Amerika
Fed yeni başkanla ilk toplantısında faizi sabit tuttu

ABD Merkez Bankası (Fed), 16-17 Haziran toplantısının ardından politika faizini yüzde 3,5-3,75 aralığında bıraktı. Bu, Kevin Warsh’ın başkanlığındaki ilk faiz kararı oldu. Fed, ekonomik büyüme beklentilerini aşağı çekerken enflasyon tahminlerini yükseltti ve bu yıl faiz artışının mümkün olabileceğine işaret etti.
ABD Merkez Bankası (Fed), 16-17 Haziran tarihlerindeki toplantısının ardından politika faizini yüzde 3,5-3,75 aralığında sabit bıraktı. Fed’in yayımladığı açıklamaya göre banka, faiz oranını üst üste dördüncü toplantıda değiştirmedi.
Karar, Mayıs ayı sonunda göreve başlayan Fed Başkanı Kevin Warsh dönemindeki ilk faiz toplantısında alındı. Warsh, Jerome Powell’ın yerine geçmişti.
Fed açıklamasında, kısmen İran savaşının etkisiyle belirsizlik yüksek seyretse de ekonomik faaliyetlerin güçlü bir hızla büyümeyi sürdürdüğü belirtildi.
Açıklamada, enflasyonun Fed’in yüzde 2 hedefinin üzerinde kaldığı kaydedildi. Banka, enerji dahil bazı sektörlerde fiyat artışlarına yol açan arz yönlü şokların bu görünümde etkili olduğunu ifade etti.
Fed ayrıca önümüzdeki yıllara ilişkin güncellenmiş ekonomik tahminlerini yayımladı. Bloomberg’in dikkat çektiği üzere, 2026 sonundaki faiz oranına ilişkin tahminlerini Fed’in 19 yetkilisinden yalnızca 18’i sundu. Bu durumun, daha önce ileriye dönük yönlendirme politikasını eleştiren Warsh’ın kendi faiz tahminini yayımlamamayı tercih etmiş olabileceğine işaret ettiği değerlendirildi.
Fed, bu yıl için ekonomik büyüme beklentisini aşağı yönlü revize etti. Mart ayında yüzde 2,4 olarak öngörülen gayrisafi yurt içi hasıla büyümesi beklentisi yüzde 2,2’ye indirildi.
Bu yıl için ortalama enflasyon tahmini yüzde 2,7’den yüzde 3,6’ya yükseltildi. Gıda ve enerji fiyatlarını dışarıda bırakan çekirdek enflasyona ilişkin 2026 tahmini ise yüzde 2,7’den yüzde 3,3’e çıkarıldı.
Güncellenen noktasal grafiklerde, 18 katılımcının sekizi 2026 sonunda faiz oranının yüzde 3,5-3,75 seviyesinde kalmasını destekledi. Beş üye faizin yüzde 4-4,25 aralığına yükseltilmesini savundu. Üç üye yüzde 3,75-4 aralığını uygun gördü. Birer üye ise sırasıyla yüzde 4,25-4,5 ve yüzde 3,25-3,5 aralıklarını destekledi.
Kararın ve yeni tahminlerin açıklanmasının ardından ABD hisse senetleri ile altın fiyatları gerilerken dolar ve ABD Hazine tahvillerinin getirileri yükseldi.
Türkiye saatiyle 22.23 itibarıyla S&P 500 endeksi yüzde 1 düşerken, dolar endeksi (DXY) yüzde 0,9 yükseldi. Altın fiyatları yüzde 1,6 gerileyerek ons başına 4 bin 300 doların altına indi.
Bloomberg’e göre iki yıllık ABD Hazine tahvillerinin getirisi 0,13 puandan fazla yükseldi. Bu, Fed’in faiz kararı açıkladığı günlerde 2022’den bu yana görülen en büyük günlük artış oldu. Fed o dönemde onlarca yılın en agresif faiz artırımı sürecini başlatmıştı.
Fed’in bir sonraki faiz toplantısı 28-29 Temmuz tarihlerinde yapılacak.
Warsh faiz tahmini yayımlamadığını doğruladı
Kevin Warsh basın toplantısında, Fed üyelerinin faiz patikasına ilişkin tahminlerinin yer aldığı ekonomik projeksiyonlara kendi tahminini eklemediğini doğruladı.
Warsh, “Bu komitenin uygulaması, üyelerin bu tür tahminler sunmasıdır ve meslektaşlarımı bunu sürdürmeye teşvik ettim. Ancak ekonomik projeksiyon özetine ilişkin uzun süredir savunduğum görüşler doğrultusunda, en azından mevcut haliyle, kendi tahminimi paylaşmadım” dedi.
Warsh ayrıca, Fed’in açıklamalarından ileriye dönük yönlendirme politikasının çıkarıldığını söyledi. Bunun bilinçli bir tercih olduğunu belirten Fed Başkanı, bu aracın mevcut para politikası koşullarına uygun olmadığını ve açıklamaların öncelikle olguları yansıtması gerektiğini ifade etti.
Fed bünyesinde beş çalışma grubu oluşturulduğunu açıklayan Warsh, bu grupların enflasyon, iletişim politikası, Fed bilançosu, veri kaynaklarının kullanımı, verimlilik ve istihdam konularında, yapay zekanın etkileri de dahil olmak üzere çalışmalar yürüteceğini söyledi.
Basın toplantısının sonunda Warsh’a, göreve atanmasının ardından ABD Başkanı Donald Trump ile görüşüp görüşmediği soruldu. Warsh bu soruya yanıt vermedi.
Warsh, “Başkan konusunda size söyleyecek bir şeyim yok” dedi.
Trump ise Fed’in faizleri sabit tutma kararını değerlendirirken, “Her durumda her şey yolunda” ifadesini kullandı. Trump, ileride faiz artırımı ihtimalini dışlamadığını ancak bunun gerçekleşmesinin zor göründüğünü söyledi.
Trump, Warsh’tan söz ederken, “Şu anda orada çok iyi bir isim var, bu nedenle ne yapmak istediğine bakacağım” dedi.
Ekonomistler kararı önceden öngörmüştü
Reuters’ın 4-9 Haziran tarihlerinde gerçekleştirdiği ankete katılan ekonomistlerin beklentileri Fed’in kararıyla örtüştü.
Ankete katılan 102 uzmanın 72’si, faiz oranının 2026 sonuna kadar yüzde 3,5-3,75 aralığında kalacağını öngördü. Bir ay önce bu görüşü destekleyenlerin oranı yarının altındaydı. Daha önce ise yalnızca yaklaşık üçte biri bu beklentiyi paylaşıyordu.
Ankete katılan hiçbir ekonomist Haziran toplantısında faiz indirimi beklemiyordu. Uzmanlar, Donald Trump’ın baskısına rağmen Kevin Warsh’ın faiz indirimi yönünde destek bulmasının zor olacağını değerlendirdi.
Wells Fargo Başekonomisti Tom Porcelli, “Fed üyeleri arasında faiz indirimi yönünde uzlaşı sağlamak son derece zor olacak” dedi. Porcelli’ye göre böyle bir senaryo ancak Orta Doğu’daki çatışmanın kısa sürede sona ermesi halinde mümkün olabilir.
Bloomberg’in anketine katılan ekonomistler de beklentilerini değiştirdi. Mart ayında faiz indiriminin bu yıl başlayacağını düşünen çoğunluk, artık ilk indirimin Haziran 2027’den önce gelmeyeceğini öngörüyor.
Katılımcıların yaklaşık yüzde 70’i, Fed üyelerinin bir sonraki toplantıda faizi sabit tutma yönünde oy kullanacağını düşünüyor. Ankete katılan 30 ekonomistten yalnızca üçü bu yıl faiz artışı ihtimali öngörürken, piyasalarda bu senaryonun gerçekleşebileceği görüşü daha yaygın.
Ekonomistlerin kaygıları, petrol fiyatlarındaki yükselişin diğer mal ve hizmetlere yayılması nedeniyle enflasyonun yüksek kalması ihtimaline dayanıyor.
Mayıs ayında yıllık tüketici enflasyonu yüzde 4,2’ye yükselerek Fed’in yüzde 2 hedefinin üzerinde kaldı ve son üç yılı aşkın dönemin en yüksek seviyesine çıktı. Gıda ve enerji hariç çekirdek enflasyon ise yüzde 2,9 olarak ölçüldü.
Powell’ın yerini Warsh aldı
ABD Başkanı Donald Trump, 2025 yılı boyunca Jerome Powell’ı faizleri daha hızlı indirmediği gerekçesiyle birçok kez eleştirmişti.
Fed, Aralık 2024 ile Eylül 2025 arasında politika faizini yüzde 4,5 seviyesinde tutmuş, ardından Aralık 2025’e kadar kademeli olarak yüzde 3,75’e indirmişti. Trump bu süreçte Powell’ın görevden ayrılması çağrısında bulunmuştu.
Ocak 2026’da Powell hakkında, Fed merkez binasının yenilenmesine ilişkin harcamalar nedeniyle ceza soruşturması başlatıldı. Powell ise soruşturmanın arkasında, başkanın tercihleriyle örtüşmeyen para politikası kararlarının bulunduğunu söylemişti.
Eski Fed başkanları Janet Yellen, Ben Bernanke ve Alan Greenspan, Adalet Bakanlığı’nın girişimini Fed’in bağımsızlığını zayıflatma girişimi olarak değerlendirmişti. Soruşturma Nisan ayı sonunda kapatıldı.
Trump, Ocak 2026 sonunda danışmanı Kevin Warsh’ı Fed başkanlığına aday gösterdi. Senato 13 Mayıs’ta Warsh’ın adaylığını 54 oyla onayladı. Warsh 22 Mayıs’ta yemin ederek göreve başladı.
Bloomberg’in aktardığına göre Warsh, göreve gelmeden önce Trump’ın faizlerin düşürülmesi yönündeki çağrılarına yakın duran açıklamalar yapmıştı. Ancak Trump, Warsh’ın kararlarını bağımsız biçimde almasını istediğini söylese de düşük faiz çağrılarını sürdürdü.
Bloomberg’in görüştüğü uzmanların çoğu, Warsh’ın göreve gelmesinin ardından Fed açıklamalarında gelecekteki faiz patikasına ilişkin yönlendirmelerin azalacağını öngörüyordu.
Jefferies ABD Başekonomisti Tom Simons, “Senato oturumlarında ileriye dönük yönlendirme politikasına inanmadığını söyledi. En belirgin değişiklik bu olacak ve Federal Açık Piyasa Komitesi açıklamalarının daha kısa, ekonomik projeksiyon özetlerinin ise daha az ayrıntılı hale gelmesinde görülecek” değerlendirmesinde bulundu.
Amerika
ABD’deki yeni veri merkezlerinin yüzde 40’ı gecikebilir

Transformatör üreticilerinin hızla artan talebe yetişememesi, ABD’de yeni veri merkezlerinin devreye alınmasını ve büyük teknoloji şirketlerinin yapay zeka yatırımlarını tehdit ediyor. Financial Times’ın aktardığı sektör tahminlerine göre arz açığı en az 2030’a kadar sürebilir.
Elektrik şebekelerinin temel bileşenlerinden transformatörlere yönelik küresel talebin hızla artması ve üretimin bu talebe yetişememesi, büyük teknoloji şirketlerinin yeni veri merkezleri ile yapay zeka altyapılarını devreye alma planlarını tehdit ediyor.
Financial Times, süregelen transformatör açığının ABD’deki yapay zeka sektörünün büyümesini sınırladığını yazdı.
Elektrik şebekelerinde kullanılan ve büyük veri merkezlerini şebekeye bağlayan en güçlü transformatörler yüzlerce ton ağırlığa ve 15 metreye varan yüksekliğe ulaşabiliyor.
En büyük modeller, aynı anda 25 milyon iPhone’u şarj etmeye yetecek kapasite sağlayabiliyor. Dayanıklı yapıları sayesinde sınırlı bakımla onlarca yıl çalışabilen bu ekipmanların çoğu hâlâ büyük ölçüde siparişe göre üretiliyor. Üretim üç ila altı ay sürüyor.
Financial Times’ın görüştüğü analistler, transformatör arzındaki açığın en az 2030’a kadar devam etmesini bekliyor.
Yapay zeka sektörüne yönelik analizler hazırlayan SynMax’in Financial Times ile paylaştığı verilere göre ABD’de bu yıl faaliyete geçmesi planlanan yeni veri merkezlerinin yaklaşık yüzde 40’ı gecikmeli olarak devreye alınabilir. Sektörde yönetici pozisyonunda çalışan 10’dan fazla kişi, gecikmelerin elektrik üretimindeki yetersizliklerden veya elektrik ekipmanı sorunlarından kaynaklanabileceğini söyledi.
Wood Mackenzie kıdemli analisti Benjamin Boucher, transformatörlerin veri merkezleri açısından vazgeçilmez olduğunu belirterek, “Transformatör olmadan veri merkeziniz olmaz” dedi.
Elektrik talebi teknoloji şirketlerini yeni seçeneklere yöneltiyor
Elektrik şebekesinden talep edilen kapasitenin hızla büyümesi, teknoloji şirketlerini farklı enerji ve altyapı seçeneklerini değerlendirmeye yöneltti. Financial Times’a göre ABD’li iş insanı Elon Musk ve teknoloji sektöründeki diğer yöneticiler, güneş enerjisinden sürekli yararlanabilecek alçak Dünya yörüngesindeki veri merkezlerinin inşasını değerlendiriyor.
Yüksek gerilim transformatörlerinin önde gelen üreticilerinden İsviçre merkezli Hitachi Energy’nin Birleşik Krallık Genel Müdürü Laura Fleming, dünya genelinde elektrik şebekelerinin genişletilmesi ve modernleştirilmesinin artık tercihten çok zorunluluk haline geldiğini söyledi.
Fleming, “Hem işletmeler hem de tüketiciler için ekonomik refaha ulaşmanın zorunlu koşulu bu” dedi.
Çelik, bakır ve nitelikli iş gücü üretimi sınırlıyor
Transformatör üretimindeki darboğaz yalnızca montaj kapasitesinden kaynaklanmıyor. Transformatör çekirdeklerinin vazgeçilmez bileşeni olan özel elektrik çeliğini dünya genelinde yalnızca sınırlı sayıda tedarikçi üretiyor. Bu şirketler son dönemde küresel talep artışına karşılık vermekte giderek daha fazla zorlanıyor.
Financial Times, pazarın büyümesi, fiyat dalgalanmaları ve sınırlı madencilik kapasitesinin bakır tedarik zincirleri üzerindeki baskıyı da artırdığına dikkati çekti. Bakır, transformatör çekirdeğinin çevresindeki sargıların üretiminde kullanılıyor.
Sektörün karşı karşıya olduğu diğer önemli sorun, transformatör üretimindeki yüksek uzmanlık gerektiren işleri yapabilecek personel eksikliği. Üretim kapasitesindeki artışın önündeki engeller arasında malzeme tedarikinin yanı sıra nitelikli iş gücü açığı da yer alıyor.
Üreticiler montaj kapasitesini genişletiyor
Hitachi Energy, Siemens Energy ve GE Vernova’nın da aralarında bulunduğu üreticiler, yapay zeka sektöründen gelen talebe ve transformatör açığına karşı üretim ve montaj altyapılarını genişletmek için yüz milyonlarca dolar yatırım yaptı.
Ancak kapasite artışları, sektördeki arz sorunlarını henüz ortadan kaldırmadı.
ABD Başkanı Donald Trump yönetimi de elektrik şebekesine yönelik tedarik zincirlerini desteklemek amacıyla Savunma Üretim Yasası’nı yürürlüğe koydu.
Düzenleme, ülkenin elektrik şebekesine ilişkin tedarik zincirlerini “tehlikeli ölçüde kısıtlı” olarak sınıflandırıyor.
Yasa, ABD Enerji Bakanlığının elektrik ekipmanı üreten yerli şirketlere kredi sağlamasına ve başka destek önlemleri uygulamasına olanak tanıyor.
Financial Times’a göre ABD’deki alıcılar yakın dönemde transformatör ve diğer elektrik ekipmanı ihtiyaçlarını karşılamak için ithalata başvurmak zorunda kalacak.
Avrupa Birliği, Meksika, Güney Kore ve Brezilya, ABD pazarının en büyük transformatör tedarikçileri arasında yer alıyor. Bu dört kaynak, ilgili ürün grubundaki ABD ithalatının toplam yüzde 75’inden fazlasını karşılıyor.
Teknoloji devlerinin toplam harcaması 726 milyar dolara ulaşacak
Teknoloji şirketleri elektrik şebekelerinin geliştirilmesine yönelik harcamalarını artırmayı planlıyor. Amazon, Meta, Microsoft ve Alphabet, ABD’nin en büyük elektrik ekipmanı alıcıları arasına girdi.
Dört şirket, bu yıl elektrik ekipmanları ve yapay zeka altyapısı için toplam 726 milyar dolar harcamayı planlıyor.
Yapay zeka veri merkezlerinin enerji altyapısına yönelik küresel talebi, elektrik ekipmanı üreticilerinin piyasa değerlerine de yansıdı. Bloomberg, ocak ayında yapay zeka veri merkezlerinin inşasında kullanılan enerji ekipmanlarına yönelik dünya çapındaki talep artışının Çinli elektrik şirketlerinin hisselerini yükselttiğini yazdı.
ABD’de yerel yönetimler, veri merkezi inşasına karşı harekete geçti
Amerika
Warsh, Fed reformu için finans yöneticilerini seçti

İngiltere Merkez Bankası’nın eski başkanı Mervyn King ve kripto para yatırımcısı Marc Andreessen, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) modernizasyonuna katkıda bulunmak üzere Fed Başkanı Kevin Warsh tarafından seçilen isimler arasında yer alıyor.
“Rejim değişikliği” vaadiyle Fed başkanlığı için kampanya yürüten Warsh, perşembe günü dünyanın en önemli finans kurumunu “daha verimli hale getirecek” dediği beş görev gücünün kadrolarını açıkladı.
King ve Silikon Vadisi yatırım grubu Andreessen Horowitz’in kurucu ortağı Andreessen’e, listede eski Hindistan Merkez Bankası Başkanı Raghuram Rajan ve Nobel ödüllü Thomas Sargent de eşlik etti.
Warsh yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“ABD ekonomisi son bir nesil boyunca önemli ölçüde değişti ve bu değişim hiç bu kadar belirgin olmamıştı. Çeşitli disiplinlerden en parlak beyinlerin, kurum olarak performansımızı daha da keskinleştirmek için bizimle çalışmayı kabul etmesinden onur duyuyorum.”
King, küresel finansal kriz dönemi de dahil olmak üzere 2003’ten 2013’e kadar İngiltere Merkez Bankası’nı (BoE) yönetti.
Trump’ın müttefiki olan Andreessen, dijital para birimlerinin önde gelen savunucularından biri.
2006’dan 2011’e kadar Fed yönetim kurulu üyesi olan Warsh, kurumdan ayrıldığından bu yana zamanının büyük bir kısmını merkez bankasını eleştirerek geçirmiş ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından başkan adayı olarak gösterilmişti.
Warsh, Fed’in yatırımcılarla olan iletişimini yeniden düzenlemesini, 7 trilyon dolarlık bilançosunu küçültmesini ve enflasyon konusundaki veri toplama yöntemlerini ve yaklaşımını modernize etmesini istiyor.
Senato Bankacılık Komitesinde verdiği ifadede, ABD merkez bankasının belirli ürünlerin fiyatlarındaki büyük dalgalanmaları dışlayan “kısaltılmış ortalama” bir enflasyon ölçütünü hedef alması gerektiğini düşündüğünü belirtti.
Ayrıca, ABD’nin yapay zeka kaynaklı bir verimlilik patlamasının eşiğinde olduğuna ve bunun Fed’e enflasyonu körüklemeden borçlanma maliyetlerini düşürme imkanı vereceğine inanıyor.
Diğer birçok ABD’li faiz belirleyici ise Warsh’ın görüşüne karşı çıkıyor ve veri merkezlerine yapılan yatırımların yanı sıra yapay zeka ile ilişkili ürünlere olan talebin fiyatların yükselmesine yol açtığına inanıyor.
Çalışma grupları, Fed personeli tarafından desteklenecek ve Warsh dönemindeki Fed için beş alanda reform gündemini belirleyecek: iletişim, bilanço, veri toplamanın modernizasyonu, yapay zeka çağında verimlilik ve enflasyon çerçeveleri.
Şu anda Washington Üniversitesi’nde görev yapan eski New York Fed yetkilisi Peter Fisher ile Brezilya Merkez Bankası’nın eski başkanı Arminio Fraga, King ile birlikte iletişim paneline eş başkanlık edecek.
Rajan, bilanço görev gücüne iki Harvard profesörü Karen Dynan ve Jeremy Stein ile birlikte eş başkanlık edecek.
Veri görev gücünde eski Walmart CEO’su Doug McMillon, Harvard profesörü Raj Chetty ve Chicago Üniversitesi’nden Kevin Murphy yer alacak.
Andreessen, Stanford’dan Charles Jones ve Microsoft’un üst düzey yöneticisi Asha Sharma ile birlikte verimlilik paneline başkanlık edecek.
Harvard’dan Greg Mankiw ve daha önce Uluslararası Ödemeler Bankası’nda görev yapmış Bill White, Sargent ile birlikte merkez bankasının enflasyon çerçevelerini gözden geçirecek.
Evercore ISI’nin başkan yardımcısı Krishna Guha, “Bunlar etkileyici dış uzmanlar ve seçimler, mevcut Fed ortodoksluğundan en azından bir dereceye kadar farklı görüşlere sahip kişilere yönelmiş olsa da, hepsi güvenilir ve piyasa, mevcut Fed politika yapıcıları ve personel tarafından ciddiye alınacak,” dedi.
Warsh, Fed Başkanı olarak düzenlediği ilk basın toplantısında bu çalışma gruplarını duyurdu ve yıl sonuna kadar bulgularını faiz oranlarını belirleyen Federal Açık Piyasa Komitesine sunmalarını beklediğini belirtti.
Amerika
Trump silah şirketlerine milyonlarca dolarlık yatırım yapmış

Responsible Statecraft’ın haber analizine göre ABD Başkanı Donald Trump’ın geçen hafta açıklanan mali bildirimleri, silah üreticileri ve askeri yükleniciler dahil yaklaşık 12 şirkete milyonlarca dolarlık yatırım yaptığını gösterdi. Analize göre Trump, kendisini temsil eden yatırım şirketleri aracılığıyla savunma sektöründeki şirketlerden toplam 9,7 milyon ila 24,3 milyon dolar arasında hisse satın aldı.
Yatırım yapılan şirketler arasında Palantir, Lockheed Martin ve General Dynamics de yer aldı.
Palantir yatırımı öne çıktı
Mali bildirimlere göre Trump’ın varlıklarını yöneten yatırım şirketleri, veri analitiği ve yapay zeka şirketi Palantir’e 1,6 milyon ila 3,9 milyon dolar arasında yatırım yaptı.
Analizde, Palantir’in ABD’nin İran savaşındaki operasyonlarında kullanılan Maven Smart System adlı yapay zeka destekli sistemi geliştirdiği belirtildi. Aynı analizde şirketin, İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarında kullanılan “Big Daddy” adlı yazılımın geliştirilmesine de katkı sağladığı öne sürüldü.
Savunma şirketlerine yatırımlar
Trump’ın portföyünde Boeing hisseleri de bulunuyor. Analizde Boeing’in, Trump ile İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun İran’a yönelik ortak savaşı başlatmasından üç aydan kısa süre önce İsrail’e 8,6 milyar dolar değerinde F-15 savaş uçağı sattığı belirtildi.
Mali bildirimlere göre Trump ayrıca GE Aerospace, Lockheed Martin, General Dynamics ve Tomahawk füzelerinin üreticisi RTX’e de yatırım yaptı.
Analiz, bu şirketlerin ürettiği silahların İran savaşında yoğun biçimde kullanıldığını ve bunlar arasında ABD Hava Kuvvetleri’nin İran’ın Minab kentindeki bir ilkokula düzenlediği saldırıda kullanılan Tomahawk füzelerinin de bulunduğunu yazdı. Haberde bu saldırıda en az 168 çocuğun hayatını kaybettiği belirtildi.
Pentagon yeni sözleşmeler imzaladı
Responsible Statecraft’a göre söz konusu şirketlerin büyük bölümü, İran savaşı sırasında azalan ABD füze stoklarını yenilemek amacıyla Pentagon’dan yeni sözleşmeler aldı.
RTX, 23 adet Standard Missile-3 IB önleme füzesi için 373 milyon dolarlık sözleşme imzalarken, Lockheed Martin’in THAAD füze savunma sistemi üretimini dört katına çıkarmayı öngören 35 milyar dolarlık sözleşme aldığı aktarıldı.
Mali bildirimlerde Trump’ın yatırım şirketlerinin ayrıca Kratos Defense, Honeywell, Howmet Aerospace, L3Harris ve TransDigm hisselerine de yatırım yaptığı görüldü.
Responsible Statecraft, Trump’ın yeniden göreve gelmesinden sonraki bir yıl içinde bu şirketlerin hisselerinin önemli ölçüde değer kazandığını belirtti. Analize göre 2025 yılında Palantir hisseleri yüzde 135, Kratos hisseleri yüzde 188, GE Aerospace hisseleri yüzde 84 ve RTX hisseleri yüzde 61 yükseldi.
