Bizi Takip Edin

Avrupa

Danimarka, Grönland’a ilk kez zorunlu asker konuşlandırıyor

Yayınlanma

Danimarka, Kuzey Kutbu’nda olası güvenlik tehditleri ve Ukrayna’daki savaş gerekçesiyle uyguladığı yeni zorunlu askerlik sistemi kapsamında yaklaşık 1,600 yeni erin 11 aylık hizmet süresini başlattı. Yeni askerlik döneminde erlerin ilk kez Grönland’a sevk edilerek profesyonel ordudan operasyonel görevleri devralması planlanıyor.

Danimarka, Kuzey Kutbu bölgesinde ABD ve Rusya kaynaklı güvenlik riskleri ile Ukrayna’daki savaşın yarattığı ortam gerekçesiyle askeri kapasitesini artırma adımlarını hızlandırdı.

Reuters’ın aktardığına göre ülke, yeni zorunlu askerlik düzenlemesi kapsamında yaklaşık 1,600 yeni eri 11 aylık hizmet süresi için silah altına aldı.

Yeni hizmet dönemi, Danimarka tarihinde ilk kez zorunlu askerlik kapsamındaki erlerin Grönland’a gönderilmesi hazırlıklarıyla eş zamanlı yürütülüyor.

Planlama çerçevesinde 100’den fazla erin Grönland’daki profesyonel askerlerden operasyonel görevleri devralacağı belirtildi.

Yeni silah altına alınan askerler, beş aylık temel eğitimin ardından altı ay boyunca operasyonel hizmet verecek.

Danimarka’da zorunlu askerlik prosedürü, 18 yaşına gelmiş ve sağlık şartlarını taşıyan tüm genç erkekler arasında çekilen kura yöntemiyle yürütülüyor.

Ancak Danimarka ordusunun insan kaynağı büyük oranda gönüllülerden oluşuyor.

Danimarka yönetimi 2024 yılında aldığı kararla dört ay olan askerlik süresini 11 aya çıkardı ve zorunlu askerlik uygulamasını ilk kez kadınları da kapsayacak şekilde genişletti.

Reuters’ın aktardığına göre Kopenhag, 2033 yılına kadar yıllık asker sayısını 5 bin seviyesinden 7 bin 500’e yükseltmeyi hedefliyor.

Zorunlu askerlik uygulaması Danimarka’nın yanı sıra bölge ülkeleri İsveç, Finlandiya ve Norveç ile Baltık ülkeleri Estonya, Letonya ve Litvanya’da da yürürlükte bulunuyor.

Grönland’a yönelik askeri planlama, ABD Başkanı Donald Trump’ın adaya ilişkin açıklamalarının ardından şekillendi. Trump’ın adayı ilhak etme yönündeki ifadeleri Kopenhag ve Nuuk yönetimleri tarafından reddedilmişti.

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Ankara’da düzenlenen NATO zirvesinde ülkesinin “kendi toprakları dahil” ittifakın her karışını savunmaya hazır olduğunu bildirdi.

Trump’ın Grönland’a yönelik söylemleri bu yılın kış aylarında yeniden yoğunlaştı.

Danimarka’nın Danimarka Krallığı bünyesinde özerk bir bölge olan Grönland’ın güvenliğini sağlayamadığını savunan Trump, adanın ABD’nin ulusal savunması için gerekli olduğunu ileri sürdü.

Trump ayrıca adanın Rus ve Çin gemileriyle çevrili olduğunu iddia etti.

ABD’nin Kopenhag Büyükelçisi Kenneth Howery Mayıs ayında yaptığı açıklamada ABD Başkanı’nın adayı askeri güç kullanarak ele geçirme fikrinden vazgeçtiğini bildirdi.

Fakat Trump Temmuz ayında adaya yönelik talebini yineleyerek Washington’ın Grönland’a ihtiyacı olduğunu ifade etti.

Trump daha sonra Grönland’ın ikinci başkanlık döneminin sonu olan Ocak 2029’a kadar ABD kontrolüne geçebileceğini iddia etti.

