Ortadoğu
İran’dan Trump’ın müdahale tehdidine sert yanıt: ‘Uzanan el kesilir’

ABD Başkanı Trump’ın İran’daki protestolara “koruma” gerekçesiyle müdahale edebileceği yönündeki açıklamaları Tahran’da sert tepkiyle karşılandı. İranlı üst düzey yetkililer, ülkenin güvenliğinin kırmızı çizgileri olduğunu vurgulayarak, dışarıdan gelecek her türlü müdahalenin en ağır şekilde karşılık bulacağını belirtti.
İran, ABD ve İsrail’in ülkede devam eden protestolara “göstericileri koruma” iddiasıyla müdahale etme tehditlerine sert bir dille karşılık verdi.
Tahran yönetimi, ülkenin güvenliğini ve istikrarını hedef alacak her türlü saldırıya karşı uyarıda bulundu.
Laricani: Trump’ın müdahaleleri bölge güvenliğini sarsıyor
İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Ali Laricani, X platformundan yaptığı paylaşımda, Trump ve İsrailli yetkililerin açıklamalarıyla “perde arkasındaki niyetlerin” açığa çıktığını belirtti.
Protestocuların haklı talepleri ile yıkıcı unsurlar arasında ayrım yaptıklarını vurgulayan Laricani, “Trump şunu anlamalıdır ki; ABD’nin iç meselelere müdahalesi, tüm bölgenin istikrarını bozmak ve Amerikan çıkarlarını baltalamak anlamına gelir” diye konuştu.
Laricani, Amerikan halkına da seslenerek şu uyarıda bulundu:
“Amerikan halkı bilmeli ki bu macerayı başlatan Trump’tır; askerleri konusunda dikkatli olmalılar.”
با موضعگیری مقامات اسرائیلی و ترامپ، پشت صحنهی ماجرا روشن شد. ما مواضع کسبهی معترض را از عوامل تخریبگر جدا میدانیم و ترامپ بداند دخالت آمریکا در این مسئلهی داخلی برابر است با بهمریختگی کل منطقه و هدم منافع آمریکا.
مردم آمریکا بدانند ماجراجویی را ترامپ شروع کرد. مراقب…— Ali Larijani | علی لاریجانی (@alilarijani_ir) January 2, 2026
Şemhani: Güvenlik bahanesiyle uzanan el kesilir
İran Devrim Lideri ve Cumhurbaşkanı Siyasi Danışmanı Ali Şemhani de X hesabından yaptığı açıklamada, İran halkının ABD’nin Irak, Afganistan ve Gazze’deki “kurtarma tecrübesini” yakından bildiğini ifade etti.
Şemhani, “İran’ın güvenliği bahanesiyle müdahale etmeye ve yaklaşmaya çalışan her el, hedefine ulaşmadan kesilecektir ve saldırgan pişman edilecektir” uyarısında bulundu.
İranlı yetkili, “İran’ın ulusal güvenliği kırmızı çizgidir ve pervasız tweetlerin malzemesi değildir” diye konuştu.
مردم ایران تجربه «نجاتدادن» آمریکاییها را خوب میشناسند؛ از عراق و افغانستان تا غزه.
هر دست مداخلهگری که با بهانه جویی به #امنیت_ایران نزدیک شود، پیش از رسیدن با #پاسخ_پشیمانکننده، قطع خواهد شد.
امنیت ملی ایران #خط_قرمز است، نه سوژه توییتهای ماجراجویانه.— علی شمخانی (@alishamkhani_ir) January 2, 2026
Bekai: Amerika’nın sicili niyetini ortaya koyuyor
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekai ise ABD’nin İran halkına duyduğu sözde “sempatinin” derinliğini anlamak için Amerikalı siyasetçilerin geçmişteki icraatlarına bakmanın yeterli olacağını belirtti.
Bekai, X platformundaki paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Muhammed Musaddık liderliğindeki seçilmiş hükümete darbe düzenlemekten, isyancıları finanse edip silahlandırmaya; 1988 yılında İran yolcu uçağını düşürüp Basra Körfezi üzerinde masum kadın ve çocukları öldürmekten, sekiz yıllık savaşta Saddam’a tam destek vermeye; İranlıların katledilmesinde İsrail rejimiyle işbirliği yapmaktan, 2025 yılında İran’ın altyapısına saldırılmasına ve insanlık tarihinin en ağır yaptırımlarına kadar uzanan bir sicil… Şimdi de İranlıları koruma bahanesiyle İran’a saldırma tehdidinde bulunuyorlar.”
