Bizi Takip Edin

Avrupa

Almanya, ‘Rusya’nın iç bölgelerini vuracak’ Amerikan füzeleri istiyor

Yayınlanma

Almanya, uzun menzilli füze eksikliğini kapatmak ve “Rusya’nın iç kısımlarını vurabilmek” için Amerikan Typhon sistemlerini satın almak istiyor.

Der Spiegel’de yer alan habere göre, Alman askeri yetkililer ve uzmanların Alman Silahlı Kuvvetleri (Bundeswehr) strateji belgesinde çizdikleri tablo oldukça karamsar.

Belgeye göre Vladimir Putin, ordusunu öncelikle Rusya’nın batısında, yani “NATO sınırlarında” silahlandırıyor. Bu durum, Almanya için “varoluşsal bir risk” oluşturuyor ve buna ancak “askeri ve toplumsal kapasitelerin tutarlı bir şekilde geliştirilmesi” ile karşı konulabilir.

Belge, Federal Savunma Bakanı Boris Pistorius’un silah alımını neden sürdürdüğünü ortaya koyuyor. Bu, hava savunmasının genişletilmesinin yanı sıra uzun menzilli silahlar için de geçerli.

Almanya, Fransa ve diğer dört ülke ile birlikte Avrupa Uzun Menzilli Saldırı Yaklaşımı’na (ELSA) yatırım yapıyor. Bu programın amacı, 2.000 kilometreden fazla menzile sahip füzeler veya seyir füzeleri geliştirmek.

Fakat Pistorius, Pentagon şefi Pete Hegseth ile Washington’da yaptığı görüşmenin ardından, bunun gerçekleşmesinin yedi ila on yıl sürebileceğini söyledi.

Pistorius bu nedenle, Amerikalıların kendilerinin de ancak kısa süre önce kullanıma sunduğu bir silah sistemi talebinde bulundu: Typhon füze fırlatıcı.

Bu sistem, seyir füzeleri ve balistik füzeler ateşleyebiliyor ve hipersonik füze de geliştirme aşamasında.

Almanya’nın bu amaçla Amerikalılardan Tomahawk seyir füzesi satın alması halinde, Bundeswehr ilk kez uzun menzilli kara tabanlı bir silaha sahip olacak.

Bu, Bundeswehr’in Rusya topraklarının derinliklerine hassas saldırılar düzenleyebileceği anlamına gelecek. Bir Alman uzman, “O durumda Putin, teorik olarak, Almanya için artık dokunulmaz olmayacak,” dedi.

ABD ordusu, ilk Typhon bataryasını Aralık 2022’de Lockheed Martin’den teslim aldı. Typhon, ABD’nin Çin ve Rusya’nın yeni silahlarına yanıt olarak başlattığı askeri modernizasyon hamlesinin bir parçası.

ABD’nin, Sovyetler Birliği ve Rusya Federasyonu gibi, 1988’den itibaren INF anlaşmasıyla orta menzilli nükleer sistemler konusunda 500 ila 5500 kilometre menzilli kara tabanlı balistik füzeler ve seyir füzeleri bulundurması yasaklanmıştı.

NATO ülkeleri, Rusya’nın NATO tarafından SSC-8 olarak adlandırılan 9M729 seyir füzesini geliştirerek INF’i ihlal ettiğine inanıyor. Bunun üzerine ABD Başkanı Donald Trump, ilk görev döneminde ABD’nin anlaşmadan çekileceğini açıklamıştı.

Typhon sistemi bir fırlatma mekanizması. Bir batarya, römorklara monte edilmiş ve askeri kamyonlar tarafından çekilen dört fırlatma rampasından oluşuyor. Bu, Typhon’un gerektiğinde uçaklarla dünya çapında hızlı bir şekilde konuşlandırılmasını sağlıyor.

Beşinci bir araç kontrol istasyonu olarak işlev görürken, uygulamaya bağlı olarak rampalar çeşitli güdümlü füzelerle donatılabilir.

ABD Ordusu, Typhon ile SM-6 füzeleri ve Tomahawk seyir füzelerini deneme amaçlı olarak ateşledi.

Füzeler, fırlatma için ateşlenen bir motora sahip ve ardından bir tür tepe noktası olan balistik bir yörünge üzerinde itiş gücü olmadan uçuyor. Örneğin SM-6’nın en az 370 kilometre uçabileceği varsayılıyor. SM-6 füzeleri, diğer hedeflerin yanı sıra düşman uçakları ve gemilerine karşı da kullanılabilir. Bu silah Almanya’dan Rusya’ya uçamaz.

Fakat modele bağlı olarak Tomahawk füzeleri 2.500 kilometreye kadar uçabilir. ABD ordusu bu silahı kısa süre önce İran’ın nükleer tesislerine yönelik operasyonunda kullandı. Almanya’dan fırlatılan Tomahawk seyir füzeleri, Rusya’nın iç kesimlerindeki hedefleri vurabilir.

Tomahawk füzelerini ateşleyebilen Typhon sistemi ile ilgili olarak, Pistorius Washington ziyaretinde, Almanya’nın bu sistemle “caydırıcılığını önemli ölçüde artırabileceğini” vurguladı ama bu silahın “saldırı amaçlı” olduğunu söylemekten kaçındı.

Avrupa

Volkswagen CEO’su Blume “alarm veriyor”

Yayınlanma

Volkswagen CEO’su Oliver Blume, otomobil üreticisinin “kritik sınırın ötesinde” bir durumda olduğu uyarısında bulundu.

Şirketin intranetinde yayınlanan ve AFP’ye gönderilen bir röportajda Blume, Volkswagen ve Alman otomotiv endüstrisinin, küresel olumsuzluklar ve Çinli rakipler nedeniyle “tarihlerinin en büyük sarsıntısıyla” karşı karşıya olduğunu söyledi.

Otomobil üreticisi, büyük çaplı işten çıkarmaları değerlendiriyor ve önümüzdeki günlerde Blume, şirketin planları hakkında güncel bilgiler vermek üzere Volkswagen’in Wolfsburg’daki genel merkezinde ve Zwickau ile Emden’deki tesislerinde çalışanlarla bir araya gelecek.

Blume röportajda, fabrika kapatmalarına ilişkin henüz bir karar alınmadığını belirtmekle birlikte, “Emden, Hannover, Zwickau ve Neckarsulm’daki fabrikaların 2030’larda kârlı kalabilmelerine yönelik şu anda herhangi bir yol göremedikleri” şeklindeki şirketin tutumunu yineledi.

Volkswagen, 100.000 kişiyi işten çıkarmayı planlıyor

Şirketin ayrıca Avrupa’da yıllık 500.000 araçlık bir üretim fazlasıyla başa çıkmak zorunda olduğunu da sözlerine ekledi.

Blume, fabrikaların kapatılmasının her zaman “en son ve en pahalı çözüm” olacağını belirtti.

Otomobil üretiminin durdurulabileceği tesislerde Volkswagen’in başka “endüstriyel çözümler” araştırdığını da ekleyen Blume, Osnabrück’teki fabrikasının kullanımı konusunda savunma sanayinden şirketlerle ileri aşamadaki görüşmelere işaret etti.

Temmuz ayında Blume, Volkswagen denetim kuruluna tasarruf planlarını sunmuş fakat herhangi bir karar alınmamıştı.

Alman basını o dönemde, Volkswagen Grubu’nun ana hissedarı olan ve oy haklarının %20’sine sahip Aşağı Saksonya eyalet hükümetinin planları onaylamayı reddettiğini bildirmişti.

Grup halihazırda 50.000 kişilik işten çıkarma kararı almıştı ve Blume, 37.000 çalışanla anlaşmaya varıldığını belirtti.

Blume, otomotiv devi adına çalışanlara “el ele vermeleri” çağrısında bulundu ve “Şirketteki herkes bu planı desteklerse başarılı olabiliriz,” dedi.

IG Metall sendikasının başkanı cuma günü yönetimi sert bir şekilde eleştirdi ve fabrika kapanmalarına direneceğine söz verdi.

Christiane Benner, Wirtschaftswoche haftalık dergisine verdiği demeçte, “Volkswagen çalışanları zaten ağır ve acı verici kesintileri kabul etmek zorunda kaldı ve şimdi de bir tokat daha yiyorlar,” dedi.

Okumaya Devam Et

Avrupa

AB, Ukrayna’ya 6,1 milyar avroluk desteği onayladı

Yayınlanma

AB, Ukrayna’nın hava savunma sistemlerinin artan Rus füze ve insansız hava aracı saldırılarını püskürtmekte zorlandığı bir ortamda, ülkeye 6,1 milyar avroluk yeni bir fon tahsis etmeyi onayladı.

Ukrayna, AB destek kredisinden sağlanan bu parayı, zor durumda olan hava savunmasını güçlendirmek ve diğer askeri ihtiyaçlarını karşılamak için kullanabilir.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, hafta sonu yaptığı açıklamada, ülkesinin bu yıl AB’den toplam 30 milyar avroluk destek beklediğini belirtti.

Avrupa Komisyonuna göre, yeni fon hava ve füze savunma sistemleri, füzeler, mühimmat ve radarları karşılamak üzere ayrıldı.

Rus hava saldırılarıyla ağır darbe alan Ukrayna’nın hava savunma sistemlerinde özellikle balistik füze önleyiciler konusunda eksiklik yaşanıyor.

6,1 milyar avro, 90 milyar avroluk Ukrayna Destek Kredisi’nin bir parçası ve gelecekteki silah alımları için halihazırda onaylanmış olan 16 milyar avroya ekleniyor.

