Anlaşmalar 12 petrol şirketiyle imzalandı. Anlaşmalar çerçevesinde şirketler, iç pazara yakıt sevkiyatı yapma ve akaryakıt istasyonlarındaki fiyat artışını enflasyon seviyesini aşmayacak şekilde sınırlandırma yükümlülüğü üstlendi” dedi.
Rusya hükümeti, nisan ayı sonunda Enerji Bakanlığı ile FAS’ın petrol ürünleri iç pazarını istikrara kavuşturmak amacıyla bağlayıcı anlaşmalar imzalayacağı 12 büyük şirketin yer aldığı bir liste onaylamıştı.
Söz konusu mutabakatlar, 2026 yılı boyunca iç piyasaya yakıt sevkiyatının ve perakende benzin ile dizel fiyatlarının enflasyon dikkate alınarak düzenlenmesini öngörüyor.
Enerji Bakanı Sergey Tsivilev de konuya ilişkin değerlendirmesinde, varılan mutabakatların temel hükümlerinin iç piyasaya ürün tedarikini en üst seviyeye çıkarmayı ve fiyat artışlarını kontrol altında tutmayı kapsadığını belirtti.
Anlaşma kapsamındaki şirketler
Hükümetin belirlediği listede Gazprom, Gazprom Neft, Lukoil, Rosneft, Surgutneftegaz, Tatneft, Bağımsız Petrol ve Gaz Şirketi (NNK), NefteKhimServis, TAIF-NK, ForteInvest, Gazprom Neftekhim Salavat ve RI-Invest yer alıyor.
Rusya’da bu yaz aylarında akaryakıt tedarikinde bölgesel aksaklıklar ve arz sıkıntıları baş göstermişti.
Hükümet, iç piyasadaki baskıyı hafifletmek ve durumu düzeltmek amacıyla yakıt ihracatına yasak getirilmesi, yakıt ithalatına yönelik vergi teşvikleri sağlanması ve ülke içi üretimin artırılması dahil bir dizi tedbiri hayata geçirmişti.
Yetkililer ayrıca ağustos ayı başında petrol üreticilerinin bölgesel operatörler aracılığıyla bağımsız istasyonlara da akaryakıt sağlaması konusunda mutabakata varmıştı.
FAS, iç pazarda ekonomik açıdan gerekçelendirilmiş fiyat yapısının korunması amacıyla çalışmalarını sürdürdüğünü bildiriyor.
Rusya
Rosatom, Kazakistan’da nükleer santral inşası için sözleşme imzaladı

Rusya Devlet Atom Enerjisi Kurumu Rosatom ile Kazakistan Nükleer Enerji Santralleri şirketi, Balkaş Nükleer Güç Santrali’nin inşasını kapsayan EPC sözleşmesini imzaladı. Toplam 2 bin 400 megavat kapasiteli iki güç ünitesinden oluşacak santral, Kazakistan’ın Almatı bölgesindeki Jambıl ilçesine bağlı Ülken köyü yakınlarında kurulacak.
Doğu Ekonomi Forumu kapsamında, Rusya Devlet Atom Enerjisi Kurumu Rosatom ile Kazakistan Nükleer Enerji Santralleri (KAES) şirketi arasında mühendislik, tedarik ve inşaat süreçlerini kapsayan EPC sözleşmesi imzalandı.
Anlaşma, Kazakistan’da kurulması planlanan Balkaş Nükleer Güç Santrali’nin inşasını düzenliyor.
RBK medya kuruluşunun haberine göre toplam 2 bin 400 megavat gücünde iki reaktör ünitesinden meydana gelecek santral, Almatı bölgesinin Jambıl ilçesine bağlı Ülken köyü civarında inşa edilecek.
İmzalanan sözleşme, projedeki tarafların sorumluluk alanlarını netleştiriyor. Uluslararası bir konsorsiyumun liderliğini yürütecek olan Rosatom; tasarımdan satın almaya, inşaattan devreye alma çalışmalarına ve tesisin siparişçiye teslimine kadar iş döngüsünün tamamını karşılayacak.
İmza töreninde sözleşmeye Rosatom Genel Müdür Birinci Yardımcısı ve Atomstroyexport Başkanı Andrey Petrov ile KAES Genel Müdürü Yernat Berdigulov imza koydu.
Tören, Rosatom Başkanı Aleksey Lihaçev ile Kazakistan Cumhuriyeti Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Almasadam Satkaliyev’in katılımıyla yapıldı.
Santralin altyapısını, her biri 1200 megavat kapasiteye sahip III+ nesil VVER-1200 tipi reaktörler oluşturacak. En katı uluslararası güvenlik standartlarıyla uyumlu olan bu teknolojinin, Rusya’nın yanı sıra Bangladeş, Belarus, Macaristan, Mısır, Çin ve Türkiye’deki faal ya da yapımı süren tesislerde güvenilirliğini kanıtladığı kaydedildi. Reaktörün işletme ömrü 60 yıl olarak öngörülürken, bu sürenin 20 yıl daha uzatılma imkanı bulunuyor.
Rosatom Başkanı Aleksey Lihaçev, imzalanan belgenin Kazakistan ile işbirliğinde yeni bir aşama başlattığına işaret etti.
Yakın dönemde tasarım faaliyetlerinin yürütüleceğini ve ekipman tedarikçilerinden oluşacak uluslararası konsorsiyumun kurulacağını aktaran Lihaçev, temel hedefin modern güvenlik ve verimlilik normlarına uygun güç ünitelerinin inşa edilerek işletmeye alınması olduğunu ifade etti.
Lihaçev, “Rus nükleer teknolojilerinin, Kazakistan’ın enerji bağımsızlığı ve sürdürülebilir kalkınması için güvenilir bir temel teşkil edeceğine inanıyoruz” değerlendirmesini yaptı.
Santral sahasında Ağustos 2025’te başlatılan etüt çalışmaları devam ediyor. Uzmanlar şu ana kadar derinliği 120 metreye ulaşan 60’tan fazla kuyu açarak laboratuvar analizleri için örnekler topladı.
Araştırmaların 2027 yılına kadar tamamlanması, ardından reaktör ünitelerinin inşasına başlanabilmesi için gerekli ruhsat belgelerinin hazırlanması hedefleniyor.
Rusya
Putin’nden Doğu Ekonomi Forumu’nda ekonomi ve savaşa dair mesajlar

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Doğu Ekonomi Forumu’nda yaptığı konuşmada yeni bir seferberliğe ihtiyaç olmadığını belirterek banka mevduatlarının dondurulacağı yönündeki iddiaları yalanladı. Ukrayna ile doğrudan müzakerelerin yürütülmesi gerektiğini ve barış şansının bulunduğunu kaydeden Putin, Kiev yönetiminin sivil hedeflere yönelik saldırılarını devlet terörizmi olarak nitelendirdi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Doğu Ekonomi Forumu’nun (VVEF-2026) genel oturumunda yaptığı konuşmada Ukrayna’daki çatışmalar, müzakere olasılıkları, seferberlik iddiaları, ekonomi politikaları ve enerji altyapısına yönelik saldırılara ilişkin açıklamalarda bulundu.
“Şans var ancak doğrudan taraflar anlaşmalı”
Ukrayna ile barışçıl çözüme ulaşma şansının halen bulunduğunu belirten Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “İlk etapta çatışmanın doğrudan tarafları olan Rusya ve Ukrayna kendi arasında anlaşmalıdır” dedi.
Diğer ülkelerin sürece yalnızca destek ve yardım sunabileceğini ifade eden Putin, iki ülke arasındaki temasların özellikle istihbarat servisleri üzerinden devam ettiğini bildirdi.
Sivil gemilerin alıkonulması, ticari gemilere yönelik saldırılar ve sivil hava araçlarına dönük tehditlerin ikili müzakereleri zorlaştırdığını belirten Rus lider, bu eylemleri “devlet terörizminin tezahürleri” olarak tanımladı. Putin, duruma sessiz kalan ve bunu görmezden gelen batılı ülkelerin ise “uluslararası terörizmin suç ortakları” olduğunu belirtti.
ABD ile temasların sürdüğünü kaydeden Putin, Donald Trump’ın “pozitif ve yapıcı bir çalışmaya odaklandığını”, Rusya’nın tam kapsamlı ilişkileri yeniden tesis etmek istediğini ancak bunun Washington’a da bağlı olduğunu söyledi.
“Seferberlik gerektiren bir senaryo yok”
Kamuoyunda tartışılan yeni bir seferberlik dalgası ihtimalini geri çeviren Putin, “Şu anda seferberlik yapılmasını gerektiren bir senaryo bulunmuyor” açıklamasını yaptı.
Bu yöndeki söylentilerin Devlet Duması seçimleri öncesinde hasım unsurlarca yürütülen bir bilgi saldırısı olduğunu dile getiren Putin, Rusya Silahlı Kuvvetleri’nin personel sıkıntısı çekmediğini, vatandaşların gönüllü olarak sözleşme imzaladığını ve Ukrayna ordusunun her ay 8 bin ile 12 bin arasında kayıp verdiğini kaydetti.
Lojistik merkezleri ve petrol rafinerilerine yönelik saldırılara değinen Putin, “Neden bu durumla karşılaştık? Çünkü bunların tamamen sivil hedefler olduğu ve silahlı çatışma koşullarında dahi herhangi bir saldırıya uğramayacağı varsayımıyla hareket ettik. Ancak bu anlamda yanıldık” ifadelerini kullandı.
Rusya’nın bu eylemlere mütekabiliyet esasıyla yanıt vermek zorunda kaldığını belirten Putin, karşılıklarının “bu Pandora’nın kutusunu açanlar için genel olarak son derece kayda değer olduğunu” söyledi.
Hava savunma sistemlerinin güçlendirileceğini duyuran Putin, kritik altyapıyı kamulaştırma planları olmadığını, şirketlerin kendi tesislerini korumakla yükümlü bulunduğunu aktardı.
“Mevduatların dondurulacağı haberleri aptalca”
Bankalardaki mevduatların dondurulacağı iddialarını “aptalca manipülasyonlar” olarak nitelendiren Putin, askeri harekatın başlangıcında da vatandaşların mevduatlarını çektiğini ve kimsenin buna engel olmadığını hatırlattı.
Ülkedeki yıllık enflasyonun yüzde 6,3 seviyesinde bulunduğunu ifade eden Putin, Rusya Merkez Bankası’nın faiz artırma kararını “makroekonomik istikrarı korumak için bilinçli ve zorunlu bir adım” olarak değerlendirdi.
Hükümet ve Merkez Bankası’nın genel olarak “Skylla ile Kharybdis arasından geçmeyi başardığını” belirten Putin, ekonomiyi aşırı soğutmadan enflasyonu düşürmeyi hedeflediklerini söyledi.
Rusya’nın kamu borcunun dünyadaki en düşük seviyelerden biri olduğuna ve bütçe açığının kritik bir risk taşımadığına dikkat çeken Putin, iş dünyasının bütçeye sağladığı yüz milyarlarca rublelik katkının zorunlu bir vergi değil, eğitime ve sağlığa aktarılacak gönüllü bir destek olduğunu kaydetti.
“Her şeye hazırlıklı olmalıyız”
Yakıt piyasasındaki durumun kontrol altında tutulduğunu dile getiren Rus lider, yakıt açığına alışmak gerekip gerekmediği yönündeki soruya karşılık “Her şeye hazırlıklı olmalıyız” dedi.
Rafinerilerdeki onarımların hızla sürdüğünü ve kalan yüzde 10’luk kapasitenin yakında devreye gireceğini söyleyen Putin, petrol fiyatlarındaki artış sebebiyle ham petrol ihracatının iç piyasada işlemeye kıyasla daha karlı hale geldiğini belirtti. Putin, Rosneft bünyesindeki Vostok Oil projesinden ilk petrolün yakında tüketicilere sevk edileceğini aktardı.
Doğu ve Arktik bölgelerinin kalkınmasına ilişkin hedefler de açıklayan Putin, son 11 yılda Uzak Doğu’ya yaklaşık 25 trilyon rublelik sermaye yatırımı çekildiğini, bölgedeki işsizliğin yüzde 2,2’ye gerilediğini bildirdi.
1 Ocak 2027 itibarıyla bu bölgelerde işletmeler için tek bir imtiyazlı rejime geçileceğini duyuran Putin, demografik sorunlara da değindi.
Doğum oranlarının artırılmasının bir ulusal güvenlik meselesi olduğunu vurgulayan Putin, çatışmaların nüfus yapısına etkisine ilişkin olarak, “Askeri harekatın etkisi var ancak mesele bundan ibaret değil; Japonya veya Güney Kore’de harekat yok ama doğum oranları bizden daha düşük” diye konuştu.
Amerika2 hafta önceSteve Jobs’ı iflastan kurtaran gizli CIA anlaşması gün yüzüne çıktı
Dünya Basını1 hafta önceMilanovic uyardı: Dünya 1914 öncesine benzer bir uçurumun kenarında
Amerika1 hafta önceKıyamete beş kala – 1: Thiel, Deccal’i arıyor
Ortadoğu2 hafta önceMekke Anlaşması için İran iddiası: Tahran teklifi inceliyor
Dünya Basını2 hafta önceRon Paul: Washington anayasayı çiğneyip dünyada felaket üretiyor
Rusya2 hafta önceTürkiye’den Rusya’ya ilk deniz yolu benzin sevkiyatı yola çıktı
Avrupa1 hafta önceAlman tarihçi Kittel, savaştan Hitler’i değil Stalin’i sorumlu tuttu
Ortadoğu1 hafta önceSDG’nin feshi için yapılan anlaşmanın ayrıntıları







