Amerika
Demokratlar, kasımda sandığa gidecek kürtaj maddelerini seçim kozu yapıyor

ABD’de dört eyalette kasım ayında yapılması beklenen kürtaj referandumları, konuyu yeniden ulusal gündeme taşıyarak Demokratlara ara seçimler için manevra alanı açıyor. Parti, özellikle Nevada ve Virginia gibi kritik seçim bölgelerinde kürtajı öne çıkararak seçmen katılımını artırmayı hedefliyor.
Kasım ayında ABD’nin dört eyaletinde kürtaj konulu referandumların sandığa gitmesi ihtimali, Demokratlara konuyu yeniden ulusal ilgi odağına taşıma ve Cumhuriyetçiler için rekabeti zorlaştırma fırsatı sunuyor.
Yüksek Mahkemenin 2022’de Roe v. Wade kararını bozmasının ardından kürtaj haklarına yönelik seçmen öfkesi, o yıl Demokratları bir dizi ara seçim zaferine taşımıştı.
Ancak dönemin Başkan Yardımcısı Kamala Harris’in kürtaj mesajına öncelik vermesine rağmen Beyaz Saray’ı kaybetmesi ve seçmenlerin kürtaj referandumu yapılan eyaletlerde dahi Cumhuriyetçi adayları seçmesiyle, konu hayat pahalılığı, ekonomi ve geçim sıkıntısı endişelerinin gölgesinde kalmıştı.
Yeni bir referandum dalgası ise Demokratlar için bir alan, Trump yönetimi ve zorlu yarışlardaki Cumhuriyetçiler içinse siyasi bir baş ağrısı potansiyeli yaratıyor.
Demokratlar ve kürtaj hakkı savunucuları, 2024’ten farklı olarak bu yılki kürtaj referandumlarının, özellikle Nevada ve Virginia gibi kritik eyaletlerde diğer yarışlara katılımı artırabileceğine inanıyor.
İsmi açıklanmayan bir Demokrat stratejist, “Sanırım herkes bunun bir hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı, ekonomik döngü seçimi olduğunda hemfikir; ancak bu, Cumhuriyetçilerin kürtaj konusunda hâlâ toplumla uyumsuz olduğu gerçeğini değiştirmiyor” dedi.
Anketler, Amerikalıların çoğunluğunun, bazı araştırmalarda yüzde 60’a varan bir kesimin, kürtajın çoğu veya tüm durumda yasal olması gerektiğini düşündüğünü gösteriyor.
Aktivistler, tüm yarışlardaki Demokratların bu noktaya yaslanması ve Cumhuriyetçileri bu konuda sıkıştırması gerektiğini söyledi.
Reproductive Freedom for All adlı kuruluşun başkanı ve CEO’su Mini Timmaraju, “Demokratların üreme özgürlüğü ve kürtaj erişimi hakkında her yerde konuşması gerektiğine inanıyoruz. Seçmenlerin onlara güvendiği başlıca konulardan biri bu; bu da onu çok acil, zorlayıcı ve önemli bir karşıtlık unsuru haline getiriyor. Cumhuriyetçilere bu konuda güvenmiyorlar” diye konuştu.
Seçim analistlerine göre, 2024’teki kürtaj koruma referandumları, seçmenlere bir güvenlik duygusu vererek bölünmüş oy kullanmalarına yol açtı.
Seçmenler, kürtajın güvende olduğuna inanarak bir yandan referanduma evet oyu verirken, diğer yandan hayat pahalılığı veya başka bir ekonomik gerekçeyle Cumhuriyetçi adaya oy verdi.
Timmaraju, “Referandumun tek başına Demokratlar için bu meseleyi çözeceğini varsaymanın tehlikesi işte burada. Demokratlar yine de kendi politikalarıyla seçime gitmek zorunda, yalnızca referanduma bel bağlayamazlar” değerlendirmesinde bulundu.
Yine de Timmaraju, referandumların kürtajı yeniden haber gündemine taşıyacağını ve seçmenlere meselenin kapanmadığını anlatmaya yardımcı olacağını, bunun da Demokrat adaya Cumhuriyetçileri doğrudan referandumla ilişkilendirmek için kolay bir fırsat yaratacağını söyledi.
Virginia ve Nevada kritik görülüyor
Kürtaj koruma tedbirleri bu yıl Nevada ve Virginia’da sandıkta olacak. Nevada’da sıkı bir valilik yarışı yaşanırken, Virginia en rekabetçi Temsilciler Meclisi yarışlarından bazılarına ev sahipliği yapıyor ve Meclis kontrolünü çevirmeyi uman Demokratlar için kilit bir eyalet konumunda.
