Amerika
ABD’nin yeni nüfuz alanı: Alaska’dan Patagonya’ya uzanan enerji hattı

Bloomberg köşe yazarı Javier Blas, ABD Başkanı Trump’ın Venezuela müdahalesi ve Amerika kıtasındaki etkisiyle küresel petrol üretiminin yüzde 40’ını kontrol eden bir imparatorluk kurduğunu yazdı. Analizde, Washington’ın bu yeni gücünün Rusya ve Suudi Arabistan gibi rakipler üzerinde baskı kurma kapasitesini artırdığı ve petrol fiyatlarını kontrol etme imkanı sağladığı vurgulandı.
Bloomberg köşe yazarı Javier Blas, kaleme aldığı analizde ABD’nin enerji piyasasındaki yeni konumunu ele aldı.
Blas, ABD ve Kanada’nın petrol üretimine Venezuela ile Meksika’dan Arjantin’e, Brezilya’dan Guyana ve Kolombiya’ya kadar uzanan Latin Amerika ülkelerinin eklenmesiyle ortaya çıkan tablonun, küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 40’ını oluşturduğuna dikkat çekti.
Bu bölgenin, Washington’ın giderek sertleşen nüfuz alanı olan ve “Donroe Doktrini” olarak adlandırılan yeni bir politika altında yaşadığını belirten Blas, “İster Venezuela’daki gibi doğrudan kontrol, ister denetim veya nüfuz yoluyla olsun; Başkan Donald Trump artık kendi petrol imparatorluğuna sahip” değerlendirmesinde bulundu.
“Washington fiyatları 50 dolarda tutabilir”
Blas, söz konusu imparatorluğun geliştirilmesi zaman alacak yeraltı rezervlerinden ziyade, halihazırda piyasaya akan varillerden oluştuğunu vurguladı.
Bu kaynağın Trump’a, 1940’larda Franklin D. Roosevelt’ten bu yana hiçbir ABD başkanının sahip olmadığı ekonomik ve jeopolitik bir kaldıraç sağladığı belirtildi.
Dünyanın en büyük rezervlerine sahip Venezuela’ya erişimin etkilerinin enerji piyasasında hemen hissedildiğini aktaran yazar, ABD yaptırımları altındaki Rus milyarder Oleg Deripaska’nın cumartesi günü yaptığı değerlendirmeye yer verdi.
Deripaska, “Washington, petrol fiyatlarını varil başına 50 dolara yakın tutma imkanına sahip olacak. Bu durum, arzı kısarak fiyatları yükseltmek isteyenlere karşı gelecekte ABD’nin elini güçlendirecek” ifadelerini kullanmıştı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in özel temscilcisi Kirill Dmitriyev ise Venezuela’da iktidarın ele geçirilmesinin küresel enerji piyasası üzerinde “büyük bir kaldıraç” sağladığını belirtti.
Rus milletvekillerinden Marinera tankerini alıkoyan ABD’ye: ‘Gemilerini batıralım’
“Pentagon üzerindeki enerji kısıtlaması kalktı”
Analizde, Batı Yarımküre’nin petrol zenginliği üzerinde fiili kontrole sahip olmanın jeopolitik oyunu değiştirdiği vurgulandı. ABD’nin askeri maceracılığının on yıllardır enerji maliyetleri üzerindeki etkisiyle sınırlandığını hatırlatan Blas, Beyaz Saray’ın artık Suudi Arabistan, İran, Nijerya veya Rusya fark etmeksizin hem müttefik hem de hasım üreticiler üzerinde üstünlük kurduğunu kaydetti.
Son 18 ayda Trump yönetiminin, İran nükleer tesislerini bombalamaktan Ukrayna’nın Rus petrol rafinerilerini hedef almasına yardım etmeye kadar daha önce düşünülemeyen adımlar attığına işaret edildi.
Blas, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun kaçırılmasının, petrolün artık Pentagon’u kısıtlamadığının en çarpıcı örneği olduğunu yazdı.
