Amerika
CPAC zirvesinde “milli muhafazakâr enternasyonal” bir aradaydı

Küresel çaptan “milli muhafazakâr” siyasetin karargâhı olma iddiası ile hareket eden Muhafazakâr Siyasi Eylem Konferansı’nın (CPAC) Washington’daki üç günlük etkinliğinin son gününe ABD Başkanı Donald Trump damga vurdu.
Trump konuşmasında, Washington’ın yıllarca “radikal sol Marksistlerden, savaş tacirlerinden ve yozlaşmış özel çıkar gruplarından” oluşan “uğursuz bir grup” tarafından kontrol edildiğini öne sürdü.
5 Kasım’da, “Amerika’yı yok eden tüm yozlaşmış güçlere karşı durduklarını, onların gücünü ellerinden aldıklarını” ileri süren Trump, nihayetinde de “ülkelerini geri aldıklarını” söyledi.
Başkan, 6 Ocak 2021’de ABD Kongre Binasına yapılan saldırıda işlenen suçlardan hüküm giyen yüzlerce kişiyi affetmekle övündü ve onları “siyasi mahkumlar” ve “J6 rehineleri” olarak tanımladı. Bu mahkumlardan bazıları de salondaydı ve “J6! J6!” ve ‘Teşekkürler!’ diye bağırırken görüldüler.
Trump ayrıca çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık (DEI) programlarını ortadan kaldırmakla, ABD’yi Paris iklim anlaşmasından çıkarmakla ve belgesiz göçmenleri (“canavarlar”) Guantánamo Körfezine göndermekle övündü.
“Tüm DEI memurlarına işlerinin ortadan kalktığını bildirdim,” diyen Trump, özel sektörde de bu tip uygulamalara son verilmesini umduğunu belirtti.
Başkan, Elon Musk’ın ABD’nin uluslararası yardım kuruluşu USAID de dahil olmak üzere federal hükümeti küçültmeye yönelik hamlelerini de selamladı.
Trump, “Amerikan tarihindeki en büyük sınır dışı etme operasyonunu başlattıklarını” da sözlerine ekledi.
Trump en sevdiği konulardan biri olduğunu söylediği gümrük tarifeleri hakkında da konuştu ve “Tarife kelimesi sözlükte en sevdiğim kelimedir,” diyerek kalabalığın alkışlarını topladı.
Trump kalabalığa en sevdiği kelimenin tarife olduğunu söylediği için eleştirildiğini, şimdi ise eş ve Amerika gibi kelimelerden sonra dördüncü favori kelimesi olduğunu söyledi.
CPAC katılımlarına, “1870’ten 1913’e kadar nispeten en zengindik, bunu bir düşünün. Bu bizim en zengin olduğumuz dönemdi, çünkü gümrük vergilerini topladık,” iddiasında bulundu.
Trump kalabalığa “Başkan Zelenskiy ve Başkan Putin ile uğraştıklarını” söyledi ve Ukrayna’nın savunmasına ABD’yi bu kadar yoğun bir şekilde dahil ettiği için “aptal ve beceriksiz” eski Başkan Joe Biden’a yüklendi.
Trump, Avrupa’nın Ukrayna’ya yardım için ABD’den daha fazla katkıda bulunması gerektiğini söylerken, “Onlara verdiğimiz parayı geri almalıyız diyor. Bu adil değil,” dedi.
“Korkunç bir durum” olarak nitelendirdiği savaşı sona erdirmek için bir anlaşmaya yakın olduklarını söyleyen Trump, “Ben başkan olsaydım bu asla olmazdı. Bunun üzerinde çalışıyoruz. Bu konuda konuşmaktan hoşlanmıyorum çünkü müzakerelerin ortasındayız,” dedi.
“Milli muhfazakârlar” konferansı: Elektrikli testere ve “Roma selamı”nın ötesinde
Fransız Ulusal Birlik lideri konuşmasını iptal etti
CPAC zirvesinde konuşması beklenen Fransız Ulusal Birlik (RN) lideri Jordan Bardella’nın, konuşmasını iptal etti.
Bardella, Donald Trump’ın eski baş danışmanı Steve Bannon’ın perşembe günü sahnede Bardella ve diğerlerinin nazi selamına benzettiği bir el hareketi yapmasının ardından yapmayı planladığı konuşmayı iptal etti.
Steve Bannon CPAC’de yaptığı konuşma sırasında sağ kolunu parmakları havada ve avuç içi aşağı bakacak şekilde uzatmadan önce “savaş, savaş, savaş” diye bağırmıştı.
Bardella halihazırda Washington’daydı ve cuma günü etkinlikte konuşma yapması planlanmıştı. Bardella yaptığı açıklamada, “nazi ideolojisine gönderme yapan bir hareket” olarak nitelendirdiği bu hareket nedeniyle konuşmasını iptal ettiğini söyledi.
Bannon ise nazi benzetmesini reddetti ve hareketi bir “el hareketi” olarak nitelendirerek bunun yedi yıl önce Fransa’da Bardella’nın partisine yaptığı bir konuşmada sahnede yaptığı “aynı el hareketi” olduğunu söyledi.
Fransız haber dergisi Le Point’a konuşan Bannon, “Eğer ana akım medyanın konuşma hakkında söyledikleri yüzünden [konuşmayı] iptal ettiyse, konuşmayı dinlememiş demektir. Eğer bu doğruysa, Fransa’yı yönetmeye layık değildir. O bir oğlan çocuğu, erkek adam değil,” dedi.
Meloni, Trump’ın Avrupa’ya bağlılığını sürdüreceğini savundu
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni cumartesi günü CPAC’de yaptığı konuşmada Trump’ın Avrupa’ya sırtını dönmeyeceğini söyledi.
Cumartesi günü CPAC’de Avrupa’yı yeniden doğru yola sokan bir lider ve bir “kahraman” olarak selamlanan Meloni, övgülere bir dayanışma mesajıyla karşılık verdi.
Meloni konuşmasında transatlantik ittifakın öneminin altını çizerek, “Batı, Amerika olmadan var olamazsa, Avrupa olmadan da var olamaz,” dedi.
Avrupa’nın “başıboş” olduğu fikrini reddederek, muhafazakâr hükümetlerin yükselişi sayesinde kıtanın bugün daha güçlü olduğunu ve bunun kısmen CPAC’nin “daha önce sesi duyulmayan milyonlara ses veren küresel bir ağ yaratma” çabaları sayesinde olduğunu savundu.
Meloni ayrıca Trump’ın Avrupa’dan uzaklaşacağı yönündeki korkuları da reddetti ve “Düşmanlarımız Trump’ın uzaklaşacağını umuyor ama böyle bir şey olmayacak,” dedi.
Trump’ı “güçlü ve etkili” olarak öven İtalyan lider, “Bazıları Avrupa’yı uzak ya da kayıp olarak görebilir ama size söylüyorum, durum böyle değil. Trump’ın zaferiyle birlikte solun kızgınlığı histeriye dönüştü,” iddiasında bulundu.
Ukrayna’nın sadık bir destekçisi olan Meloni, geçen pazartesi günü Paris’teki acil durum konferansına katıldıktan sonra bile Trump’ın son açıklamaları hakkında yorum yapmadığı için muhalefetin eleştirilerine maruz kalmıştı.
Meloni, CPAC konuşmasında Ukrayna’daki savaşı Rusya’yı kastederek “acımasız bir saldırgana” karşı verilen çok önemli bir özgürlük mücadelesi olarak nitelendirdi.
Ukrayna halkını ”gururlu” diyerek öven Meloni, hem ABD hem de Avrupa’nın katılımını gerektiren “adil ve kalıcı bir barış” ihtiyacını vurguladı.
İsrail ile ‘milliyetçi-muhafazakâr enternasyonal’ arasındaki ilişki
Fico’dan Trump’a övgüler
Slovakya Başbakanı Robert Fico da etkinlikte yaptığı konuşmada, mevcut ABD Başkanı Donald Trump’ı “Ukrayna müzakerelerindeki enerjisi” nedeniyle övdü ve “Rusya’nın savaş için ciddi güvenlik nedenleri olduğunu” iddia etti.
Fico konferansta “geleneksel değerlerin savunucusu” ve “Ukrayna’da barışın savunucusu” olarak tanıtıldı.
Trump için “Başkanınız gerçeği dile getirerek Avrupa’ya büyük bir hizmette bulunuyor” diyen Fico, AB’nin Trump’ı engellemek yerine bu anlamsız savaşı sona erdirmesine yardımcı olması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Trump da CPAC konferansında yaptığı konuşmada Fico’ya “Teşekkürler Robert” diyerek karşılık verdi.