Demokratik Kongre Kampanya Komitesi sözcüsü Eli Cousin, “Virginia’daki kürtaj referandumu katılımı daha da artıracak ve Jen Kiggans, Rob Wittman ve John McGuire gibi kilit Kongre yarışlarındaki Cumhuriyetçilerin sıradan Virginialıları umursamadığını ve yıllarını istisnasız kürtaj yasağı için çalışarak geçirdiğini açıkça vurgulama fırsatı yaratacak” ifadelerini kullandı.
Virginia’da Temsilciler Meclisi yarışları ve kürtaj referandumunun, insanları sandığa getiren başlıca konular olması bekleniyor. Özellikle genç seçmenlerin kürtaj haklarını destekleme olasılığının daha yüksek olduğu görüldü; dolayısıyla bu referandum, onları da sandığa çekmek için bir fırsat olacak.
Idaho’daki seçmenler de eyaletin katı kürtaj yasağını geri alma şansı yakalayabilir; zira organizatörler, girişimlerinin sandığa gitmek için yeterli imzaya ulaştığını söylüyor.
Missouri ise bu arada 2024 referandumunu iptal ederek kürtajı bir kez daha yasaklamayı deneyecek.
Ancak Yüksek Mahkemenin Dobbs kararının üzerinden dört yıl geçtikten sonra, kürtaj seçmenlerin zihninde aynı siyasi ağırlığı taşımayabilir. Seçmenler kürtaj haklarını desteklese de, kararın hemen sonrasındakiyle aynı acil tehdidi görmüyor olabilir.
Timmaraju, “Bizim için en büyük zorluk bilgiyi ulaştırmak. İnsanlar neler olduğunu duyup anladıklarında bizim yönümüze kayacaklardır, ancak haberlerde kürtaj hakları krizlerine dair hiçbir haber almıyorlar. Buna dair bir kanıt görmüyorlar” dedi.
Timmaraju’nun grubu, özellikle Arizona, Michigan, Nevada, California ve Georgia’da olmak üzere, kürtaj haklarını destekleyen Demokratları seçtirerek seçmenleri harekete geçirmek ve kilit seçim bölgelerini çevirmek için bu yıl 23,5 milyon dolar yatırım yapıyor.
Timmaraju, “Amaç, seçmenlerin rakiplerinin, ülkedeki ekonomiyi ve sağlık hizmetlerine erişim krizini ele almaktan çok kürtajı yasaklamayı önemseyen aşırılık yanlıları olduğunu anlamasını sağlamak” diye konuştu.
Cumhuriyetçiler: Tek başına seçim çevirmez
Cumhuriyetçi stratejistler ise partinin kürtaj konusundaki genel zayıflığını kabul etmekle birlikte, meselenin tek başına bir seçimi çevirmeye yetecek kadar güçlü bir konu olduğunu düşünmüyor.
Nevada’nın kıdemli Cumhuriyetçi stratejistlerinden Robert Uithoven, seçmenlerin eyaletteki kürtaj korumaları meselesini daha 1990’da çözüme kavuşturduğunu söyledi.
Demokratların bunu bir kampanya konusu haline getirmeye çalışması durumunda Cumhuriyetçilerin elinde kolay bir karşılık olduğunu belirtti.
Uithoven, “Seçmenler daha 90’ların başında Nevada’yı seçim yanlısı bir eyalet yapmaya karar verdi ve hiçbir vali, hiçbir Kongre üyesi, hiçbir senatör, hiçbir eyalet yasa koyucusu, hiçbir belediye başkanı bunu değiştiremez. Nevada’da bu ancak halk oylamasıyla değişebilir” dedi.
Uithoven ayrıca kürtajın Demokrat katılımını anlamlı ölçüde artırabileceğine de şüpheyle yaklaştı.
Uithoven, “Demokratların kürtajı bir seçimde kama konu olarak kullandığını görürsünüz, ama bu gerçekten o referandumları destekleyen insanlar için katılımı artırıyor mu? Hayır, artırmıyor” diye konuştu.
Arizona’da Cumhuriyetçilikten bağımsızlığa geçen danışman Chuck Coughlin, 2024’te Arizona’da görülen yüksek sayıdaki bölünmüş oy kullanan seçmeni, kürtaj referandumlarının solla umulan ölçüde katılımı artırmayacağının kanıtı olarak gösterdi. Coughlin, “Marjlarda işe yaradığını düşünüyorum” dedi.
