Amerika
ABD’de federal mahkeme Trump’ın küresel ithalat tarifesini iptal etti

ABD Federal Ticaret Mahkemesi, Donald Trump’ın olağanüstü yetkiler yasasına dayanarak yürürlüğe koyduğu yüzde 10’luk küresel ithalat tarifesini yasa dışı buldu. Mahkeme, küçük işletmeler ile yaklaşık 20 eyaletin açtığı davada iki şirket ve Washington eyaleti için tarifelerin tahsilatını derhal durdurdu, ancak ülke çapında genel yasak kararı vermedi.
ABD Federal Ticaret Mahkemesi, Başkan Donald Trump’ın olağanüstü ekonomik yetkiler yasasına dayanarak yürürlüğe koyduğu yüzde 10’luk küresel ithalat tarifesini yasa dışı buldu.
Bloomberg’in aktardığına göre mahkeme, küçük işletmeler ile yaklaşık 20 eyalet tarafından açılan davayı kabul etti.
Mahkeme, davacı konumundaki iki şirket ile Washington eyaleti bakımından tarifelerin tahsil edilmesini derhal durdurdu.
Buna karşılık mahkeme, ülke çapında geçerli genel yasak kararı vermedi. Bloomberg, mahkemenin diğer eyaletleri doğrudan ithalatçı saymadığını aktardı.
Trump, 150 gün süreyle uygulanacak tarifeyi şubat ayında onaylamıştı. Düzenleme, uluslararası ticarette olağanüstü yetkilere dayandırıldı ve mevcut tarifelere ek ithalat vergisi niteliği taşıdı. Uygulama, ABD’li ithalatçılar açısından ithal ürünlerin maliyetini artırdı.
Trump, kararın ardından yargıçları “radikal solcu” diye niteledi. Trump, “Hiçbir şey beni şaşırtmıyor. Biz her zaman farklı hareket ediyoruz. Bir karar alıyoruz ve başka şekilde hareket ediyoruz” ifadelerini kullandı.
ABD Küçük İşletmeler Koalisyonu verilerine göre yalnızca mart ayında Ticaret Yasası’nın 122. maddesi kapsamında yaklaşık 8 milyar dolar tahsil edildi.
Koalisyon Başkanı Dan Anthony, mahkeme kararını olumlu karşıladı. Anthony buna karşılık mahkemenin, itiraz süreci boyunca tarifelerin tahsil edilmesini durdurmamasından üzüntü duyduğunu ifade etti.
Yüzde 10’luk tarifeler, 1974 tarihli Ticaret Yasası’nın 122. maddesine dayanılarak yürürlüğe kondu. Bloomberg, söz konusu maddenin başkanlara “uluslararası ödemelerde temel sorunlar” ortaya çıktığında 150 gün süreyle yüzde 15’e kadar tarife uygulama yetkisi verdiğini aktardı.
Trump, düzenlemeyi “büyük ve ciddi” ticaret açığına, yurtdışından yatırım gelirlerinin zayıf kalmasına ve ödeme dengesindeki bozulmaya dayandırdı. Bloomberg, diğer bazı hukuki mekanizmaların aksine 122. maddenin federal kurum soruşturması gerektirmediğini, bunun da tarifelerin derhal yürürlüğe konmasına imkan sağladığını belirtti.
ABD Yüksek Mahkemesi de şubat ayında, Trump’ın olağanüstü hal yasasını kullanarak yürürlüğe koyduğu tarifelerin mevzuata aykırı olduğuna hükmetmişti. Yüksek Mahkeme ayrıca Trump’ın, tarifeleri uygularken yetki sınırını aştığı sonucuna varmıştı.
Trump ise mahkemenin yabancı etkiler altında kaldığını söyledi. Trump, “Bana göre mahkeme yabancı çıkarların ve insanların düşündüğünden çok daha küçük siyasi hareketin etkisi altındaydı. Bu küçük bir hareket” ifadelerini kullandı.
