Bizi Takip Edin

Amerika

Trump, 1,5 trilyon dolarlık savunma bütçesi istedi

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump, Kongre’den 2027 yılında 1,5 trilyon dolarlık savunma bütçesi talep edeceğini açıkladı.

Bu, Pentagon’un bu yılki bütçesine göre 500 milyar dolarlık büyük bir artış anlamına geliyor.

Bu büyük artış, Trump’ın Golden Dome (Altın Kubbe) hava savunma projesinden yeni bir savaş gemisi tasarımı talebine kadar bazı askeri hedeflerinin ne kadar pahalı olduğunu yansıtıyor; çünkü bu programların hiçbiri mevcut harcama düzeyleriyle tam olarak finanse edilemiyor.

Başkan, Truth Social’daki gönderisinde, paranın “Hayalindeki Ordu” için kullanılacağını söylemekten başka fazla ayrıntı vermedi. Trump, gümrük vergisi gelirlerinin bu artışı karşılayabileceğini öne sürdü, fakat Kongre’nin anayasal olarak harcamalar üzerinde sahip olduğu yetkiyi atlatmayı başarsa bile, mevcut gümrük vergisi gelirleri, başkanın talep etmeyi planladığı miktarın birkaç yüz milyar dolar altında kalacak.

Yarım trilyon dolarlık yeni harcama bulmak zor olsa da, Trump ve bazı Kongre Cumhuriyetçileri bunu başarabileceklerinden emin görünüyorlar. Kongre’nin uzlaşma tasarısı yoluyla Pentagon’un kasasına aktarılmasına karar verdiği 150 milyar dolarlık yeni fon sayesinde bütçe bu yıl 1 trilyon dolara ulaştı, fakat bunun büyük bir kısmı önümüzdeki beş yıl boyunca çeşitli uzun vadeli projelere dağıtılacak.

Bazı Cumhuriyetçiler, Pentagon’un finansmanında yıllık önemli artışlar yapılması gerektiğini uzun süredir savunuyorlar ve mevcut %3,5’lik oranın %5’e çıkarılmasını talep ediyorlar.

Nebraska’dan Cumhuriyetçi Temsilci Don Bacon, Trump’ın yönetiminin Kongre’deki savunma şahinlerinin yetersiz bulduğu bütçeleri önermesinin ardından, Trump’ın hedeflerini “iyi haber” olarak nitelendirdi.

Bacon, “Kalıcı olarak GSYİH’nin %4’ü veya daha fazlasına ihtiyacımız olduğunu düşünüyoruz. Donanmamızı, Hava Kuvvetlerimizi, ICBM’lerimizi [kıtalararası balistik füze], bombardıman uçaklarımızı inşa etmek ve askerlerimizin ihtiyaçlarını karşılamak için bu kadar para gerekiyor,” dedi.

2026 bütçesi, Kongre’nin eklediği 150 milyar dolar sayesinde 1 trilyon dolara ulaştı. Bu tek seferlik enjeksiyon, Altın Kubbe’ye ve daha hassas güdümlü mühimmat ve hava savunma silahları inşa etmek için yeni girişimlere ivme kazandırdı. Fakat bu fonun yıllık harcama yasasına dahil edilmesi gerekecek ve Trump’ın yeni önerisi bunu dikkate alıyor gibi görünüyor.

Savunma şirketlerine ültimatom

Öte yandan Trump’ın sürpriz bütçe açıklaması, büyük savunma şirketlerinin performansını eleştirerek savunma hisselerinin düşüşüne neden olmasından sadece birkaç saat sonra geldi.

Başka bir sosyal medya gönderisinde Trump, savunma şirketlerinin hisse geri alımlarına, yöneticilere yüksek maaşlar vermesine ve hissedarlara temettü dağıtmasına izin vermeyeceğini söyledi.

Ayrıca, silahlar için çok yavaş hareket ettikleri ve çok fazla ücret talep ettikleri için şirketleri eleştirdi.

Trump, RTX gibi savunma şirketlerinin silah üretimini hızlandırıncaya kadar temettü ödemelerini veya hisse geri alımlarını engelleyeceğine söz verdi. Bu, Wall Street normlarına yönelik nadir bir hamle ve savunma hisselerinin düşmesine neden olurken, Amerika’nın askeri-sanayi kompleksinde köklü değişikliklerin habercisi oldu.

Trump ve Pentagon, savunma sanayisini yüksek maliyetler ve yavaş üretim nedeniyle eleştirdi ve savaş ekipmanlarının üretimini daha hızlı hale getirmek için dramatik değişiklikler vaat etti.

Trump, çarşamba günü Beyaz Saray tarafından yayınlanan yürütme emrinde, “Yıllarca yanlış öncelikler belirledikten sonra, geleneksel savunma yüklenicileri, ülkenin savaşçıları yerine yatırımcıların getirilerini önceliklendirmeye teşvik edildi,” dedi.

Savunma hisseleri, Trump’ın paylaşımlarının ardından düştü ve hafta sonu Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşinin Venezuela’dan kaçırılarak New York’a getirilmesi için ABD askeri teçhizatının kullanılmasıyla elde edilen son kazançlar tersine döndü.

Savunma devi Lockheed Martin’in hisseleri %4,8, Northrop Grumman %5,5 ve General Dynamics %3,6 düşüş kaydetti.

Trump, Truth Social’da yaptığı paylaşımlardan birinde, “Savaş Bakanlığı tarafından, savunma yüklenicisi Raytheon’un Savaş Bakanlığı’nın ihtiyaçlarına en az yanıt veren şirket olduğu bilgisi verildi,” diye yazdı.

Raytheon, Ukrayna’da yoğun olarak kullanılan Patriot füze savunma sisteminin yanı sıra, dünyanın dört bir yanındaki ordular için Tomahawk füzeleri de üretiyor.

Başkanlık emri, savunma şirketlerinin temettü ödemelerini durdurdu

Trump’ın başkanlık emri, savunma şirketlerinin “zamanında ve bütçeye uygun olarak üstün bir ürün üretebilecek duruma gelene kadar” temettü ödemelerine veya hisse geri alımlarına izin verilmediğini belirtti.

Kararnamede, Pentagon şefi Pete Hegseth’in 30 gün içinde sözleşmelerinde düşük performans gösteren ve hisse geri alımına girişen savunma müteahhitlerini belirleyeceği belirtildi. 

Trump, Pentagon başkanının daha sonra bu firmalarla görüşeceği ve firmaların bildirimden sonraki 15 gün içinde Pentagon’un incelemesi için bir düzeltme planı sunma şansına sahip olacağı eklendi.

Kararda, Pentagon başkanı düzeltme planını yetersiz bulursa, hükümetin yaptırımlar da dahil olmak üzere düzeltici önlemler alabileceği belirtildi.

Hegseth, iki ay içinde, şirketin sözleşmesini yerine getirmekte yetersiz kalması durumunda, gelecekteki tüm savunma sözleşmelerinde hisse geri alımını yasaklayan hükümler bulunmasını sağlayacak.

Kararda, “Ayrıca, Bakan, gelecekteki sözleşmelerde, yüklenicilere ödenecek yönetici teşvik ücretlerinin, hisse geri alımlarından kaynaklanan serbest nakit akışı veya hisse başına kazanç gibi kısa vadeli finansal göstergelere bağlı olmayacağını, bunun yerine zamanında teslimata bağlı olacağını” garanti edeceği vurgulanıyor.

Karar, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonuna, önerilen yasağı uygulamak için düzenlemeler yayınlamayı düşünmesini talimat verdi.

Trump yönetici maaş paketlerini de eleştirdi

Trump ayrıca savunma sanayindeki yönetici maaş paketlerini “aşırı ve haksız” olarak nitelendirdi ve bunların 5 milyon dolar ile sınırlandırılması gerektiğini söyledi.

En büyük savunma şirketlerinin CEO’ları genellikle nakit ödemeler ve hisse senedi hibeleriyle birlikte yılda 20 milyon dolardan fazla kazanıyor.

Trump, sosyal medyada bu bileşenlerin tam olarak nasıl sınırlandırılacağını açıklamadı, fakat emrinde Pentagon başkanının, bir yüklenicinin düşük performansını belirledikten sonra, hükümetin yönetici maaşlarını mevcut seviyelerde sınırlandırmasını sağlamak için gerekli adımları atacağı belirtildi.

Kararda ayrıca, gelecekteki sözleşmeler kapsamında yöneticilere ödenecek teşvik tazminatının, zamanında teslimat, üretim artışı ve operasyonel iyileştirmelerle bağlantılı olması gerektiği belirtildi.

Trump, belirli şirket veya yöneticilerin adını vermeden, “Bundan böyle, bu yöneticiler hem bu önemli ekipmanı teslim etmek ve bakımını yapmak hem de gelecekteki askeri ekipmanın en son modellerini üretmek için YENİ ve MODERN üretim tesisleri kurmalıdır,” diye yazdı.

Hisse geri alımları savunma şirketleri arasında yaygın ve birçoğu temettü ödüyor. Örneğin Lockheed, ekim ayında temettüsünü 23. yıl üst üste artırarak hisse başına 3,45 dolara çıkardı. Aynı zamanda, 2 milyar dolara kadar hisse satın alımına izin vererek, geri alımlar için taahhüt edilen toplam tutarı 9,1 milyar dolara çıkardı.

Lockheed’in F-35 savaş uçağı, ABD’nin en pahalı savunma programlarından biri, artan maliyetler ve gecikmelerle boğuşuyor. Birçok büyük savunma programı, ürünü teslim etmek için başlangıçta vaat edilenden çok daha uzun süre ve çok daha yüksek bir fiyat gerektiriyor.

Northrop Grumman tarafından tasarlanan ve yönetilen, eskiyen Minuteman III füzelerinin yerini alacak 140 milyar dolarlık Sentinel kıtalararası balistik füze programı, bütçenin %81 üzerinde olacak.

Amerika

Mahkemeden 110 milyar dolarlık Paramount ve Warner Bros. birleşmesine onay

Yayınlanma

ABD federal mahkemesi, Paramount’un Warner Bros.’u 110 milyar dolara devralmasına yönelik uzlaşmayı onaylayarak birleşmenin önünü açtı. Şirket, varılan mutabakat uyarınca beş yıl boyunca yılda en az 30 film vizyona sokacak ve yerli yapımlara yıllık 300 milyon dolar ek yatırım yapacak.

ABD’de federal mahkeme, medya şirketi Paramount’un Warner Bros. Discovery’yi 110 milyar dolara devralmasına onay verdi.

ABD Bölge Yargıcı Araceli Martinez-Olguin, tarihin en büyük medya birleşmelerinden birini engellemek amacıyla Kaliforniya öncülüğündeki 12 eyaletin açtığı davada tarafların 21 Eylül’de vardığı uzlaşmayı onayladı.

Eyaletler, birleşmenin sinema ve televizyon alanında nihai tüketiciler için fiyatları artırabilecek bir tekel yaratacağını savunuyordu.

Yargıç Martinez-Olguin ise uzlaşmayı “makul, fiili ve hukuki bir çözüm” olarak nitelendirdi.

Onaylanan uzlaşma şartlarına göre şirket, beş yıl boyunca ABD sinemalarında her yıl en az 30 film vizyona sokmak ve ülke içindeki yapımlara yılda 300 milyon dolar ek kaynak aktarmak zorunda kalacak.

Şartların yerine getirilmemesi durumunda Paramount, Miramax film stüdyosunu satma yaptırımıyla karşılaşabilecek.

Anlaşma ayrıca kablolu yayın müzakerelerinin iki şirketin kanalları için ayrı ayrı yürütülmesini ve Paramount bünyesindeki CBS News ile Warner Bros.’a ait CNN’i denetleyecek bağımsız bir gazeteciler kurulu oluşturulmasını zorunlu kılıyor.

Kaliforniya Adalet Bakanlığı temsilcisi, varılan uzlaşmanın rekabet konusundaki endişeleri giderdiğini, tüketici tercihlerini güvenceye aldığını ve Kaliforniyalı çalışanların geleceğini gözettiğini açıkladı.

Şirketler ayrıca Amerika Yazarlar Birliği (WGA) ile yürütülen antitröst davasında da anlaşmaya vardı.

Bu kapsamda sendikanın sağlık fonuna 17,5 milyon dolar ödenecek ve CBS News bünyesindeki WGA istihdam seviyesi beş yıl boyunca korunacak.

Paramount, birleşmenin tamamlanmasıyla birlikte oyuncak üreticisi Mattel’in CEO’su Ynon Kreiz’in şirkette Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO David Ellison ile ortak CEO görevini üstleneceğini duyurdu. Satın alma sürecinin 6 Ekim Salı günü tamamlanması bekleniyor.

Yaklaşık 110 milyar dolarlık devralma işlemi, Paramount Pictures, CBS, Paramount+, HBO ve CNN gibi dev medya varlıklarını tek çatı altında toplayacak.

Süreç, Paramount’un Netflix ile girdiği rekabeti kazanmasının ardından şekillendi.

Warner Bros. daha önce stüdyo operasyonları, HBO ve HBO Max yayın platformu için Netflix ile 82,7 milyar dolarlık satış üzerinde anlaşmış, ancak Netflix’in teklif artırmaması üzerine Warner Bros. Discovery şubat ayında Paramount’un teklifini kabul etmişti.

Paramount ise süreçte rakibi Netflix’i “yakıp yıkma taktiği” izlemekle suçlamıştı.

Mahkemece onaylanan uzlaşmaya bazı eyalet başsavcıları tepki gösterdi. Süreçte özellikle Massachusetts, New York, Connecticut ve Minnesota eyaletlerinin savcıları uzlaşma şartlarına itiraz etti.

Connecticut Başsavcısı William Tong, ofisinin CNN ile CBS News birimlerinin tamamen elden çıkarılarak yapıdan ayrılmasını talep ettiğini, bağımsız bir denetim kurulu kurulmasının önemine rağmen tam ayrışmayı sağlayamadıklarını belirtti.

Söz konusu birleşme temmuz ayından bu yana federal mahkeme kararıyla askıya alınmış durumdaydı.

Paramount daha sonra yasal süreç tamamlanana veya birleşme anlaşmasının vadesi olan Haziran 2027’ye kadar devralmayı tamamlamamayı taahhüt etmişti.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD’den gizlenen nükleer testleri yakalamak için yer altında deney

Yayınlanma

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi, yer altında gizlenen düşük kapasiteli nükleer patlamaları tespit etmek amacıyla Nevada sahasında kimyasal patlayıcılarla deney gerçekleştirdi. Ölçümlerde sismometreler, sesötesi sensörler ve radyoaktif izleyiciler kullanılırken kurum yönetimi nükleer tespit kapasitesinde geride kalmayacaklarını açıkladı.

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi (NNSA), düşük kapasiteli nükleer patlamaların tespit edilmesine yönelik bir deneme gerçekleştirdiğini duyurdu.

Kurumun basın servisinden yapılan açıklamaya göre çalışma, Nevada Ulusal Güvenlik Sahası’ndaki P Tüneli’nde kimyasal patlayıcılar ve radyoaktif izleyiciler kullanılarak yapıldı.

Denemeden elde edilen verilerin, ABD’nin nükleer patlamaları tespit etme kapasitesini güçlendirme çalışmaları kapsamında bilimsel modellerin sınanması ve algoritmaların hassaslaştırılması amacıyla kullanılacağı kaydedildi.

NNSA, deneyin özellikle sismik etkisi zayıflatılmış patlamaların tespit edilmesine odaklandığını bildirdi.

Klasik yer altı nükleer denemelerinde patlayıcı düzenek kayayla doğrudan temas edecek biçimde derin kuyulara yerleştiriliyor ve patlama dalgası çevreye tam olarak ulaşıyor.

Öte yandan sismik etkisi azaltılmış yöntemde düzenek geniş bir yer altı odasında patlatılıyor; bu uygulama patlamanın yarattığı sismik izi önemli ölçüde düşürüyor.

Deney sırasındaki ölçümler ivmeölçerler, sismometreler, elektromanyetik ve sesötesi sensörler, radyoaktif izleyici örnekleyicileri ile meteoroloji aygıtlarını kapsayan gelişmiş algılayıcı sistemleriyle yürütüldü.

NNSA Başkanı Brandon Williams, nükleer faaliyetlerin saptanmasının nükleer uzmanlık gerektirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bu tür deneyler Amerika’nın tespit kabiliyetinde rakipsiz kalmasını sağlıyor. Başkan Donald Trump yönetimi, Birleşik Devletler’in güç konumundan hareket edeceğini açıkça ortaya koydu. Amerikan inovasyonundan kaçış yok. Bu deneyle net bir mesaj veriyoruz: Bu yönetim döneminde Amerika’nın geride kalmasına asla izin verilmeyecektir.”

Nevada’daki deneme planını mayıs ayı ortasında duyuran Williams, yabancı ülkelerdeki nükleer testleri tespit edecek sensörlerin bu sonbaharda test edileceğini belirtmişti.

Williams o dönemde, hasım ülkelerin Kapsamlı Nükleer Testlerin Yasaklanması Antlaşması’nı (CTBT) arkadan dolanarak yürüttüğü nükleer denemeleri saptamak ve sismik sensörlerin verimini artırmak amacıyla merkezi olmayan testler uyguladıklarını dile getirmişti.

ABD’de nükleer test tartışması, Donald Trump’ın geçen yıl nükleer silah denemelerine “eşit şartlarda” yeniden başlayacaklarını açıklamasının ardından hareketlendi.

ABD’nin deneme yapmayan tek ülke olarak kalmasını istemediğini savunan Trump, Rusya, Çin, Kuzey Kore ve Pakistan’ın nükleer testler gerçekleştirdiğini öne sürdü.

Washington yönetimi şubat ayında da Rusya ve Çin ile eşit şartlar temelinde nükleer denemelere dönmeye hazır olduğunu bildirdi.

Birleşmiş Milletler ise mayıs ayı başında yaptığı değerlendirmede, Rusya ve ABD’nin nükleer testlere yeniden başlamasının dünya genelindeki diğer ülkeleri de aynı yönde adım atmaya sevk edeceği uyarısında bulundu.

Okumaya Devam Et

Amerika

Pentagon’dan Boeing’e 20 milyar dolarlık yeni nesil savaş uçağı sözleşmesi

Yayınlanma

ABD Donanması, uçak gemisi filosunun yeni nesil muharip uçağı F/A-XX için Boeing ile 20 milyar doları aşan bir geliştirme sözleşmesi imzaladı. 2030’lu yıllarda envantere girmesi hedeflenen sistem, Super Hornet uçaklarının yerini alacak ve insansız hava araçlarıyla koordineli görev yapacak.

ABD Donanması, uçak gemisi filosunda görev yapacak altıncı nesil F/A-XX savaş uçağının kapsamlı geliştirme süreci için havacılık şirketi Boeing ile 20 milyar doları aşan bir sözleşme imzaladı.

29 Eylül’de duyurulan anlaşma uyarınca üretici firma, donanmanın gelecek nesil hava muharebe filosunu şekillendirecek.

Pentagon yetkilileri, geliştirilecek uçağın çekişmeli hava sahalarında üstünlük sağlama ve uçak gemisi görev gruplarının operasyon menzilini artırma hedefi taşıdığını bildirdi.

Pentagon’un tedarik ve idame işlerinden sorumlu müsteşarı Michael P. Duffey, askeri personelin caydırıcılık, güç gösterisi ve hava hakimiyeti için yüksek ateş gücüne sahip ağ bağlantılı sistemlerle donatılacağını belirtti.

Duffey, programı ABD’nin ulusal güvenliği ve hava muharebe kabiliyeti açısından vazgeçilmez bir yatırım olarak tanımladı.

Donanma Bakan Vekili Hung Cao ise işbirliğinden duyulan memnuniyeti dile getirerek hedeflerinin hava sahasındaki hakimiyeti sürdürmek olduğunu kaydetti.

Yeni Nesil Hava Üstünlüğü programı çerçevesinde imzalanan sözleşme; yer testleri, uçuşa elverişlilik denetimleri ile silah ve sistem entegrasyonunda kullanılacak birden fazla test platformunu kapsıyor.

F/A-XX modelinin 2030’lu yıllardan başlayarak hizmetteki F/A-18E/F Super Hornet ve EA-18G Growler filolarını desteklemesi, sonraki aşamada ise bu uçakların yerini alması öngörülüyor.

Uçak, mevcut F-35C filolarıyla ortak görev icra edecek; insanlı ve insansız hava araçlarının birlikte kullanıldığı müşterek harekâtlarda görev üstlenecek.

Bu anlaşma, Boeing’in üstlendiği ikinci altıncı nesil muharip uçak projesi oldu. ABD Hava Kuvvetleri, 2025 yılındaki F-47 projesi için de aynı üreticiyi tercih etmişti.

Şirket, ulusal güvenlik ve ihracat mevzuatı gerekçesiyle F/A-XX’in teknik verilerinin gizli tutulduğunu açıkladı.

Gelişmenin ardından şirketin New York borsasındaki hisseleri yaklaşık yüzde 2 değer kazandı.

Boeing, aynı süreçte İsrail ordusunun hava unsurlarına yönelik tedarik faaliyetlerini de sürdürüyor.

İsrail Savunma Bakanlığı, 3 Mayıs’ta Boeing yapımı F-15IA modellerinden oluşan ikinci bir filonun yanı sıra Lockheed Martin üretimi F-35’lerden oluşan dördüncü filonun alımına onay verdi.

Toplam 119 milyar dolarlık savunma planı kapsamında konuşan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, adımın hava sahasındaki operasyonel üstünlüğü pekiştireceğini ifade etti.

Ekim 2023’ten bu yana İsrail ordusu Gazze Şeridi, Lübnan, Suriye ve İran’da geniş kapsamlı hava saldırıları düzenliyor.

Gazze’de büyük bir yıkıma ve çoğunluğunu kadın ile çocukların oluşturduğu on binlerce sivilin ölümüne yol açan saldırılarda ABD menşeli savaş uçaklarının yanı sıra Boeing üretimi güdümlü mühimmatın okul binaları ve çadır kampları hedef alan operasyonlarda kullanıldığı kaydedildi.

Washington yönetimi, çatışma sürecinde İsrail’e aralarında F-15 uçakları ve hassas güdümlü bombaların da yer aldığı milyarlarca dolarlık askeri sevkiyat anlaşmalarını onaylamayı sürdürdü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English