Musk, İspanyol Vox’u övdü
Tesla ve SpaceX’in sahibi Musk cumartesi günü X’te yayınladığı kısa bir mesajda, “Vox bir sonraki seçimi kazanacak,” dedi.
Musk, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Vox’un tartışmalı lideri Santiago Abascal’ı İspanya’daki “harika çalışmaları” için tebrik ettiği bir videoyu da retweetledi.
Abascal, Washington’daki CPAC’nin bu yılki konukları arasındaydı ve yaptığı konuşmada, “Bu sosyal ağa özgürlüğü geri getirdiği için Elon Musk’a teşekkür etme fırsatım oldu. Woke sansürün sona ermesi özgürlüklerin tarihi bir fethidir,” dedi.
Vox lideri, Trump’ın Avrupa’yı tehdit ettiği gümrük vergilerini uygulamayacağını umduğunu söylerken, Yeşil Mutabakat ve Brüksel tarafından dikte edilen diğer “istismarcı” politikaların Avrupa ekonomileri üzerindeki gerçek yükler olduğunu vurguladı.
Duda’nın Trump ile görüşmesi Polonya’yı karıştırdı
Öte yandan Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda, CPAC sırasında Donald Trump ile yaptığı görüşme nedeniyle iktidar koalisyonunun eleştirilerine maruz kalırken, birçok siyasetçi ABD liderinin Polonyalı mevkidaşını küçümsediğini öne sürdü.
Duda, iki liderin CPAC kapsamında bir araya geldiğini ve ABD’nin Polonya’daki askeri varlığı ile Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesi konularının ele alındığı 10 dakikalık bir görüşme yaptıklarını söyledi.
Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, “CPAC kulisinde Başkan Trump Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda ile bir araya geldi ve yakın müttefikliğimizi bir kez daha teyit etti. Başkan Trump ayrıca Polonya’nın savunma harcamalarını artırma taahhüdü dolayısıyla Cumhurbaşkanı Andrzej Duda’yı övdü,” denildi.
Duda ise görüşmenin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, ABD’nin Polonya’daki varlığının azalacağına dair bir korku olmadığını, hatta Donald Trump’ın, ABD’nin Polonya’daki varlığının artmasını beklediğini aktardı.
Duda, Trump ile görüşmesinde NATO’nun doğu kanadının stratejik önemini vurgulamaya çalıştığını söyledi.
Duda’nın ziyareti iktidar koalisyonu tarafından eleştirildi. Sivil Platform milletvekili ve parlamentonun Dış İlişkiler Komitesi üyesi Marcin Bosacki, görüşmenin organizasyonundaki profesyonellik eksikliğini kınayarak, uzun süre bekleme ve kısa görüşmeye işaret etti.
X’te konuşan Bosacki, Duda-Trump görüşmesi fikrinin övgüye değer olsa da “her şeyin yanlış yapıldığını” savundu.
Amerika
Tesla ve SpaceX için 3,6 trilyon dolarlık birleşme planı

Tesla ve SpaceX yönetim kurulları, iki şirketi yaklaşık 3,6 trilyon dolarlık piyasa değeri altında bir araya getirebilecek birleşme planını incelemek üzere bağımsız komiteler kurdu. Yapay zeka yatırımları ve roket harcamaları nedeniyle birleşen yapının yıllık serbest nakit akışının en az eksi 54 milyar dolara inmesi bekleniyor.
Elektrikli araç üreticisi Tesla ile uzay taşımacılığı şirketi SpaceX’in olası birleşimi, piyasa değeri yaklaşık 3,6 trilyon dolara ulaşan yeni bir yapı ortaya çıkarabilir.
Financial Times, yatırımcılar, hukukçular ve analistlerin değerlendirmelerine dayandırdığı incelemesinde, her iki şirketin yönetim kurullarının bağımsız komiteler kurarak birleşme ihtimalini araştırmaya başladığını duyurdu.
Elon Musk, 20 Ekim’de yaptığı açıklamada birleşmeyi “iyi bir fikir” olarak nitelendirdi ancak koşulların henüz netleşmediğini ve anlaşmanın garanti olmadığını belirtti. Girişimci, çıkar çatışması sebebiyle görüşmelere doğrudan katılamayacağını bildirdi.
Hissedarlar açısından birleşmenin en belirgin avantajı, Musk’ın zaman ve kaynak paylaşımına dair soru işaretlerini giderebilmesi. İsmi açıklanmayan bir Tesla yatırımcısı, “Şu an vaktinin bir kısmını Tesla’da, bir kısmını da SpaceX’te geçiriyor ve hissedarlar gücünün veya parasının büyük bölümünün nereye gittiğini anlayamıyor” dedi.
Otomobil üreticisine yakın bir kaynak, iki şirketin Roadster spor modelinden malzeme, yakıt ve üretim teknolojilerine kadar uzanan mevcut işbirliğini hatırlattı. Aynı kaynak, birleşmenin işlem gücü ile yapay zekanın fiziksel cihazlardaki kullanımını entegre eden dikey bir yapı kuracağını kaydetti.
Tesla ile SpaceX arasındaki finansal ilişkiler şimdiden belirgin bir hacme ulaştı. SpaceX, Tesla’dan yaklaşık 1 milyar dolar değerinde Megapack batarya sistemleri ve Cybertruck araçları satın aldı.
Tesla, yapay zeka girişimi xAI’a yaptığı 2 milyar dolarlık yatırımın Şubat 2026’da SpaceX ile birleşmesi sonucunda uzay şirketinin doğrudan hissedarı haline geldi. Musk, xAI hamlesini yapay zeka, roket teknolojisi ve uydu iletişimini bir araya getirerek uzayda veri merkezleri kurma hedefiyle gerekçelendirmişti.
Visible Alpha tarafından derlenen analist tahminleri, Tesla ve SpaceX’in toplam gelirinin 2026 yılında 153 milyar dolara çıkacağını gösteriyor. Buna karşılık yapay zeka altyapısı, çip üretimi ve roket harcamaları sebebiyle iki yapının toplam serbest nakit akışının en az eksi 54 milyar dolar olması bekleniyor.
Financial Times, 3,6 trilyon dolarlık büyüklüğün kesinleşmiş anlaşma bedelini değil, şirketlerin mevcut piyasa değerini yansıttığını bildirdi. Olası birleşme aynı zamanda Musk’ın Tesla üzerindeki kontrolünü güçlendirebilir.
Girişimci, imtiyazlı hisseler sayesinde SpaceX’te yaklaşık yüzde 84 oy gücünü elinde tutarken bu oran Tesla’da yüzde 20 civarında kalıyor. Anlaşmanın kabul edilmesi için Tesla tarafında yalnızca oylamaya katılanların değil, tüm hisselerin çoğunluğunun desteği aranacak.
Hukuk uzmanları, birleşme müzakerelerinin bir tarafın diğerinin aleyhine avantaj sağlamadığına piyasayı ikna edecek biçimde yürütülmesi gerektiğini belirtiyor. Colorado Üniversitesi kurumsal hukuk profesörü Ann Lipton, her iki şirketin merkezini taşıdığı Teksas yasalarının yönetim kararlarına itirazı zorlaştırdığına işaret etti.
Lipton, çıkar çatışması iddiasının tek başına yetersiz kalacağını, hissedarların dolandırıcılık veya kasıtlı yasa ihlali gibi fiilleri ispat etmek zorunda olduğunu söyledi. Sürecin bir diğer zorlu ayağını ise küresel onaylar oluşturuyor.
Hukukçulara göre anlaşmanın AB, Birleşik Krallık ve Çin’deki düzenleyici kurumlardan onay alması gerekecek. Geçen yıl Tesla’ya 21 milyar dolarla toplam cirosunun yaklaşık yüzde 22’sini kazandıran Çin, şirketin en büyük otomobil fabrikasına Şanghay’da ev sahipliği yapıyor.
SpaceX’in ABD savunma ihalelerini üstlenmesi ve askeri Starshield uydularını üretmesi, Pekin hattında güvenlik çekincelerini artırıyor. JPMorgan analistleri, ulusal güvenlik kaygıları nedeniyle Çin onayının ciddi engellerle karşılaşabileceğini bildirdi.
Banka analistleri, Tesla’nın Çin operasyonlarını tamamen ayırmasını veya kontrolü yerel bir konsorsiyuma devrederek marka ile otonom sürüş lisans gelirleriyle yetinmesini olası seçenekler arasında gösterdi.
The Wall Street Journal temmuz ayında Tesla’nın Çin birimini satmayı değerlendirdiğini yazmış, ancak Musk bu iddiayı “kesinlikle sahte haber” diyerek yalanlamıştı.
Tesla’ya yakın bir kaynak, birleşmenin Donald Trump’ın 2029’da bitecek başkanlık görev süresinden önce tamamlanmasının önem taşıdığını ifade etti. Kaynak, “Bu anlaşma gerçekleşecek, ama herkesin düşündüğü kadar hızlı değil” dedi.
SpaceX’in halka arzının ardından haziran ayında tarihin ilk trilyoneri unvanını alan Musk, hisselerdeki dalgalanmalar nedeniyle bu eşiğin altına indi. Forbes verilerine göre 13 Ekim’de SpaceX hisselerinin değer kaybetmesiyle serveti 982,9 milyar dolara gerileyen girişimcinin güncel varlığı 925 milyar dolar seviyesinde.
Amerika
ABD’de yolsuzluğu ihbar edene ödül verilecek

ABD Başkanı Donald Trump, kamudaki dolandırıcılıkları ihbar edenlere nakit ödeme sağlayacak 25 milyon dolarlık teşvik programını tanıttı. Mahkûmiyetle sonuçlanan bildirimlere yüzde 1 komisyon vadeden düzenlemede ilk ödeme 10 bin dolarla muhafazakâr YouTuber Nick Shirley’ye yapıldı.
ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance, federal hükümeti dolandıranları ihbar edenlere nakit para ödenmesini öngören 25 milyon dolarlık bir ihbarcı programı açıkladı.
Oval Ofis’te duyurulan Dolandırıcılık İhbar Teşvik Programı kapsamında, mahkûmiyetle sonuçlanan başarılı bildirimlerde bulunanlara yüzde 1 oranında komisyon verilmesi planlanıyor.
Ödüllerin kimlere dağıtılacağı konusundaki tek yetkilinin kendisi olacağını belirten Trump, süreçte son sözü söyleyeceğini dile getirdi.
Trump, Oval Ofis’teki konuşmasında, “Biri birini ihbar ederse yüzde 1 komisyon alacak. Bu harika olacak çünkü bu ülkeden çalınan para trilyonları buluyor” ifadelerini kullandı.
İhbarların “America.gov/fraud” internet sitesi üzerinden toplanacağını aktaran Trump, süreci hızlandırmak adına aynı ödül için birden fazla talep gelmesi durumunda bağlayıcı hakem rolünü bizzat üstleneceğini bildirdi.
Trump, ödemelere ilişkin takdir yetkisini, “Başka bir deyişle o kişinin bunu hak edip etmediğine ben karar vereceğim ve oldukça cömert davranacağım” sözleriyle savundu.
İnternet sitesindeki yönergede, yapılan bildirimin cezai kovuşturmaya yol açması şartıyla ödülün en fazla 30 bin dolara kadar çıkabileceği belirtiliyor.
Öte yandan Trump, Oval Ofis’te yaptığı konuşmada bir kişinin alabileceği tutarda herhangi bir tavan sınır olmadığını iddia etti.
İhbarcıların çok yüksek gelirler elde edebileceğini öne süren Trump, “İnsanlar başkalarını ihbar ederek milyonlarca dolar kazanacak” dedi.
Trump ayrıca ödemelerin ceza davası açılmasına bağlı kalmayacağını, çalınan paranın geri alınması durumunda yapılacağını savundu.
Program kapsamında verilen ilk ödül, Oval Ofis’te Trump ve Vance’in yanında yer alan muhafazakâr YouTuber Nick Shirley’ye gitti. Fox News, Shirley’ye bu kapsamda 10 bin dolar ödendiğini aktardı.
Shirley, Minnesota’daki çocuk bakım programlarında yürütülen usulsüzlük iddialarını araştırdığı bir video yayımlamasının ardından geçen yıl sağ çevrelerde tanınmıştı.
Yeni program, Başkan Yardımcısı Vance’in başkanlığını yürüttüğü dolandırıcılıkla mücadele görev gücünün çalışmalarına dayanıyor.
Vance, “Başkan bu durumun durması gerektiğini söyledi. Artık duruyor ve bunu durdurmamıza yardım etmek isterseniz, ABD Başkanı’nın yaptıkları sayesinde siz de bu ödülleri paylaşabilirsiniz” diye konuştu.
Trump, federal hükümet programlarındaki suistimalleri incelemek ve azaltmak amacıyla mart ayında Dolandırıcılığı Ortadan Kaldırma Görev Gücü’nü kurmuş, yapının başına da Vance’i getirmişti.
Amerika
Anthropic halka arz öncesinde 80,7 milyar dolar zarar açıkladı

Yapay zeka devi Anthropic, 2026’nın ilk yarısında 80,7 milyar dolar net zarar açıklarken gelirini 16,3 milyar dolara taşıdı. Şirket, halka arz izahnamesinde modellerin şantaj benzeri davranışlar sergileyebileceği ve felaket boyutundaki risklerin sigortalanamayacağı uyarısını yaptı.
Yapay zeka modeli Claude’un geliştiricisi Anthropic, 30 Haziran’da sona eren 2026’nın ilk altı ayında 80,7 milyar dolar net zarar açıkladı.
The Wall Street Journal gazetesinin şirketin halka arz izahname taslağına dayandırdığı habere göre kaydedilen bu zarar, 2025 yılının tamamında gerçekleşen 42 milyar dolarlık kaybı neredeyse ikiye katladı.
Söz konusu devasa tutarın 72 milyar dolarlık büyük bölümü muhasebe kaynaklı defter değeri düşüşlerinden kaynaklandı.
Buna karşın şirketin gelirlerinde sert bir yükseliş görüldü; yılın ilk yarısındaki ciro, önceki yılın aynı dönemindeki 1,1 milyar dolardan 16,3 milyar dolara ulaştı.
Anthropic bu dönemde işlem gücü ve altyapı ihtiyaçları için yaklaşık 9 milyar dolar harcayarak, 2025’in tamamında yapılan 7,3 milyar dolarlık harcamayı altı ayda geride bıraktı.
Şirketin önümüzdeki 7 ila 10 yıl içinde bulut hizmetleri sözleşmeleri kapsamında yaklaşık 450 milyar dolar ödeme taahhüdü bulunuyor.
Bu yükümlülükler çerçevesinde Google Cloud ile 111 milyar dolar, Amazon Web Services ile 110 milyar dolar ve Microsoft ile 31 milyar dolarlık sözleşmeler planlanıyor.
Anthropic ayrıca yapay zeka odaklı daha küçük bulut sağlayıcıları Nscale ve Lambda üzerinden Nvidia çipleri kiralamak için sırasıyla 2033 ve 2034 yıllarına kadar 86 milyar dolara varan harcama yapacak.
Şirket gelecek yıllarda bilgi işlem kapasitesini artırmak amacıyla 750 milyar dolar daha harcayabilir.
Halka arz izahname taslağının yaklaşık üçte birlik kısmı ise doğrudan risk faktörlerine ayrıldı.
Belgede modellerin gerçek dünyada somut zararlara yol açma olasılığına dikkat çekilirken, yapay zekanın “kendini koruma” eğilimi sergileyebileceği ve “şantajı” andıran yanıtlar üretebileceği kaydedildi.
Anthropic, yapay zeka kaynaklı “felaket boyutundaki bir olayın” yaratacağı hasarın büyüklüğü nedeniyle bu tür riskleri sigortalamanın imkansız hale gelebileceği uyarısında bulundu.
Piyasa beklentilerine göre Anthropic’in halka arzı tarihin en büyük işlemlerinden biri olabilir ve SpaceX’in rekorunu geride bırakabilir.
Borsaya açılmanın ardından şirketin piyasa değerinin 2 trilyon dolara kadar ulaşabileceği öngörülüyor.
Dünya Basını2 hafta önceEski CIA analisti Johnson: Trump İran’a girerse Çanakkale’deki Churchill gibi yenilir
Asya2 hafta önceGüney Kore, Kiev Büyükelçisini geri çağırdı
Amerika2 hafta önceBrezilya’da ikinci tur süreci nasıl işleyecek?
Asya2 hafta önceEndonezya’nın yeni iş yasası işçileri memnun etti, iş dünyasını endişelendirdi
Diplomasi2 hafta önceİtalyan gazeteci ve yazar Thomas Fazi: Avrupa, II. Dünya Savaşı’ndan beri ABD işgali altında
Dünya Basını2 hafta önceNükleer bilimci Hughes: Bölgesel nükleer savaş bile dünya genelinde üç milyar insanı aç bırakır
Dünya Basını1 hafta önceİngiliz diplomat Crooke: Suudi Arabistan’da asıl çöküş içeriden gelecek
Amerika2 gün önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor










