Bizi Takip Edin

Avrupa

Estonya ile Finlandiya’nın boru hattı zarar gördü: Sabotaj mı?

Yayınlanma

Finlandiya makamları, ülke ile Estonya arasındaki Balticconnector doğalgaz boru hattı ile telekomünikasyon kablosunun sabotaj sonucu zarar görmüş olabileceğinden şüpheleniyor.

Finlandiya Başbakanı Petteri Orpo, dün düzenlediği basın toplantısında, “Sınır muhafızları ve sahil güvenlik sızıntının yerini tespit etti. Hasar Finlandiya’nın münhasır ekonomik bölgesinde. Finlandiyalı yetkililer bir soruşturma başlattı. Ayrıca bir veri kablosunun arızalandığına dair bilgi aldık. Hasarın Estonya ekonomik bölgesinde olması kuvvetle muhtemel,” ifadelerini kullandı.

Daha önce Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö de sızıntıyı kabul etmiş ve bunun ‘yabancı faaliyetlerden’ kaynaklandığını vurgulamıştı.

Cumhurbaşkanı, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’i olayla ilgili olarak bilgilendirdi ve Stoltenberg de soruşturmada ittifakın yardım sunacağı taahhüdünü verdi.

Balticconnector, Finlandiya ile Estonya arasında yaklaşık 80 kilometre uzunluğunda ve yılda 2,6 milyar metreküp kapasiteye sahip, Finlandiya Körfezi’nin altından ve kısmen her iki ülkenin topraklarından geçen bir açık deniz gaz enterkonnektörü (ara bağlantı).

2019-2020 yıllarında hizmete alınan boru hattı, Finlandiya’nın Letonya’daki Inčukalns yeraltı depolama tesisinden ve Litvanya’nın Klaipeda kentindeki sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) terminalinden Estonya üzerinden transit gaz almasını sağlıyor.

Estonya da Inkoo limanındaki 2023’te faaliyete geçen Finlandiya merkezli Exemplar yüzer LNG terminalinden yakıt alabiliyor.

Estonya Jeoloji Merkezi’nin önde gelen sismologlarından Heidi Soosalu, kamu yayın kurumu ERR’ye yaptığı açıklamada, Estonya ile Finlandiya sismoloji istasyonlarının, ülkeleri birbirine bağlayan doğalgaz boru hattındaki sızıntı sırasında Finlandiya Körfezi’nde patlama benzeri herhangi bir olay kaydetmediğini söyledi.

Soosalu, “En azından sismik verilere dayanarak, herhangi bir patlama kaydedilmedi. Eğer bir patlama olduysa bile, şiddeti algılama eşiğinin altında kaldı,” değerlendirmesini yaptı.

Ancak TASS’ın Norveç’te yayın yapan Verdens gang’dan aktardığına göre Norveç’teki sismologla, 8 Ekim’de Finlandiya Körfezi’ndeki bir doğalgaz boru hattının yakınında bir sarsıntı kaydetti.

77 kilometrelik boru hattı, Finlandiyalı ile Estonyalı operatörlerin sistemde bir basınç düşüşü tespit etmesi üzerine 8 Ekim’de çift taraflı olarak kapatıldı. Finlandiyalı operatör Gasgrid’e göre boru hattındaki arızanın giderilmesi aylar sürebilir.

Avrupa

Macaristan, Ukrayna ve Moldova’nın AB üyeliği mektubuna onay vermedi

Yayınlanma

Macaristan, Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin tamamının imzasıyla Ukrayna ve Moldova’nın birliğe katılımını desteklemek üzere hazırlanan ortak mektubun Avrupa Konseyi ile Avrupa Komisyonuna gönderilmesine karşı çıktı. Budapeşte’nin vetosu nedeniyle onaylanamayan taslak mektubun önümüzdeki hafta yeniden müzakere edilmesi bekleniyor.

Macaristan, Ukrayna ve Moldova’nın Avrupa Birliği’ne katılımını desteklemek amacıyla 27 üye ülke adına Avrupa Konseyi ve Avrupa Komisyonuna gönderilmesi planlanan ortak mektubu reddetti.

Politico’nun konuya aşina kaynaklara dayandırdığı habere göre Kiev ve Kişinev’in katılım başvurularının bir sonraki aşamaya geçebilmesi için bu belgenin gönderilmesi gerekiyor.

Kaynaklar, Macaristan’ın mektubu desteklemeyen tek üye ülke olduğunu belirtti. Kararın onaylanması için üye 27 ülkenin tamamının rızası gerektiğinden, konunun önümüzdeki hafta tekrar ele alınacağı kaydedildi.

Daha önce Ukrayna’nın katılım müzakerelerini uzun süre engelleyen Macaristan’ın eski Başbakanı Viktor Orban olmuştu. Göreve gelen yeni Başbakan Peter Magyar ise müzakere sürecinin başlatılmasına karşı çıkmadı ancak mektup taslağında yer alan ve Kiev’in katılımına atıfta bulunan “en kısa sürede” ifadesinin metinden çıkarılmasında ısrar etti.

Magyar, Ukrayna’nın üyeliğini hızlandırmak amacıyla tüm müzakere başlıklarının aynı anda açılmasını doğru bulmadıklarını ifade etti. Macaristan Başbakanı bu tutumunu, “Kısmen, ilk başlığa ait belgelerin mürekkebi henüz kurumadığı için, kısmen de bu durum yıllardır Avrupa Birliği’ne üye olmak için çalışan Sırbistan, Arnavutluk, Karadağ ve Kuzey Makedonya gibi Batı Balkan ülkelerine yanlış bir mesaj göndereceği için” sözleriyle gerekçelendirdi.

Avrupa Birliği, haziran ayında Ukrayna ve Moldova ile katılım müzakerelerinin ilk faslını resmen açmıştı. Lüksemburg’da üye ülkelerin dışişleri bakanlarının katılımıyla düzenlenen törenle başlayan süreç, farklı mevzuat ve politika alanlarını kapsayan altı tematik başlığa ayrılıyor.

Hukukun üstünlüğü, demokratik kurumların işleyişi ve kamu yönetimi gibi temel konuları içeren ilk başlığın açılması, hazırlık aşamasından üyelik koşullarına ilişkin pratik çalışmalara geçişi temsil ediyor.

AB’nin Ukrayna Büyükelçisi Katarina Mathernova, Kiev’in 2030 yılına kadar birliğe katılabileceğini ancak nihai takvimin Ukrayna makamlarının yasal ve kurumsal reformları tamamlama hızına bağlı olacağını açıklamıştı.

Mathernova, müzakerelerdeki 33 başlığın tamamının bu yaz açılabilmesini umduğunu da sözlerine eklemişti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Çekya’da NATO zirvesine kim katılacak krizi

Yayınlanma

Çekya Başbakanı Andrej Babiš, ülkesinin cumhurbaşkanının önümüzdeki ay Ankara’da düzenlenecek NATO zirvesine katılımını engelledi.

Bu durum, Prag’ı yurtdışında temsil etme yetkisine kimin sahip olduğu konusunda anayasal bir tartışmaya yol açtı.

Eski bir NATO komutanı ve Ukrayna’nın sadık bir destekçisi olan Cumhurbaşkanı Petr Pavel, salı günü yaptığı açıklamada, cumhurbaşkanının yetkilerini ihlal eden ve “benzeri görülmemiş ve son derece talihsiz bir adım” olarak nitelendirdiği bu durumla ilgili olarak anayasa mahkemesine başvuracağını söyledi.

Bu çatışma, Pavel ile Babiš arasındaki iktidar mücadelesinde yaşanan en son tırmanışı işaret ediyor.

Trump’ın da müttefiki olan milyarder başbakan Babiš, Çek vatandaşlarının Ukrayna’nın silah masraflarını karşılamasına karşı kampanya yürüttükten sonra aralık ayında yeniden göreve dönmüştü.

Pavel, 2023’teki cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimlerinde Babiš’i mağlup etmişti. Fakat Babiš, geçen yıl ANO partisinin parlamento seçimlerini kazanmasının ardından koalisyon hükümetinin başında yeniden iktidara gelmişti.

Prag’daki bu gergin ortak yaşam ortamına rağmen Pavel, NATO zirvesindeki temsil konusunda hükümetle “aylarca sürecek kamuoyu önünde tartışmaları” önlemek için defalarca çaba gösterdiğini belirtti.

Her ikisinin de Ankara’ya gidebileceğini, kendisinin gayri resmi bir akşam yemeğine katılmakla yetineceğini, resmi müzakereleri ise Babiš’e bırakacağını önerdi.

Pavel şunları söyledi:

“Bu anlaşmazlık aslında tek bir dış toplantıdaki tek bir koltukla ilgili değil. Bu, cumhurbaşkanını, silahlı kuvvetlerin başkomutanını ve eski bir NATO yüksek temsilcisini, Çek Cumhuriyeti’nin ve vatandaşlarının güvenliği yararına hayat boyu edindiği uzmanlığını kullanabileceği bir zamanda ittifakın zirvesinden dışlamak için hükümetin bilinçli olarak aldığı bir kararla ilgilidir.”

Pavel, Anayasa Mahkemesi’nden zirveye katılım konusunda kimin karar verebileceğini netleştirmesini ve hükümete cumhurbaşkanını engellememesini, bunun yerine onunla işbirliği yapmasını emretmesini istedi.

Ayrıca, Çek cumhurbaşkanlarının sağlık sorunları nedeniyle bir kez hariç, son 20 NATO zirvesinin 19’unda ülkeyi temsil ettiklerini de belirtti.

Pavel salı günü yaptığı açıklamada şöyle devam etti:

“Bu gelenek herhangi bir nedenle değişecekse, bu yine müzakereler ve mutabakat yoluyla gerçekleşmeli, hükümetin tek taraflı bir kararıyla değil. Başbakan Andrej Babiš geçtiğimiz günlerde cumhurbaşkanının kendisinin üstü olmadığını söyledi. Bu konuda haklı. Ben sadece bunun tersinin de geçerli olduğunu eklemek isterim.”

Babiš, dışişleri ve savunma bakanlarıyla birlikte Ankara’ya gelmeye hazırlanıyor. Çek lider, Prag’ın NATO savunma harcamaları hedeflerini tutturamaması nedeniyle ABD başkanının öfkesinden kaçınmak için Trump’a olan yakınlığına güveniyor.

Babiš geçen ay Financial Times’a verdiği demeçte, hükümetinin bu yıl GSYİH’nın yüzde 2’sini savunmaya ayırma hedefini “muhtemelen” tutturamayacağını ama bölgedeki ABD başkanını açıkça destekleyen son liderlerden biri olmanın “avantajına” güvendiğini söylemişti.

Çek başbakanı, Ukrayna’yı silahlandırma konusunda da daha az kararlı bir tutum sergiliyor. Oysa Pavel, 2024 yılında Prag öncülüğünde Kiev’e top mermisi sağlayan uluslararası bir girişimin başlatılmasına yardımcı olmuştu.

Babiš, projeye finansman sağlamayı durdurdu ve projeye katılan ülke sayısı geçen yıldan bu yana yarı yarıya azaldı.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Aşırı sıcaklar Avrupa genelinde uyarıları artırdı

Yayınlanma

Aşırı sıcak hava dalgası Avrupa’nın birçok ülkesini etkisi altına alırken, Fransa, İspanya ve İtalya’da yetkililer alarm seviyelerini yükseltti. Fransa Başbakanı Sebastien Lecornu, son beş günde ülkede 40 kişinin boğularak hayatını kaybettiğini açıkladı. Bazı ülkelerde okullar ve belirli işyerleri faaliyetlerini durdurdu.

Aşırı sıcak hava dalgası Avrupa’nın çeşitli ülkelerini etkisi altına alırken, Fransa Başbakanı Sebastien Lecornu salı günü yaptığı açıklamada, ülkede son beş gün içinde 40 kişinin aşırı sıcakların yaşandığı dönemde boğularak hayatını kaybettiğini bildirdi.

Avrupa’daki birçok ülkenin yetkilileri tehlike uyarıları yayımlarken, bazı okullar ve işyerleri faaliyetlerini durdurdu.

Dünya Meteoroloji Örgütüne göre Avrupa kıtası, küresel ortalamaya kıyasla iki kat daha hızlı ısınıyor. Bu durum, uzun süreli sıcak hava dalgalarının daha sık görülme olasılığını artırıyor.

Meteorologlar, mevcut sıcak hava dalgasının “omega blokajı” olarak bilinen atmosferik basınç sistemiyle bağlantılı olduğunu belirtiyor.

Adını şeklinin Yunan alfabesindeki omega harfine benzemesinden alan bu yapıda, yüksek basınç merkezinde sıcak hava bulunurken iki yanında daha serin hava kütleleri yer alıyor.

Meteorologların aktardığına göre bu durum, Batı ve Orta Avrupa üzerinde sıcak havanın hapsolduğu bir “ısı kubbesi” oluşturdu. Hapsolan sıcak hava nedeniyle sıcaklıklar her gün daha da yükseliyor.

Meteo France verilerine göre Fransa’nın neredeyse tamamında sıcak hava uyarısı yürürlükte bulunuyor. Ülkenin batısındaki bazı bölgelerde sıcaklığın 43 dereceye kadar çıkması bekleniyor.

İtalya Sağlık Bakanlığı, 15 kent için en yüksek alarm seviyesini ilan etti. Ülkedeki bazı üretim tesislerinde çalışmalar durduruldu.

Birleşik Krallık Meteoroloji Servisi, salı günü İngiltere’nin güneyinde sıcaklığın 37 dereceye ulaşacağını ve sonraki iki gün içinde daha da yükseleceğini öngördü.

Kuruma göre bu durum, haziran ayı için yeni bir sıcaklık rekoruna yol açabilir.

İspanya Devlet Meteoroloji Ajansı ise bazı bölgelerde kırmızı alarm ilan etti. Bu bölgelerde hava sıcaklığının 44 dereceye kadar yükselmesi beklenirken, Andujar belediyesinde pazartesi günü sıcaklık 45 dereceyi aştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English