Rusya
‘Amerikan iş dünyası barış anlaşması ve yaptırımların kalkmasını bekliyor’

Rusya’daki Amerikan Ticaret Odası (AmCham) Üst Yöneticisi Robert Agee, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin geleceğini ve Amerikan şirketlerinin geri dönüş planlarını değerlendirdi. Ukrayna’daki çatışmaların çözüme kavuşmasının yaptırımların gevşetilmesi için temel şart olduğunu belirten Agee, iş dünyasının mevcut riskler karşısında temkinli duruşunu koruduğunu aktardı.
Rusya’daki Amerikan Ticaret Odası (AmCham) Üst Yöneticisi Robert Agee, Rusya’nın önde gelen ekonomi gazetelerinden Vedomosti’ye verdiği mülakatta, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin yeniden tesis edilme süreçlerine dair değerlendirmelerde bulundu.
Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu kapsamında gerçekleştirilen mülakatta Agee, Şubat 2025’ten bu yana ABD’nin Ukrayna krizinin çözümünde üstlenebileceği olası ara buluculuk rolüyle birlikte, Amerikan iş dünyasının Rusya pazarına dönüş takviminin de sıkça tartışıldığını anlattı.
Müzakere süreçleri ile ikili ekonomik ilişkilerin canlandırılması çabalarının eş zamanlı yürütülebileceğine dair beklentilere değinen Agee, aradan geçen süreye rağmen iki alanda da radikal bir ilerleme kaydedilemediğini belirtti.
Bunun arkasında ABD’nin kendi iç ve dış siyasi dinamiklerinin yattığını ifade eden AmCham Başkanı, mevcut şartlarda Amerikan şirketlerinin yönünü tamamen sahadaki çatışmanın nihai çözümüne çevirdiğini kaydetti.
Ekonomik ilişkilerin onarılmasına yönelik adımların yavaş fakat kararlı bir şekilde ilerlediğini dile getiren Robert Agee, süreci yavaşlatan temel unsuru şu sözlerle açıkladı:
“En büyük sorun, şimdiye kadar Ukrayna’daki çatışmanın çözümüne yönelik bir anlaşmaya varılamamış olmasıdır. Bu durum, ABD’nin uyguladığı tüm yaptırım paketlerinin yürürlükte kalmasına neden oluyor. Bizler bazı yaptırımların kaldırılması yönünde defalarca girişimde bulunduk. Washington’daki yeni yönetimin, özellikle ticaret, ekonomi ve iş dünyası perspektifinden Rusya ile ilişkileri geliştirmek istediğini düşünsem de devam eden çatışmalar ilişkilerde ciddi bir atılım gerçekleştirilmesine izin vermedi.”

“Başkan Trump yaptırım baskısını hukuken mümkün olan her alanda hafifletmek istiyor”
Yaptırımların kalıcı olup olmayacağı ve bu iklimde ekonomik ilişkilerin nasıl bir seyir izleyeceği konusuna açıklık getiren Agee, yaptırımların hukuki niteliklerine göre farklılık gösterdiğini hatırlattı.
ABD Başkanı’nın kararnameleriyle yürürlüğe giren kısıtlamaların çok daha hızlı esnetilebileceğine işaret eden Agee, şu ifadeleri kullandı:
“Farklı yaptırım türleri bulunuyor. Bunların bir kısmı başkanlık kararnameleriyle yürürlüğe kondu. Bu tür yaptırımları yarın bile kaldırmak mümkündür. Örneğin, eski ABD Başkanı Joe Biden tarafından getirilen yatırım yasağı buna bir örnektir. Biz bu kararın özellikle Amerikan iş dünyası için tamamen yanlış bir adım olduğunu düşünüyoruz. Diğer taraftan, Kongre tarafından onaylanmış bazı yaptırımlar da var ki bunları kaldırmak çok daha zor olacaktır. Çatışma sona erdiğinde, Başkan Donald Trump ve yönetiminin, yaptırım baskısını hukuken mümkün olan tüm alanlarda azami ölçüde hafifletmek niyetinde olduğunu biliyoruz.”
Amerikan Ticaret Odasının, yaptırımların esnetilmesi veya kaldırılması yönündeki talepleri doğrudan Amerikan makamlarına ileten yegane kurum olduğunu belirten Agee, bu konudaki lobi faaliyetlerini sürdürdüklerini bildirdi.
AmCham Üst Yöneticisi, “Şirketler bu taleplerini sadece bizim üzerimizden, Amerikan Ticaret Odası aracılığıyla yürütüyor. Amerikan hükümetini bazı yaptırımları kaldırmaya ikna etmeye çalışan tek organizasyon biziz. Şu anki öncelikli hedefimiz yatırım yasağının kaldırılmasıdır. Kozmetik ve sivil havacılık gibi sektörlerle yakından ilgileniyoruz. Amerikan hükümetine, bu alanlardaki yaptırımların çatışma tamamen sona ermeden önce de gevşetilebileceğini ve kaldırılması gerektiğini anlatmaya çalışıyoruz” dedi.
“Rusya şirketlerimizin küresel zorlukları aşmasını sağlayacak muazzam bir potansiyele sahip”
Rusya pazarının ve bu ülkeyle yeniden ticari bağlar kurulmasının hangi sektörler için öncelik taşıdığına değinen Agee, Rusya’nın sunduğu ekonomik fırsatların Amerikan firmaları için kritik önemde olduğunu vurguladı.
Rusya’nın küresel tedarik zincirindeki rolüne işaret eden Agee, şöyle konuştu:
“Rusya, şirketlerimizin günümüzdeki birçok küresel zorluğu aşmasını sağlayacak muazzam bir potansiyele sahip. Bu durum hem yüksek enerji fiyatları hem de gübre sektörü için geçerlidir. Rusya, dünyanın en büyük gübre üreticilerinden biridir. Bu ve benzeri ürünler kolaylıkla Amerika’ya ihraç edilebilir. Bunun yanı sıra, birçok Amerikan bilişim ve havacılık şirketi de gelişmeleri yakından takip ediyor. Bunlar daha önce burada faaliyet gösteren ve ayrılmak zorunda kalan şirketlerdir. Buradan ayrılmayı kendileri istemedi. Bu nedenle şu an burada işlerine yeniden başlamak için fırsat kolluyorlar.”
İki ülke arasındaki geleceğe yönelik ekonomik ilişkilerin sadece ticaretin artırılmasıyla sınırlı kalmayacağını, büyük ölçekli ortak projeleri de kapsayacağını öngören Agee, tarihsel yatırım verilerine dikkat çekti.
Geçmiş yıllarda Amerikan şirketlerinin Rusya ekonomisine 100 milyar dolardan fazla doğrudan yatırım yaptığını hatırlatan Agee, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İlişkilerin hem ticaret hem de ortak projeler boyutunda gelişeceğini düşünüyorum. Ancak ABD’nin Rusya ile ekonomik ilişkiler kurmadaki temel yaklaşımı her zaman yatırımlara dayanmıştır. Şirketlerimiz uzun yıllar boyunca Rusya ekonomisine 100 milyar doların üzerinde yatırım yaptı. Amerikan şirketlerinin bir kısmı burada kalmayı tercih etti; şu anda da başarılı bir şekilde faaliyet gösteriyorlar, çok sayıda fabrikaları ve on binlerce çalışanları var. Rusya ekonomisine yeni yatırımlar yapma konusunda ilk sırada enerji şirketlerinin yer alacağını düşünüyorum. Potansiyel işbirliği ve yatırım açısından bir diğer önemli alan ise uzay sektörüdür. Bu alanda kelimenin tam anlamıyla trilyonlarca dolarlık devasa bir potansiyel olduğuna inanıyorum.”
“Başkan Trump Rusya’dan gelecek yeni yatırımları memnuniyetle karşılar”
ABD pazarının Rus sermayesine ve yatırımlarına açık olup olmadığı yönündeki soruyu yanıtlayan Robert Agee, Washington yönetiminin yabancı yatırımlara sıcak baktığını ifade etti.
