Amerika
ABD’nin güncellenen çip kısıtlamaları, üreticileri ve Çin’i nasıl etkileyecek?

Washington, Amerikan teknolojisini kullanan tüm ABD’li çip üreticileri ve yabancı çip tedarikçileri için getirdiği ihracat kurallarını güncelledi. Uzmanlara göre, yerel teknoloji sektörü ve çip üreticileri buna uyum sağlayacaktır, ancak bu daha fazla zaman ve para gerektiriyor.
Güncellenen ve 18 Ekim’de açıklanan ihracat kontrol kuralları uyarınca, Çin ve diğer belirlenmiş pazarlardaki müşterilere son teknoloji yapay zeka çipleri göndermek isteyen şirketlerin lisans başvurusunda bulunması gerekecek. Kurallar, Nvidia hariç olmak üzere 16 Kasım’da yürürlüğe girecek. Washington, ekim ayı sonunda yapay zeka çipi devine yeni kuralların derhal uygulanacağını söyledi.
Daha sıkı kontroller, geçen yıl ekim ayında getirilen ve Pekin’in çip teknolojisini her yönüyle engellemeyi amaçlayan kapsamlı ihracat kısıtlamalarını daha da genişletiyor. Daha önceki kurallar, ABD şirketlerinin belirli sınıflardaki gelişmiş çip ekipmanlarını lisanssız olarak herhangi bir Çinli müşteriye göndermesini yasaklamış ve Çin’in süper bilgisayarlarda ve yapay zeka uygulamalarında kullanılan son teknoloji çipleri elde etme veya üretme kabiliyetini kısıtlamıştı. Şimdi ise, daha geniş bir çip ve çip yapım araçları yelpazesini kapsıyor. Yeni kısıtlamalar İran ve Rusya da dahil olmak üzere daha fazla ülke için geçerli.
Ayrıca Çinli çip tasarımcıları Moore Thread ve Biren de Washington’ın ticari kara listesi olan Varlık Listesi’ne eklendi.
ABD şirketleri nasıl etkilenecek?
Nikkei Asia’nın verilerine göre, Applied Materials, Lam Research ve KLA gibi Amerikalı yarı iletken ekipman üreticilerinin geçen yılki kurallara nasıl uyacaklarını ve normal Çin işlerine nasıl devam edeceklerini çözmeleri biraz sürdü, ancak 2023’ün ortalarına gelindiğinde, Çin’den elde ettikleri gelir büyük ölçüde önceki seviyelere dönmüştü.
Son kısıtlamalarla da benzer bir durumun yaşanmasının muhtemel olduğu belirtiliyor.
Nvidia’nın birinci sınıf yapay zeka çiplerinin tek üreticisi olan Taiwan Semiconductor Manufacturing Co. kısa vadedeki etkinin “yönetilebilir” olduğunu söyledi, ancak uzun vadeli etkiyi hala değerlendirdiğini ekledi.
Techcet’te yarı iletken analisti olan Kuang-Han Ke Nikkei Asia’ya, “ABD hükümeti iki elli bir yaklaşım benimsedi. Premium tarafta daha sıkı düzenlemeler yapmayı umuyor, ancak diğer yandan olgun ve daha az gelişmiş parçalar için [kapıyı] geniş ölçüde açık bırakmayı umuyor,” dedi.
Kuang-Han Ke, tedarikçilerin Çinli müşterilerin taleplerini karşılayabildikleri sürece karşılamak için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi. Ve eğer piyasada ciddi bir gerileme olursa, ABD hükümeti “ekonomik sonuçları da göz önünde bulundurabilir ve kendi şirketlerinin büyük bir darbe almasını önlemek için uygun lisanslar verebilir.”
Hawaii merkezli bir düşünce kuruluşu olan Pasifik Forumu’nun bölgesel ilişkiler direktörü Rob York, Nikkei Asia’ya yaptığı açıklamada ABD’li çip üreticilerinin bir gecede Çin pazarına sırtlarını dönmelerinin pek olası olmadığını söyledi. Ancak York, Çin’in kendi kendine yeten bir tedarik zinciri kurma arzusunu fark eden ve “başka pazarlar arayarak uyum sağlamaya başlayan şirketlerin uzun vadede kendilerine iyilik yapmış olacaklarını” söyledi.
Yeni kısıtlamalar Çin’in yapay zeka hedefleri için ne anlama geliyor?
Yeni kısıtlamaların daha yüksek maliyetlere ve daha uzun geliştirme sürelerine sebep olacağı düşünülüyor.
Örneğin, Bernstein Research tarafından yapılan bir tahmine göre, yapay zeka sunucularını eğitmek %50’ye kadar daha pahalıya mal olacak ve en gelişmiş çiplere erişim olmadan bu sonuçları uygulamak iki kattan daha fazla maliyet getirecek. Bunun nedeni, şirketlerin eşdeğer miktarda bilgi işlem gücü elde etmek için daha fazla çipe ihtiyaç duyacak olması ve bunun da daha az enerji verimliliği anlamına gelmesi.
ABD’nin ticaret kara listesine eklediği Çinli yapay zeka çip girişimleri Biren Technology ve Moore Threads’in TSMC, Samsung, GlobalFoundries ve Intel gibi önde gelen küresel çip üreticileriyle çalışması zorlaşacak.