Öte yandan Danimarka’nın Grönland’daki Birleşik Arktik Kuvvetleri Komutanı Søren Andersen Ocak ayında yaptığı açıklamada, adadaki Danimarka askeri varlığının ABD’den gelebilecek bir askeri tehdide karşı değil, Rusya’nın olası faaliyetlerine karşı odaklandığını belirtti.

Andersen, Avrupalı NATO müttefiklerinin Grönland’daki misyonunun uzun vadeli amacının “Rusya’yı uzak tutmak” olduğunu ekledi.

Andersen’in işaret ettiği “Arctic Sentinel” (Arktik Muhafızı) adlı NATO misyonu, ittifakın Kuzey Kutup bölgesindeki askeri varlığını güçlendirmeyi, deniz devriyelerini genişletmeyi ve Rusya ile Çin’in bölgedeki faaliyetlerine karşı koymayı amaçlıyor. Daimi nitelikteki operasyonun başlatıldığı 11 Şubat 2026 tarihinde resmen duyurulmuştu.

Avrupa

Almanya, Rusya’ya karşı binlerce yeni füze almaya hazırlanıyor

Yayınlanma

Bloomberg’ün haberine göre Almanya, Tomahawk sevkiyatında yaşanan gecikmeler üzerine savunma cephaneliğini binlerce hassas vuruş füzesiyle takviye etmeyi planlıyor. Berlin, Amerikan girişimi Covenant’tan 1,12 milyar doları aşan Anthem füzeleri almanın yanı sıra Ukrayna, Hollanda ve İngiltere ortaklı projeleri değerlendiriyor.

Almanya, savunma cephaneliğini genişletmek amacıyla binlerce hassas vuruş füzesi satın almayı planlıyor.

Almanya ordusunun envanterinde şu anda yalnızca havadan fırlatılan ve yaklaşık 500 kilometre gibi görece kısa bir menzile sahip olan Taurus seyir füzeleri yer alıyor.

Bloomberg’ün konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberinde, Berlin’in Amerikan Raytheon üretimi BGM-109 Tomahawk füzeleri ile Typhon fırlatma sistemlerini tedarik etme planının ise gecikmelerle karşılaştığı belirtildi.

Bu tablonun ardından Almanya Savunma Bakanlığı, çok sayıda üreticiyle binlerce hassas vuruş füzesi almak üzere görüşmelere başladı.

Berlin’in benimsediği strateji, görece düşük maliyetli füzeleri yüksek adetlerle temin ederek nicelik üstünlüğü kurmayı ve olası bir hasmın hava savunma sistemlerini doygunluğa ulaştırarak felce uğratmayı amaçlıyor.

Görüşme yürütülen taraflardan birini Amerikan savunma girişimi Covenant oluşturuyor.

Almanya, bu şirketten 1,12 milyar doları aşan bir maliyetle karadan fırlatılan binlerce Anthem seyir füzesi almayı değerlendiriyor.

Covenant şirketi ABD kökenli olmasına karşın projenin Avrupa ile doğrudan bağı sürüyor. Girişim, bu yıl Almanya’nın Leipzig kentinde bir fabrika açtı.

Fabrikadaki ilk füzelerin 2027 yılının başında üretim bandından çıkması hedefleniyor.

Gelecek yılın sonuna kadar bin adet üretmeyi planlayan şirket, bağımsız Avrupa tedarik zincirlerinden faydalanarak 2028 yılına gelindiğinde yıllık 5 bin füzelik azami kapasiteye ulaşmayı amaçlıyor.

Berlin tek bir tedarikçiye bağlı kalmamak için alternatifleri inceliyor

Berlin yönetimi tek bir şirkete bağımlı kalmaktan kaçınmak için farklı seçenekleri de gündemde tutuyor.

Bu kapsamda Ukrayna ile Bars seyir füzelerinin ortak üretimi ve satın alınması yönünde temaslar yürütülüyor.

Hollanda merkezli Destinus SA şirketinin geliştirdiği Ruta füzeleri de incelenen seçenekler arasında yer alıyor.

Almanya ve İngiltere ortak girişimi olan Hypersonica ile de yüksek hızlı HS1 füzelerinin geliştirilmesi konusu ele alınıyor.