Geçmişte alüminyum ve gübre sektörlerinde bu yönde projeler geliştirildiğini anımsatan Agee, “ABD pazarının Rus yatırımlarına açık olduğunu ve bunun memnuniyetle karşılanacağını düşünüyorum. Geçmişte alüminyum ve gübre alanlarında gerçekleştirilen yatırım projeleri vardı. Yatırım yapılabilecek alanlar mevcut. Rus yatırımcıların yaptırım riskleri nedeniyle buna ne kadar hazır olduğunu kestirmek zor ancak genel olarak Trump yönetiminin Rusya’dan gelecek yeni yatırımları memnuniyetle karşılayacağını söyleyebilirim” değerlendirmesini yaptı.
Kısıtlamaların tamamen kaldırılmadığı ancak gevşetildiği bir senaryoda Amerikan şirketlerinin geri dönüşe hazır olduğunu belirten Agee, her şirketin kendi risk analizine göre hareket ettiğini aktardı.
Geri dönüşlerin aşamalı olacağını ve öncü şirketlerin başarısının diğer aktörleri de cesaretlendireceğini ifade eden AmCham Başkanı, teknik hazırlıkların şimdiden başladığını şu sözlerle duyurdu:
“Her şirketin kendine özgü bir karar alma mekanizması vardır. İlk fırsatta Rusya’ya dönmeye ve faaliyetlerini yeniden başlatmaya hazır birkaç şirket biliyorum. Buradaki en kritik husus, bu geri dönüşlerin başarılı bir şekilde gerçekleşmesidir. Çünkü dönecek ilk firmalar diğerlerine her şeyin yolunda gittiğini gösterecek ve böylece geri dönüş dalgası büyüyecektir. Tabii ki süreç bir günde başlamayacak; öncelikle teknik şartnamelerin ve yasal belgelerin hazırlanması gerekiyor. Bana ulaşan bilgilere göre, bu konuda şimdiden bazı görüşmeler yürütülüyor.”
Rusya’nın coğrafi ve beşeri avantajlarının yeni nesil teknoloji yatırımları için ideal zemin sunduğunu belirten Agee, veri merkezleri alanındaki fırsatları şu şekilde özetledi:
“Kişisel görüşüme göre en umut verici alanlardan biri veri merkezleridir. Bu tesisler için Rusya’da fazlasıyla bulunan ucuz elektrik enerjisine, soğuk bir iklime ve bilişim alanında yetkin yetişmiş insan gücüne ihtiyaç duyuluyor. Rusya bu imkanların hepsine sahip. Bu alanın çok ciddi bir gelecek vadettiğini düşünüyorum ancak bunun için öncelikle yaptırımların kaldırılması gerekiyor, sonrasında işler hızla yoluna girecektir.”
“Trump döneminde ticari diyalog kurmak çok daha kolaylaştı”
AmCham olarak hem Rus hem de Amerikan resmi makamlarıyla ilişkilerinin son derece dengeli ve verimli ilerlediğini kaydeden Agee, iki ülke arasındaki ticari diplomaside üstlendikleri köprü rolüne dikkat çekti.
Joe Biden dönemi ile Donald Trump dönemini kıyaslayan Agee, şu tespitlerde bulundu:
“Her iki tarafla da mükemmel ilişkilerimiz var. Rusya Doğrudan Yatırım Fonu Başkanı Kirill Dmitrieyv ile birlikte Rusya ve Amerika arasındaki yegane ticari köprü konumundayız. Biden yönetiminde bu köprüyü korumak çok daha zordu fakat Başkan Trump döneminde süreç çok daha kolaylaştı. Trump yönetiminin Rusya ile Amerika arasındaki ekonomik diyaloğu geliştirme yönünde güçlü bir iradesi olduğunu görüyoruz. Bugün hem kültürel hem de ticari alanda iki ayrı diyalog kanalının işlediğine şahit oluyoruz. İletişimi koparmamak en önemli unsurdur. Biden döneminde neredeyse hiçbir iletişim kanalı açık değildi. Şimdi ise doğru yönde ilerliyoruz ve Rusya hükümetiyle de son derece aktif bir işbirliği yürütüyoruz.”
Mevcut Washington yönetiminin ekonomik öncelikleri ile Amerikan iş dünyasının çıkarlarının örtüştüğünü dile getiren Agee, küresel jeopolitik gelişmelerin iki ülkeyi doğal birer ortak haline getirdiğini kaydetti.