“Trump, Putin’e ihtiyacı olmadığını söyleyebilir”
Venezuela petrolünün ABD’ye, Kremlin’in sunduğu enerji kartını reddetme imkanı tanıdığı ifade edildi. Blas, “Trump artık Vladimir Putin’e Sibirya sahalarına ihtiyacı olmadığını söyleyebilir. Elinde fazlasıyla kaynak var” değerlendirmesini yaptı.
ABD Başkanı James Monroe’nun 200 yıl önce Latin Amerika’yı Beyaz Saray’ın nüfuz alanı ilan ettiği Monroe Doktrini’ni Trump’ın 21. yüzyıl için güncellediğini belirten yazar, bu yeni yaklaşıma yarı şaka yollu “Donroe Doktrini” adının verildiğini aktardı.
“Venezuela’da hedef 2030’lar”
Venezuela’nın şu an günlük 1 milyon varil civarında üretim yaptığını ancak 1970 zirvesinde bu rakamın 3,7 milyon varil olduğunu hatırlatan Blas, jeolojik altyapının hazır olduğunu belirtti.
Üretimin 5 milyon varil seviyelerine çıkmasının sermaye ve zaman gerektirdiğini vurgulayan yazar, dünyanın bugün veya 2028’e kadar ekstra Venezuela petrolüne ihtiyaç duymadığını, ancak 2030’ların başında bu ihtiyacın doğacağını kaydetti.
Delcy Rodriguez ve “Dictablanda” modeli
Yazar, Trump’ın hedeflediği “Maduro sonrası düzenin”, rejimin eski iki numarası Delcy Rodriguez’in “yumuşak diktatörlük” (dictablanda) ile iktidarı devralması şeklinde şekillendiğini ve bunun ABD petrol şirketleri için uygun bir zemin oluşturduğunu savundu.
Rodriguez’in Amerikan saldırısına yönelik protestolarının göz ardı edilmesi gerektiğini belirten Blas, bu tepkilerin iç kamuoyuna yönelik olduğunu öne sürdü.
Delcy Rodriguez’den Trump’a mesaj: ‘Halkımız savaş değil diyalog istiyor’
Trump: Şirketlerimiz gidip milyarlarca dolar harcayacak
Geçen hafta Trump, “Dünyanın en büyüğü olan devasa ABD petrol şirketlerimizin oraya girmesini, milyarlarca dolar harcamasını, bozuk petrol altyapısını onarmasını ve ülke için para kazanmaya başlamasını sağlayacağız” demişti.
Fox News kanalına verdiği mülakatta da Trump, ABD’nin Venezuela petrol endüstrisine “çok güçlü bir şekilde müdahil olacağını” söylemişti.
Blas, yazısını şu ifadelerle noktaladı:
“Yıllar içinde Trump’ın açıklamalarına temkinli yaklaşmayı öğrendik. Ancak ikinci döneminde tehdit ettiği pek çok şeyi yaptı. Eğer ABD’nin Venezuela petrolüne müdahil olacağını söylüyorsa, sözüne itimat edin. Girişim belki iddia ettiği kadar görkemli veya kârlı olmayabilir ama bu, gerçekleşmeyeceği anlamına gelmez. Ülkenin petrolü artık Alaska’dan Patagonya’ya uzanan ve tamamı Washington’ın vesayeti altında olan bir petrol imparatorluğunun parçası.”
Amerika
Hackerlar, Meta AI’ı “kandırarak” kullanıcı hesaplarını ele geçirdiler
Bilgisayar korsanlarının, Meta’nın yapay zeka destek ekibini (Meta AI) ünlü hesapları ele geçirmelerine yardım etmeleri için “kandırdığı” ortaya çıktı.
Henüz kaç hesabın etkilendiği belli değil ama mağdurlar arasında Barack Obama’nın Beyaz Saray hesabı, ABD Uzay Kuvvetleri’nin başçavuşu ve güvenlik araştırmacısı olan eski bir Meta çalışanı da bulunuyor gibi görünüyor.
Hackerların sosyal medya paylaşımlarının da gösterdiği gibi, Meta’nın sohbet robotunu kandırmak şaşırtıcı derecede kolaydı.
