Avrupa
Avrupa ile Almanya, dünyadaki silahlanmanın itici gücü

Avrupa şu anda dünya çapında silah alımının en güçlü itici gücü konumunda ve Almanya da Avrupa’da bu alanda en önemli itici güç.
Bu bilgi, Londra merkezli düşünce kuruluşu Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (IISS) tarafından yapılan son analizden elde edildi.
Analize göre, Avrupa geçen yıl askeri harcamalarını yüzde 12,6, Almanya ise harcamalarını yüzde 18’e kadar artırdı; küresel ortalama ise yüzde 2,5 idi.
Böylece Avrupa, dünya çapındaki tüm askeri harcamaların yüzde 21’ini oluşturuyor; Berlin, savunma bütçesini 2029’da 150 milyar avroya çıkarırsa, Almanya bu rakamın neredeyse yüzde 6’sını oluşturabilir. Federal Cumhuriyet, dünya nüfusunun yüzde 1’ini oluşturuyor.
IISS’in belirttiği üzere Avrupa ülkeleri, ABD’li savunma şirketlerine daha az bağımlı hale gelmek için silahlarını yerli silah üreticileri tarafından üretmeyi giderek daha başarılı bir şekilde gerçekleştiriyor.
Bunun istisnası, ABD’nin F-35 savaş uçakları gibi askeri havacılık endüstrisinin ürünleri ve bunların özellikle pahalı olduğu kabul ediliyor.
Almanya’nın 80 milyar avroluk silahlanma planı Amerikan şirketlerini dışlıyor
Almanya’nın askeri harcamalarında yüzde 18 artış
Londra merkezli düşünce kuruluşuna göre, küresel askeri bütçeler 2025 yılında reel olarak yüzde 2,5 artarak 2,63 trilyon dolara ulaştı.
Bu rakam, 2026 için 525 milyar avro (610 milyar dolar) harcama öngören Almanya’nın toplam federal bütçesinin dört katından fazladır.
Avrupa ülkeleri ise geçen yıl askeri harcamalarını yüzde 12,6 artırarak 563 milyar dolara çıkardı ve şu anda küresel savunma harcamalarının yüzde 21’ini oluşturuyor. 2022’de bu rakam yüzde 17 idi.
IISS’e göre, Avrupa’nın yeniden silahlanmasının ana itici gücü, 2025 yılında askeri harcamalarını yüzde 18 artırarak 95 milyar avroya (107 milyar dolar) çıkaran Almanya idi.
Berlin, açıkladığı gibi 2029 yılına kadar savunma bütçesini 150 milyar avroya çıkarırsa, bu rakam tüm küresel askeri harcamaların neredeyse yüzde 6’sını oluşturacak.
“Made in Europe” tedariklerinde artış
IISS’e göre, Avrupa’da askeri teçhizatı ABD’den değil, kendi kıtasından satın alma çabalarında belirgin bir artış var.
Düşünce kuruluşuna göre, 2022’nin başından 2025’in ortasına kadar tüm silah alımlarının üçte ikisi Avrupa’daki tedarikçilerden gerçekleştirildi.
Tek önemli istisna askeri havacılık sektöründeydi. Bu, örneğin Almanya da dahil olmak üzere birçok Avrupa ülkesi tarafından satın alınan ABD F-35 savaş uçakları için geçerli.
Fakat Avrupa’daki bazı hükümetler, özellikle de Almanya, uydu programlarına büyük miktarlarda yatırım yapmaya başladı; bunun büyük bir kısmı şu anda Alman şirketlerine gidiyor.
IISS’e göre, Avrupa’nın kendi risk sermayesi sıkıntısı var. Bu durum, başarılı startup’ların büyümeye devam ettiği ve üretimlerini genişletmeleri gereken aşamada özellikle belirgin hale geliyor.
Bu durumda genellikle ABD’nin risk sermayesi kullanılıyor. Fakat yatırımların çevresel ve sosyal uyumluluğunu sağlamak ve silahlanmanın önünü kesmek amacıyla oluşturulan “ESG kriterleri”ni giderek daha fazla banka ve risk sermayedarı yumuşatıyor veya terk ediyor.
Bu durum, Avrupa’nın finansman payının artmasına yol açabilir.
Kamikaze insansız hava araçları için milyarlarca avro
Bu gelişme, Alman Silahlı Kuvvetleri’nin (Bundeswehr) son insansız hava aracı siparişiyle örneklendirilebilir.
Şubat sonunda, Bundestag’ın bütçe komitesi kamikaze insansız hava araçlarının satın alınmasını onayladı ve iki Alman startup’ına –Helsing ve Stark Defence– sözleşme verdi.
Helsing’in sözleşmesi, fırlatma için mancınık gerektiren HX-2 insansız hava aracı için. Stark Defence’in sözleşmesi ise kendi başına dikey olarak havalanan ve birçok kez kullanılabilen Virtus insansız hava aracı için.
Helsing’e verilen siparişin toplam hacmi yaklaşık 1,5 milyar avro, Stark Defence’e verilen sipariş ise 2,9 milyar avro.
Ne var ki her iki sipariş de başlangıçta sınırlandırıldı. İlk aşamada Helsing yaklaşık 4.300 HX-2 insansız hava aracı, Stark Defence ise yaklaşık 2.200 Virtus insansız hava aracı teslim edecek; her birinin fiyatı 270 milyon avro.
Daha sonra, her iki şirket de toplamda 1 milyar avroya kadar insansız hava aracı tedarik edecek.
Fiyat sınırı, insansız hava araçlarının henüz tam olarak geliştirilmemiş olması ve silah endüstrisinde yaygın olan fiyat artışlarına karşı koymak için kararlaştırıldı.
ABD’li finansörlerle ilgili endişeler
Hem Helsing hem de Stark Defence, mümkün olduğunca bağımsız bir Avrupa üretimine büyük önem veriyor.
Geçen yıl Stark Defence, yalnızca Alman tedarikçilerden gelen bileşenleri kullandığını açıklamıştı.
Helsing ise, şirketin ifadesiyle “ulus devletlerin yerel ve bağımsız olarak üretim yapmasını sağlayan yüksek verimli üretim tesisleri” olan dayanıklılık fabrikalarında uzmanlaştı.
Helsing’in finansörleri büyük ölçüde Avrupa’dan gelirken, Stark Defence’in destekçileri arasında CIA’in risk sermayesi kolu In-Q-Tel ve Peter Thiel’in yatırım şirketi Thiel Capital bulunuyor.
Stark Defence’in güçlü ABD şirketleri tarafından finanse edilmesi, Alman Silahlı Kuvvetleri drone sözleşmesini imzalamadan önce bazı endişelere neden olmuştu.
Örneğin Savunma Bakanı Boris Pistorius, Peter Thiel’in finansal katılımına ilişkin “çekinceleri” olduğunu “açıkça” yineledi.
Stark Defence ise, Thiel Capital’in hisselerin yüzde onundan azına sahip olduğunu ve her şeyden önce şirketin faaliyetleri üzerinde operasyonel bir etkisi olmadığını teyit etmek zorunda kaldı.
Şirket, tüm geliştirme ve üretim tesislerinin Avrupa’da bulunduğunu ve denetim kurulunun tamamen Avrupalı kişilerden oluştuğunu belirtti.
Avrupa
Almanya, Rusya’ya karşı binlerce yeni füze almaya hazırlanıyor

Bloomberg’ün haberine göre Almanya, Tomahawk sevkiyatında yaşanan gecikmeler üzerine savunma cephaneliğini binlerce hassas vuruş füzesiyle takviye etmeyi planlıyor. Berlin, Amerikan girişimi Covenant’tan 1,12 milyar doları aşan Anthem füzeleri almanın yanı sıra Ukrayna, Hollanda ve İngiltere ortaklı projeleri değerlendiriyor.
Almanya, savunma cephaneliğini genişletmek amacıyla binlerce hassas vuruş füzesi satın almayı planlıyor.
Almanya ordusunun envanterinde şu anda yalnızca havadan fırlatılan ve yaklaşık 500 kilometre gibi görece kısa bir menzile sahip olan Taurus seyir füzeleri yer alıyor.
Bloomberg’ün konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberinde, Berlin’in Amerikan Raytheon üretimi BGM-109 Tomahawk füzeleri ile Typhon fırlatma sistemlerini tedarik etme planının ise gecikmelerle karşılaştığı belirtildi.
Bu tablonun ardından Almanya Savunma Bakanlığı, çok sayıda üreticiyle binlerce hassas vuruş füzesi almak üzere görüşmelere başladı.
Berlin’in benimsediği strateji, görece düşük maliyetli füzeleri yüksek adetlerle temin ederek nicelik üstünlüğü kurmayı ve olası bir hasmın hava savunma sistemlerini doygunluğa ulaştırarak felce uğratmayı amaçlıyor.
Görüşme yürütülen taraflardan birini Amerikan savunma girişimi Covenant oluşturuyor.
Almanya, bu şirketten 1,12 milyar doları aşan bir maliyetle karadan fırlatılan binlerce Anthem seyir füzesi almayı değerlendiriyor.
Covenant şirketi ABD kökenli olmasına karşın projenin Avrupa ile doğrudan bağı sürüyor. Girişim, bu yıl Almanya’nın Leipzig kentinde bir fabrika açtı.
Fabrikadaki ilk füzelerin 2027 yılının başında üretim bandından çıkması hedefleniyor.
Gelecek yılın sonuna kadar bin adet üretmeyi planlayan şirket, bağımsız Avrupa tedarik zincirlerinden faydalanarak 2028 yılına gelindiğinde yıllık 5 bin füzelik azami kapasiteye ulaşmayı amaçlıyor.
Berlin tek bir tedarikçiye bağlı kalmamak için alternatifleri inceliyor
Berlin yönetimi tek bir şirkete bağımlı kalmaktan kaçınmak için farklı seçenekleri de gündemde tutuyor.
Bu kapsamda Ukrayna ile Bars seyir füzelerinin ortak üretimi ve satın alınması yönünde temaslar yürütülüyor.
Hollanda merkezli Destinus SA şirketinin geliştirdiği Ruta füzeleri de incelenen seçenekler arasında yer alıyor.
Almanya ve İngiltere ortak girişimi olan Hypersonica ile de yüksek hızlı HS1 füzelerinin geliştirilmesi konusu ele alınıyor.
Avrupa ülkeleri, Ukrayna’daki çatışmaların başlamasının ardından geniş kapsamlı bir yeniden silahlanma sürecine girdi.
Rusya’nın Berlin Büyükelçisi Sergey Neçayev ise mayıs ayında yaptığı açıklamada Almanya’nın Rusya ile askeri bir karşı karşıya gelişe hazırlandığını öne sürmüştü.
Neçayev, Almanya’nın Ukrayna’daki çatışmalara taraf olmama yönündeki resmi beyanlarına rağmen askeri harcamalarını artırdığını, ordu mevcudunu büyüttüğünü ve silahlanma adımlarını hızlandırdığını savundu.
Avrupa
Avusturya, dört Rus diplomatı sınır dışı etti

Avusturya, üçü büyükelçilikte biri AGİT temsilciliğinde görevli dört Rus diplomatı casusluk şüphesiyle sınır dışı etti. Karara tepki gösteren Rusya Dışişleri Bakanlığı misillemenin kaçınılmaz olduğunu duyururken Viyana’nın 2022’den bu yana sınır dışı ettiği Rus görevli sayısı en az 18’e ulaştı.
Avusturya, dört Rus diplomatı “istenmeyen kişi” ilan ederek sınır dışı etti. Diplomatlardan üçü Viyana’daki Rusya Büyükelçiliğinde görev yaparken biri ülkenin Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Daimi Temsilciliğinde yer alıyordu.
Gelişmeyi cuma günü ilk olarak Avusturya dergisi Profil duyurdu; kamu yayıncısı ORF ve Die Presse gazetesi de Dışişleri Bakanlığına dayandırdıkları haberlerle bilgiyi teyit etti.
Bakanlık açıklamasında kararın güvenlik birimlerinden gelen veriler doğrultusunda alındığı belirtildi. Açıklamada, dört Rus görevlinin diplomatik statüleriyle bağdaşmayan faaliyetler yürüttüğü kaydedildi.
Moskova ise karara gecikmeden karşılık verileceğini duyurdu. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Avusturya’nın bu adımına yönelik tepkinin “kaçınılmaz olarak geleceğini” açıkladı.
Avusturya Dışişleri Bakanlığı verilerine göre Viyana’daki Rusya Büyükelçiliğinde toplam 48 diplomat görev yapıyor. 23 Rus vatandaşı da ülkenin AGİT Daimi Temsilciliğinde yer alıyor.
Profil: Rus diplomatlar casuslukla suçlanıyor
Profil dergisi, sınır dışı edilen dört Rus diplomatın casusluk şüphesiyle hedef alındığını aktardı.
Bu isimlerin, araştırmacı yayın organı Agentstvo’nun ağustos başında yayımladığı ve istihbarat servisleriyle bağlantılı olabileceği öne sürülen 21 kişilik diplomat listesinde yer alıp almadığı ise henüz netleşmedi.
Profil, Avusturya Savunma Bakanlığının ağustos ayı ortasında askerlere olası Rus ajan devşirme girişimlerine karşı uyarı yazısı gönderdiğini ve şüpheli temasların bildirilmesini istediğini kaydetti.
Avusturya makamlarının gündemine giren bir diğer başlık ise Viyana sakinlerinin Rusya Büyükelçiliği çatısından gelen seslere yönelik şikayetleri oldu.
İngiliz The Financial Times gazetesi mart ayında kaynaklarına dayandırdığı haberinde, çatıdaki “anten ormanı” aracılığıyla NATO ve diğer uluslararası kuruluşların haberleşmelerinin dinlendiğini öne sürmüştü. Viyana yönetimi bu iddialar üzerine mayıs ayında üç Rus diplomatı sınır dışı etmişti.
Avusturya Dışişleri Bakanlığı eylül ayı ortasında yerel haber ajansı APA’ya yaptığı açıklamada, Rusya Büyükelçiliği temsilcilerinin çatıdaki havalandırma pervanelerinin arızalandığını savunarak gürültü için özür dilediğini bildirmişti.
Şubat 2022’de Ukrayna’da başlayan savaştan bu yana Avusturya, son kararla birlikte Rus temsilciliklerindeki en az 18 personeli sınır dışı etmiş oldu.
Avrupa
Sırbistan’da öğrenci mitinginde yüzbinlerce kişi bir araya geldi

Sırbistan’da öğrencilerin öncülüğündeki hareketin son mitingi için perşembe günü yüz binlerce kişi Belgrad’ın merkezinde bir araya geldi.
25 Ekim’de yapılacak erken parlamento seçimleri öncesinde yapılan mitingin organizatörleri, mitinge en az 200.000 kişinin katıldığını belirtti.
Hareket, Aleksandar Vučić ve Sırp İlerleme Partisi’nin (SNS) 14 yıllık iktidarını sona erdirmeyi ve yaklaşık iki yıldır süren hükümet karşıtı protestoları bir seçim zaferine dönüştürmeyi hedefliyor.
Protesto hareketi, Kasım 2024’te kuzeydeki Novi Sad kentinde bir tren istasyonu kanopisinin çökmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybetmesi ve bunun ülke genelinde öğrenciler öncülüğünde kitlesel yolsuzluk karşıtı protestolara yol açmasının ardından ortaya çıktı.
Göstericiler, felaketin sorumlusu olarak hükümetin yolsuzluğunu gösterdi fakat henüz kimse cezai olarak sorumlu tutulmadı.
Öğrenci Listesi’nden birçok aday kalabalığa hitap etti. Aralarında, yargı ve savcılığın siyasi baskı ve kişisel çıkarların etkisinden arındırılması çağrısında bulunan tanınmış Sırp aktör Tihomir Stanić de vardı.
Stanić, “Hepimiz kanun önünde eşit olmamaktan bıktık. Sırbistan özgürlüğü, adaleti ve hesap verebilirliği hak ediyor,” dedi.
Miting, son iki yıldır öğrenci hareketinin harekete geçirdiği çok sayıda genç de dahil olmak üzere her yaştan insanı bir araya getirdi.
Belgrad’dan 26 yaşındaki Nađa, başından beri öğrencileri desteklediğini ve adalet ve daha iyi bir gelecek için mücadele eden insanların yanında yer almaktan gurur duyduğunu söyledi.
Rapporteur’e verdiği demeçte, “Öğrenci Listesi’nin seçimi kazanmasını bekliyorum fakat iktidar yetkililerinin sonuçları sorgulamak ve itibarsızlaştırmak için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarına inanıyorum,” dedi.
Mitinge, siyasi değişim ve çocukları için daha iyi bir gelecek umduğunu belirten daha yaşlı destekçiler de katıldı.
61 yaşındaki Dragana, Rapporteur’e, “Umarım yeni hükümet, çocuklarımızın Sırbistan’ı terk etmek zorunda kalmadan geleceklerini kurabilecekleri bir ülke yaratır,” dedi.
Seçimler, Vučić’in iktidar partisinin yıllarca kendisiyle kıyaslanabilecek kadar güçlü bir seçim rakibiyle karşılaşmadığı 2012’de SNS’nin iktidara gelmesinden bu yana Sırbistan’da görülen en belirsiz seçimler olarak değerlendiriliyor.
Seçim kampanyası neredeyse bir referandum havasına büründü. Oylama, genel olarak SNS’nin iktidarının devamı ile siyasi değişim umudu arasında bir seçim olarak görülüyor.
Anketler, iktidar koalisyonu ile Öğrenci Listesi arasında başa baş bir yarışa işaret ediyor. Salı günü yayınlanan son ankete göre, kararını vermiş seçmenler arasında SNS liderliğindeki koalisyon %42,9, Öğrenci Listesi ise %42 oy oranına sahip.
Avrupa Parlamentosu heyeti de dahil olmak üzere uluslararası gözlemciler, seçimleri izleyecek.
Seçimlerin nasıl yürütüleceği, seçim koşulları, demokratik standartlar ve hukukun üstünlüğü konusundaki süregelen endişeler nedeniyle, uzun süredir durma noktasına gelen Sırbistan’ın AB üyelik süreci üzerinde önemli etkiler yaratabilir.
Amerika4 gün önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Dünya Basını1 hafta önceİngiliz diplomat Crooke: Suudi Arabistan’da asıl çöküş içeriden gelecek
Dünya Basını2 hafta önceBrezilya’da Bolsonaro rüzgarı ve Lulismonun sınırları
Dünya Basını2 hafta önceRay Dalio: ABD için 3 yıl içinde borç krizi görüyorum
Rusya2 hafta önceRusya, Trump ile varılan mutabakatla dizel ihracatını kısmen serbest bıraktı
Avrupa2 hafta önceBerlin’de Sol Parti, SPD-Yeşiller koalisyonu için “İsrail’in var olma hakkı”nın altını çizdi
Avrupa2 hafta önceBurnham: Brexit oylamasında Rus müdahalesi var
Rusya2 hafta önceYandex veri merkezine saldırı Rusya’da dijital hizmetleri vurdu









