Amerika
Anthropic’in Mythos modeli Wall Street ve Washington’u alarma geçirdi

Anthropic firmasının yeni “Mythos” modeline dair yayımladığı siber güvenlik uyarıları, Washington ve Wall Street’te geniş çaplı bir teyakkuz durumu başlattı. Beyaz Saray, yapay zekâ teknolojisinin artan kabiliyetlerini ve oluşturduğu riskleri değerlendirmek üzere Trump yönetimi yetkililerinin katılımıyla çok yönlü bir inceleme süreci yürütüyor.
Anthropic şirketinin yeni yapay zekâ modeli Mythos’un kısıtlı erişime açılması, Washington ve Wall Street’te en üst düzeyde güvenlik endişelerini tetikledi.
Yapay zekâ firmasının modelin barındırdığı siber güvenlik risklerine dair yayımladığı uyarı notu, teknoloji endüstrisinde bir tartışma başlatırken siyasi ve finansal karar vericileri harekete geçirdi.
Beyaz Saray, Anthropic’in geliştirdiği yeni teknoloji hakkında bilgilendirilmesinin ardından, Trump yönetimi bünyesindeki farklı kurumların liderlerini içeren çok yönlü bir müdahale süreci başlattı. Söz konusu süreçte, yapay zekâ teknolojisinin ulaştığı güç ve olası etkileri kapsamlı bir değerlendirmeye tabi tutuluyor.
Anthropic’in açıklaması, yapay zekâ alanında yıllardır süregelen uyarıların ardından geldi. Ancak geçen hafta yapılan bu duyurunun, Washington üzerindeki baskıyı artırma noktasında önceki uyarılardan daha etkili olduğu ve tehdidin kapsamına dair soru işaretlerine rağmen hükümetin gelişmeleri yakından takip etme ihtiyacı duyduğu kaydedildi.
Trump Beyaz Saray Yapay Zekâ Eylem Planı’nın yazarlarından Dean Ball, Pazartesi günü The Hill’e verdiği mülakatta, yönetimdeki birçok ismin yapay zekâ gelişiminin geçen yaz öngörüldüğü gibi bir duraklama dönemine girmediğini fark etmeye başladığını belirtti.
Ball, “Yetkililer, bu durumun idare edilmediğini görerek sürece bizzat dahil olmaları ve sorumluluk almaları gerektiğinin ayırdına varıyor” değerlendirmesinde bulundu. Dean Ball ayrıca, yönetimin bu tabloyla yüzleşmeye hazır olmadığını da sözlerine ekledi.
Anthropic, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, Claude Mythos Preview modelinin genel kullanıma açılmayacağını duyurdu. Şirket, modelin mevcut aşamada kamuoyu için “çok tehlikeli” olduğunu ifade etti.
Model, “Project Glasswing” adlı yeni bir girişim kapsamında, savunma amaçlı güvenlik çalışmalarında kullanılmak üzere kısıtlı bir teknoloji firması ve yazılım geliştirici grubuna sunuldu.
Cisco, Google ve Palo Alto Networks gibi ortaklar projeye destek verirken, Palo Alto Networks projeyi gizli güvenlik açıklarını bulma konusunda “oyun değiştirici” olarak nitelendirdi.
Mythos yirmi yıllık güvenlik açıklarını gün yüzüne çıkardı
Anthropic tarafından paylaşılan bilgilere göre Mythos, bazıları yirmi yılı aşkın süredir fark edilmeyen binlerce yüksek riskli güvenlik açığını tespit etti.
Söz konusu aracın hükümetlere bu açıkların bulunmasında yardımcı olabileceği belirtilse de aynı zamanda bilgisayar korsanlarının bu gedikleri istismar etmesini de kolaylaştırabileceği vurgulandı.
Anthropic bünyesinde çalışan araştırmacılar, Mythos değerlendirme raporunda tehdidin bu kez kuramsal olmadığını ve gelişmiş dil modellerinin artık sahaya indiğini kaydetti.
Bir Anthropic yetkilisi, Pazartesi günü The Hill’e yaptığı açıklamada, modelin dışarıya açılmasından önce ABD hükümetindeki üst düzey isimlerin Mythos’un saldırı ve savunma amaçlı siber yetenekleri konusunda bilgilendirildiğini teyit etti.
Bu süreçte Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Ajansı (CISA) ve Yapay Zekâ Standartları ve İnovasyon Merkezi ile görüşmeler yapıldığı aktarıldı.
Ekonomi yönetimi ve bankacılık devleri siber riskleri görüştü
Project Glasswing’in duyurulduğu gün, Hazine Bakanı Scott Bessent ve Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell, Wall Street yöneticileriyle bir araya gelerek siber güvenlik endişelerini ele aldı.
Toplantıya katılan ve sürece aşina olan kaynaklar, görüşmenin odağında yapay zekâ kaynaklı tehditlerin bulunduğunu ifade etti.
Bloomberg’in ilk olarak duyurduğu habere göre toplantıya Bank of America CEO’su Brian Moynihan ve Goldman Sachs CEO’su David Solomon gibi isimler katıldı.
Kaynaklar, yöneticilerin bir kısmının ülkenin en büyük sekiz bankasının temsil edildiği Finansal Hizmetler Forumu için zaten Washington’da bulunduğunu belirtti.
CNBC’nin haberine göre, Anthropic’in duyurusu öncesinde Bakan Bessent, Başkan Yardımcısı Vance ile birlikte bir grup teknoloji lideriyle telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmeye Anthropic CEO’su Dario Amodei, xAI CEO’su Elon Musk ve OpenAI CEO’su Sam Altman’ın katılarak yapay zekâ modellerinin güvenliğini tartıştığı bildirildi.
Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett, Cuma günü Fox News’e yaptığı açıklamada, yapay zekânın diğer yazılımlardaki açıkları bulma yöntemleri geliştirmesinin yeni ve aciliyet arz eden bir durum olduğunu belirtti.
Wall Street Journal’ın haberine göre, Ulusal Siber Direktör Sean Cairncross, kritik altyapılardaki güvenlik açıklarını tespit etmek ve kamu kurumlarını yapay zekâ istismarına karşı güçlendirmek üzere bir heyete liderlik edecek.
Beyaz Saray’dan bir yetkili, hükümetin bu konuda endüstriyle aktif temas halinde olduğunu ve yapay zekâ şirketleriyle kritik yazılımların güvenliğini sağlamak için çalışmaya devam ettiğini bildirdi.
Sektör temsilcileri federal hükümetin müdahalesini destekliyor
Booz Allen Hamilton’ın siber işlerden sorumlu başkan yardımcısı Brad Medairy, yapay zekânın hızlı ilerleyişi karşısında hükümetin proaktif tutumunu olumlu karşıladığını belirtti.
Medairy, “Bu meseleyi kimsenin tek başına çözebileceğini sanmıyorum; en üst düzey liderlerin bu konunun üzerine gitmesi cesaret verici” dedi.
Check Point kurumsal strateji şefi Gil Messing ise siber güvenliğin uzun süredir dünya gündeminde olduğunu ancak geçmişte hayali görülen ya da sadece süper güçlerin elinde olan araçların artık yaygınlaşmasının tehdidi reel hale getirdiğini ifade etti.
Wall Street kanadında da benzer bir yaklaşım gözlemlendi. Goldman Sachs CEO’su David Solomon, Pazartesi günkü hissedar toplantısında, Mythos’a erişimleri olduğunu ve güvenliği artırmak için Anthropic ile birlikte çalıştıklarını açıkladı. Solomon, siber güvenliğin işlerinin merkezinde yer aldığını ve bu alandaki yatırımlarını hızlandırdıklarını kaydetti.
JPMorgan Chase CEO’su Jamie Dimon geçen haftaki toplantıya katılamamış olsa da banka, Project Glasswing’in ortakları arasında resmen yer aldı.
Eski Beyaz Saray yetkilileri Anthropic’in stratejisine karşı şüpheli
Washington ve Wall Street’teki hızlı tepkilere rağmen, Trump yönetimine yakın bazı isimler Anthropic’in iddialarına şüpheyle yaklaşıyor.
Beyaz Saray’daki yapay zekâ ve kripto para danışmanlığı görevinden yakın zamanda ayrılan David Sacks, hafta sonu boyunca bu konudaki tereddütlerini dile getirdi.
Sacks, “All-In” adlı podcast programında, Anthropic’in ürün lansmanları ve insanları korkutma konusunda çok başarılı olduğunu belirtti. Sacks, şirketin her yeni model duyurusunda teknolojinin yol açabileceği en kötü senaryolara dair çalışmalar yayımladığını bir gelenek olarak nitelendirdi.
Sacks ayrıca X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, Mythos ile ilişkili siber tehditlerin ciddiye alınması gerektiğini ancak Anthropic’in geçmişteki “korkutma taktiklerinin” de göz ardı edilemeyeceğini yazdı.
Musk’ın eski çalışanlarından ve Stephen Miller’ın eşi Katie Miller da sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Anthropic’in endüstrideki korkuları manipüle etmek için devasa bir halkla ilişkiler şeması yürüttüğünü ve bunun CEO Dario Amodei’nin geçmişte de kullandığı bir yöntem olduğunu bildirdi.
Geçtiğimiz Ağustos ayında Beyaz Saray’daki görevinden ayrılan Dean Ball, yönetim içerisinde yapay zekâ yetkinliklerine dair ciddi bir görüş ayrılığı ve uyumsuzluk yaşandığını belirtti.
Anthropic, piyasadaki en çok kullanılan yapay zekâ ürünlerini sunmaya devam ederken, güvenlik ve ulusal güvenlik risklerini ön plana çıkararak kendisini rakiplerinden ayrıştırmaya çalışıyor. Bu yaklaşım, inovasyon yanlısı ve esnek düzenleme ajandasına sahip Trump yönetimi ile şirket arasında gerilime yol açıyor.
Pentagon’un, hükümet ve ordunun yapay zekâ kullanımına dair Anthropic’ten gelen güvence taleplerinin ardından yıl başında şirketle bağlarını kesmesi bu gerilimin en somut örneklerinden biri olarak kaydedildi.
Sektör gözlemcileri, diğer yapay zekâ şirketlerinin de yakında Anthropic’in izinden giderek benzer güvenlik odaklı ürünler sunabileceğini öngörüyor.
ISG yazılım araştırma direktörü David Menninger, teknoloji trendlerinde bir kümelenme yaşandığını ve diğer büyük dil modeli sağlayıcılarının da Mythos ile rekabet edecek benzer yetenekler geliştirebileceğini ifade etti.
Amerika
New York eyaleti Kalshi platformuna 36 milyar dolarlık dava açtı

ABD’de New York Eyaleti Başsavcısı Letitia James, tahmin pazarı platformu Kalshi’ye lisanssız ve yasa dışı kumar oynattığı gerekçesiyle dava açtı. Eyalet yönetimi, şirketin New York’taki faaliyetlerinin yasaklanmasını, kullanıcılara fonlarının iade edilmesini ve en az 36 milyar dolar ceza ödenmesini talep ediyor.
New York Eyaleti Başsavcısı Letitia James, en büyük tahmin pazarı platformlarından biri olan Kalshi’ye karşı lisanssız yasa dışı şans oyunları düzenlediği suçlamasıyla dava açtı.
Eyalet yetkilileri, servisin eyaletteki faaliyetlerinin yasaklanmasını, kullanıcılara fonlarının geri ödenmesini ve şirketten en az 36 milyar dolar tahsil edilmesini talep ediyor.
New York yetkililerinin değerlendirmesine göre Kalshi, eyalet sakinlerinin eyalet şans oyunları komisyonundan lisans almadan spor, kültür olayları ve seçimler üzerine bahis oynamasına izin verdi.
Dava dilekçesinde ayrıca şirketin yasalarla öngörülen vergileri ödemediği ileri sürülüyor.
