Rusya
Deripaska’dan bütçe uyarısı: Venezuela petrolü ABD kontrolüne geçerse Rusya zorlanır

Rus alüminyum devi Rusal’ın kurucusu milyarder Oleg Deripaska, Venezuela petrol sahalarının ABD denetimine girmesinin Rusya’nın bütçe gelirlerini kalıcı olarak düşürebileceği uyarısını yaptı. Deripaska, bu durumun Rusya’nın mevcut ekonomik modelini ve büyük ölçekli devlet projelerini sürdürmesini imkansız hale getireceğini savundu.
Alüminyum şirketi Rusal’ın kurucusu milyarder Oleg Deripaska, ABD’nin Venezuela’daki petrol üretimini kontrol altına alması durumunda Rusya’nın bütçesini doldurma konusunda yeni ve ağır sorunlarla karşılaşacağını belirtti.
Washington’ın Karakas’ta düzenlediği ve Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun yakalandığı askeri operasyona tepki gösteren Oleg Deripaska, sosyal medya hesabından dikkat çekici bir açıklama yaptı.
Oleg Deripaska mesajında, “Eğer Amerikalı ‘ortaklarımız’ Venezuela’nın petrol sahalarına ulaşırsa (ki Guyana’dakilere zaten ulaştılar), dünya petrol rezervlerinin yarısından fazlası onların kontrolüne geçecek” ifadelerini kullandı.
“Mevcut ekonomik model ve devlet kapitalizmi tehdit altında”
ABD’nin bu hamleyle Rus petrolü fiyatlarının varil başına 50 doların üzerine çıkmamasını sağlamayı planladığını savunan Oleg Deripaska, bu senaryonun Rusya Federasyonu’nun mevcut ekonomik modeli için büyük bir tehdit oluşturduğunu vurguladı. Oleg Deripaska, düşük petrol fiyatlarının “kutsal devlet kapitalizmi” üzerindeki etkilerini şu sözlerle aktardı:
“Bu durum, kutsal devlet kapitalizmimizin her şeyi olduğu gibi bırakmasını zorlaştıracak. Artık maliyetleri düşürmemek, ana faaliyet alanı dışındaki işlerden kurtulmamak, yetkinlik ve özel sektör katılımı olmadan görkemli projelere devam etmek mümkün olmayacak.”
Milyarder ayrıca, bu yıl itibarıyla federal bütçenin ana vergi mükellefi haline gelen özel sektör üzerindeki baskının sürdürülmesinin de imkansız hale geleceğini ekledi.
Petrol fiyatlarındaki düşüş bütçe kurallarını sarsıyor
Rusya’nın petrol ihracat fiyatlarında son dönemde yaşanan sert düşüşler bütçe disiplinini zorluyor. Kasım ayında varil başına ortalama 45 dolar olan Rus petrolü ihracat fiyatı, Aralık ayında 34 dolara kadar geriledi.
Bu gelişme üzerine Rusya Merkez Bankası, bütçe harcamalarında kısıntıya gidilebileceği uyarısında bulundu.
Regülatör kurum, gelecek yıllar için bütçe kuralında esas alınan temel petrol fiyatının revize edilebileceğini bildirdi. 2025 yılı için varil başına 60 dolar olarak belirlenen temel fiyat, bu yıl için 59 dolar olarak güncellendi.
Mevcut plana göre temel fiyatın 2030 yılına kadar her yıl 1 dolar düşürülerek 55 dolara çekilmesi hedefleniyor.
Rusya ve Batı’nın fiyat öngörüleri arasındaki makas açılıyor
Rusya İktisadi Kalkınma Bakanlığı, Brent petrolün varil fiyatının 2026-2028 döneminde 70-72 dolar bandında seyredeceğini öngörüyor.
Bakanlık, lojistik optimizasyon ve ihracat rotalarının değiştirilmesiyle Rus petrolü Ural’ın Brent petrol karşısındaki iskontosunun 2025’teki 12 dolardan, 2028’de 7 dolara gerilemesini bekliyor. Uzun vadeli bütçe projeksiyonlarında ise 2030’dan itibaren Ural fiyatı 69 dolar olarak hesaplanıyor.
Buna karşın uluslararası kuruluşlar çok daha düşük fiyatlar tahmin ediyor. ABD Enerji Bakanlığının aralık ayı kısa vadeli raporuna göre Brent petrolün 2026 yılı boyunca varil başına 55 dolar seviyesinde kalması bekleniyor. Diğer finans devlerinin 2026 yılı ortalama fiyat tahminleri ise şöyle sıralanıyor:
Goldman Sachs: 56 dolar
ING: 57 dolar
Citi: 62 dolar
Oxford Enerji Araştırmaları Enstitüsü: 65 dolar
Güncel iskontolar göz önüne alındığında, bu tahminler Rus petrolünün en iyi ihtimalle 50 doların biraz üzerinde bir fiyattan satılabileceği anlamına geliyor.
“Petrol gelirleri 2042’ye kadar yarı yarıya azalacak”
Rusya Merkez Bankası eski Başkan Yardımcısı Sergey Aleksashenko, Rus petrol fiyatlarındaki düşüşün kalıcı olması durumunda Maliye Bakanlığının petrol ve doğalgaz gelirlerindeki kaybı nasıl telafi edeceğinin bilinmediğine dikkat çekti.
Ekonomist Kiril Rodionov ise negatif senaryonun 2026’nın ilk çeyreğinde gerçekleşebileceği konusunda uyardı. Rodionov, petrol ve doğalgaz gelirlerindeki düşüşten kaçınmanın tek yolunun Ural petrolündeki iskontoyu azaltmak ve üretimi artırmak olduğunu, ancak bunun için uluslararası izolasyondan çıkılması gerektiğini belirtti.
Hükümetin aralık ayında onayladığı uzun vadeli bütçe öngörüsü de karamsar bir tablo çiziyor. Belgeye göre, petrol ve doğalgaz gelirlerinin GSYH içindeki payının 2042 yılına kadar yüzde 4’ten yüzde 1,9’a gerilemesi bekleniyor. Bu oran, 2000’li yılların başından bu yana görülen en düşük seviye olarak kaydedilecek.
Rusya
Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.
Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.
Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.
Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.
Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.
İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.
Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.
Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.
Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.
Rusya
Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.
Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.
İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.
Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.
“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.
Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.
Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.
Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.
Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.
Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.
Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.
Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.
Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.
Rusya
Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.
Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.
RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.
Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.
Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.
Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.
RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.
Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.
Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.
Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.
Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.
Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”
Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.
Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.
Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.
Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.
Görüş2 hafta önceTürkiye ve İsrail ilişkilerinin geleceği
Dünya Basını2 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Ortadoğu2 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Diplomasi2 hafta önce‘İslami NATO’ mu? Yeni savunma paktı Hindistan’ı neden tedirgin ediyor?
Diplomasi2 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı
Dünya Basını5 gün önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Rusya6 gün önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Asya2 hafta önceVietnam, yerli üretim en büyük denizaltı savunma gemisinin inşasına başladı









