Bizi Takip Edin

Asya

DeepSeek kendi yapay zeka çipini geliştiriyor

Yayınlanma

Çinli yapay zeka şirketi DeepSeek, Nvidia ve Huawei ürünlerine bağımlılığını azaltmak amacıyla kendi yapay zeka çipini geliştirmek için çalışma yürütüyor. Şirket ayrıca, çip altyapısı üzerindeki yükü hafifleten ve işlem hızını yüzde 85 oranında artıran DSpark adlı yeni bir spekülatif kod çözme çerçevesi yayımladı.

Çinli yapay zeka şirketi DeepSeek, kendi yapay zeka çipini geliştirmek üzere çalışma yürütüyor. Konuya vakıf kaynaklar, bu adımın şirketin Nvidia ve Huawei çiplerine olan bağımlılığını azaltmayı hedeflediğini bildirdi.

Reuters ajansına konuşan kaynaklar, geliştirilmekte olan yeni çipin yeni yapay zeka modellerinin eğitilmesi amacıyla değil, mevcut modellerin çalıştırılması, yani çıkarım işlemleri için kullanılmak üzere tasarlandığını aktardı.

Çin’in yapay zekadaki öncülerinden biri kabul edilen şirketin yarı iletken sektörüne girmesi, yerli pazarda Huawei ile doğrudan rekabete yol açabilir. Huawei, Nvidia’nın en gelişmiş çiplerinin gerisinde kalmasına rağmen, ABD’nin uyguladığı ihracat kısıtlamaları sayesinde Çin’de 50 milyar dolarlık bir yapay zekâ çipi sektörü hacmine ulaşmıştı. Ancak Alibaba ve Baidu gibi diğer Çinli teknoloji devlerinin de kendi yapay zekâ çiplerini üretmesi Huawei’nin pazar payını kaybetmesine neden oldu.

DeepSeek, daha önce geliştirdiği düşük maliyetli iki yapay zeka modeliyle küresel alanda adını duyurmuş ve ABD’li teknoloji şirketleri ile siyasetçilerin beklentilerinin ötesinde bir atılım gerçekleştirmişti.

DSpark altyapısıyla işlem hızı arttı

Şirket, amiral gemisi niteliğindeki V4 modelinin yapay zeka yanıt üretimini hızlandırmak amacıyla önemli bir güncelleme yayımladı.

DeepSeek, DSpark adını verdiği spekülatif kod çözme çerçevesi sayesinde kullanıcı başına yanıt hızını yüzde 85 oranında artırdığını duyurdu. Bu verimlilik artışı, yapay zeka sistemlerinin daha büyük ve güçlü çip altyapılarına olan ihtiyacını azaltabilir.

Yapay zeka modellerinin geleneksel olarak kelime kelime çıktı üretmesinin, yanıtlar uzadığında yavaşlamaya yol açtığı biliniyor. Şirket cumartesi günü yayımladığı araştırma raporunda, bu durumun grafik işlem birimlerinin (GPU) düşük kapasiteyle çalışmasına neden olduğunu ve kullanıcıların bekleme süresini uzatarak yapay zeka hizmetlerindeki en büyük tıkanıklığı oluşturduğunu paylaştı.

DSpark modülü, yanıt üretimi sırasında hafif bir taslak model kullanarak aday yanıtlar üretiyor, ardından bu yanıtları daha büyük bir modelle toplu halde doğrulayarak süreci hızlandırıyor. Yarı otoregresif üretim yöntemiyle geliştirilen bu teknik, modelin tek bir kelime yerine küçük gruplar halinde çıktı vermesine olanak tanıyor.

Sistem ayrıca, bilgi işlem talebine göre doğrulama sıklığını dinamik olarak ayarlayan güven tabanlı bir zamanlama mekanizması barındırıyor. Bilgi işlem talebi düşükken çipleri tam kapasite kullanmak için daha sık denetim uygulanıyor, talep yüksek olduğunda ise hızlı çıktı sağlamak amacıyla denetim sayısı azaltılıyor.

Pekin merkezli programcı Huang Yong, bu yeni tekniğin yapay zeka sistemlerini çalıştırmak için gereken bilgi işlem kaynaklarını azaltabileceğini ifade etti. Yong, yüzde 85’e varan verimlilik artışı sayesinde, daha önce 100 kullanıcı sorgusunu işleyen tek bir grafik işlemcinin artık yaklaşık 185 sorguyu yanıtlayabileceğini belirtti.