404 Media’ya göre, hackerlar ilk olarak bir VPN kullanarak kendilerini hedef hesap sahibinin bulunduğu coğrafi bölgedeymiş gibi gösterdiler ve böylece otomatik hesap korumalarını atlattılar.
Ardından, Meta AI Destek Asistanı’ndan hesaba yeni bir e-posta adresi eklemesini istediler ve botun bir kod göndermesini sağladılar.
Kodu ele geçiren hacker, şifre sıfırlama talebinde bulunabildi; bot da bunu yeni e-posta adresine göndererek hesabın kontrolünü devretti.
Fakat bot artık hackerlara kapılarını ardına kadar açmayacak. Dün bir Meta sözcüsü, sorunun “çözüldüğünü ve etkilenen hesapları güvence altına aldıklarını” söyledi.
Botun yaptığı bu hata, önemli iş fonksiyonlarını yapay zeka ajanlarına devretme gibi giderek yaygınlaşan uygulamanın risklerini ortaya koyuyor.
Instagram, birçok kullanıcının hesabının ele geçirilmesine yol açan güvenlik sorununu çözdüğünü açıkladı.
Hafta sonu boyunca, Reddit’teki birçok kullanıcı Instagram hesaplarının ele geçirildiğini iddia etti ve X’teki bir dizi kullanıcı da benzer hesap ele geçirme olaylarına karşı uyarıda bulundu.
Güvenlik araştırmacısı Jane Wong, kendi Instagram hesabının da ele geçirildiğini söyledi.
Wong, “Şifrem benden habersiz değiştirildi ve dün boyunca farklı şifre sıfırlama girişimleri aldım. Oldukça endişe verici,” dedi.
Amerika
Trump, yapay zeka kararnamesini imzaladı

ABD Başkanı Donald Trump, yapay zeka şirketlerinden, modellerin tam olarak piyasaya sürülmeden önce yeteneklerini değerlendirmek üzere federal hükümete modeller sunmalarını talep eden bir başkanlık emri imzaladı.
Emirde, şirketlerden gönüllülük esasına dayalı olarak, bir modelin “gelişmiş siber yeteneklerini” değerlendirmek ve modelin “kapsam dahilindeki öncü model” olarak kabul edilip edilmeyeceğini belirlemek üzere bir karşılaştırmalı değerlendirme sürecine katılmaları isteniyor.
Ardından, şirketlerin bu modelleri daha geniş bir kitleye sunmayı planladıkları tarihten en fazla 30 gün önce bu modellere erişim talep ediyor ve hükümetin erken erişim hakkı alacak “güvenilir ortakları” seçmesine olanak tanıyor.
Kararnamede şöyle deniyor.
“Bu bölümdeki hiçbir hüküm, sınır modeli dahil olmak üzere yeni yapay zeka modellerinin geliştirilmesi, yayınlanması, piyasaya sürülmesi veya dağıtımı için zorunlu bir hükümet lisanslama, ön onay veya izin şartı oluşturulmasına yetki verdiği şeklinde yorumlanamaz.”
Trump, o dönemde gazetecilere verdiği demeçte, önde gelen teknoloji şirketlerinin CEO’larıyla imza törenini “kararnamenin bazı yönlerini beğenmediği”için ertelediğini söylemişti.
Somut ayrıntılar açısından yetersiz olan salı günkü kararname, ABD’deki yapay zeka geliştirme çalışmaları için kritik bir anda yayınlandı.
Pazartesi günü Anthropic, Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonuna halka arz için gizli başvuruda bulunduğunu açıkladı. Rakip OpenAI da bu yıl içinde olası bir halka arz için hazırlıklarını sürdürüyor.
SpaceX, kendi AI laboratuvarı SpaceXAI’nin sahibi olarak, her ikisini de halka arz konusunda geride bırakmaya hazırlanıyor. Şirketin değerini 1 trilyon doların çok üzerine çıkarabilecek halka arzın önümüzdeki hafta gerçekleşmesi bekleniyor.
AI patlaması sırasında servetlerin hızla arttığı teknoloji sektörü, Beyaz Saray’ın AI konusundaki tutumunda merkezi bir rol oynadı.
