Bizi Takip Edin

Rusya

Birleşik Rusya partisi, robotları göçmen işgücüne alternatif yapacak

Yayınlanma

Birleşik Rusya, ağustosta açıklayacağı seçim programının teknoloji bölümüne göçmen işgücünün yoğun olduğu sektörlerde robotlaşmayı hızlandırma hedefini eklemeye hazırlanıyor. Taslakta ayrıca yapay zeka için ulusal veri sistemi, kripto piyasasının geliştirilmesi, pazaryerlerinin düzenlenmesi ve devlet destekli girişim yatırımlarında “makul risk hakkı” ilkesi de yer alıyor.

Birleşik Rusya, 9 Temmuz Perşembe günü toplanacak Teknolojik ve Yenilikçi Kalkınma Konseyi’nde seçimlere yönelik “Halk Programı”nın teknoloji bölümünü değerlendirecek.

Parti yetkilileri, yaklaşık yüzde 90’ı tamamlanan taslağın kısa süre içinde hükümetin onay sürecine gönderileceğini, nihai programın ise ağustosta düzenlenecek kongrenin ikinci aşamasında açıklanacağını bildirdi.

Teknoloji bölümünün hazırlıkları hükümet aygıtı başkan yardımcısı ve parti genel konseyi üyesi Aleksandr Gribov’un koordinasyonunda yürütülüyor.

Bölümden parti yürütme komitesi başkanı Aleksandr Sıdyakin sorumlu. Konseyin sekreterliğini Dmitriy Medvedev’in oğlu İlya Medvedev, başkanlığını ise Roskosmos Başkanı Dmitriy Bakanov üstleniyor.

Taslakta, göçmen işgücünün yoğun olduğu sanayi ve hizmet sektörlerinde robot kullanımının yaygınlaştırılması, “iş gücü açığına” verilecek temel yanıt olarak tanımlanıyor. Parti, robotlaşmanın yalnızca üretimde değil, hizmet sektöründe de hızla geliştirilmesini öneriyor.

Programda ayrıca Rus kripto piyasasının büyümesini teşvik edecek adımlar ile çevrim içi pazaryerleri ve dijital platformların düzenlenmesine yönelik kurallar da yer alacak.

Yapay zeka başlığında, yerli modellerin geliştirilmesini destekleyecek ulusal veri sistemi kurulması öngörülüyor. Taslak, vatandaşların yapay zekanın nerede kullanıldığını, alınan kararlardan kimin sorumlu olduğunu ve örneğin kredi ya da işe alım başvurularının reddi gibi durumlarda bu kararlara nasıl itiraz edebileceklerini bilme hakkını da güvence altına almayı hedefliyor.

Parti, Ukrayna’daki savaşta görev yapan kişilerin sivil alanda insansız hava sistemlerinin geliştirilmesi, üretimi, kullanımı ve bakımına geniş ölçekte katılmasını sağlayacak mekanizmalar oluşturmayı da programa eklemeyi planlıyor.

Uzay alanında ise özel şirketlerin sektöre girişini kolaylaştıracak bir yol haritası hazırlanması ve uzak bölgeler, ulaşım ağı ile sanayi tesisleri için Starlink benzeri Rus uydu iletişim terminallerinin geliştirilmesi ve üretiminin devlet tarafından desteklenmesi öneriliyor.

Devlet destekli girişimlere “makul risk” koruması

Taslak, “makul risk hakkı” kavramını da programa dahil ediyor. Konsey, devlet destekli girişim projelerinde başarısızlık halinde ceza soruşturması açılması endişesinin kamu finansmanını olumsuz etkilediğini savunuyor.

Bu nedenle parti, kalkınma kurumları, fonlar ve kamu programlarının tek tek başarısız projeler yerine tüm yatırım portföyünün performansına göre değerlendirilmesini öneriyor.

Konseyin icra direktörü İlya Semin, teknoloji bölümünün “insan odaklı” bir yaklaşım benimsediğini belirterek robotların temizlik ve teslimat gibi hizmetlerde kullanılmasını, yapay zekanın ise insanlara yardımcı olan asistanlar ve tıpta daha isabetli teşhisler sağlayan araçlar olarak konumlandırıldığını söyledi.

Sıdyakin, programın gelecek beş yılda partinin ve Devlet Duması’ndaki grubunun çalışmalarına yön vereceğini ifade etti.

Bakanov da inovasyona ayrılmış kapsamlı bir bölümün özellikle roket ve uzay sektörü açısından önem taşıdığını belirterek Roskosmos’un halktan gelen öneriler ile uzay programının stratejik hedeflerini buluşturmayı sürdüreceğini kaydetti.

Toplantıda konsey üye sayısının 19’dan 33’e çıkarılması da planlanıyor. Yeni üyeler arasında Federal İnsansız Hava Sistemleri Merkezi Genel Müdürü Maksim Avdeyev, Bauman Moskova Devlet Teknik Üniversitesi Rektörü Mihail Gordin, Skolkovo Bilim ve Teknoloji Enstitüsü Rektörü Yuliya Gorbunova, Polyplastic Group Yönetim Kurulu Başkanı Lev Gorilovskiy, Yandex’in ulaştırma ve sanayi hizmetleri stratejisinden sorumlu başkan yardımcısı Valentin Yenokayev ile Moskova Fizik ve Teknoloji Enstitüsü Rektörü Dmitriy Livanov da yer alıyor.

Rusya

Kremlin: ABD’nin Ukrayna’da askeri baskıyla barış arayışı yanılgı

Yayınlanma

Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, ABD yönetiminin Ukrayna’da askeri baskıyı artırarak barış sürecini hızlandırabileceği yönündeki yaklaşımını “yanılgı” olarak değerlendirdi. Peskov, NATO’nun Ankara’daki zirvesinde ABD Başkanı Donald Trump’ın Patriot üretim lisansı ve Ukrayna hava sahasına ilişkin açıklamalarının Washington’un Moskova ile ilişkilerde yeniden tırmanma yoluna girdiği anlamına gelmediğini savundu.

Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, NATO’nun Ankara’da düzenlenen zirvesinde yapılan açıklamaların Washington’un Moskova ile ilişkilerde yeniden gerilim ve tırmanma politikasına döndüğünü göstermediğini söyledi.

Peskov, ABD yönetiminin Ukrayna’daki çatışmanın askeri baskı ve gerilimi artırarak barışçıl çözüme ulaştırılabileceğini düşünmesini “yanılgı” olarak nitelendirdi.

Peskov, yaptığı açıklamada, “Bunu böyle görmüyoruz. Daha çok ABD yönetiminde, Beyaz Saray’da, gerilimi tırmandırmanın ve askeri baskının barışçıl çözüm sürecine katkı sağlayabileceğine ilişkin bazı yanlış değerlendirmeler görüyoruz” dedi.

Gerilimin artırılmasının hiçbir şekilde barış sürecine hizmet etmeyeceğini vurgulayan Peskov, “Gerginliği tırmandıran adımlar ve gerilim eksenindeki eylemler barış sürecine hiçbir biçimde katkı sağlamaz” ifadelerini kullandı.

Trump, 8 Temmuz’da NATO’nun Ankara’daki zirvesi kapsamında Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski ile görüştü. Görüşmenin ardından yaptığı açıklamada ABD’nin Ukrayna’ya Patriot önleme füzelerinin üretimi için lisans vereceğini söyledi.

Trump ayrıca, “gerekli olması halinde” ABD’nin güvenlik garantileri kapsamında Ukrayna hava sahasını kapatabileceğini dile getirdi. Ancak bir barış anlaşmasına varılması durumunda buna ihtiyaç duyulmayacağını da ekledi.

Zelenski, mayıs ayı sonunda Washington’dan Patriot üretim lisansı talep etmişti. Ukrayna yönetimi, mevcut üretim kapasitesinin ülkenin hava savunma ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediğini savunuyordu.

Uçuşa yasak bölge tartışması yeniden gündemde

AFP’nin 2024 yılında kaynaklarına dayandırdığı haberine göre Ukrayna, Rus saldırılarını önlemeye yönelik hava savunma sistemlerinin yetersizliği nedeniyle Avrupa’dan ülkenin batısını kapsayacak uçuşa yasak bölge oluşturmasını istemişti.

Geçen sonbaharda Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski de müttefik ülkelere Ukrayna üzerinde böyle bir bölgenin oluşturulmasını değerlendirme çağrısı yapmıştı. Sikorski, NATO ile Avrupa Birliği’nin bunu teknik açıdan hayata geçirebileceğini savunmuştu.