Çip kısıtlamalarına karşı yazılım çözümü

DSpark, yapay zeka modelinin genel yeteneklerini doğrudan artırmasa da ABD’nin gelişmiş yarı iletkenlere erişimi kısıtladığı bir dönemde, DeepSeek’in daha az güçlü çip altyapısı üzerinde sistem verimliliğini artırmaya yönelik son çalışması olarak öne çıkıyor.

DeepSeek bu çerçeveyi Google DeepMind’ın Gemma ve Alibaba Group’un Qwen modelleri de dahil olmak üzere çeşitli açık kaynaklı modeller üzerinde test etti. Bu durum, DSpark’ın sağladığı iyileştirmelerin, büyük bilgi işlem yatırımı yapmadan yüksek performans hedefleyen diğer şirketler tarafından da geniş çapta uygulanabileceğini gösteriyor.

Pekin Üniversitesi ile ortaklaşa geliştirilen DSpark araştırmasının kaynak kodları, yazılım geliştirme platformu GitHub ve HuggingFace üzerinden açık kaynaklı olarak paylaşıldı.

Bu gelişme, Çinli yapay zeka geliştiricilerinin daha güçlü modelleri daha ucuz ve hızlı şekilde sunma konusunda baskıyla karşılaştığı bir dönemde gerçekleşti. Çinli modeller genel yeteneklerini geliştirirken, rekabet artık bilgi işlem maliyetlerini düşürmeyi amaçlayan çıkarım optimizasyonuna kaydı.

Küresel yapay zeka sektöründeki büyüme, grafik işlemcilerden bellek çiplerine kadar donanım altyapısına olan talebi ve fiyatları artırırken, verimlilik kazanımlarını kritik hale getiriyor.

DeepSeek’in bu adımından önce, Tencent Holdings de yetersiz donanım üzerinde yapay zeka sistemlerinin geniş ölçekli dağıtımında çıkarım verimliliğinin büyük bir engel oluşturduğunu açıklamıştı. Tencent, çıktı hızını artırmak için bellek önbelleğe alma gibi bir dizi mühendislik çalışması yürüttüğünü duyurmuştu.

Xiaomi’nin yapay zeka ekibi de bu ayın başlarında MiMo-V2.5-Pro-UltraSpeed modeli için çıktı hızını saniyede 1.000 kelimenin üzerine çıkararak sektördeki en hızlı değerlerden birine ulaştıklarını açıklamıştı.

Asya

Kırgızistan, ŞİÖ Zirvesi öncesi Bişkeklilere şehri terk etme çağrısı yaptı

Yayınlanma

Kırgızistan yönetimi, 30 Ağustos ile 1 Eylül arasında Bişkek’te düzenlenecek Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesi nedeniyle kent sakinlerinden mümkünse bu dönemi Issık Gölü ya da diğer tatil bölgelerinde geçirmelerini istedi. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Askat Alagozov, zirve boyunca çok sayıda yolun geçici olarak trafiğe kapanacağını, bu yüzden kentte günlük yaşamın aksayabileceğini söyledi.

Kırgızistan yönetimi, 30 Ağustos ile 1 Eylül arasında başkent Bişkek’te düzenlenecek Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesi ile VI. Dünya Göçebe Oyunları’nın açılış töreni öncesinde kent sakinlerine geçici olarak şehir dışına çıkmaları çağrısı yaptı.

Kazinform’un aktardığına göre Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Askat Alagozov, Bişkeklilerden imkanları varsa bu günleri Issık Gölü kıyısında ya da diğer dinlenme bölgelerinde geçirmelerini istedi.

Alagozov, Kırgızistan’ın aynı anda 21 devletin liderini ilk kez ağırlayacağını, bazı liderlerin resmi devlet ziyareti de gerçekleştireceğini söyledi. Zirve süresince güvenlik önlemleri kapsamında kentte yolların düzenli aralıklarla trafiğe kapatılacağını belirten Alagozov, vatandaşların bu nedenle günlük yaşamda çeşitli güçlüklerle karşılaşabileceğini ifade etti.

Alagozov, “Okullarda ve yükseköğretim kurumlarında dersler 15 Eylül’de başlayacak. Bu nedenle 1 Eylül’e kadar Bişkek’e dönmek için acele etmeye gerek yok. Kırgızistan vatandaşları tatillerini 15 Eylül’e kadar planlayabilir” dedi.

