Amerika
Cinsel saldırı suçlamaları Swalwell’in valilik yarışını bitirdi

ABD Temsilciler Meclisi Üyesi Eric Swalwell, hakkında çıkan cinsel saldırı suçlamalarının ardından California valiliği adaylığını askıya aldığını duyurdu. Demokrat partili Swalwell, iddiaları yalanlayarak ailesinden ve destekçilerinden özür dilerken; siyasi müttefikleri, sendikalar ve Kongre üyeleri Swalwell’e yönelik desteğini geri çekmeye başladı.
Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisi Üyesi Demokrat Eric Swalwell, Pazar günü yaptığı açıklamada California valiliği için yürüttüğü seçim kampanyasını askıya aldığını duyurdu.
Söz konusu karar, California valilik yarışının en güçlü adaylarından biri olan Kongre üyesinin bir eski yardımcısına iki kez cinsel saldırıda bulunduğu iddialarını içeren ilk haberlerin yayımlanmasından yaklaşık 48 saat sonra geldi.
Swalwell, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, “Valilik kampanyamı askıya alıyorum” ifadesini kullandı.
Paylaşımında ailesine, personeline, arkadaşlarına ve destekçilerine seslenen Swalwell, geçmişte yaptığı muhakeme hataları nedeniyle derin üzüntü duyduğunu ve özür dilediğini belirtti.
Hakkındaki iddiaların asılsız olduğunu ve bunlarla mücadele edeceğini kaydeden Swalwell, “Ciddi ve asılsız iddialarla savaşacağım; ancak bu benim savaşım, bir kampanyanın değil” değerlendirmesinde bulundu.
San Francisco Chronicle gazetesi Cuma günü yayımladığı haberde, Swalwell’in 2019 ve 2024 yıllarında bir eski yardımcısına cinsel saldırıda bulunduğunu; her iki olayın da söz konusu kadının rıza gösteremeyecek kadar alkollü olduğu bir sırada gerçekleştiğini aktardı.
CNN ise bir kadının tecavüz suçlaması da dahil olmak üzere dört kadının Swalwell’i cinsel tacizle suçladığını bildirdi.
Eric Swalwell, bu iddiaları kesin bir dille reddederek bunların “yalan” olduğunu belirtti. Cuma günü X’te yayımladığı bir videoda Swalwell, “Bunlar tamamen yalandır. Bu olaylar yaşanmamıştır” dedi.
Bu olayların hiçbir zaman gerçekleşmediğini ve elindeki her imkanla bunlara karşı mücadele edeceğini vurgulayan Swalwell, haberlerin California valilik yarışında en güçlü aday olduğu bir seçim arifesinde geldiğine işaret etti.
CNN’e göre, Kongre üyesinin avukatı da Swalwell’i suçlayan bazı kadınlara durma ve vazgeçme ihtarnameleri gönderdi.
Yapılan açıklamalar, Swalwell’in valilik adaylığının birkaç gün içinde tamamen çökmesine engel olamadı. Kampanyasının eş başkanları olan Temsilciler Meclisi Üyeleri Adam Gray ve Jimmy Gomez, Chronicle ve CNN’de yer alan ilk haberlerin üzerinden birkaç saat geçmeden Swalwell’in yarıştan çekilmesi çağrısında bulundu.
California ve ulusal siyasette uzun süredir belirleyici bir figür olarak görülen Temsilciler Meclisi Üyesi Nancy Pelosi de Swalwell’in adaylıktan çekilmesi gerektiğini belirtti.
Pelosi, suçlamaların “tam şeffaflık ve hesap verebilirlik çerçevesinde uygun bir şekilde soruşturulması” çağrısında bulundu.
Politico’nun haberine göre, Swalwell’in bazı Kongre ofisi çalışanları ve valilik kampanyası üyeleri, imzasız bir mektup yayımlayarak iddialarla ilgili raporların “iğrenç olduğunu, kamu görevinde bulunanların saygınlığına yakışmadığını ve tüm California halkının güvenine ihanet ettiğini” ifade etti.
Gelişmelerin ardından Swalwell’in istifasını isteyen milletvekillerinin sayısı artış gösterdi. Diğer taraftan, İç Güvenlik Bakanlığı Pazar günü yaptığı açıklamada, Swalwell hakkında yasadışı yollarla bir dadı çalıştırdığı suçlamasına ilişkin inceleme yürüttüğünü bildirdi.
Manhattan Bölge Savcısı Alvin Bragg’in ofisi de Cumartesi günü Kongre üyesiyle ilgili cinsel saldırı suçlaması üzerine soruşturma başlatılacağını duyurdu.
İfşaatlar öncesinde birçok önde gelen sendika kuruluşunun desteğini alan Swalwell, California valilik ön seçimlerinde en güçlü aday olarak görülüyordu.
California Öğretmenler Birliği (CTA) ve California Tabipler Birliği (CMA) gibi gruplar, suçlamaların ardından Swalwell’e verdikleri desteği derhal geri çektiklerini açıkladı.
CTA’nın demokratik yollarla seçilmiş kurulu, X üzerinden Temsilciler Meclisi Üyesi Eric Swalwell’in valilik kampanyasına verilen desteğin iptali yönünde oybirliğiyle karar aldıklarını ve her türlü desteği geri çektiklerini duyurdu.
Demokrat stratejistler, valilik yarışının parti seçmenleri için yeniden her şeye açık bir hale geldiğini ifade ediyor. Bazı uzmanlar, milyarder Tom Steyer ve eski Temsilciler Meclisi Üyesi Katie Porter’ın, seçeneklerini değerlendiren Demokratlar arasında desteklerini artırabileceğini öngörüyor.
Bununla birlikte bazı stratejistler, sürecin yarışta büyük bir belirsizliğe yol açtığını ve işlerin nasıl sonuçlanacağının net olmadığını dile getirdi.
Demokrat Parti ön seçimlerinin 2 Haziran tarihinde yapılması planlanıyor. Swalwell’in Temsilciler Meclisi’ndeki koltuğunu koruyup korumayacağı konusu da belirsizliğini koruyor.
Swalwell, valilik adaylığını bırakmasının yanı sıra Kongre’deki görevinden istifa etmesi için de her iki partiden gelen çağrılarla karşı karşıya bulunuyor.
Temsilciler Meclisi Üyesi Anna Paulina Luna, hafta sonu yaptığı açıklamada Swalwell’in Temsilciler Meclisi’nden ihraç edilmesi için bir önerge vereceğini bildirdi.
Bir üyenin ihraç edilebilmesi için Temsilciler Meclisi’nde üçte iki çoğunluğun oyu gerekiyor ve bu durum Demokratlardan önemli bir destek alınmasını zorunlu kılıyor.
Bazı Demokratlar, Swalwell’in istifa etmemesi durumunda meclisten ihraç edilmesine destek vereceklerinin sinyalini verdi.
Amerika
Çin’e 300 milyon dolarlık Nvidia çipi kaçırmakla suçlanan iş insanı gözaltında

ABD’de federal savcılar, Çin’e 300 milyon dolar değerinde yapay zeka çipi içeren sunucu kaçırmakla suçlanan Amerikalı iş insanı Greg Louie’yi gözaltına aldı. Şüphelinin 2023 ve 2024 yıllarında gerekli hükümet lisansını almadan Malezya ile Singapur üzerinden transit sevkiyat yaptığı belirtiliyor.
ABD’de federal savcılar, California’da yaşayan iş insanı Greg Louie’yi Nvidia üretimi yapay zeka çiplerini barındıran 300 milyon dolarlık sunucuları Çin’e yasa dışı yollarla ihraç etmek suçlamasıyla gözaltına aldı.
Bloomberg’ün haberine göre, Earthmade Computer Inc. adlı özel şirketin sahibi olan Louie, iş yerine geldiği sırada yakalandı.