Musk’ın uzun süredir müttefiki olan risk sermayedarı David Sacks, bu yılın başlarında görevine son verilene kadar ilk kripto ve yapay zeka sorumlusu olarak görev yaptı.
Fakat Sacks’ın, Musk ve Meta CEO’su Mark Zuckerberg ile birlikte geçen ay Trump yönetimini arayarak, başkanın imzalamaya hazırlandığı önceki yapay zeka başkanlık kararnamesine karşı lobi yaptığı bildirildi.
Salı günkü kararname, Anthropic’in yazılımdaki zayıflıkları ve güvenlik açıklarını tespit etmede üstün bir model olan Claude Mythos Preview’u duyurarak bu yılın başlarında hükümet yetkililerini ve Wall Street’i şaşırtmasının ardından geldi.
Şirket, Project Glasswing adlı siber güvenlik girişiminin bir parçası olarak bu modelin kullanıma sunulmasını seçkin bir grup şirketle sınırladı ve bu girişimi salı günü genişletti.
Mythos’un piyasaya sürülmesi, Anthropic ile Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Susie Wiles ve Hazine Bakanı Scott Bessent dahil olmak üzere Trump yönetiminin üst düzey üyeleri arasında birkaç yüksek profilli toplantı düzenlenmesine yol açtı.
Trump’ın yapay zeka kararnamesi, yönergeler ve diğer kılavuzların geliştirilmesi için çeşitli zaman dilimlerini özetliyor ve özellikle Savunma Bakanlığı’ndan bilgi sistemlerinin siber savunmasına öncelik vermesini istiyor.
Savunma Bakanlığı, Mythos’u piyasaya sürmeden kısa bir süre önce bu girişimi bir tedarik zinciri riski olarak nitelendirerek, Anthropic’in öncü modellerinden aktif olarak uzaklaşmaya çalıştı.
Bu tanımlama, Anthropic’in ABD ulusal güvenliğini tehdit ettiği anlamına geliyor ve savunma müteahhitlerinin kurumla yaptıkları çalışmalarda şirketin teknolojisini kullanmalarını yasaklıyor.
Anthropic, bu tanımlamayı geri aldırmak için Trump yönetimine dava açtı ve bu dava halen devam ediyor.
Amerika
SpaceX 75 milyar dolarlık rekor halka arza hazırlanıyor

Elon Musk’ın sahibi olduğu havacılık ve uzay şirketi SpaceX, hisse başına 135 dolar sabit fiyat belirleyerek gerçekleştireceği halka arzla rekor düzeyde 75 milyar dolar toplamayı planlıyor. Reuters’ın haberine göre şirket, bu adımla piyasa değerini 1,75 trilyon dolara ulaştırmayı hedefliyor.
Milyarder Elon Musk’ın sahibi olduğu SpaceX şirketi, hisse başına 135 dolar sabit fiyat belirleyerek gerçekleştireceği halka arzla rekor düzeyde 75 milyar dolar toplamayı planlıyor. Reuters ajansının konuya aşina bir kaynağa dayandırdığı haberine göre şirket, bu süreçte 555,6 milyon adet hisse satmayı amaçlıyor ve toplam piyasa değerinin 1,75 trilyon dolara ulaşmasını bekliyor.
Bu halka arzın borsa tarihindeki en büyük işlem olabileceği ve ardından yapay zeka devleri OpenAI ile Anthropic’in de izlemesi beklenen büyük ölçekli yeni bir halka arz dalgasına öncülük edebileceği belirtiliyor.
Sabit fiyatlı halka arz, bir şirketin talep toplama süreci başlamadan önce hisse başına kesin değeri önceden duyurduğu bir fiyatlandırma yöntemi. Bu fiyat, şirketin analistleri ve yetkilendirilmiş aracı kurumlar tarafından finansal göstergeler, piyasa koşulları ve rakip analizleri temel alınarak hesaplanıyor. Yatırımcılar bu arza katılırken doğrudan belirlenen bu fiyat üzerinden talep iletiyor; talebin arzı aşması durumunda hisseler, genellikle bireysel küçük yatırımcılara öncelik verilerek katılımcılar arasında dağıtılıyor.
