Amerika
ABD’nin yeni AI planının hedefinde Çin ve ‘woke’ var

ABD’nin çarşamba günü (23 Temmuz) yayınlanan yapay zeka (AI) eylem planı, Çin’i alt etmeye ve teknolojinin ABD’deki ilerlemesini hızlandırmaya odaklanıyor.
“Yarışı Kazanmak: Amerika’nın Yapay Zeka Eylem Planı” başlıklı belge, esas olarak küresel rekabet adına endüstriye istediği kadar hızlı hareket etme izni veriyor.
Sektör, Trump yönetiminin AI konusunda hangi yöne gitmek istediğini ve Biden döneminin güvenlik odaklı yaklaşımından nasıl farklılaşmayı hedeflediğini anlamak için uzun zamandır beklenen plan için sabırsızlanıyordu.
Trump, dün ayrıca Washington’da üst düzey teknoloji liderleriyle bir etkinlikte bir araya gelerek belgeyi tartıştı. Plan, yetkililerin Trump’ın ikinci döneminde tamamlanabileceğine inandıkları belirli hedeflerle birlikte, yönetimin AI konusundaki hedeflerini ortaya koyuyor.
Axios’un geçen hafta bildirdiği üzere, Başkanın ocak ayında yayınladığı AI yönetmelik kararında talep edilen plan, büyük ölçüde yapay zeka konusunda müdahaleci olmayan, büyümeyi destekleyen bir yaklaşımı benimsemeyi öngörüyor.
Rapor, AI inovasyonunu hızlandırmak, Amerikan AI altyapısını oluşturmak ve uluslararası AI diplomasisi ve güvenliğinde liderlik etmek olmak üzere üç ana başlığa odaklanıyor.
Raporda dört temel politika öne çıkıyor: Amerikan yapay zekasının ihracatı; veri merkezlerinin hızlı kurulmasının teşvik edilmesi; yapay zeka inovasyonunun ve benimsenmesinin sağlanması; ve sınır modelleri için ifade özgürlüğü.
Planın başlıca hedefleri arasında, yeni veri merkezleri ve fabrikaların inşasını hızlandırmak için izin süreçlerini hızlandırmak ve çevre düzenlemelerini gevşetmek yer alıyor. Plan, “radikal iklim dogmalarını” kınıyor ve temiz hava ve su yasaları da dahil olmak üzere çevre kısıtlamalarının kaldırılmasını öneriyor.
Birçok teknoloji devi, ABD ve dünyanın çeşitli yerlerinde yeni veri merkezleri kurma yolunda ilerliyor. OpenAI, bu hafta Teksas’ın Abilene kentinde, Oracle’ın desteklediği ve Trump’ın bu yılın başlarında tanıtımını yaptığı Stargate adlı projenin bir parçası olan devasa veri merkezi kompleksinin ilk aşamasını devreye aldığını duyurdu. Amazon, Microsoft, Meta ve xAI de büyük projeler yürütüyor.
Teknoloji endüstrisi, bilgi işlem tesislerinin elektriğe bağlanabilmesi için daha kolay izin kuralları getirilmesi için baskı yapıyordu.
Eylem planında, “Federal hükümet, yapay zeka ile ilgili federal fonların, bu fonları israf eden ağır yapay zeka düzenlemelerine sahip eyaletlere yönlendirilmesine izin vermemeli, ancak eyaletlerin inovasyonu aşırı kısıtlamayan ihtiyatlı yasalar çıkarma haklarına da müdahale etmemelidir,” deniyor.
Büyük Teknoloji, yapay zeka regülasyonlarını 10 yıl süreyle yasaklamak istiyor
Yönetim, AI inovasyonunu engellediğini düşündüğü federal düzenlemeler hakkında bilgi talebinde bulunacak.
Rapora göre, Trump yönetiminin İletişim Yasasında belirtilen federal standartlarla çeliştiğini düşündüğü eyalet yasaları, fonun reddedilmesinde gerekçe olarak kullanılabilir.
İdare ve Bütçe Ofisi (OMB), AI ile ilgili isteğe bağlı fon sağlayan tüm federal kurumlarla işbirliği yaparak, fon kararları alırken “eyaletlerin AI düzenleme ortamını dikkate almalarını” sağlayacak.
Federal düzeyde, plan, çok liberal veya “woke” olarak değerlendirilen AI için satın alma standartlarının değiştirilmesini ve AI risk yönetimi çerçevesinin güncellenerek DEI, yanlış bilgi ve iklim değişikliği ile ilgili ifadelerin çıkarılmasını öngörüyor.
Plan, girişimcilerin ve akademisyenlerin NAIRR, Ticaret Bakanlığı, OSTP ve Ulusal Bilim Vakfındaki kamu-özel sektör ortaklıkları aracılığıyla bilgi işlem hizmetlerine erişimini sağlamayı amaçlıyor.
Plan ayrıca çeşitli departmanları, insanları AI işlerinde çalışmak üzere eğitecek programlar benimsemeye ve insansız hava araçları ve sürücüsüz arabalar gibi yeni teknolojilere yönelik hükümet yatırımlarına öncelik vermeye çağırıyor.
Rapora göre, “Amerika Birleşik Devletleri, tüm AI teknolojisini (donanım, modeller, yazılım, uygulamalar ve standartlar) Amerika’nın AI ittifakına katılmak isteyen tüm ülkelere ihraç ederek küresel AI talebini karşılamalı.”
Trump’ın yeni başkanlık kararnamelerinin “woke” AI, altyapı ve ihracata odaklanıyor. Bu kararnameler, yapay zeka inşaat projelerinin izin sürecini hızlandırmayı, ABD’nin teknoloji ihracatını genişletmeyi ve yapay zekadan “woke” kavramını ortadan kaldırmayı amaçlıyor.
Trump yönetimi, AI modellerini “ideolojik önyargı” açısından incelemeyi ve ürünleri “nesnel gerçeği” sağlamayan şirketlerin ABD hükümetiyle iş yapmasını engellemeyi planlıyor.
Belgede yönetim, sistemlerinin tarafsızlığını garanti etmeyen geliştiricileri hariç tutmak için ihale kurallarını güncelleyeceğini açıkladı.
Beyaz Saray’ın teknoloji politikası başkanı Michael Kratsios, hükümetin “sistemlerinin ifade özgürlüğünün ve takdir yetkisinin gelişmesini sağlayan LLM geliştiricileriyle sözleşme yapacağını” söyledi.
Financial Times’a (FT) konuşan üst düzey bir Beyaz Saray yetkilisi, kamu alımlarını denetleyen Genel Hizmet İdaresinin kuralları belirleyeceğini ve bir modelin bu kurallara aykırı olup olmadığını karara bağlayacağını da sözlerine ekledi.
Trump’ın siyasi müttefikleri, OpenAI’ın ChatGPT ve Google’ın Gemini gibi AI modellerini uzun süredir “liberal önyargılı” olmakla suçluyor ve hatta bazı şirketlerin teknolojilerini kasıtlı olarak sağcı tutumları eleştirecek şekilde eğittiğini iddia ediyor.
Trump, partiler üstü “Hill and Valley Forum” ve dört teknoloji yatırımcısı ve girişimcinin sunduğu iş ve teknoloji programı “All-In” podcast’inin ortaklaşa düzenlediği bir tanıtım etkinliğinde, “Amerika yeniden yenilikçilere yeşil ışık yakılan, bürokrasi ile boğulmayan bir ülke olmalıdır,” dedi.
Trump çarşamba günkü etkinlikte, “Çin kadar elektrik kapasitesi ekleyeceğiz. Her şirkete kendi elektrik santralini kurma hakkı verilecek,” dedi.
Programda Trump’ın yapay zeka danışmanı ve risk sermayesi girişimcisi David Sacks da yer aldı.
Eski PayPal yöneticisi Sacks, Google’ın Şubat 2024’te piyasaya sürdüğü AI görüntü oluşturucu tarafından körüklenen “woke AI”ı bir yıldan fazla bir süredir eleştiriyor.
Bu mesele X’in sahibi Elon Musk, risk sermayedarı Marc Andreessen, Başkan Yardımcısı JD Vance ve Cumhuriyetçiler tarafından sık sık gündeme getiriliyordu.
Öte yandan salı günü, sendikalar, ebeveyn grupları, çevre adalet örgütleri ve gizlilik savunucuları dahil olmak üzere 100’den fazla grup, Trump’ın endüstri odaklı AI politikasını reddeden ve “öncelikle Amerikan halkına hizmet edecek” bir “Halkın AI Eylem Planı” çağrısı yapan bir kararı imzaladı.
Kararı imzalayan gruplardab Public Citizen’ın büyük teknoloji şirketlerinin hesap verebilirliğini savunan üyesi J.B. Branch, bu planı “satış” olarak nitelendirdi.
Branch, “Bu plan kapsamında, teknoloji devleri avantajlı anlaşmalar yaparken, sıradan Amerikalılar, devasa yapay zeka veri merkezlerine sağlanan indirimli elektrik enerjisini sübvanse etmek için elektrik faturalarının yükseldiğini görecek. Amerikalılar, milyarderlere sadaka değil, güvenlik, adalet ve hesap verebilirliğe dayalı bir yapay zeka geleceği hak ediyor,” dedi.
Amerika
Casuslukla suçlanan Suudi OpenAI mühendisine mahkemeden tahliye engeli

OpenAI ofisine dinleme cihazı yerleştirmekle suçlanan Suudi mühendis Abdulrahman Alfozan’ın kefalet talebi, savcılığın sunduğu kaçma riski gerekçesiyle reddedildi. Mahkeme, Suudi Arabistan Konsolosluğunun sunduğu sınırsız kefalet teklifini geri çevirirken yıllık 385 bin dolar maaşlı mühendisin kraliyetle mesajlaştığı tespit edildi.
Yapay zeka devi OpenAI ofislerine dinleme cihazı yerleştirmekle suçlanan Suudi Arabistan vatandaşı çalışan Abdulrahman Alfozan, savcılığın kaçma şüphesi ve Suudi kraliyet ailesiyle üst düzey temaslarına dair sunduğu kanıtların ardından cezaevinde kalacak.
Financial Times gazetesinin haberine göre ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki federal mahkeme, Suudi Arabistan konsolosluğunun kefalet için sunduğu ve yargıcın “açık çek” olarak tanımladığı teklife rağmen 35 yaşındaki Alfozan’ın tahliye talebini reddetti.
ChatGPT’nin geliştiricisi OpenAI, San Francisco’daki merkez ofisinde yer alan bir yönetici toplantı odasında tuvalet kağıdına sarılmış bir ses kayıt cihazı tespit etti. Bu gelişmenin ardından Suudi Arabistan vatandaşı mühendis, ekim ayında FBI tarafından gözaltına alındı.
Vaka, küresel yapay zeka yarışında avantaj yakalamak isteyen yabancı hükümetlerin öncü teknoloji şirketlerini sanayi casusluğu hedefi haline getirdiğine dair Silikon Vadisi’ndeki kaygıları yeniden alevlendirdi.
Savcılık makamı, “Sanık OpenAI toplantılarını ister kişisel kazanç sağlamak, ister yabancı bir devlete yardım etmek, isterse her iki amaçla kaydetmek istemiş olsun; eylemi suç teşkil ediyor. Bu da Silikon Vadisi’ndeki yenilikçilik ortamı için bir tehlike, ulusal güvenlik için ise bir endişe kaynağıdır” değerlendirmesinde bulundu.
Duruşma öncesinde Alfozan’ın Suudi Arabistan ile kurduğu kişisel ve ticari bağlara dikkat çeken hükümet avukatları, sanığın “yabancı bir hükümetten kayda değer destek” gördüğünü savundu.
Dava dosyasına yansıyan ayrıntılara göre Alfozan, en azından geçen yıldan bu yana Suudi kraliyet ailesinin ismi açıklanmayan bir üyesiyle WhatsApp üzerinden sık sık mesajlaştı.
Söz konusu yazışmalarda, kraliyet mensubunun Alfozan’ı krallıkta başlatılan yeni bir yapay zeka girişimine dahil etme girişimleri yer aldı.
