Diplomasi
Davos’ta yeni jeopolitik gerçeklik: Monroe doktrininden Donroe doktrinine geçiş

İktisatçı Michael Roberts, Davos Zirvesi’nde ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı satın alma girişimini ve “Donroe Doktrini” olarak adlandırılan yeni stratejisini değerlendirdi. Roberts, Kanada Başbakanı Mark Carney’nin “kurallara dayalı uluslararası düzenin sona erdiği” yönündeki itiraflarına dikkat çekerek, dünyanın çok kutuplu ve çatışmacı bir döneme girdiğini vurguladı.
İktisatçı Michael Roberts, kişisel blogunda yayımladığı analizde, İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomi Forumu’nda (WEF) ABD Başkanı Donald Trump’ın dünya kapitalizminin liderlerine hitap ettiğini belirtti.
Roberts, zirvenin şaşırtıcı ana gündem maddesinin Kuzey Kutbu’ndaki Grönland adası olduğuna dikkat çekti.
Roberts, adanın isminin kökenine değinerek, “Büyük kısmı buzla kaplı bir bölgeye neden ‘Yeşil Ülke’ (Greenland) adı verildi? Görünüşe göre bu, bin yıl önce gelen Viking kaşiflerin bir pazarlama stratejisiydi. Göçmenleri bölgeye çekmek için buraya ‘yeşil’ demek bir girişimdi” ifadelerini kullandı.
İronik bir şekilde iklim değişikliği nedeniyle bölgenin gerçekten yeşillendiğini belirten Roberts, 2025 yılında yayımlanan araştırmaların Grönland buz tabakasının hızla eridiğini gösterdiğini aktardı.
Roberts, “Son otuz yılda Grönland’ın buz tabakasından ve buzullarından tahmini 11 bin mil karelik alan eridi” bilgisini paylaştı.
Grönland’ın coğrafi olarak Kuzey Amerika kıtasının, siyasi olarak ise Danimarka Krallığı’nın bir parçası olduğunu hatırlatan Roberts, Trump’ın adayı satın alma isteğinin arkasındaki motivasyonu irdeledi.
Roberts, “Trump mülkiyet istiyor; bunun ‘psikolojik olarak gerekli’ olduğunu söylüyor. Konu güvenlik veya mineraller değil; Fransızların ‘la gloire’ (şan/şöhret) dediği hırsla ilgili. Tarihi bir başkan olma ve ABD topraklarını genişletme arzusu taşıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Trump’ın, Amerikan dış politikasını iki yüzyıldır şekillendiren Monroe Doktrini’ne atıfta bulunduğunu belirten Roberts, Başkan’ın bunu “Donroe Doktrini” olarak yeniden formüle ettiğini vurguladı. Roberts, Trump’ın şu sözlerini aktardı:
“Yeni ulusal güvenlik stratejimiz kapsamında, Batı Yarımküre’deki Amerikan hakimiyeti bir daha asla sorgulanmayacak. Onlarca yıldır diğer yönetimler, Batı Yarımküre’de artan bu güvenlik tehditlerini ihmal etti veya bunlara katkıda bulundu. Trump yönetimi altında, kendi bölgemizde Amerikan gücünü çok kuvvetli bir şekilde yeniden tesis ediyoruz.”
Roberts, Grönland’ın ekonomik potansiyelini de mercek altına aldı. ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu’nun tahminlerine göre adada yaklaşık 1,5 milyon ton teknolojik açıdan hayati, işlenebilir nadir toprak rezervi bulunduğunu belirten Roberts, bu materyallerin elektrikli araç motorlarından savaş uçaklarına kadar pek çok alanda kullanıldığını hatırlattı.
Trump’ın Danimarka ile olası bir anlaşmayı “emlak anlaşması” olarak nitelendirdiğini belirten Roberts, Financial Times’ın adaya 1,1 trilyon dolar değer biçtiğini, New York Times’ın ise tahmini 12,5 milyar ila 77 milyar dolar arasında tuttuğunu aktardı.
Roberts, Trump yönetiminin halkın fikrini değiştirmek için doğrudan ödeme yapmayı düşündüğünü belirterek, “Trump yönetimi, Grönland’daki kamuoyunu ABD eksenine kaydırmak için Grönland sakinlerine kişi başı 10 bin ila 100 bin dolar arasında doğrudan ödeme yapmayı değerlendiriyor” bilgisini verdi.
