Amerika
Bilanço sonrası Amazon hisseleri beklentileri aştı

Teknoloji şirketi Amazon, üçüncü çeyrek bilançosunda beklentilerin üzerinde kâr ve gelir açıkladıktan sonra piyasa değerini yaklaşık 330 milyar dolar artırdı. Şirketin bulut bilişim birimi AWS’nin güçlü performansı, Amazon hisselerinin yüzde 14’ün üzerinde değer kazanmasını sağladı.
Dünyanın en büyük çevrim içi perakendecisi ve bulut hizmeti sağlayıcısı Amazon’un piyasa değeri, üçüncü çeyrek bilançosunun yayımlanmasının ardından yaklaşık 330 milyar dolar yükseldi.
Şirketin net kâr ve gelirinde kayda değer artış açıklamasıyla Amazon hisseleri yüzde 14 değer kazandı.
NASDAQ borsasında 30 Ekim Perşembe günü yapılan kapanış sonrası işlemlerde Amazon hisseleri yüzde 14,4 artarak hisse başına 255 dolara çıktı.
Bilanço açıklanmadan önce perşembe günkü ana işlem seansında şirketin piyasa değeri 2,38 trilyon dolar seviyesindeydi. Bu rakamla Amazon, dünyanın en değerli beşinci şirketi konumunda bulunuyordu.
Reuters haber ajansının hesaplamalarına göre, NASDAQ borsasında 31 Ekim Cuma günkü işlem seansında bu yükselişin sürmesi halinde Amazon hisseleri 2015’ten bu yana en yüksek tek günlük artışı kaydedecek.
Cuma günü piyasa açılmadan önce yapılan işlemlerde ise Amazon hisseleri, ana seans kapanışına göre yüzde 12 artışla 249,5 dolara ulaştı (Türkiye saatiyle 11.03 itibarıyla).
AWS performansı beklentileri aştı
Üçüncü çeyrek raporunun yayımlanmasının ardından Amazon hisselerine yönelik talep arttı. Yatırımcılar, özellikle Amazon Web Services (AWS) biriminin üç aylık gelirinin beklentilerin üzerinde açıklanmasını olumlu karşıladı.
2025’in üçüncü çeyreğinde AWS’nin geliri, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20 artışla 33 milyar dolara ulaştı. Analistler bu kalemde yüzde 17,95’lik bir artış bekliyordu. Bu büyüme, 2022 sonundan bu yana kaydedilen en güçlü artış olarak öne çıktı.
AWS, Amazon’un toplam gelirinin genellikle yüzde 15’inden biraz fazlasını oluştursa da şirketin toplam faaliyet kârının yaklaşık yüzde 60’ını sağlıyor.
CEO Jassy: Yapay zekaya talep yüksek
Amazon CEO’su Andy Jassy, yapay zeka teknolojilerine ve bu alandaki altyapıya yönelik yüksek talep gözlemlediklerini belirterek kapasite artırmaya odaklanacaklarını açıkladı.
Şirketin toplam geliri üçüncü çeyrekte yüzde 13 artışla 180,2 milyar dolara ulaştı. Net kâr ise yüzde 39 artarak 21,2 milyar dolar oldu. Hisse başına kâr da 1,95 dolar olarak gerçekleşti.
Yatırımcılar durgunluk endişesini aştı
Bu yıl Amazon hisseleri, büyük sermayeli ABD teknoloji şirketleri arasında en zayıf performansı göstermişti.
Bu performans, kısmen şirketin bulut hizmetleri alanında yapay zeka geliştirme faaliyetlerinde geride kalmasıyla ilişkilendiriliyordu.
Zacks Investment Research stratejisti Ethan Feller, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Rapor, Amazon’un bir yıllık durgunluğun ardından yeniden ivme kazandığını teyit ediyor” dedi.
Feller, hisselerin bu yıl sınırlı artış göstermesine rağmen şirketin temel finansal göstergelerinde kayda değer bir bozulma olmadığını vurguladı.
Öte yandan Amazon, 2025’in dördüncü çeyreğinde gelirinin 206 milyar ile 213 milyar dolar arasında olmasını bekliyor.
Şirketin faaliyet kârı beklentisi ise 21 ila 26 milyar dolar seviyesinde. LSEG’in derlediği verilere göre analistlerin ortalama gelir tahmini 208,12 milyar dolar düzeyindeydi.
Bilanço öncesi işten çıkarma açıklaması
Bununla birlikte şirket, bu hafta başında yapay zekaya geçiş hazırlıkları kapsamında yaklaşık 14 bin kurumsal çalışanını işten çıkaracağını duyurmuştu. Amazon, 2026’da da ek işten çıkarmalar planladığını açıklamıştı.
Reuters‘a konuşan kaynaklar, 28 Ekim’de başlayan işten çıkarmaların insan kaynakları, operasyon, cihazlar ve hizmetler departmanlarının yanı sıra Amazon Web Services birimini de kapsayacağını belirtti.
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa5 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Avrupa5 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Avrupa5 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya4 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek
Asya2 hafta önceÇin insansı robot pazarında liderliği hedefliyor