Ortadoğu’daki istikrarsızlığın ve deniz ticaret yollarındaki risklerin bu ortaklığı kaçınılmaz kıldığını belirten Agee, konuyu şöyle detaylandırdı:
“Yönetimin öncelikleri ile iş dünyasının çıkarları tamamen örtüşüyor. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan son gelişmelerin, Washington yönetimini Rusya ve Amerika’nın doğal ortaklar olduğu konusunda bir kez daha ikna ettiğini düşünüyorum. Rusya’nın sahip olduğu her şeye Amerika’nın ihtiyacı var, aynı durum tersi için de geçerli. Amerika, Rusya’nın satın almak isteyeceği teknolojilere ve ürünlere sahip. Bu tam anlamıyla bir karşılıklı bağımlılık ilişkisidir. Tüm dünya Ortadoğu’daki gerilimin tırmanmasının sonuçlarını izlerken, Rusya ile ABD arasındaki ekonomik işbirliği perspektifinin çok daha ikna edici hale geldiği görülüyor.”
Son olarak iki ülke arasındaki vize işlemlerinin kolaylaştırılması ve diplomatik temsilciliklerin yeniden açılması hususuna değinen Robert Agee, bu konunun iş dünyası için taşıdığı hayati önemi vurguladı.
Ticari ilişkilerin canlanabilmesi için seyahat engellerinin aşılması gerektiğini belirten Agee, mülakatı şu sözlerle tamamladı:
“Bu bizim de sürekli gündeme getirdiğimiz son derece yerinde bir sorudur. Hatırlayacak olursanız, geçmiş dönemlerde en azından diplomatik vizelerden başlanması ve konsoloslukların yeniden faaliyete geçirilmesi konusunda ortak bir anlayış oluşmuştu. Hem Washington’da hem de Moskova’da bu konunun bir an önce çözüme kavuşturulması yönünde tavsiyelerde bulunmaya devam edeceğiz. Bu sorunun aşılması iş dünyasını fazlasıyla memnun edecektir. Gelişmeleri ümitle bekliyoruz.”
Rusya
Rusya’da veri merkezi sektöründen arazi el koymalarına karşı koruma talebi

Rusya Hükümeti bünyesindeki Analiz Merkezi, veri merkezlerinin bulunduğu arazilerin kamu ihtiyaçları gerekçesiyle el koyulmasını engelleyecek bir yol haritası taslağı hazırladı. Dijital Gelişim Bakanlığı ve Rosstandart’ın katılımıyla yürütülen çalışma kapsamında, şartları karşılayan tesislerin arazilerinin dönüştürülmesi ve yıkılması yasaklanabilir. Düzenlemenin 15 Aralık 2027 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülüyor.
Rusya’da veri merkezlerinin (TSoD) üzerinde bulunduğu arsa ve arazilerin kamu ihtiyaçları gerekçesiyle el koyulmasının ve tesislerin yıkılmasının önüne geçilmesi planlanıyor.
Hükümet bünyesindeki Analiz Merkezi tarafından hazırlanan ve Dijital Gelişim Bakanlığı ile Rosstandart gibi ilgili düzenleyici kurumların katılımıyla 29 Temmuz’da görüşmeye açılan “Giyotin 2.0” projesinin veri merkezleri bölümündeki yol haritası taslağında konuya ilişkin önerilere yer verildi.
Görüşmelerin seyrine vakıf olan kaynakların Vedomosti gazetesine aktardığına göre, söz konusu yasağın 15 Aralık 2027 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülüyor.
Taslak metne göre, Rusya Federasyonu Şehir Planlama Kanunu’nun 65. maddesinin 8. fıkrasına yeni bir bent eklenmesi öneriliyor.
Bu değişiklikle, Rusya Federasyonu Veri Merkezleri Sicili’ne kayıtlı olması ve en az 500 kW teknolojik güce sahip bulunması koşuluyla, veri merkezlerinin yer aldığı arazilere özel bir statü tanınması hedefleniyor.