Trump’ın nisan ayında Truth Social’da yaptığı paylaşımda, “Palantir Technologies, savaş alanında çok güçlü kabiliyetlere ve ekipmanlara sahip olduğunu kanıtladı. Düşmanlarımıza sorun!” ifadelerini kullandığı, paylaşımın ardından şirket hisselerinin birkaç dakika içinde yaklaşık yüzde 3 yükseldiği kaydedildi.
Kripto yatırımları da öne çıktı
Mali kayıtlar Trump’ın 2025 yılında 2 milyar dolardan fazla gelir elde ettiğini gösterdi. Responsible Statecraft, bu tutarın görevdeki bir ABD başkanı açısından “eşi görülmemiş” olduğunu yazdı.
Habere göre gelirin büyük bölümü World Liberty Financial ve Binance gibi kripto para şirketleriyle bağlantılı yatırımlardan elde edildi. Trump’ın bu şirketler aracılığıyla piyasaya sürülen “memecoin”lerden yüz milyonlarca dolar kazandığı, ancak söz konusu kripto varlıkların daha sonra sert değer kaybettiği ve çok sayıda yatırımcının zarar ettiği aktarıldı.
Analizde, BAE Devlet Başkanı ve Dışişleri Bakanı’nın kardeşi Tahnun bin Zayid el-Nehyan’ın World Liberty Financial’a 500 milyon dolar, Binance’e ise 2 milyar dolar yatırım yaptığı belirtildi. Trump’ın daha sonra BAE’ye gelişmiş yapay zeka çiplerinin ihracatını onayladığı, analizde bu kararın kripto yatırımlarıyla bağlantılı olduğu yönünde bir izlenim oluştuğu ifade edildi.
Trump ailesinin savunma sektöründeki bağlantıları
Analize göre Donald Trump Jr. da insansız hava aracı ve savunma teknolojileri alanında faaliyet gösteren şirketlerle bağlantılı. Trump Jr.’ın, drone parçaları üreten Unusual Machines’te önemli hissedar ve danışma kurulu üyesi olduğu, yatırım şirketinin ayrıca Pentagon’la sözleşmeleri bulunan Powerus ve Vulcan Elements’te pay sahibi olduğu belirtildi.
Trump Jr.’ın, Körfez ülkelerine İran füzelerini önlemek amacıyla kullanılan drone sistemlerini pazarlayan Powerus’un yönetim kurulunda görev yaptığı, Eric Trump’ın da aynı şirkette mali çıkarı bulunduğu aktarıldı.
George W. Bush döneminde Beyaz Saray’ın baş etik hukukçusu olarak görev yapan Richard Painter, “Bu ülkeler başkanın oğullarından satın alma konusunda büyük baskı altında. Böylece başkan da onların istediğini yapacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly ise geçen yıl Trump’ın ticari faaliyetlerinden kaynaklanabilecek çıkar çatışmaları sorulduğunda, “Herhangi bir çıkar çatışması yok” yanıtını verdi. Trump da bu yılın başında New York Times’a verdiği röportajda çıkar çatışmalarının bulunduğunu kabul etti ancak bunların önemli olmadığını savunarak, “Kimsenin bunu umursamadığını fark ettim” dedi.
Söyleşi2 hafta önce“Kapitalizmin özgürlükçü bir toplumsal düzene ihtiyacı yoktur”
Rusya2 hafta önce“Planlarımızda Kiev rejimini kurtarmak yok”
Diplomasi2 gün önceNATO ülkeleri, milyarlarca dolarlık savunma anlaşması açıkladı
Dünya Basını1 hafta önceİktisatçı Ann Pettifor: Faiz sistemi ekolojiyi tahrip ediyor
Görüş6 gün önceZirve Salonunda Konuşulmayacak Hikâye: NATO Üyeliğinin Gerçek Bedeli
Dünya Basını2 hafta önceABD’nin Japonya’daki füze hamleleri Çin’e net mesaj veriyor
Dünya Basını2 hafta önceFransız iktisatçı Sapir: Avrupa ekonomilerinde kimyasal şok etkisini gösterecek
Diplomasi1 hafta önceAB, Çin’e karşı gümrük vergileri koymaktan vazgeçti











