Rusya
AB’nin Rusya’ya yönelik yeni yaptırımları eylüle kalabilir

Avrupa Birliği üye ülkelerinin bu hafta içinde uzlaşmaya varamaması halinde Rusya’ya yönelik 21’inci yaptırım paketinin onaylanması sonbahara ertelenebilir. Bu senaryoda, Rus petrolüne uygulanan tavan fiyatın dondurulması kararının 14 Temmuz’da müstakil bir önlem olarak onaylanması planlanıyor.
Avrupa Birliği (AB) üye ülkelerinin bu hafta gerçekleştireceği toplantılarda uzlaşma sağlayamaması durumunda, Rusya’ya yönelik 21’inci yaptırım paketinin onaylanması sonbahar dönemine ertelenebilir.
Yevropeyska Pravda gazetesinin AB kaynaklarına dayandırdığı habere göre, üye ülkelerin daimi temsilcilerinin katılımıyla kurulan AB Daimi Temsilciler Komitesi (Coreper) bünyesinde 8 ve 10 Temmuz tarihlerinde yapılacak toplantılarda anlaşma sağlanamaması halinde, yaptırım paketinin ele alınması eylül ayına ertelenecek. Bu senaryonun gerçekleşmesi durumunda, Rus petrolüne uygulanan tavan fiyatın dondurulması kararının 14 Temmuz’da müstakil bir önlem olarak onaylanması öngörülüyor.
Haberde, bazı üye ülkelerin Rusya balıkçılık sektörüne yönelik kısıtlamalar, vize yasakları ve kişisel yaptırım listesine eklenecek yeni isimler de dahil olmak üzere yaptırım paketinin belirli hükümleri üzerinde henüz ortak bir pozisyona ulaşamadığı kaydedildi.
Diğer taraftan, AB Konseyi Dönem Başkanlığını yürüten İrlanda, belirlenen takvim içinde bir anlaşmaya varılmasını ve paketin ardından Dışişleri Konseyi toplantısında kabul edilmesini bekliyor.
Rus petrolüne uygulanan mevcut “tavan fiyat” mekanizması uyarınca güncellemenin 15 Temmuz tarihinde yapılması gerekiyor ancak şu aşamada fiyat sınırının geçici olarak sabitlenmesi seçeneği ele alınıyor. Şubat ayından bu yana Rus petrolü için tavan fiyat varil başına 44,1 dolar olarak uygulanıyor.
Avrupa Komisyonu haziran ayı başında sunduğu 21’inci yaptırım paketi taslağıyla Rusya’daki bankaları, savunma sanayisini, gölge filoyu ve enerji sektörünü hedef almayı amaçlıyor.
Yeni önlemler kapsamında gölge filoda yer alan gemilere yönelik yaptırım listesinin genişletilmesi, bu gemilere bakım ve yakıt ikmali (bunker) hizmeti sağlayan şirketlere kısıtlamalar getirilmesi, Rus petrolüyle bağlantılı limanlar ile petrol rafinerilerine karşı önlemler alınması planlanıyor.
Ayrıca sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) taşıyan tankerlerin tedariki ve bakımının yasaklanması ile mevcut filoya yönelik servis hizmetlerine kısıtlama getirilmesi öngörülüyor. Kısıtlayıcı önlemler listesine Rusya askeri personelinin AB topraklarına girişinin yasaklanması maddesinin de eklenmesi hedefleniyor.
Avrupa Komisyonu, bu önlemlerin daha önce yürürlüğe giren kısıtlamaların arkasından dolanılmasını engellemeyi ve Rusya’nın petrol ile doğalgaz ihracat zincirleri üzerindeki baskıyı artırmayı amaçladığını açıkladı.
Rusya
ABD’den Rusya’ya Ukrayna için sessiz diplomasi misyonu

ABD Güzel Sanatlar Komisyonu Başkanı Rodney Mims Cook Jr.’ın haziran ayındaki St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu (SPIEF) sırasında Kremlin yetkilileriyle sessiz bir diplomasi yürüttüğü bildirildi. Washington’ın Ukrayna krizini çözme hedefiyle devreye soktuğu Cook’un Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Danışmanı Anton Kobyakov ile de görüştüğü açıklandı.