Tahmin pazarları (prediction markets), kullanıcıların “evet” veya “hayır” jeton-bahisleri satın alarak spor, siyaset ve daha birçok olayın sonucu üzerine bahis oynadığı platformlar olarak tanımlanıyor.
Bahsin piyasa fiyatı, olasılığa dair kolektif değerlendirmeyi yansıtıyor. Örneğin 0,20 dolar, olayın gerçekleşme şansının yüzde 20 olduğunu gösteriyor.
Kazanan jetonlar her biri için 1 dolar kazandırırken, kaybeden jetonlar sıfırlanıyor. Jetonlar, sonuç gerçekleşene kadar platformların içinde bir borsadaki gibi takas edilebiliyor.
Kalshi ve Polymarket bu alandaki en büyük iki platform konumunda. Kalshi, ABD Emtia Vadeli Ticaret Komisyonu (CFTC) lisansına, New York Menkul Kıymetler Borsasının (NYSE) işletmeci şirketinin desteğine ve televizyon kanalları, medya, spor birlikleri ile büyük kripto borsalarıyla ortaklıklara sahip.
Blokzincir üzerinde çalışan Polymarket ise başlangıçta kripto para ortamından çıktı. Her iki servis de milyarlarca dolarlık değerlemelere ve onlarca milyon dolarlık yatırımlara sahip.
New York yetkilileri davayla eş zamanlı olarak mahkemeden, yargılama sona erene kadar Kalshi’nin eyalet sakinlerine ilgili olay sözleşmelerini sunmasının yasaklanmasını istedi.
Eyalet yönetimi ayrıca, şirketin kullanıcılara fonlarını tamamen tazmin etmesini, bu ürünlerden elde edilen tüm geliri iade etmesini, yasa dışı yollardan elde edilen hasılatın üç katı tutarında ceza ve bu tür sözleşmelerin her bir teklifi için 100 bin dolar ödemesini talep ediyor.
Mahkeme belgelerine göre, talep edilen toplam tazminat miktarı en az 36 milyar doları bulabilir. Nihai miktar, tam finansal hesaplamanın ardından belirlenecek.
New York Eyaleti Valisi Kathy Hochul konuya ilişkin açıklamasında, “Kalshi, tüketicileri koruyan, sorunlu kumarın gelişmesini önleyen, önemli devlet programlarının finansmanını sağlayan ve tüm şirketlerin tek bir kurala göre çalışmasını garanti eden New York’un kumar yasalarını göz ardı etmeyi seçti” dedi.
CoinDesk’in hesaplamalarına göre, son Dünya Kupası sırasında Kalshi, Polymarket ve onların daha küçük ölçekli rakipleri 50 milyar dolardan fazla bahis işledi.
Bu miktar, tüm Amerikalı bahis şirketlerinin toplamından katbekat fazla bir büyüklüğe karşılık geliyor.
New York eyaletinin davası, düzenleyici kurum CFTC’nin mahkeme yoluyla ayrı eyaletlerin yetkililerinin CFTC onaylı tahmin pazarı platformlarına karşı tedbir uygulamasının yasaklanmasını talep etmesinin ertesi günü açıldı.
Daha önce ABD’nin diğer eyaletlerinin yetkilileri de Kalshi ve Polymarket ile mahkemelik olmuştu.
Tahmin pazarlarındaki kripto para bahisleri son iki yılda büyük popülerlik kazandı. Ancak ülkeler birbiri ardına tahmin pazarlarını yasa dışı kumar kapsamına alıyor.
Bu tür bahislerin yasa dışı olduğunu belirten ve Polymarket’i engelleyen son ülkelerden biri Çekya oldu.
Daha önce benzer tedbirler Almanya, Belçika, Romanya, İsviçre, Polonya, Yunanistan, Kıbrıs, Portekiz, İspanya ve Ukrayna tarafından alındı.
Hollanda, Fransa ve Birleşik Krallık da platformun faaliyetlerinin kumar mevzuatına girebileceğini bildirdi.