Avrupa ülkeleri, Ukrayna’daki çatışmaların başlamasının ardından geniş kapsamlı bir yeniden silahlanma sürecine girdi.

Rusya’nın Berlin Büyükelçisi Sergey Neçayev ise mayıs ayında yaptığı açıklamada Almanya’nın Rusya ile askeri bir karşı karşıya gelişe hazırlandığını öne sürmüştü.

Neçayev, Almanya’nın Ukrayna’daki çatışmalara taraf olmama yönündeki resmi beyanlarına rağmen askeri harcamalarını artırdığını, ordu mevcudunu büyüttüğünü ve silahlanma adımlarını hızlandırdığını savundu.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Avusturya, dört Rus diplomatı sınır dışı etti

Yayınlanma

Avusturya, üçü büyükelçilikte biri AGİT temsilciliğinde görevli dört Rus diplomatı casusluk şüphesiyle sınır dışı etti. Karara tepki gösteren Rusya Dışişleri Bakanlığı misillemenin kaçınılmaz olduğunu duyururken Viyana’nın 2022’den bu yana sınır dışı ettiği Rus görevli sayısı en az 18’e ulaştı.

Avusturya, dört Rus diplomatı “istenmeyen kişi” ilan ederek sınır dışı etti. Diplomatlardan üçü Viyana’daki Rusya Büyükelçiliğinde görev yaparken biri ülkenin Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Daimi Temsilciliğinde yer alıyordu.

Gelişmeyi cuma günü ilk olarak Avusturya dergisi Profil duyurdu; kamu yayıncısı ORF ve Die Presse gazetesi de Dışişleri Bakanlığına dayandırdıkları haberlerle bilgiyi teyit etti.

Bakanlık açıklamasında kararın güvenlik birimlerinden gelen veriler doğrultusunda alındığı belirtildi. Açıklamada, dört Rus görevlinin diplomatik statüleriyle bağdaşmayan faaliyetler yürüttüğü kaydedildi.

Moskova ise karara gecikmeden karşılık verileceğini duyurdu. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Avusturya’nın bu adımına yönelik tepkinin “kaçınılmaz olarak geleceğini” açıkladı.

Avusturya Dışişleri Bakanlığı verilerine göre Viyana’daki Rusya Büyükelçiliğinde toplam 48 diplomat görev yapıyor. 23 Rus vatandaşı da ülkenin AGİT Daimi Temsilciliğinde yer alıyor.

Profil: Rus diplomatlar casuslukla suçlanıyor

Profil dergisi, sınır dışı edilen dört Rus diplomatın casusluk şüphesiyle hedef alındığını aktardı.

Bu isimlerin, araştırmacı yayın organı Agentstvo’nun ağustos başında yayımladığı ve istihbarat servisleriyle bağlantılı olabileceği öne sürülen 21 kişilik diplomat listesinde yer alıp almadığı ise henüz netleşmedi.

Profil, Avusturya Savunma Bakanlığının ağustos ayı ortasında askerlere olası Rus ajan devşirme girişimlerine karşı uyarı yazısı gönderdiğini ve şüpheli temasların bildirilmesini istediğini kaydetti.

Avusturya makamlarının gündemine giren bir diğer başlık ise Viyana sakinlerinin Rusya Büyükelçiliği çatısından gelen seslere yönelik şikayetleri oldu.

İngiliz The Financial Times gazetesi mart ayında kaynaklarına dayandırdığı haberinde, çatıdaki “anten ormanı” aracılığıyla NATO ve diğer uluslararası kuruluşların haberleşmelerinin dinlendiğini öne sürmüştü. Viyana yönetimi bu iddialar üzerine mayıs ayında üç Rus diplomatı sınır dışı etmişti.

Avusturya Dışişleri Bakanlığı eylül ayı ortasında yerel haber ajansı APA’ya yaptığı açıklamada, Rusya Büyükelçiliği temsilcilerinin çatıdaki havalandırma pervanelerinin arızalandığını savunarak gürültü için özür dilediğini bildirmişti.