Coughlin yine de rekabetçi bölgelerdeki Cumhuriyetçilere, kendilerine kürtaj üzerinden saldıran Demokratlarla muhatap olmamalarını tavsiye edeceğini söyledi.
Adayların, seçmenlerin iradesine saygı göstermekten bahsetmelerini önerdi; çünkü ona göre aksi takdirde bu, kazanabilecekleri bir tartışma değil.
Coughlin, “Bir Cumhuriyetçi olarak o tepede ölmeyi hayal bile edemem” ifadesini kullandı.
Amerika
Çin’e 300 milyon dolarlık Nvidia çipi kaçırmakla suçlanan iş insanı gözaltında

ABD’de federal savcılar, Çin’e 300 milyon dolar değerinde yapay zeka çipi içeren sunucu kaçırmakla suçlanan Amerikalı iş insanı Greg Louie’yi gözaltına aldı. Şüphelinin 2023 ve 2024 yıllarında gerekli hükümet lisansını almadan Malezya ile Singapur üzerinden transit sevkiyat yaptığı belirtiliyor.
ABD’de federal savcılar, California’da yaşayan iş insanı Greg Louie’yi Nvidia üretimi yapay zeka çiplerini barındıran 300 milyon dolarlık sunucuları Çin’e yasa dışı yollarla ihraç etmek suçlamasıyla gözaltına aldı.
Bloomberg’ün haberine göre, Earthmade Computer Inc. adlı özel şirketin sahibi olan Louie, iş yerine geldiği sırada yakalandı.
Amerikalı iş insanına İhracat Kontrolü Reform Yasası’nı ihlal etmek amacıyla komplo kurmak, kaçakçılık ve kara para aklamak amacıyla komplo kurmak suçlamaları yöneltildi.
Soruşturma dosyasında, Louie’nin 2023 ile 2024 yılları arasında kimliği henüz tespit edilemeyen kişilerle ortak hareket ederek ileri teknoloji Nvidia çipleriyle donatılmış sunucuları Çinli müşterilere sevk ettiği kaydedildi.
Söz konusu sevkiyatların gerçekleşmesi için ABD hükümetinden özel lisans alınması şartı aranıyordu, ancak şüphelinin resmi makamlara herhangi bir lisans başvurusu yapmadığı tespit edildi.
Donanımların Malezya ve Singapur üzerinden transit geçirildiği, bu ülkelerden de yasa dışı biçimde yeniden ihraç edilerek Çin’e ulaştırıldığı belirlendi.
Washington yönetimi son yıllarda Pekin’in gelişmiş yapay zeka donanımlarına erişimini engellemeye çalışırken, Çin kendi üretim kapasitesini artırma ve yaptırımları aşacak alternatif güzergahlar bulma arayışını sürdürüyor.
ABD hükümeti, 2022 yılında Nvidia ürünlerinin Çin ve Rusya’ya ihracatına lisans zorunluluğu getirmişti. Kısıtlamalar, özellikle yapay zeka operasyonlarında kullanılan A100 ve H100 serisi grafik işlem birimlerini (GPU) hedef alıyor.
Öte yandan Washington yönetimi ocak ayında Nvidia’ya, H200 dahil güçlü yapay zeka çiplerini Çin’e satabilmesi için izin verdi. Şirketin bu satışları gerçekleştirebilmesi için elinde yeterli miktarda ürün tedariki sağladığını belgelemesi gerekiyor.
The Information gazetesi daha önce Pekin yönetiminin, ByteDance ve Alibaba gibi ülkenin önde gelen teknoloji devlerinin belirli Nvidia GPU’larını satın almasına onay vermeyi değerlendirdiğini yazmıştı.
Eylül ayı başında The New York Times gazetesi de ABD’nin yaptırım listesinde yer alan Çin merkezli teknoloji şirketi Inspur’un kısıtlamalara rağmen Nvidia çipleri dahil ileri Amerikan teknolojilerini sattığını öne sürdü.
Gazetenin haberinde, söz konusu ağda Inspur’un ABD’deki iştiraki Aivres şirketinin kilit rol üstlendiği kaydedildi.
Amerika
Mahkemeden 110 milyar dolarlık Paramount ve Warner Bros. birleşmesine onay

ABD federal mahkemesi, Paramount’un Warner Bros.’u 110 milyar dolara devralmasına yönelik uzlaşmayı onaylayarak birleşmenin önünü açtı. Şirket, varılan mutabakat uyarınca beş yıl boyunca yılda en az 30 film vizyona sokacak ve yerli yapımlara yıllık 300 milyon dolar ek yatırım yapacak.
ABD’de federal mahkeme, medya şirketi Paramount’un Warner Bros. Discovery’yi 110 milyar dolara devralmasına onay verdi.
ABD Bölge Yargıcı Araceli Martinez-Olguin, tarihin en büyük medya birleşmelerinden birini engellemek amacıyla Kaliforniya öncülüğündeki 12 eyaletin açtığı davada tarafların 21 Eylül’de vardığı uzlaşmayı onayladı.
Eyaletler, birleşmenin sinema ve televizyon alanında nihai tüketiciler için fiyatları artırabilecek bir tekel yaratacağını savunuyordu.
Yargıç Martinez-Olguin ise uzlaşmayı “makul, fiili ve hukuki bir çözüm” olarak nitelendirdi.
Onaylanan uzlaşma şartlarına göre şirket, beş yıl boyunca ABD sinemalarında her yıl en az 30 film vizyona sokmak ve ülke içindeki yapımlara yılda 300 milyon dolar ek kaynak aktarmak zorunda kalacak.
Şartların yerine getirilmemesi durumunda Paramount, Miramax film stüdyosunu satma yaptırımıyla karşılaşabilecek.
Anlaşma ayrıca kablolu yayın müzakerelerinin iki şirketin kanalları için ayrı ayrı yürütülmesini ve Paramount bünyesindeki CBS News ile Warner Bros.’a ait CNN’i denetleyecek bağımsız bir gazeteciler kurulu oluşturulmasını zorunlu kılıyor.
Kaliforniya Adalet Bakanlığı temsilcisi, varılan uzlaşmanın rekabet konusundaki endişeleri giderdiğini, tüketici tercihlerini güvenceye aldığını ve Kaliforniyalı çalışanların geleceğini gözettiğini açıkladı.
Şirketler ayrıca Amerika Yazarlar Birliği (WGA) ile yürütülen antitröst davasında da anlaşmaya vardı.
Bu kapsamda sendikanın sağlık fonuna 17,5 milyon dolar ödenecek ve CBS News bünyesindeki WGA istihdam seviyesi beş yıl boyunca korunacak.
Paramount, birleşmenin tamamlanmasıyla birlikte oyuncak üreticisi Mattel’in CEO’su Ynon Kreiz’in şirkette Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO David Ellison ile ortak CEO görevini üstleneceğini duyurdu. Satın alma sürecinin 6 Ekim Salı günü tamamlanması bekleniyor.
Yaklaşık 110 milyar dolarlık devralma işlemi, Paramount Pictures, CBS, Paramount+, HBO ve CNN gibi dev medya varlıklarını tek çatı altında toplayacak.
Süreç, Paramount’un Netflix ile girdiği rekabeti kazanmasının ardından şekillendi.
Warner Bros. daha önce stüdyo operasyonları, HBO ve HBO Max yayın platformu için Netflix ile 82,7 milyar dolarlık satış üzerinde anlaşmış, ancak Netflix’in teklif artırmaması üzerine Warner Bros. Discovery şubat ayında Paramount’un teklifini kabul etmişti.
Paramount ise süreçte rakibi Netflix’i “yakıp yıkma taktiği” izlemekle suçlamıştı.
Mahkemece onaylanan uzlaşmaya bazı eyalet başsavcıları tepki gösterdi. Süreçte özellikle Massachusetts, New York, Connecticut ve Minnesota eyaletlerinin savcıları uzlaşma şartlarına itiraz etti.
Connecticut Başsavcısı William Tong, ofisinin CNN ile CBS News birimlerinin tamamen elden çıkarılarak yapıdan ayrılmasını talep ettiğini, bağımsız bir denetim kurulu kurulmasının önemine rağmen tam ayrışmayı sağlayamadıklarını belirtti.
Söz konusu birleşme temmuz ayından bu yana federal mahkeme kararıyla askıya alınmış durumdaydı.
Paramount daha sonra yasal süreç tamamlanana veya birleşme anlaşmasının vadesi olan Haziran 2027’ye kadar devralmayı tamamlamamayı taahhüt etmişti.
Amerika
ABD’den gizlenen nükleer testleri yakalamak için yer altında deney

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi, yer altında gizlenen düşük kapasiteli nükleer patlamaları tespit etmek amacıyla Nevada sahasında kimyasal patlayıcılarla deney gerçekleştirdi. Ölçümlerde sismometreler, sesötesi sensörler ve radyoaktif izleyiciler kullanılırken kurum yönetimi nükleer tespit kapasitesinde geride kalmayacaklarını açıkladı.
ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi (NNSA), düşük kapasiteli nükleer patlamaların tespit edilmesine yönelik bir deneme gerçekleştirdiğini duyurdu.
Kurumun basın servisinden yapılan açıklamaya göre çalışma, Nevada Ulusal Güvenlik Sahası’ndaki P Tüneli’nde kimyasal patlayıcılar ve radyoaktif izleyiciler kullanılarak yapıldı.
Denemeden elde edilen verilerin, ABD’nin nükleer patlamaları tespit etme kapasitesini güçlendirme çalışmaları kapsamında bilimsel modellerin sınanması ve algoritmaların hassaslaştırılması amacıyla kullanılacağı kaydedildi.
NNSA, deneyin özellikle sismik etkisi zayıflatılmış patlamaların tespit edilmesine odaklandığını bildirdi.
Klasik yer altı nükleer denemelerinde patlayıcı düzenek kayayla doğrudan temas edecek biçimde derin kuyulara yerleştiriliyor ve patlama dalgası çevreye tam olarak ulaşıyor.
Öte yandan sismik etkisi azaltılmış yöntemde düzenek geniş bir yer altı odasında patlatılıyor; bu uygulama patlamanın yarattığı sismik izi önemli ölçüde düşürüyor.
Deney sırasındaki ölçümler ivmeölçerler, sismometreler, elektromanyetik ve sesötesi sensörler, radyoaktif izleyici örnekleyicileri ile meteoroloji aygıtlarını kapsayan gelişmiş algılayıcı sistemleriyle yürütüldü.
NNSA Başkanı Brandon Williams, nükleer faaliyetlerin saptanmasının nükleer uzmanlık gerektirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu tür deneyler Amerika’nın tespit kabiliyetinde rakipsiz kalmasını sağlıyor. Başkan Donald Trump yönetimi, Birleşik Devletler’in güç konumundan hareket edeceğini açıkça ortaya koydu. Amerikan inovasyonundan kaçış yok. Bu deneyle net bir mesaj veriyoruz: Bu yönetim döneminde Amerika’nın geride kalmasına asla izin verilmeyecektir.”
Nevada’daki deneme planını mayıs ayı ortasında duyuran Williams, yabancı ülkelerdeki nükleer testleri tespit edecek sensörlerin bu sonbaharda test edileceğini belirtmişti.
Williams o dönemde, hasım ülkelerin Kapsamlı Nükleer Testlerin Yasaklanması Antlaşması’nı (CTBT) arkadan dolanarak yürüttüğü nükleer denemeleri saptamak ve sismik sensörlerin verimini artırmak amacıyla merkezi olmayan testler uyguladıklarını dile getirmişti.
ABD’de nükleer test tartışması, Donald Trump’ın geçen yıl nükleer silah denemelerine “eşit şartlarda” yeniden başlayacaklarını açıklamasının ardından hareketlendi.
ABD’nin deneme yapmayan tek ülke olarak kalmasını istemediğini savunan Trump, Rusya, Çin, Kuzey Kore ve Pakistan’ın nükleer testler gerçekleştirdiğini öne sürdü.
Washington yönetimi şubat ayında da Rusya ve Çin ile eşit şartlar temelinde nükleer denemelere dönmeye hazır olduğunu bildirdi.
Birleşmiş Milletler ise mayıs ayı başında yaptığı değerlendirmede, Rusya ve ABD’nin nükleer testlere yeniden başlamasının dünya genelindeki diğer ülkeleri de aynı yönde adım atmaya sevk edeceği uyarısında bulundu.
Diplomasi6 gün önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Asya2 hafta öncePakistan’a Katar’dan ikinci LNG sevkiyatı yapılacak
Diplomasi1 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da kapılarını açıyor
Diplomasi2 hafta öncePalantir nasıl Ukraynalıları kobay faresine dönüştürdü?
Asya2 hafta önceSoftBank, OpenAI yatırımı için 11 milyar dolar borçlanacak
Dünya Basını1 hafta önceTarihçi Emmanuel Todd: Avrupa Rusya konusunda tehlikeli bir fanteziye kapıldı
Rusya1 hafta önceRusya’dan notlar: Siperler, kuryeler ve 9. Duma seçimleri
Ortadoğu2 hafta önceKörfez ülkeleri, İran ile ilişkilerin “resetlenmesini” istiyor