Daha geniş anlamda ABD, çiplerinin çok gelişmiş olduğu düşünülen küresel sözleşmeli çip üreticilerinin Çinli müşterilere hizmet vermesini zorlaştırıyor. Örneğin, Alibaba tarafından geliştirilen Hanguang 800 AI çipinin hesaplama gücü yeni ABD eşiğini aşabilir.
Bernstein Research analisti Mark Li, Çinli çip geliştiricilerinin ABD’nin baskısı nedeniyle eninde sonunda yerli üretim ortakları bulmaları gerekebileceğini söyledi. Li, “Ancak çip geliştiricilerinin çip üretimini başka bir tedarikçiye taşıması yaklaşık iki yıl alacaktır” dedi.
Morgan Stanley analisti Gary Yu, Baidu ve Alibaba gibi şirketlerin geçen yılki ihracat kontrollerinin yürürlüğe girmesinden bu yana çok sayıda çip stokladığını, bu nedenle son sıkılaştırmanın yapay zeka araştırma ve geliştirmelerini hemen etkilemeyeceğini söyledi. Bu internet devleri eninde sonunda kendi şirket içi çiplerini daha fazla kullanabilecekler.
Daha küçük Çinli şirketler için ise son ihracat kontrollerinin muhtemelen çok daha büyük bir engel olacağı düşünülüyor: “Yalnızca büyük [Çinli] teknoloji oyuncuları, ister alternatif çipler satın almak ister şirket içi çip üretimi olsun, bu alana sürekli yatırım yapabilecek finansal kapasiteye sahip olabilir. Bunun [Çin’de] sektör konsolidasyonunu daha da hızlandıracağına inanıyoruz,” diyor Gary Yu.
Güncellenen kurallar Huawei için ne anlama geliyor?
Huawei büyük bir yapay zeka hamlesi yapıyor. Yapay zeka platformunu ve bilgi işlem modellerini yeniledi ve bunların hava tahmini, finansal tahminler ve ilaç geliştirme gibi gerçek dünya uygulamalarında zaten kullanıldığını söyledi.
Analistler, Nvidia’nın üst düzey çiplerini artık Çin’e gönderememesi durumunda Huawei’nin ürünlerinin bir alternatif olabileceğini söylüyor. Bernstein tarafından yapılan bir analize göre, yapay zeka hızlandırıcıları için Nvidia Çin pazarının yaklaşık %85’ini kontrol ederken, 2 numaralı Huawei’nin payı yaklaşık %10.
Ancak, Samsung ve TSMC gibi küresel liderler çiplerini üretemediği için Huawei önemli üretim darboğazıyla karşılaşabilir.
Bernstein’ın tahminlerine göre Çin için iyi haber, talep patlasa bile yapay zeka sunucu çiplerine yönelik yıllık talebin yalnızca 400.000 adet civarında olması. Bu rakam akıllı telefonlar ve diğer tüketici elektroniği için gereken çip sayısından çok daha az, yani Semiconductor Manufacturing International Corp. gibi Çinli çip üreticilerinin yerel ihtiyaçları karşılayabilmesi gerekiyor. Ancak Bernstein, maliyetlerin yerli çipler için ithal edilenlerden daha yüksek olacağını ve yabancı çip üreticilerinin teknolojisi ilerledikçe zaman içinde daha az rekabetçi olabileceğini de sözlerine ekledi.
Çin nasıl tepki verdi?
Çin Ticaret Bakanlığı 17 Ekim’de ABD’nin son ihracat kontrollerine güçlü itirazlarda bulunarak, bu tür önlemlerin ABD yarı iletken şirketleri için büyük kayıplara neden olduğunu ve diğer ülkelerdeki çip şirketlerini etkilediğini söyledi.
Bir bakanlık sözcüsü “Çin meşru haklarını ve çıkarlarını sıkı bir şekilde korumak için gerekli tüm tedbirleri alacaktır” dedi.
Çin bu yılın başlarında karşı tedbirler uygulamaya başladı. Micron’u kritik altyapılardan men etti ve bu da Amerikan bellek yonga üreticisinin kazançlarını vurdu. Asya’nın en büyük ekonomisi aynı zamanda çip yapımı için hayati öneme sahip galyum ve germanyum ile elektrikli araçlar için batarya yapımında kullanılan grafit üzerinde de ihracat kontrolleri uyguladı. Dışişleri Bakanlığı da eylül ayındaki bir basın brifinginde Apple’ın iPhone’una ilişkin güvenlik endişelerini dile getirmişti.
Bu gelişmeler, ABD Başkanı Biden ile Xi Jinping arasında kasım ayında San Francisco’da bir görüşme yapılmasına dair beklentilerin arttığı bir döneme denk geldi. Ekim ayı sonunda Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile bir araya gelen Biden, her iki ülkenin de “ilişkilerdeki rekabeti sorumlu bir şekilde yönetmesi ve açık iletişim hatlarını sürdürmesi” gerektiğini vurguladı.
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa5 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa4 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Dünya Basını2 hafta önce“Yapay zeka devasa bir aldatmaca”
Avrupa5 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya4 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek










