Bizi Takip Edin

Diplomasi

Çin: Ulusal güvenliği sağlama çabalarında Moskova’yı destekliyoruz

Yayınlanma

Pekin ve Moskova’nın, stratejik bağlarını derinleştirirken istihbarat ve kolluk kuvvetleri alanındaki iletişimlerini güçlendirmeleri bekleniyor.

Çin Komünist Partisi’nin Merkezi Siyasi ve Hukuki İşler Komisyonu’nun başında bulunan üst düzey güvenlik yetkilisi Chen Wenqing salı günü yapılan bir toplantıda Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Nikolay Patruşev’e Pekin’in ulusal güvenliği sağlama çabalarında Moskova’yı desteklediğini söyledi.

Rus haber ajansı Tass’a göre Chen, Çin’in geçen ay Moskova yakınlarındaki bir konser salonuna yapılan saldırıyı kınadığını ve “terörizmin tüm tezahürlerine kararlılıkla karşı çıktığını” söyledi.

Rusya Güvenlik Konseyi’nden yapılan açıklamada ikilinin “iki ülkenin kolluk kuvvetleri ve özel servisleri arasındaki işbirliğinin daha da güçlendirilmesi” konusunu ele aldıkları belirtildi.

“Uluslararası gündemdeki bazı konular hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Taraflar uluslararası arenada koordinasyonu artırmaya odaklandıklarını teyit ettiler” denildi.

ÇKP Politbüro üyesi Chen, cumartesi günü Rusya’ya dokuz günlük bir ziyarete başladı. Çin Dışişleri Bakanlığı Chen’in ülkeye resmi bir ziyarette bulunmak ve St Petersburg’da salıdan perşembeye kadar sürecek olan 12. Uluslararası Güvenlik Sorunları Yüksek Temsilcileri Toplantısı’na katılmak üzere davet edildiğini açıkladı.

Bu ayın başlarında Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov Pekin’i ziyaret etmiş ve üst düzey diplomat burada Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile bir araya gelmişti. Bu ziyaret, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in önümüzdeki ay gerçekleştirmesi beklenen Çin ziyareti için zemin hazırlama çabalarının bir parçası olarak görülüyor.

Diplomasi

Lukaşenko: Savaşa dahil olmak istemiyoruz ancak Rusya ile birlikteyiz

Yayınlanma

Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin temsilcileriyle Minsk’te bir araya geldiğini ve kendilerine sert bir uyarı ilettiğini açıkladı. Kiev ile yürütülen temaslara değinen Lukaşenko, Belarus’un çatışmaya dahil olmak istemediğini ancak her koşulda Rusya’nın yanında yer alacağını vurguladı.

Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko, Minsk’te Moskova Bölge Valisi Andrey Vorobyov ile gerçekleştirdiği görüşmede, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin temsilcilerini kabul ettiğini ve kendilerine net uyarılarda bulunduğunu açıkladı.

Ukrayna tarafını makul bir şekilde anlaşmaya davet eden Lukaşenko, Minsk’in çatışmanın içine çekilmek istenmediğini belirtirken, Rusya ile olan müttefiklik bağlarına sadık kalacaklarını kaydetti.

“Savaşın niteliği anında değişir, bu çok farklı bir savaş olur”

Lukaşenko, Minsk’te Ukrayna cumhurbaşkanlığı temsilcileriyle yapılan görüşmenin detaylarını paylaştı.

Görüşmede, Belarus’u çatışmanın içine çekme girişimlerinin savaşın seyrini kökten değiştireceğine dair doğrudan bir uyarı ilettiğini aktaran Lukaşenko, şu ifadeleri kullandı:

“Kısa süre önce burada Zelenski’nin temsilcileri vardı, kendilerine doğrudan söyledim: ‘Arkadaşlar, başkanınıza iletin; eğer bizimle bu şekilde konuşabileceğini ve üstelik bizi savaşa sürükleyebileceğini düşünüyorsa, savaşın niteliğinin anında değişeceğini anlamalıdır. Bu çok farklı bir savaş olur.'”

Belarus lideri, Kiev yönetiminin bu uyarıya yanıt verdiğini belirterek, “Bu arada bir cevap aldık, bunu anlıyorlar” dedi.

“Savaşa dahil olmamıza gerek yok”

Belarus’un çatışmalara doğrudan taraf olmasını istemediğini vurgulayan Lukaşenko, Rusya’nın Minsk Büyükelçisi Boris Grizlov’un Belarus’u savaşa sokmak için süreç yürüttüğü yönündeki iddiaları reddetti.

Lukaşenko, konuya ilişkin şunları söyledi:

“Savaşa dahil olmamıza gerek yok. Boris Vyaçeslavoviç’in bizi savaşa sürüklemek için süreci organize ettiğine yönelik iddialarla bizi buraya itmeye çalışmayın. Bakın, biz Rusya Başkanı ile bu konuyu bin kez görüştük.”

“Gelin insani bir şekilde anlaşalım”

Ukrayna’nın “büyük bir oyunda koz olarak kullanıldığını” ifade eden Lukaşenko, Kiev yönetimine ültimatomlar ve çatışmacı söylemler yerine içerikli müzakereler yürütme çağrısında bulundu. Lukaşenko, şöyle konuştu:

“Hadi arkadaşlar, anlaşalım. Esaslı bir şekilde anlaşmamız gerekiyor, tozu dumana katmaya, bağırmaya, Rus usulü yumruk atmaya çalışmaya gerek yok. Gelin insani bir şekilde anlaşalım.”

Belarus’un Rusya ve kendilerinin kandırılmayacağına dair güvenceler içeren bir barışa ihtiyaç duyduğunu dile getiren Lukaşenko, “Bunu gizlemiyorum. Barış, sadece barış. Ancak bizimle oynamayacaklarına ve bizi bir kez daha kandıramayacaklarına dair tam bir garantiyle. Çünkü Rusya’nın aldatılması her şeyden önce Belarus’u vuracaktır. Biz vatanımızın en ön cephesindeyiz” ifadelerini kullandı.

“Her durumda Rusya’nın yanında olacağız”

Moskova ile olan stratejik ortaklık ve yakın iş birliği politikasının değişmeyeceğini teyit eden Lukaşenko, ülkesinin duruşunu şu sözlerle özetledi:

“Bizim duruşumuz barışçıldır. Ancak her durumda Rusya’nın yanında olacağız. Başka türlüsü olamaz.”

İki ülke arasındaki gerilim, son dönemde yaşanan askeri hareketlilik ve karşılıklı suçlamaların ardından tırmandı. 17 Haziran’da Belaruslu çocuk futbol takımını Gelencik’e taşıyan otobüse düzenlenen Ukrayna menşeili insansız hava aracı (İHA) saldırısında, çocuklara refakat eden bir kişi hayatını kaybetmiş, altısı çocuk olmak üzere sekiz kişi yaralanmıştı. Bu olaydan birkaç gün önce, Ukrayna sınırından yaklaşık 100 kilometre mesafedeki aynı bölgede düzenlenen drone saldırılarında Miratorg şirketi çalışanı üç kişi yaşamını yitirmişti. Lukaşenko bu saldırılardan Ukrayna’yı sorumlu tutarak açıklama talep ederken, Ukrayna tarafı iddiaları reddetmişti.

Gelişmelerin ardından 19 Haziran’da Zelenski, Minsk yönetimine Rus askeri teçhizatlarının sınırdan çekilmesi yönünde bir ültimatom vermiş ve Kiev’in Rus savunma sanayisiyle çalışan Belaruslu şirketleri hedef alabileceğini ima etmişti. Zelenski, 24 Haziran’da yaptığı açıklamada ise imha etmekle tehdit ettiği Rus yönlendirme ve aktarıcı istasyonlarının faaliyetlerinin durdurulduğunu iddia etmişti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Rus ve Brezilyalı uzmanlar iki ülke ilişkilerini analiz etti

Yayınlanma

Rusya Uluslararası İlişkiler Konseyi (RIAC) ve Brezilya Uluslararası İlişkiler Merkezi (CEBRI) tarafından hazırlanan ortak rapor, iki ülkenin çok kutuplu dünya düzeni taahhütlerine rağmen ekonomik bağların zayıf kaldığını ortaya koydu. Brezilyalı uzmanlar ilişkileri “yarım kalmış işbirliği” olarak nitelerken, yaptırımlar ve lojistik engellerin ticareti sınırladığı belirtildi.

Rusya Uluslararası İlişkiler Konseyi (RIAC) ve Brezilya Uluslararası İlişkiler Merkezi (CEBRI) tarafından ortaklaşa hazırlanan “Brezilya ve Rusya İlişkileri: Siyasi Yakınlaşma ve Ekonomik Gelişme” başlıklı raporda, iki ülke arasındaki ilişkilerin büyük siyasi iddialar ile zayıf ticari-ekonomik sonuçlar arasındaki yapısal dengesizlik ve paradoksal durumla karakterize edildiği belirtildi.

İki ülkenin uzmanları mevcut ekonomik ilişkileri farklı yaklaşımlarla ele aldı. Rus analistler, artan dış baskılara rağmen bazı alanlardaki bağların derinliğini ve dayanıklılığını vurguladı.

CEBRI uzmanları ise ilişkileri, uluslararası alanda çok kutuplu dünya savunuculuğunun getirdiği dönemsel diplomatik yakınlaşmalar ile dış sınamalara karşı hassas olan ekonomik bağlardaki asimetrinin şekillendirdiği “yarım kalmış işbirliği” (incomplete cooperation) modeli olarak tanımladı.

Brezilyalı uzmanlar ilişkilerdeki yapısal engelleri sıraladı

CEBRI analistleri, modern dönemde Rusya ve Brezilya ilişkilerini tetikleyen temel faktörler arasında Sovyetler Birliği’nin dağılması, BRICS’in kuruluşu ve Ukrayna’daki çatışmayı gösterdi. Değerlendirmelere göre, bu faktörlerin hiçbiri tarafların işbirliği potansiyelini tam anlamıyla kullanmasını sağlayamadı.

Post-Sovyet döneminde Rusya’nın yaşadığı iç istikrarsızlık ile Brezilya’daki ekonomik reformlar, iki ülkenin birbirinden uzak durmasının sürmesine neden oldu.

BRICS’in kurulmasının işbirliğini derinleştirmek için bir fırsat sunduğunu kabul eden Brezilyalı uzmanlar, beklentilerin gerçek sonuçların önüne geçtiğini ifade etti.

Brezilya’daki yapısal kısıtlamalar ve siyasi değişimler, siyasi fikir birliğinin sürdürülebilir bir işbirliğine dönüşmesini engelledi.

Luiz Inacio Lula da Silva’nın 2022 yılındaki başkanlık seçimlerini kazanması Rusya ile yakınlaşmanın niteliğini etkiledi.

Birleşmiş Milletler’deki oylama analizleri, her iki ülkenin benzer pozisyonlar alarak çok kutuplu dünya düzeni savunucusu imajını güçlendirdiğini gösterse de raporda bu durumun yapısal olmaktan ziyade dönemsel bir nitelik taşıdığı aktarıldı.

Ukrayna’daki askeri operasyonların Rusya’yı yeni ortaklar aramaya yönelttiğini ve Brezilya’nın parçalanmış uluslararası sistemde pragmatik bir arabulucu olarak rolünü pekiştirdiğini belirten uzmanlar, ikili ekonomik işbirliğini derinleştirme fırsatlarının ise sınırlı olduğunu kaydetti.

Büyük Brezilya şirketleri, ABD ve Avrupalı ortaklarının uygulayabileceği ikincil yaptırım riskleri nedeniyle Rusya pazarında tam olarak faaliyet gösteremiyor.

İki ülke arasındaki ticaret rotalarının büyük bölümü yaptırımlardan etkilendi. İsviçre-İtalya ortaklığı MSC, Danimarkalı Maersk, Fransız CMA CGM Group ve Alman Hapag-Lloyd gibi dünyanın en büyük deniz taşımacılığı şirketleri Rus kargolarını taşımayı reddetti.

İki ülke arasındaki ticaret hacmindeki artışa rağmen, ikili ticaretin yapısı asimetrik kalmaya devam ediyor. Brezilyalı ortaklar, bu durumun ticaret bağlarının gerçek anlamda çeşitlenmesinden ziyade tarafların ekonomik olarak birbirini tamamlamasını yansıttığını kaydetti. Brezilya’nın Rusya’ya ihracatı ağırlıklı olarak tarım ürünlerinden oluşuyor. Son yıllarda ihracatta soya fasulyesi yüzde 33, et yüzde 28 ve kahve yüzde 18 ile önemli yer tuttu. Rusya’nın Brezilya’ya ihracatı ise başta dizel yakıt, gübre ve endüstriyel ham maddeler olmak üzere sınırlı sayıdaki stratejik ürün grubuna dayanıyor. Rusya’nın Brezilya’ya yaptığı sevkiyatın yaklaşık yüzde 75’ini gübre oluşturuyor ve bu durum ticaretin tek bir sektörde yoğunlaştığını gösteriyor. Brezilya’nın 2025 yılında kabul ettiği Ulusal Gübre Planı’nın gelecek on yılda bu alandaki dışa bağımlılığı azaltmayı öngörmesi, ikili ticaret akışını gelecekte zayıflatabilecek bir unsur olarak değerlendiriliyor.

Brezilyalı analistlerin verilerine göre, 2021-2025 döneminde Rusya, Brezilya’nın ana silah tedarikçileri arasında yer almadı. Brezilya’nın Rusya karşıtı yaptırımlara katılmaması ve Kiev’e silah göndermemesine rağmen, Ukrayna’daki çatışmanın başlamasının ardından iki ülkenin savunma alanındaki ilişkileri sembolik bir nitelik kazanmaya başladı.

Brezilya Merkez Bankası verilerine göre, iki ülkenin birbirinin ekonomisine yaptığı doğrudan yabancı yatırımlar da sınırlı düzeyde kaldı. 2024 yılında Rusya’nın Brezilya’daki birikmiş doğrudan yabancı yatırım tutarı 38,73 milyon dolar olarak kaydedildi. Bu miktar, ülkedeki toplam yabancı yatırımların sadece yüzde 0,0044’üne karşılık geliyor. Aynı dönemde Brezilya’nın Rusya’daki yatırımları ise 1,69 milyon dolar (toplam yabancı yatırımların yüzde 0,00038’i) seviyesinde gerçekleşti.

CEBRI analistleri, Rusya-Brezilya ilişkilerinin seçici ve düzensiz bir etkileşim modeli sunduğunu, siyasi hırslar ile ekonomik sonuçlar arasında kalıcı bir uçurum olduğunu ifade etti. En belirgin yakınlaşma dönemsel diplomatik temaslarda görülürken, kurumsallaşma ve uzun vadeli koordinasyon gerektiren alanlarda işbirliğinin sınırlı kaldığı, asimetrik ekonomik yapının ise kazanımların eşitsiz dağılmasına yol açtığı belirtildi.

İşbirliğinin geliştirilmesi için farklı öneriler sunuldu

Brezilyalı uzmanlar, ilişkilerin geliştirilmesindeki temel zorluğun ekonomik ve teknolojik karşılıklı bağımlılık yapısının değiştirilmesi olduğunu kaydetti. Raporda, “Ülkelerin, ağırlıklı olarak doğal kaynakların ve düşük katma değerli malların ticaretine dayalı ilişkiler modelinden vazgeçmesi gerekmektedir” ifadesine yer verildi.

CEBRI analistleri, dengeli ve sürdürülebilir bir ortaklık için şu koşulları öne çıkardı:

  • İkili ticaretin çeşitlendirilmesi,
  • Karşılıklı yatırımların artırılması,
  • Yüksek teknoloji sektörlerinde işbirliğinin geliştirilmesi,
  • Hizmet sektöründeki etkileşimin güçlendirilmesi,
  • İmalat sanayisinin daha karmaşık kollarında işbirliğinin genişletilmesi.

Bu süreç, bir yandan Rusya ekonomisinin Brezilya sermayesi dahil yabancı yatırımlara kademeli olarak açılmasını, diğer yandan Brezilya ürünlerinin Rusya pazarına erişiminin kolaylaştırılmasını öngörüyor. Ayrıca CEBRI uzmanlarına göre, Rusya’nın Brezilya’nın teknoloji sektörlerine yapacağı yatırımların artması, Brezilya’nın üretim potansiyelini güçlendirebilir.

Rus analistler ise aksine, işbirliğinin derinleşmesinin Rusya’nın rekabet avantajlarının belirgin olduğu geleneksel alanlardaki ticari etkileşimin genişletilmesiyle mümkün olduğunu savunuyor. Tahminlere göre, 2030 yılına kadar Brezilya’nın gübre talebi yüzde 20 oranında artacak ve ülke GSYH’sinin yüzde 25’ini oluşturan tarım-sanayi kompleksinin rolü daha da önem kazanacak. Rus şirketlerinin gübre üretimindeki payının artırılması ve tam döngülü üretim-lojistik zincirlerinin kurulması, Brezilya’nın Latin Amerika’nın diğer ülkelerine sevkiyatı artırmak için bir platform haline gelmesini sağlayabilir.

Rus uzmanlar, ihracat yapısının çeşitlendirilmesi fırsatlarını ortak yatırım projelerinin uygulanması ve yüksek teknoloji alanındaki işbirliğinin derinleştirilmesiyle ilişkilendiriyor. Rus küçük ve orta ölçekli işletmelerinin tüketim mallarını tanıtmak için çevrimiçi ticaret platformlarının kullanılması da yeni ve hızla gelişen bir etkileşim alanı olarak öne çıkıyor.

Rus uzmanlar, gelecek vadeden işbirliği alanlarını şu şekilde sıraladı:

  • Petrol ve gaz arama ve üretimi,
  • Uranyum ve lityum yataklarının işletilmesi,
  • Gübre üretimi ve petrol rafinaj tesislerinin modernizasyonu,
  • Tarım ticareti,
  • Yenilenebilir enerji kaynakları ve yeşil ekonomi,
  • Havacılık-uzay sanayisi ve nükleer enerji,
  • Ulaştırma ve lojistik,
  • Bilgi teknolojileri,
  • Savunma sanayisi.

Brezilya’da uranyum ve lityumun ortak üretimi konusunda Brezilya hükümeti, Rosatom bünyesindeki Rus Tenex şirketi ile görüşmeler yürütüyor. Raporda, Rusya’nın barışçıl nükleer teknoloji geliştirme deneyimini paylaşmaya, yapay zeka, dijital devlet hizmetleri ve otomasyon çözümlerinin çeşitli alanlarda uygulanmasına destek vermeye hazır olduğu belirtildi. Moskova ve Rio de Janeiro belediyeleri arasındaki temasların gösterdiği üzere, akıllı şehir teknolojileri dahil olmak üzere belediye düzeyindeki etkileşimin önemli bir potansiyele sahip olduğu kaydedildi.

Rus analistler ayrıca, Batı yaptırımlarının aşılması için alternatif ödeme mekanizmalarının kurulması gerektiğine işaret etti. Olası seçenekler arasında üçüncü ülkeler üzerinden ödeme yapılması, karşılıklı ticarette ulusal para birimlerinin kullanılması ve Rusya ihracatının ödemelerinde kısmen yuan kullanımına geçilmesi yer alıyor.

Sonuç olarak raporun yazarları, iki ülke ekonomilerinin birbirini tamamlayıcı nitelikte olmasının ve stratejik özerkliğe yönelik ortak ilginin, ilişkilerin düzensiz yapısına rağmen henüz hayata geçirilmemiş önemli bir potansiyel barındırdığını ortaya koyduğunu belirtti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

NATO, Ukrayna için 70 milyar avroluk askeri yardıma hazırlanıyor

Yayınlanma

NATO üyesi ülkeler, Ankara’da düzenlenecek yıllık zirvede Ukrayna’ya 70 milyar avroluk askeri yardım sağlanmasını onaylamaya hazırlanırken, ABD’nin dahil edilmediği bu paketle birlikte Ukrayna’nın toplam savunma bütçesi Rusya’nın yıllık bütçesini yakalayacak. Avrupa Birliği kredileri ve üye ülkelerin taahhütleriyle desteklenen bu yeni askeri yardım planının, Ukrayna’nın savunma finansmanını gelecek yıl da yüksek seviyede tutması öngörülüyor.

NATO ülkeleri, 7-8 Haziran tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilecek yıllık liderler zirvesinde Ukrayna’ya 70 milyar avro değerinde askeri yardım tahsis edilmesini onaylamaya hazırlanıyor.

Bahse konu kaynak sağlandığı takdirde, Ukrayna’nın kendi kaynakları ve dış yardımlarla birlikte toplam savunma harcamaları, Rusya’nın bu yıl için bütçelediği savunma harcamalarıyla yaklaşık olarak eşitlenecek.

Rusya Federasyonu bütçesinde öngörülen bu tutarları daha hızlı bir tempoyla harcamaya devam etse de kağıt üzerindeki bütçe dengesi kurulmuş olacak.

Politico’ya konuşan ittifak üyesi ülkelerden beş diplomat, NATO büyükelçilerinin liderlerin ortak bildiri metni üzerinde büyük ölçüde mutabakata vardığını, ancak ayrıntıların halen değişebileceğini aktardı.

Diplomatların ifadelerine göre, taslak deklarasyonda NATO ülkeleri Ukrayna’ya 70 milyar avro (yaklaşık 80 milyar dolar) tutarında askeri destek sağlama taahhüdünde bulunuyor.

ABD ise bu spesifik destek programında yer almıyor.

Bu tutar Ukrayna’nın kendi savunma ve güvenlik harcamalarına eklendiğinde, toplam bütçe yaklaşık 178 milyar dolara ulaşacak. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, üç gün önce imzaladığı yasayla, Avrupa Birliği’nden alınacak krediyi de dahil ederek savunma harcamalarını rekor seviyeye ulaştıran 4,4 trilyon grivnalık (yaklaşık 98 milyar dolar) bütçeyi onaylamıştı.

Karşılaştırma yapıldığında, Rusya’nın resmi bütçesinde savunma için 12,93 trilyon ruble ayrılmış durumda.

Bu miktar güncel kurla yaklaşık 170 milyar dolara denk gelse de rublenin son dönemde değer kaybetmesi bu dengede rol oynuyor; nitekim bir ay önce bu meblağın dolar karşılığı 180 milyar doları aşıyordu.

Buna karşın, Almanya merkezli Uluslararası Güvenlik İşleri Enstitüsü Araştırmacısı Janis Kluge tarafından yapılan hesaplamalara göre, Rusya’nın sadece 2026 yılının ilk çeyreğindeki askeri harcamaları rekor kırarak 5,908 trilyon rubleye (güncel kurla 78 milyar dolar) ulaştı.

Ukrayna ise bütçe harcamalarını, Avrupa Birliği’nden sağlanan 90 milyar avroluk kredi sayesinde önemli ölçüde artırmayı başardı. Kiev’in bu yıl bu kredinin yarısını alması ve bu miktarın da 31,8 milyar avroluk kısmını doğrudan savunma harcamalarında kullanması planlanıyor.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, perşembe günü Polonya’nın Gdansk kentinde başlayan Ukrayna’nın Yeniden İnşası Konferansı’nda yaptığı açıklamada, 3,2 milyar avroluk ilk dilimin bugün transfer edildiğini duyurdu.

Politico’nun Ukrayna Savunma Bakanlığı verilerine dayandırdığı daha önceki haberine göre, NATO ülkeleri Ukrayna’ya bu yıl için halihazırda 38 milyar dolarlık askeri yardım taahhüt etmişti.

Buna ek olarak Kiev, ittifaktan 20 milyar dolar daha talep etmeyi planlıyordu. Ukrayna tarafı, son aylarda cephe hattından işgal altındaki bölgelere kadar her alanda insansız hava araçlarını etkin şekilde kullanarak elde ettiği inisiyatifi korumayı amaçlıyor.

Bu araçlar, Rusya’nın ikmal yollarını kesmekle birlikte Rusya içlerindeki petrol rafinerileri ile savunma sanayii tesislerinde patlamalara ve yangınlara yol açıyor.

Sonuç olarak Ukrayna, NATO liderlerinin bildiri taslağına göre beklenenden daha fazla bir destek alarak toplamda 70 milyar avroya ulaşabilecek.

Diplomatların Politico’ya verdiği bilgilere göre, ittifak ayrıca gelecek yıl için de en azından buna eşdeğer bir meblağ tahsis etme taahhüdünde bulunacak.

Bu planların hayata geçirilmesi ve AB kredisinden 2027 yılı için ayrılan 45 milyar avronun eklenmesi halinde, Ukrayna’nın savunma finansmanı gelecek yıl da güçlü şekilde desteklenmeye devam edecek.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English