Kraliyet ailesi üyesi, mayıs ayında bilgisayar mühendisine “Suudi Arabistan’ın sana ABD’den daha çok ihtiyacı var” mesajını gönderdi. Alfozan ise bu mesaja onay anlamına gelen “100” yanıtını iletti.
Dava dosyasında Alfozan’ın, şirketteki hisse hak ediş süresi dolana kadar OpenAI’dan ayrılmayacağını belirttiği kaydedildi.
İkili arasındaki en son WhatsApp yazışmasının ise Alfozan’ın gözaltına alınmasından dört gün önce, 5 Ekim’de gerçekleştiği aktarıldı.
Savcılık sanığın kaçma ihtimali üzerinde duruyor
Mahkeme kayıtları, mühendisin gözaltına alınmasından bir gün sonra eşi ve oğlunun Katar’a uçtuğunu gösteriyor.
Belgelere göre bu uçuş, Suudi bir askeri yetkilinin ayırtıp ödediği tek yön business class biletle gerçekleşti.
Alfozan’ın avukatları ise uçak biletinin parasını eşinin bacanağının kendi kaynaklarıyla ödediğini savundu.
Savcılık bu iddiaya karşı çıkarak, Suudi konsolosluğunun da Alfozan’ın ailesi için başka bir uçuş ayarladığını ancak bu rezervasyonun sonradan iptal edildiğini bildirdi.
Suudi Arabistan Konsolosluğu ayrıca kefalet bedeli için herhangi bir üst sınır belirtmeksizin tüm tutarı karşılama teklifinde bulundu.
Sulh Ceza Hakimi Alex G Tse, duruşmada bu teklifi defalarca “açık çek” olarak niteledi.
Sanığın ABD dışına çıkması durumunda davanın fiilen düşeceğini vurgulayan Yargıç Tse, “Suudi Arabistan’ın suçluları iade etmeme konusundaki tutumu son derece net. ABD hükümetinin çıkarlarını koruyacaklarına dair bana nasıl bir güven verebilirler?” dedi.
Yargıç Tse, Alfozan’ın Suudi Arabistan’a dönmesi halinde bağlılığı nedeniyle “büyük ödüllerle karşılanabileceğini” dile getirdi. Suudi hükümetinin, ABD’de gözaltına alınan vatandaşlarının kefalet ve hukuki masraflarını karşıladığı biliniyor.
Savunma makamı casusluk suçlamalarını reddetti
Alfozan’ın avukatları, konsolosluğun teklifi yerine sanığın Charles Schwab bünyesindeki 1 milyon dolarlık kişisel yatırım hesabının kefalet teminatı olarak kabul edilmesini önerdi.
Savcılık verilerine göre Alfozan’ın OpenAI’daki yıllık maaşı 385 bin dolardı ve kendisine 2,2 milyon dolarlık hisse paketi tanımlanmıştı.
San Francisco’daki mahkeme salonuna turuncu cezaevi kıyafeti, beyaz spor ayakkabılar ve yargıcın karşısına geçtiğinde çıkardığı bir maskeyle gelen Alfozan hakkındaki suçlamaları avukatı reddetti.
Savunma avukatı William Pernick duruşmada, “Bu beyefendi bir turist değil. Hükümetin kurgusu, onu Amerikan teknolojisini çalmak için buraya yerleştirilmiş yabancı bir sızma unsuru gibi göstermekten ibaret” diye konuştu.
Müvekkilinin göçmenlerin bu ülkedeki hayali olan ABD vatandaşlığını almaya yalnızca birkaç hafta uzaklıkta olduğunu söyleyen Pernick, evinde bulunan kayıt cihazlarının internetten temin edilebildiğini kaydetti.
Pernick, OpenAI’ın çalışanları kod yazımı için bu cihazları kullanmaya teşvik ettiğini öne sürdü.
Avukat ayrıca evdeki kayıt cihazlarından birinin kedinin kum kabını izlemek amacıyla kullanıldığını savundu.
Pernick, OpenAI’ın Alfozan’ın Suudi Arabistan ile olan bağlantılarını desteklediğini ve bunlardan fayda sağladığını da sözlerine ekledi.
Sözlü iletişimi hukuka aykırı şekilde dinlemek veya dinlemeye teşebbüs etmekle suçlanan Alfozan, suçlu bulunması halinde yasa gereği beş yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilir.
Amerika
ABD’de zenginler prestijli arsalar için milyonluk evleri yıktırıyor

Wall Street Journal’ın haberine göre ABD’de milyarderler, prestijli kıyı bölgelerindeki arsa kıtlığı nedeniyle yüz milyonlarca dolarlık malikaneleri satın alıp yerle bir ediyor. Satış ilanlarında yapay zekayla boş arsa tasarımları öne çıkarken uzmanlar tek bir yıkım ve lüks inşaat döngüsünün 250 hanenin yıllık karbon salımına denk zarar ürettiğini belirtiyor.
ABD’de milyarderler, yüz milyonlarca dolar ödeyerek satın aldıkları lüks malikaneleri kısa süre içinde yıktırıyor.
The Wall Street Journal gazetesinin haberine göre bu yönelimin arkasında, özellikle sahil şeritleri gibi prestijli bölgelerde yaşanan arsa kıtlığı yatıyor.
Çok zengin alıcılar için asıl belirleyici etken üzerindeki yapı değil, arazinin konumu haline geldi. Satın alınan mülkler yerle bir edildikten sonra açılan alana daha modern tarzda yeni konutlar inşa ediliyor.
Haberde lüks gayrimenkul piyasasındaki değişime dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:
“Daha önce pahalı gayrimenkul alımlarının temel nedeni olan evin kendisi, artık neredeyse önemini yitirdi. Alıcılar her şeyden önce okyanus kıyısında veya dağ zirvesinde yer alan, iyi konuma sahip araziler için yarışıyor.”
Gazete bu duruma örnek olarak ABD’li milyarder William Lauder’ın hamlelerini aktardı. Lauder, Mart 2023’te hayatını kaybeden radyo programcısı Rush Limbaugh’nun okyanus kıyısındaki mülkünü 155 milyon dolara aldıktan sonra temmuz ayında tamamen yıktırdı.
Lauder daha önce de Palm Beach sahilinde yaklaşık 1,2 hektarlık arazide yer alan iki evi yıktırmıştı. Başlangıçta bu alana kendi konutunu yapmayı tasarlayan Lauder, daha sonra boşalan arsayı yaklaşık 200 milyon dolara sattı.
Gayrimenkul değerleme uzmanı Jonathan Miller, arsa fiyatları arttıkça bu tür işlemlerin giderek yaygınlaştığını belirtti.
Yaşanan hareketlilik üzerine emlak danışmanları da lüks konutları doğrudan yıkıma uygun arsa olarak pazarlamaya başladı.
İlanlarda arazinin üzerindeki yapılar olmadan nasıl görüneceğini göstermek için yapay zekayla üretilen görseller kullanılıyor.
Pazarlamacılar “yıkım” sözcüğünü doğrudan kullanmamak adına “uyarlanabilir yeniden kullanım” gibi ifadelere başvuruyor.
Lüks konut piyasasında yıkım ilanı oranı artıyor
Eğilim yalnızca kıyı şeridiyle sınırlı kalmayıp ABD’nin diğer bölgelerine de yayılıyor.
Gayrimenkul aracılık şirketi Redfin’in verileri, satış ilanlarında binaların yıkılmasını öngören ifadelerin sıklaştığını ortaya koyuyor.
Söz konusu ifadelerin oranı Houston’ın Bunker Hill Village bölgesindeki ilanlarda yüzde 15’in üzerine çıkarken, Virginia’daki Pimmit Hills’te yüzde 6,67 seviyesinde seyrediyor.
Miami’de çalışan emlak danışmanı Dina Goldenteyer, alıcıların on yıldan daha eski evleri artık beğenmemesi nedeniyle üst üste yıkım uygulamalarının sıklaştığını dile getirdi.
Perakende sektörünün eski yöneticileri Jamie Dooley ve Christine Scott çifti, 2020 yılında Florida’daki Destin yakınlarında deniz kenarındaki bir evi yıkmak için 3,7 milyon dolar harcadı.
