Ortadoğu
BAE ve İran arasında savaştan bu yana ilk üst düzey temas

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve İran’ın üst düzey ulusal güvenlik yetkilileri, bölgedeki çatışma sürecinin ardından ilk kez yüz yüze görüştü. Bloomberg’in aktardığına göre Abu Dabi yönetimi, milyarlarca dolarlık yatırımlarını korumak ve bölgede istikrarı sağlamak amacıyla diplomasi kartını devreye soktu.
ABD ve İsrail koalisyonunun Körfez ülkelerinin topraklarını da kullanarak İran’a yönelik askeri operasyon başlattığı 28 Şubat’tan bu yana, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile İran arasında ilk üst düzey güvenlik görüşmesi gerçekleştirildi.
BAE ve İran’ın üst düzey ulusal güvenlik yetkilileri, bu hafta ilk kez yüz yüze bir araya geldi.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı habere göre Abu Dabi yönetimi; petrol üretimi ve yapay zeka altyapısına yönelik milyarlarca dolarlık yatırımlarını güvence altına almak için bölgede istikrar arayışına girdi.
Haberde, savaş yoluyla İran hükümetinin devrilme ihtimalinin düşük olduğunu değerlendiren BAE’nin, askeri yöntemler yerine diplomasiyi tercih ettiği belirtildi.
Tahran yönetimi açısından da Abu Dabi ile ilişkilerin stratejik önem taşıdığı kaydediliyor. Savaş öncesi dönemde İran’ın en büyük ticari ortaklarından biri olan BAE, Tahran’ın petrol ihracatına yönelik ABD yaptırımlarını aşmasında kritik bir rol oynuyordu.
The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin yer verdiği önceki haber, BAE’nin ABD ve İsrail öncülüğündeki hava harekatına başlangıçta tahmin edilenden daha derin bir katılım sağladığını ortaya koymuştu.
BAE’nin, 8 Nisan’da varılan ateşkese kadar İran topraklarına yönelik onlarca hava saldırısı düzenlediği bildirilmişti.
Söz konusu operasyonlarda Hürmüz Boğazı’ndaki Keşm ve Ebu Musa adaları ile Lavan Adası’ndaki Bender Abbas petrol rafinerisi ve Asaluye petrokimya tesisi gibi kritik noktaların hedef alındığı aktarıldı.
İran ise bu saldırılara karşılık BAE’ye 2 bin 800’den fazla füze ve İHA fırlatarak tarihinin en kapsamlı misilleme operasyonlarından birini gerçekleştirmişti.
Çatışma süreci, turizm ve Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan petrol ihracatı başta olmak üzere BAE ekonomisinde ciddi tahribata neden oldu.
Düşük vergi rejimi ve finansal serbestisiyle küresel yatırımcılar için bölgenin “güvenli limanı” olarak tanıtılan Dubai, artan güvenlik riskleri nedeniyle bu imajını kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldı.
Yaşanan ekonomik ve prestij kaybının ardından Abu Dabi’nin, İran’ın misilleme saldırılarına maruz kalan ancak çözümü askeri seçenekler yerine diplomaside arayan Suudi Arabistan ve Katar’ın stratejisini takip etmeye başladığı değerlendiriliyor. BAE’nin Tahran ile masaya oturması, bölge siyasetinde önemli bir stratejik dönüşüm olarak yorumlanıyor.
Ortadoğu
İran ve ABD arasında barış mutabakatı: Taslak metindeki maddeler neler?

İran ile ABD arasındaki savaşı sona erdirecek mutabakat muhtırasının metni neredeyse tamamlanırken, taslağın Tahran yönetiminin sunduğu 14 maddelik plan temelinde şekillendiği bildirildi. İki ülke arasında 60 günlük bir müzakere takvimi öngören taslak, nükleer programdan yaptırımların kaldırılmasına, el konulan varlıklardan Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer güvenliğine kadar kritik başlıkları içeriyor.
İran ile ABD arasındaki savaşı sona erdirecek mutabakat muhtırasının metni büyük ölçüde tamamlandı ve halihazırda İranlı yetkili organların incelemesine sunuldu.
İran resmi haber ajansı IRNA, barışın sağlanması adına Tahran’ın hangi şartlar üzerinde mutabık kaldığını ayrıntılarıyla aktardı.
Savşaı sonlandıracak muhtıranın ana metni, İran’ın sunduğu 14 maddelik plan temelinde ve Tahran’ın “nükleer dosya müzakerelerinin savaşın sona ermesinden sonraya ertelenmesi” önerisi çerçevesinde hazırlandı.
IRNA’nın haberinde, Washington yönetiminin başından beri Tahran’ın önerisindeki ilkeleri kabul ettiği belirtildi.
Mutabakat taslağında yer alan maddeler
İran organlarının incelemesindeki mutabakat muhtırası taslağında şu maddeler öne çıkıyor:
- Nükleer Anlaşma: İran yeni hiçbir taahhüt altına girmiyor ve barışçıl nükleer programının çerçevesi korunuyor. Nükleer programa ilişkin her türlü müzakere, muhtıranın imzalanmasından sonraki 60 gün içinde gerçekleştirilecek. IRNA’ya göre taraflar, İran’ın uranyum zenginleştirme hakkını ve zenginleştirilmiş uranyumu ülke içinde tutmasını ele alacak.
- Hürmüz Boğazı: İran, boğazın yönetiminden feragat etme veya seyrüsefer düzenini savaş öncesi döneme döndürme taahhüdünde bulunmuyor. Belgede yalnızca çatışmanın sona ermesi durumunda seyrüseferin normalleştirilmesi, güvenliğin sağlanması, ablukanın kaldırılması ile ABD ve İsrail kaynaklı tehditlerin bertaraf edilmesi öngörülüyor. IRNA, ABD’nin gelecekte boğazın yönetiminde hiçbir rol oynamayacağını aktardı.
- Savaşın Tüm Cephelerde Sona Ermesi: Muhtıranın imzalanmasındaki temel amaç, Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde savaşın durdurulması olarak belirlendi. Mevcut taslağın imzalanması halinde ABD, İsrail’i İran’daki çatışmayı durdurmaya zorlama taahhüdü altına giriyor.
- Bloke Edilen Varlıklar: Tahran, dondurulan varlıklarının serbest bırakılması konusunda, kendi önerdiği somut mekanizmalar temelinde net garantiler aldı. Muhtıranın imzalanması durumunda varlıkların bir kısmı derhal, kalan kısmı ise müzakereler sürecinde kademeli olarak serbest bırakılacak.
- Tazminat: Tahran, çatışma sırasında ülkeye verilen zararlar için üçüncü taraflardan tazminat alınması konusunda belirli garantiler elde etti. Hasar tazmin mekanizması, muhtıranın imzalanmasını takip eden 60 günlük müzakereler sırasında kararlaştırılacak.
- Yaptırımlar: Anlaşmanın imzalanmasından sonraki 60 gün içinde ABD ve uluslararası kuruluşlar tüm yaptırımların kaldırılmasını değerlendirmeyi taahhüt ediyor. Bu hususta İran nükleer dosya konusunda yeni bir garanti vermezken, karşı taraf da yaptırımların tamamen kaldırılacağına dair kesin bir taahhütte bulunmuyor.
- Gelecekteki Müzakereler: Muhtıra kapsamında 60 günlük bir müzakere planı öngörülüyor. Bu süreçte taraflar üç temel konuyu karara bağlayacak: İran’ın barışçıl nükleer programının sürdürülmesi, ABD yaptırımlarının kaldırılması ve zarar tazmin mekanizması. Müzakerelerde bu konuların dışında hiçbir başlık gündeme getirilmeyecek.
Haberde, mesaj alışverişi sürecinde Tahran’ın öngörülen taahhütlerin yerine getirilmesine ilişkin üçüncü ülkelerden ek garantiler aldığı ve bir dizi aracıyla görüşmeler yürüttüğü kaydedildi.
Ancak IRNA, Washington’ın geçmişte ateşkes mutabakatlarını defalarca ihlal ettiğine işaret ederek, anlaşmanın imzalanmasının tarafların maddelere kesin olarak uyacağı anlamına gelmediğini vurguladı.
Daha önce İran’ın Mehr haber ajansı, kaynaklarına dayandırdığı haberinde ABD ile yürütülen mutabakat zaptı taslağındaki 14 maddeyi açıklamıştı.
Bu maddeler arasında yukarıdakilerin yanı sıra ABD’nin bölgedeki asker sayısını artırmama taahhüdü, Washington’ın İran’ın iç işlerine karışmaması ve egemenliğine saygı duyması ile anlaşmanın uygulanmasını denetleyecek bir izleme mekanizmasının kurulması gibi unsurlar da yer alıyordu.
Müzakerelerin diplomatik arka planı
ABD merkezli haber portalı Axios, tarafların taslak metin üzerinde uzlaştığını ancak metnin nihai onay beklediğini aktardı. Haberde, muhtıranın “ABD’nin tüm taleplerini karşıladığı” iddia edildi.
Aynı dönemde Bloomberg ise ABD ve İran’ın çatışmayı çözmek amacıyla kuryeler ve Pakistanlı aracılar üzerinden mesajlaşarak dolaylı diplomatik yollarla müzakereler yürüttüğünü bildirdi.
Axios muhabiri Barak Ravid, bir kaynağa dayandırdığı bilgisinde, 11 Haziran akşamı ABD Hava Kuvvetleri’ne ait uçakların ekipmanlarıyla birlikte imza töreninin hazırlıkları için Cenevre’ye hareket ettiğini yazdı.
Gelişmelerin ardından açıklama yapan İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekai, ABD ile barış anlaşması metninin temel maddeler üzerindeki çalışmalarının neredeyse tamamlandığını doğruladı.
Bekai, “Buradaki sorun, ABD’nin çelişkili pozisyonlarının bu süreçte her zaman dalgalanmalara ve kesintilere yol açmış olmasıdır” ifadelerini kullandı.
Tarafların barış anlaşmasına yakın olduklarını açıklamalarına rağmen, birkaç gün önce karşılıklı askeri saldırılar gerçekleşmişti. ABD Başkanı Donald Trump, Washington’ın İran’a yönelik yeni saldırılar düzenlemeye, İran’ın Hark Adası’nı ele geçirmeye ve Venezuela örneğinde olduğu gibi İran’ın petrol ve doğalgaz piyasalarını kontrol altına almaya hazır olduğunu beyan etmiş, ancak daha sonra bu saldırı planlarını iptal ettiğini açıklamıştı.
İran Dışişleri Bakanlığı ise ABD saldırılarının ateşkes sürecini “pratik olarak anlamsız” hale getirdiğini savunmuştu.
Ortadoğu
İran, ABD ile taslak anlaşmanın 14 maddesini açıkladı

İran’ın yarı resmi Mehr Haber Ajansı, ABD ile hazırlanan mutabakat muhtırası taslağının 14 maddesini yayımladı. Taslakta ateşkes, yaptırımların askıya alınması, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması ve nükleer müzakerelerin yeniden başlatılması gibi başlıklar yer alırken, İran Dışişleri Bakanlığı metnin henüz nihai olmadığını vurguladı.
İran, ABD ile yürütülen müzakereler kapsamında hazırlanan 14 maddelik mutabakat zaptı taslağının detaylarını kamuoyuna açıkladı.
Mehr haber ajansının kaynaklarına dayandırdığı taslak metinde, savaşın derhal sonlandırılması, ABD güçlerinin bölgeden çekilmesi ve Tahran’a mali yardım sağlanması gibi kritik maddeler yer alıyor.
İran Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, metnin henüz nihai halini almadığını ve ilgili kurumlarca incelenip üzerinde çalışılması gerektiğini belirtti.
Mehr ajansı tarafından paylaşılan taslak mutabakat zaptı şu maddelerden oluşuyor:
- Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde savaşın derhal ve tamamen durdurulması,
- ABD’nin İran’ın içişlerine karışmaması ve egemenliğine saygı göstermesi,
- Deniz ablukasının 30 gün içinde tamamen kaldırılması,
- Amerikan askerlerinin İran’a yakın bölgelerden çekilmesi,
- Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin 30 gün içinde yeniden normale dönmesi,
- Yaptırımların askıya alınması ve İran’ın dondurulmuş varlıklarına tam erişim sağlanması,
- ABD ve müttefikleri tarafından Tahran’a 300 milyar dolar tutarında yardım yapılması,
- Nükleer konular, ABD yaptırımlarının tamamen kaldırılması, BM Güvenlik Konseyi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) kararlarının iptali için 60 günlük nihai anlaşma müzakerelerinin başlatılması,
- İran’ın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’na (NPT) bağlılığını teyit etmesi,
- ABD’nin bölgedeki asker sayısını artırmamayı ve yeni yaptırımlar uygulamamayı taahhüt etmesi,
- 60 günlük müzakere sürecinde ABD’nin dondurulmuş 24 milyar dolarlık finansal varlığı serbest bırakması ve bu tutarın yarısının müzakereler başlamadan önce Tahran’a aktarılması,
- Anlaşmanın uygulanmasını denetleyecek bir izleme mekanizmasının kurulması,
- Nihai anlaşmanın BM Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanması,
- İkinci aşama müzakerelerin başlaması için İran fonlarının yarısının serbest bırakılması, petrol yaptırımlarının askıya alınması ve deniz ablukasının kaldırılması şartının aranması; nihai anlaşmanın yalnızca zenginleştirilmiş uranyumun durumu, yaptırımların kaldırılması ve ekonomik toparlanma programıyla sınırlı tutularak, füze programı ile direniş gruplarına verilen desteğin kesin olarak gündem dışı bırakılması.
Diğer yandan Axios sitesi, kaynaklarına dayandırdığı haberinde Washington ve Tahran’ın mutabakat zaptının metni üzerinde anlaştığını ancak belgenin henüz nihai onay beklediğini bildirdi.
Haberde, söz konusu belgenin nükleer konulara dair tüm ayrıntıları içerdiği ve ABD’nin taleplerini karşılaştığı belirtildi.
Bloomberg ise tarafların doğrudan temas kurmak yerine Pakistanlı arabulucular ve özel kuryeler vasıtasıyla, dolaylı diplomatik kanallardan mesajlaştığını aktardı.
ABD Başkanı Donald Trump, 11 Haziran’da yaptığı açıklamada tarafların savaşı sonlandırma konusunda uzlaştığını ve sadece imzaların atılmasının kaldığını söyledi.
Trump, belgelerin hazırlık sürecinde son aşamaya gelindiğini belirterek imza töreninin bu hafta sonu gerçekleşebileceğini ifade etti.
Axios muhabiri Barak Ravid’in aktardığı bilgilere göre, ABD Hava Kuvvetleri’ne ait uçaklar ve gerekli ekipmanlar, imza töreni hazırlıkları için 11 Haziran akşamı İsviçre’nin Cenevre kentine doğru yola çıktı.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de ABD ile barış anlaşması metninin ana maddeleri üzerindeki çalışmaların neredeyse tamamlandığını duyurdu.
Anlaşma yönündeki olumlu açıklamalara rağmen taraflar arasındaki askeri gerilim yakın döneme kadar devam ediyordu.
Birkaç gün önce karşılıklı askeri saldırılar düzenlenmiş, Trump ise Washington’ın İran’a yönelik yeni saldırılar başlatmaya, Hark Adası’nı ele geçirmeye ve Venezuela örneğinde olduğu gibi ülkenin petrol ve doğalgaz piyasalarını kontrol altına almaya hazır olduğunu belirtmişti.
Trump daha sonra bu saldırı planlarını iptal ettiğini açıklamış, İran Dışişleri Bakanlığı ise Amerikan saldırılarının ateşkes sürecini işlevsiz kıldığını savunmuştu.
Ortadoğu
Axios: ABD ve İran nükleer ve ticari şartlarda anlaştı

ABD ve İran’ın bir mutabakat zaptı metni üzerinde uzlaştığı, belgenin nihai onay aşamasında olduğu bildirildi. Axios’un haberine göre mutabakat, Hürmüz Boğazı’nın ulaşıma açılmasını, nükleer kısıtlamaları ve yaptırımların kademeli olarak esnetilmesini içeriyor.
ABD ve İran’ın bir mutabakat zaptı metni üzerinde uzlaştığı, ancak belgenin henüz nihai onaydan geçmediği bildirildi. Axios haber sitesinin kaynaklara dayandırdığı habere göre, hazırlanan metin nükleer programdan deniz taşımacılığına kadar kritik konu başlıklarını kapsıyor.
Belgeye göre İran, nükleer silah edinmeme ve zenginleştirilmiş uranyum sorununu çözme taahhüdünde bulunuyor. Üst düzey bir ABD’li yetkili, Başkan Donald Trump’ın, İran’ın kontrolündeki uranyum zenginleştirme düzeyinin Birleşmiş Milletler müfettişlerinin denetimi altında düşürülmesini bir çözüm seçeneği olarak kabul ettiğini belirtti.
Metinde, İran’ın nükleer programına ilişkin atılacak sonraki adımların ancak ikinci bir anlaşmanın imzalanmasıyla mümkün olacağı kaydediliyor.
Axios, mutabakat zaptına yönelik müzakerelerin zorluğunu gerekçe göstererek ikinci bir anlaşma ihtimalinin “düşük” olduğunu ifade etti.
Hürmüz Boğazı ulaşıma açılacak
Mutabakat uyarınca Hürmüz Boğazı, herhangi bir ücret talep edilmeksizin derhal gemi trafiğine açılacak. Bölgedeki sevkiyat hacminin 30 gün içinde savaş öncesi seviyelere dönmesi hedefleniyor. ABD ise buna karşılık İran limanlarına yönelik ablukayı kaldıracak.
Axios’un aktardığı bilgilere göre mutabakat zaptı, “tüm nükleer meselelere dair ayrıntılı bilgileri içeriyor” ve “ABD’nin tüm taleplerini karşılıyor”.
Haberde ayrıca, Boğaz’ın açılmasının ardından İran’ın yaptırımlardan geçici olarak muaf tutulacağı ve 60 gün boyunca petrol satabileceği kaydedildi. Tarafların mutabakata uyması ve gelecek müzakerelerde “iyi niyet” sergilemesi durumunda yaptırımların daha kapsamlı şekilde esnetileceği belirtildi.
Anlaşmada, İran’ın yurt dışında dondurulmuş haldeki milyarlarca dolarına ilişkin belirsizlikler ise sürüyor. Tahran yönetiminin fonların bir kısmının imza töreninin hemen ardından serbest bırakılmasını talep ettiği, Washington’ın ise ödemelerin şartların yerine getirilmesine bağlı olarak dilimler halinde yapılmasını savunduğu bildirildi.
ABD Başkanı Donald Trump, 11 Haziran’da yaptığı açıklamada, Washington ve Tahran’ın savaşın sona erdirilmesi konusunda anlaştığını ve geriye sadece imzaların kaldığını söylemişti.
Trump, “Yakında imza törenimiz olacak. Belgeler hazırlık aşamasının son safhasında” ifadelerini kullanmıştı.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekai de ABD ile barış anlaşması metni üzerindeki çalışmaların temel maddelerde tamamlanmak üzere olduğunu teyit etti.
Görüş1 hafta önceXi liderliğinde yükselen Çin diplomasisi: Bütün yollar Pekin’e çıkıyor
Görüş2 hafta önceÇok kutupluluğun çift yönlü asimetrisi: Yeni dünya dengesini nasıl bulacak?
Dünya Basını2 hafta önceABD’li iktisatçı Wolff: Küresel güney artık yeni bir dünya düzeni kuruyor
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 1
Görüş4 gün önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 3
Diplomasi1 hafta önceErmenistan ve ABD, Trump koridoru projesi için anlaşma imzaladı
Görüş2 hafta önceYakut Türkleri Lenin’i tartışıyor
Asya2 hafta önceÇin, Japonya ve Filipinler’in sınır görüşmelerine genişletilmiş deniz devriyeleriyle karşılık verdi









