Diplomasi
Çin, ABD’nin silah satışı sonrası Tayvan etrafında tatbikatlar başlattı

Çin Halk Kurtuluş Ordusu (PLA), Washington’un Tayvan’a şimdiye kadarki en büyük silah satışını onaylamasının hemen ardından, ulusal birliği korumak için “meşru ve gerekli” olarak nitelendirdiği Tayvan çevresinde tatbikatlara başladı.
Halk Kurtuluş Ordusu Doğu Bölge Komutanlığı sözcüsü Kıdemli Albay Shi Yi, tatbikatın “bağımsızlıkçı güçlere” ve dış müdahaleye karşı bir uyarı olduğunu söyledi.
“Adalet Misyonu 2025” olarak adlandırılan tatbikatların Tayvan Boğazı ve Tayvan ana adasının kuzey, güneybatı, güneydoğu ve doğu bölgelerindeki sularda ve hava sahasında gerçekleştirildiğini belirtti.
Shi, tatbikatın Doğu Bölge Komutanlığı’na bağlı kara, deniz, hava ve roket kuvvetleri tarafından yürütüldüğünü söyledi.
Komutanlık ayrı bir açıklamada, canlı ateş tatbikatlarının salı günü sabah 8 ile akşam 6 arasında yapılacağını duyurdu.
Shi, “Bu, ‘Tayvan bağımsızlığı’ ayrılıkçı güçlerine karşı sert bir uyarıdır ve Çin’in egemenliğini ve ulusal birliğini korumak için meşru ve gerekli bir eylemdir” dedi.
Tatbikatın hava ve denizde savaş hazırlığı devriyeleri, önemli liman ve bölgelerin ablukası ve “ada zinciri”nin ötesinde caydırıcılık içereceğini söyledi.
Çin devlet televizyonu CCTV’nin haberine göre, PLA, “Tayvan Boğazı’nın orta kesimindeki hava ve deniz alanlarına” savaş uçakları, bombardıman uçakları, insansız hava araçları ve diğer varlıkları gönderdi ve uzun menzilli ateş gücüyle koordineli olarak “kara tabanlı hareketli hedefleri hedef alan tatbikatlar gerçekleştirerek hassas vuruş yeteneklerini test etti”.
Doğu Bölge Komutanlığı, denizdeki hedeflere saldırı, bölgesel hava kontrolü ve denizaltı karşıtı tatbikatlar içeren senaryolar için destroyerlerin ve savaş uçaklarının da Tayvan’ın doğusuna konuşlandırıldığını söyledi.
Pekin, Birleşmiş Milletler kararı doğrultusunda Tayvan’ı Çin’in bir parçası olarak görüyor ve gerekirse zorla yeniden birleşmeyi hedefliyor.
ABD ve Japonya dahil çoğu ülke Tayvan’ı bağımsız bir devlet olarak tanımıyor, ancak Washington, adaya silah tedarik etmeye, askeri ve maddi destek vermeye devam ediyor.
ABD’ye mesaj
Devlet medyası, pazartesi günü yapılan büyük çaplı tatbikatları hem Tayvan’a hem de ABD’ye bir mesaj olarak nitelendirdi.
Çin Halk Kurtuluş Ordusu’nun Ulusal Savunma Üniversitesi’nde ulusal güvenlik konusunda uzman olan Tümgeneral Meng Xiangqing, PLA’nın medya merkezi tarafından yönetilen sosyal medya hesabı China Military Bugle’a verdiği demeçte, “Çin Halk Kurtuluş Ordusu, Tayvan’daki bağımsızlık güçlerini cezalandırmak ve ABD’yi caydırmak için birçok stratejik seçeneğe sahiptir. Ve bu tatbikatı istedikleri zaman savaşa dönüştürebilirler” dedi.
South China Morning Post’un haberine göre, Çin Halk Kurtuluş Ordusu Askeri Bilimler Akademisi’nden uzman Fu Zhengnan, bu haftaki tatbikatın ana nedenlerinden biri olarak “ABD ve Tayvan arasında son zamanlarda sıkça görülen ve doğası gereği aşırı derecede ciddi olan gizli anlaşmaları” gösterdi.
CCTV’nin kontrolündeki sosyal medya hesabı Yuyuan Tantian’da yayınlanan bir videoda konuşan Fu, Washington’un Tayvan için önerdiği son silah paketinin çoğunlukla saldırı silahlarından oluştuğunu ve bunun 1972 ile 1982 yılları arasında imzalanan ABD-Çin ortak bildirilerini ihlal ettiğini söyledi.
Fu, silah satışının Tayvan’ın askeri sistemini fiilen Amerika’nın “doğal bir uzantısı” haline getireceğini ve bunun da “Çin ile ABD arasında doğrudan ve çatışmalı bir çatışma riskini artıracağını” söyledi.
“Tekrar tekrar yaptığımız uyarıları göz ardı ederek, ABD ve Tayvan ciddi bir işbirliği ve provokasyona girişti” diyen Fu, PLA tatbikatlarının “meşru ve yasal bir zorunlu tepki” olduğunu da sözlerine ekledi.
11,1 milyar dolarlık silah satışı
Tatbikatlar, Washington’un Tayvan’a silah satışını onaylamasının hemen ardından gerçekleştirildi. Pekin, bu kararı “Çin’in iç işlerine açık bir müdahale” olarak nitelendirdi.
ABD Dışişleri Bakanlığı 17 Aralık’ta Tayvan’a 11,1 milyar dolarlık silah paketi onayladığını duyurdu. Bu, adanın tarihindeki en büyük silah satışı olarak biliniyor. Satışın ABD Kongresi tarafından onaylanması gerekiyor.
Paket, 82 adet Yüksek Hareket Kabiliyetli Topçu Roket Sistemi (Himars) için 4 milyar dolar ve 60 adet kendinden tahrikli obüs için 4 milyar dolar içeriyor. Ayrıca, toplam değeri 3 milyar dolar olan “taktik görev” yazılımı, Javelin tanksavar füzeleri, helikopter parçaları ve Harpoon gemi savar füzelerini yenilemek için gerekli kitler de pakete dahil.
Çin Dışişleri Bakanlığı’nın Kuzey Amerika ve Okyanusya İşleri Birimi pazartesi günü, ABD’yi yetmiş yıl önce Tayvan Boğazı’na savaş gemileri göndererek “Çin’in yeniden birleşmesine askeri olarak müdahale etmek ve engel olmakla” suçladı.
Sosyal medyada yayınlanan bir açıklamada, ABD’nin “Çin’in tam yeniden birleşmesi için Çin’e borçlu olduğu” belirtildi ve Washington’dan “Tayvan’a silah satışının ciddi sonuçlarını” kabul etmesi istendi.
Tayvan konusunda Pekin ile çatışmanın “ABD’nin çıkarına olmadığı” belirtildi ve Washington’dan Çin’in “temel çıkarlarına” saygı duyması istendi.

Tatbikatlar dizisi
Çin Halk Kurtuluş Ordusu’nun tatbikatları, bu yıl Tayvan yakınlarında düzenlenen ikinci büyük çaplı savaş oyunları. Çin Halk Kurtuluş Ordusu, Tayvan lideri William Lai Ching-te’nin Çin anakarasını “düşman güç” olarak nitelendirip Tayvan’da askeri mahkeme sistemini yeniden kurmak da dahil olmak üzere bir dizi güvenlik önlemi açıklamasının hemen ardından nisan ayında da büyük çaplı bir tatbikat düzenlemişti.
Çin Halk Kurtuluş Ordusu Üniversitesi’nden Meng, bu haftaki tatbikatların enerji ve sivil ulaşım yolları gibi önemli tedarikler için hayati öneme sahip bölgelerde yapıldığını söyledi.
Keelung Limanı yakınlarında bir tatbikat yapıldığını ve Çin Halk Kurtuluş Ordusu’nun Tayvan’ın kuzeyindeki bu stratejik limanı etkili bir şekilde “kapatabileceğini” belirtti.
Meng, Kaohsiung yakınlarındaki güneyde PLA’nın faaliyetlerinin, adanın en büyük deniz üssü olan Zuoying’e atıfta bulunarak, “[Tayvan’ın] en hayati askeri üssüne karşı bir kıskacı hareketi” mümkün kılabileceğini söyledi.
Tayvan’ın doğusunda da, “ayrılıkçıların kaçmasını engellerken aynı zamanda dışarıdan yardım gelmesini önlemek” için “savaş koruma bölgesi” olarak görülen bir bölgede tatbikat yapıldığını söyledi.
Tayvan ana muhalefetinden Lai’ye tepki
Tayvan yönetimi de, PLA’nın baskısı altında savaşa hazır olup olmadığını test etmek için “kentsel direnç” tatbikatları başlattı
Tayvan yönetimi pazartesi günü sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda, “ÇHC’nin mantıksız provokasyonlarını şiddetle kınadığını ve bölgesel barışı baltalayan PLA’nın eylemlerine karşı çıktığını” savundu.
Tayvan ordusunun “hızlı müdahale tatbikatları” yaptığını söyledi.
Adanın muhalefet lideri Cheng Li-wun ise, pazartesi günü bir radyo röportajında Lai’yi eleştirerek, onun “sürekli olarak [Pekin’i] kışkırttığını ve kırmızı çizgileri aştığını” ve bunun “sadece bir çıkmaza yol açarak Tayvan’daki 23 milyon insanı da beraberinde sürükleyeceğini” söyledi.
Daha önce olduğu gibi, pazartesi günü PLA tatbikatları sırasında Çin anakarasından sahil güvenlik gemileri de gönderildi. Sahil güvenlik, gemilerinin kuzey, güneybatı ve doğudan Tayvan’a yaklaştığını gösteren bir görüntü yayınladı; doğu kıyısı açıklarında birkaç gemi görünüyordu.
Tayvan’a bakan anakara eyaletinde bulunan Fujian sahil güvenliği, Tayvan’ı çevreleyen sularda ve Fujian’a yakın ancak Taipei tarafından yönetilen Matsu ve Wuqiu adaları yakınlarında devriye gezdiğini söyledi.
Diplomasi
Zelenskiy ile gerilim yaşayan Kliçko görevden alma ihtimaline rest çekti

Kiev Belediye Başkanı Vitaliy Kliçko, Ukrayna yönetiminin kendisini görevden alma girişimlerine karşı mücadele edeceğini belirterek çatışma sürecinde yaklaşık 300 belediye başkanının uzaklaştırıldığını hatırlattı.
Kiev Belediye Başkanı Vitaliy Kliçko, Ukrayna yönetiminin kendisini herhangi bir şekilde görevden alma girişimine boyun eğmeyeceğini ve böyle bir durumda mücadele edeceğini söyledi.
BBC’ye mülakat veren Kliçko, “Beni görevden alırlarsa mücadele ederim” ifadesini kullandı.
Kiev yönetiminin Ukrayna yasalarına bağlı kaldığını belirten Kliçko, yerel topluluğun temsilcisi sıfatıyla başkent sakinlerinin çıkarlarını savunacağını dile getirdi.
Gelecekteki seçimlere işaret eden Kliçko, “Gelecek seçimler yapılır, başka insanlar gelir, buyursunlar. Buna topluluğun kendisi karar verir. Her kent sakininin, kendi çıkarlarını kimin savunacağını kendisinin belirlemek istediğine inanıyorum; yukarıdan birilerinin topluluğu yönetmesi için paraşütle birini atamasını değil. Demokrasi tam da budur” dedi.
Kliçko’nun bu çıkışının öncesinde, 17 Ekim günü yüzlerce Kievli belediye başkanının istifasını talep eden bir gösteri düzenledi.
Kamu yayıncısı Suspilne Kiev tarafından paylaşılan görüntülerde, belediye binası önünde toplanan protestocuların iki saat boyunca istifa sloganları attığı görüldü.
Eylemi “kurgulanmış” ve “sipariş üzerine yapılmış” olarak nitelendiren Kliçko, çatışma süreci boyunca görevden alınan yaklaşık 300 diğer belediye başkanı gibi kendisinin de bu yolla makamından uzaklaştırılmak istendiğini savundu.
Kliçko, Haziran 2014’ten bu yana Kiev Belediye Başkanlığı görevini yürütüyor; 2015 ve 2020 yıllarındaki seçimlerde de yeniden bu göreve seçildi.
Zelenskiy ile enerji altyapısı üzerinden başlayan gerginlik sürüyor
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile Kliçko arasındaki anlaşmazlık son günlerde kamuoyu önünde karşılıklı suçlamalarla görünür hale geldi.
Fransız Le Monde gazetesinin 14 Ekim tarihli haberine göre iki lider, başkentin enerji altyapısının kış mevsimine hazırlanması konusunda açıkça karşı karşıya geldi.
Zelenskiy, enerji tesislerinin korunmasına dönük adımların hayata geçirilmesinde geç kalındığı gerekçesiyle Kiev yönetimini eleştirdi.
Ukrayna Devlet Başkanı, başkentin kışa hazırlık seviyesinin sınır ve cephe hattındaki bölgelerden bile daha kötü durumda olduğunu savundu.
Bu eleştirileri “temelsiz” olarak tanımlayan Kliçko ise Devlet Başkanlığı Ofisi’nin yerel özyönetimi ortadan kaldırmayı ve kendisini şehir yönetiminden uzaklaştırmayı amaçladığını öne sürdü.
Ekim ayı başında kış mevsimi öncesinde Kiev’in hayatta kalma moduna geçtiğini duyuran Kliçko, kentin su şebekesindeki olası bir aksamanın son derece büyük ölçekli bir krize yol açabileceği uyarısını yapmıştı.
Kliçko, kışa hazırlık kapsamında başkentte yedek ısıtma sistemlerinin kurulduğunu; yakıt, gıda ve içme suyu stoklarının oluşturulduğunu aktardı.
Diplomasi
Trump, Musk’tan Ukrayna için Starshield sınırlamasını kaldırmasını istedi

Wall Street Journal’ın haberine göre ABD Başkanı Trump’ın SpaceX yöneticisi Elon Musk’ı arayarak askeri Starshield sistemindeki yavaşlatmayı kaldırmasını istemesinin ardından, Ukrayna ordusunun uydu iletişiminde toparlanma görüldü. Terminallerin saatte 60 kilometre hıza ulaştığında dahi kesilmesiyle insansız hava aracı operasyonlarında aksamalar yaşandı.
ABD Başkanı Donald Trump, SpaceX’in kurucusu Elon Musk ile bir telefon görüşmesi yaparak uydu internet ağı Starlink’in askeri sürümü Starshield üzerindeki kısıtlamaların Ukrayna için kaldırılmasını istedi.
The Wall Street Journal’ın (WSJ) haberine göre ABD’li ve Ukraynalı yetkililer, telefon görüşmesinden kısa bir süre sonra, 22 Ekim’de sistemin daha kararlı çalışmaya başladığını aktardı.
Ukraynalı bazı temsilciler altyapının henüz tam kapasiteye ulaşmadığını, ancak bağlantının terminallerin daha yüksek hareket hızlarında kısıtlama dönemine kıyasla daha verimli çalıştığını kaydetti.
Yetkililerin paylaştığı bilgilere göre Trump, görüşmede hız sınırının sürmesinden duyduğu rahatsızlığı Musk’a iletti.
Gazete, söz konusu yavaşlatma yüzünden Ukrayna ordusuna ait bazı insansız hava araçlarının görevlerini eksiksiz yerine getiremediğini yazdı.
ABD’li yetkililer ayrıca Trump’ın bir hafta boyunca yardımcılarına ve müttefiklerine Starlink’teki hız kesintisini sonlandırmak istediğini söylediğini aktardı.
Terminal hızı sınırlandırılınca cephedeki İHA operasyonları aksadı
İletişim kısıtlamalarına dair ilk haberler 14 Ekim gecesi gündeme geldi. Ukrayna Savunma Bakanının eski danışmanı Serhiy Sternenko, terminaller saatte 160 kilometreden daha hızlı hareket ettiğinde bağlantının koptuğunu açıkladı.
Sternenko daha sonra kısıtlamaların sertleştiğini duyurarak ordudan gelen verilere göre bağlantının artık saatte 60 ila 70 kilometre hızda dahi kesildiğini belirtti.
Financial Times’ın Ukraynalı yetkililer ve askerlere dayandırdığı haberine göre yaşanan aksaklıklar; insansız hava araçlarının yönetimini, cephedeki birliklerin ikmalini ve geri hatlardaki hedeflere yönelik saldırıları zorlaştırdı.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, 16 Ekim’de Starlink altyapısının kısmen toparlandığını duyurdu.
Brüksel’deki basın toplantısında konuşan Zelenskiy, eski hız parametrelerine kademeli olarak dönüldüğünü fakat Ukrayna ordusuna yönelik sınırlandırmaların henüz tamamen kalkmadığını ifade etti.
Gelişmeler üzerine Rusya cephesinden de açıklama geldi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, 14 Ekim’de yaptığı açıklamada, “Starlink gibi parlak teknolojilerin askeri amaçlarla hiç kullanılmaması daha iyi olurdu” diyerek sistemin ordunun hizmetine sunulmasına karşı olduklarını bildirdi.
Kısıtlama talimatının kaynağına dair çelişkili açıklamalar yapıldı
Musk, Starshield üzerindeki kısıtlamalara ilişkin sorumluluğu reddetti. Sistemin mülkiyetinin ve yönetiminin ABD hükümetine ait olduğunu belirten Musk, kullanım koşullarını da Washington’ın belirlediğini dile getirdi.
Ticari Starlink ağını SpaceX’in işlettiğini hatırlatan girişimci, bu hizmetin taarruz amaçlı askeri operasyonlar için tasarlanmadığını savundu.
Reuters’a konuşan iki ABD’li yetkili, Pentagon’a Starlink ile ilgili talimatın Beyaz Saray’dan gittiğini ileri sürdü.
Öte yandan üst düzey bir Amerikalı yetkili, Trump’ın şahsen böyle bir emir vermediğini savundu. The Telegraph gazetesi ise kısıtlamaları başlatan kişinin Musk olduğunu öne sürdü; kaynaklardan biri Trump’ın bu öneriyi kabul etmesiyle kısıtlamanın Pentagon tarafından devreye sokulduğunu aktardı.
20 Ekim’de WSJ, kaynaklarına dayanarak Musk’ın Ukrayna’daki Starshield faaliyetini durdurma yönünde bizzat emir verdiğini, ardından Musk ile Trump’ın kararı telefonda ele aldığını yazdı.
Trump, 16 Ekim’de yaptığı açıklamada kendisinin veya Musk’ın kısıtlamalarla bağı bulunduğu iddialarını reddetti. Trump, “Kimin yaptığını bilmiyorum, en azından ben değilim. Elon’ın da olduğunu pek sanmıyorum” dedi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise 18 Ekim’de ABD’nin Starlink’i yavaşlatma yönünde bir talimat vermediğini ve hızın yeniden sağlandığını savundu.
Rubio ayrıca Ukrayna’nın Starshield sistemine erişimi olmadığını, sistemin Kiev tarafından kullanımı konusunun halen müzakere edildiğini öne sürdü.
Karar ABD Kongresinde de yankı buldu. Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Üyesi Brian Fitzpatrick, Washington yönetiminin parmağı olduğunun kanıtlanması halinde ilgili kurumların bütçesini durdurmaya çalışacağını belirtti.
Diplomasi
Barrack: Şara, İsrail ile normalleşmek istiyor

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Suriye’nin geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın İsrail ile ilişkileri normalleştirmek istediğini belirtti.
Aynı zamanda İsrail’in Suriye’deki askeri operasyonlarına son verilmesi çağrısında bulunarak, Washington’un bu operasyonları durdurmak için müdahale edip etmemesi gerektiğini sorguladı.
Katar’ın Doha kentinde düzenlenen Küresel Güvenlik Forumu’nda konuşan Barrack, Şara’nın zorlu koşulları iyi idare ettiğini ve hükümetinin bir tehdit oluşturmadığını İsrail’e temin etmeye çalıştığını söyledi.
“Bence Cumhurbaşkanı Şara, çok zor koşullar altında çok iyi bir iş çıkardı,” diyen Barrack, Suriye liderinin İsrail’e ilettiğini düşündüğü mesajı şöyle aktardı: “Ben saldırgan değilim, İsrail ile bir sorunum yok, İsrail ile ilişkilerin normalleşmesini istiyorum.”
Barrack ayrıca İsrail’i Suriye’deki operasyonlarını durdurmaya çağırırken, ABD’nin bu operasyonları sona erdirmek için müdahale edip etmemesi gerektiği konusunda belirsizliğini dile getirdi:
“Bunu [İsrail’in Suriye’deki eylemlerini] durdurmanın zamanı geldi. ABD’nin bunu durdurmak için müdahale etme zamanının gelip gelmediğini bilmiyorum.”
İsrail, 8 Aralık 2024’te Beşar Esad’ın devrilmesinin ardından Suriye’deki askeri operasyonlarını yoğunlaştırdı. İsrail güçleri, Golan Tepeleri boyunca uzanan askerden arındırılmış “tampon bölgeye” girdi ve Şeyh Dağı’nın (Hermon) Suriye tarafında mevzilenirken, İsrail bu konuşlandırmayı geçici bir güvenlik önlemi olarak nitelendirdi.
İsrail’in hava saldırıları ayrıca ülke genelindeki askeri tesisleri ve silah depolarını da hedef aldı.
Barrack, bir zamanlar düşman olarak görülen grupların yeni siyasi ve güvenlik yapılarına nasıl dahil edilebileceğinin bir örneği olarak Suriye’deki siyasi geçiş sürecini gösterdi.
ABD’li diplomat, “Bir zamanlar yabancı terör örgütü olarak nitelendirilen Nusra’yı ele alabilirsiniz; 8 Aralık’ta yaşanan dönüşümün ardından bugün pek çok kişi bu örneği ‘işte bir model’ diye değerlendiriyor,” dedi.
Nusra Cephesi, Suriye iç savaşı sırasında ortaya çıkan ve El Kaide’ye bağlılık yemini ettikten sonra bu ağdan ayrıldığını ilan eden bir cihatçı gruptu. Örgüt, başta ABD ve BM olmak üzere birçok ülke ve kurum tarafından “terörist” kabul ediliyordu.
Grubun lideri Ahmed Şara (Ebu Muhammed el-Colani), daha sonra Esad’ı deviren saldırıyı yöneten Heyet Tahrir eş-Şam’ın (HTŞ) başına geçti.
Barrack ayrıca, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Suriye ulusal ordusuna entegrasyonunu, daha önce pek çok kişinin olası görmediği bir sonuç olarak gösterdi.
ABD’li, “Hiç kimse, bu Kürt oluşumu olan SDG’yi ulusal bir orduya yeniden entegre edebileceğinizi düşünmemişti, ama bu gerçekleşti,” dedi.
Şam ile Kürt liderliğindeki güçler, 10 Mart 2025 tarihinde SDG’nin askeri ve sivil kurumlarını Suriye devletine entegre etmek üzere bir anlaşma imzalamıştı.
Fakat entegrasyon şartları ve bölgedeki özyönetimin geleceği konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle anlaşmanın uygulanmasında gecikmeler yaşandı.
Bununla birlikte Barrack, Washington’un geniş bölgede gerçekleşen ve kendisinin “23 rejim değişikliği” olarak nitelendirdiği olaylara müdahalesine atıfta bulunarak, ABD’nin Orta Doğu’daki önceki müdahalelerinin etkinliği konusunda şüphelerini dile getirdi.
“Ne zaman müdahale etmeye, bir kişiyi ya da rejimi değiştirmeye çalışsak, bu bir hata olmuş gibi görünüyor,” diyen Barrack ayrıca Yemen’deki ABD müdahalesinin değerini de sorgulayarak, bunu görünüşe göre “anlamsız” olarak nitelendirdi.
Amerika4 gün önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Dünya Basını1 hafta önceİngiliz diplomat Crooke: Suudi Arabistan’da asıl çöküş içeriden gelecek
Dünya Basını2 hafta önceBrezilya’da Bolsonaro rüzgarı ve Lulismonun sınırları
Dünya Basını2 hafta önceRay Dalio: ABD için 3 yıl içinde borç krizi görüyorum
Rusya2 hafta önceRusya, Trump ile varılan mutabakatla dizel ihracatını kısmen serbest bıraktı
Avrupa2 hafta önceBerlin’de Sol Parti, SPD-Yeşiller koalisyonu için “İsrail’in var olma hakkı”nın altını çizdi
Avrupa2 hafta önceBurnham: Brexit oylamasında Rus müdahalesi var
Rusya2 hafta önceYandex veri merkezine saldırı Rusya’da dijital hizmetleri vurdu