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitri Medvedev ise Eylül 2025’in ortasında, NATO’nun Ukrayna üzerinde uçuşa yasak bölge oluşturmasının “NATO ile Rusya arasında savaşa yol açacağını” söylemişti.

Moskova, Batılı ülkelerden Ukrayna ile askeri iş birliğini sona erdirmelerini talep etmeyi sürdürüyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de haziran ayında yaptığı açıklamada Ukrayna’ya “tüm Batı’nın” destek verdiğini belirtmiş, buna karşın Batılı ülkelerin Rusya’nın vereceği karşılığın sonuçlarını bildikleri için kendi topraklarından saldırı düzenlemeye hazır olmadıklarını söylemişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rus petrolü bütçe baskısıyla Hindistan’da yeniden iskontolu

Yayınlanma

Rus petrol şirketleri, önümüzdeki aylarda Rusya’nın benzin arzını desteklemesi beklenen Hindistan rafinerilerine Urals petrolünde uyguladıkları indirimi keskin biçimde artırdı. Reuters’a göre iki hafta önce yaklaşık 4 dolar olan Brent’e göre iskonto 10 doların üzerine çıkarken, toplam fiyat avantajı taşıma maliyetleriyle birlikte 20 doları aştı.

Rus petrol şirketleri, önümüzdeki aylarda Rusya’nın benzin piyasasında yaşanabilecek arz sıkışıklığını hafifletmesi beklenen Hindistan rafinerilerine sattıkları Urals petrolünde indirimi belirgin biçimde artırdı.

Reuters’ın sektör kaynaklarına dayandırdığı habere göre, Hindistan limanlarında Urals petrolünün Brent’e göre iskontosu varil başına 10 doların üzerine çıktı.

Yaklaşık iki hafta önce 4 dolar düzeyindeki indirim, mart ile haziran arasında ise tamamen ortadan kalkmıştı.

İskonto, geçen yılın sonunda ABD’nin Rosneft ve Lukoil’e yaptırım uygulamasının ardından bazı Hint alıcıların Rus petrolünden uzaklaştığı dönemde görülen rekor seviyelere yaklaştı. Geçen yaz Urals, Brent’e göre yalnızca 1 ila 3 dolar daha düşük fiyattan satılıyordu.

Sektör kaynakları, Rus üreticilerin fiyat kırmasının arkasında Hindistan rafinerilerinden gelen talebin zayıflaması, alternatif petrol arzının artması ve Rus petrolünün en büyük alıcılarından Çin’in de alımlarını azaltmasının yattığını belirtti.

Almanya Uluslararası Güvenlik İşleri Enstitüsü araştırmacısı Janis Kluge, Urals iskontosuna taşıma maliyetlerinin de eklenmesi gerektiğini söyledi.

Kluge’ye göre Hürmüz Boğazı krizinin zirvesinde Hindistan’a bir varil petrol taşımanın maliyeti 25 dolara kadar çıkmıştı. Navlun fiyatları gerilese de Hindistan’ın elde ettiği toplam fiyat avantajı hâlâ 20 doların üzerinde.

Argus verilerine göre temmuz başında Urals’ın Rusya’nın batı limanlarındaki iskontosu varil başına 27 dolara ulaştı. Petrolün fiyatı 40 ila 41 dolara gerileyerek İran’daki savaş başlamadan önceki seviyelere indi.

Nisan ayındaki zirveye kıyasla Rus petrolünün fiyatı üçte bire inerken, federal bütçede öngörülen 59 dolar seviyesinin de yaklaşık üçte bir altında kaldı.

Finam analisti Nikolay Dudçenko, yıl sonunda Rusya federal bütçesinin petrol ve doğal gaz gelirlerinde planlanan seviyenin 1,5 ila 1,6 trilyon ruble altında kalabileceğini öngörüyor.

İlk altı ayda petrol ve doğal gazdan elde edilen vergi gelirleri, mayıs ve hazirandaki güçlü artışa rağmen geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23 azaldı. Maliye Bakanlığı’nın daha güncel veri yayımlamadığı ülkede, ilk beş ay sonunda bütçe açığı 6 trilyon rubleye ulaştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, “geleneksel değerler” şartlı yapay zeka yasasını kabul etti

Yayınlanma

Rusya Devlet Duması, ikinci ve üçüncü okumalarda kabul ettiği temel yasayla “egemen” ve “ulusal” yapay zeka modeli kavramlarını mevzuata dahil etti. Yasa, bu modellerin “geleneksel Rus manevi ve ahlaki değerleriyle” uyumlu olmasını şart koşarken, yapay zekanın geliştirilmesi, kullanımı ve devlet desteğine ilişkin yetki paylaşımını da yeniden düzenliyor.

Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma, yapay zeka teknolojilerinin geliştirilmesini destekleyen temel yasayı ikinci ve üçüncü okumalarda kabul etti.

Düzenleme, Rus mevzuatına “egemen yapay zeka modeli” ve “ulusal yapay zeka modeli” kavramlarını dahil ederken, bu modellerin “geleneksel Rus manevi ve ahlaki değerleriyle” uyumlu olmasını yasal zorunluluk haline getiriyor.

Yasaya göre “egemen yapay zeka modeli”, tamamen Rusya’da kayıtlı bir tüzel kişi tarafından geliştirilen, oluşturulması, eğitilmesi ve verilerinin saklanması sürecinin tamamı yalnızca Rusya’daki veri merkezlerinde yürütülen model olarak tanımlanıyor.

“Ulusal yapay zeka modeli” de Rus şirketleri tarafından geliştirilecek ve verilerini Rusya’da saklayacak. Ancak bu kategoriye giren modellerin açık lisanslı yabancı bileşenlerden yararlanmasına izin verilecek.

Her iki model kategorisi de ancak “geleneksel Rus manevi ve ahlaki değerleriyle” uyumlu olduğunun doğrulanmasının ardından ilgili statüyü kazanabilecek. Bu doğrulamanın nasıl yapılacağına ilişkin usul ve esasları ise daha sonra Rus hükümeti belirleyecek.

Düzenleme, yapay zeka alanındaki yetki paylaşımını da açık biçimde tanımlıyor.

Buna göre Rusya Devlet Başkanı, yapay zekanın geliştirilmesine ilişkin ulusal stratejiyi onaylayacak. Hükümet ise büyük temel yapay zeka modellerinin geliştirilmesi ve uygulanmasını koordine edecek, devlet destek mekanizmalarını belirleyecek ve hangi durumlarda yalnızca egemen ya da ulusal yapay zeka modellerinin kullanılabileceğine karar verecek.

Zorunlu içerik etiketleme önerisi reddedildi

Milletvekilleri, yapay zeka tarafından üretilen içeriklerin zorunlu olarak işaretlenmesini öngören değişiklik önerisini kabul etmedi.

Bunun yerine günlük 500 binden fazla kullanıcıya ulaşan büyük internet platformlarının, bu tür içeriklerin işaretlenmesine teknik imkan sağlaması zorunlu olacak. İşaretlemenin biçimini ise yapay zeka hizmetlerini geliştiren şirketlerle platformlar kendi başlarına belirleyecek.

Yasa ayrıca yapay zeka hizmeti sağlayıcılarına, kullanıcıları yapay zekanın ürettiği içerik üzerindeki hakların kime ait olduğu ve bu içeriğin hangi koşullarla sunulduğu konusunda bilgilendirme yükümlülüğü getiriyor.

Öte yandan telif hakkıyla korunan eserlerin, teknik korumaların aşılmaması ve bu materyallere yasal yollarla erişilmiş olması şartıyla yapay zeka modellerinin eğitimi için kullanılması telif hakkı ihlali sayılmayacak.

Devlet Duması Başkanı Vyaçeslav Volodin, kabul edilen düzenlemeyi çerçeve yasa olarak nitelendirdi ve gerekli ikincil mevzuatın hükümet tarafından hazırlanacağını söyledi.

Yasa 1 Eylül 2026’da yürürlüğe girecek.

Daha önce Sberbank Yönetim Kurulu Birinci Başkan Yardımcısı Aleksandr Vedyahin, Reuters’a yaptığı açıklamada Rusya’nın kendi “egemen” yapay zeka modellerini Batılı sistemlere alternatif olarak Küresel Güney ülkelerinde yaygınlaştırmayı hedeflediğini söylemişti.

Vedyahin, bu sistemlerin yetenek bakımından önde gelen yabancı muadillerinin gerisinde kalabileceğini ancak “yerel zihniyeti ve gelenekleri” dikkate alacağını ve her ülkenin kendi değerleriyle uyum göstereceğini ifade etmişti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English