ABD Güzel Sanatlar Komisyonu Başkanı Rodney Mims Cook Jr., St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu (SPIEF) ziyareti kapsamında Rusya’da Kremlin yetkilileriyle “sessiz” bir diplomatik misyon yürüttü.
The Financial Times’ın (FT) konuya vakıf kaynaklara dayandırdığı habere göre, Cook seyahat öncesinde diplomatik pasaport aldı ve kapsamlı bilgilendirme süreçlerinden geçti.
Gazete, Cook’un SPIEF sırasında Kremlin yetkilileriyle bir araya geldiğini yazdı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, St. Petersburg’a giden herhangi bir ABD heyetinden haberdar olmadığını kamuoyuna açıklamıştı.
Ancak FT’ye konuşan iki kaynak, Washington’ın Cook gibi sıra dışı temsilciler vasıtasıyla Rusya ile Ukrayna arasındaki çatışmaya ilişkin diplomatik süreci tıkanıklıktan kurtarmayı amaçladığını belirtti.
Kaynaklardan birinin aktardığına göre, Cook’un görüştüğü isimler arasında Rusya Devlet Başkanı Danışmanı Anton Kobyakov da yer aldı.
Cook, Rus yetkililerle yaptığı görüşmelerin ayrıntılarını ve ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisine temas kurma talimatı verip vermediğini gazeteye açıklamaktan kaçındı. Yakın zamanda Rusya’ya yeniden gitme planına ilişkin de bilgi vermeyen Cook, “Çok fazla talep var. Şu anda bunun üzerinde çalışıyoruz” dedi.
Beyaz Saray ise FT’ye yaptığı açıklamada, ABD’nin “savaşı sona erdirmek için her iki tarafla diyalogda yapıcı bir rol oynamayı sürdürdüğünü” ve Trump’ın bir barış anlaşması ihtimali konusunda “iyimser” olduğunu bildirdi.
Bir ABD’li yetkili, Cook’un SPIEF’e Güzel Sanatlar Komisyonu Başkanı sıfatıyla ve ikili kültürel bağları geliştirme amacıyla katıldığını ifade etti.
Forumda “Rusya-ABD: Kültürler Diyaloğu” başlıklı panelde konuşan Cook, FT’ye yaptığı açıklamada, “Rus kültürünü biliyorum ve bu ülkenin kültür kurumlarının yöneticilerinin çoğunu tanıyorum” dedi.
Üst düzey Rus yetkililer ile kültür insanlarının yer aldığı yuvarlak masa toplantısına değinen Cook, “Eski dostlarımın çoğu oradaydı, gerçekten büyük bir eve dönüş gibiydi. Hepimiz arasındaki kişisel bağ çok belirgindi” diye ekledi.
Cook, SPIEF’e davet edilmesinin ardından Amerikan tarafını temsil etmek üzere Beyaz Saray’dan ve ABD Dışişleri Bakanlığından onay aldı.
Cook’un katılımı, birkaç yıl aradan sonra resmi bir ABD’li temsilcinin SPIEF’e gerçekleştirdiği ilk ziyaret oldu.
Cook, 5 Haziran’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e Trump’ın selamını iletti. Amerikan tarafının Moskova ve Washington arasında ele alınması gereken “pek çok fikri” bulunduğunu söyledi.
Putin de Cook aracılığıyla Trump’a selam göndererek, “Washington’dan gelen selam için teşekkürler. Başkan Trump’a karşı hokey diskini iletiniz” dedi.
Cook, daha sonra bir arkadaşından temin ettiği hokey diskini Oval Ofis’teki masaya koydu. Cook, bunun “Başkan Trump’ı çok memnun ettiğini” belirterek “Böylece mesaj iletilmiş oldu” dedi.
Moskova yönetimi, ABD ile müzakerelere açık olduğunu defalarca dile getirdi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, “Temaslara her zaman açığız ve tutumumuzu biliyorlar. Kaldı ki bu tutumu Alaska’da dinlediler. Kendi tekliflerine yanıt olarak ortaya konmuştu” açıklamasında bulunmuştu.
Putin de doğrudan müzakerelerin bulunmamasına rağmen Rusya ile ABD arasında barışçıl çözüm kapsamındaki temasların sürdüğünü belirtmişti.