Bu yaklaşımın uluslararası hukukun en temel ilkelerinin “açık bir ihlali” olduğunu vurgulayan Bekai, “İranlılar sorunlarını kendi aralarında diyalog ve etkileşimle çözecek, dış müdahalenin hiçbir türüne izin vermeyecektir” dedi.
کافی است کارنامه طولانی اقدامات سیاستمداران آمریکایی برای «نجات مردم ایران» مرور شود تا به عمق «همدلی» آمریکا با ملت ایران پی ببریم؛ از سازماندهی کودتای ۲۸ مرداد ۱۳۳۲ علیه دولت منتخب دکتر محمد مصدق با تأمین مالی و تجهیز اغتشاشگران، تا شلیک به هواپیمای مسافربری ایران در سال ۱۳۶۷…
— Esmaeil Baqaei (@IRIMFA_SPOX) January 2, 2026
Muhbir: ABD halkımıza düşmanlık ediyor
Devrim Lideri Danışmanı Muhammed Muhbir de Trump’ın yeni bir şey söylemediğini belirterek, “Onlar 1953’ten beri İran’da kargaşa çıkarmaya çalışıyor” diye konuştu.
ABD’yi “suçlu” olarak nitelendiren Muhbir, Washington’ın zalim yaptırımlarla İran halkına karşı en üst düzeyde düşmanlık sergilediğini ifade etti. İran halkının geçim sıkıntısıyla ilgili gerçek protestolar ile diğer hareketleri ayırt ettiğini belirten Muhbir, halkın kritik anlarda her zaman bilinçli hareket ettiğini kanıtladığını vurguladı.
ترامپ حرف جدیدی نزد؛ آنها از ۱۳۳۲ بدنبال ناآرامی در ایران هستند.
آمریکای جنایتکار با تحریم های ظالمانه خود، همین امروز در حال اعمال بیشترین دشمنی علیه ملت ماست.
مردم اعتراضات واقعی برای مشکلات صنفی و معیشتی را با دیگر اقدامات تفکیک کرده و همواره در بزنگاه ها رفتار آگاهانه دارند.— محمد مخبر (@MokhberOfficial) January 2, 2026
Azizi: Trump önce kendi ülkesindeki sorunları çözsün
ABD’nin tehditlerine bir tepki de İslami Şûra Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi’den geldi.
Azizi, “Eğer ABD kendi iç sorunlarını çözebilecek kapasitedeyse, İran’ın iç işlerine karışmadan önce kendi ülkesindeki evsizlik ve yoksulluk gibi ciddi sorunları halletsin” dedi.
Azizi, mevcut meselelerin İran’ın iç konusu olduğunu ve kendi çerçevesi içinde çözülmesi gerektiğini belirtti.
Trump ve İsrail’den müdahale tehdidi
ABD Başkanı Donald Trump, bugün yaptığı açıklamada İran’daki olaylara müdahale tehdidinde bulunarak, amacın “protestocuları korumak” olduğunu iddia etmişti.
Trump, “Eğer İran barışçıl göstericilere ateş açar ve onları öldürürse, ABD onları kurtarmak için müdahale edecektir” ifadelerini kullanmıştı.
Truth Social platformunda bir paylaşım yapan Trump, “Biz hazırız ve harekete geçmeye hazırız” demişti.
Bu açıklamanın ardından İsrail Evimiz Partisi lideri Avigdor Lieberman da Trump’ın sözlerine destek vererek, “Böyle bir durumda İsrail’in de bu adıma katılacağından eminim” diye konuştu.
Söz konusu tehditlerin, İran’da ekonomik durum nedeniyle başlayan protestoların ardından gelmesi dikkat çekti. ABD yönetimi ve İsrail’in, son savaştaki ve rejimi devirme konusundaki başarısızlıklarının ardından bu durumu kendi çıkarları için kullanmaya çalıştığı yorumları yapılıyor.
Trump’tan İran’a müdahale tehdidi: ‘Barışçıl göstericiler öldürülürse yardıma geliriz’
Batı ve İsrail kaynaklı medya manipülasyonu iddiası
Öte yandan Lübnan merkezli el-Meyadin televizyonu, Trump’ın paylaşımından önce protestoların boyutuyla ilgili büyük bir medya kampanyası yürütüldüğünü ve sahte haberlerin yayıldığını bildirdi.