Bu 16 milyar avronun 8,35 milyar avrosu, her bir ödemenin AB’nin somut satın alma sözleşmelerini onaylamasına bağlı olması nedeniyle, şu ana kadar ödenmiş durumda.

Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen bugün (24 Ağustos) yaptığı basın açıklamasında, “Rusya saldırılarını yoğunlaştırırken, Ukrayna’nın halkını koruması ve hava sahasını savunmasına yardımcı olmak için adımlar atıyoruz. Avrupa, Ukrayna’nın yanındadır ve ihtiyaç duyduğu anda ihtiyaç duyduğu her şeyi sağlayacağız,” dedi.

Komisyon, fonun büyük bir kısmının Avrupa yapımı savunma teçhizatına harcanacağını belirtti. 

AB yürütme organı, “stokların eritilmesi, siparişlerin önceliklerinin yeniden belirlenmesi ve üretimin artırılması yoluyla AB tedariklerinde önemli bir artışa” ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Zelenskiy, sosyal medyada yaptığı açıklamada, Ukrayna’nın gelecek yılın başında ordusuna yeterli teçhizat sağlamak için 7 milyar ila 9 milyar avroya ihtiyacı olacağını söyledi. Maaşlar ve diğer harcamalar için ise 17 milyar avro daha gerekecek.

Avrupa Konseyi Başkanı António Costa’nın da aralarında bulunduğu “İstekliler Koalisyonu” temsilcileri, Ukrayna’ya ek destek konusunu görüşmek üzere şu anda Kiev’de toplanıyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise önleme sistemlerinin teslimatını hızlandıracağına dair taahhütte bulundu.

Okumaya Devam Et

Avrupa

İsviçreli bankaya göre Avrupa yapay zeka trenini kaçırdı

Yayınlanma

Financial Times, ABD’nin yapay zeka gelişimine Avrupa’dan katbekat fazla yatırım yaparak teknolojik ilerlemedeki farkı açtığını aktardı. İsviçreli özel banka J Safra Sarasin Başekonomisti Karsten Junius, Avrupa’nın son ileri teknoloji dalgasını kaçırdığını ve ABD’yi yakalayamazsa refah seviyesinin gerileyeceğini belirtti.

ABD, yapay zeka alanındaki gelişimini Avrupa’ya kıyasla katbekat yüksek yatırımlarla sürdürürken iki taraf arasındaki teknolojik ilerleme farkı giderek açılıyor.

Financial Times’ın (FT) haberine göre, İsviçreli özel banka J Safra Sarasin’in Başekonomisti Karsten Junius, Avrupa’nın en son ileri teknoloji dalgasını kaçırdığını belirtti.

Junius, Avrupa ile ABD arasındaki devasa yatırım farkının en azından kısmen geçici bir durum olduğunu savundu. Junius konuya ilişkin değerlendirmesinde, “ABD’deki yapay zeka yatırımları bu ölçekte sonsuza kadar sürmeyecektir” ifadelerini kullandı.

Bununla birlikte Avrupa’da yenilikçilik ve esneklik düzeyinde bir gerileme görüldüğüne işaret eden ekonomist, bu tablonun kısmen iş gücü piyasalarındaki katılıktan kaynaklanabileceğine dikkati çekti.

Junius ayrıca, “Avrupa ileri teknolojiler alanında ABD’yi yakalayamazsa ABD’ye kıyasla göreli yaşam standardımız düşmeye devam edecektir” uyarısında bulundu.

Daha önce, 21 Ağustos’ta Bloomberg tarafından yayımlanan haberde, Çin’in yapay zeka alanındaki liderlik yarışında ABD ile arasındaki farkı hızla kapattığı bildirilmişti.

Çin modellerinin kullanım ölçeği ve maliyet gibi temel göstergelerde şimdiden öne geçmeye başladığı, bu durumun da OpenAI ve Anthropic dahil olmak üzere ABD’li şirketlerde endişeye yol açtığı kaydedilmişti.

Bundan önce ise ABD Başkanı Donald Trump, yapay zekanın petrol sektöründen daha büyük bir endüstri haline gelebileceğini ve bu alandaki yarışı kazanan tarafın belirleyici bir üstünlük elde edeceğini ifade etmişti.

Nisan ayında Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası’nın bahar toplantıları kapsamında maliye bakanları, merkez bankası başkanları ve ilgili düzenleyici kurum temsilcileri en yeni yapay zeka modellerinin barındırdığı tehditleri ele almıştı.

Toplantılar marjında İngiltere Merkez Bankası Başkanı Andrew Bailey, düzenleyici kurumların küresel finans sistemine yönelik siber riskleri hızlandırılmış bir süreçle değerlendirmek zorunda kalacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English