ABD Yüksek Mahkemesi ayrıca Trump’ın farklı ülkelere yönelik çok sayıdaki tarifesini de bu yıl şubat ayında iptal etti. Karar kapsamında dünyanın büyük bölümüne uygulanan “karşılıklı” tarifeler kaldırıldı.
Mahkeme ayrıca Çin, Kanada ve Meksika’dan gelen ürünlere yönelik tarifeleri de iptal etti. Bu tarifeler, sentetik opioid fentanyl kaçakçılığıyla mücadele gerekçesiyle uygulanıyordu.
Yüksek Mahkeme’nin iptal ettiği düzenlemeler arasında, Hindistan’ın Rus petrolü satın almasına karşılık yürürlüğe konan “ikincil” tarifeler de yer aldı.
Trump, tarifelerin iptal edilmesi nedeniyle ABD’nin şirketlere 159 milyar dolar geri ödeme yapmak zorunda kalabileceğinden yakındı.
Amerika
Kevin Warsh yatırımcıları “rahatlattı”

Büyük fon yöneticileri, Kevin Warsh’ın enflasyonu dizginleme sözünün, yeni Fed Başkanı’nın finans piyasalarındaki güvenilirliğini artırdığını belirtiyor.
Tahvil piyasasının uzun vadeli enflasyona ilişkin görüşünü yansıtan 10 yıllık başabaş (break-even) faiz oranları, mayıs ortasındaki yüzde 2,5’in üzerindeki seviyeden bu hafta yaklaşık yüzde 2,2’ye geriledi ve bir yıldan uzun süredir en düşük seviyesine ulaştı.
Yatırımcılar, bu değişimin hem son dönemde petrol fiyatlarındaki düşüşü hem de Fed’in geçen haftaki toplantısında sergilediği şahin tutumu yansıttığını belirtiyor.
Warsh, bu toplantıda sürekli yüksek fiyatların “Amerikan halkı için bir yük” olduğunu söylemişti.
Bu sert söylem, ABD Başkanı Donald Trump’ın, borçlanma maliyetlerini çok yüksek tuttuğu gerekçesiyle eski Başkan Jay Powell’a yönelik tekrarlanan sert eleştirilerinin ardından, Warsh’ın faiz oranlarını düşürme yönündeki baskıya boyun eğebileceğine dair yatırımcıların endişelerini hafifletti.
Fidelity International’da fon yöneticisi olan Mike Riddell, uzun vadeli başabaş noktalarındaki düşüşün “petrol hareketleri göz önüne alındığında beklenenden bile daha fazla” olduğunu belirterek, bunun muhtemelen merkez bankasındaki şahin tavrın “Fed’e piyasada enflasyonla mücadele konusunda daha fazla güvenilirlik kazandırması” nedeniyle olduğunu ekledi.
Warsh’ın karşı karşıya olduğu enflasyon sorunu, perşembe günü açıklanan ve mayıs ayında enflasyonun yüzde 4,1’e yükseldiğini gösteren verilerle daha da belirginleşti.
Bu rakam, Kişisel Tüketim Harcamaları Fiyat Endeksine (TÜFE) göre Fed’in yüzde 2’lik hedefinin iki katından fazlasına denk geliyor.
Fed’in uzun vadeli enflasyon baskılarını ölçmek için tercih ettiği gösterge olan çekirdek (PCE) enflasyonu da yüzde 3,4’e yükseldi.
Fakat mevcut fiyat baskılarına rağmen, piyasanın gelecekteki enflasyona ilişkin beklentileri bu hafta hafifçe geriledi.
Bir yıl sonra başlayacak ve önümüzdeki 12 aylık dönemin ortalama enflasyonunu ölçen swap oranı, 0,12 puan düşüşle yüzde 3,88’e geriledi.
Barclays’in ABD enflasyon stratejisi başkanı Jon Hill, “Şahin [Fed toplantısı] ve İran krizine ilişkin geçici çözümün oluşturduğu çifte darbe, algılanan enflasyon risklerini azalttı ve piyasa temelli enflasyon beklentisi göstergelerinde keskin bir düşüşe yol açtı,” dedi.
Washington ile Tahran arasında Hürmüz Boğazı’ndan petrol akışını yeniden sağlamak üzere varılan anlaşmaya rağmen, tüccarlar bu yıl Fed’in en az çeyrek puanlık bir faiz artışı yapacağına bahis yapmaya devam ediyor.
Bu durum, şubat ayı sonunda savaş başlamadan önce öngörülen bir dizi faiz indiriminden tam bir tersine dönüş anlamına geliyor.
Evercore ISI başkan yardımcısı Krishna Guha, “Genel olarak bakıldığında, şu andan Eylül ayına kadar enflasyonda iyileşme görülürse, Warsh sert bir tavır sergileyebilir ancak faizleri yükseltmek zorunda kalmayabilir. Fakat eylül ayına kadar verilerin bu yönde net bir şekilde hareket etmeye başlamadığı bir durumla karşı karşıya kalırsa, faizleri yükseltmek zorunda kalacak ya da güvenilirliğini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacaktır,” dedi.
Öte yandan bazı yatırımcılar ve iktisatçılar, Warsh’ın yatırımcıları enflasyon konusunda “şahin” bir tutum sergilediğine ikna edebilmesi halinde, Fed’in çok fazla faiz artışı yapmasına gerek kalmayabileceğini ve bunun da piyasalardaki borçlanma maliyetlerini artıracağını düşünüyor.
Varlık yönetimi şirketi Aberdeen’in faiz oranları başkanı Aaron Rock, “Warsh’ın nihayetinde politika faizlerini yükseltmek zorunda kalmamak için sert bir tavır sergilediğini… sadece zaman gösterecek,” dedi.
Amerika
California’da milyarderlere ek vergi oylaması

California’da seçmenler, milyarderlerden geçici olarak ek vergi alınmasını öngören tasarıyı kasım ayında oylayacak. Girişimi destekleyen sendika ile Vali Gavin Newsom arasındaki uzlaşı görüşmelerinin başarısız olmasının ardından teklifin referanduma sunulması kesinleşti.
ABD’nin California eyaletinde seçmenler, milyarderlerin vergilerini geçici olarak artırmayı öngören tartışmalı yasa teklifini kasım ayında oylayacak.
Teklifi destekleyen sendika, perşembe günü yaptığı açıklamada girişimi referandum sürecine taşıyacaklarını duyurdu.
“California Milyarderler Vergisi Yasası” olarak bilinen tasarı, 1 Ocak itibarıyla eyalette ikamet eden ve net serveti 1 milyar doları aşan kişilerden bir kereliğe mahsus yüzde 5 oranında ek vergi alınmasını öngörüyor.
Girişim, Batı Sağlık Çalışanları Sendikası (SEIU Healthcare Workers West) tarafından destekleniyor.
Zenginlik vergisini savunanlar, bu düzenlemenin eyalete yaklaşık 100 milyar dolar gelir sağlayabileceğini belirtiyor. Elde edilecek gelirin büyük bölümünün, federal bütçe kesintilerinin ardından eyaletin Medicaid sağlık programını ve diğer kamu hizmetlerini finanse etmek üzere uzun yıllara yayılan bir süreçte kullanılması planlanıyor.
Sendika Başkan Yardımcısı Debru Carthan düzenlediği basın toplantısında, “Milyarderler vergisine yönelik ilgi daha önce gördüğümüz hiçbir şeye benzemiyor” dedi. Carthan, tasarıyı kasım ayı sandığına taşıyacaklarını ve kazanmayı hedeflediklerini ekledi.
Girişimi destekleyenlerin teklifi sandıktan çekmeleri için belirlenen yasal süre perşembe günü doldu. Normal şartlarda sendika yanlısı siyasetiyle bilinen California Valisi Demokrat Gavin Newsom ve diğer bazı siyasetçiler tasarıya karşı çıktı.
Vali yardımcılığı ve sendika arasındaki uzlaşı görüşmelerinden de yasal süre dolmadan önce bir sonuç alınamadı.
Sendika Başkanı Dave Regan, tasarıya tam destek verdiklerini ifade ederek teklife karşı çıkanları “gerçeklikten tamamen kopuk olmakla” suçladı.
SEIU şubesi geçen hafta, Vali Newsom’un desteğini almak karşılığında milyarderlere yönelik vergi oranını yüzde 2’ye düşürmeyi teklif etmişti.
Ancak Regan’ın aktardığına göre vali bu teklifi hızla reddetti. Regan, valinin eyaletin en zengin sakinleriyle ortak hareket ettiğini belirterek, “Milyarderlerin vergilendirilmesine yönelik hiçbir öneriyi veya uzlaşı seçeneğini değerlendirmeyi kabul etmedi” diye konuştu.
Bu oylama süreci, 2028 yılı başkanlık seçimleri için olası adaylar arasında adı geçen ve Demokrat Parti’nin güçlü figürlerinden biri olarak kabul edilen Vali Newsom için siyasi bir risk oluşturabilir.
Sağlık, eğitim ve iş dünyası temsilcilerinden oluşan bir koalisyon ise tasarıya karşı ortak bir açıklama yayımladı. Koalisyon, bu verginin zengin vatandaşları eyalet dışına çıkmaya zorlayacağını ve gelecekteki gelir vergisi akışını daraltacağını savunuyor.
Yapılan açıklamada, “Bu tehlikeli zenginlik vergisi, California’nın bütçe gelirlerini daha da istikrarsızlaştırarak eğitim, okullar, sağlık hizmetleri, klinikler, kamu güvenliği ve altyapı projelerine ayrılan hayati kaynakları doğrudan tehdit etmektedir” ifadelerine yer verildi.
Amerika
Beyaz Saray, OpenAI’ın yeni modelini kısıtladı

Beyaz Saray, OpenAI’dan bir sonraki modelinin piyasaya sürülmesini hükümetin onayladığı kullanıcılarla sınırlandırmasını istedi.
Bu hamle, Trump yönetiminin “yapay zeka müdahaleciliğine” doğru kayışını pekiştirmiş görünüyor.
Donald Trump hükümeti başlangıçta yapay zeka konusunda serbest piyasa yaklaşımını benimsemiş ve Biden döneminden kalma öncü modellerin güvenlik incelemelerini zorunlu kılan kuralları kaldırmıştı.
Fakat Beyaz Saray hızla yön değiştirerek, ordunun yapay zeka kullanımına ilişkin Anthropic ile hukuki bir çekişmeye girerken, yabancı uyrukluların şirketin en son teknolojiye sahip sistemlerine erişimini engelledi ve bu ay, yeni sürümler için nominal olarak gönüllü incelemeler dayatan bir kararname imzaladı.
POLITICO, bunun sonucunda “sınırsız ve kafa karıştırıcı bir düzenleme ortamı” oluştuğunu savunuyor.
New York Times’ın haberine göre OpenAI halka arzını ertelemeyi düşünüyor.
Şirket yöneticileri, SpaceX’in dalgalı halka arzı ve borsadaki dalgalanmalardan tedirgin olmuş durumda.
Amerika2 hafta öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Avrupa4 gün önceKuzey Akım sabotajında ‘porno filmi kılıfı’ iddiası
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Asya2 hafta önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Ortadoğu2 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Dünya Basını1 hafta önceİngiliz iktisatçı Pettifor: Yapay zeka çöküşü kaçınılmaz bir krize yol açacak
Görüş1 hafta önceHeidegger’in kulübesindeki Avrupa solu
Dünya Basını2 hafta önceForeign Policy: İran, Vietnam’dan Daha Ağır Bir Yenilgi









