Bizi Takip Edin

Diplomasi

Almanya-Brezilya işbirliği derinleşiyor

Yayınlanma

Almanya ve Brezilya, özellikle hammadde sektörü ve savunma sanayinde işbirliğini genişletiyor ve yeni ortak projelere odaklanıyor.

Pazartesi günü (20 Nisan) Hannover’de Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile Brezilya Devlet Başkanı Luis Inácio Lula da Silva arasında yapılan görüşmelerde, diğer hususların yanı sıra, Alman gemi üreticisi TKMS’den halihazırda dört fırkateyn siparişi vermiş olan Brezilya Donanması, dört fırkateyn daha satın alacak.

Müzakereler, Brezilya’nın bu yıl konuk ülke olduğu Hannover Fuarının yanı sıra üçüncü Almanya-Brezilya hükümet istişareleri kapsamında gerçekleşti.

İşbirliğinin yoğunlaşmasının temel nedenlerinden biri, ABD Başkanı Donald Trump’ın Brezilya’ya uyguladığı yoğun baskı.

ABD bir yandan, ülkenin nadir toprak element rezervlerine münhasır erişim talep ediyor. Öte yandan, ekim ayında yapılacak Brezilya cumhurbaşkanlığı seçimleri üzerinde doğrudan etki kurmaya çalışıyor.

Lula, ABD’nin müdahalelerine karşı destek arıyor, çok taraflılığı açıkça savunuyor ve “Trump dünyanın imparatoru seçilmedi” diyor.

ABD’nin yeni “Amerika Kalkanı”na karşı işbirliği arayışları

Lula’nın Berlin ziyareti, siyasi açıdan hassas bir ortamda gerçekleşti.

Trump yönetimi, Latin Amerika’nın mevcut bölgesel örgütlerini (Amerika Devletleri Örgütü – OAS ve Latin Amerika ve Karayip Devletleri Topluluğu – CELAC) bölmeye ve bunların yerine yalnızca sağ ve aşırı sağ hükümetlerden oluşan yeni bir örgüt kurmaya başladı: Amerika Kalkanı ittifakı. 

Şu ana kadar, ABD’nin yanı sıra, Javier Milei yönetimindeki Arjantin, Nayib Bukele yönetimindeki El Salvador ve muazzam bir servete sahip muz hanedanının varisi olan Başkan Daniel Noboa yönetimindeki Ekvador da dahil olmak üzere on iki devlet bu ittifaka üye.

Resmi olarak, Amerika Kalkanı uyuşturucu kartelleriyle mücadeleye hizmet ediyor. Bu amaçla, Trump yönetiminin Karayiplerde yaptığı gibi, odak noktası öncelikle askeri harekatlar.

Karayiplerde ABD ordusu şu ana kadar uyuşturucu taşıdığı iddia edilen veya gerçekten uyuşturucu taşıyan teknelere 52 füze saldırısı düzenlemiş ve en az 180 kişiyi öldürdü.

Gözlemciler, uzun vadede aşırı sağ ittifakın, Washington’un kıtadaki Çin etkisine karşı mücadelesine de katkıda bulunmayı amaçladığından şüpheleniyor.

En kalabalık üç ülke olan Brezilya, Meksika ve Kolombiya şu anda sol/sosyal demokrat eğilimli yönetimler tarafından yönetiliyor ve ittifakın bir parçası değil.

Trmp’tan Flávio Bolsonaro’ya seçim desteği

Elbette bu durum değişebilir. Brezilya’da ekim ayında cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılacak. 

Lula’nın tekrar aday olup olmayacağı henüz resmi olarak teyit edilmedi. Eski Başkan Jair Bolsonaro, 2023’ün başlarında gerçekleştirdiği darbe girişimi nedeniyle gözaltında olduğundan ve başlangıçta siyasi halefi olarak görülen oğlu Eduardo, adaleti engellemekle suçlanıp ABD’de sürgünde yaşadığından, ona karşı yarışacak olan kişi en büyük oğlu Flávio olacak.

Lula, 2025’in sonlarında Flávio Bolsonaro’nun arayı kapatmaya başlamasına kadar anketlerde uzun süre önemli bir üstünlük sağlamıştı. Lula’nın zaferi artık kesin görünmüyor.

Trump, tüm Bolsonaro ailesi gibi kendisine siyasi olarak yakın olan Flávio Bolsonaro’yu açıkça destekliyor. Birkaç hafta önce, etkili bir Dışişleri Bakanlığı yetkilisi olan Darren Beattie, halkla ilişkiler amacıyla hapishanedeki Jair Bolsonaro’yu ziyaret etmeye ve aynı zamanda Flávio ile görüşmeye çalıştı.

Lula yönetimi, ülkesinin iç işlerine yönelik bu açık müdahaleye itiraz etti ve Beattie’nin girişine izin vermedi.

Trump daha önce, cezai gümrük vergileri uygulayarak Jair Bolsonaro aleyhindeki ceza davasının askıya alınmasını sağlamaya çalışmış fakat başarısız olmuştu.

Lula’dan Trump’a: Bizi sürekli savaşla tehdit etmeyin

Washington ile tırmanan çatışmaya paralel olarak Lula, dün başlayan üçüncü Almanya-Brezilya hükümet istişareleri öncesinde Trump yönetiminin politikaları hakkında birkaç sert açıklama yaptı.

Geçen hafta Der Spiegel dergisine verdiği röportajda, “Trump dünya imparatoru seçilmedi. Sürekli olarak diğer ülkeleri savaşla tehdit edemez,” demişti.

Dünyanın “tek bir savaş sahnesine dönüşme” sürecinde olduğunu ve bu nedenle acilen “düzen altına alınması gerektiğini” savunan Lula, Tagesspiegel gazetesindeki bir köşe yazısında ise, “Çok taraflılığa alternatif olmadığına ikna oldum,” dedi.

Bu nedenle Brezilya, Almanya ile birlikte çok taraflı politikaya yeni bir güç kazandırmak istiyor. 

Pazar günü Hannover Fuarının açılışında Lula, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın “delilik” olduğunu ilan etti; sayısız insan yoksulluk içinde yaşamaya devam ederken, hatta açlık çekiyorken, dünya çapında savaşlara yıllık yaklaşık 2,7 trilyon ABD doları harcanmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.

Nadir toprak elementlerinde Almanya-Brezilya işbirliği

Çok taraflı bir düzen ruhu içinde, ABD’nin Brezilya’nın hayati önem taşıyan hammadde sektörü üzerindeki artan etkisini dengelemek amacıyla Lula, Friedrich Merz’e maden kaynakları konusunda daha yakın işbirliği önerisinde bulundu.

Brezilya, güneş pillerinin üretiminde gerekli olan niyobyum gibi özellikle rağbet gören hammaddelerin yanı sıra nadir toprak elementleri de dahil olmak üzere büyük miktarda hammaddeye sahip.

Özellikle nadir toprak elementleri konusunda şiddetli bir rekabet başladı. Şimdiye kadar bu elementler Brezilyalı Serra Verde şirketi tarafından çıkarılıyordu. Şirket, nadir toprak elementlerini şimdiye kadar Çin’de işletiyordu.

Fakat son zamanlarda ABD’den aldığı büyük bir kredi karşılığında, nadir toprak elementlerini yalnızca ABD’ye ya da en fazla müttefiklerine tedarik etmeyi kabul etmek zorunda kaldı.

Brezilya’da hammadde tahsis hakları hükümete ait olduğu için bunun sonuçları tam olarak net değil.

Hükümet, değer zincirlerinin daha büyük kısımlarını kontrol edebilmek amacıyla ülkede nadir toprak elementleri işleme tesisleri kurulması için bastırıyor.

Bu bağlamda Lula, Amerikan ve Çinli şirketlerin yanı sıra Alman şirketlerin de bu sürece katılmasını önerdi.

Brasília, Alman savaş gemilerine talip

Buna ek olarak, Almanya ve Brezilya askeri ve savunma işbirliğini genişletiyor.

Alman Savunma Bakanlığının bildirdiğine göre, Savunma Bakanı Boris Pistorius ve Brezilya Dışişleri Bakanı Mauro Vieira pazartesi günü Hannover’de bir mutabakat zaptı imzaladı.

Bu mutabakat zaptı, bir yandan Berlin ve Brasília’nın “çeşitli deniz, kara ve hava temelli tedarik projelerinde işbirliğini yoğunlaştıracağını” öngörüyor.

Bu, tedarikin “sözleşme müzakereleri ve eğitimden sistemlerin entegrasyonu ve işletilmesine kadar” “tüm sürecini” kapsamayı amaçlıyor.

Ayrıca, her iki taraf da Brezilya Donanması’na dört adet ek fırkateynin teslimatı konusunda anlaştı.

Almanya, geleneksel olarak bu Güney Amerika ülkesinin en önemli silah tedarikçileri arasında yer almamıştı.

Brezilya, savunma teçhizatını şimdiye kadar genellikle Fransa, İtalya ve ABD’den temin etme eğilimindeydi. 

Fakat 2019’da TKMS, Brezilya’ya dört adet MEKO A-100 sınıfı fırkateyn teslim etmek üzere bir sözleşme imzalamayı başardı.

Gemiler, São Paulo’nun birkaç yüz kilometre güneyindeki Itajaí’de, TKMS ve Brezilyalı Embraer şirketi tarafından kurulan Águas Azuis konsorsiyumu tarafından Brezilya’da inşa edilecek.

Águas Azuis, savunma işbirliğinin daha geniş çaplı genişlemesinin bir ön göstergesi olarak dört adet ek fırkateyn inşa etmeye hazırlanıyor.

Diplomasi

UEFA, FIFA’nın özelleştirilmesi halinde Dünya Kupası’nı boykot edecek

Yayınlanma

Avrupa futbolunun yönetim organı olan UEFA, FIFA’nın ticari faaliyetlerinin bir kısmını özelleştirmeye yönelik öneriyi kabul etmesi halinde, oybirliğiyle Dünya Kupası’nı boykot etme kararı aldı.

FIFA salı günü, ticari faaliyetlerini özel bir kuruluşa devretmeyi öngören bir öneri yayınladı.

Bu öneride, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın kardeşi Josh Kushner’ın CEO’su olduğu Thrive Capital’in baş yatırımcı olarak adı geçti.

UEFA, yaptığı açıklamada, “Dünya Kupası bir yatırım ürünü olarak değerlendirilemez. Hiçbir kısmı asla özel yatırımcılara devredilmemelidir. Dünya Kupası satılık değildir,” demişti.

Teklifin kabul edilmesi için FIFA’nın 211 üye federasyonunun çoğunluğunun desteği gerekiyor.

Fakat teklif Avrupa genelinde yoğun eleştirilere maruz kaldı. UEFA, yalnızca 55 üye federasyondan oluşuyor.

Açıklamada, “FIFA Dünya Kupası futbola aittir. Her zaman da öyle kalacaktır. Avrupa’nın söz hakkı olduğu sürece, Dünya Kupası asla satılık olmayacaktır,” denildi.

Avrupa Birliği Spor Komiseri Glenn Micallef, X’te yaptığı açıklamada, “UEFA’nın bu açıklamasını memnuniyetle karşılıyorum ve tutumunu tam olarak destekliyorum,” dedi ve “Avrupa futbol federasyonlarının yönetişim konusunda öncülük etmesinden gurur duyduğunu” ekledi.

Çarşamba günü komisyon üyesi, “rekabet hukuku hususları” gerekçesiyle FIFA’nın önerisini soruşturma tehdidinde bulunmuştu.

Kadınlar U-20 Dünya Kupası eylül ayında düzenlenecek ve FIFA planlarından vazgeçmezse, bu turnuva Avrupa futbol federasyonlarının boykotu sonuna kadar sürdürme kararlılığının ilk sınavı olabilir.

Kadınlar ve erkekler U-17 Dünya Kupaları da 2026’nın ilerleyen aylarında düzenlenecek.

En son 2023’te İspanya’nın kazandığı tam kadro Kadınlar Dünya Kupası ise 2027’de Brezilya’da gerçekleştirilecek.

POLITICO Çarşamba günü yayınladığı haberde, Avrupa futbolunun yönetim organındaki bir dizi üst düzey yetkilinin, mevcut görev süresi gelecek yıl sona erecek olan FIFA Başkanı Gianni Infantino’ya karşı Katarlı Nasır el-Halifi’yi aday çıkarmayı planladığını bildirmişti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

ABD, BAE destekli çip üreticisi GlobalFoundries’e fon sağlayacak

Yayınlanma

GlobalFoundries, ABD hükümetinin daha verimli yapay zeka veri merkezlerini desteklemek amacıyla silikon fotonik teknolojisinin araştırma ve geliştirme çalışmalarını güçlendirmek üzere çip üreticisine 300 milyon dolarlık bir hibe vereceğini duyurdu.

Bu hibe, Washington’un Çin ile arasındaki küresel rekabette konumunu güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde, ABD Başkanı Donald Trump’ın CHIPS Yasası kapsamındaki araştırma fonlarını kritik yarı iletken teknolojilerine yöneltme çabasının bir parçası.

Yönetim daha önce yarı iletken üretim ekipmanları için 150 milyon dolar ve kuantum bilişim için 2 milyar dolar tahsis etmişti.

Silikon fotonik, çipler arasında veri aktarımı için elektrik sinyalleri yerine ışığı kullanır ve bu sayede yapay zeka sistemleri için daha yüksek bant genişliği ve daha düşük güç tüketimi sağlar.

ABD Ticaret Bakanlığı’ndan sağlanan bu fon, veri aktarım hızlarını ve enerji verimliliğini daha da artırmak amacıyla silikon fotoniği yapay zeka işlemcileriyle doğrudan entegre eden bir teknoloji olan “ortak paketlenmiş optik” alanındaki gelişmeleri desteklemeyi de amaçlıyor.

Silikon fotoniği ve gelişmiş optik paketleme tedarik zincirinin büyük bir kısmı şu anda ABD dışında yoğunlaşmış durumda.

Bu alandaki başlıca üreticiler arasında Tayvanlı TSMC ve İsrailli Tower Semiconductor yer alıyor.

Çarşamba günü açıklanan 300 milyon dolarlık fon, GlobalFoundries’e 2024 yılında Malta (New York) ve Burlington’da (Vermont) fabrikalar kurması için tahsis edilen 1,5 milyar dolarlık önceki fonu tamamlayacak.

Teknoloji Direktörü Gregg Bartlett, Reuters’a verdiği demeçte yeni fonun, GlobalFoundries’in halihazırda ürettiği çiplerin yanı sıra optik bileşenlerin üretimi ve paketlenmesi için bu tesislerde kullanılacak yeni malzemeler ve teknikler üzerine yapılacak araştırmalara destek olacağını söyledi.

Bartlett, “Çıplak silikon yonga plakasından başlayarak, ABD’de kalitesi kanıtlanmış ve test edilmiş bir optik modül sevk edebilme yeteneğine sahip, uçtan uca hizmet sunan tek bir şirketin olması, bizim için benzersiz bir yetkinlik olduğunu düşünüyoruz,” dedi.

GlobalFoundries, veri aktarım hızlarını saniyede 400 gigabite çıkarmayı ve mevcut nesil uygulamalara kıyasla enerji verimliliğini beş katına çıkarmayı hedeflediğini açıkladı.

Abu Dabi varlık fonu Mubadala, GlobalFoundries’in yaklaşık %73’üne sahip. ABD Ticaret Bakanlığı ise ayrı bir anlaşma kapsamında bu çip üreticisinin yaklaşık %1’lik hissesini alacak.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Kiev’de vurulan İHA fabrikasının ABD’li şirkete ait olduğu bildirildi

Yayınlanma

Rusya’nın Kiev’de imha ettiğini açıkladığı insansız hava aracı fabrikasının ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir şirkete ait olduğu bildirildi. The Guardian gazetesi, Terminal Autonomy adlı firmanın Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla yüksek hassasiyetli İHA’lar ürettiğini aktardı. Şirket, yapay zeka kontrollü mühimmatların cephede aktif olarak kullanıldığını belirtiyor.

Rusya ordusunun Ukrayna’nın başkenti Kiev’de düzenlediği hava saldırılarında imha edilen insansız hava aracı (İHA) fabrikasının, ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir Amerikan şirketine ait olduğu bildirildi.

The Guardian gazetesinin kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Terminal Autonomy adlı şirket, yönlendirme sistemleri parazit ve sinyal kesicilere karşı korumalı olan ve Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla tasarlanan yüksek hassasiyetli İHA’lar üretiyor.

ABD’de 2023 yılında tescil edilen Terminal Autonomy şirketinin internet sitesinde, firmanın yapay zeka ile kontrol edilen dolanan mühimmatlar ve yüksek hassasiyetli mühimmatlar kullandığı, bunların “ön cephede düşman kuvvetlerine karşı halihazırda aktif biçimde uygulandığı” bilgisi yer alıyor.

Rusya Savunma Bakanlığı tesisin hedef alındığını duyurmuştu

Rusya Savunma Bakanlığı, 26 Temmuz’a bağlanan gece Kiev’in güneybatısında İHA montaj ve depolama alanının vurulduğunu açıklamıştı. Bakanlık, Ukraynalı ve Amerikalı uzmanların katılımıyla bu tesiste aylık bin adede kadar İHA üretimi yapıldığını bildirdi.

Bakanlığın açıklamasında, bu tesiste AQ-400 Scythe (“Kosa”) ve AQ-100 Bayonet (“Ştık”) tipi saldırı İHA’ları ile RQ-100 Scout (“Skaut”) tipi keşif İHA’larının üretildiği kaydedildi.

Aynı gece Kiev’de İHA ve yedek parça üretimi yapan “Smart Intelligent Systems” (“Smart intellidjent sistem”) işletmesinin de vurulduğu aktarıldı. Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna başkenti ile Odessa bölgesindeki Çernomorsk liman altyapı tesislerine grup saldırısı düzenlendiğini duyurdu.

Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıların yalnızca Ukrayna’nın askeri ve enerji tesisleri ile bunlarla bağlantılı altyapıya yönelik gerçekleştirildiğini vurguluyor.

Öte yandan Financial Times gazetesi, Ukraynalı yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD ve Fransa’nın Rusya topraklarına yönelik İHA saldırılarının planlanmasında Ukrayna’ya istihbarat sağladığını yazmıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English