Rusya
Rusya, Nestle’ye kayyum atayabilir

Rusya’da bir lojistik şirketi, İsviçre merkezli gıda devi Nestle’nin ülkedeki varlıklarının kayyuma devredilmesi için Devlet Başkanı Vladimir Putin’e başvuruda bulundu. Beş işletmeyi kapsayan bu talebin teorik olarak mülkiyet değişimine yol açabileceği belirtiliyor.
Rusya’da faaliyet gösteren ve adı pek duyulmamış bir lojistik şirketi, İsviçre merkezli gıda grubu Nestle’nin Rusya’daki varlıklarının kayyuma devredilmesini istedi.
Kommersant gazetesinin konuya yakın bir kaynağa dayandırdığı haberine göre talep doğrudan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e iletildi.
KS Logistika adlı şirket tarafından sunulan başvuru, Nestle’nin Rusya’daki beş tüzel kişiliğini kapsıyor. Haberde, söz konusu adımın teorik olarak mülkiyet değişimine zemin hazırlayabileceği aktarıldı.
Nestle, konuya ilişkin Reuters’a yaptığı açıklamada Rus makamlarının bu taleple ilgili olarak kendileriyle iletişime geçmediğini bildirdi. İsviçreli üretici, yürürlükteki tüm yasal düzenlemelere uyarak Rusya’daki ofis ve fabrikalarını işletmeyi sürdürdüğünü kaydetti.
Putin’in sözcüsünden ise konuya dair bir değerlendirme alınamadı.
Kommersant, 2025 yılı gelirini 1,6 milyon ruble (yaklaşık 18 bin 735 dolar) olarak bildiren KS Logistika’nın üçüncü tarafların çıkarlarını temsil ettiğinin düşünüldüğünü yazdı ancak ayrıntı vermedi.
Reuters söz konusu bilgileri bağımsız kaynaklardan doğrulayamadı.
Yabancı sermayeli varlıklar üzerindeki denetim sıkılaşıyor
Rusya, Ukrayna’da 2022 yılında başlayan savaşın ardından yabancı mülkiyetteki varlıklar üzerindeki kontrolünü belirgin şekilde artırdı. Putin tarafından 2023 yılında imzalanan kararname uyarınca Moskova yönetimi, “dost olmayan” ülkeler kategorisinde gördüğü devletlere ait varlıklara kayyum atama yetkisine sahip bulunuyor.
Bu mekanizma daha önce Danone ve Carlsberg gibi şirketlerin Rusya’daki iştiraklerinin kontrolünü ele geçirmek amacıyla da devreye sokulmuştu.
Temel tüketim maddeleri tedarik eden bir gıda üreticisi olduğunu savunan Nestle ise bugüne kadar Rusya’daki faaliyetlerini sürdürmeye devam etti.
Kommersant’a konuşan kaynak, devir talebinin gerekçesi olarak Nestle’nin Rusya’daki üretim kapasitesini genişletmeme ve Rus fabrikalarında üretilen ürünlerin ihracatını durdurma kararını gösterdi.
Rus danışman Natalya Popravko gazeteye verdiği demeçte, kayyum atanmasının her zaman doğrudan varlıklara el koyma anlamına gelmediğini belirtti. Popravko buna karşın bazı işletmelerin nihai aşamada kamulaştırıldığına veya Rus yatırımcılara satıldığına dikkat çekti.
Sektör analisti Mihail Burmistrov’un verilerine dayandırılan haberde, Nestle’nin Rusya’daki ticari faaliyetlerinin değerinin 160 milyar ile 175 milyar ruble (1,9 milyar ile 2,1 milyar dolar) arasında olabileceği ifade edildi.
Bu miktarın 120 milyar ile 125 milyar rublesini varlıklar ve markalar, 40 milyar ile 50 milyar rublesini ise dağıtılmamış kâr oluşturuyor.
Nestle’nin Rusya’nın Kaluga, Vologda, Samara, Vladimir, Perm ve Krasnodar bölgelerinde kahve, şekerleme, bebek maması ve evcil hayvan maması üreten altı ayrı üretim tesisi var.
Rusya
Rusya, NATO sınırlarında 10 yeni İHA üssü kurdu

The Telegraph gazetesinin haberine göre Rusya, sınır bölgeleri ile Ukrayna’da kontrol ettiği topraklarda uzun menzilli kamikaze insansız hava araçları için 10 yeni üs kurdu. Uydu görüntüleri ve kaynaklara dayandırılan incelemelerde bu tesislerde en az 59 fırlatma rampası ile binlerce İHA kapasiteli depolar tespit edildi.
Rusya, sınır bölgelerinde ve Ukrayna’da kontrolü altında bulunan topraklarda, menzili tüm Ukrayna’yı ve NATO’nun doğu kanadındaki ülkeleri kapsayan jet motorlu Geran-5 gibi uzun menzilli kamikaze insansız hava araçlarının (İHA) kitlesel fırlatımı için 10 üs kurdu.
The Telegraph gazetesinin kaynaklara ve uydu görüntülerine dayandırdığı haberine göre söz konusu tesisler; Smolensk Bölgesi’ndeki Şatalovo Havaalanı, Bryansk Bölgesi’ndeki Tsimbulovo, Navlya üssü ve Asovitsa sahası, Kursk Bölgesi’ndeki Halino Havaalanı, Rostov Bölgesi’ndeki Millerovo Havaalanı, Donetsk Halk Cumhuriyeti kontrolündeki Donetsk Havalimanı, Krasnodar Krayı’ndaki Primorsko-Ahtarsk üssü ile Kırım’daki Kaça Havaalanı ve Çauda Burnu’nda yer alıyor.
Araştırmacılar, bu tesislerde uçak tipi İHA’ların kalkışı için kullanılan raylı kızaklar şeklinde en az 59 fırlatma kılavuzunun ve binlerce hava aracını barındıracak depoların konuşlandırıldığını belirledi.
Bazı kilit noktalarda ek fırlatma rampalarının inşası ise sürüyor. The Telegraph, bu üslerin Ukrayna’ya yönelik saldırılarda kullanıldığını ancak aynı zamanda NATO müttefikleri için uzun vadeli bir tehdit oluşturduğunu kaydetti.
İHA kaynaklı güvenlik tehditlerini inceleyen DroneSec şirketinin CEO’su Mike Monnik konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Moskova’nun “Ukrayna’ya saldırmak ve NATO devletlerini benzer vuruşların tehdidi altında tutmak” amacıyla insansız hava aracı ağını “önemli ölçüde genişlettiğini” iddia etti.

Yeni fırlatma sistemleri Türkiye ve Avrupa ülkelerini menziline alıyor
DroneSec analizine göre, Rusya tarafından yakın zamanda monte edilen yaklaşık 20 fırlatma rampası artırılmış uzunluğa sahip bulunuyor.
Bu da sistemlerin, başta Varşova olmak üzere Romanya, Bulgaristan, Yunanistan ve Türkiye’ye kadar ulaşabilen uzun menzilli taarruz İHA’larını fırlatma kapasitesine işaret ediyor.
Bir NATO temsilcisi The Telegraph’a yaptığı açıklamada, ittifakın “müttefik topraklarının her bir karışını korumaya hazır olduğunu” ve “insansız hava araçları dahil her türlü tehdide karşı caydırıcılık ve savunma hazırlığını artırmayı” sürdüreceğini bildirdi.
Daha önce Avrupalı ve Amerikalı istihbarat servislerinin temsilcileri, Moskova’nın Polonya topraklarında silahlı provokasyon düzenleme, Baltık bölgesindeki kritik altyapı tesislerine füze veya İHA saldırıları gerçekleştirme ve sahte Ukrayna İHA’ları kullanarak yanıltma harekatı (false flag) yapma ihtimallerini değerlendirdiğini defalarca açıklamıştı.
Ortadoğu1 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Dünya Basını1 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Görüş1 hafta önceTürkiye ve İsrail ilişkilerinin geleceği
Dünya Basını2 hafta önceYen müdahalesinin asıl mesajı: Doların rezerv para statüsü artık eskisi kadar güçlü değil
Asya2 hafta önceAlibaba 2,4 trilyon parametreli yapay zeka modeli Qwen3.8-Max’i tanıttı
Rusya2 hafta önceRusya’nın buğday ihracatı temmuzda yüzde 17,7 geriledi
Dünya Basını2 hafta önceForeign Affairs: Amerika Ortadoğu’dan Vazgeçmeli
Diplomasi1 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı












