Bizi Takip Edin

Amerika

Fed faiz oranlarını son 3 yılın en düşük seviyesine indirdi

Yayınlanma

Federal Rezerv, zayıflayan iş piyasası ile yüksek enflasyonun hangisine öncelik verilmesi gerektiği konusunda merkez bankasında derin ayrılıkların ortaya çıktığı tartışmalı bir toplantının ardından faiz oranlarını üç yılın en düşük seviyesine indirdi.

Merkez bankası çarşamba günü, Wall Street’in geniş çapta beklediği gibi, gösterge faiz oranını çeyrek puan indirerek yüzde 3,5 ile 3,75 arasına çekti. Bu, borçlanma maliyetlerinde üst üste üçüncü indirim oldu.

Politika yapıcılar, işsizlik oranının artması ve istihdamın yavaşlamasıyla “son aylarda istihdama yönelik aşağı yönlü risklerin arttığını” belirtirken, enflasyonun “biraz yüksek” kaldığını da ifade ettiler.

Faiz indiriminin ardından hisse senetleri ve tahviller yükseldi. S&P 500 hisse senedi endeksi %0,7 artışla kapandı, fakat vadeli işlemler endeksin perşembe günü açılışta %0,9 düşeceğini işaret etti.

Bu arada, para politikası beklentilerine duyarlı olan iki yıllık Hazine tahvili faizi 0,08 puan düşüşle %3,53’e geriledi. Tahviller fiyatların tersine hareket eder.

Fed’in politika belirleme kurulundaki on iki üyeden üçü, merkez bankasının çeyrek puanlık indirime itiraz etti. Bu, 2019’dan bu yana en güçlü isyan oldu.

Fed içindeki tartışma, Başkan Donald Trump’ın merkez bankasının faizleri çok daha agresif bir şekilde indirmesi gerektiğini ısrarla savunurken, başkan Jay Powell’ı defalarca eleştirmesiyle ortaya çıktı.

Başkan çarşamba günü, Fed’in faiz indiriminin “en az iki katı” olması gerektiğini söylerken, “boş kafalı Fed”i kınadı. Trump, Powell’a atıfta bulunarak, “Bu adam, Federal Rezerv’in başkanı, katı birisi,” dedi.

Başkanın sadık müttefiki olan Fed yöneticisi Stephen Miran, 0,5 puanlık bir indirim çağrısında bulunurken, Chicago Fed’den Austan Goolsbee ve Kansas City Fed’den Jeffrey Schmid herhangi bir değişiklik yapılmaması gerektiğini savundu.

Powell, yeni yılda faiz indirimleri için çıtanın yüksek olduğunu ima ederek, toplantı sonrasında faiz oranlarının “şu anda nötr değer tahminlerinin geniş bir aralığı içinde olduğunu ve ekonominin nasıl gelişeceğini görmek için beklemek için iyi bir konumda olduğumuzu” söyledi. 

Fakat Çarşamba günü açıklanan Fed üst düzey yetkililerinin tahminlerine ilişkin “nokta grafiği”, politika yapıcılar arasındaki derin uyuşmazlığı ortaya koydu.

Ortalama tahmin, yetkililerin gelecek yıl sadece 0,25 puanlık bir indirim beklediklerini gösterdi; bu, eylül ayındaki önceki nokta grafiğiyle aynı seviyede.

Fakat üç üye, borçlanma maliyetlerinin 2026 sonunda şu anki seviyenin üzerinde olacağını düşünürken, bir üye altı çeyrek puanlık indirim öngördü.

Powell, “Federal Açık Piyasa Komitesinde [FOMC] masadaki herkes enflasyonun çok yüksek olduğu ve düşmesini istediğimiz konusunda hemfikir ve işgücü piyasasının zayıfladığı ve daha fazla risk olduğu konusunda da hemfikir. Farklılık, bu riskleri nasıl değerlendirdiğinizde ortaya çıkıyor,” diye konuştu.

Goldman Sachs, çarşamba günkü indirime birkaç “gizli muhalefet” olduğunu da belirtti. Nokta grafiği için tahminlerini sunan 19 Fed yetkilisinden altısı, faiz oranlarının sabit bırakılması gerektiğini belirtti.

Man Group’un baş piyasa stratejisti Kristina Hooper, “Yönetim kurulunda çok farklı görüşler ve bazıları için farklı öncelikler olduğu için, ileride kesinlikle daha hararetli tartışmalar olacak,” dedi.

Financial Times (FT) salı günü, Trump’ın Mayıs 2026’da görev süresi dolacak olan Powell’ın yerine kimi aday göstereceği konusunda bu hafta görüşmelere başladığını bildirdi.

Trump çarşamba günü, “Faiz oranları konusunda dürüst olacak birini arıyorum… Açıkçası faiz oranlarımız çok daha düşük olmalı,” dedi.

Daha önce, seçimini gelecek yılın başında açıklayacağını söylemişti, fakat çarşamba günü, seçimin önümüzdeki iki hafta içinde yapılmasının mümkün olduğunu belirtti.

Trump’ın müttefiki ve bu pozisyonun en güçlü adayı olan Kevin Hassett, Fed’in kararından hemen önce, çeyrek puanlık bir indirim doğru yönde atılmış küçük bir adım olsa da, merkez bankasının faizleri düşürmek için bolca alanı olduğunu ve ekonomiyi desteklemek için muhtemelen politikayı daha da gevşetmesi gerekeceğini söylemişti.

İşsizlik oranı tarihsel standartlara göre düşük seviyelerde seyretse de, daha “güvercin” tavırlı FOMC üyeleri, diğer verilerin ABD ekonomisinin artık yeterince hızlı bir şekilde istihdam yaratmadığını gösterdiğini söylüyor.

Komitedeki diğer üyeler, ABD iktisadi üretimini domine eden hizmet sektöründe enflasyonun artacağına dair işaretlerin, Fed’in borçlanma maliyetlerini düşürmek için fazla bir alanı kalmadığını gösterdiğini savunuyor.

Fed’in açıklamasıyla birlikte yayınlanan tahminler, politika yapıcıların enflasyonun gelecek yılın sonunda %2,4’e düşmesini beklediklerini gösteriyor. Eylül ayında yapılan tahmin ise %2,6 idi. Eylül ayına kadar olan bir yıllık dönemde kişisel tüketim harcamaları enflasyonu %2,8 oldu. Fed’in enflasyon hedefi %2.

Fed ayrıca, ABD para piyasalarındaki gerilimi azaltmak için kısa vadeli Hazine tahvillerini satın almaya yeniden başlayacağını da açıkladı.

Merkez bankası, 2022’de başladığı parasal sıkılaştırma sürecinin finansal sistemden yeterince likidite emdiğine karar vererek, bu ayın başında bilanço küçültme sürecini durdurdu.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English