Amerika
Cumhuriyetçi senatörler Trump’ın Adalet Bakanı adayı Blanche’a karşı

ABD’de Cumhuriyetçi Senatörler John Cornyn ve Thom Tillis, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulması planlanan fonun iptal edildiğine dair yazılı garanti verilene kadar Todd Blanche’ın adalet bakanlığı adaylığını desteklemeyeceklerini bildirdi. İki senatörün muhalefeti üzerine Senato Yargı Komisyonundaki oylama iptal edilirken ABD Başkanı Donald Trump adaylığı geri çekebileceğini açıkladı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın bir sonraki adalet bakanı olarak belirlediği ve halen bakan vekili olarak görev yapan Todd Blanche’ın adaylığı, Senato Yargı Komisyonundaki iki Cumhuriyetçi üyenin muhalefeti nedeniyle belirsizliğe girdi.
Teksas Senatörü John Cornyn ve Kuzey Karolina Senatörü Thom Tillis, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulması önerilen “hukukun araçsallaştırılmasına karşı mücadele” fonunun tamamen kaldırıldığına dair yazılı bir garanti talep ediyor.
Senato Yargı Komisyonunda yer alan Cornyn veya Tillis’ten gelecek tek bir “hayır” oyu, Blanche’ın adaylık sürecini engelleme gücüne sahip bulunuyor. Komisyon, iki senatörün karşı duruşu nedeniyle perşembe sabahı yapılması planlanan oylamayı iptal etti.
İki senatörün Trump ile görüş ayrılığı yaşadığı tek konu Blanche’ın adaylığı değil. Kongre’den ayrılmaya hazırlanan ve Trump yönetimiyle sorun yaşayan diğer bazı Cumhuriyetçi milletvekilleri de başkanın çeşitli pozisyonlarına karşı tavır alıyor.
“YOLO” grubu ve Kongre’deki dengeler
Kongre çevrelerinde şakayla karışık “YOLO” grubu olarak adlandırılan bu yapı, ocak ayında görev süreleri dolacak olan ve artık Trump’a siyasi bir bağımlılığı kalmadığı belirtilen Cumhuriyetçilerden oluşuyor.
İngilizce “sadece bir kez yaşarsın” (you only live once) ifadesinin kısaltması olan “YOLO”, gelecekteki sonuçları önemsemeden hareket eden tavırları tanımlamak için kullanılıyor.
Bu gruptaki isimlerin bir kısmı emekli olmayı tercih ederken, bir kısmı ise Cumhuriyetçi Parti içindeki ön seçimlerde Trump’ın desteklediği adaylara karşı kaybetti.
Senatoda bu grupta yer alan isimler arasında, bu yılki ön seçimleri kaybeden Teksas Senatörü Cornyn ve Louisiana Senatörü Bill Cassidy ile Trump’ın “Tek Büyük, Güzel Yasa” tasarısı nedeniyle başkanla ters düşerek geçen yıl emekli olacağını açıklayan Kuzey Karolina Senatörü Tillis bulunuyor. Her üç isim de önemli konularda başkanla görüş ayrılığı yaşadı.
Temsilciler Meclisinde ise Trump’ın müttefiki bir adaya ön seçimi kaybeden Kentakki Temsilcisi Thomas Massie ile yıl sonunda emekliye ayrılacak olan Nebraska Temsilcisi Don Bacon bu grupta yer alıyor.
Trump adaylığı geri çekebileceğini belirtti
YOLO grubunun farklı üyeleri başka konularda Trump’a karşı gelse de Blanche’ın adaylığının onaylanmasında kilit rolü Cornyn ve Tillis elinde tutuyor.
Senato Yargı Komisyonu Başkanı Chuck Grassley’nin, Blanche’ın Adalet Bakanlığına kalıcı olarak atanmasını değerlendirmek üzere yapılması planlanan toplantıyı iptal etmesinin ardından Trump, perşembe günü yaptığı açıklamada adaylığı geri çekmeyi değerlendireceğini söyledi.
Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda Cornyn ve Tillis’in Blanche’ın adaylığı konusunda net bir tutum sergilemekten kaçındığını vurguladı.
Trump paylaşımında, “Todd Blanche bir YILDIZ ve herkes bunu biliyor! Tüm zamanların en büyük adalet bakanlarından biri olma potansiyeline sahip” ifadelerini kullandı.
Açıklamasına devam eden Trump, “Ancak Teksaslı John Cornyn ve Kuzey Karolina’dan Thom Tillis -ki her ikisini de desteklemeyi reddettim ve siyasi kariyerleri benim bu hareketimle sona erdi- her durumda bakan vekili olarak kalacak olan bu harika adaya oy vermeyi reddediyorlar” diye yazdı.
1,8 milyar dolarlık fon tartışması
İki senatörün muhalefetinin merkezinde, Adalet Bakanlığının “taraflı tutumunun” mağduru olduğunu iddia eden kişilere ödeme yapması öngörülen 1,8 milyar dolarlık “adaletin araçsallaştırılmasına karşı mücadele” fonu yer alıyor.
Kongre’deki her iki partiden eleştirmenler, bu fonun 6 Ocak 2021’deki Kongre baskınına katılanlar da dahil olmak üzere Trump’ın müttefiklerine para aktarma aracı olacağını belirterek fona karşı çıkıyor.
Trump, Adalet Bakanlığı ve ABD İç Gelir Servisi (IRS) arasındaki bir uzlaşmanın parçası olarak gündeme gelen fon hakkında Blanche, konunun artık “hükümsüz” olduğunu ve fonun gündemden kalktığını savundu. Ancak Cornyn, bu ayın başlarında Yargı Komisyonundaki onay oturumunda Blanche’ın bu iddiasına şüpheyle yaklaştı.
Cornyn, 15 Temmuz’da oturum salonunun dışında gazetecilere yaptığı açıklamada, “Uzlaşma anlaşması tarafların yazılı izni olmadan değiştirilemez. Tarafların böyle bir yazılı izni yok ve kendisi de bunun bir sözleşme unsuru olarak yürürlüğe konulabileceğini kabul etti” dedi.
Teksas senatörü sözlerini şöyle sürdürdü: “Düzeltmeye çalıştığım kayıtlara geçmesi açısından bunun gerçekten önemli olduğunu düşünüyorum. Sorularıma dürüstçe yanıt verdi ancak bu yanıtlar inevitably konunun kapandığı sonucuna varılmasını sağlamıyor. İleride tekrar gündeme getirilebilir.”
Cornyn, bu yılın başlarında Teksas’taki Cumhuriyetçi ön seçiminde Trump’ın desteklediği Teksas Başsavcısı Ken Paxton’a kaybettikten sonra Beyaz Saray’a yönelik eleştirilerini daha yüksek sesle dile getirmeye başladı.
Komisyondaki diğer Cumhuriyetçi senatör Tillis ise Blanche’ın adaylığına karşı çıkmasının Trump ile yaşadığı anlaşmazlıklardan kaynaklandığı yönündeki iddiaları reddetti.
The Independent gazetesinin haberine göre Kuzey Karolina senatörü perşembe günü gazetecilere yaptığı açıklamada, “Gerçek şu ki, başkandan hiçbir zaman destek talep etmedim, buna rağmen bana destek verdi. Başkan bu tür bir aracı kullandığı anda karşısında Tillis’in yanıtını bulurdu ama bunu hiçbir zaman yapmadı” diye konuştu.
Her iki senatör de fonun resmi ve kalıcı olarak iptal edildiğine dair güvence almadıkları sürece Blanche’ın komisyondan geçmesi yönünde oy kullanmayacaklarını bildirdi.
Blanche komisyondan geçse dahi göreve atanabilmek için Senato genel kurulunda basit çoğunluğun desteğine ihtiyaç duyacak.
Adalet Bakanlığına yönelik eleştiriler sürüyor
Senatör Cassidy, perşembe günü CBS News’ten Nikole Killion’a yaptığı açıklamada, Adalet Bakanlığının mevcut tutumundan “büyük endişe duyduğunu” belirtti. Cassidy, eski Beyaz Saray çalışanı ve 6 Ocak olaylarının kilit tanıklarından Cassidy Hutchinson hakkında soruşturma yürütmek üzere bir büyük jüri oluşturulduğuna dikkati çekti.
Cassidy, “Her Amerikalı Adalet Bakanlığının bir silah gibi kullanılmasından korkmamalı mı? Buna tatmin edici yanıtlar verilemiyorsa, o zaman muhtemelen başka birinin bu göreve gelmesi gerekir” dedi. Cassidy, Blanche’ın “iyi yanıtlar verebilmesi, Tillis ve Cornyn’e bu taahhüdü sunabilmesi ve Hutchinson’a bu süreçlerin neden yürütüldüğünü açıklayabilmesi durumunda yola devam edilebileceğini” ekledi.
Mayıs ayında yapılan ön seçimlerde Trump’ın desteklediği Temsilciler Meclisi Üyesi Julia Letlow’a kaybeden Cassidy, yenilgisinden bu yana geçen aylarda Trump yönetimini ve karşı çıktığı bazı Cumhuriyetçi politikaları açıkça eleştiriyor.
Louisiana senatörü, Blanche’ın adaylığına destek verip vermeyeceği konusunda renk vermeyerek perşembe günü gazetecilere “halen bilgi toplama aşamasında olduğunu” söyledi.
Diğer bazı Cumhuriyetçi senatörler de bu hafta yaptıkları değerlendirmelerde, tartışmanın ön planında Cornyn ve Tillis yer alsa da kendilerinin de adaylık ve fon konusunda endişeleri bulunduğunu bildirdi.
Cornyn ve Tillis perşembe günü Blanche ile bir görüşme gerçekleştirdi, bu nedenle taraflar arasında bir uzlaşma sağlanabileceği belirtiliyor.
Ancak Trump’ın adaylığı geri çekme düşüncesini hayata geçirmesi ihtimaline değinen Cornyn, ön seçimi kazanan Paxton’ın kasım ayındaki genel seçimi kazanmasının kesin olmadığını hatırlattı. Teksas Başsavcısı Paxton, seçilmesi halinde Trump yönetiminin yasama önceliklerine güçlü destek vereceğini taahhüt etmişti.
Buna karşın Paxton, kasım ayındaki seçimlerde Demokrat Eyalet Temsilcisi James Talarico karşısında zorlu bir yarışla karşı karşıya bulunuyor. Cook Political Report, Cornyn’in mayıs ayındaki ikinci tur yenilgisinin ardından bu yarışa ilişkin değerlendirmesini “Muhtemel Cumhuriyetçi” seviyesinden “Cumhuriyetçilere Kayıyor” seviyesine revize etti. Son anketlerde Demokrat adayın farkı açtığı görülüyor.
Cornyn perşembe günü yaptığı açıklamada, “Yani bizi istediği noktada getirdiğini düşünebilir. Ancak gerçek şu ki, Senatör Tillis ve benim yerimizi kimin alacağına dair bir garanti yok. Gelecek yıl elindeki kozlar şu ankinden daha zayıf olabilir. Bu talihsiz bir durum çünkü biz bu kavgayı büyütmemeye çalıştık” ifadelerini kullandı.
Kendi koltuğu “Demokratlara kayıyor” kategorisinde değerlendirilen Tillis de benzer bir uyarıda bulunarak sürecin ters tepebileceğini söyledi.
Tillis, fonun artık yürürlükte olmadığına dair beklentilerin karşılanması durumunda kendisini onaylamaya hazır bir grupla çalışmak yerine, Trump’ın bir sonraki Kongre’deki sandık sayılarını hesaba katması gerektiğini vurguladı.
Amerika
Minnesota’da 30’dan fazla su tesisine siber saldırı

ABD’deki siber güvenlik yetkilileri, Minnesota eyaletinde 30’dan fazla belediye su tesisini hedef alan koordine siber saldırıları araştırıyor. İncelemelerde olası İranlı bilgisayar korsanlarına ait ayrıntılara ulaşıldığı bildirildi. Eyalet ve federal kurumlar, kamu hizmetlerinin aksamaması ve sistemlerin emniyete alınması için ortak çalışma yürütüyor.
ABD’deki siber güvenlik yetkilileri, Minnesota eyaletinde 30’dan fazla belediye su tesisini hedef alan koordine siber saldırıları inceliyor. Soruşturmada olası İranlı bilgisayar korsanlarına ait ayrıntıların yer aldığı belirtildi.
Minnesota Bilişim Teknolojileri (MNIT) kurumu Salı günü saldırılara ilişkin bir uyarı yayımladı.
Kurum; ABD Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Ajansı (CISA), ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) ve Federal Soruşturma Bürosu (FBI) dahil olmak üzere federal kurumlarla koordineli bir inceleme yürüttüklerini duyurdu.
Uyarda yer alan bilgilere göre yetkililer, devam eden soruşturma nedeniyle “faaliyeti henüz belirli bir aktöre bağlamadıklarını” veya saldırıların tek bir aktöre atfedilemeyeceğini kaydetti.
Araştırmacılar, Minnesota genelindeki vakalar arasında saldırı zamanlamaları ve “kullanılan teknoloji türleri” de dahil olmak üzere benzerlikler tespit etmeyi başardı.
MNIT, Minnesota Sağlık Bakanlığının yerel su sistemleri üzerindeki etkileri araştırdığını ekledi. Kurum, şehirlerden “içme suyu kullanımlarını değiştirme” yönünde gelen “herhangi bir aktif talep” bulunmadığını bildirdi.
Pazar ve Pazartesi günleri gerçekleşen saldırılarda, operatörlerin kullandığı bilgisayar ekranları olan “programlanabilir mantıksal denetleyiciler” (PLC) ile “insan-makine arayüzleri” (HMI) hedef alındı.
Minnesota Bilgi Güvenliği Başkanı John Israel, eyaletin bilgileri federal kurumlara ilettiğini ve bu kurumların “bu faaliyeti daha geniş bir ulusal bağlamda değerlendirdiğini” söyledi.
CISA, FBI ve diğer federal kurumlar tarafından 22 Temmuz’da yayımlanan ortak bir uyarıda, İranlı bilgisayar korsanlarının su sistemlerini ve diğer PLC’leri hedef aldığı konusunda uyarıda bulunulmuştu.
Açıklamada ayrıca operasyonel teknoloji (OT) sahipleri ve operatörlerinin “doğrudan internet erişimini sınırlandırmalarının ve güvenli PLC kurulumunu sağlamalarının” önemi vurgulanmıştı.
FBI Siber Bölümü Direktör Yardımcısı Brett Leatherman söz konusu uyarıda, İranlı aktörlerin “ABD’nin kritik altyapısını hedef almaya” ve “Amerikalıların bağımlı olduğu temel hizmetleri aksatmaya devam ettiğini” ifade etmişti.
Bu durum, İran savaşı sırasında ABD’nin ülkedeki kritik altyapıyı hedef alan saldırılarını takip ediyor. ABD ordusu İran’daki bir liman tesisine, enerji altyapısına ve köprülere saldırılar düzenlemişti.
MNIT; su ve atıksu sistemlerine, internetten erişilebilen operasyonel teknolojileri tespit etmeleri ve tesislerdeki uzaktan erişim imkanlarını kontrol etmek gibi adımları derhal atarak sistem güvenliğini sağlamaları tavsiyesinde bulundu.
Dünya Basını6 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi3 gün öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Avrupa2 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Dünya Basını6 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Avrupa2 hafta önceAlmanya, silahlanmak için borçlanıyor
Dünya Basını6 gün önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Asya2 hafta önceDeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı
Avrupa6 gün önce‘Yeraltı ülkesi’ geri geliyor: İsviçre sığınaklarında yeni ‘savaş düzenlemesi’












