Rusya
“Alaska zirvesi gizemli bir notla sona erdi”

Moskovskiy Komsomolets gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mihail Rostovskiy, Alaska zirvesinde somut bir anlaşmaya varılamadığını ancak Vladimir Putin’in kişisel bir diplomasi zaferi kazandığını belirtti. Rostovskiy, bu durumun Ukrayna’daki askeri müdahalenin yakın zamanda sona ereceği anlamına gelmediğini ve operasyonun devamı için uygun bir zemin oluştuğunu ifade etti.
Moskovskiy Komsomolets gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mihail Rostovskiy, Rusya ve ABD liderleri arasında Anchorage’da yapılan kısa basın toplantısının sonundaki bir diyaloğun, Alaska zirvesinin atmosferini ve sonuçlarını en iyi şekilde özetlediğini belirtti.
Kaleme aldığı köşe yazısında Rostovskiy, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in İngilizce olarak, “Bir dahaki sefere Moskova’da,” dediğini ve ABD Başkanı Donald Trump’ın, “Çok ilginç bir teklif. Muhtemelen kınanacağım ama bence bu oldukça mümkün,” yanıtını verdiğini anımsattı.
Rostovskiy, “Putin’in ‘baş stratejik düşmanın’ topraklarına yaptığı bu hızlı ziyaret, onun kişisel diplomasisinin bir zaferi, Trump ile anlaşabilme konusundaki şaşırtıcı yeteneğinin ve Amerikan liderini kendi doğrularına ikna etme becerisinin bir kanıtı oldu,” diye yazdı. Ancak Rostovskiy, Putin’in bu kişisel diplomatik zaferinin, Ukrayna’daki askeri müdahalenin yakın zamanda sona ereceği anlamına gelmediğini vurguladı.
“Görüşmeler beklenenden kısa sürdü”
Rostovskiy, Trump’ın zirve sonrası Putin hakkındaki, “O güçlü bir adam. Çok sert ve benzeri şeyler. Ama görüşme çok sıcaktı,” sözlerini hatırlattı. Rostovskiy, görüşmenin “sıcak” olmasına rağmen, acil ve pratik anlaşmalar açısından pek verimli geçmediğini ifade etti.
Putin’in yakın çevresinin saatler sürecek bir müzakere maratonu beklediğini belirten Rostovskiy, “Ancak bu ayrılan zaman dilimi fazla cömert ve uzun kaldı. Başkanlar çok daha hızlı bir şekilde işlerini bitirdi. Bu durum, Kiev ve müttefiki Avrupa başkentlerinde korkulduğu gibi bir atılım veya pozisyonların birleşme noktasına geldiği anlamına gelmiyor,” dedi.
“Anlaşma yok ama kapı aralık bırakıldı”
Rostovskiy, müzakerelerin sonuçlarını değerlendiren Vladimir Putin’in iyimser ancak somut ifadeler kullanmadığını belirtti.
Putin, “Bugünkü anlaşmaların sadece Ukrayna sorununun çözümü için bir dayanak noktası olmasını değil, aynı zamanda Rusya ile ABD arasında işlevsel ve pragmatik ilişkilerin yeniden kurulmasına da başlangıç teşkil etmesini umuyorum,” dedi.
Trump’ın ise daha net konuştuğunu aktaran Rostovskiy, ABD liderinin, “Tam bir anlayış birliğine varamadık. Maalesef, henüz bir anlaşma yok,” ifadelerini kullandığını yazdı. Rostovskiy, bu cümlede yer alan “henüz” kelimesinin büyük bir anlam taşıdığına dikkat çekti.
Rostovskiy, iki liderin birbirlerine karşı samimi bir sempati duymasına ve anlaşmak istemesine rağmen pozisyonlar arasındaki uçurumun aşılamadığını belirtti. Trump’ın, “Ukrayna’nın kabul etmesi gerekiyor. Zelenskiy’nin kabul etmesi gerekiyor,” dediğini ancak Kiev’in tam olarak neyi kabul etmesi gerektiğini açıklamadığını ifade etti.
“Putin zaman ve itibar kazandı”
Rostovskiy’ye göre, Steve Witkoff’un Moskova ziyareti öncesinde ana senaryo, Putin ve Trump arasında bir cepheleşme ve Washington’un yeni “mega yaptırımlar” uygulamasıydı. Rostovskiy, “Bu senaryo şimdilik kendi kendini imha etti, Cheshire kedisi gibi havada kayboldu,” diye konuştu.
Rostovskiy, Putin’in zirvedeki kazanımlarını şöyle sıraladı:
“Putin, Alaska öncesinde ve Alaska’da zaman kazandı, puanla galip geldi. Putin, ‘Rusya’nın tecrit edilmesi’ tezini ancak alay konusu olabilecek bir şeye dönüştürdü. Putin, Trump döneminde ‘transatlantik birliğin’, en azından Ukrayna konusunda, her zaman oldukça zayıf bir temele dayanacağını gösterdi. Putin, mevcut Amerikan lideri döneminde ne Kiev’in ne de Avrupa başkentlerinin Washington’a tam olarak güvenemeyeceğini gösterdi. Putin, Rusya’nın özel askeri operasyonunu Kremlin’in optimal olmasa da kabul edilebilir bulduğu bir modda ve dış ortamda sürdürme imkanını sağladı.”
“Trump için sonuçlar daha belirsiz”
Rostovskiy, Trump’ın zirveden ne elde ettiğinin ise daha az belirgin olduğunu yazdı. Trump’ın “muhtemelen kınanacağım” tahmininin kesinlikle gerçekleşeceğini belirten Rostovskiy, “Trump, pek çok şeyi büyük bir şatafatla başlatan ama neredeyse hepsini yarı yolda bırakan bir lider gibi görünüyor. Sürekli manevra yapan ve sonuçta daireler çizen bir politikacı gibi duruyor,” ifadelerini kullandı.
Rostovskiy, Trump’ın olası yeni yaptırımlar hakkındaki, “Belki iki üç hafta sonra bunu düşünmem gerekebilir. Ama şu anda bunu düşünmemize gerek yok,” sözleriyle yazısını sonlandırdı:
“Muhtemelen Alaska zirvesinin tarihi önemi hakkında bilinmesi gereken tek şey bu. İki başkanın görüşmesi bir dönüm noktası olmadı. Tarihte muhtemelen önemli bir kilometre taşı, önemli bir çentik olarak kalacak; ne daha fazlası ne de daha azı.”
Rusya
Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.
Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.
Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.
Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.
Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.
İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.
Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.
Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.
Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.
Rusya
Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.
Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.
İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.
Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.
“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.
Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.
Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.
Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.
Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.
Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.
Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.
Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.
Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.
Rusya
Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.
Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.
RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.
Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.
Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.
Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.
RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.
Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.
Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.
Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.
Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.
Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”
Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.
Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.
Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.
Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.
Görüş2 hafta önceTürkiye ve İsrail ilişkilerinin geleceği
Dünya Basını2 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Ortadoğu2 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Diplomasi2 hafta önce‘İslami NATO’ mu? Yeni savunma paktı Hindistan’ı neden tedirgin ediyor?
Diplomasi2 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı
Dünya Basını5 gün önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Rusya6 gün önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Asya2 hafta önceVietnam, yerli üretim en büyük denizaltı savunma gemisinin inşasına başladı