Kırgızistan bu yıl Şanghay İşbirliği Örgütü dönem başkanlığını yürütüyor. Ülke bu kapsamda ŞİÖ Liderler Zirvesi’ne ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.

31 Ağustos ile 6 Eylül arasında düzenlenecek VI. Dünya Göçebe Oyunları’na ise 90 ülkeden sporcuların katılması bekleniyor. Oyunların açılış töreni, başkentte inşa edilen yeni stadyumda yapılacak.

Daha önce Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in de Bişkek’teki ŞİÖ Zirvesi’ne katılacağı açıklanmıştı.

Kırgızistan ayrıca Şanghay İşbirliği Örgütü’nün kuruluşunun 25. yılı anısına basılan gümüş koleksiyon parasını tedavüle çıkardı.

Öte yandan Bişkek, zirve hazırlıkları kapsamında ŞİÖ üyesi ülkelerin Güvenlik Konseyleri sekreterlerinin 21. toplantısına ve üye ülkelerin bilim ile teknoloji alanındaki bakanlık ve kurumlarının yöneticilerini bir araya getiren 10. toplantıya da ev sahipliği yaptı.

Okumaya Devam Et

Asya

Modi hükümeti benzine etanol karıştırılması nedeniyle tepkiyle karşı karşıya

Yayınlanma

Hindistan’da benzine karıştırılan etanol tüketici öfkesini artırdı.

Hindistan hükümetinin benzindeki etanol oranını yüzde 20’ye çıkarma başarısı şimdi siyasi açıdan sıkıntılı bir meseleye dönüşüyor. Modi hükümeti, 2022’de yüzde 10 etanol hedefini yakaladıktan sonra çabalarını hızlandırdı ve 2025’te benzindeki etanol miktarını ikiye katlayarak E20 hedefine, planlanandan beş yıl önce ulaştı. Ancak bu durum birçok tüketiciyi öfkelendirdi ve iktidardaki Bharatiya Janata Partisi’nin (BJP) uzun süredir destekçisi olanların bile savunmakta zorlandığı meselelerden biri haline gelmiş görünüyor.

Financial Times’ın haberine göre, hükümet ile vatandaşların bu konuda karşı karşıya gelmesinin birkaç nedeni var. Yakıt tüketimi, Hindistanlılar için her zaman önemli bir kriter oldu ve araçlar onlarca yıldır ağırlıklı olarak yakıt verimliliği üzerinden pazarlandı. Etanolün kalorifik değeri daha düşük olduğu için, yakıt verimliliğini azaltıyor. Bazı tüketiciler, tek depo ile gidebildikleri mesafede yüzde 6 ila 10 arasında azalma gördüklerini iddia ederken, otomobil üreticileri yüzde 3 ila 3,5 oranında bir kaybın kaçınılmaz olduğunu kabul ediyor.

İkinci endişe ise yakıttaki etanolün aşındırıcı olabilmesi ve daha sık arızalara, daha yüksek tamir ve parça değiştirme maliyetlerine yol açabilmesi. Bu endişeler, özellikle etanol karışımlı yakıta göre uyarlanmamış olan 2023 öncesi satın alınmış otomobiller için daha belirgin.

Son haftalarda kamuoyundaki tepki belirgin biçimde arttı. Sosyal medyada, pahalı otomobillerin yakıt kalitesi nedeniyle bozulduğu iddia edilen gerçek ve sahte videolar yayıldı. Cumartesi günü üç bakanlık, bu kaygıların bir kısmını gidermek amacıyla otomobil üreticilerinin yöneticileriyle birlikte ortak bir basın toplantısı düzenledi. Ancak bu girişimin etkisi sınırlı kaldı.

Tüketiciler, hükümetin ve sektörün aceleci davrandığını, bu karışımın araçların sağlığı ve verimliliği üzerindeki etkisine ilişkin kapsamlı araştırma yapmadığını savunuyor.

Başsavcı R. Venkataramani’nin, politikada daha fazla şeffaflık ve tüketici güvencesi talep eden kampanyacıların açtığı davayı gören Yüksek Mahkeme’deki savunmasında “deney” ifadesini kullanması da tepkileri artırdı. Sonrasında gelen inkâr, söz konusu açıklamalarının viral olan videosu ve ardından yapılan izahat, tahmin edileceği üzere hükümetin kamuoyu nezdindeki konumuna yardımcı olmadı.

Etanol karışımı, hükümetin ham petrol ithalatını azaltma planlarında kilit rol oynuyor. Bu yılın başlarında Orta Doğu’daki gerilimlerin yol açtığı arz sıkıntıları, bu hedefi daha da acil hale getirdi. Bu ithalat aynı zamanda ülkenin döviz rezervlerinin önemli bir bölümünü eritiyor.

Hükümetin niyeti makul olsa da tüketicileri bu politikaya ikna etmeye yeterince önem vermemesi ciddi bir ihmal gibi görünüyor. E20’yi hızla devreye almadan önce kapsamlı bir çalışma yürütmesi gerekirdi. Bir diğer mesele ise tercih hakkı: Tüketiciler hükümetten yakıta etanol karıştırmayı durdurmasını istemiyor; ancak araçlarına hangi karışımın uygun olduğunu seçme imkânına sahip olmak istiyor. Şu anda böyle bir seçenek yok.

Okumaya Devam Et

Asya

Hürmüz’den çıkan tankerler Japonya’nın petrol arzını artırıyor

Yayınlanma

Japonya’ya ait iki dev petrol tankerinin daha Hürmüz Boğazı’ndan çıkış yapmasıyla bu hafta ülkeden ayrılan petrol hacmi 16 milyon varile ulaştı. Bölgede mahsur kalan gemilerin tahliyesi ve Suudi Arabistan’ın yüklemeleri yeniden başlatmasıyla temmuz ayında Japonya’nın Ortadoğu’dan ham petrol tedariki artış gösteriyor.

Japonya’ya ait iki dev ham petrol tankerinin daha salı günü Hürmüz Boğazı’ndan çıkış yapmasıyla bu ay ülkede Ortadoğu kaynaklı petrol arzında artış bekleniyor.

Reuters ajansının aktardığı gemi takip verileri, mahsur kalan petrolün tahliye edilmesiyle Körfez bölgesindeki sıkışıklığın azaldığını ortaya koyuyor.

Salı günü boğazdan ayrılan iki tanker, pazartesi günü yola çıkan diğer gemilere katıldı. Böylece bu hafta Hürmüz Boğazı’ndan ayrılan Japonya bağlantılı gemilerdeki toplam ham petrol hacmi 16 milyon varile ulaştı.

LSEG verilerine göre tankerlerden biri Nippon Yusen, diğeri ise Kawasaki Kisen Kaisha şirketine ait bulunuyor ve bu şirketler tarafından işletiliyor.

Kpler verileri, her iki geminin de 1 Mart tarihinde ikişer milyon varil Suudi Arabistan ham petrolü yüklediğini gösteriyor. Şirketler, konuya ilişkin açıklama taleplerine henüz yanıt vermedi.

Japon Armatörler Birliği (JSA) sözcüsü salı günü yaptığı açıklamada, Körfez bölgesinde kalan Japonya bağlantılı gemi sayısının çatışmaların başlangıcındaki 45 seviyesinden 26’ya gerilediğini bildirdi.

Pazartesi günü Japonya ile bağlantılı, toplam 12 milyon varil Ortadoğu ham petrolü taşıyan 6 dev tanker, iki kimyasal tankeri, bir araç taşıma gemisi ve bir konteyner gemisi boğazdan çıkış yaptı.

Bu tankerlerin şubat sonu ve mart başında yüklenen Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ile Katar ham petrolünü taşıdığı belirtiliyor. Söz konusu gemilerin büyük bölümünü Japon nakliye şirketi Mitsui O.S.K. Lines işletiyor.

Kpler verilerine göre, mahsur kalan bu gemilerin yanı sıra Ras Tanura limanından Suudi Arabistan petrolü yükleyen 5 dev tanker daha rotasını geçici olarak Japonya’ya çevirdi.

Dünyanın en büyük petrol ihracatçısı konumundaki Suudi Arabistan, Körfez’in iç kesiminde yer alan bu en büyük limanında yükleme işlemlerine haziran sonu itibarıyla yeniden başladı.

Şubat ayında başlayan İran savaşı öncesinde ham petrol ihtiyacının yüzde 94’ünü Ortadoğu’dan karşılayan Japonya’nın petrol ithalatı nisan ayında son 60 yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine gerilemişti.

u dönemde Körfez bölgesinden yapılan ithalat, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 68 düşüş kaydetmişti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English