Bizi Takip Edin

Diplomasi

Cumhuriyetçiler bölündü: Trump’ın İran çıkışı parti içinde tartışma yarattı

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump, İran’da hükümet karşıtı protestocuların şiddet görmesi halinde askeri müdahalede bulunacaklarını belirterek “Silahlarımız dolu ve ateşe hazırız” mesajını paylaştı. Bu açıklama, Tahran’dan sert tepkiler alırken, Cumhuriyetçi Parti içinde “Önce Amerika” ideolojisine ters düştüğü gerekçesiyle derin görüş ayrılıklarına neden oldu.

ABD Başkanı Donald Trump, İran para biriminin değer kaybetmesiyle başlayan ve hükümet karşıtı gösterilere dönüşen olaylarda protestocuların hedef alınması durumunda Amerikan ordusunun devreye gireceğini duyurdu.

Trump, pazartesi günü sabaha karşı Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, “Eğer İran, her zaman yaptığı gibi barışçıl protestocuları vurur ve şiddet kullanarak öldürürse, Amerika Birleşik Devletleri onların yardımına koşacaktır. Silahlarımız dolu ve ateşe hazırız” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyetçiler arasında İran çatlağı büyüyor

Başkanın bu sert çıkışı, Cumhuriyetçi Parti içinde görüş ayrılıklarına yol açtı. Bazı isimler Trump’ın sert tonunu desteklerken, diğerleri bu yaklaşımın Trump’ın seçim kampanyasının merkezinde yer alan “Önce Amerika” ideolojisine aykırı olduğunu savundu.

Trump’ın parti içindeki önde gelen muhaliflerinden Kentucky Temsilcisi Thomas Massie, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, “Bu tehdit İran’daki ifade özgürlüğüyle ilgili değil; dolar, petrol ve İsrail ile ilgili” değerlendirmesinde bulundu.

Massie ayrıca, ABD’nin askeri müdahale tehdidini Amerikan kaynaklarının başka bir ülkenin iç işleri için israf edilmesi olarak niteledi ve olası saldırıların Kongre onayı gerektireceğini vurguladı.

Trump’a sadakatiyle bilinen ancak son dönemde eleştirel bir tutum takınan Georgia Temsilcisi Marjorie Taylor Greene ise Trump’ın İran’a asker gönderme tehditlerinin “2024’te karşı oy kullandıkları her şeyi temsil ettiğini” belirtti.

Trump’ın eski danışmanı ve MAGA hareketinin etkili isimlerinden Steve Bannon da ABD’nin “daha büyük ve uzun süreli bir karmaşaya” sürüklenmemesi konusunda uyardı. Bannon, War Room adlı podcast yayınında Trump’ın mesajını eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın geçmişteki tehditlerine benzeterek şunları söyledi:

“Bırakın bu işi Pers halkı halletsin. Bu meseleye müdahil olamazsınız. Siz ne kadar müdahil olursanız, Mollalar o kadar siper kazıp ‘Bunu yapan Büyük Şeytan’dır’ diyecekler ve baş edemeyeceğinizden daha büyük ve uzun bir karmaşayla karşı karşıya kalacaksınız.”

Trump’a tam destek mesajları

Parti içindeki itirazlara rağmen bazı Cumhuriyetçiler Trump’ın şahin politikasına destek verdi.

Arkansas Senatörü Tom Cotton, X hesabından yaptığı paylaşımda, “Başkan Trump’ın, 47 yıldır Amerikalıları öldürdükleri gibi kendi halkına da eziyet eden Ayetullahlara karşı sergilediği güçlü duruşu destekliyorum” ifadelerini kullandı.

Trump’ın eski Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da Başkanın tehdidini memnuniyetle karşıladı. Pompeo, X paylaşımında “Başkan Trump’tan çok ihtiyaç duyulan ahlaki ve stratejik netlik. Amerika, İran halkının yanında ve onların özgürlük taleplerini destekliyor” dedi.

İran’dan karşı tehdit: Bölge istikrarsızlaşır

Üst düzey İranlı yetkililer, Trump’ın açıklamalarına Orta Doğu’daki Amerikan askerlerini ve varlıklarını hedef alma tehdidiyle yanıt verdi.

İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Ali Laricani, X üzerinden yaptığı açıklamada, “Trump, ABD’nin bu iç meseleye müdahalesinin tüm bölgeyi istikrarsızlaştıracağını ve Amerikan çıkarlarını yok edeceğini anlamalıdır” uyarısında bulundu.

Laricani ayrıca, “Amerikan halkı, bu macerayı başlatanın Trump olduğunu bilmeli ve askerlerinin güvenliğine dikkat etmelidir” dedi.

İran’dan Trump’ın müdahale tehdidine sert yanıt: ‘Uzanan el kesilir’

Netanyahu ile görüşme

Trump’ın tehditleri, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile pazartesi günü Florida’daki Mar-a-Lago malikanesinde gerçekleştirdiği görüşmenin hemen ardından geldi. Her iki lider de İran’ı balistik füze programına geri dönmemesi ve nükleer faaliyetleri yeniden başlatmaması konusunda kamuoyu önünde uyardı.

Protestolar bu görüşmeden bir gün önce başlamış olmasına rağmen, iki liderin halka açık açıklamalarında bu konuya değinilmemesi dikkat çekti.

Trump, Netanyahu ile birlikte yaptığı açıklamada, “Umarım yeniden bir yapılanma içine girmeye çalışmıyorlardır, çünkü eğer öylelerse, bu yapılanmayı çok hızlı bir şekilde yok etmekten başka çaremiz kalmayacak” dedi.

Pentagon, haziran ayında İsrail ile İran arasındaki 12 günlük savaşın bir parçası olarak İran nükleer tesislerine düzenlenen ABD saldırılarının, Tahran’ın nükleer silah kapasitesini en az iki yıl gerilettiğini açıklamıştı. Ancak Netanyahu, İran’ın yeniden yapılanmaya çalıştığı yönündeki uyarılarını artırdı.

Netanyahu, salı günü Fox News’a verdiği röportajda, “Üretime [balistik füzeler] geri dönüyorlar. Nükleer programa gelince, bunu yapmaya çalıştıklarını düşünüyorum” dedi. İsrail Başbakanı sözlerine şöyle devam etti:

“Çizgiyi geçmeye karar verdiklerinden emin değilim çünkü Başkan Trump’ın uyarılarını dikkate aldıklarını ve bir yıldan kısa bir süre önce bir şeyler yaşadıklarını düşünüyorum. Bunun neye mal olduğunu gördüler ve bir seçim yapmak zorundalar.”

Batı taraftarı muhaliflerden Trump’a destek

Batı taraftarı İran muhalefetinin önde gelen isimlerinden Mesih Alinejad, sosyal medyada yaptığı paylaşımda, Trump’ın açıklamalarının, ilk döneminde İranlı general Kasım Süleymani’yi hedef alma kararıyla benzerlik gösterdiğini belirtti. Yönetim o dönemde Süleymani’nin ABD güçlerine yönelik yakın bir saldırı planladığına dair istihbarat aldığını açıklamıştı.

Alinejad, İran’daki protestocuların Süleymani’nin heykelini yaktığını iddia eden bir videoyla birlikte paylaştığı mesajında, “Teröristlere karşı hedefe yönelik eylemleri açıkça ve defalarca destekledim. Cevap ne oldu? Karalamalar. ‘Savaş kışkırtıcısı’. Tekrar söyleyelim: Teröristleri ortadan kaldırmak hayat kurtarır” dedi.

İran’ın sürgündeki veliaht prensi Rıza Pehlevi de hükümetin devrilmesi durumunda devreye girip İran’a liderlik etme teklifini yineledi.

Babası, 1979 devrimiyle devrilen İran’ın son şahı olan Pehlevi, Trump’a hitaben yazdığı açık mesajda, “İran için istikrarlı bir geçiş planım ve bunu başarmak için halkımın desteği var. Hür dünyanın liderliğinizle, kalıcı bir barış mirası bırakabiliriz” ifadelerini kullandı.

Uzmanlar askeri müdahale ihtimalini sorguluyor

Öte yanan Amerika Ulusal Güvenliği Yahudi Enstitüsü (JINSA) Başkanı ve CEO’su Michael Makovsky, Başkanın göstericiler lehine “bir şeyler söylemesini” takdir etti ancak Trump’ın protestocular adına İran’ı vurma tehditlerinin çok inandırıcı olmadığını belirtti.

Makovsky, “İsrailliler rejimin çöktüğünü görmeyi çok ister, ABD de istemeli, politikamız bu olmalı… Ancak Trump’ın tweetinde yazdığı şekliyle değil; ABD güçlerinin burada nasıl bir rolü olacağını göremiyorum” değerlendirmesinde bulundu.

Makovsky, Trump’ın bunun yerine İran’ın petrol ihracatına yönelik yaptırımları uygulaması gerektiğini savundu. İran’ın petrol ihracatı, Trump’ın ilk döneminin sonunda günlük 400 bin varille tarihi düşük seviyeye gerilemişti.

Ancak bu rakamlar, ABD merkezli politika kuruluşu Nükleer İran’a Karşı Birlik’in analizine göre, Biden yönetimi sırasındaki diplomatik girişimler nedeniyle arttı ve Trump ikinci döneminde henüz anlamlı bir baskı uygulamadı. Kasım ayında İran günlük 2,2 milyon varil petrol ihraç etti.

2025’ten 2026’ya İran: Güvenlik Öncelikli Devlet Aklı

Diplomasi

Ermenistan ve ABD, Trump koridoru projesi için anlaşma imzaladı

Yayınlanma

Ermenistan ve ABD, “Uluslararası Barış ve Refah İçin Trump Güzergahı” (TRIPP) projesine ilişkin stratejik işbirliği çerçeve anlaşmasını imzaladı. Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio tarafından da imzalanan belgenin Ermenistan’a ulaştığını ve onay sürecine hazır olduğunu bildirdi.

Ermenistan ve ABD, Ermenistan topraklarında gerçekleştirilmesi planlanan “Uluslararası Barış ve Refah İçin Trump Güzergahı” (Trump Route for International Peace and Prosperity – TRIPP) projesine yönelik stratejik işbirliği çerçeve anlaşmasını imzaladı. Gelişme, Ermenistan Dışişleri Bakanlığının resmi internet sitesi üzerinden duyuruldu.

Ermenistan Dışişleri Bakanlığının internet sitesinde, Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan’ın ilgili belgeyi imzaladığı anlara ait bir video paylaşıldı.

İmza töreninin ardından açıklamalarda bulunan Bakan Mirzoyan, “TRIPP projesine ilişkin çerçeve anlaşmasını az önce imzaladım. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da anlaşmayı imzalayarak belgeyi Ermenistan’a gönderdi. Böylece anlaşma onaylanmaya hazır hale geldi” ifadelerini kullandı.

Mirzoyan ve Rubio, 26 Mayıs’ta Ermenistan’ın başkenti Erivan’da TRIPP projesine yönelik stratejik işbirliği çerçeve anlaşmasını parafe etmişti.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ABD Başkanı Donald Trump ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ağustos 2025’te ortak bir deklarasyona imza atmıştı. Söz konusu deklarasyonda, Erivan yönetiminin Ermenistan topraklarında TRIPP projesinin çerçevesini oluşturmak üzere Washington ve üçüncü taraflarla birlikte çalışacağı taahhüt edilmişti.

Proje kapsamında Ermenistan topraklarında karayolu, demiryolu ile petrol ve doğalgaz boru hattı altyapısının inşa edilmesi planlanıyor. TRIPP projesi, Azerbaycan’ın ana topraklarını Ermenistan üzerinden geçecek 42 kilometre uzunluğundaki bir hatla Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ne ve ardından Türkiye’ye bağlamayı hedefliyor.

Mayıs ayında, Amerikan mühendislik ve danışmanlık şirketi AECOM yetkilileri, TRIPP projesinin hayata geçirileceği sahada inceleme çalışmalarına başlamıştı. AECOM ekibinin, ABD Dışişleri Bakanlığı Küresel Altyapı ve Yatırım Ortaklığı Fonu adına Erivan’a geldiği bildirilmişti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

OECD raporu: Uzun süreli enerji kesintisi küresel ekonomiyi resesyona sürükleyebilir

Yayınlanma

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından yayımlanan küresel ekonomik görünüm raporu, İran’daki savaşa bağlı olarak enerji arzında yaşanacak uzun süreli kesintilerin dünya ekonomisine ağır bir darbe vurabileceğini ortaya koydu. Raporda, böylesi bir krizin ülkeleri resesyona sürükleme ve işsizliği artırma riski taşıdığı belirtilirken, çatışmanın küresel ekonomik görünümü şekillendiren temel unsur haline geldiği vurgulandı.

Çarşamba günü yayımlanan yeni bir ekonomik görünüm raporu, İran’daki savaştan kaynaklanacak uzun süreli bir enerji arzı kesintisinin küresel ekonomiye ağır bir darbe indireceğine işaret etti.

Araştırma verileri, bu tür kesintilerin ülkeleri resesyona sürükleme olasılığının yüksek olduğunu ve işsizlikte artışa yol açabileceğini gösterdi.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), söz konusu savaşın etkilerini “küresel ekonomik görünümü şekillendiren baskın güç” olarak tanımladı.

Aksaklıkların kalıcı olması halinde, küresel büyümenin 2026 yılındaki yüzde 2,1 seviyesinden 2027 yılında yüzde 1,8’e gerileyerek önemli ölçüde yavaşlayabileceği kaydedildi. Bu yavaşlama, dünya ekonomisini Kovid-19 pandemisi ve Büyük Resesyon döneminden bu yana görülmemiş seviyelere düşürebilir.

OECD Başekonomisti Stefano Scarpetta raporda, “Yüksek emtia fiyatlarından kaynaklanan yukarı yönlü baskıların, zayıflayan nihai talep tarafından kısmen dengelenmesiyle birlikte, küresel enflasyon 2026’da 0,4 yüzde puan, 2027’de ise 1,3 yüzde puan yükselecektir” ifadesine yer verdi.

Gelişmekte olan ve enerji rezervleri sınırlı olan ekonomilerin, ham petrol, akaryakıt ve doğal gaza bağımlı Asya ekonomileriyle birlikte bu durumdan en ağır darbeyi alacak kesimler arasında yer alacağı aktarıldı.

Alternatif bir kısa vadeli senaryo üzerinde duran araştırmacılar, enerji üretiminin ve Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatların çatışma öncesindeki seviyelere yeniden ulaşması durumunda, büyümenin 2027 yılında yüzde 3,1’e geri dönebileceğini bildirdi.

Küresel ekonominin “tek bir tıkanma noktasına” karşı olan hassasiyetinin arz zincirlerini güçlendirme ve daha çeşitli bir enerji arzı yaratma ihtiyacını ortaya koyduğunu belirten araştırmacılar, fosil yakıt ithalatına olan bağımlılıktan kurtulmak amacıyla daha fazla yatırım yapılması gerektiğinin her zamankinden daha acil olduğunu vurguladı.

Raporda ayrıca, bu yıl artan savunma harcamalarının, inovasyon yoluyla savunma dışı sektörlerde yayılma etkileri yaratmadığı sürece üretim kapasitesini muhtemelen genişletmeyeceğine dikkat çekildi.

Scarpetta, politika yapıcıların zor kararlarla karşı karşıya olduğunu belirterek, “Merkez bankaları, enflasyon beklentileri iyi çıpalanmış kaldığı ve ikinci tur etkiler kontrol altında tutulduğu sürece, arz kaynaklı fiyat artışlarını görmezden gelebilir. Ancak fiyat baskılarının genişlemesi veya büyümenin önemli ölçüde zayıflaması halinde bir politika hamlesi gerekli hale gelebilir” değerlendirmesinde bulundu.

İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması, ABD ve İsrail’in şubat ayı sonunda İran’a yönelik ilk saldırıları düzenlemesinden bu yana petrol fiyatlarının yüksek kalmasına neden oldu.

ABD’deki ortalama akaryakıt fiyatları, çatışmayı sona erdirecek bir anlaşmaya yönelik son görüşmelerin etkisiyle düşüş gösterse de AAA’in çarşamba günü açıkladığı verilere göre 4,26 dolar ile yüksek seyrini korudu.

Geçen yıl 3,14 dolar olan ortalamanın ardından, geçen haftaki ortalamanın da 4,50 dolar seviyesinde gerçekleşerek yüksek kalmaya devam ettiği bildirildi.

Çatışmanın başlangıcından bu yana yapılan kamuoyu yoklamaları, yaşam maliyeti üzerindeki etkilerin uzaması nedeniyle Amerikalıların çoğunun savaşı desteklemediğini ortaya koydu.

Politico tarafından cuma günü yayımlanan son anket, katılımcıların yüzde 60’ından fazlasının Başkan Trump’ın Amerikalıları savaşın ekonomik etkilerinden korumak için yeterli çabayı göstermediğine inandığını gösterdi.

Ankete katılanların yüzde 53’ü yaşam maliyetinin hatırlayabildikleri en kötü seviyede olduğunu ifade ederken, çoğunluk Trump’ın göreve dönmesinden bu yana mali durumlarının kötüleştiğini dile getirdi.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

İran, ABD’ye dört aşamalı barış anlaşması planı sundu

Yayınlanma

İran, ABD ile olası bir barış anlaşması için dört aşamalı bir çerçeve plan sundu. ABD Başkanı Donald Trump Tahran ile bir hafta içinde ateşkes sağlanabileceğini belirtirken, ABD Temsilciler Meclisi İran’a yönelik askeri operasyonlar için kongre onayı şartı getiren bir kararı kabul etti.

İran, ABD’ye olası bir barış anlaşmasına zemin oluşturabilecek dört aşamalı bir çerçeve yapı önerdi.

Fars haber ajansının İran müzakere heyeti üyesi Said Acarlu’ya dayandırdığı habere göre öneri, çatışmaların sonlandırılması ve yaptırımların kaldırılmasına yönelik kademeli bir takvimi içeriyor.

Planın ilk aşaması, İran, ABD ve “direniş cephesi” dahil olmak üzere tüm tarafların katılımıyla savaşın durdurulmasını ve bütün askeri operasyonların tamamen tam zamanlı olarak askıya alınmasını öngörüyor.

Olası anlaşmanın ikinci aşaması ise başta boğazla ilgili meseleler olmak üzere pratik adımlara, ablukaların kaldırılmasına, petrol yaptırımlarının iptal edilmesine ve İran’ın dondurulmuş varlıklarının bir kısmının serbest bırakılmasına odaklanıyor.

Üçüncü aşamada daha geniş kapsamlı yaptırımlar ve nükleer meseleler ele alınırken, son aşama ise anlaşmanın uygulanmasını denetlemek ve tarafların yükümlülüklerine bağlılığını güvence altına almak için bir izleme komitesi kurulmasını içeriyor.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, konuya ilişkin değerlendirmesinde, ABD ile İran arasındaki savaşın ancak “Lübnan’da da sona erdiğinde” biteceğini ifade etti.

ABD Başkanı Donald Trump, 3 Haziran tarihinde New York Post gazetesinin podcast yayınında Ortadoğu’daki savaş ortamını değerlendirdi. Trump, İran’ın nükleer silahtan vazgeçmeyi kabul ettiğini belirtti ancak “fikirlerini değiştirebilecekleri” yönünde bir ihtiyat payı bıraktı.

Bu açıklamadan bir gün önce ABC News televizyonuna konuşan Trump, İran ile bir ateşkes anlaşmasına “önümüzdeki hafta içinde” ulaşılabileceğini kaydetmişti.

Ancak aynı gün Tesnim haber ajansı, İran’ın, İsrail’in Lübnan’daki askeri faaliyetlerini protesto etmek amacıyla aracılar vasıtasıyla yürütülen müzakereleri askıya aldığını bildirdi.

Tüm bu diplomatik hareketlilik sürerken, ABD Temsilciler Meclisi askeri operasyonlara yönelik kısıtlayıcı bir adım attı. Temsilciler Meclisinde yapılan oylamada, Kongre’nin onayı alınmadığı takdirde Trump’ın İran ile savaşı sonlandırmasını zorunlu kılan karar tasarısı kabul edildi.

Söz konusu tasarı, aralarında 4 Cumhuriyetçi temsilcinin de bulunduğu 215 kongre üyesinin kabul oyuna karşılık 208 ret oyuyla yasalaştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English