Bizi Takip Edin

Rusya

Aliyev, 4 Rusya vatandaşına af çıkardı

Yayınlanma

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Bağımsızlık Günü arifesinde aralarında 4 Rusya vatandaşının da bulunduğu 218 mahkum için af kararnamesini imzaladı.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, ülkede kutlanacak Bağımsızlık Günü öncesinde, aralarında 4 Rusya vatandaşının da bulunduğu 16 yabancı uyruklu toplam 218 mahkum için af kararnamesini imzaladı.

Cumhurbaşkanlığı resmi internet sitesinde yayımlanan kararnamenin, mahkumların ve ailelerinin başvuruları ile insan hakları ombudsmanının görüşleri dikkate alınarak hazırlandığı belirtildi.

Af kararının alınmasında mahkumların sağlık durumları, ailevi koşulları, işledikleri suçların toplumsal tehlike boyutu ve cezaevinde geçirdikleri süredeki davranışlarının etkili olduğu belirtildi.

İlişkileri geren uçak kazası

İki ülke arasındaki ilişkiler, Aralık 2024’te AZAL havayollarına ait Bakü’den Grozni’ye sefer yapan yolcu uçağının düşmesiyle sarsılmıştı.

Cumhurbaşkanı Aliyev, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) liderlerinin St. Petersburg’daki gayri resmi zirvesine katılmak üzere yola çıktığı sırada kaza haberini almış ve derhal Azerbaycan’a dönmüştü.

Azerbaycan lideri daha sonra yaptığı açıklamalarda, uçağın Rus hava sahasındayken dış bir etkiye maruz kalmış olabileceğini ima etmişti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise olayın “Rus hava sahasında meydana gelmesi” nedeniyle üzüntülerini ve özürlerini iletmişti.

Uçak kazasının ardından Azerbaycan, 1 Ocak 2025’ten itibaren Rus vatandaşlarının ülkede vizesiz kalış süresini yılda 180 günden 90 güne indirerek kısıtlama getirmişti.

Şubat ayı başında Bakü’deki Rossotrudniçestvo temsilciliği, “yasal kayıt eksikliği” gerekçe gösterilerek ve Azerbaycan makamlarının baskısıyla faaliyetlerini durdurmak zorunda kalmıştı.

Şubat sonunda ise Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ayhan Hacızade, Rossiya Segodnya haber ajansının ülkedeki temsilciliğinin feshedildiğini açıklamıştı.

Cumhurbaşkanı Aliyev’in Moskova’da 9 Mayıs Zafer Günü münasebetiyle düzenlenen törenlere katılmaması da dikkat çekmişti.

Azerbaycan, Rusya vatandaşlarının ülkede kalış süresine kısıtlama getirdi

Rusya

Berlin’deki Rus Evi için kapatma süreci başlatıldı

Yayınlanma

Almanya Dışişleri Bakanlığı, Berlin’de faaliyet gösteren Rus Evi kültür merkezinin hukuki statüsünü incelemeye aldı. İnceleme, Rusya’nın kültürel değişim alanında çalışan Alman kuruluşlarına yönelik adımları gerekçe gösterilerek başlatıldı. Fransa İçişleri Bakanlığının kurumu istihbarat kılıfı olarak niteleyen belgesi ve yaptırım ihlali iddiaları sonrası kurumun kapatılması ve binasına el konulması yönündeki çağrılar arttı.

Almanya hükümeti, Berlin’de bulunan Rus Evi’nin faaliyetlerinin hukuki dayanağını inceliyor. Welt gazetesinin haberine göre Almanya Dışişleri Bakanlığı, “Rusya’nın kültürel değişim alanında çalışan Alman kuruluşlarına karşı attığı adımlar nedeniyle” kurumun faaliyetlerine dair uluslararası hukuk temelinin “kapsamlı” biçimde denetlendiğini duyurdu.

Rus Evi, iki ülke arasında 2011 yılında imzalanan anlaşma kapsamında faaliyet yürütüyor. Almanya’nın bu anlaşmadan Haziran 2027 itibarıyla ayrılabilmesi için Moskova’ya 6 Aralık tarihine kadar resmi bildirimde bulunması gerekiyor.

Kurum, Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanlığına bağlı olan ve Ukrayna’daki savaşın başlamasının ardından Avrupa Birliği’nin (AB) yaptırım listesine dahil edilen Rossotrudniçestvo tarafından yönetiliyor.

Rus Evi, yaptırımların yürürlüğe girmesinden bu yana banka hesabını yalnızca Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) denetimi altında kullanabiliyor.

Diplomatik dokunulmazlığı bulunmayan kurum bünyesinde sergiler, film gösterimleri, konserler ve diğer kültürel etkinlikler düzenleniyor, ayrıca Rusça dil kursları veriliyor.

İstihbarat ve yaptırım iddiaları kapatma çağrılarını artırdı

Almanya’da Rus Evi’nin kapatılmasına yönelik çağrılar, Fransa İçişleri Bakanlığının yayımladığı bir belgenin ardından yoğunlaştı.

Söz konusu belgede, Rus istihbarat servislerinin bu kuruluşu paravan olarak kullandığı iddia edildi.

Yeşiller partisinden Federal Meclis (Bundestag) Milletvekili Robin Wagener, bu suçlamaların gerçeğe uygun olduğunu savundu.

Wagener, kültür merkezinin bir “enformasyon savaşı aracı” haline geldiğini belirterek “Biz de bu evin faaliyetlerinin masum dil kurslarıyla sınırlı olmadığını biliyoruz” dedi.

Wagener, Rus Evi’nin ayrıca yaptırımları ihlal etmesi sebebiyle kapatılması gerektiğini söyledi. Almanya Sosyal Demokrat Partisi’nin (SPD) Berlin Hükümet Başkanlığı adayı Steffen Krach ise binaya el konulmasını talep etti.

Rossotrudniçestvo’ya yönelik AB yaptırımları nedeniyle Rus Evi’nin para kabul etme yetkisi bulunmuyor. Ancak kuruma kira ödemeleri yapılmaya devam ediyor.

Berlin Savcılığı, dış ticaret kanununun ihlal edilmiş olma ihtimaline karşı bir soruşturma yürütüyor.

Berlin Eyaleti Anayasayı Koruma Dairesi’nin haziran ayında yayımladığı raporda, Rus istihbarat servislerinden kaynaklanan tehdit potansiyelinin “değişmeksizin yüksek” olduğu iddiası yer aldı.

Raporda Rus Evi’nin adı doğrudan geçmese de Rus ajanlarının büyükelçilik ve konsoloslukları örtü olarak kullanmasının giderek zorlaştığı, “bu işlevlerin biçim değiştirerek diğer resmi ve yarı resmi Rus yapıları tarafından yerine getirildiği” ifade edildi.

Almanya Dışişleri Bakanlığı, Rus Evi’nin kapatılması yönünde alınacak bir kararın, Rusya’daki Alman kültür kurumlarının faaliyetlerine yansımasından endişe duyuyor.

Kısıtlamalara maruz kalan Moskova ve St. Petersburg’daki Goethe Enstitülerinde yalnızca az sayıda personelin kalabildiği ve dil eğitiminin fiilen imkansız hale geldiği belirtiliyor.

Rusya’nın Almanya Büyükelçisi Sergey Neçayev de benzer bir misilleme senaryosunun gerçekleşebileceği konusunda uyarıda bulundu.

Okumaya Devam Et

Rusya

Medvedev: Rusya, düşman için yük taşıyan her gemiye saldırma hakkına sahip

Yayınlanma

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Medvedev, Rus silahlı kuvvetlerinin operasyonlarını Karadeniz havzasının çok ötesine taşıyabilecek kapasitede olduğunu söyledi.

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, düşmanın çıkarları doğrultusunda yük taşıması halinde Rusya’nın tarafsız sulardaki herhangi bir ticaret gemisine saldırma hakkına sahip olduğunu savundu.

Medvedev, Batı’nın Rus “gölge filosuna” ilişkin açıklamalarını Telegram kanalından değerlendirerek şu ifadeleri kullandı:

“Batı Avrupa gemilerinin ezici çoğunluğu da elverişli bayraklar altında seyrediyor. Peki bu ne anlama geliyor? Adil ve simetrik bir yaklaşımdan hareketle Rusya’nın, düşman bir ülkeye ait herhangi bir ticaret gemisine, sularımızda ya da tarafsız sularda, düşman için yük taşıdığına dair yeterli şüphe bulunması halinde saldırma hakkına sahip olduğu anlamına geliyor. Yani herhangi bir yük! Bu türden çok sayıda gemi var.”

Medvedev, “Silahlı kuvvetlerimiz operasyonlarını Karadeniz havzasının sınırlarının çok ötesine önemli ölçüde genişletebilecek kapasitededir” dedi ve Pasifik Filosu Komutanı Viktor Liina’nın bugün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e tam da bu konuda bilgi verdiğini ekledi.

Konunun bağlamına değinen Medvedev, “Batı Avrupalı uşakların sözde Rus gölge filosu hakkında çılgınca havladığını” söyledi ve bunun tam olarak ne anlama geldiğinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtti.

“Burada kastedilen, Rus bayrağı taşımayan ancak bizim çıkarlarımız doğrultusunda taşımacılık yapan sıradan ticaret gemileridir. Bu tür bayraklara genellikle ‘elverişli bayrak’ ya da ‘dost bayrak’ denir. Bu, vergi ve düzenleyici maliyetleri azaltmak amacıyla bir geminin sahibinin ülkesinden farklı bir ülkede kayıt altına alındığı sistemdir” diyen Medvedev, “elverişli bayrak” ülkeleri arasında Panama, Liberya, Marshall Adaları, Bahamalar, Belize, Bermuda, Cayman Adaları, Kıbrıs, Malta ve Seyşeller’in bulunduğunu söyledi.

Medvedev, “Elbette Avrupalı yetkililerin bu tür gemileri ne 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi uyarınca ne de ulusal mevzuat çerçevesinde alıkoyma hakkı vardır. Bu, düpedüz keyfiliktir” ifadelerini kullandı.

Daha önce Yujno-Sahalinsk’te, Pasifik Filosu’nun amiral gemisi olan Varyag muhafız füze kruvazöründe konuşan Putin de aynı konuya değinmişti.

Putin, bazı Batılı ülkelerin yetkililerinin uluslararası deniz hukukunu ihlal ederek uzun süredir Rus ekonomik işletmecilerine ait sivil gemilerin hareketlerini kısıtlamaya çalıştığını, son dönemde ise Rus gemilerine el koymayı ve el konulan malları satmayı değerlendirdiklerini söyledi.

Putin bunu “korsanlık ve soygun” olarak nitelendirdi ve Moskova’nın uygun gördüğü her yerde karşılık vereceğini, bunun bu tür baskınların planlandığı sularda olmak zorunda olmadığını belirtti.

Putin ayrıca Rusya Savunma Bakanlığı’na gerekli talimatları verdiğini ve bunların Pasifik Filosu komutanlığı da dahil olmak üzere ilgili komuta kademesine iletildiğini söyledi.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya’da kripto yasası yürürlüğe girerken Moskova’da gözaltılar başladı

Yayınlanma

Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB), Moskova’da faaliyet gösteren dokuz kayıt dışı kripto para borsasının faaliyetlerini durdurduğunu açıkladı. FSB’ye göre bu borsalar, telefon dolandırıcılığıyla Rus vatandaşlarından çalınan paraların kripto paraya çevrilerek Ukrayna’daki hesaplara aktarılmasında kullanıldı.

Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB), başkent Moskova’da faaliyet gösteren dokuz kayıt dışı kripto para borsasının faaliyetlerinin durdurulduğunu açıkladı.

RBK’nin haberine göre FSB, bu borsalar üzerinden Ukraynalı dolandırıcılık çağrı merkezlerinin Rus vatandaşlarından çalınan paraları yurt dışına aktardığını ileri sürdü.

FSB’nin açıklamasına göre telefon dolandırıcılarının mağdurları önce kripto para satın almaya yönlendirildi, ardından bu fonlar Ukrayna’daki hesaplara aktarıldı.

Operasyon kapsamında kripto para borsalarında çalışanlar ve dolandırıcılık şebekesine yardım ettiği öne sürülen kişiler dahil 20’den fazla kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında 18 ile 25 yaş arasındaki kuryelerin de bulunduğu belirtildi.

FSB’ye göre bu kişiler dolandırılan vatandaşlardan nakit para teslim alıyor, ardından bu parayı yurt dışına aktarılmak üzere kripto para borsalarına ulaştırıyordu.

FSB’nin yayımladığı görüntülerde gözaltına alınan kişiler, işlem noktalarından her gün yaklaşık 30 müşterinin geçtiğini ve günlük ortalama işlem hacminin yaklaşık 30 milyon ruble olduğunu anlattı.

Baza’nın aktardığına göre ise günlük işlem hacmi 1 ila 2 milyon dolara kadar çıkabiliyordu.

Şüpheliler hakkında Rusya Ceza Kanunu’nun 159. maddesinin 4. fıkrası uyarınca “özellikle büyük çaplı dolandırıcılık” suçlamasıyla ceza soruşturması başlatıldı. Şüpheliler 10 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya bulunuyor.

Operasyon yeni kripto para yasasıyla aynı döneme denk geldi

Operasyonlar, Rusya’da kripto para piyasasının yasallaştırılmaya başlanmasıyla aynı dönemde gerçekleştirildi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, kripto paraların dolaşımına ilişkin kuralları belirleyen “Dijital Paralar ve Dijital Haklar Hakkında Kanun”u imzaladı.

Yasanın büyük bölümü 1 Eylül 2026’da yürürlüğe girecek. 1 Temmuz 2027’den itibaren ise dijital para işlemlerinin yalnızca düzenlemeye tabi aracı kuruluşlar üzerinden yapılması gerekecek.

Yeni düzenlemeye göre Rusya içinde mal, iş ve hizmet ödemelerinde kripto para kullanılması yasak olmaya devam edecek.

İstisnalar ise dış ekonomik faaliyetlerdeki ödemeler, madencilere yapılacak ödemeler, ağ komisyonları ile dijital para ve dijital haklara ilişkin işlemler için öngörülüyor.

Kripto para işlemi yapacak yatırımcıların ayrıca bir değerlendirme testinden geçmesi gerekecek.

Rusya Merkez Bankası verilerine göre piyasanın yaklaşık yüzde 98’ini oluşturan niteliksiz yatırımcılar için tek bir aracı kurum üzerinden yıllık en fazla 300 bin ruble işlem limiti uygulanacak.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English