Amerika
ABD’de “Çin casusu” ve “Rusya’dan para alan influencerlar” tartışması

ABD’de geçen hafta, Çin Komünist Partisi (ÇKP) adına casusluk yapmakla suçlanan bir New York eyaleti çalışanı ile Rusya’dan para alarak propaganda yaptıkları ileri sürülen “influencerlar” meselesi büyük gündem oldu.
ABD’de hazırlanan bir iddianameye göre, New York eyalet yönetiminin üst düzey bir çalışanı olan Linda Sun, Pekin için gizli bir ajan olarak lüks bir yaşam tarzının tadını çıkarırken, Çin hükümetinin Covid-19 ile ilgili resmi bir çağrıya erişmesine gizlice yardımcı oldu.
İddianameye göre Sun, yaklaşık 14 yıllık bir süre içinde yükselerek New York Valisinin özel kalem müdür yardımcısı oldu.
Fakat federal savcılara göre 41 yaşındaki Sun, Tayvanlı diplomatların eyalet hükümeti ile temas kurmasını engellemek ve iç belgeleri Pekin’le gizlice paylaşmak da dahil olmak üzere pozisyonunu Çinli yetkililere yardım etmek için kullandı.
Bunun karşılığında Çin’in Sun ve kocası Christopher Hu’ya New York’ta 4,1 milyon dolarlık bir ev satın almalarına yardımcı olan milyonlarca dolarlık komisyon ve “eve özel tuzlu ördek” teslimatları gibi avantajlar sağladığı iddia ediliyor.
İddianameye göre çift ayrıca Honolulu, Hawaii’de 2,1 milyon dolarlık okyanus manzaralı bir apartman dairesi ve aralarında 2024 model Ferrari Roma spor otomobilin de bulunduğu lüks araçlar satın aldı.
Sun’ın hakkındaki suçlamalar
Çift salı günü Brooklyn federal mahkemesinde yabancı acenta olarak kayıt yaptırmamaktan vize dolandırıcılığına ve kara para aklamaya kadar bir dizi suçlamayı kabul etmedi.
Salı sabahı federal ajanlar çiftin Long Island’daki evine girerek onları 10 suçtan gözaltına aldı.
ABD yasaları, yabancı ülkeler ya da siyasi partiler adına ya da çıkarları doğrultusunda hareket eden kişilerin yabancı acenta olarak kayıt yaptırmalarını gerektiriyor.
Savcılara göre Çin doğumlu ve vatandaşlığa kabul edilmiş olan Sun, Çin hükümet yetkilileri ve temsilcilerinin “emri, talebi ya da yönlendirmesiyle hareket ettiğini aktif olarak gizlemiştir.”
Savcılar, 2020 yılında Covid-19 salgını eyalete yayılırken, Sun’ın Çinli konsolosluk yetkililerinin New York liderlerine erişim sağlamaları için yollar bulduğunu iddia ediyor.
Savcılara göre, Sun bir keresinde Çinli bir yetkiliyi virüse karşı halk sağlığı müdahalesiyle ilgili özel bir eyalet hükümeti görüşmesine gizlice eklemişti.
New York’un Tayvan ile ilişki kurmasını engellediği öne sürülüyor
Sun hakkındaki iddianamede, Tayvanlı temsilcilerin ABD hükümetindeki üst düzey yetkililerle iletişim kurmasını ya da görüşmesini engellemek için çalıştığı durumlar sıralanıyor.
Sun’ın 2016 yılında Çinli bir konsolosluk yetkilisine gönderdiği bir mesajda, New York’lu üst düzey bir siyasetçiyi Tayvan’ın ev sahipliği yaptığı bir etkinlikten başarıyla uzaklaştırdıktan sonra, “Her şey tatmin edici bir şekilde halledildi,” diyerek övündüğü söyleniyor.
Sun’ın, Tayvan’ın başkanı 2019’da New York’a gittiğinde, ziyarete karşı Pekin yanlısı bir protestoya katılırken görüntülendiği de öne sürülüyor.
Valiye Çin’den “konuşma talimatları” gitti iddiası
Çinli yetkililer valinin bir Ay Yeni Yılı videosu çekip çekemeyeceğini sorduklarında, Sun hangi “konuşma noktalarını” istediklerini sordu.