Yol haritasında, konut dışı alanların kapsamlı kentsel dönüşümü (KRT) çerçevesinde devlete veya belediyeye ait ihtiyaçlar için bu tür arazilerin el koyulmasının yasaklanması amacıyla ilgili mevzuatın ayarlanması gerektiği kaydedildi.
Önerilen tedbire ilişkin görüş bildiren Veri Merkezi Sektörü Katılımcıları Derneği, 500 kW güç sınırının gerekçesiz olduğunu savundu.
Dernek, toplam elektrik gücü yerine IT yükünün belirlenmesinin zorluğuna ve bunu yapacak standart bir yöntemin bulunmadığına dikkat çekti. Ayrıca dernek, kararın iş iklimini kısıtlayacağı gerekçesiyle veri merkezleri siciline kaydolma zorunluluğunun da aranmaması gerektiğini belirtti.
Veri Merkezleri Koordinasyon Konseyi (KS TSoD) ise koruma kapsamı için 500 kW sınırının getirilmesinin gerekli olduğunu, bunun çıkarlar dengesini sağlayacağını ve en kritik tesisleri koruyacağını ifade etti.
Tesisin bulunduğu arazinin boşaltılması zorunlu olduğu takdirde, kentsel dönüşümü başlatan tarafların veri merkezinin taşınması için önceden alternatif bir alan sağlaması ya da yeni tesisin kurulumunu finanse etmesi gerektiği kaydedildi.
Bu alternatif alanın; arazi büyüklüğü, enerji kaynağı, izin verilen kullanım türü, iletişim altyapısı ve ulaşım imkanları bakımından eşdeğer olması şartı koşuluyor.
Kuruluş ayrıca, el koyma durumunda yeni veri merkezinin inşası, IT yükünün taşınması, geçici güç rezervasyonu, hatların nakli ve müşteri sözleşmelerinin erken feshinden doğan zararları kapsayan özel bir tazminat mekanizmasının kurulmasını talep etti.
Rusya’nın en büyük veri merkezi ağı olan RTK-TSoD temsilcisi, veri merkezlerini yıkımdan koruma fikrinin Koordinasyon Konseyi’ne ait olduğunu açıkladı.
Şirket temsilcisi, kendi en küçük tesislerinin 3 bin kW kapasiteli olduğunu belirterek, 500 kW sınırının neredeyse tüm veri merkezlerini kapsayacağını ve bu nedenle öneriyi desteklediklerini aktardı.
Şirketlerden MegaFon, federal mevzuata göre sicile kaydın gönüllülük esasına dayandığını belirterek korumanın sicil şartına bağlanmaması gerektiğini savunurken, MTS de girişime destek verdiğini bildirdi.
Sektör temsilcileri, veri merkezlerinin yıkım tehlikesiyle karşılaşmasının güncel bir sorun olduğuna işaret ediyor. Bir veri merkezi işletmecisinin üst düzey yöneticisi, 2022 yılının sonunda Moskova yönetiminin IXcellerate veri merkezinin bulunduğu binanın izinsiz yapı olduğu gerekçesiyle yıkılması için dava açtığını, ancak Ekim 2023’te bu talebinden vazgeçtiğini hatırlattı.
Benzer vakaların daha önce de yaşandığına dikkat çeken yetkili, konunun arazi anlaşmazlıkları, kentsel dönüşüm politikaları ve başkent bölgesindeki ciddi enerji sıkıntısı bağlamında tartışıldığını söyledi.
Şubat 2026’da elektrik şebeke şirketlerinin, Moskova’daki mevcut kapasitelerin dolması veya 2028’e kadar büyük oyunculara rezerve edilmesi nedeniyle yeni veri merkezlerinin bağlantı taleplerini reddetmeye başladığı basına yansımıştı.
Başkent ve çevresinde yeni veri merkezi kurma imkanlarının sınırlı olması sebebiyle şirketlerin, müşterilerden ve trafik değişim noktalarından uzak olmaları nedeniyle talebin daha düşük olduğu diğer bölgelere yönelmek zorunda kaldığı belirtiliyor.