Reuters, yatırımcı sunumları yapılmadan ve talep toplama defteri oluşturulmadan önce sabit bir fiyat belirlenmesinin piyasa teamülleri açısından sıra dışı bir adım olduğunu aktardı.
Şirketler genellikle talebe göre fiyatı ayarlayabilmek amacıyla belirli bir fiyat aralığı ilan etmeyi tercih ediyor.
ABD merkezli hukuk firması Wilson Sonsini Goodrich & Rosati’nin kıdemli ortağı Weiheng Chen konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Musk, kendi takipçi kitlesinde işe yarayan ‘ister al ister bırak’ yaklaşımını uyguluyor. Piyasa koşulları ve sektörde karşılaştırılabilecek başka bir şirketin bulunmaması göz önüne alındığında bu makul bir adım” dedi.
SpaceX’in yatırımcı turları kapsamındaki tanıtım faaliyetleri (roadshow) 4 Haziran Perşembe günü başlayacak.
Halka arzın tamamen birincil piyasa halka arzı olarak yapılandırılması, yani elde edilecek tüm gelirlerin doğrudan şirkete aktarılması ve mevcut hissedarların kendi paylarını satamaması bekleniyor. Kurucu Elon Musk’ın da halka arzın ardından 366 gün boyunca SpaceX hisselerini elinde tutma zorunluluğu bulunuyor.
Şirket halka arz gelirini yapay zeka ve Starlink yatırımlarında kullanacak
Halka arzdan elde edilecek fonlar, şirketin yapay zeka bilgi işlem kaynaklarının genişletilmesinde ve Starlink uydu ağının büyütülmesinde kullanılacak.
SpaceX, bu yılın başlarında Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI ile bir ortaklık kurmuş, bu süreçte roket şirketine 1 trilyon dolar, Grok adlı sohbet robotunun geliştiricisine ise 250 milyar dolar değer biçilmişti.
Finansal tablolara göre SpaceX, bir önceki yıl elde ettiği 791 milyon dolarlık kârın ardından, 2025 yılında 4,94 milyar dolar net zarar bildirdi.
Nasdaq borsasında “SPCX” koduyla işlem görmeyi hedefleyen SpaceX’in borsaya ilk adımını 12 Haziran’da atması bekleniyor. Goldman Sachs, Morgan Stanley, BofA Securities, Citigroup ve J.P. Morgan süreçte ortak lider aracı kurumlar (joint bookrunners) olarak görev alıyor.
Bank of America’nın Asya-Pasifik bölgesindeki eski küresel sermaye piyasaları eş başkanı Craig Coben sürece ilişkin olarak, “Tarihin en çok beklenen halka arzı konumundaysanız, yatırımcılardan kendi sürecinize uyum sağlamalarını isteyebilirsiniz; tersini yapmak zorunda kalmazsınız” değerlendirmesinde bulundu.
Dünya Basını2 hafta önceProf. Mearsheimer: Trump, İran savaşını sonlandırmak için Çin’den yardım istedi
Dünya Basını2 hafta önceİktisat tarihçisi Chance: Batı, Çin’i kendi sistemine entegre ederek liberal bir demokrasiye dönüştüreceğini sandı
Asya2 hafta önceRusya ve Çin liderleri Pekin’de stratejik ortaklığı görüştü
Diplomasi2 hafta önceXi ve Putin ‘çok kutuplu bir dünya ve yeni tip uluslararası ilişkiler’ çağrısı yaptı
Amerika2 hafta önceBolivyalı işçi ve köylüler başkent La Paz’ı kuşattı
Asya2 hafta önceLai, Tayvan’ın “özgürlüğünden vazgeçmeyeceğini” söyledi, yeni İHA bütçeleri sözü verdi
Asya2 hafta önceRusya ve Çin arasındaki ticaret hacmi 240 milyar dolara ulaştı
Asya2 hafta önceİran’daki savaş yuan için küresel ticarette fırsat penceresi açtı