Şubat 2022’de Ukrayna’da başlayan savaştan bu yana Avusturya, son kararla birlikte Rus temsilciliklerindeki en az 18 personeli sınır dışı etmiş oldu.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Sırbistan’da öğrenci mitinginde yüzbinlerce kişi bir araya geldi

Yayınlanma

Sırbistan’da öğrencilerin öncülüğündeki hareketin son mitingi için perşembe günü yüz binlerce kişi Belgrad’ın merkezinde bir araya geldi.

25 Ekim’de yapılacak erken parlamento seçimleri öncesinde yapılan mitingin organizatörleri, mitinge en az 200.000 kişinin katıldığını belirtti.

Hareket, Aleksandar Vučić ve Sırp İlerleme Partisi’nin (SNS) 14 yıllık iktidarını sona erdirmeyi ve yaklaşık iki yıldır süren hükümet karşıtı protestoları bir seçim zaferine dönüştürmeyi hedefliyor.

Protesto hareketi, Kasım 2024’te kuzeydeki Novi Sad kentinde bir tren istasyonu kanopisinin çökmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybetmesi ve bunun ülke genelinde öğrenciler öncülüğünde kitlesel yolsuzluk karşıtı protestolara yol açmasının ardından ortaya çıktı.

Göstericiler, felaketin sorumlusu olarak hükümetin yolsuzluğunu gösterdi fakat henüz kimse cezai olarak sorumlu tutulmadı.

Öğrenci Listesi’nden birçok aday kalabalığa hitap etti. Aralarında, yargı ve savcılığın siyasi baskı ve kişisel çıkarların etkisinden arındırılması çağrısında bulunan tanınmış Sırp aktör Tihomir Stanić de vardı.

Stanić, “Hepimiz kanun önünde eşit olmamaktan bıktık. Sırbistan özgürlüğü, adaleti ve hesap verebilirliği hak ediyor,” dedi.

Miting, son iki yıldır öğrenci hareketinin harekete geçirdiği çok sayıda genç de dahil olmak üzere her yaştan insanı bir araya getirdi.

Belgrad’dan 26 yaşındaki Nađa, başından beri öğrencileri desteklediğini ve adalet ve daha iyi bir gelecek için mücadele eden insanların yanında yer almaktan gurur duyduğunu söyledi.

Rapporteur’e verdiği demeçte, “Öğrenci Listesi’nin seçimi kazanmasını bekliyorum fakat iktidar yetkililerinin sonuçları sorgulamak ve itibarsızlaştırmak için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarına inanıyorum,” dedi.

Mitinge, siyasi değişim ve çocukları için daha iyi bir gelecek umduğunu belirten daha yaşlı destekçiler de katıldı.

61 yaşındaki Dragana, Rapporteur’e, “Umarım yeni hükümet, çocuklarımızın Sırbistan’ı terk etmek zorunda kalmadan geleceklerini kurabilecekleri bir ülke yaratır,” dedi.

Seçimler, Vučić’in iktidar partisinin yıllarca kendisiyle kıyaslanabilecek kadar güçlü bir seçim rakibiyle karşılaşmadığı 2012’de SNS’nin iktidara gelmesinden bu yana Sırbistan’da görülen en belirsiz seçimler olarak değerlendiriliyor.

Seçim kampanyası neredeyse bir referandum havasına büründü. Oylama, genel olarak SNS’nin iktidarının devamı ile siyasi değişim umudu arasında bir seçim olarak görülüyor.

Anketler, iktidar koalisyonu ile Öğrenci Listesi arasında başa baş bir yarışa işaret ediyor. Salı günü yayınlanan son ankete göre, kararını vermiş seçmenler arasında SNS liderliğindeki koalisyon %42,9, Öğrenci Listesi ise %42 oy oranına sahip.

Avrupa Parlamentosu heyeti de dahil olmak üzere uluslararası gözlemciler, seçimleri izleyecek.

Seçimlerin nasıl yürütüleceği, seçim koşulları, demokratik standartlar ve hukukun üstünlüğü konusundaki süregelen endişeler nedeniyle, uzun süredir durma noktasına gelen Sırbistan’ın AB üyelik süreci üzerinde önemli etkiler yaratabilir.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English