Bizi Takip Edin

Amerika

Alex Jones, ABD Başkanı Trump için azil çağrısında bulundu

Yayınlanma

InfoWars’un eski sahibi ve komplo teorisyeni Alex Jones, İran ile yaşanan çatışmalar nedeniyle ABD Başkanı Trump’ın derhal azledilmesi gerektiğini söyledi. Jones, canlı yayında yaptığı açıklamada yönetimin ulusal zorunlu askerlik hizmetine hazırlandığını iddia ederek durumun çığırından çıktığını vurguladı. Kongreye Savaş Yetkileri Yasası’nı devreye sokma çağrısı yapan Jones, ülke yönetiminin kontrol altına alınması için gerekirse Anayasa’nın 25’inci Maddesi’nin uygulanmasını talep etti.

InfoWars’un eski sahibi Alex Jones, Salı günü yaptığı açıklamada İran ile yaşanan çatışmalar nedeniyle Başkan Trump’ın azledilmesi gerektiğini söyledi.

Durumu “kesinlikle kontrolden çıkmış” şeklinde niteleyen Jones, yönetimin ulusal çapta zorunlu askerliğe hazırlandığı uyarısında bulundu.

X sosyal platformunda canlı yayınlanan bir program sırasında konuşan Jones, “Asıl mesele Trump’ın nasıl durdurulacağıdır. Kongrenin savaş yetkilerini devreye sokmasını sağlamak zorundayız. Savaş yetkilerini oylamak için üç kez girişimde bulundular, bir savaşa onların yetki vermesi gerekiyor. Bu bir savaştır, zorunlu askerliği hazırlıyorlar. Bu bir savaş değilse hiçbir şey savaş değildir. Yani bu durum kesinlikle kontrolden çıkmıştır” ifadelerini kullandı.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Mart ayında yaptığı açıklamada Başkan’ın İran ile yaşanan çatışma için zorunlu askerlik ihtimalini göz ardı etmediğini bildirmişti.

Konuşmasını sürdüren Jones, “Ve bu yüzden şu anda çağrıda bulunuyorum: 25’inci Madde, azil veya bu konuyu merkeze taşımak, ülkemizin kontrolünü yeniden ele geçirmek için ne gerekiyorsa yapılmalıdır” dedi.

Temsilciler Meclisinde kabul edilen savunma bütçesi tepki çekiyor

Tanınmış bir komplo teorisyeni ve Başkan’ın eski bir müttefiki olan Jones, Trump’ın Ulusal Savunma Yetki Yasası’na verdiği desteğin de “azil gerektiren bir suç” olduğunu öne sürdü.

Temsilciler Meclisi, Kongrenin yurtdışındaki savaşı onaylamak üzere oylama yapmamış olmasına rağmen, İran’daki çatışmanın fonlanmasına yardımcı olacak 2027 mali yılına ait 1,15 trilyon dolarlık yıllık savunma harcama tasarısını kabul etmişti.

Bazı milletvekilleri, çatışmanın Anayasa’yı ihlal ettiğini ve Başkan’ın Kongre onayı olmadan yurtdışında askeri eylemler başlatma veya bunları tırmandırma yetkisini sınırlandırmak için tasarlanan bir federal yasa olan Savaş Yetkileri Kararı’nın etrafından dolaştığını kaydetmişti.

Demokratlar Nisan ayında, İran’a yönelik devam eden saldırıları gerekçe göstererek Anayasa’nın 25’inci Maddesi aracılığıyla Trump’ı görevden uzaklaştırma hamlesinde bulunmuştu. Jones, savaşa dair endişeleri dile getirerek söz konusu girişimin haklı olduğunu savundu.

Jones, Salı günkü yayınında, “Sansür uygulayabilmek, özgürlüklerimizi elimizden alabilmek, her şeyi millileştirebilmek ve yapay zeka ile bizi kenara itebilmek için toplam bir savaşın içinde olmamızı istiyorlar; tam sorumsuzluk, dokunulmazlık ve koruma peşindeler. Bu bir felakettir. Bir tiranlıkla karşı karşıyayız ama kamuoyu uyanıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Jones sözlerini şöyle tamamladı:

“Bir araya gelmek, sağ ve sol ayrımını aşmak ve ekonomiyi kesinlikle mahvedecek, çok sayıda askerimizin ölümüne yol açacak genişletilmiş bir savaşa ‘hayır’ demek zorundayız. Devasa bir karadan işgale hazırlanıyorlar. Hepsi doğrulandı. Bu durum tam şu anda yaşanıyor.”

Amerika

Gallup araştırması ABD’lilerin yapay zekaya güveninin azaldığını gösterdi

Yayınlanma

Bentley University ile Gallup’un yayımladığı ankete göre, ABD’de yapay zekanın yarardan çok zarar verdiğini düşünenlerin oranı son yıllarda arttı. Araştırma, yapay zekanın istihdam üzerindeki etkisine ilişkin kaygıların ve şirketlerin teknolojiyi sorumlu biçimde kullanacağına duyulan güvensizliğin sürdüğünü ortaya koydu.

Bentley University ile Gallup’un salı günü yayımladığı ankete göre, ABD’de yapay zekanın yarardan çok zarar verdiğini düşünenlerin oranı arttı. Ankete katılanların yüzde 39’u yapay zekanın yarardan çok zarar verdiğini söyledi. Bu oran 2023’te yüzde 31 olarak ölçülmüştü.

Katılımcılara yapay zekanın zararından çok yarar sağladığını düşünüp düşünmedikleri de soruldu. Bu görüşü paylaşanların oranı 2025’teki yüzde 11 seviyesinden yüzde 9’a geriledi.

Araştırmada katılımcılara “İşletmelerin yapay zekayı sorumlu biçimde kullanacağına güveniyor musunuz?” sorusu da yöneltildi. Katılımcıların yüzde 31’i şirketlere hiçbir şekilde güvenmediğini belirtti. Bu oran 2023’e göre kayda değer bir düşüş göstermese de, anketin yapılmaya başlanmasından bu yana güvensizliğin ilk kez azalmak yerine arttığı kaydedildi.

Araştırmaya göre, Amerikalıların yapay zekaya yönelik tutumları, teknolojiye ilişkin iki yıllık iyimserliğin ardından 2026’da dengelendi. Ankete katılanların yüzde 79’u, yapay zekanın önümüzdeki 10 yıl içinde ABD’deki iş sayısını azaltacağına inandığını söyledi.

Anthropic raporu beyaz yakalı işlere işaret etti

Mart ayında Anthropic, yapay zekanın iş gücü piyasasında yol açabileceği iş kaybını analiz etti. Şirket, teorik olarak yapay zekanın en başarılı biçimde yerine getirebileceği alanlar arasında beyaz yakalı mesleklerin öne çıktığını tespit etti.

Buna karşın ankete katılanlar, yapay zekanın finansal tavsiye vermek, otomobil kullanmak ve şirketlere işe alım konusunda tavsiyede bulunmak gibi belirli görevlerde insanlarla aynı düzeyde ya da daha düşük performans gösterdiğine inandıklarını belirtti.

Veri merkezlerine yönelik girişimler gündemde

ABD’nin çeşitli eyaletleri, yapay zeka altyapısının büyümesini yavaşlatacak adımlar atıyor ve teknolojiye yönelik güvenlik önlemlerini inceliyor. New York’ta Vali Kathy Hochul, siyasilerin çevre ve enerji alanında bir çerçeve hazırlayabilmesi için veri merkezlerine bir yıl süreyle durdurma kararı getiren düzenlemeyi kabul etti.

ABD Kongresi’nde ise Senatör Bernie Sanders ile Temsilciler Meclisi üyesi Alexandria Ocasio-Cortez, mart ayında “Artificial Intelligence Data Center Moratorium Act” adlı yasa tasarısını sundu. Tasarı, daha güçlü ulusal güvenlik önlemleri oluşturulana kadar yeni veri merkezlerinin inşasını engellemeyi amaçlıyordu.

Sanders, bu durdurma kararlarının gerekli olduğunu savundu. Sanders, bunun “yapay zekanın risklerini anlamak” ve “çalışan aileleri korumak” için zaman kazandıracağını söyledi.

Bentley University ile Gallup’un anketi 4-11 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirildi.

Okumaya Devam Et

Amerika

Shell’in net kârı ikinci çeyrekte 10,8 milyar dolara yükseldi

Yayınlanma

İngiliz enerji şirketi Shell, Ortadoğu’daki savaşın petrol fiyatlarını yükseltmesiyle ikinci çeyrekteki net kârının üçe katlanarak 10,8 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Küresel enerji piyasalarındaki ciddi aksamalara rağmen şirketin gelirleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 45 artış gösterdi.

İngiliz enerji devi Shell perşembe günü yaptığı açıklamada, Ortadoğu’daki savaşın petrol fiyatlarını hızla yükseltmesiyle ikinci çeyrekteki net kârının üçe katlanarak 10,8 milyar dolara ulaştığını duyurdu.

Shell tarafından yayımlanan kazanç raporuna göre, nisan-haziran dönemine ait vergi sonrası kâr, 2025 yılının ikinci çeyreğinde kaydedilen 3,6 milyar dolarlık kâr ile karşılaştırıldı.

Büyük enerji şirketleri, petrol ve doğalgaz vadeli işlem sözleşmelerinin savaşa dair son haberlerle büyük kazançlar ve kayıplar arasında dalgalanması sayesinde yaptıkları ticaretlerden de kazanç sağlıyor. Ham petrol vadeli işlemleri perşembe günü itibarıyla savaş öncesi seviyelerin oldukça üzerinde kalmayı sürdürdü.

Shell Üst Yöneticisi (CEO) Wael Sawan konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Shell’in operasyonel performansı, küresel enerji piyasalarında yaşanan bir diğer ciddi aksama çeyreğinde çok güçlü sonuçlar elde edilmesini sağladı” dedi.

ABD ile İran arasındaki savaşın küresel tedariki kesintiye uğratması nedeniyle, 2026 yılının ikinci çeyreğinde petrol fiyatları bir önceki yılın aynı dönemine göre çok daha yüksek seviyelerden işlem gördü.

Shell’in geliri ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 45 artışla 96,4 milyar dolara yükseldi. Ancak şirket, “gerçekleşen yüksek fiyatların”, “esas olarak Ortadoğu çatışmasının etkisinden kaynaklanan düşük hacimlerle kısmen dengelendiğini” kaydetti.

Şirket tarafından yapılan açıklamada, nisan-haziran dönemindeki doğalgaz üretiminin, birinci çeyrekteki günlük 909 bin varil seviyesinden günlük 631 bin varil petrol eşdeğerine gerilediği belirtildi. Dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) merkezi olan Katar’ın kuzeyindeki Ras Laffan’ın savaşta ciddi hasar görmesi, şirketin doğalgaz üretimini olumsuz etkiledi.

Shell perşembe günü yaptığı ek açıklamada, gerçekleştireceği son hisse geri alımıyla hissedarlarına 3 milyar dolar aktaracağını bildirdi.

Şirketin verilerini güncellemesinin ardından, Londra borsasının ana endeksi FTSE 100 genel olarak yüzde 0,6 yükselirken, Shell’in hisse senedi fiyatı ilk işlemlerde yüzde 1,6 değer kazandı.

Interactive Investor hisse senedi analisti Keith Bowman, “Brezilya’daki üretim faaliyetlerinde ve rafineri kullanım oranlarında kırılan rekorlar, Ortadoğu’da sekteye uğrayan üretimin dengelenmesine yardımcı oldu” değerlendirmesini yaptı.

Elde edilen devasa kazançlar ve hissedarlara yapılan yüksek geri ödemeler, fosil yakıt şirketlerini ciddi iklim olaylarıyla ilişkilendiren sivil toplum kuruluşlarının bir kez daha tepkisine yol açtı.

Greenpeace siyasi kampanya sorumlusu Rudy Schulkind yaptığı açıklamada, “Bu rakamların çirkinliğini tarif edecek kelime bulmakta zorlanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Schulkind açıklamasını şöyle sürdürdü: “Avrupa kıyamet benzeri orman yangınlarıyla boğuşuyor, Asya’daki topluluklar yıkıcı sellerle sarsılıyor ve İngiltere kuraklık ile daha tehlikeli sıcak hava dalgalarına karşı mücadele ediyor. Bunlar birer anomali değil, fosil yakıt çağının belirleyici hikayesidir.”

Fransız petrol ve doğalgaz devi TotalEnergies de geçen hafta ikinci çeyrekteki net kârının ikiye katlanarak 5,4 milyar dolara ulaştığını bildirmişti.

Yardım kuruluşu Oxfam, dünyanın en büyük enerji grupları olan BP, Chevron, Eni, ExxonMobil, Shell ve TotalEnergies’in tam yıl kârlarının 147 milyar dolara ulaşacağını öngörerek bu şirketlerin daha fazla vergilendirilmesi çağrısında bulundu.

Oxfam’ın iklim politikası lideri Mariana Paoli, Shell’in raporu öncesinde yaptığı açıklamada, “Büyük petrol şirketlerinin hırsı, yaşanabilir bir gezegen ile bağdaşmamaktadır ve hükümetler bunu dizginlemediği sürece uluslararası iklim hedefleriyle alay etmiş olacaklardır” dedi.

Oxfam’ın tahminlerine göre, en büyük fosil yakıt şirketlerinin kârlarına uygulanacak bir vergi, ilk yılında küresel ölçekte 400 milyar dolara kadar kaynak sağlayabilir.

Okumaya Devam Et

Amerika

Nvidia, kendi müşterilerini finanse ediyor

Yayınlanma

Nvidia, Teksas’ta kurulacak devasa bir veri merkezi için 50 milyar dolara varan kiralama sözleşmeleri imzaladı.

Daha önce kamuoyuna açıklanmamış olan bu taahhüt, çip üreticisinin yapay zeka finansmanındaki artan rolüne yeni bir ışık tutuyor.

Anlaşmaya yakın beş kaynağın Financial Times’a (FT) verdiği bilgiye göre, değeri yaklaşık 5 trilyon dolar olan şirket, geliştirici Hut 8’in inşa ettiği 1 gigawatt kapasiteli tesisin tamamını kiralıyor.

Bu tesiste Nvidia’nın yüz binlerce grafik işlem birimi (GPU) yer alacak.

Bu hamle, Nvidia’nın CEO’su Jensen Huang’ın, şirketi hızla büyüyen yapay zeka hesaplama gücü pazarının merkezinde tutmak için şirketin finansal gücünü agresif bir şekilde kullanmasının en son örneği.

Bu çabalar arasında, CoreWeave gibi yeni nesil yapay zeka altyapı sağlayıcılarını desteklemek ve bu şirketlerin Nvidia’nın GPU’larını satın alıp işletmesini sağlamak için milyarlarca dolarlık harcamalar da yer alıyor.

Teksas’taki kira anlaşması ise daha da öteye giderek, Nvidia’yı kendi çiplerini barındıracak tesislerin arkasına yerleştiriyor.

Teksas’taki tesis, geliştiricilerin şebeke elektriği için rekabet ettiği bir ortamda giderek daha nadir hale gelen elektrik erişimini güvence altına aldı.

Anlaşmaya yakın bir yönetici, Nvidia’nın kendi çipleri için bu tesisi garantilemek üzere finansal gücünü kullandığını söyledi:

“Elektrik tedarikini sağlayacak bilançoya sahipler ve bunu yaparak ürünlerinin kullanıma sunulmasını garanti altına alıyorlar.”

Bu kişi, tesisin tamamlanmasının ardından Nvidia’nın, GPU’larını satın alıp yapay zeka bulut bilişim hizmetleri satan “neocloud” ortaklarına kapasiteyi alt kiralayabileceğini belirtti.

Çip üreticisi, kendi çipleri için pazarın daha büyük bir kısmını üstlendiği için bu düzenleme, döngüsel finansman konusundaki endişeleri artıracak.

Bu gelişmeye yakın kaynaklara göre, Nvidia ayrıca OpenAI’a 250 milyar dolarlık bir destek sağlamak üzere görüşmeler yürütüyor.

Bu destek, OpenAI’nin SoftBank’ın Ohio’da inşa ettiği 10 GW’lık veri merkezini kiralamasına yardımcı olacak.

Hut 8’e göre, Nvidia’nın Teksas tesisine ilişkin 15 yıllık kiralama taahhüdünün değeri 19,6 milyar dolar ve yenileme seçenekleri ile birlikte toplam değer 30 yıl içinde 50 milyar dolara ulaşacak.

Çip üreticisinin kira sözleşmeleri, Hut 8’in projeyi uygun maliyetle finanse edebilmesinin temelini oluşturuyor.

Projenin ilk aşamasını desteklemek amacıyla Haziran ayında yüzde 6,129 faiz oranıyla yaklaşık 4,3 milyar dolarlık tahvil ihraç edildi.

Tahviller, kira sözleşmesi sayesinde Moody’s’ten yatırım yapılabilir not aldı ve fiyatlandırması, yonga grubunun kendi 30 yıllık borcunun yaklaşık 100 baz puan üzerinde gerçekleşti.

Hut 8’in, kampüsün büyüklüğünü ikiye katlayacak ve geçen hafta duyurulan projenin ikinci aşamasını desteklemek için ek finansman arayışına girmesi bekleniyor.

Arama devi Google da bilançosunu kullanarak Tensor İşleme Birimi (TPU) yongalarını pazara sürerken, veri merkezlerine destek sağlıyor ve geliştiriciler için daha ucuz borç imkânları yaratıyor. Bu durum Nvidia’nın Google ile rekabetini artırıyor.

Bankacılara göre, bir büyük teknoloji grubu veri merkezi kira sözleşmelerine kefil olduğunda, finansman maliyeti yaklaşık olarak yarı yarıya azalıyor.

Hut 8, Beacon Point projesindeki kiracısını kamuoyuna yalnızca “yüksek yatırım notuna sahip bir şirket” olarak tanımladı.

Tahvil belgelerinde ise Nvidia dahil altı büyük teknoloji şirketi izinli kiracılar olarak belirtildi.

Konuya yakın kaynaklar, veri merkezinin kiracısının Nvidia olduğunu söyledi.

Nvidia’nın en son üç aylık raporunda, esas olarak araştırma ve geliştirmeyi desteklemek amacıyla henüz başlamamış 32,4 milyar dolarlık veri merkezi kira ödemesi yer alıyor.

Bu rakam bir yıl öncesine göre 7,4 milyar dolardan artış göstermiş.

Mart ayında imzalanan Beacon Point projesinin ilk aşamasına ilişkin 9,8 milyar dolarlık kira sözleşmesi, bu rakamın neredeyse üçte birini oluşturuyor.

Hut 8, şirketin “kiracının kimliği ile ilgili söylentiler veya spekülasyonlar hakkında yorum yapmayacağını” ve kamuya açık açıklamalarının ötesinde ek finansman konusunda herhangi bir rehberlik sağlamadığını belirtti.

Şirket, veri merkezinin, bir tesisin bilgi işlem gücünü, ağ bağlantısını, güç ve soğutma sistemlerini çip grubunun donanım ve yazılımı etrafında standart hale getiren Nvidia’nın DSX mimarisi temelinde inşa edileceğini belirtti.

Teksas’taki kira sözleşmesi hakkında sorulan bir soruya yanıt veren Nvidia, “AI fabrikalarının kurulması ve işletilmesi için bir şablon” olan “DSX AI fabrika mimarisi aracılığıyla verimli AI altyapısının kurulmasını hızlandırmak için ekosistem ortaklarıyla birlikte çalıştığını” söyledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English