Çift, açılan alana modern bir konut inşa etmek için beş yıl harcamasına rağmen ortaya çıkan yeni yapıyı da yıkım şartıyla satışa çıkardı; gerekçe olarak yapıyı bu haliyle kimsenin satın almak istememesini gösterdi.
WAP Sustainability adlı çevre danışmanlığı şirketinin çalışanı William Paddock ise bu inşaat döngüsünün çevreye verdiği zarara işaret etti.
Paddock, yaklaşık 1000 metrekarelik bir evi yıkıp yerine yaklaşık 2 bin 700 metrekarelik yeni bir bina yapmanın, ortalama 250 Amerikan hanesinin yıllık emisyonuna denk bir karbon ayak izi ürettiğini vurguladı.
Amerika
ABD’de enflasyon ara seçim öncesi yüzde 3,7’ye çıktı

ABD’de yıllık enflasyon eylül ayında yüzde 3,7’ye yükselirken enerji ve akaryakıt maliyetlerindeki artış devam ediyor. Benzin fiyatları yıllık bazda yüzde 35,3 artış kaydederken gıda maliyetlerindeki yıllık yükseliş yüzde 2,5 düzeyinde gerçekleşti.
ABD’de ara seçimler yaklaşırken eylül ayı enflasyonundaki artış, Kongre’nin kontrolünü Cumhuriyetçilerden geri almaya çalışan Demokratların hayat pahalılığı tartışmasını yeniden gündemin merkezine taşıdı.
Çalışma İstatistikleri Bürosunun yayımladığı tüketici fiyat endeksine göre yıllık enflasyon eylülde yüzde 3,7 oldu; enerji, benzin ve elektrik maliyetleri aylık bazda yükseldi.
Gıda fiyatları ağustostan eylüle değişmeyerek sabit kalırken geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,5 artış kaydetti.
Demokratlar seçim kampanyalarını geçim sıkıntısını hafifletme vaadi üzerine kuruyor ve fiyat artışlarından Başkan Donald Trump’ın gümrük tarifeleriyle İran savaşını sorumlu tutuyor.
Trump ve Cumhuriyetçiler ise bu yıl çok sayıda sol adayın ön seçimleri kazanmasına işaret ederek muhalefetin parti içindeki “komünistlerin” esiri olduğunu savunuyor.
Şubat ayında yıllık enflasyon yüzde 2,4 düzeyindeyken ABD ve İsrail’in ayın son gününde başlattığı İran savaşı boyunca fiyatlar yükselişini sürdürdü.
Son dönemdeki tırmanış, enflasyonun Haziran 2022’de yüzde 9,1 ile gördüğü 40 yılın zirvesinden bu yana kaydettiği düşüşü tümüyle tersine çevirmiş değil; ancak oran beş yılı aşkın süredir Merkez Bankasının (Fed) yüzde 2’lik hedefinin üzerinde seyrediyor.
Fed yetkilileri inatçı enflasyonla mücadele gerekçesiyle geçen ay politika faizini çeyrek puan artırdı. Yetkililer gelecek hafta yeniden toplanarak faizi artırma veya yüzde 3,75 ile yüzde 4 aralığında sabit tutma kararını değerlendirecek.
Enerji ve akaryakıt kalemi savaşın ilk ayından bu yana en sert yükselişini kaydetti
Eylül ayında enerji fiyatları, İran savaşının ilk tam ayı olan marttan bu yana görülen en büyük aylık sıçramayı yaparak yıllık bazda yüzde 20,4 arttı. Enerji maliyetleri temmuzdan ağustosa yüzde 2,1 artmış, hazirandan temmuza yüzde 1,5, mayıstan hazirana ise yüzde 5,7 gerilemişti.
Hürmüz Boğazı’nda petrol tankerlerine yönelik İran saldırıları son dönemde artarken Ukrayna güçleri de Rus rafinerilerine yönelik operasyonlarını sıklaştırdı. Küresel ham petrol ve işlenmiş yakıt piyasalarını zorlayan bu iki gelişme, ABD’de benzin ve motorin fiyatlarını yukarı çekti.