Danimarka’nın sömürge yönetimi sırasında yaşanan trajedilere değinen Roberts, 1960’lar ve 1970’lerde Danimarkalı doktorların, doğum oranını sınırlamak amacıyla binlerce Grönlandlı kadına ve kız çocuğuna rızaları dışında doğum kontrol spirali taktığını hatırlattı.
Roberts, “Grönlandlı doğurgan kadınların yaklaşık yarısına zorla doğum kontrolü uygulandı” ifadesini kullandı.
Halkın ABD’ye katılma fikrine sıcak bakmadığını vurgulayan Roberts, “Ocak 2025 tarihli Verian Group anketine göre, Grönlandlıların yüzde 85’i Danimarka’dan ayrılıp ABD’ye katılmaya karşı çıkarken, bu fikri destekleyenlerin oranı sadece yüzde 6” verisini paylaştı.
Carney’den itiraf: “Kurallara dayalı düzen bir kurguydu”
Makalede, Kanada Başbakanı Mark Carney’nin Davos’ta yaptığı konuşmaya geniş yer ayrıldı.
Roberts, Carney’nin uluslararası finans sermayesinin önde gelen temsilcilerinden biri olduğunu ve Davos’ta “şaşırtıcı bir konuşma” yaptığını belirtti. Roberts, Carney’nin şu sözlerini aktardı:
“Bugün dünya düzenindeki kırılmadan, o hoş kurgunun sonundan ve büyük güç jeopolitiğinin sınır tanımadığı acımasız bir gerçekliğin şafağından bahsedeceğim. Kurallara dayalı düzenin solmakta olduğunu her gün hatırlıyoruz. Güçlülerin istediklerini yaptığı, zayıfların ise mecbur olduklarına katlandığı bir dönemdeyiz.”
Roberts, Carney’nin “kurallara dayalı uluslararası düzenin” kısmen yalan olduğunu itiraf ettiğini belirterek, Kanada Başbakanı’nın şu ifadelerine yer verdi:
“Uluslararası kurallara dayalı düzen hikayesinin kısmen yanlış olduğunu biliyorduk. En güçlülerin işlerine geldiğinde kendilerini muaf tuttuğunu, ticaret kurallarının asimetrik uygulandığını biliyorduk. Ancak bu kurgu yararlıydı… Artık büyük güçler ekonomik entegrasyonu silah olarak kullanmaya başladı. Kurallar sizi artık korumadığında, kendinizi korumak zorundasınız.”
“Avrupa zayıf, Trump hedefine ulaşabilir”
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in Davos’taki tavrına da değinen Roberts, Bessent’in Avrupalı liderlerin ABD tehditlerine karşı direnme çabalarıyla alay ettiğini belirtti.
Roberts, Bessent’in “Avrupa’nın Kuzey Kutbu’nda Rus ve Çin etkisinden kendini koruyamayacak kadar zayıf olduğunu ve Trump’ın bu yüzden Grönland’ın kontrolünü ele geçirmeye çalıştığını” söylediğini aktardı.
Roberts, analizini şu öngörüyle tamamladı:
“Trump’ın Grönland’ı alarak Amerika’nın Batı Yarımküre imparatorluğunu genişleten ilk ABD başkanı olması kuvvetle muhtemel. Askeri harekat seçenek dışı, ancak Avrupalılar teslim olmazsa ekonomik savaş gündemde. Küresel işbirliğine dayalı, sözde uyumlu kapitalist dünya sona erdi. Artık çok kutuplu bir dünyada her ulus kendi başının çaresine bakıyor. Geçmişin güvenli limanı altının rekor fiyata ulaşması şaşırtıcı değil.”
Diplomasi
UEFA, FIFA’nın özelleştirilmesi halinde Dünya Kupası’nı boykot edecek

Avrupa futbolunun yönetim organı olan UEFA, FIFA’nın ticari faaliyetlerinin bir kısmını özelleştirmeye yönelik öneriyi kabul etmesi halinde, oybirliğiyle Dünya Kupası’nı boykot etme kararı aldı.
FIFA salı günü, ticari faaliyetlerini özel bir kuruluşa devretmeyi öngören bir öneri yayınladı.
Bu öneride, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın kardeşi Josh Kushner’ın CEO’su olduğu Thrive Capital’in baş yatırımcı olarak adı geçti.
UEFA, yaptığı açıklamada, “Dünya Kupası bir yatırım ürünü olarak değerlendirilemez. Hiçbir kısmı asla özel yatırımcılara devredilmemelidir. Dünya Kupası satılık değildir,” demişti.
Teklifin kabul edilmesi için FIFA’nın 211 üye federasyonunun çoğunluğunun desteği gerekiyor.
Fakat teklif Avrupa genelinde yoğun eleştirilere maruz kaldı. UEFA, yalnızca 55 üye federasyondan oluşuyor.
Açıklamada, “FIFA Dünya Kupası futbola aittir. Her zaman da öyle kalacaktır. Avrupa’nın söz hakkı olduğu sürece, Dünya Kupası asla satılık olmayacaktır,” denildi.
Avrupa Birliği Spor Komiseri Glenn Micallef, X’te yaptığı açıklamada, “UEFA’nın bu açıklamasını memnuniyetle karşılıyorum ve tutumunu tam olarak destekliyorum,” dedi ve “Avrupa futbol federasyonlarının yönetişim konusunda öncülük etmesinden gurur duyduğunu” ekledi.
Çarşamba günü komisyon üyesi, “rekabet hukuku hususları” gerekçesiyle FIFA’nın önerisini soruşturma tehdidinde bulunmuştu.
Kadınlar U-20 Dünya Kupası eylül ayında düzenlenecek ve FIFA planlarından vazgeçmezse, bu turnuva Avrupa futbol federasyonlarının boykotu sonuna kadar sürdürme kararlılığının ilk sınavı olabilir.
Kadınlar ve erkekler U-17 Dünya Kupaları da 2026’nın ilerleyen aylarında düzenlenecek.
En son 2023’te İspanya’nın kazandığı tam kadro Kadınlar Dünya Kupası ise 2027’de Brezilya’da gerçekleştirilecek.
POLITICO Çarşamba günü yayınladığı haberde, Avrupa futbolunun yönetim organındaki bir dizi üst düzey yetkilinin, mevcut görev süresi gelecek yıl sona erecek olan FIFA Başkanı Gianni Infantino’ya karşı Katarlı Nasır el-Halifi’yi aday çıkarmayı planladığını bildirmişti.
Diplomasi
ABD, BAE destekli çip üreticisi GlobalFoundries’e fon sağlayacak

GlobalFoundries, ABD hükümetinin daha verimli yapay zeka veri merkezlerini desteklemek amacıyla silikon fotonik teknolojisinin araştırma ve geliştirme çalışmalarını güçlendirmek üzere çip üreticisine 300 milyon dolarlık bir hibe vereceğini duyurdu.
Bu hibe, Washington’un Çin ile arasındaki küresel rekabette konumunu güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde, ABD Başkanı Donald Trump’ın CHIPS Yasası kapsamındaki araştırma fonlarını kritik yarı iletken teknolojilerine yöneltme çabasının bir parçası.
Yönetim daha önce yarı iletken üretim ekipmanları için 150 milyon dolar ve kuantum bilişim için 2 milyar dolar tahsis etmişti.
Silikon fotonik, çipler arasında veri aktarımı için elektrik sinyalleri yerine ışığı kullanır ve bu sayede yapay zeka sistemleri için daha yüksek bant genişliği ve daha düşük güç tüketimi sağlar.
ABD Ticaret Bakanlığı’ndan sağlanan bu fon, veri aktarım hızlarını ve enerji verimliliğini daha da artırmak amacıyla silikon fotoniği yapay zeka işlemcileriyle doğrudan entegre eden bir teknoloji olan “ortak paketlenmiş optik” alanındaki gelişmeleri desteklemeyi de amaçlıyor.
Silikon fotoniği ve gelişmiş optik paketleme tedarik zincirinin büyük bir kısmı şu anda ABD dışında yoğunlaşmış durumda.
Bu alandaki başlıca üreticiler arasında Tayvanlı TSMC ve İsrailli Tower Semiconductor yer alıyor.
Çarşamba günü açıklanan 300 milyon dolarlık fon, GlobalFoundries’e 2024 yılında Malta (New York) ve Burlington’da (Vermont) fabrikalar kurması için tahsis edilen 1,5 milyar dolarlık önceki fonu tamamlayacak.
Teknoloji Direktörü Gregg Bartlett, Reuters’a verdiği demeçte yeni fonun, GlobalFoundries’in halihazırda ürettiği çiplerin yanı sıra optik bileşenlerin üretimi ve paketlenmesi için bu tesislerde kullanılacak yeni malzemeler ve teknikler üzerine yapılacak araştırmalara destek olacağını söyledi.
Bartlett, “Çıplak silikon yonga plakasından başlayarak, ABD’de kalitesi kanıtlanmış ve test edilmiş bir optik modül sevk edebilme yeteneğine sahip, uçtan uca hizmet sunan tek bir şirketin olması, bizim için benzersiz bir yetkinlik olduğunu düşünüyoruz,” dedi.
GlobalFoundries, veri aktarım hızlarını saniyede 400 gigabite çıkarmayı ve mevcut nesil uygulamalara kıyasla enerji verimliliğini beş katına çıkarmayı hedeflediğini açıkladı.
Abu Dabi varlık fonu Mubadala, GlobalFoundries’in yaklaşık %73’üne sahip. ABD Ticaret Bakanlığı ise ayrı bir anlaşma kapsamında bu çip üreticisinin yaklaşık %1’lik hissesini alacak.
Diplomasi
Kiev’de vurulan İHA fabrikasının ABD’li şirkete ait olduğu bildirildi

Rusya’nın Kiev’de imha ettiğini açıkladığı insansız hava aracı fabrikasının ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir şirkete ait olduğu bildirildi. The Guardian gazetesi, Terminal Autonomy adlı firmanın Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla yüksek hassasiyetli İHA’lar ürettiğini aktardı. Şirket, yapay zeka kontrollü mühimmatların cephede aktif olarak kullanıldığını belirtiyor.
Rusya ordusunun Ukrayna’nın başkenti Kiev’de düzenlediği hava saldırılarında imha edilen insansız hava aracı (İHA) fabrikasının, ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir Amerikan şirketine ait olduğu bildirildi.
The Guardian gazetesinin kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Terminal Autonomy adlı şirket, yönlendirme sistemleri parazit ve sinyal kesicilere karşı korumalı olan ve Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla tasarlanan yüksek hassasiyetli İHA’lar üretiyor.
ABD’de 2023 yılında tescil edilen Terminal Autonomy şirketinin internet sitesinde, firmanın yapay zeka ile kontrol edilen dolanan mühimmatlar ve yüksek hassasiyetli mühimmatlar kullandığı, bunların “ön cephede düşman kuvvetlerine karşı halihazırda aktif biçimde uygulandığı” bilgisi yer alıyor.
Rusya Savunma Bakanlığı tesisin hedef alındığını duyurmuştu
Rusya Savunma Bakanlığı, 26 Temmuz’a bağlanan gece Kiev’in güneybatısında İHA montaj ve depolama alanının vurulduğunu açıklamıştı. Bakanlık, Ukraynalı ve Amerikalı uzmanların katılımıyla bu tesiste aylık bin adede kadar İHA üretimi yapıldığını bildirdi.
Bakanlığın açıklamasında, bu tesiste AQ-400 Scythe (“Kosa”) ve AQ-100 Bayonet (“Ştık”) tipi saldırı İHA’ları ile RQ-100 Scout (“Skaut”) tipi keşif İHA’larının üretildiği kaydedildi.
Aynı gece Kiev’de İHA ve yedek parça üretimi yapan “Smart Intelligent Systems” (“Smart intellidjent sistem”) işletmesinin de vurulduğu aktarıldı. Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna başkenti ile Odessa bölgesindeki Çernomorsk liman altyapı tesislerine grup saldırısı düzenlendiğini duyurdu.
Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıların yalnızca Ukrayna’nın askeri ve enerji tesisleri ile bunlarla bağlantılı altyapıya yönelik gerçekleştirildiğini vurguluyor.
Öte yandan Financial Times gazetesi, Ukraynalı yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD ve Fransa’nın Rusya topraklarına yönelik İHA saldırılarının planlanmasında Ukrayna’ya istihbarat sağladığını yazmıştı.
Dünya Basını7 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi3 gün öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Avrupa2 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Dünya Basını6 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Avrupa2 hafta önceAlmanya, silahlanmak için borçlanıyor
Dünya Basını7 gün önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Asya2 hafta önceDeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı
Avrupa6 gün önce‘Yeraltı ülkesi’ geri geliyor: İsviçre sığınaklarında yeni ‘savaş düzenlemesi’