Çinli yetkililer ise karşılığındai “Çoğunlukla tatil dilekleri ve dostluk ve işbirliği umudu. Çok siyasi bir şey yok,” cevabını verdiler.
Sun daha sonra başka bir Çinli yetkiliye, Bayan Hochul’un konuşma yazarıyla tartışarak valinin sözlerinin bir taslağından “Uygurların durumu” ifadesinin çıkarılmasını sağladığını söyledi.
2023 yılında New York Çalışma Bakanlığı’nda çalışırken Sun, Vali Kathy Hochul’dan çerçeveli resmi bir Yeni Ay Yılı bildirisi aldı ve bunu Çinli bir yetkiliye sundu.
İddiaya göre bildiri olağan kanalların dışında ve hatta Hochul’un ofisinin izni olmadan hazırlanmıştı.
Sun’ın ayrıca Çinli politikacıların ABD’ye seyahat etmeleri için sahte davet mektupları hazırladığı ve New York valisinin Asyalı Amerikalılar danışma konseyine bir vatandaşını eklemek için yetkisiz bir istihdam mektubu yazdığı öne sürülüyor.
Çin’e bilgi karşılığında ekonomik çıkar
Savcılar, tüm bunların karşılığında Sun ve Hu’nun “[Pekin] temsilcilerinden önemli ekonomik ve diğer faydalar elde ettiklerini” öne sürüyor.
Hediyeler arasında tüm masrafları karşılanan Çin seyahatleri; en iyi gösterilere, konserlere ve spor etkinliklerine biletler; Sun’ın kuzeni için Çin’de istihdam ve Çinli bir hükümet yetkilisinin kişisel aşçısı tarafından hazırlanan Nanjing usulü tuzlanmış ördeklerin eve teslimatı yer alıyordu.
İddianameye göre, tuzlu ördek teslimatı Sun’ın evine en az 16 farklı vesileyle yapıldı.
İkili kefaletle şimdilik serbest
Sun’ın avukatı Jarrod Schaeffer AP haber ajansına yaptığı açıklamada, “Bu suçlamaları mahkemede ele almak için sabırsızlanıyoruz. Müvekkilimiz bu suçlamalardan dolayı anlaşılabilir bir şekilde üzgün,” dedi.
Bir yargıç ikiliyi kefaletle serbest bıraktı fakat üç ABD eyaletine seyahatlerini sınırladı ve Sun’a New York’taki Çin konsolosluğu veya misyonundan temsilcilerle herhangi bir temastan kaçınmasını emretti.
Sun ve eşi Hu suçsuz olduklarını savunurken, avukatları suçlamaların “aşırı agresif soruşturmaların bir sonucu” olduğunu söyledi.
Rusya’nın “etki ajanlarına” yönelik soruşturma
Çarşamba günü hazırlanan başka bir iddianamede, aralarında Tim Pool, Dave Rubin ve Benny Johnson gibi tanınmış şahsiyetlerin de bulunduğu altı muhafazakâr influencer ile bağlantılı bir medya şirketinin Rusya tarafından fonlandığı öne sürülüyor.
İddianamede Kremlin’in Ukrayna’daki savaş gibi “Rus çıkarlarına karşı ABD’nin muhalefetini zayıflatmak” için, “ABD’nin iç bölünmelerini güçlendirmeye olan ilgisi” olan İngilizce videolar yayınlamak amacıyla Rus devlet medya çalışanları tarafından gizlice finanse edildiği iddia ediliyor.
ABD Adalet Bakanlığı, bazılarına şirketin finansman kaynağı hakkında yanlış bilgi verildiğini söylediği influencerların herhangi bir suç işlediğini iddia etmiyor.
Bunun yerine, bir Rus devlet medya şirketi olan RT’nin iki çalışanını, Rusya dostu içerik için Tennessee merkezli bir içerik oluşturma şirketine yaklaşık 10 milyon dolar aktarmakla suçluyor.
Kostiantyn Kalashnikov ve Elena Afanasyeva kara para aklamak için komplo kurmak ve Yabancı Ajanlar Kayıt Yasasını ihlal etmekle suçlanıyor.
İnfluencer çabuk döndü: Putin bir pisliktir, şan olsun Ukrayna’ya!
İddianamelerin açıklanmasının ardından hem Pool hem de Johnson sosyal medya üzerinden Rubin’in de retweet ettiği açıklamalar yaparak iddia edilen suçların mağduru olduklarını ve yanlış bir şey yapmadıklarını söylediler.
Pool, “Bunlar sadece iddialar olduğu için neyin doğru olduğunu hâlâ bilmiyoruz. Putin bir pisliktir,” dedi.
Pool, bir başka paylaşımında da, Ukrayna milliyetçileri tarafından kullanılan “Slava Ukraine!” (“Şan olsun Ukrayna’ya!”) sözünü tweet olarak attı.
Johnson paylaşımında, bir yıl önce kendisinden bir “medya girişimine” içerik sağlamasının istendiğini yazdı. Avukatlarının daha sonra feshedilen “standart, mesafeli bir anlaşma” müzakere ettiğini ileri sürdü.
İsim verilmese de odakta şirket Tenet Media
İddianame Tennessee merkezli şirketin adını vermese de, ayrıntılar “Batılı siyasi ve kültürel konulara odaklanan heterodoks yorumculardan oluşan bir ağa” ev sahipliği yapmakla övünen bir çevrimiçi medya şirketi olan Tenet Media ile birebir örtüşüyor.
Tenet’in web sitesinde Pool, Johnson, Rubin, Lauren Southern, Tayler Hansen ve Matt Christiansen dahil olmak üzere içerik sağlayan altı influencer listeleniyor.
Tenet Media’nın altı ana influencerının YouTube’da 7 milyondan fazla abonesi ve X’te 7 milyondan fazla takipçisi bulunuyor.
İddianame, bazı influencerlara çalışmaları karşılığında yüklü miktarda ödeme yapıldığını gösteriyor. Kimliği açıklanmayan bir influencerın sözleşmesinde aylık 400.000 dolar ücret, 100.000 dolar imza bonusu ve ek bir performans bonusu yer alıyor.
Tenet Media’nın son aylardaki programlarında Cumhuriyetçi Ulusal Konvansiyonu eş başkanı Lara Trump, eski Cumhuriyetçi başkan adayı ve Trump destekçisi Vivek Ramaswamy ve ABD Senatosu adayı Kari Lake gibi yüksek profilli muhafazakâr konuklar yer aldı.
Savcılar, şirket tarafından yayınlanan yaklaşık 2.000 videonun sadece YouTube’da 16 milyondan fazla izlendiğini söyledi.
İnfluencerlar Trump destekçisi
İlk olarak Occupy Wall Street protestolarını canlı yayınlayarak kamuoyunun dikkatini çeken gazeteci kökenli YouTuber Pool, bu yılın başlarında Trump’ı podcast’inde ağırlamıştı.
Açık sözlü bir Trump destekçisi ve internet kişiliği olan Johnso ise, başka çalışmalarından intihal yaptığına dair kanıtlar bulunması üzerine BuzzFeed’den kovulmuştu.
Rubin daha önce liberal haber yorum programı “The Young Turks”ün bir parçasıydı fakat o zamandan beri kendisini “liberteryen” olarak tanımlıyor.
Tenet’in influencer listesindeki en büyük YouTube takipçisine sahip ve “The Rubin Report” adlı bir programa ev sahipliği yapıyor.
Tenet Media Başkanı Liam Donovan, Tenet Media’nın çeşitli videolarında konuk olarak yer alan Kanadalı bir influencer olan Lauren Chen’in kocası.
Chen muhafazakâr gençlik örgütü Turning Point USA ile bağlantılı ve sağcı ağ Blaze Media için programlar sundu.
Chen’in RT’nin web sitesinde de 2021 ve 2022 yıllarında çeşitli fikir makalelerine katkıda bulunduğu belirtiliyor.
Amerika
Apple davası OpenAI’ın cihaz planlarını ve halka arzını zorlayabilir

Apple’ın eski çalışanları üzerinden ticari sırlarını çalmakla suçladığı OpenAI, iddiaları ciddiyetle ele aldığını ancak ellerinde herhangi bir ihlale dair kanıt bulunmadığını açıkladı. Şirketin donanım şefi Tang Yew Tan’ı odağına alan davanın, teknoloji devleri arasındaki rekabeti yazılımdan akıllı telefon ve robotik gibi fiziki yapay zeka cihazlarına taşıdığı belirtiliyor.
Yapay zeka şirketi OpenAI, Apple’ın ticari sırlarını sistematik olarak çaldığı yönündeki suçlamaları ciddiyetle ele aldığını ancak söz konusu iddiaları destekleyen herhangi bir kanıt bulunmadığını bildirdi.
Taraflar arasındaki gerilim, Silikon Vadisi’nde yapay zeka rekabetinin veri merkezlerinden çıkarak doğrudan tüketiciye yönelik fiziki cihazlara kaydığı bir dönemde tırmanıyor.
Apple, 10 Temmuz’da mahkemeye sunduğu dava dilekçesinde, eski çalışanlarının OpenAI bünyesine katılırken şirkete ait gizli bilgileri ve ticari sırları beraberinde götürdüğünü öne sürdü.
Cupertino merkezli teknoloji devi, uğradığı zararın tazmin edilmesinin yanı sıra mahkemeden OpenAI ve diğer davalıların bu ticari sırları saklamasını veya kullanmasını engelleyecek ihtiyati tedbir kararı talep ediyor.
“İddiaları ciddiye alıyoruz ancak kanıt yok”
Bloomberg ve The Hill‘in aktardığına göre, dava konusu suçlamalara ilişkin açıklama yapan bir OpenAI sözcüsü, şirketin başka firmaların ticari sırlarına ilgi duymadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Bu iddiaları ciddi bir şekilde ele alıyor olsak da şikayetin haklı bir gerekçeye dayandığını gösteren herhangi bir kanıttan haberdar değiliz. Adil rekabete ve insanların diledikleri yerde çalışma özgürlüğüne inanıyoruz. Tüm dünyadaki insanları güçlendiren yenilikçi teknolojiler geliştirmeye odaklanmaya devam ediyoruz.”
Dava dosyasındaki iddialara göre OpenAI, iş görüşmelerine çağırdığı Apple çalışanlarına tasarım prototipleri, araçlar veya tedarikçilerle yapılan yazışmalar gibi tescilli bilgileri yanlarında getirmeleri yönünde talimat verdi.
Ayrıca OpenAI’ın kendi çalışanlarının Apple’ın güvenlik prosedürlerini aşabilmesi için özel bir süreç geliştirdiği öne sürülüyor.
Merkezdeki isim: Eski iPhone Tasarım Şefi Tang Yew Tan
Davanın odağında, Apple’da 24 yıl görev yaptıktan sonra OpenAI’a baş donanım yöneticisi olarak katılan ve en son iPhone ile Apple Watch ürün tasarımından sorumlu başkan yardımcılığı koltuğunda oturan Tang Yew Tan yer alıyor.
Apple, Tan’ı henüz şirketten ayrılmadan önce OpenAI ve iş ortaklarıyla gizli toplantılar yapmakla, tedarikçi bilgilerini kendi kişisel e-posta adresine göndermekle ve OpenAI bünyesindeyken işe alım mülakatlarında Apple çalışanlarından içeriden bilgi sızdırmaya çalışmakla suçluyor.
Hukuk uzmanları ve sektör analistleri, davanın sadece ticari sırların korunmasıyla ilgili olmadığını, teknoloji devleri arasındaki cihaz savaşına işaret ettiğini belirtiyor.
PP Foresight kurucusu ve teknoloji analisti Paolo Pescatore, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Bu dava, yapay zeka savaşının bir sonraki aşamasının artık sadece veri merkezlerinde değil, fabrikalarda ve oturma odalarında verileceğini gösteriyor” dedi.
Pescatore, yapay zeka fiziki hale geldikçe endüstriyel tasarımın, bileşenlerin, üretim uzmanlığının ve tedarik zinciri ilişkilerinin en az algoritmalar kadar değerli hale geldiğini ekledi.
Yapay zekalı akıllı telefon iddiası
Davanın, OpenAI’ın Apple’ın amiral gemisi iPhone’a doğrudan rakip olabilecek yapay zeka tabanlı bir akıllı telefon üzerinde çalıştığı dönemde açılması dikkati çekiyor.
OpenAI Üst Yöneticisi (CEO) Sam Altman, kasım ayında yaptığı bir açıklamada geliştirecekleri cihazın bir iPhone’dan daha “huzurlu ve sakin” olacağını söylemişti.
Mahkeme kayıtları, şirketin özel kulaklık projelerini de incelediğini ortaya koyuyor.
OpenAI, geçen yıl Tang Yew Tan ve Apple’ın efsanevi eski tasarım şefi Jony Ive tarafından kurulan yapay zeka donanım girişimi “io”yu satın alarak donanım alanındaki iddialarını güçlendirmişti.
Davada Jony Ive’ın isminin sanıklar arasında yer almaması ise dikkat çeken bir diğer ayrıntı oldu. Analist Dan Ives, bu satın almanın OpenAI’ı Apple karşısında çok daha rekabetçi hale getirdiğini saptayarak, “Apple’ın sahaya bir sınır çizgisi koyması ve OpenAI’a durduğu yeri göstermesi akıllıca bir hamle” yorumunu yaptı.
Dava dilekçesinde ayrıca, şu anda 400’den fazla eski Apple çalışanının OpenAI bünyesinde görev yaptığı bilgisi yer aldı.
Ortaklıktan mahkeme eşiğine
Apple ve OpenAI, 2024 yılında ChatGPT’nin Siri gibi Apple ürünlerine entegre edilmesi amacıyla ortaklık kurmuştu. Ancak mayıs ayında basına yansıyan iddialara göre OpenAI, Apple’ın entegrasyon biçiminden hoşnut kalmadı ve işbirliğinden beklenen faydayı sağlayamadığı gerekçesiyle yasal yollara başvurmayı değerlendirdi. Apple ise ocak ayında yapay zeka alanında Google ile de işbirliğine gittiğini duyurmuştu.
Sam Altman, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda Apple’dan korkmadığını ancak şirkete büyük bir saygı duyduğunu belirterek Apple’ı “en üst sınıf” (S-tier) olarak nitelendirdi.
Piyasaya çıkış takvimi ve halka arz tehlikede
Davanın hızlı bir şekilde uzlaşmayla sonuçlanmaması halinde, OpenAI’ın ticari planlarına ciddi zarar verebileceği öngörülüyor. Lowenstein Sandler LLP hukuk firması ortaklarından Bryan Sterba, konunun OpenAI’ın piyasaya çıkış planlarını ciddi şekilde yavaşlatabileceğini vurguladı.
Sterba, “Eğer Apple’ın bahsettiği ticari sırlar söz konusu fiziki yapay zeka ürünlerinin tamamını ilgilendiriyorsa, bu durum OpenAI’ın yakın vadede ticarileşme kabiliyetini büyük ölçüde engeller. Araştırma-geliştirme çalışmalarını ve yatırım almalarını doğrudan etkiler” değerlendirmesinde bulundu.
Bu süreç aynı zamanda OpenAI’ın halka arz hedefleri üzerinde de bir belirsizlik bulutu yaratma riski taşıyor.
Apple’ın açtığı dava, Altman’ın eski iş ortaklarıyla yaşadığı tek yasal mücadele değil. Kaliforniya’daki bir federal mahkeme jürisi, SpaceX CEO’su Elon Musk’ın OpenAI’ın kuruluş misyonundan saptığı gerekçesiyle açtığı davayı zaman aşımı gerekçesiyle reddetmiş ve Altman lehine karar vermişti.
Analistler, sektörde trilyonlarca dolarlık bir pazar payının söz konusu olduğunu belirterek, Silikon Vadisi’ndeki çalışan transferlerinin ve şirketlerin kendilerini koruma reflekslerinin artarak devam edeceğini öngörüyor.
Amerika
ABD’de 1,15 trilyon dolarlık savunma tasarısına Demokratlardan engel

ABD Senatosunda Demokrat milletvekilleri, 1,15 trilyon dolarlık yıllık savunma yetkilendirme tasarısının görüşülmeye başlanması yönündeki önergeyi oylamada bloke etti. Genel olarak partiler üstü güçlü destek alan yıllık Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası tasarısı, bu yıl savunma harcamalarının seviyesine ilişkin hararetli bir bütçe tartışmasına takıldı.
ABD Senatosunda Demokratlar, genel olarak partiler üstü güçlü destekle yasalaşan ancak bu yıl savunma harcamalarının seviyesine ilişkin parti içi mücadeleye takılan 1,15 trilyon dolarlık yıllık savunma yetkilendirme yasa tasarısının oylamaya sunulması önergesini reddetti.
Yıllık savunma tasarısının ilerletilmesini amaçlayan önerge, Senato genel kurulunda yapılan oylamada 46 “evet” oyuna karşı 50 “hayır” oyuyla başarısız oldu. Önergenin kabul edilmesi için 60 oy gerekiyordu.
Senatörler oylamada tamamen parti hatlarına göre hareket etti. Bunun tek istisnası, daha sonraki süreçte önergeyi yeniden genel kurula getirebilmek amacıyla oyunu “evet” yönünden “hayır” yönüne çeviren Senato Çoğunluk Lideri Cumhuriyetçi John Thune oldu.
Demokrat John Fetterman ve Alex Padilla ile Cumhuriyetçi Jim Justice ve Mitch McConnell olmak üzere dört senatör oylamaya katılmadı.
Söz konusu yasa tasarısı, 11 Haziran Salı günü Senato Silahlı Hizmetler Komisyonundan 9 ret oyuna karşı 18 kabul oyuyla partiler üstü bir destek alarak geçmişti.
Ancak o tarihten bu yana Cumhuriyetçi ve Demokrat müzakerecilerin savunma ve savunma dışı ana harcama seviyelerinde uzlaşmaya varamaması üzerine partiler arasındaki ayrışma daha da derinleşti.
Demokratlar, Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (NDAA) tasarısına karşı çıkmalarının en büyük gerekçelerinden biri olarak, İran ile 28 Şubat Salı günü başlayan savaşın yeniden tırmanmasını ve ABD Başkanı Donald Trump’ın bu savaş için Kongreden yetki talep etmemesini gösterdi.
ABD Temsilciler Meclisi İsrail’i silah ambargolarından koruyan tasarıyı onayladı
Senato Demokrat Çoğunluk Lideri Chuck Schumer, oylama öncesinde genel kurulda yaptığı konuşmada, “Şu anda Beyaz Saray, askeri çatışmaların yeniden başladığını, Amerikan saldırılarının sürdüğünü ve güçlerimizin daha fazlası için konuşlandırıldığını Kongreye resmen bildirdi. Buna rağmen Cumhuriyetçiler, Senatonun tüm bunlar yaşanmıyormuş gibi savunma yetkilendirme yasasını ele almasını istiyor” dedi.
Yasa tasarısı, ABD Savunma Bakanlığına 1,1 trilyon dolar, ülkenin nükleer cephaneliğini yönetmesi için ABD Enerji Bakanlığına 41 milyar dolar ve savunmayla ilgili diğer faaliyetlere 11 milyar dolar kaynak aktarılmasını öngörüyor.
Tasarı ayrıca askeri personel maaşlarında yüzde 3,6 oranında artış yapılmasını; askeri ailelerin eğitimi, barınması, sağlık hizmetleri ve çocuk bakımı gibi alanlara yatırım yapılmasını kapsıyor.
Ancak Senatoda savunma ve savunma dışı harcama seviyelerinin eş zamanlı olarak artırılması konusunda uzlaşmaya varılamaması, olağan bütçe tasarılarının ardından şimdi de savunma yetkilendirme tasarısının kilitlenmesine yol açtı.
Senato Silahlı Hizmetler Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Roger Wicker, Demokratların savunma tasarısının müzakereye açılmasını engelleme yönündeki oylarını “görülmemiş bir durum” olarak nitelendirdi.
Wicker konuya ilişkin değerlendirmesinde, “NDAA tasarısının görüşülmeye başlanması önergesinin kabul edilmemesi daha önce görülmemiş bir durumdur. Bu durum, Senatör Schumer’in hiçbir şekilde işbirliği yapmama kararını ve zihniyetini yansıtıyor; oysa bu sürecin çok büyük bir kısmı partiler üstü bir temelde yürütülmüştü. Bu gerçekten yeni bir dip noktasıdır” ifadelerini kullandı.
Schumer ise pazartesi günü senatörlere gönderdiği mektupta, Cumhuriyetçileri, savunma dışı programları göz ardı ederken savunma harcamalarını önemli ölçüde artıran “tek taraflı” tasarıları dayatmakla eleştirdi.
Schumer mektubunda, “Partiler üstü katkıyı engelleyen, aileleri mağdur eden, bir savaşı uzatan ve yolsuzluğu perdeleyen tek taraflı tasarıları dayatmanın normal hiçbir yanı yoktur” yazdı.
Demokrat Senatör Chris Murphy de salı günü yaptığı açıklamada, savunma yetkilendirme tasarısını, Amerikan halkının çoğunluğunun karşı çıktığı İran ile savaşı destekleyen bir yasa olarak nitelendirerek sert bir dille eleştirdi.
Murphy, “Bu bir savaş finansmanı yetkilendirme tasarısıdır. Bu tasarı, bu ülkede hiç kimsenin istemediği bir İran savaşı için verilmiş bir yetkidir” dedi.
Senato Silahlı Hizmetler Komisyonunun kıdemli Demokrat üyesi Jack Reed dahil olmak üzere bazı Demokratların, tasarının tartışılmaya başlanması yönünde oy verip vermeme konusunda kararsız kaldığı görüldü. Reed, oylamadan önce yaptığı açıklamada, “Bunu değerlendiriyorum” demişti.
Amerika
ABD’de Cumhuriyetçi adaylara geçim sıkıntısı uyarısı

Muhafazakar eğilimli Americans for Prosperity Action grubu, Cumhuriyetçilerin geçim sıkıntısı konusunda seçmenin güvenini kazanamaması halinde Kongre’nin her iki kanadını da kaybedebileceğini açıkladı. Kuruluşun yöneticileri, adayların ABD Başkanı Donald Trump’ın öncelik verdiği SAVE America Yasası yerine hayat pahalılığına odaklanması gerektiğini belirtti.
Muhafazakar eğilimli siyasi faaliyet grubu Americans for Prosperity Action (AFP Action), Cumhuriyetçilerin geçim sıkıntısı ve hayat pahalılığı konularında seçmenlerin güvenini yeniden kazanamaması durumunda yalnızca Temsilciler Meclisi’ni değil, Senato’yu da kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğu yönünde uyarıda bulunuyor.
Grup, bu konunun çok kritik olduğunu belirterek, seçim kampanyası sürecinde ABD Başkanı Donald Trump’ın önem verdiği SAVE America Yasası (SAVE America Act) dahil olmak üzere, diğer tüm konulara odaklanmaktan kaçınılması gerektiğini savunuyor.
Americans for Prosperity Başkanı ve AFP Action Kıdemli Danışmanı Emily Seidel, geçen hafta yaptığı açıklamada, “Eğer adaylar sahada hayat pahalılığı dışındaki konuları konuşuyorlarsa bu durum seçmenler için dikkat dağıtıcıdır ve güveni aşındırmaya devam eder” dedi.
Seidel, “Siyasi yelpazede diğer konulara dair çok fazla gürültü koptuğu ölçüde, yani sahaya çıkıp kapıları çaldığınızda, kapıda hiç kimse sizinle örneğin SAVE Yasası hakkında konuşmuyor” ifadesini kullandı.
Bu mesaj, SAVE Yasası’nın en büyük savunucularından bazılarının argümanlarıyla çelişiyor.
Örneğin aktivist Scott Presler, Cumhuriyetçi milletvekillerine doğrudan hitap ederek, demoralize olmuş Cumhuriyetçi tabana partinin kendileri için mücadele ettiğini göstermek adına SAVE America Yasası’nı geçirmeleri gerektiğini, sadece “etkisiz vergi indirimleri” üzerinden kampanya yürütmenin Kasım ayında yenilgiye yol açacağını savunmuştu.
Ancak Seidel, söz konusu seçim yasası nedeniyle sandığa gitmeye daha yatkın olan seçmen kitlesinin yalnızca “küçük ve sesi çok çıkan bir azınlık” olduğunu belirtti.
AFP Action Genel Direktörü Nathan Nascimento da normal şartlarda Cumhuriyetçilere oy veren güvenilir seçmenlerin ekonomik konular nedeniyle hayal kırıklığı yaşadığını aktardı.
Nascimento, “Seslerinin duyulduğunu hissetmiyorlar. Hayat pahalılığı konusunda gerçekten endişeliler ama bunun bir öneminin olup olmadığını dahi bilmiyorlar. Sandığa gitmeleri için onlara bir neden vermemiz gerekiyor. Oy kullanmaya gitmeleri için motive edilmeleri gerekiyor” dedi.
Seidel, adayların seçmenlerin zihnine kazıması gereken şeyin SAVE America Yasası gibi siyasi hamaset malzemeleri değil, maliyetleri düşürecek çözümler olduğunu ifade etti.
Milyarder Charles Koch ile bağlantıları olan süper PAC, nisan ayında yayımladığı “ilgili taraflar” genelgesinde maliyetleri düşürecek bir planın gerekliliğine dikkat çekerek Senato’daki Cumhuriyetçi çoğunluğun tehlikede olduğu yönünde ilk alarmı vermişti.
Americans for Prosperity bünyesindeki ortak savunuculuk kuruluşu da enerji yatırımlarında izin süreçlerinin kolaylaştırılmasını, sağlık tasarruf hesaplarının sübvanse edilmesini ve Kongre’nin yakın zamanda yasalaştırdığı bazı konut arzı reformlarını içeren bir yasama rehberi yayımlamıştı.
Senato yarışlarına odaklanan aktivist ağının geçen ay saha çalışmalarında bir milyonuncu kapıyı çalmasıyla birlikte, AFP Action’a göre bu endişeler daha da pekişti.
Seidel, Cumhuriyetçilerin geçim sıkıntısı sorunlarına yönelik çözümlere yönelmeleri halinde bu ara seçimlerde Demokrat dalgasını savuşturabileceklerini kaydetti.
Seçmenlerin ikna edilmesi için hâlâ zaman olduğunu belirten Seidel, “Seçmenlerin bakış açısına göre, eğer fikirleri, çözümleri varsa ve yetkinlerse, adaylara bunu gelecekte çözebilecekleri konusunda kredi vermeye hazırlar” dedi.
Her ara seçimde olduğu gibi, bu seçimde de katılımın bir başkanlık seçimi yılına göre daha düşük olması bekleniyor. Nascimento, sahadaki görünümün seçmenlerin tıpkı 2024’te olduğu gibi bir adayın ekonomi vaatlerine göre hareket etmeye hazır olduğunu gösterdiğini söyledi.
Nascimento, “Adayın bunu gerçekten yerine getirip getiremeyeceğini bilmek istiyorlar. Eğer adaylar bu durumu ortaya koyabilir ve planlarının ne olduğunu gerçekten gösterebilirlerse, seçmenler onlara güven duymaya istekli olacaktır” diye konuştu.
AFP Action, Trump’ın vergi indirimleri ve harcama kesintilerini içeren, Cumhuriyetçilerin ise “Çalışan Aileler Vergi İndirimleri” olarak yeniden adlandırdığı tasarıya yönelik mesajları seçmenlere ulaştırmak için milyonlarca dolar harcadı.
Ancak bu mesajı seçmenlere iletmek oldukça karmaşık, zira SAVE America Yasası savunucusu Presler tarafından “etkisiz” olarak değerlendirilen vergi avantajları, esasen mevcut durumu korumaktan öteye geçmedi.
Nascimento ise “Tasarının bileşenleri gerçekten çok güçlü. İnsanlar bu spesifik bileşenlere işaret ettikçe, paketin tamamına yönelik destek daha da güçleniyor” argümanını savundu.
Her şeyin ötesinde, bizzat Trump’ın kendisi, Cumhuriyetçilerin normal şartlarda geçim sıkıntısı cephesinde kazanım olarak nitelendireceği adımları gölgelerken, partinin bu konudaki mesajını öne çıkarması zorlaşıyor.
Trump, Senato’nun SAVE America Yasası konusundaki eylemsizliğini protesto etmek amacıyla partiler üstü büyük bir konut tasarısını imzalamayı reddetmiş ve bu konut tasarısını “önemsiz” ve “can sıkıcı derecede önemsiz” olarak nitelendirmişti.
Görüş2 hafta önceZirve Salonunda Konuşulmayacak Hikâye: NATO Üyeliğinin Gerçek Bedeli
Diplomasi1 hafta önceNATO ülkeleri, milyarlarca dolarlık savunma anlaşması açıkladı
Dünya Basını2 hafta önceİktisatçı Ann Pettifor: Faiz sistemi ekolojiyi tahrip ediyor
Görüş7 gün önceAnkara’nın ikinci zirvesi: 22 yılın ardından NATO, kuralları yeniden yazan bir Türkiye’ye dönüyor
Amerika7 gün önceNATO 3.0’un mucidi: Elbridge Colby
Dünya Basını2 hafta önceİran Ali Hamaney’e veda ediyor: Yas, hafıza ve sessizlik
Asya7 gün önceXi, bilim ve teknoloji inovasyonuyla Çin modernleşmesinin ilerletilmesi çağrısı yaptı
Diplomasi7 gün önceNATO liderleri Ankara Deklarasyonu’nu kabul etti