Benzin fiyatları da savaşın ilk ayından bu yana en büyük aylık artışını yaşayarak ağustostan eylüle yüzde 9,1 yükseldi ve yıllık artış yüzde 35,3’e ulaştı.
Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre ABD genelinde normal benzinin galon fiyatı ortalama 4,26 dolar düzeyinde; bu rakam bir ay önceki yaklaşık 4,48 dolarlık seviyenin altında kalsa da bir yıl öncesine göre 1,20 dolardan daha yüksek. Ortalama galon fiyatı California’da 6 doların, Washington eyaleti ile Nevada’da ise 5 doların üzerinde seyrediyor.
Elektrik fiyatları ağustostan eylüle yüzde 0,2 yükselerek temmuz ile ağustos arasındaki yüzde 0,2’lik düşüşü telafi etti ve yıllık bazda yüzde 4,4 arttı.
Yeni veri merkezlerinin yüksek enerji talebi yerel toplulukların elektrik faturalarına yansıyor. Trump, şirketlerin veri merkezlerinin ihtiyaç duyduğu elektriğin maliyetini bizzat karşılaması gerektiğini savundu.
Trump, Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda büyük veri merkezlerine kendi elektriklerini üretme ve fazlasını yerel şebekeye devretme zorunluluğu getirdiğini belirterek elektrik fiyatlarında “önemli bir düşüş yaşanabileceğini” öne sürdü.
Gıda harcamaları dengelenirken ikinci el araç piyasasında aylık artış sürüyor
Eylülde evde tüketilen gıdanın maliyeti aylık bazda yüzde 0,1 azalırken dışarıda yenen yemeğin fiyatı yüzde 0,2 arttı.
Yumurta fiyatı bir düzine için 2,27 dolara gerileyerek Eylül 2025’e göre yaklaşık yüzde 35 düştü; bu rakam Mart 2025’te görülen 6,23 dolarlık yirmi yılın zirvesinin oldukça altında kaldı.
Dana kıyma fiyatları Eylül 2025’e göre yaklaşık yüzde 2,4 artış gösterse de libresi 6,48 dolardan satılarak haziran ayında kaydedilen 6,98 dolarlık yirmi yıllık zirvenin gerisinde durdu.
Tavuğun libre fiyatı geçen ay bir yıl önceki seviyesini koruyarak 2,06 dolar oldu; tavuk fiyatları Kasım 2024’ten bu yana 2,01 ile 2,09 dolar bandında dalgalanıyor.
İkinci el otomobil ve kamyonet fiyatları Eylül 2025’e kıyasla yüzde 1,5 gerilese de temmuz ve ağustostaki yüzde 0,4’lük artışların ardından eylülde aylık bazda yüzde 0,7 yükseldi.
Navy Federal Credit Union Başekonomisti Heather Long, sektörün pahalı yedek parçalar ve nitelikli iş gücü açığı gibi etkenlerin birleştiği ağır bir baskıyla karşı karşıya kaldığını belirtti.
The Hill gazetesine konuşan Long, piyasadaki bütün maliyet baskılarının yerel oto tamircilerinde somut olarak hissedildiğini vurguladı.
Dünya Basını2 hafta önceEski CIA analisti Johnson: Trump İran’a girerse Çanakkale’deki Churchill gibi yenilir
Asya2 hafta önceGüney Kore, Kiev Büyükelçisini geri çağırdı
Amerika2 hafta önceBrezilya’da ikinci tur süreci nasıl işleyecek?
Asya2 hafta önceEndonezya’nın yeni iş yasası işçileri memnun etti, iş dünyasını endişelendirdi
Amerika3 gün önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Dünya Basını2 hafta önceNükleer bilimci Hughes: Bölgesel nükleer savaş bile dünya genelinde üç milyar insanı aç bırakır
Dünya Basını1 hafta önceİngiliz diplomat Crooke: Suudi Arabistan’da asıl çöküş içeriden gelecek
Dünya Basını2 hafta önceBrezilya’da Bolsonaro rüzgarı ve Lulismonun sınırları









