Bizi Takip Edin

Rusya

Britanya’ya bağlı Jersey Adası, Abramoviç hakkında soruşturma başlattı

Yayınlanma

Jersey Adası yetkilileri, milyarder Roman Abramoviç hakkında yolsuzluk ve kara para aklama iddialarıyla ceza soruşturması başlattı. Soruşturma, Abramoviç’in servetinin kaynağına ve 2005’teki Sibneft satışına odaklanırken, İsviçre mahkemeleri de ilgili banka hesap bilgilerinin Jersey’e gönderilmesine karar verdi.

Britanya Kraliyeti’ne bağlı Jersey Adası yetkilileri, milyarder Roman Abramoviç’in milyarlarca dolarlık servetinin kaynağına ilişkin ceza soruşturması başlattı.

The Guardian‘ın haberine göre İsviçre Federal Ceza Mahkemesi tutanakları, iş insanının yolsuzluk ve kara para aklamakla suçlandığını ortaya koydu.

İsviçre’deki yargıçlar, soruşturma kapsamında talep edilen bazı banka hesaplarına ait belgelerin Jersey Başsavcılığına teslim edilmesine hükmetti.

Ada yetkilileri, Rus milyarderin servetinin kaynağının “yasallığına dair şüpheler olduğunu” iddia ederek, mahkemeler aracılığıyla bu belgelere erişim talep ediyordu.

Jersey, Rusya’nın 2022’de Ukrayna’ya askeri müdahalesinin ardından Abramoviç ile bağlantılı 7 milyar dolardan fazla değere sahip varlığı dondurmuştu.

İsviçre mahkemesi kararlarına göre, Jersey’deki soruşturma, oligarkın 1990’lı ve 2000’li yıllardaki özelleştirme döneminde elde ettiği sermayenin kökenini inceliyor.

Özellikle, Abramoviç’in 2005 yılında Sibneft şirketini 13 milyar dolara devlete devretmesi mercek altına alındı. Mahkeme tutanaklarında, iş insanının 1990’larda petrol ve doğalgaz grubunu kurarken rüşvet verdiği iddia ediliyor.

Soruşturma iki ana iddiaya odaklanıyor

Soruşturmanın ikinci ayağı ise yaptırımların ihlaliyle ilgili. Jersey yetkilileri, Abramoviç’in 10 Mart 2022’de adanın yaptırım listesine alınmasının ardından, dolaylı olarak kontrol ettiği şirketlerden varlık çıkarılıp çıkarılmadığını denetliyor.

Jersey’de yaptırım yasalarını ihlal etmek, hapis veya para cezası gerektiren bir suç olarak kabul ediliyor.

Abramoviç’in avukatları ise iddiaları reddederek iş insanının davanın sanığı olmadığını savundu. Avukatların açıklamasında, “Sayın Abramoviç’in suç teşkil eden faaliyetlere karıştığına dair her türlü iddia asılsızdır. Kendisine yöneltilmiş bir suçlama bulunmamakta ve Jersey mahkemelerinde aleyhine yürütülen bir ceza davası yoktur,” denildi.

İsviçre’den gelen belgelerdeki ‘örtülü koruma’ detayı

İsviçre’de kamuoyuna açıklanan belgelere göre, davada yer alan tarafların “G” (Abramoviç), “H” (Boris Berezovskiy) ve “I” (Sibneft) olarak kodlandığı belirtildi.

Kararda, “G”nin 1990’larda şirket üzerindeki kontrolünü sürdürmek için “H”ye siyasi koruma sağlaması (kollama) karşılığında ödeme yaptığı iddia edildi. “G”, 2003 ve 2005 yıllarında “I” şirketindeki hisselerini sırasıyla 3 milyar ve 13 milyar dolara satmıştı.

Abramoviç’in Sibneft temelinde oluşan serveti, daha önce 2012 yılında Londra’da Boris Berezovskiy ile arasında geçen yüksek profilli bir davanın konusu olmuştu. O dönemde Abramoviç, Berezovskiy’e siyasi himaye ve koruma karşılığında yüz milyonlarca dolar ödediğini savunmuş ve mahkeme Abramoviç lehine karar vermişti.

İsviçreli yargıçlar, Jersey yetkililerinin yasa dışı yollarla elde edilen fonların aklandığına dair şüpheleri doğrulayacak yeterli delil sunduğunu kabul etti. Kararda, “Milyarlarca dolar, ekonomik bir gerekçe olmaksızın İsviçre de dahil olmak üzere offshore şirketler, tröstler ve bankalar aracılığıyla uluslararası düzeyde transfer edildi. Bu tür eylemler, varlıkların tespitini ve müsadere edilmesini engellemiş olabilir,” ifadeleri yer aldı.

Adanın savcılığı dava hakkında açıklama yapmazken, Abramoviç’e bağlı şirketlerin avukatları, soruşturmanın “siyasi gerekçelere dayandığını” öne sürerek İsviçre’den veri transferine itiraz etmeye çalıştı. Ancak bu itirazlar Mayıs 2024’te reddedildi.

Güney Kıbrıs’ta vergi kaçakçılığı davası

Jersey’deki sürece paralel olarak Abramoviç, Güney Kıbrıs’ta da hukuki sorunlarla karşı karşıya. Ağustos ayında, adanın vergi komiseri Sotiris Markides, Abramoviç ile bağlantılı Blue Ocean Management şirketinin eski yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulundu.

Dava, Kıbrıslı yetkililere göre Blue Ocean’ın faaliyet gösterdiği yıllar boyunca borçlu olduğu 25 milyon avrodan fazla verginin tahsil edilmesini amaçlıyor.

Şirket, yirmi yıldan uzun bir süre önce Abramoviç’in süperyatlarını yönetmek için kurulmuş ve vergi makamlarıyla yıllarca süren hukuki mücadelenin ardından Temmuz 2024’te tasfiye edilmişti.

Ancak bu yılın haziran ayında yetkililer, eski yöneticilere suçlama yöneltebilmek için mahkeme kararıyla şirketi yeniden faaliyete geçirdi. Soruşturma verilerine göre Abramoviç, yaptırım uygulanan Blue Ocean aracılığıyla süperyatlarını kendisine ait diğer yapılara resmi olarak kiralıyordu.

Bu plan, yakıt ve bakım da dahil olmak üzere vergi ödemelerini en aza indirmesine ve imtiyazlar talep etmesine olanak tanıyordu. Kıbrıs Yüksek Mahkemesi, bu borcu ancak Mart 2024’te tanıdı.

Rusya

Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Yayınlanma

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.

Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.

Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.

Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.

Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.

İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.

Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.

Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.

Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Yayınlanma

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.

İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.

Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.

“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.

Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.

Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.

Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.

Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.

Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.

Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.

Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.

Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Yayınlanma

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.

Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.

RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.

Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.

Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.

Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.

RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.

Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.

Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.

Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.

Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.

Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”

Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.

Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.

Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.

Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English