Avrupa
Eski MI6 şefi: Şu anda Rusya ile gri bir savaşın içindeyiz

Birleşik Krallık’ın dış istihbarat teşkilatı MI6’in eski başkanı Richard Dearlove, Politico’ya verdiği demeçte şu anda bir savaşın içinde olduklarını söyledi.
Alman komutanlarının çevrimiçi toplantısının Rusya tarafından sızdırılması konusuna değinen Dearlove, “Angela Merkel’in Almanya’yı cep telefonundan yönetmek gibi bir rahatlığı vardı. Dolayısıyla Rusların onu dinlediğinden emin olabilirsiniz ve muhtemelen hâlâ dinliyorlardır. Bence Almanya’nın sorunu şu anda pasifist bir mizaca sahip olması ve güvenliği hiçbir zaman ciddiye almamış olması,” dedi.
Ayrıca Batının genel hazırlıksızlığı ve istikrarsızlığı konusunda da endişeli olduğunu kaydeden casus şefi, Almanya söz konusu olduğunda, “Bunu ciddiye alan insanlar yok değil, ancak bunlar küçük bir azınlık,” dedi.
Dearlove daha sonra Almanya’nın dış istihbarat teşkilatı BND’nin eski başkanı ve aynı zamanda kişisel dostu olan August Hanning’i ‘ciddiye alan kişilerden biri’ olarak zikretti.
Hanning’in kendisi de Rusya’nın son derece hassas konferans görüşmesini dinlemesinin muhtemelen ‘buzdağının görünen kısmı’ olduğu konusunda uyarıda bulunmuştu.
İngilizler, Almanlarla istihbarat paylaşırken ‘Rusya’ endişe duyuyormuş
MI6 şefiyken Dearlove BND ile paylaşacağı bilgiler konusunda son derece seçiciydi ve bu bilgilerin Rusya’ya kolayca sızacağından korkuyordu. Dearlove, “Pazar günleri bile onlara vermeyeceğimiz son derece hassas bazı şeyler vardı,” dedi.
Bununla birlikte Almanya’nın Batının Ukrayna’yı desteklemesindeki rolü göz önüne alındığında, şimdiki MI6 şefi Richard Moore için bu tür istihbaratı saklamak daha zor olabilir. Dearlove, “Almanlar çok gergin olacaklar, kartlarını nasıl oynayacaklarından emin olamayacaklar ve çaresizce rehberlik almak isteyecekler,” dedi.
Ne var ki emekli casusluk şefi için Almanya’nın ötesinde Britanya da özel bir endişe kaynağı. Dearlove Britanya söz konusu olduğunda, sözlerle eylemler arasında bir uçurum olduğunu iddia ediyor.
“GSYİH’mizin en az yüzde 2,5’ini savunmaya harcamalıyız”
Dearlove, “Birleşik Krallık’ta sokakta herhangi birini durdurup Britanya’nın savaşta olduğunu düşünüp düşünmediğini sorsanız, size deliymişsiniz gibi bakarlar. Ama savaştayız: Rusya ile gri bir savaşın içindeyiz ve ben insanlara bunu hatırlatmaya çalışıyorum,” dedi.
Dearlove, Birleşik Krallık’ın savunma harcamalarının seviyesini ‘Rusya ve Çin’in oluşturduğu tehditleri karşılamak’ için yetersiz buluyor. Geçen hafta açıklanan ilkbahar bütçesinde Başbakan Jeremy Hunt, İngiltere’nin silahlı kuvvetleri için acil yeni bütçe ayrılmayacağını duyurmuş, mali sıkışıklık, Ulusal Sağlık Hizmeti ihtiyaçları ve öncelikli vergi kesintileri nedeniyle savunma harcamalarını milli gelirin yüzde 2’sinde tutmayı tercih etmişti.
Dearlove ise bazı zor seçimler yapmak zorunda olduklarını ileri sürerek, “En az yüzde 2,5 oranında harcama yapıyor olmalıyız. Acilen daha fazla gemi inşa etmemiz gerekiyor. Çok daha büyük bir donanmaya ihtiyacımız var. Ve Tanrı aşkına, karada daha fazla askere ihtiyacımız var,” dedi.
MI6’in eski başkanı Orta Avrupa ve Baltık ülkelerinin yaptıklarından biraz olsun teselli buluyor ve özellikle Polonya’yı NATO içinde rekor düzeyde savunma harcamasına ulaştığı için övüyor. Polonya şu anda GSYİH’sinin yaklaşık yüzde 4’ünü savunmaya harcıyor ve daha bu hafta Cumhurbaşkanı Andrzej Duda, “Rusya’nın emperyalist hırsları ve saldırgan revizyonizmi Moskova’yı NATO, Batı ve nihayetinde tüm özgür dünya ile doğrudan bir çatışmaya doğru itiyor,” uyarısında bulundu.
Eski istihbarat şefine göre Trump Britanya’yı Biden’dan daha çok seviyor
Dearlove savunma harcamalarındaki bu artışın aynı zamanda gerekli bir ‘Trump-proofing’ (Trump’ın sağlaması) olduğuna inanıyor ve “[Eski ABD Başkanı Donald] Trump iktidara geldiğinde NATO üyelerinin çoğu GSYİH’lerinin yüzde 2’sini savunmaya harcıyor olacak ya da bunun üzerinde bir harcama yapmış olacaklar. Bu da Beyaz Saray’da uzun süredir NATO’yu eleştiren birinin bir dönem daha görev yapmasının üstesinden gelmeye yardımcı olacaktır,” diyor.
Trump’ın ilk döneminde NATO’yu ve özellikle de Almanları eleştirirken yaptıklarını onayladığını söyleyen Dearlove, “Eğer Almanlar yeniden silahlanma konusunda ciddi harcamalar yapmaya başlarlarsa ,ki ekonomilerinin büyüklüğü nedeniyle bunu yapmaları gerekir, bu tamamen dönüştürücü olacaktır,” ifadelerini kullandı.
Bununla birlikte Dearlove, Trump’ın görevdeki Başkan Joe Biden’ın aksine Britanya’yı ‘sevdiğini’ ve Beyaz Saray’da İngiltere’nin kendisiyle bir ticaret anlaşması yapma şansı olabileceğini belirtti.
Dearlove, “Trump duygusal olarak Birleşik Krallık’ı oldukça seviyor. Biden’dan daha çok seviyor. Biden, İrlandalı Katoliklerin Britanyalı hakkındaki tüm önyargılarına sahip eski moda bir Amerikalı İrlandalı Katolik,” iddiasında bulundu.
Eski istihbarat şefi Politico’ya verdiği demeçte ayrıca, ‘[Trump’ın] ulusal güvenlik yetkilileriyle konuşan ve NATO’nun önemini anlamalarını sağlayan insanlar’ açısından ‘perde arkasında oldukça fazla şey olduğunu’ söyledi ve “Bunun kaybedilmiş bir dava olduğunu düşünmüyorum,” diye ekledi.
Avrupa
Volkswagen CEO’su Blume “alarm veriyor”

Volkswagen CEO’su Oliver Blume, otomobil üreticisinin “kritik sınırın ötesinde” bir durumda olduğu uyarısında bulundu.
Şirketin intranetinde yayınlanan ve AFP’ye gönderilen bir röportajda Blume, Volkswagen ve Alman otomotiv endüstrisinin, küresel olumsuzluklar ve Çinli rakipler nedeniyle “tarihlerinin en büyük sarsıntısıyla” karşı karşıya olduğunu söyledi.
Otomobil üreticisi, büyük çaplı işten çıkarmaları değerlendiriyor ve önümüzdeki günlerde Blume, şirketin planları hakkında güncel bilgiler vermek üzere Volkswagen’in Wolfsburg’daki genel merkezinde ve Zwickau ile Emden’deki tesislerinde çalışanlarla bir araya gelecek.
Blume röportajda, fabrika kapatmalarına ilişkin henüz bir karar alınmadığını belirtmekle birlikte, “Emden, Hannover, Zwickau ve Neckarsulm’daki fabrikaların 2030’larda kârlı kalabilmelerine yönelik şu anda herhangi bir yol göremedikleri” şeklindeki şirketin tutumunu yineledi.
Şirketin ayrıca Avrupa’da yıllık 500.000 araçlık bir üretim fazlasıyla başa çıkmak zorunda olduğunu da sözlerine ekledi.
Blume, fabrikaların kapatılmasının her zaman “en son ve en pahalı çözüm” olacağını belirtti.
Otomobil üretiminin durdurulabileceği tesislerde Volkswagen’in başka “endüstriyel çözümler” araştırdığını da ekleyen Blume, Osnabrück’teki fabrikasının kullanımı konusunda savunma sanayinden şirketlerle ileri aşamadaki görüşmelere işaret etti.
Temmuz ayında Blume, Volkswagen denetim kuruluna tasarruf planlarını sunmuş fakat herhangi bir karar alınmamıştı.
Alman basını o dönemde, Volkswagen Grubu’nun ana hissedarı olan ve oy haklarının %20’sine sahip Aşağı Saksonya eyalet hükümetinin planları onaylamayı reddettiğini bildirmişti.
Grup halihazırda 50.000 kişilik işten çıkarma kararı almıştı ve Blume, 37.000 çalışanla anlaşmaya varıldığını belirtti.
Blume, otomotiv devi adına çalışanlara “el ele vermeleri” çağrısında bulundu ve “Şirketteki herkes bu planı desteklerse başarılı olabiliriz,” dedi.
IG Metall sendikasının başkanı cuma günü yönetimi sert bir şekilde eleştirdi ve fabrika kapanmalarına direneceğine söz verdi.
Christiane Benner, Wirtschaftswoche haftalık dergisine verdiği demeçte, “Volkswagen çalışanları zaten ağır ve acı verici kesintileri kabul etmek zorunda kaldı ve şimdi de bir tokat daha yiyorlar,” dedi.
Avrupa
AB, Ukrayna’ya 6,1 milyar avroluk desteği onayladı

AB, Ukrayna’nın hava savunma sistemlerinin artan Rus füze ve insansız hava aracı saldırılarını püskürtmekte zorlandığı bir ortamda, ülkeye 6,1 milyar avroluk yeni bir fon tahsis etmeyi onayladı.
Ukrayna, AB destek kredisinden sağlanan bu parayı, zor durumda olan hava savunmasını güçlendirmek ve diğer askeri ihtiyaçlarını karşılamak için kullanabilir.
Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, hafta sonu yaptığı açıklamada, ülkesinin bu yıl AB’den toplam 30 milyar avroluk destek beklediğini belirtti.
Avrupa Komisyonuna göre, yeni fon hava ve füze savunma sistemleri, füzeler, mühimmat ve radarları karşılamak üzere ayrıldı.
Rus hava saldırılarıyla ağır darbe alan Ukrayna’nın hava savunma sistemlerinde özellikle balistik füze önleyiciler konusunda eksiklik yaşanıyor.
6,1 milyar avro, 90 milyar avroluk Ukrayna Destek Kredisi’nin bir parçası ve gelecekteki silah alımları için halihazırda onaylanmış olan 16 milyar avroya ekleniyor.
Bu 16 milyar avronun 8,35 milyar avrosu, her bir ödemenin AB’nin somut satın alma sözleşmelerini onaylamasına bağlı olması nedeniyle, şu ana kadar ödenmiş durumda.
Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen bugün (24 Ağustos) yaptığı basın açıklamasında, “Rusya saldırılarını yoğunlaştırırken, Ukrayna’nın halkını koruması ve hava sahasını savunmasına yardımcı olmak için adımlar atıyoruz. Avrupa, Ukrayna’nın yanındadır ve ihtiyaç duyduğu anda ihtiyaç duyduğu her şeyi sağlayacağız,” dedi.
Komisyon, fonun büyük bir kısmının Avrupa yapımı savunma teçhizatına harcanacağını belirtti.
AB yürütme organı, “stokların eritilmesi, siparişlerin önceliklerinin yeniden belirlenmesi ve üretimin artırılması yoluyla AB tedariklerinde önemli bir artışa” ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Zelenskiy, sosyal medyada yaptığı açıklamada, Ukrayna’nın gelecek yılın başında ordusuna yeterli teçhizat sağlamak için 7 milyar ila 9 milyar avroya ihtiyacı olacağını söyledi. Maaşlar ve diğer harcamalar için ise 17 milyar avro daha gerekecek.
Avrupa Konseyi Başkanı António Costa’nın da aralarında bulunduğu “İstekliler Koalisyonu” temsilcileri, Ukrayna’ya ek destek konusunu görüşmek üzere şu anda Kiev’de toplanıyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise önleme sistemlerinin teslimatını hızlandıracağına dair taahhütte bulundu.
Avrupa
İsviçreli bankaya göre Avrupa yapay zeka trenini kaçırdı

Financial Times, ABD’nin yapay zeka gelişimine Avrupa’dan katbekat fazla yatırım yaparak teknolojik ilerlemedeki farkı açtığını aktardı. İsviçreli özel banka J Safra Sarasin Başekonomisti Karsten Junius, Avrupa’nın son ileri teknoloji dalgasını kaçırdığını ve ABD’yi yakalayamazsa refah seviyesinin gerileyeceğini belirtti.
ABD, yapay zeka alanındaki gelişimini Avrupa’ya kıyasla katbekat yüksek yatırımlarla sürdürürken iki taraf arasındaki teknolojik ilerleme farkı giderek açılıyor.
Financial Times’ın (FT) haberine göre, İsviçreli özel banka J Safra Sarasin’in Başekonomisti Karsten Junius, Avrupa’nın en son ileri teknoloji dalgasını kaçırdığını belirtti.
Junius, Avrupa ile ABD arasındaki devasa yatırım farkının en azından kısmen geçici bir durum olduğunu savundu. Junius konuya ilişkin değerlendirmesinde, “ABD’deki yapay zeka yatırımları bu ölçekte sonsuza kadar sürmeyecektir” ifadelerini kullandı.
Bununla birlikte Avrupa’da yenilikçilik ve esneklik düzeyinde bir gerileme görüldüğüne işaret eden ekonomist, bu tablonun kısmen iş gücü piyasalarındaki katılıktan kaynaklanabileceğine dikkati çekti.
Junius ayrıca, “Avrupa ileri teknolojiler alanında ABD’yi yakalayamazsa ABD’ye kıyasla göreli yaşam standardımız düşmeye devam edecektir” uyarısında bulundu.
Daha önce, 21 Ağustos’ta Bloomberg tarafından yayımlanan haberde, Çin’in yapay zeka alanındaki liderlik yarışında ABD ile arasındaki farkı hızla kapattığı bildirilmişti.
Çin modellerinin kullanım ölçeği ve maliyet gibi temel göstergelerde şimdiden öne geçmeye başladığı, bu durumun da OpenAI ve Anthropic dahil olmak üzere ABD’li şirketlerde endişeye yol açtığı kaydedilmişti.
Bundan önce ise ABD Başkanı Donald Trump, yapay zekanın petrol sektöründen daha büyük bir endüstri haline gelebileceğini ve bu alandaki yarışı kazanan tarafın belirleyici bir üstünlük elde edeceğini ifade etmişti.
Nisan ayında Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası’nın bahar toplantıları kapsamında maliye bakanları, merkez bankası başkanları ve ilgili düzenleyici kurum temsilcileri en yeni yapay zeka modellerinin barındırdığı tehditleri ele almıştı.
Toplantılar marjında İngiltere Merkez Bankası Başkanı Andrew Bailey, düzenleyici kurumların küresel finans sistemine yönelik siber riskleri hızlandırılmış bir süreçle değerlendirmek zorunda kalacağını açıklamıştı.
Dünya Basını2 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Ortadoğu2 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Amerika4 gün önceSteve Jobs’ı iflastan kurtaran gizli CIA anlaşması gün yüzüne çıktı
Diplomasi2 hafta önce‘İslami NATO’ mu? Yeni savunma paktı Hindistan’ı neden tedirgin ediyor?
Dünya Basını6 gün önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Diplomasi2 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı
Rusya1 hafta önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Dünya Basını2 hafta önceÇin, Buz İpek Yolu yarışını kazanıyor









