Bizi Takip Edin

Amerika

ABD’nin yeni AI planının hedefinde Çin ve ‘woke’ var

Yayınlanma

ABD’nin çarşamba günü (23 Temmuz) yayınlanan yapay zeka (AI) eylem planı, Çin’i alt etmeye ve teknolojinin ABD’deki ilerlemesini hızlandırmaya odaklanıyor.

“Yarışı Kazanmak: Amerika’nın Yapay Zeka Eylem Planı” başlıklı belge, esas olarak küresel rekabet adına endüstriye istediği kadar hızlı hareket etme izni veriyor.

Sektör, Trump yönetiminin AI konusunda hangi yöne gitmek istediğini ve Biden döneminin güvenlik odaklı yaklaşımından nasıl farklılaşmayı hedeflediğini anlamak için uzun zamandır beklenen plan için sabırsızlanıyordu.

Trump, dün ayrıca Washington’da üst düzey teknoloji liderleriyle bir etkinlikte bir araya gelerek belgeyi tartıştı. Plan, yetkililerin Trump’ın ikinci döneminde tamamlanabileceğine inandıkları belirli hedeflerle birlikte, yönetimin AI konusundaki hedeflerini ortaya koyuyor.

Axios’un geçen hafta bildirdiği üzere, Başkanın ocak ayında yayınladığı AI yönetmelik kararında talep edilen plan, büyük ölçüde yapay zeka konusunda müdahaleci olmayan, büyümeyi destekleyen bir yaklaşımı benimsemeyi öngörüyor.

Rapor, AI inovasyonunu hızlandırmak, Amerikan AI altyapısını oluşturmak ve uluslararası AI diplomasisi ve güvenliğinde liderlik etmek olmak üzere üç ana başlığa odaklanıyor.

Raporda dört temel politika öne çıkıyor: Amerikan yapay zekasının ihracatı; veri merkezlerinin hızlı kurulmasının teşvik edilmesi; yapay zeka inovasyonunun ve benimsenmesinin sağlanması; ve sınır modelleri için ifade özgürlüğü.

Planın başlıca hedefleri arasında, yeni veri merkezleri ve fabrikaların inşasını hızlandırmak için izin süreçlerini hızlandırmak ve çevre düzenlemelerini gevşetmek yer alıyor. Plan, “radikal iklim dogmalarını” kınıyor ve temiz hava ve su yasaları da dahil olmak üzere çevre kısıtlamalarının kaldırılmasını öneriyor.

Birçok teknoloji devi, ABD ve dünyanın çeşitli yerlerinde yeni veri merkezleri kurma yolunda ilerliyor. OpenAI, bu hafta Teksas’ın Abilene kentinde, Oracle’ın desteklediği ve Trump’ın bu yılın başlarında tanıtımını yaptığı Stargate adlı projenin bir parçası olan devasa veri merkezi kompleksinin ilk aşamasını devreye aldığını duyurdu. Amazon, Microsoft, Meta ve xAI de büyük projeler yürütüyor.

Teknoloji endüstrisi, bilgi işlem tesislerinin elektriğe bağlanabilmesi için daha kolay izin kuralları getirilmesi için baskı yapıyordu.

Eylem planında, “Federal hükümet, yapay zeka ile ilgili federal fonların, bu fonları israf eden ağır yapay zeka düzenlemelerine sahip eyaletlere yönlendirilmesine izin vermemeli, ancak eyaletlerin inovasyonu aşırı kısıtlamayan ihtiyatlı yasalar çıkarma haklarına da müdahale etmemelidir,” deniyor.

Büyük Teknoloji, yapay zeka regülasyonlarını 10 yıl süreyle yasaklamak istiyor

Yönetim, AI inovasyonunu engellediğini düşündüğü federal düzenlemeler hakkında bilgi talebinde bulunacak.

Rapora göre, Trump yönetiminin İletişim Yasasında belirtilen federal standartlarla çeliştiğini düşündüğü eyalet yasaları, fonun reddedilmesinde gerekçe olarak kullanılabilir.

İdare ve Bütçe Ofisi (OMB), AI ile ilgili isteğe bağlı fon sağlayan tüm federal kurumlarla işbirliği yaparak, fon kararları alırken “eyaletlerin AI düzenleme ortamını dikkate almalarını” sağlayacak.

Federal düzeyde, plan, çok liberal veya “woke” olarak değerlendirilen AI için satın alma standartlarının değiştirilmesini ve AI risk yönetimi çerçevesinin güncellenerek DEI, yanlış bilgi ve iklim değişikliği ile ilgili ifadelerin çıkarılmasını öngörüyor.