Veri merkezi inşaat danışmanlığı şirketi DC Square’in kurucusu Aleksandr Martynyuk, veri merkezlerinin yüksek yatırım gerektiren kalıcı yapılar olduğunu, faal veya inşaat halindeki bir tesise el koyulmasının işletme ve müşteriler açısından büyük finansal kayıplara yol açacağını belirtti.
Müşteriler için donanımların kesintisiz çalışmasının kritik önemde olduğunu vurgulayan Martynyuk, taşınmanın itibar ve finansal riskler taşıdığını ekledi.
iKS-Consulting kıdemli danışmanı Stanislav Mirin, 500 kW altındaki küçük tesisleri taşımanın daha kolay olduğunu, ancak büyük ve tescilli veri merkezlerinin korunmasının müteahhitler ile sektör arasındaki dengeyi sağlayacağını ifade etti.
Vladimir Bölgesi Valisi Danışmanı Ahmetjan Mahmutov ise Moskova’daki veri merkezlerinin doluluk oranının yüzde 95’e ulaştığını ve bölgedeki boş kapasitenin 1 bin 400 kabineti geçmediğini söyledi.
Mahmutov; Yekaterinburg, Novosibirsk, Kazan, Samara, Nijniy Novgorod ve Rostov-na-Donu gibi şehirlerde yeni projelerin yükseldiğini, Sibirya gibi uzak bölgelerde enerji bolluğu ve düşük fiyat imkanı olsa da lojistik zorluklar nedeniyle talebin sınırlı kaldığını kaydetti.
Rusya
Ukrayna, Wildberries’in Penza ve Udmurtya’daki depolarını vurdu

Ukrayna’nın insansız hava araçları, 30 Temmuz gecesi Wildberries’in Penza Bölgesi’ndeki deposunu, sabah saatlerinde ise Udmurtya’daki lojistik tesisini hedef aldı. Bölge yetkilileri Penza’da bir kişinin yaralandığını, yaklaşık 200 çalışanın tahliye edildiğini bildirirken, Wildberries her iki tesiste de faaliyetlerin etkilendiğini açıkladı. Şirket, 18 Temmuz’dan bu yana toplam 15 dağıtım merkezinin saldırıya uğradığını belirtti.
Ukrayna Silahlı Kuvvetleri, Rusya’nın en büyük çevrim içi pazar yerlerinden Wildberries’in lojistik merkezlerine yönelik saldırılarını sürdürdü.
30 Temmuz gecesi Ukrayna’ya ait insansız hava araçları şirketin Penza Bölgesi’ndeki deposunu hedef aldı.
Penza Bölgesi Valisi Oleg Melniçenko, ilk belirlemelere göre bir kişinin yaralandığını ve yaklaşık 200 çalışanın tahliye edildiğini açıkladı.
Melniçenko, tesis sahasında açık yangın çıktığını, itfaiye ekiplerinin alevleri söndürmek için çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.
Wildberries’in basın servisi, saldırının ardından lojistik zincirlerinde değişikliğe gidildiğini ve hasar gören depoda ürün kabulü ile sevkiyatın geçici olarak durdurulduğunu duyurdu.
Şirketin verdiği bilgilere göre Penza yakınlarındaki lojistik kompleksi, Volga Federal Bölgesi’ne hizmet veren büyük dağıtım merkezlerinden biri konumunda bulunuyor.
Tesisin mevcut alanı yaklaşık 90 bin metrekare. İkinci etap tamamlandıktan sonra bu alanın 180 bin metrekareye çıkarılması planlanıyordu.
Rusya’da Wildberries depolarına yönelik İHA saldırılarında bilanço ağırlaştı
Udmurtya’daki lojistik merkezi de hedef alındı
Udmurtya Cumhuriyeti Geçici Bölge Başkanı Olga Abramova da sabah saatlerinde Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının “işletmelerden birini” hedef aldığını açıkladı.
Abramova, “Operasyonel verilere göre yaralanan yok. Olay yerinde ambulanslar hazır bekliyor. Tüm acil durum ekipleri de bölgede çalışıyor” dedi.
Wildberries ise saldırının Sarapul’daki lojistik tesisini hedef aldığını bildirdi. Şirket, saldırının ardından yangın çıktığını ancak deponun çalışanlarının önceden tahliye edilmesi sayesinde can kaybı yaşanmadığını açıkladı.
Sarapul’daki Wildberries lojistik merkezinin büyüklüğünün 50 bin metrekareyi aştığı belirtildi.
Ukrayna Silahlı Kuvvetleri, Wildberries depolarını ilk kez 18 Temmuz’da hedef almaya başladı. Son iki saldırıyla birlikte Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının toplam 15 dağıtım merkezini vurduğu bildirildi.
Daha önce Verstka, Wildberries’in toplam depo kapasitesinin yüzde 15’inden fazlasına karşılık gelen 860 bin metrekarelik alanın kullanılamaz hale geldiğini hesaplamıştı.
Şirket açısından en büyük kaybın, Moskova Bölgesi’ndeki Elektrostal deposunda yaşandığı, burada 250 bin metrekarelik alanın yandığı ve bir çalışanın hayatını kaybettiği aktarıldı.
Buna ek olarak, 29 Temmuz sabahı Ryazan’da düzenlenen insansız hava aracı saldırılarında yaklaşık 170 bin metrekarelik depo alanının daha hedef alındığı belirtildi.
Buna karşılık, Moskova Bölgesi’ndeki Koledino, Yekaterinburg, Voronej ve Tataristan’daki Zelenodolsk’taki tesislere yönelik dört saldırıda yangın çıkmadığı kaydedildi.
Bu gelişmeler üzerine Wildberries’in boş depo alanları aramaya başladığı bildirildi.
Ancak Kommersant’a konuşan piyasa kaynaklarına göre depo sahipleri, insansız hava aracı saldırısı riski nedeniyle şirketle yeni kira sözleşmeleri imzalamaya yanaşmıyor.
Reuters’a konuşan kaynaklara göre ise Wildberries’in sahibi Tatyana Kim, Rus hükümetinden destek talep etti.
Kaynaklar, Kim’in saldırılardan zarar gören satıcılara yapılacak ödemeleri kolaylaştırmak amacıyla vergi teşviklerini hükümetle görüştüğünü aktardı.
Rusya SİHA ve terör riski sigortasında tekil sisteme geçiyor
Rusya
Rusya SİHA ve terör riski sigortasında tekil sisteme geçiyor

Rusya Ulusal Reasürans Şirketi (RNPK), stratejik sektörlerde istikrarı sağlamak amacıyla terör, sabotaj ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarına karşı sigorta sistemini tekilleştirmeye başladı. İlk yarıyıl zararına rağmen riskli alanları teminat altında tutmayı sürdüren şirket, işletmelerin güvenlik seviyesine göre kademeli prim modeli uygulayacak.
Rusya Ulusal Reasürans Şirketi (RNPK), ekonominin stratejik sektörlerinde istikrarı sağlamak amacıyla terör, sabotaj ve insansız hava araçlarının (İHA) yol açtığı zararları da kapsayan risk yönetimi sisteminde yeknesak bir yaklaşıma geçti.
Şirket tarafından RBK medya kuruluşuna yapılan açıklamada, yeni çerçevenin piyasa mekanizmalarını korurken kritik sektörlere yeterli teminat limitleri sunacağı kaydedildi.
Piyasaya ilişkin değerlendirmelere yer verilen basın bülteninde, RNPK’nin terör ve sabotaj risklerine en açık sektörlere reasürans desteği vermeyi sürdüreceği vurgulandı. Açıklamada, poliçe sahipleri için erişilebilirliği korumak ve sigorta şirketlerinin ödeme gücünü desteklemek amacıyla tarifeler ile şartların dengeli bir modelle hesaplanacağı belirtildi.
Zararlar 100 milyar rubleyi aştı
Toplam 8 trilyon rubleyi aşan sorumluluk hacmiyle söz konusu risk alanında pazar kapasitesinin tek taşıyıcısı konumunda bulunan RNPK, 2026 yılının başından itibaren rezervlerin ve bildirilen hasar ödemelerinin 100 milyar rubleyi aşması sebebiyle ilk yarıyılda zarar açıkladı.
Şirket, oluşan mali kayıplara rağmen kırılgan sektörleri teminat altına almaya devam edeceğini aktardı.
Açıklanan yeni konseptin piyasa aktörleri ve reel sektör temsilcileriyle yürütülen birkaç aylık istişare sürecinin ardından şekillendiği kaydedildi. Belirlenen temel ilkeler şu şekilde sıralandı:
- Tüm sigorta şirketleri tek bir genel sözleşme üzerinden faaliyet gösterecek.
- Tazminat kapsamı yalnızca doğrudan zararları içerecek; üretim durmasından kaynaklanan kayıplar karşılanmayacak.
- Tesis ve nesneler risk seviyelerine göre kategorilere ayrılacak; her grup için ayrı limit, tarife ve muafiyet oranları uygulanacak.
Sabit parametrelere sahip hazır ürünlerin RNPK’nin internet sitesinde yayımlanacağı ve veri biriktikçe güncelleneceği ifade edildi.
Sigortacılar, önceden onaylanmış bir formül çerçevesinde muafiyet tutarını değiştirerek teminat limitini artırabilecek.
Ayrıca tesislerin güvenlik seviyeleri incelemeye tabi tutulacak; anti-terör koruması yüksek olan işletmeler için tarife indirimleri uygulanabilecek.
Rusya Merkez Bankası tarafından yerli sigorta pazarını ve ülke içindeki büyük riskleri korumak amacıyla 2016 yılında kurulan RNPK, devlet kontrolündeki en büyük reasürans kuruluşu niteliğini taşıyor.
Ukrayna saldırılarının hedefi olan Rus e-ticaret devlerinden yeni tedbirler
Lojistik ve sanayi altyapısına yönelik dron saldırıları
Söz konusu düzenleme, İHA saldırılarının ticari altyapılar üzerindeki etkisinin arttığı bir dönemde hayata geçirildi. Temmuz ayında e-ticaret platformu Wildberries’e ait depolar; St. Petersburg, Leningrad, Moskova, Tambov, Kırım, Kuban ve Stavropol bölgelerinde dron saldırılarına maruz kaldı.
Şirket, saldırıların sistemik bir aksamaya yol açmadığını açıklarken, bölgesel depolara yönelik teslimatlarda depolama ve transit indirimleri uyguladı.
Wildberries’in bağlı olduğu RWB, mücbir sebeplerden kaynaklanan ürün kayıplarını hukuken tazmin etme zorunluluğu bulunmadığını, ancak ortaklarına yönelik destek ve tazminat paketleri hazırladığını bildirdi.
Kullanıcı sözleşmesine göre platform, İHA saldırıları dahil olmak üzere mücbir sebep hallerinde doğan yükümlülük aksamalarından sorumlu tutulmuyor.
Diğer yandan sigorta şirketleri, dron saldırılarına karşı kurum ve kişilere finansal koruma sağlamaya devam ediyor.
Örneğin Soglasie Sigorta Şirketi, Kasım 2025 ve Ocak 2026’da gerçekleşen İHA saldırılarında üretim binası ve ekipmanları hasar gören Slavyanskiy Kirpiç A.Ş. tesisleri için altı ay içinde toplamda 28 milyon rubleyi aşan iki ayrı tazminat ödemesi gerçekleştirdi.
Söz konusu ödemeler, tesislerin sigorta bedeli sınırları dahilinde terör, sabotaj ve İHA etkilerini kapsayan özel poliçeler doğrultusunda yapıldı.
Rusya’da Wildberries depolarına yönelik İHA saldırılarında bilanço ağırlaştı
Avrupa2 hafta önceİngiltere çelik üreticisi British Steel’i kamulaştırdı
Dünya Basını3 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Avrupa1 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Görüş2 hafta önceEndüstriyel futbolun kıskacında bir dev: 2026 Dünya Kupası ve küresel ticaretin gölgesi
Asya2 hafta önceTokyo’dan Hürmüz Boğazı’nı baypas edecek hatlara destek
Asya2 hafta önceRusya’nın benzin talebine Hindistan’dan ret
Dünya Basını2 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Avrupa1 hafta önceAlmanya, silahlanmak için borçlanıyor









