Bizi Takip Edin

Ortadoğu

Aramco, Umman açıklarında petrol satmaya çalışıyor

Yayınlanma

Devlet petrol şirketi Suudi Aramco, Umman Körfezi’ndeki Sohar gibi noktalardan “gemiden gemiye” olarak adlandırılan yöntemle sevkiyatlar teklif etti.

Bloomberg’e konuşan kaynaklar, piyasaya sunulan petrol türlerinin “Arab Medium” ve “Arab Heavy” olduğunu, bunun da varillerin büyük olasılıkla Basra Körfezi’nden çıkarıldığı anlamına geldiğini belirtti.

Kaynaklar, şimdilik tekliflerin yalnızca bazı Çinli rafinerilere yapıldığını belirtti.

Çin’deki birçok rafineri işletmecisi, karmaşık rafinerilerine daha uygun olan Aramco tarafından üretilen daha ağır ve nispeten kükürt içeriği yüksek petrol türlerini tercih ediyor.

Aramco’nun bu hamlesi, krallığın Birleşik Arap Emirlikleri’nin izinden giderek Hürmüz Boğazı üzerinden daha fazla petrol sevk etmeyi planladığının bir işareti olabilir.

Orta Doğulu petrol üreticileri, İran Körfezi’nden büyük miktarlarda ham petrol sevk etmeyi sürdürerek, petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde kalmasını önlemeye yardımcı oluyor ve enerjiden kaynaklanan enflasyon artışına dair endişeleri hafifletiyor.

Aramco’nun ticaret kolu, mayıs ayında bazı sevkiyatları Hürmüz’den geçirdi. Fakat krallığın ihracatını Kızıldeniz’deki Yanbu limanına yönlendirebilme kabiliyeti, bu su yoluna olan bağımlılığını azalttı.

Son birkaç hafta içinde, Yemen direnişinin Suudi Arabistan’a karşı deniz ablukası ilan etmesinin ardından, Kızıldeniz’den yön değiştiren akışlar bile tehlikeye girdi.

Son zamanlarda, Suudi Arabistan’ın Basra Körfezi’ndeki tesislerinden yapılan kargo faaliyetlerinde bir artışa dair işaretler görülüyor.

Uydu görüntülerine göre, geçtiğimiz hafta boyunca en az 9 milyon varil taşıma kapasitesine sahip gemiler, ülkenin devasa Ras Tanura ihracat tesislerinde veya bu tesislerin yakınında yükleme işlemi gerçekleştirdi.

Suudi Arabistan ayrıca Körfez’in hemen dışında büyük bir petrol süper tankeri filosu oluşturdu.

Aramco CEO’su Amin Nasser, mart ayında Yanbu’ya petrol taşıyan boru hattının esas olarak Arab Light ve Extra Light türlerini taşıdığını belirtmişti.

O dönemde yaptığı açıklamada, büyük ölçüde Basra Körfezi içinde yer alan ülkenin açık deniz sahalarının, ülkenin orta ve ağır petrol rezervlerinden oluştuğunu ifade etmişti.

Ortadoğu

Çin Devlet Başkanı Xi, eski Başbakan Zhu Rongji’nin cenaze törenine öncülük etti

Yayınlanma

Partinin üst düzey isimleri Pekin’deki Babaoshan Devrimci Mezarlığı’nda düzenlenen törene katıldı ve Zhu Rongji’nin ailesine başsağlığı diledi.

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, salı günü naaşı yakılan eski Başbakan Zhu Rongji’ye son saygı duruşunda parti elitine öncülük ederken, ülke genelinde bayraklar yarıya indirildi.

Geçen çarşamba Pekin’de bir hastalık sonucu 97 yaşında hayatını kaybeden Zhu, 1998-2003 yılları arasında başbakanlık yapmış ve ülkenin ekonomik reformlarının baş mimarı olarak görülmüştü.

Zhu, Çin’in piyasa temelli bir ekonomiye geçişinde kilit rol oynadı ve ülkenin Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) katılım sürecini yönetti. Bu süreç, Çin’in benzeri görülmemiş büyümesinin ve dünyanın ikinci büyük ekonomisi haline gelmesinin önünü açtı.

Xinhua’nın haberine göre, üst düzey yetkililer ve ulusal kahramanların defnedildiği Pekin’deki Babaoshan Devrimci Mezarlığı’nda düzenlenen cenaze töreninde Xi ve Başbakan Li Qiang’ın yanı sıra Komünist Parti Politbüro Daimi Komitesi’nin diğer beş üyesi ile Devlet Başkan Yardımcısı Han Zheng de Zhu’ya son saygılarını sundu.

Devlet haber ajansı, Zhu Rongji’nin naaşının çiçekler ve servi dallarıyla çevrili olduğunu ve Komünist Parti bayrağıyla örtüldüğünü, yas tutanların ise ağırbaşlı bir veda töreninde bir araya geldiğini bildirdi.

Xinhua’ya göre grup, saat 09.30 sıralarında sessizce ayakta durdu ve Zhu’nun naaşı önünde üç kez eğildi. Ardından ailesinin üyeleriyle tokalaşarak başsağlığı dileklerini iletti.

Eski Devlet Başkanı Hu Jintao da törene bir çelenk gönderdi.

Tören, Kasım 2023’te Babaoshan’da naaşı yakılan eski Başbakan Li Keqiang’ın cenazesinde de uygulanan yerleşik protokoller doğrultusunda gerçekleştirildi.

Devlet yayın kuruluşu CCTV’ye göre, salı günü Pekin’de Tiananmen Meydanı ile diğer önemli hükümet ve devlet kurumlarında bayraklar yarıya indirildi. Bunlar arasında Çin’in en üst düzey liderliğinin merkezinin bulunduğu Zhongnanhai’ın ana kapısı Xinhuamen, Büyük Halk Salonu ve Dışişleri Bakanlığı da yer aldı.

Zhu’nun anısına Tiananmen Meydanı’ndaki bayrağın yarıya indirilmesi, salı sabahı Çin’in popüler mikroblog platformu Weibo’da en çok konuşulan konu oldu.

Ulusal bayraklar ayrıca eyalet düzeyindeki parti komiteleri ve hükümetlerin merkezlerinde, Hong Kong ve Makao’da, sınır kapılarında, limanlarda ve havalimanlarında, ayrıca Çin’in yurt dışındaki diplomatik temsilciliklerinde de yarıya indirildi.

Hong Kong’da Pekin’in Sheung Wan’daki irtibat bürosunun yanı sıra Admiralty’deki merkezi hükümet ofisleri, Central’daki Government House, kentin havalimanı ve tüm sınır kontrol noktaları dahil olmak üzere önemli yerel hükümet tesisleri ve altyapı noktalarında ulusal ve bölgesel bayraklar yarıya indirildi.

Dönemin Devlet Başkanı Jiang Zemin yönetiminde görev yapan Zhu, Çin’in “ekonomi çarı” olarak anılıyordu. Ekonominin yeniden yapılandırılmasındaki belirleyici rolü ve ülkenin 2001’de DTÖ’ye katılmasını sağlayan sürece öncülük etmesi nedeniyle Çin’in en önemli ekonomik reformcularından biri olarak hatırlanıyor.

Resmi ölüm ilanında Zhu, “mükemmel bir parti üyesi, uzun yıllar boyunca sınanmış ve sadık bir komünist savaşçı, seçkin bir proleter devrimci, devlet adamı ve parti ile devletin lideri” olarak övüldü.

Xinhua tarafından salı günü yayımlanan resmi biyografide de Zhu’nun “siyasi kavrayışı ve sağlam siyasi muhakemesi” öne çıkarıldı; dürüstlüğü, disiplini ve yolsuzluğa karşı sert tutumu övüldü.

Biyografide, “Gerçeğe ve ilkelere bağlı kaldı, güçlü bir siyasi kavrayış ve siyasi muhakeme sergiledi, temel öneme sahip meselelerde tavrını açık biçimde ortaya koydu, Komünist Parti’ye sadık kaldı ve parti adına sorumluluk üstlendi,” ifadelerine yer verildi.

Biyografide, Zhu Rongji’nin Çin ekonomisini yeniden yapılandırmadaki rolünün yanı sıra ülkeyi 1997-98 Asya mali krizinden çıkarma sürecindeki katkıları da vurgulandı. Bu kapsamda, Hong Kong’un 1997’de Çin egemenliğine dönmesinden sonra Hong Kong dolarını ABD dolarına sabitleyen kur sistemini savunmasına verdiği “kararlı destek” özellikle öne çıkarıldı.

Resmi biyografiye göre, krizin 1998’de Hong Kong’un para birimi ve finans piyasaları üzerinde baskı oluşturduğu dönemde Zhu’nun desteği, Hong Kong’un güvenini pekiştirmesine ve uluslararası finans merkezi konumunu sağlamlaştırmasına yardımcı oldu.

Zhu’nun mirasının önemli unsurlarından biri de Çin’in kamu iktisadi teşebbüslerinde gerçekleştirdiği kapsamlı yeniden yapılanmaydı. Zhu, verimsiz ve ağır borç yükü altındaki şirketlerin yeniden yapılandırılması için bastırdı; bunun sonucunda çok sayıda “zombi şirket” kapatıldı ya da iflas etti ve milyonlarca işçi işten çıkarıldı.

Bu reformlar ekonominin yeniden canlanmasına yardımcı olurken, daha verimli özel şirketler ve yabancı sermayeli firmalar için de daha geniş bir faaliyet alanı yarattı.

Okumaya Devam Et

Ortadoğu

ABD-İran ateşkesi bitti: Petrol ve tahvil getirileri yükseldi

Yayınlanma

ABD ile İran arasındaki 60 günlük ateşkesin sona ermesi ve Tahran’ın askeri duruşunu değiştireceğini açıklamasıyla petrol fiyatları ve tahvil getirileri yükseldi. Küresel tahvil satışlarının derinleştiği Asya piyasalarında hisse senedi kazançları baskılandı. ABD Başkanı Donald Trump’ın ateşkesi uzatmak istemediğini teyit etmesiyle piyasalarda riskten kaçış eğilimi güçlendi.

ABD ile İran arasındaki 60 günlük ateşkesin sona ermesi ve Tahran yönetiminin “tamamen taarruz” askeri duruşuna geçeceğini duyurması, salı günü Asya işlemlerinin başlangıcında petrol fiyatlarını yukarı taşırken tahvil getirilerini artırdı ve borsalardaki sınırlı kazanımları törpüledi.

Reuters’ın haberine göre MSCI’nın Japonya hariç Asya-Pasifik hisselerini izleyen en geniş endeksi, Güney Kore’de Seul piyasasının tatil dönüşünde KOSPI endeksindeki yüzde 3’ü aşan artışın etkisiyle yüzde 0,8 yükseldi.

Buna karşılık Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,3 gerilerken ABD’de S&P 500 e-mini vadeli kontratları yatay seyretti.

ABD 10 yıllık Hazine tahvili getirisi 0,8 baz puan artışla yüzde 4,728’e ulaştı. 30 yıllık ABD Hazine tahvilinin getirisi ise 0,6 baz puan yükselerek yüzde 5,3146 seviyesine çıktı ve yirmi yılı aşkın sürenin en yüksek düzeyini kaydetti.

ING analistleri yayımladıkları değerlendirmede, “Normal şartlarda ABD 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 4,65’in üzerine çıkması, Trump yönetiminden genellikle İran’la savaşa dair yakın bir çözüme odaklanan teskin edici açıklamaları beraberinde getirirdi” ifadelerini kullandı.

Analistler, “Bu kez aynı açıklamaları duymuyoruz. Aksine, kırılgan 60 günlük ateşkesin son bulmasıyla son işaretler yakın bir çözüm olmayacağını gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.

Tahvil piyasalarındaki küresel satış dalgasının derinleşmesiyle Japonya’nın 10 yıllık devlet tahvili getirisi 2,5 baz puan yükselerek son 30 yılın en yüksek seviyesi olan yüzde 2,945’e çıktı.

Wall Street’te bir önceki seansta, perakende satışlardaki beklenmedik düşüş dahil olmak üzere zayıf gelen ABD ekonomik verilerinin ardından S&P 500 yüzde 0,5, Nasdaq Bileşik endeksi ise yüzde 0,3 geriledi. Bu veriler piyasaların ABD Merkez Bankasının (Fed) yakın zamanda bir faiz adımına gideceğine yönelik tahminlerini geri çekmesine yol açtı.

Westpac analistleri hazırladıkları araştırma notunda piyasa havasını şöyle aktardı: “Başkan Trump’ın İran’la ateşkesi uzatmakla ilgilenmediğini yeniden teyit etmesi, Orta Doğu’da yeniden artan gerilimin petrol fiyatlarını yukarı çekmesi ve piyasa hissiyatını karmaşıklaştırmasıyla genel anlamda riskten kaçış havası hakim oldu.”

Doların altı para birimi karşısındaki gücünü ölçen ABD dolar endeksi, iki ayın en düşük seviyesi olan 99,527 civarında işlem gördü.

İran’daki kilitlenmenin petrol tüccarlarını küresel arz endişelerine yeniden odaklaması sonucu petrol fiyatları pazartesi günü 2 dolardan fazla arttı. Asya’da işlemlerin yeniden başlamasıyla Brent ham petrolü vadeli kontratları yüzde 0,2 artarak varil başına 91,06 dolara yükseldi.

Altın fiyatı yüzde 0,1 artışla 4.420,07 dolara çıktı ve son dönemdeki kazanımlarını üst üste üçüncü güne taşıdı.

Kripto para piyasalarında ise bitcoin yüzde 0,1 yükselerek 64.398,48 dolardan, ether ise yüzde 0,3 kazançla 1.911,40 dolardan işlem gördü.

Okumaya Devam Et

Ortadoğu

Müzakereler tıkanırsa İran ABD ablukasını askeri güçle yaracak

Yayınlanma

İran, barış müzakerelerinin başarısız olması durumunda ABD’nin deniz ablukasını askeri güçle kıracağını duyurdu. Reuters ajansına konuşan üst düzey bir İranlı yetkili, Washington yönetiminin geçici barış anlaşması şartlarını birkaç hafta içinde yerine getirmemesi halinde saldırının başlayacağını belirtti.

Reuters haber ajansına konuşan üst düzey bir İranlı yetkili, barış müzakerelerinin başarısızlıkla sonuçlanması halinde İran’ın ABD’nin deniz ablukasını kırmaya yöneleceğini açıkladı.

İranlı yetkili, ABD’nin geçici barış anlaşması koşullarını birkaç hafta içinde bütünüyle yerine getirmemesi durumunda İran saldırısının başlayacağını dile getirdi. Yetkili daha sonra yaptığı değerlendirmede, müzakerelerdeki kilitlenme nedeniyle Tahran yönetiminin savunma politikasını terk ederek “tamamen taarruz” stratejisine geçme kararı aldığını bildirdi.

Yetkili, “İran’ın zorlu durumlarda karar alma ve eyleme geçme kararlılığı doğrultusunda, İranlı kurumlar Hürmüz Boğazı’nda ve genel olarak bölgede gerilimin tırmanmasına hazırlıklı olmalıdır” ifadelerini kullandı.

Söz konusu açıklamalardan birkaç saat önce Al Arabiya televizyonu, ABD ile İran’ın süresi bugün, yani 17 Ağustos’ta dolan ateşkes anlaşmasını uzattığını duyurdu. Buna karşılık İran Dışişleri Bakanlığı, anlaşmanın geçerliliğini yitirdiğini savundu. Bakanlık Sözcüsü İsmail Bekayi, “Mutabakat zaptında yer alan hususlar hayata geçirilmiyor” dedi.

ABD, şubat ayında İsrail ile birlikte İran’a yönelik ortak bir harekat başlattı. Bu gelişmenin ardından mart ayı ortasında açıklama yapan ABD Başkanı Donald Trump, çatışmanın “fazla zaman almayacağını” savunarak sürecin kısa sürede tamamlanacağını taahhüt etti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise daha sonra yaptığı açıklamada, savaşın başlamasından 20 gün sonra Washington’ın müzakereler için “yalvardığını” ileri sürdü.

İran ile ABD, 18 Haziran’da bir mutabakat zaptı imzalasa da Tahran’ın Amerikan tarafını mutabakat şartlarına uymamakla suçlamasının ardından çatışmalar yeniden başladı.

Arakçi daha sonra İran’ın ABD ile doğrudan müzakere yürütmediğini, tarafların yalnızca “aracılar vasıtasıyla mesaj teatisi gerçekleştirdiğini” ve Washington mutabakat koşullarını ihlal etmeyi bırakmadıkça barış sürecinin yeniden başlamasının mümkün olmadığını ifade etti.

Bu açıklamaların aksine müzakerelerin sürdüğünü belirten Trump, ABD’nin bu görüşmeleri “yarım güçle” yürüttüğünü kaydetti. Bu açıklamadan kısa bir süre önce ise ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, tarafların 30 ila 60 günlük bir ateşkes anlaşması imzalayabileceğini duyurmuştu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English