Plan, girişimcilerin ve akademisyenlerin NAIRR, Ticaret Bakanlığı, OSTP ve Ulusal Bilim Vakfındaki kamu-özel sektör ortaklıkları aracılığıyla bilgi işlem hizmetlerine erişimini sağlamayı amaçlıyor.

Plan ayrıca çeşitli departmanları, insanları AI işlerinde çalışmak üzere eğitecek programlar benimsemeye ve insansız hava araçları ve sürücüsüz arabalar gibi yeni teknolojilere yönelik hükümet yatırımlarına öncelik vermeye çağırıyor.

Rapora göre, “Amerika Birleşik Devletleri, tüm AI teknolojisini (donanım, modeller, yazılım, uygulamalar ve standartlar) Amerika’nın AI ittifakına katılmak isteyen tüm ülkelere ihraç ederek küresel AI talebini karşılamalı.”

Trump’ın yeni başkanlık kararnamelerinin “woke” AI, altyapı ve ihracata odaklanıyor. Bu kararnameler, yapay zeka inşaat projelerinin izin sürecini hızlandırmayı, ABD’nin teknoloji ihracatını genişletmeyi ve yapay zekadan “woke” kavramını ortadan kaldırmayı amaçlıyor.

Trump yönetimi, AI modellerini “ideolojik önyargı” açısından incelemeyi ve ürünleri “nesnel gerçeği” sağlamayan şirketlerin ABD hükümetiyle iş yapmasını engellemeyi planlıyor.

Belgede yönetim, sistemlerinin tarafsızlığını garanti etmeyen geliştiricileri hariç tutmak için ihale kurallarını güncelleyeceğini açıkladı.

Beyaz Saray’ın teknoloji politikası başkanı Michael Kratsios, hükümetin “sistemlerinin ifade özgürlüğünün ve takdir yetkisinin gelişmesini sağlayan LLM geliştiricileriyle sözleşme yapacağını” söyledi.

Financial Times’a (FT) konuşan üst düzey bir Beyaz Saray yetkilisi, kamu alımlarını denetleyen Genel Hizmet İdaresinin kuralları belirleyeceğini ve bir modelin bu kurallara aykırı olup olmadığını karara bağlayacağını da sözlerine ekledi.

Trump’ın siyasi müttefikleri, OpenAI’ın ChatGPT ve Google’ın Gemini gibi AI modellerini uzun süredir “liberal önyargılı” olmakla suçluyor ve hatta bazı şirketlerin teknolojilerini kasıtlı olarak sağcı tutumları eleştirecek şekilde eğittiğini iddia ediyor.

Trump, partiler üstü “Hill and Valley Forum” ve dört teknoloji yatırımcısı ve girişimcinin sunduğu iş ve teknoloji programı “All-In” podcast’inin ortaklaşa düzenlediği bir tanıtım etkinliğinde, “Amerika yeniden yenilikçilere yeşil ışık yakılan, bürokrasi ile boğulmayan bir ülke olmalıdır,” dedi.

Trump çarşamba günkü etkinlikte, “Çin kadar elektrik kapasitesi ekleyeceğiz. Her şirkete kendi elektrik santralini kurma hakkı verilecek,” dedi.

Programda Trump’ın yapay zeka danışmanı ve risk sermayesi girişimcisi David Sacks da yer aldı.

Eski PayPal yöneticisi Sacks, Google’ın Şubat 2024’te piyasaya sürdüğü AI görüntü oluşturucu tarafından körüklenen “woke AI”ı bir yıldan fazla bir süredir eleştiriyor. 

Bu mesele X’in sahibi Elon Musk, risk sermayedarı Marc Andreessen, Başkan Yardımcısı JD Vance ve Cumhuriyetçiler tarafından sık sık gündeme getiriliyordu.

Öte yandan salı günü, sendikalar, ebeveyn grupları, çevre adalet örgütleri ve gizlilik savunucuları dahil olmak üzere 100’den fazla grup, Trump’ın endüstri odaklı AI politikasını reddeden ve “öncelikle Amerikan halkına hizmet edecek” bir “Halkın AI Eylem Planı” çağrısı yapan bir kararı imzaladı.

Kararı imzalayan gruplardab Public Citizen’ın büyük teknoloji şirketlerinin hesap verebilirliğini savunan üyesi J.B. Branch, bu planı “satış” olarak nitelendirdi.

Branch, “Bu plan kapsamında, teknoloji devleri avantajlı anlaşmalar yaparken, sıradan Amerikalılar, devasa yapay zeka veri merkezlerine sağlanan indirimli elektrik enerjisini sübvanse etmek için elektrik faturalarının yükseldiğini görecek. Amerikalılar, milyarderlere sadaka değil, güvenlik, adalet ve hesap verebilirliğe dayalı bir yapay zeka geleceği hak ediyor,” dedi.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English