Amerikalı iş insanına İhracat Kontrolü Reform Yasası’nı ihlal etmek amacıyla komplo kurmak, kaçakçılık ve kara para aklamak amacıyla komplo kurmak suçlamaları yöneltildi.
Soruşturma dosyasında, Louie’nin 2023 ile 2024 yılları arasında kimliği henüz tespit edilemeyen kişilerle ortak hareket ederek ileri teknoloji Nvidia çipleriyle donatılmış sunucuları Çinli müşterilere sevk ettiği kaydedildi.
Söz konusu sevkiyatların gerçekleşmesi için ABD hükümetinden özel lisans alınması şartı aranıyordu, ancak şüphelinin resmi makamlara herhangi bir lisans başvurusu yapmadığı tespit edildi.
Donanımların Malezya ve Singapur üzerinden transit geçirildiği, bu ülkelerden de yasa dışı biçimde yeniden ihraç edilerek Çin’e ulaştırıldığı belirlendi.
Washington yönetimi son yıllarda Pekin’in gelişmiş yapay zeka donanımlarına erişimini engellemeye çalışırken, Çin kendi üretim kapasitesini artırma ve yaptırımları aşacak alternatif güzergahlar bulma arayışını sürdürüyor.
ABD hükümeti, 2022 yılında Nvidia ürünlerinin Çin ve Rusya’ya ihracatına lisans zorunluluğu getirmişti. Kısıtlamalar, özellikle yapay zeka operasyonlarında kullanılan A100 ve H100 serisi grafik işlem birimlerini (GPU) hedef alıyor.
Öte yandan Washington yönetimi ocak ayında Nvidia’ya, H200 dahil güçlü yapay zeka çiplerini Çin’e satabilmesi için izin verdi. Şirketin bu satışları gerçekleştirebilmesi için elinde yeterli miktarda ürün tedariki sağladığını belgelemesi gerekiyor.
The Information gazetesi daha önce Pekin yönetiminin, ByteDance ve Alibaba gibi ülkenin önde gelen teknoloji devlerinin belirli Nvidia GPU’larını satın almasına onay vermeyi değerlendirdiğini yazmıştı.
Eylül ayı başında The New York Times gazetesi de ABD’nin yaptırım listesinde yer alan Çin merkezli teknoloji şirketi Inspur’un kısıtlamalara rağmen Nvidia çipleri dahil ileri Amerikan teknolojilerini sattığını öne sürdü.
Gazetenin haberinde, söz konusu ağda Inspur’un ABD’deki iştiraki Aivres şirketinin kilit rol üstlendiği kaydedildi.
Amerika
Mahkemeden 110 milyar dolarlık Paramount ve Warner Bros. birleşmesine onay

ABD federal mahkemesi, Paramount’un Warner Bros.’u 110 milyar dolara devralmasına yönelik uzlaşmayı onaylayarak birleşmenin önünü açtı. Şirket, varılan mutabakat uyarınca beş yıl boyunca yılda en az 30 film vizyona sokacak ve yerli yapımlara yıllık 300 milyon dolar ek yatırım yapacak.
ABD’de federal mahkeme, medya şirketi Paramount’un Warner Bros. Discovery’yi 110 milyar dolara devralmasına onay verdi.
ABD Bölge Yargıcı Araceli Martinez-Olguin, tarihin en büyük medya birleşmelerinden birini engellemek amacıyla Kaliforniya öncülüğündeki 12 eyaletin açtığı davada tarafların 21 Eylül’de vardığı uzlaşmayı onayladı.
Eyaletler, birleşmenin sinema ve televizyon alanında nihai tüketiciler için fiyatları artırabilecek bir tekel yaratacağını savunuyordu.
Yargıç Martinez-Olguin ise uzlaşmayı “makul, fiili ve hukuki bir çözüm” olarak nitelendirdi.
Onaylanan uzlaşma şartlarına göre şirket, beş yıl boyunca ABD sinemalarında her yıl en az 30 film vizyona sokmak ve ülke içindeki yapımlara yılda 300 milyon dolar ek kaynak aktarmak zorunda kalacak.
Şartların yerine getirilmemesi durumunda Paramount, Miramax film stüdyosunu satma yaptırımıyla karşılaşabilecek.
Anlaşma ayrıca kablolu yayın müzakerelerinin iki şirketin kanalları için ayrı ayrı yürütülmesini ve Paramount bünyesindeki CBS News ile Warner Bros.’a ait CNN’i denetleyecek bağımsız bir gazeteciler kurulu oluşturulmasını zorunlu kılıyor.
Kaliforniya Adalet Bakanlığı temsilcisi, varılan uzlaşmanın rekabet konusundaki endişeleri giderdiğini, tüketici tercihlerini güvenceye aldığını ve Kaliforniyalı çalışanların geleceğini gözettiğini açıkladı.
Şirketler ayrıca Amerika Yazarlar Birliği (WGA) ile yürütülen antitröst davasında da anlaşmaya vardı.
Bu kapsamda sendikanın sağlık fonuna 17,5 milyon dolar ödenecek ve CBS News bünyesindeki WGA istihdam seviyesi beş yıl boyunca korunacak.
Paramount, birleşmenin tamamlanmasıyla birlikte oyuncak üreticisi Mattel’in CEO’su Ynon Kreiz’in şirkette Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO David Ellison ile ortak CEO görevini üstleneceğini duyurdu. Satın alma sürecinin 6 Ekim Salı günü tamamlanması bekleniyor.
Yaklaşık 110 milyar dolarlık devralma işlemi, Paramount Pictures, CBS, Paramount+, HBO ve CNN gibi dev medya varlıklarını tek çatı altında toplayacak.
Süreç, Paramount’un Netflix ile girdiği rekabeti kazanmasının ardından şekillendi.
Warner Bros. daha önce stüdyo operasyonları, HBO ve HBO Max yayın platformu için Netflix ile 82,7 milyar dolarlık satış üzerinde anlaşmış, ancak Netflix’in teklif artırmaması üzerine Warner Bros. Discovery şubat ayında Paramount’un teklifini kabul etmişti.
Paramount ise süreçte rakibi Netflix’i “yakıp yıkma taktiği” izlemekle suçlamıştı.
Mahkemece onaylanan uzlaşmaya bazı eyalet başsavcıları tepki gösterdi. Süreçte özellikle Massachusetts, New York, Connecticut ve Minnesota eyaletlerinin savcıları uzlaşma şartlarına itiraz etti.
Connecticut Başsavcısı William Tong, ofisinin CNN ile CBS News birimlerinin tamamen elden çıkarılarak yapıdan ayrılmasını talep ettiğini, bağımsız bir denetim kurulu kurulmasının önemine rağmen tam ayrışmayı sağlayamadıklarını belirtti.
Söz konusu birleşme temmuz ayından bu yana federal mahkeme kararıyla askıya alınmış durumdaydı.
Paramount daha sonra yasal süreç tamamlanana veya birleşme anlaşmasının vadesi olan Haziran 2027’ye kadar devralmayı tamamlamamayı taahhüt etmişti.
Amerika
ABD’den gizlenen nükleer testleri yakalamak için yer altında deney

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi, yer altında gizlenen düşük kapasiteli nükleer patlamaları tespit etmek amacıyla Nevada sahasında kimyasal patlayıcılarla deney gerçekleştirdi. Ölçümlerde sismometreler, sesötesi sensörler ve radyoaktif izleyiciler kullanılırken kurum yönetimi nükleer tespit kapasitesinde geride kalmayacaklarını açıkladı.
ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi (NNSA), düşük kapasiteli nükleer patlamaların tespit edilmesine yönelik bir deneme gerçekleştirdiğini duyurdu.
Kurumun basın servisinden yapılan açıklamaya göre çalışma, Nevada Ulusal Güvenlik Sahası’ndaki P Tüneli’nde kimyasal patlayıcılar ve radyoaktif izleyiciler kullanılarak yapıldı.
Denemeden elde edilen verilerin, ABD’nin nükleer patlamaları tespit etme kapasitesini güçlendirme çalışmaları kapsamında bilimsel modellerin sınanması ve algoritmaların hassaslaştırılması amacıyla kullanılacağı kaydedildi.
NNSA, deneyin özellikle sismik etkisi zayıflatılmış patlamaların tespit edilmesine odaklandığını bildirdi.
Klasik yer altı nükleer denemelerinde patlayıcı düzenek kayayla doğrudan temas edecek biçimde derin kuyulara yerleştiriliyor ve patlama dalgası çevreye tam olarak ulaşıyor.
Öte yandan sismik etkisi azaltılmış yöntemde düzenek geniş bir yer altı odasında patlatılıyor; bu uygulama patlamanın yarattığı sismik izi önemli ölçüde düşürüyor.
Deney sırasındaki ölçümler ivmeölçerler, sismometreler, elektromanyetik ve sesötesi sensörler, radyoaktif izleyici örnekleyicileri ile meteoroloji aygıtlarını kapsayan gelişmiş algılayıcı sistemleriyle yürütüldü.
NNSA Başkanı Brandon Williams, nükleer faaliyetlerin saptanmasının nükleer uzmanlık gerektirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu tür deneyler Amerika’nın tespit kabiliyetinde rakipsiz kalmasını sağlıyor. Başkan Donald Trump yönetimi, Birleşik Devletler’in güç konumundan hareket edeceğini açıkça ortaya koydu. Amerikan inovasyonundan kaçış yok. Bu deneyle net bir mesaj veriyoruz: Bu yönetim döneminde Amerika’nın geride kalmasına asla izin verilmeyecektir.”
Nevada’daki deneme planını mayıs ayı ortasında duyuran Williams, yabancı ülkelerdeki nükleer testleri tespit edecek sensörlerin bu sonbaharda test edileceğini belirtmişti.
Williams o dönemde, hasım ülkelerin Kapsamlı Nükleer Testlerin Yasaklanması Antlaşması’nı (CTBT) arkadan dolanarak yürüttüğü nükleer denemeleri saptamak ve sismik sensörlerin verimini artırmak amacıyla merkezi olmayan testler uyguladıklarını dile getirmişti.
ABD’de nükleer test tartışması, Donald Trump’ın geçen yıl nükleer silah denemelerine “eşit şartlarda” yeniden başlayacaklarını açıklamasının ardından hareketlendi.
ABD’nin deneme yapmayan tek ülke olarak kalmasını istemediğini savunan Trump, Rusya, Çin, Kuzey Kore ve Pakistan’ın nükleer testler gerçekleştirdiğini öne sürdü.
Washington yönetimi şubat ayında da Rusya ve Çin ile eşit şartlar temelinde nükleer denemelere dönmeye hazır olduğunu bildirdi.
Birleşmiş Milletler ise mayıs ayı başında yaptığı değerlendirmede, Rusya ve ABD’nin nükleer testlere yeniden başlamasının dünya genelindeki diğer ülkeleri de aynı yönde adım atmaya sevk edeceği uyarısında bulundu.
Asya2 hafta önceÇin yapay zekâ, çipler ve akıllı fabrikalara büyük yatırım yapıyor
Asya2 hafta önceHindistan ve Vietnam, ‘Çin artı bir’ rekabetini ticari kazanıma dönüştürmeyi hedefliyor
Asya2 hafta önceFed’in faiz artışının ardından Çin parasal gevşemeye devam edecek mi?
Asya2 hafta önceJaponya Merkez Bankası faizleri 1995’ten bu yana en yüksek seviyeye çıkardı, yen değer kaybetti
Asya2 hafta önceGüney Kore lideri Lee, ABD baskısına rağmen Ortadoğu’da savaşa dahil olmayacaklarını söyledi
Diplomasi4 gün önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Ortadoğu2 hafta önceEnsarullah lideri: Suudi Arabistan’ın Mekke iddiası ‘asrın yalanı’
Asya1 hafta öncePakistan’a Katar’dan ikinci LNG sevkiyatı yapılacak