Kanal, yapay zeka ile üretilen sahte bilgilerin ve geçmiş yıllara ait videoların dolaşıma sokulduğunu aktardı.
Batılı ve İsrailli kaynakların “öldürüldüğünü” iddia ettiği bazı İranlı göstericilerin hayatta olduğu ortaya çıktı.
Sosyal medyada öldüğü iddia edilen Rıza Niknam adlı vatandaş, yayınladığı videoda “Sağlığım yerinde, hakkımda çıkan haberlerin aslı yok. Medyada ve sosyal platformlarda yayılanlar gerçeği yansıtmıyor” ifadelerini kullandı.
Ayrıca İsrail Dışişleri Bakanlığının Farsça yayın yapan resmi sosyal medya hesabı “IsraelPersian”ın, İranlı göstericileri sokağa çıkmaya teşvik eden ve hükümete karşı kışkırtan paylaşımlar yaptığı belirtildi.
İran’ın birçok kenti geçtiğimiz günlerde zorlu ekonomik koşullar, hayat pahalılığı ve para biriminin dolar karşısında değer kaybetmesi nedeniyle gösterilere sahne oldu. Bazı gösterilerde şiddet olayları yaşandı.
Bu gelişmelerin gölgesinde İran Merkez Bankası Başkanı Muhammed Rıza Farzin pazartesi günü istifa etti ve yerine Abdunnasır Himmeti atandı.
İslam Devrimi’nden bu yana Batı’nın ambargolarına ve yaptırımlarına maruz kalan İran’da halk geçim sıkıntısı yaşıyor.
Buna rağmen İran hükümetleri, nükleer program, savunma sanayii ve gıda güvenliğinde kendi kendine yetme gibi alanlarda ilerleme kaydetmeye çalışıyor.
Fars ve Hemedan’da “müdahaleye hayır” yürüyüşleri
Öte yandan Cuma günü İran’ın Fars ve Hemedan vilayetlerinde, kamu güvenliğini tehdit edenlere karşı güvenlik güçlerinin kararlı adımlar atmasını talep eden kitlesel yürüyüşler düzenlendi.
Göstericiler, “barışçıl protestoları istismar ederek ülkede sabotaj eylemleri gerçekleştiren unsurları” kınadı. Şiddet ve vandalizmin her türlüsünü reddettiklerini belirten kalabalıklar, meşru taleplerin yasal ve barışçıl yollarla ifade edilmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Gösterilerde ABD’nin İran’ın iç işlerine müdahalesini kınayan sloganlar atıldı.
Bunun yanı sıra İran televizyonu, bu sabah Luristan vilayeti Başsavcısı Said Şehvari’ye dayandırdığı haberinde, ülkenin batısındaki Azna ve Delfan kentlerinde “kamu güvenliğini bozan çok sayıda kişinin” tespit edilerek gözaltına alındığını duyurdu.
Yetkililer, bazı provokatörlerin barışçıl protestoları fırsat bilerek kamu binalarına, genel tesislere ve hatta askeri kurumlara saldırıp halk arasında korku ve kaos yaratmaya çalıştığını belirtti.
Ortadoğu
BAE, veri merkezi planlarını revize ediyor

Birleşik Arap Emirlikleri, ABD dışında gerçekleştirilecek en büyük projelerden biri olan 5 gigawatt’lık yapay zeka veri merkezi projesinin planlarını sessizce revize ediyor.
BAE, İran savaşı sonrasında kritik altyapının nasıl ve nerede inşa edilmesi gerektiğine dair yeniden değerlendirme sürecine girdi.
Konuya yakın altı kaynağın Reuters’a verdiği bilgiye göre, başlangıçta Abu Dabi’de 26 kilometre kare büyüklüğünde bir kampüs olarak tasarlanan projenin, artık BAE genelinde yayılmış bir veri merkezi ağından oluşması muhtemel.
Kaynaklara göre, proje bu bakımdan yeniden şekillenecek.
Yetkililer, hava savunma sistemleri ve bazı tesislerin yer altına inşa edilmesi dahil olmak üzere, tesisleri insansız hava araçları ve füze saldırılarından daha iyi korumanın yollarını da değerlendirdiklerini belirttiler.
Amerikalı teknoloji şirketleriyle ortaklaşa inşa edilen BAE-ABD Yapay Zeka Kampüsü’ne ilişkin planlar, geçen yıl Başkan Donald Trump’ın zengin Körfez ülkesine yaptığı ziyaret sırasında duyurulmuştu.
Proje, ekonomisini petrolden uzaklaştırmaya çalışan BAE’nin küresel bir yapay zeka gücü olma hedeflerinin merkezinde yer alıyor.
Proje, BAE ulusal güvenlik danışmanı ve cumhurbaşkanının kardeşi Şeyh Tahnun bin Zayed el Nahyan’ın kontrolündeki yapay zeka şirketi G42 tarafından yürütülüyor.
Nvidia yapay zeka çiplerine ve diğer gelişmiş ABD teknolojilerine erişim karşılığında BAE, Çin ile yapay zeka alanındaki bağlarını kesmeyi ve Stargate girişiminin ABD’deki veri merkezlerine yatırım yapmayı kabul etmişti.
Stargate, OpenAI, Oracle ve SoftBank arasında yapay zeka altyapısı kurmak amacıyla kurulan bir ortak girişim.
Reuters, BAE yetkililerinin yeni bir ana planı sonuçlandırmaya ne kadar yaklaştığını veya önerilen değişikliklerin inşaat maliyetlerini ve zaman çizelgelerini ne ölçüde etkileyebileceğini belirleyemedi.
Stargate UAE olarak bilinen, 30 milyar dolarlık ve 1 gigawatt kapasiteli bir hesaplama kümesinden oluşan projenin ilk aşamasının inşaatı geçen yıl başladı.
İlk 200 megawattlık kapasitenin bu yıl devreye girmesi planlanıyor.
Projede G42 ile ortaklık yapan Oracle’ın Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Direktörü Larry Ellison’a göre, proje tamamlandığında BAE’deki tüm devlet kurumlarını ve ticari kuruluşları dünyanın en gelişmiş yapay zeka modellerine bağlayacak yeterli kapasiteye sahip olacak.
Projede olası revizyonlara ilişkin Reuters’ın sorularına yanıt veren G42, yapay zeka kampüsü çalışmalarının planlandığı gibi ilerlediğini belirtti.
Şirket, ayrıntılara girmeden, “Projenin ayrıntıları, bu ölçekteki kritik altyapılardan beklenen güvenlik, dayanıklılık ve operasyonel standartlar doğrultusunda sürekli olarak gözden geçiriliyor,” dedi.
OpenAI, yapay zeka vizyonunu gerçekleştirmek için BAE ile birlikte çalıştığını ve “bunu hayata geçirmek için gerekli altyapı ve benimseme öncelikleri konusunda iyi ilerleme kaydettiğini” belirtti.
Kaynaklar Reuters’a, Tahran’ın İran’a yönelik ABD ve İsrail hava saldırılarına misilleme olarak, Amerikan kuvvetlerini barındıran Körfez komşularına füze ve insansız hava araçları fırlatmaya başlamasının hemen ardından Birleşik Arap Emirlikleri yetkililerinin yapay zeka altyapı planlarını gözden geçirmeye başladığını bildirdi.
Mart ayında gerçekleşen saldırılarda Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki iki Amazon Web Services (AWS) veri merkezi ile Bahreyn’deki bir veri merkezi hasar gördü.
Şirketin web sitesindeki son güncellemelere göre, bölgedeki bulut bilişim hizmetleri hâlâ kesintiye uğramış durumda.
Nisan ayında İran silahlı kuvvetleri, Stargate UAE’nin de potansiyel bir hedef olduğu yönünde bir uyarı videosu yayınladı.
Videoda, kompleksin inşa edildiği yeri gösterdiği iddia edilen bir harita yer alıyordu ve altında “Hiçbir şey gözümüzden kaçmaz” yazıyordu.
Konuya aşina iki kaynak, daha önce kamuoyuna açıklanmamış olan Al Dhafra Hava Üssü yakınlarındaki bir şantiyenin konumunu doğruladı.
Abu Dabi’nin dış mahallelerinde bulunan üs, ABD askerlerine ev sahipliği yapıyor ve Şubat ayında başlayan savaş sırasında hedef alınmıştı.
Başkan Joe Biden döneminde ABD Dışişleri Bakanlığı Arap Yarımadası İşlerinden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı olarak görev yapan Daniel Benaim, uzun süredir kendilerini güvenli liman olarak pazarlayan Körfez ülkeleri için bu çatışmanın bir “iktisadi deprem” olduğunu söyledi.
Washington merkezli bir düşünce kuruluşu olan Orta Doğu Enstitüsü’nde araştırmacı olan Benaim, “Kritik altyapıyı güçlendirmek için değişiklikler hayati önem taşıyor. Bölgedeki her ülke, riski azaltmak ve uluslararası ortakları ile yatırımcıları güvence altına almak için neler yapabileceğini değerlendirecek,” dedi.
Sektörden bir yönetici ve konuyla ilgili bilgilendirilen bir başka kişiye göre, BAE’deki yapay zeka kampüsünün inşaatının ilk aşamasının, tesisi hava saldırılarından korumak için bazı değişiklikler yapılsa da planlandığı gibi devam etmesi bekleniyor.
Projenin geri kalan kısmının muhtemelen birden fazla lokasyona yayılacağını belirttiler.
İki kaynağa göre, yetkililer yeraltında inşaat yapmanın yanı sıra, ordunun kullandığı veriler gibi en hassas verileri barındıran tesisleri dağların içine yerleştirmeyi de değerlendiriyor.
ABD, Çin ve Avrupa’da veri merkezleri, kullanılmayan madenlerin, Soğuk Savaş döneminden kalma sığınakların veya mağaraların içine inşa ediliyor.
BAE, çoğunlukla düz, çöl arazisinden oluşuyor. Fakat Res’ül Hayme ve Fuceyre emirliklerinin kuzey ve kuzeydoğu bölgelerinde uzanan dağ sıraları bulunuyor.
Üç kaynağın belirttiğine göre, yeniden tasarım sürecine hava savunma sistemleri dahil ediliyor.
Bunlara insansız hava aracı ve füze önleyiciler ile elektronik sinyal bozma ekipmanları da dahil.
Bir başka kaynak ise, diğer olası önlemler arasında patlamaya dayanıklı beton kullanımı ile yedek güç ve soğutma sistemlerinin eklenmesinin yer aldığını belirtti.
Ortadoğu
İran depoladığı parçalarla balistik füze montajını canlandırıyor

İran, İsrail ve ABD’nin aksi yöndeki açıklamalarına karşın yer altı tesislerinde depoladığı parçalarla balistik füze üretimine yeniden geçti. Wall Street Journal gazetesinin eriştiğini iddia ettiği istihbarat raporları, nisan ayındaki ateşkes sürecinde tünel girişleri açılan Hocir gibi merkezlerde hareketliliğin sürdüğünü belgeliyor.
İran, İsrail ve ABD makamlarının bu kapasitenin tamamen ortadan kaldırıldığı yönündeki açıklamalarına karşın yer altı tesislerinde balistik füze üretimine yeniden başladı.
The Wall Street Journal gazetesinin ABD’li ve Ortadoğulu yetkililere dayandırdığı haberine göre Tahran yönetimi, üretim sürecinde önceden depoladığı parçalardan yararlanıyor.
Yetkililer, savaşın başlangıcında füze sahalarına ve sanayi tesislerine düzenlenen saldırılara rağmen İran’ın hem katı hem de sıvı yakıtlı füzelerin montajına devam ettiğini aktarıyor.
İstihbarat verileri, ülkenin güneydoğusundaki Hocir kompleksi de dahil çok sayıda yer altı merkezinde hareketlilik olduğunu ve yeni hava saldırılarından korunmak amacıyla ilave yer altı montaj noktaları oluşturulmaya çalışıldığını gösteriyor.
ABD ve İsrail operasyonlarının bazı tesisleri tahrip etmesi ve deniz ablukasının katı yakıt bileşenleri ile parça ithalatını zorlaştırması nedeniyle, mevcut montaj işlemleri savaş öncesine kıyasla daha düşük hacimlerle sürdürülüyor.
ABD merkezli Füze Savunma İttifakı kıdemli analisti Tal Inbar, sürece ilişkin değerlendirmesinde tesislerin hedef alınmadığı anlarda hasarlı altyapının onarılabileceğini, diğer ülkelerden parça temin edilerek buralarda saklanabileceğini vurguladı.
Inbar, İran’ın füze üretim kapasitesini yeniden inşa etmediğini düşünmenin saflık olacağını kaydetti.
Tesislerin imha edildiğini ve Tahran’ın ciddi biçimde güç kaybettiğini savunan yetkili, İran’ın şu anda hiç olmadığı kadar zayıf bir durumda kaldığını, ABD Başkanı Donald Trump’ın bu ülkenin nükleer silaha ulaşmasına asla müsaade etmeyeceğini söyledi.
Pentagon Sözcüsü Sean Parnell, ABD’nin İran’a ait insansız hava aracı, balistik füze ve donanma sanayi altyapısının yüzde 90’a varan kısmını yok ettiğini, Tahran’ın füze ve İHA fırlatma kabiliyetini büyük ölçüde zayıflattığını dile getirdi.
Bir diğer ABD hükümet yetkilisi, Tahran yönetiminin haziran ortasında Hürmüz Boğazı’nın açılması ve savaşın sonlandırılmasına dair Trump yönetimiyle yürüttüğü ön müzakerelerin ardından üretimi düşük ölçekte de olsa yeniden canlandırmış olabileceğine işaret etti. Yetkili, mevcut stoklarla en az iki yüz füzenin monte edilebilecek durumda olduğunu belirtti.
CNN televizyonunun mayıs sonundaki haberinde, ABD ve İsrail’in maliyetli mühimmatlarla vurduğu yer altı füze sığınaklarının Tahran yönetimi tarafından buldozer ve damperli kamyonlar kullanılarak yeniden açılmaya çalışıldığı aktarılmıştı.
Nisan ayındaki ateşkes kararının ardından kazı faaliyetleri hız kazandı; 18 farklı noktada isabet alan 69 tünel girişinden 50’si yeniden ulaşıma hazır hale getirildi.
Uzmanlar, sadece tünel girişlerini bombalayarak füze gücünü yok etmenin imkansız olduğunu, bunun bombardımanların sınırını ortaya koyduğunu vurguladı.
ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth nisan ayında İran’ın füze programını fiilen bitirdiklerini iddia etmişti. Ancak NBC News’ün haberinde, Tahran’ın ateşkes sürecini askeri gücünü toparlamak amacıyla değerlendirdiğine dikkat çekilmişti.
Ortadoğu
Pakistan: Husilere yönelik misillemeyi henüz görüşmedik

Pakistan, Yemen direnişinin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarına yanıt olarak Mekke Anlaşması kapsamında İslamabad’dan gelecek bir askeri tepki konusunda herhangi bir görüşme yapılmadığını belirtti.
Öte yandan Pakistan Dışişleri, “zamanı geldiğinde” Pakistan’ın harekete geçeceğini de ekledi.
Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Saccad Haydar Han, haftalık basın toplantısında, İslamabad’ın Türkiye ve Suudi Arabistan ile imzalanan ortak savunma anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini nasıl yerine getirmeyi planladığına dair bir soruya yanıtladı.
Han, “Şu anda bu konuda herhangi bir görüşme yok… Zamanı geldiğinde anlaşma kapsamında harekete geçeceğiz,” dedi.
Geçen ay imzalanan ortak savunma anlaşması, üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı bir saldırının, üçüne de yönelik bir saldırı olarak kabul edileceğini öngörüyor.
Bu soru, Yemen’deki Husilerin (Ensarullah) bu hafta Suudi şehirlerine ve enerji altyapısına saldırması üzerine gündeme geldi.
Reuters, İslamabad’ın Tahran’ı, “Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını yoğunlaştıran Yemenli Husi müttefiklerini dizginlemesi konusunda uyardığını” bildirdi.
Yine Reuters‘ta yer alan habere göre, Suudi yetkililer ile Pakistan ve Türk ordularından üst düzey temsilciler, Husi saldırılarına verilecek yanıtı koordine etmek üzere Riyad’da bir araya geldi.
Taraflar, birliklerinin Yemen’e girmemesi ve verilecek herhangi bir yanıtın Suudi Arabistan topraklarından başlatılması konusunda anlaştı.
ABD ile İran arasındaki çatışmada arabuluculuk da yapan Pakistan, bu saldırıları kınadı fakat savunma anlaşmasının hükümleri uyarınca nasıl tepki verebileceğine dair ayrıntı vermedi.
Han ayrıca, Washington’un küresel enerji arzını da aksatan bölgesel kargaşayı kontrol altına almakta zorlanırken, Mekke İttifakı’nı genişletmeye yönelik herhangi bir planın bulunmadığını belirtti.
Bu arada Ensarullah, Yemen’in güney batısında, Bab el-Mendeb boğazına yakın sahil kenti Muha’yı ele geçirdi.
Avrupa4 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa4 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Dünya Basını2 hafta önce“Yapay zeka devasa bir aldatmaca”
Avrupa5 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya3 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek










