Bizi Takip Edin

Amerika

Axios: Trump Ukrayna’nın rafineri saldırılarına çok öfkeli

Yayınlanma

Beyaz Saray yetkilileri, Ukrayna’nın Rus petrol rafinerilerine düzenlediği saldırıların Donald Trump ile Volodimir Zelenskiy arasındaki ilişkileri Şubat 2025’ten bu yana en kötü noktaya taşıdığını bildirdi. Trump, Rus dizelinin küresel arzı için saldırıların durmasını isterken Ukrayna’da yeni lider seçilmesi çağrısı yaptı.

Beyaz Saray yetkilileri, Ukrayna ordusunun Rusya’daki petrol rafinerilerine düzenlediği insansız hava aracı saldırılarının, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki ilişkilere Rusya’dan çok daha fazla zarar verdiği uyarısını dile getirdi.

Amerikan haber sitesi Axios’un konuya vakıf bir kaynağa dayandırdığı haberine göre, Ukrayna’nın Rus enerji altyapısına yönelik son hamleleri Washington ile Kiev arasındaki gerilimi tırmandırdı.

Haberde görüşlerine yer verilen kaynak, “Trump gerçekten çok öfkeli. Zelenskiy’nin ABD’nin desteğini cepte gördüğünü ve bunu çantada keklik saydığını düşünüyor” ifadelerini kullandı.

Amerikan The Wall Street Journal gazetesi ise iki lider arasındaki temasların, Şubat 2025’te Beyaz Saray’da yaşanan tartışmadan bu yana en kötü düzeye gerilediğine dikkati çekti.

Haberde, Trump’ın Ukrayna liderine yönelik sert eleştirilerinin, Washington yönetimini Kiev’e sağlanan askeri ve mali yardımları kesmekten alıkoymak adına Avrupa’nın son 18 aydır yürüttüğü diplomatik çabaları boşa çıkarma tehlikesi taşıdığı kaydedildi.

Trump Ukrayna’da yeni bir lider seçilmesini önerdi

ABD Başkanı Trump, yaptığı son açıklamada Ukrayna’da yeni devlet başkanlığı seçimlerinin ilan edilmesi çağrısında bulunarak Zelenskiy’nin çatışmayı çözmek için eline defalarca fırsat geçtiğini savundu.

Trump, “Bir anlaşmaya varabilecek yeni bir lider bulunmasını öneriyorum. Çünkü kendisi defalarca uzlaşmaya varabilirdi ama nedense bunu hiçbir zaman yapmadı” diye konuştu.

Trump ayrıca Zelenskiy’nin hem ABD hem de dünya genelinde yeni sorunlar çıkarmak istediğini öne sürdü. Rusya’nın küresel akaryakıt arzındaki kritik rolüne işaret eden ABD Başkanı, “Bizim çiftçilerimiz için dizel yakıt sorunu yaratmak istiyor. Çünkü Rusya dünya genelinde dizel yakıtın önemli bir kısmını tedarik ediyor” değerlendirmesini yaptı.

Rusya, Trump ile varılan mutabakatla dizel ihracatını kısmen serbest bıraktı

Washington’ın rafineri uyarılarına rağmen saldırılar sürüyor

ABD Başkanı, Washington yönetiminin daha önce Ukrayna’dan Rus petrol rafinerilerini vurmaktan vazgeçmesini talep ettiğini hatırlatarak Zelenskiy’nin bu çağrıları göz ardı edip “istediği gibi hareket ettiğini” söyledi.

Trump’ın Zelenskiy’ye yönelik sert tepkisine Tesla ve SpaceX Üst Yöneticisi Elon Musk da destek verdi.

Musk yaptığı açıklamada, Ukrayna liderinin “artık çizgiyi aştığını ve fazla ileri gittiğini” dile getirdi.

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev ise Trump’ın Zelenskiy hakkındaki eleştirel çıkışları karşısında Rus kamuoyunun ve yetkililerin “aşırı sevinç ve rehavete kapılmaması” tavsiyesinde bulundu.

ABD Başkanı eylül ayında da Ukrayna liderine doğrudan çağrıda bulunarak Rusya’daki dizel yakıt altyapısına yönelik saldırıların derhal durdurulmasını istemişti.

Trump o dönemde, “Bay Zelenskiy’nin yapması gereken tek bir şey var. Rusya’daki dizel yakıt tesislerine saldırı düzenlemeyi bırakmalıdır” ifadelerini kullanmıştı. Trump ayrıca dünyadaki akaryakıt tedarik sıkıntılarının Ortadoğu’daki gerilimden değil, Ukrayna’daki çatışmalardan kaynaklandığı yönündeki görüşünü savunmuştu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Trump geçen hafta bir telefon görüşmesi gerçekleştirmiş, bu görüşmede Rus dizel yakıtının hem Amerikan hem de küresel piyasalara kesintisiz tedarik edilmesi konusunda mutabakata varılmıştı.

Bu adımın ardından ABD Hazine Bakanlığı, Rus dizeliyle yapılacak ticari işlemlere uygulanan yaptırımları kaldırarak sevkiyatlar için 7 Nisan 2027 tarihine kadar geçerli geçici bir muafiyet lisansı yayımladı.

Amerika

Lula’nın seçim heyeti Meta şirketini Brezilya seçimlerine müdahaleyle suçladı

Yayınlanma

Brezilya Devlet Başkanı Lula’nın seçim heyeti, 25 Ekim’deki ikinci tur öncesinde paylaşımlarına erişim kısıtlaması getirildiği iddiasıyla Meta’yı seçimlere müdahale etmekle suçladı. Yüksek Seçim Mahkemesi şirkete açıklama yapması için 48 saat mühlet tanırken suçlamaları reddeden Meta, iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva’nın seçim kampanyası heyeti, Facebook, Instagram ve WhatsApp sosyal medya platformlarının çatı kuruluşu Meta şirketini, devlet başkanlığı seçimlerinin 25 Ekim’de yapılacak ikinci turu öncesinde rakibi Senatör Flavio Bolsonaro lehine seçim sürecine müdahale etmekle suçladı.

France 24 televizyonunun aktardığı kampanya heyeti açıklamasına göre suçlamanın gerekçesini, Lula’nın sosyal ağlardaki paylaşımlarına yönelik uygulandığı iddia edilen erişim ve dağıtım kısıtlamaları oluşturuyor.

Lula’nın seçim heyetinin konuya ilişkin açıklamasında, “Bir dizi teknik aksaklık, Meta’nın eylemlerinin Flavio Bolsonaro’nun adaylığı lehine Brezilya’daki seçim sürecine bir müdahale girişimi teşkil ettiğine dair ciddi şüpheler uyandırıyor” ifadesine yer verildi.

Seçim heyeti, Meta’nın son günlerde Instagram üzerinde Devlet Başkanı Lula’nın paylaşımlarının yayılmasını ve öne çıkarılmasını sınırlandırdığını ileri sürdü.

Heyetin iddialarına göre resmi sayfadaki paylaşımlardan birinin görüntülenme istatistikleri geçici süreyle görünmez hale geldi ve bu durum doğrudan içeriklerin ulaştığı kişi sayısını düşürdü.

Açıklamada ayrıca, 4 Ekim’de düzenlenen ilk tur oylamasından önce de Devlet Başkanı Lula ile diğer sol çizgideki siyasetçilerin Instagram arama sonuçlarından kaybolduğu kaydedildi.

Yüksek Seçim Mahkemesi Meta’ya 48 saat süre tanıdı

Brezilya Yüksek Seçim Mahkemesi, 10 Ekim’de aldığı kararla Meta yönetimine konuyu açıklığa kavuşturması için 48 saat süre verdi.

Mahkeme şirketten, Lula’nın seçim heyetine ait paylaşımların dağıtımını kısıtlayıp kısıtlamadığını bildirmesini ve video izlenme verilerindeki olağan dışı dalgalanmaları açıklamasını istedi.

Karar uyarınca şirketin, Devlet Başkanı Lula’nın resmi hesaplarına uygulanan tedbirler hakkındaki ayrıntılı bilgileri yargıya sunması gerekiyor.

Meta şirketinin Brezilya temsilciliği ise suçlamaları geri çevirerek iddiaların asılsız olduğunu ve somut olgularla desteklenmediğini savundu.

Şirket açıklamasında, bahsi geçen teknik aksaklıkların büyük bölümünün yalnızca Brezilya ile ya da tek tek belirli hesaplarla sınırlı kalmadığını bildirdi.

Seçim mevzuatına tam uyum sağladığını vurgulayan teknoloji şirketi, platformlarında bütün aktörlere eşit koşullar sunmayı amaçladığını kaydetti.

Lula ikinci tura hazırlanıyor

Lula, seçimlerin ikinci turuna ilişkin hazırlıklarını değerlendirirken “Play-off karşılaşmalarında iyiyimdir” ifadesini kullandı.

Brezilya’da 2002, 2006 ve 2022 yıllarında olmak üzere üç kez devlet başkanı seçilen Lula, 25 Ekim’deki ikinci turda eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun oğlu olan Senatör Flavio Bolsonaro ile yarışacak.

Flavio Bolsonaro, 4 Ekim’de düzenlenen ilk tur oylamasını birinci sırada tamamlamıştı.

“Brezilya seçimleri rejim değişikliği operasyonuna dönüştü”

Okumaya Devam Et

Amerika

Trump’ın bütçeden ödenen televizyon reklamlarına yargı engeli

Yayınlanma

ABD’de federal yargı, kasım ayındaki kritik ara seçimler öncesinde Başkan Donald Trump’ın kendisini öne çıkaran ve kamu bütçesinden karşılanan tartışmalı televizyon reklamlarını 14 gün süreyle durdurdu. İç Güvenlik Bakanlığının 20 milyon dolarlık bütçesiyle hazırlandığı basına yansıyan reklamlar, vergi mükelleflerinin parasının siyasi propagandaya aktarıldığı gerekçesiyle hem Demokratların hem de Cumhuriyetçilerin tepkisini çekmişti.

ABD’de bir federal yargıç, kritik ara seçimlere haftalar kala siyasetin iki kanadından gelen yoğun tepkilerin ardından, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini öne çıkaran ve kamu kaynaklarıyla finanse edilen kalan tüm televizyon reklamlarını iptal etmesine hükmetti.

ABD basınında yer alan haberlere göre Trump yönetimi, Trump yanlısı reklamların masraflarını karşılamak amacıyla İç Güvenlik Bakanlığı fonlarından 20 milyon dolar kullandı.

ABD Bölge Yargıcı Jennifer Rochon, yönetimin bu tür reklamları hazırlamasını veya yayımlamasını 14 gün süreyle engelleyen geçici bir tedbir kararı verdi.

Yargıç Rochon mahkeme kararında, davalıların itiraz konusu reklamların geliştirilmesini, oluşturulmasını, dağıtılmasını, yerleştirilmesini veya yayımlanmasını onaylayan herhangi bir sözleşmeye girmesini, mevcut sözleşmeleri yenilemesini ya da genişletmesini yasakladı.

Mahkeme kararına göre davacılar, yayımlanan reklamların Kongre tarafından yetki verilen amaçları aştığını, tanıtım ve propaganda kısıtlamalarını ihlal ettiğini ileri sürdü.

Davacılar, kendilerini temsil eden kâr amacı gütmeyen hukuk kuruluşu Democracy Forward aracılığıyla yaptıkları açıklamada, mahkemenin bu tür açıkça hukuka aykırı siyasi propaganda için daha fazla vergi mükellefi parasının harcanmasını önlemek adına hızlı hareket etmesinden memnuniyet duyduklarını kaydetti.

Democracy Forward üzerinden yayımlanan açıklamada ayrıca, bir başkanın kendi gündemini ilerletmek ve seçim sonuçlarını etkilemek amacıyla hükümet mekanizmasını ve Kongre tarafından başka kullanımlar için tahsis edilmiş kamu fonlarını kullanmasının hiçbir yasal dayanağının ve emsalinin olmadığı belirtildi.

Donald Trump kasım ayındaki oylamada doğrudan oy pusulasında yer almasa da Cumhuriyetçi Parti’nin Kongre’deki kontrolü elinde tutmasına yardımcı olmasını umduğu Cumhuriyetçi adaylar için yoğun kampanya yürütüyor.

Beyaz Saray ise kamu fonlarının kullanımını savunarak söz konusu reklamların kamu spotu niteliği taşıdığını iddia etti.

Eylül ayı sonunda yayımlanan ilk reklamda, arka planda “Love Me” (Beni Sev) şarkısı çalarken Trump’ın “Amerika asla komünist bir ülke olmayacak” dediği görüldü.

Yayımlanan bir diğer reklamda ise ekranda “ABD Hükümeti tarafından ödenmiştir” yazısı yer alırken, koridorda yürüyen Trump’ın siyah-beyaz görüntüleri eşliğinde “son savaş” uyarısı yaptığı aktarıldı.

Yayımlanan reklamlar hem Demokratların hem de Cumhuriyetçilerin tepkisini çekti.

Demokrat Senatör John Hickenlooper reklamları “yasa dışı” ve “propaganda” olarak nitelendirirken, bazı kıdemli Cumhuriyetçiler de duruma ilişkin çekincelerini dile getirdi.

Trump geçen hafta Truth Social platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, kendisini öne çıkaran reklamların parasını kendisinin ve siyasi seçim kampanyasının karşılayacağını belirtti.

Beyaz Saray yetkilileri ise daha sonra AFP’ye yaptıkları açıklamada, Trump’ın söz konusu paylaşımının kamu bütçesine geri ödeme yapılacağı anlamına gelmediğini kaydetti.

Okumaya Devam Et

Amerika

Jefferies, yapay zeka alanında “muazzam sermaye kaybı” öngörüyor

Yayınlanma

Jefferies Financial Group’a göre, yapay zeka patlamasının en olası uzun vadeli sonucu, ABD’de büyük çaplı bir sermaye kaybı olacak.

Şirketin hisse senedi stratejisi küresel başkanı Chris Wood’a göre pazar payı, daha ucuz Çin yapay zeka modellerine geçecek.

Wood cuma günü yayınlanan raporunda şunları yazdı:

“Başlangıçta odak noktası, Çin modellerinin ucuzluğu ve büyük dil modellerinin [LLM] karşı karşıya olduğu ilgili ‘metalaşma’ tehdidiydi. Fakat artık Çin’in yapay zeka alanında ABD ile teknolojik olarak eşit bir konuma geldiğine dair farkındalık da giderek artıyor.”

Wood, küresel bir veri toplama platformu olan OpenRouter’ın verilerine atıfta bulunarak, rapora göre en iyi Çin modellerinin 27 Eylül’de sona eren haftada platformda 76,12 trilyon token işlediğini, bu rakamın Nisan sonundaki 4,37 trilyondan buralara yükseldiğini ve önde gelen ABD modellerinin 14,2 trilyonluk rakamının oldukça üzerinde olduğunu gösterdi.

Bu görüşler, yatırımcıların küresel hisse senedi piyasalarının en iyi performans gösteren alanlarından biri olan yapay zeka sektörünün yükselişinin devam edip etmeyeceğini tartıştığı bir dönemde ortaya çıktı.

İyimserlik hâlâ güçlü ama artan borçlanma maliyetleri ve giderek şiddetlenen ABD-Çin rekabeti, hangi şirketlerin en büyük kazananlar olarak ortaya çıkacağına dair soruları körüklüyor.

Wood ayrıca, yapay zeka patlamasının etrafında artan kredi risklerine de dikkat çekti.

Yatırımların, hiper ölçekli şirketlerin nakit kaynakları yerine giderek daha fazla borçla finanse edildiğini belirten Wood, Moonshot AI’ın Kimi K3’ü gibi Çinli modellerin ortaya çıkması ve token fiyatlarındaki düşüşün, büyük dil modellerinin kârlı hale gelip gelemeyeceği konusunda endişeleri artırdığını söyledi.

Wood bunun, OpenAI ve Anthropic gibi şirketlerden gelecek sürekli talep beklentisiyle veri merkezi kapasitesi kurmuş olan hiper ölçekli şirketler için bir risk oluşturabileceğini de sözlerine ekledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English