Diplomasi
Gelişmekte olan ülkeler dolar cinsinden borçlarını azaltıyor

Gelişmekte olan ülkeler dolar borçlarından uzaklaşarak renminbi ve İsviçre frangı gibi faiz oranları çok düşük olan para birimlerine yöneliyor.
Kenya, Sri Lanka ve Panama gibi borçlu ülkeler tarafından başlatılan bu değişim, ABD Merkez Bankasının (Fed) belirlediği yüksek faiz oranlarına tepkiyi yansıtıyor. Bu oranlar, Başkan Donald Trump’ı kızdırmanın yanı sıra diğer ülkelerin borç servis maliyetlerini de artırıyor.
AllianceBernstein’ın küresel ekonomi araştırmaları başkan yardımcısı Armando Armenta Financial Times’a (FT) verdiği demeçte, “Yüksek faiz oranları ve dik ABD Hazine getirisi eğrisi… gelişmekte olan ülkeler için ABD doları cinsinden finansmanı, gelişmekte olan piyasalardaki borçların nispeten düşük marjlarına rağmen daha külfetli hale getirdi. Sonuç olarak, bu ülkeler daha uygun maliyetli seçenekler arıyorlar,” dedi.
Fakat Armenta, daha ucuz, dolar dışı finansmana geçişi, “finansman ihtiyaçlarını azaltmaya odaklanmak zorunda olan” ülkeler tarafından alınan “geçici önlemler” olarak nitelendirdi.
Çin para biriminin dolar karşısında bu yıl en yüksek seviyesine ulaşmasıyla birlikte renminbi cinsinden borçlanmaya geçiş, Pekin’in 1,3 trilyon dolarlık Kuşak ve Yol geliştirme programının bir sonucu olarak da değerlendirilebilir.
Bu program kapsamında, yabancı hükümetlere altyapı projeleri için yüz milyarlarca dolarlık kredi verildi. Pekin diğer hükümetlerle ikili olarak kredi müzakereleri yürüttüğü için yeni renminbi kredilerinin toplam rakamları yaygın olarak bilinmemekle birlikte, Kenya ve Sri Lanka yüksek profilli dolar kredilerini bu para birimine dönüştürmeye çalışıyor.
Kenya hazinesi ağustos ayında, bütçesini zorlayan 5 milyar dolarlık bir demiryolu projesi için dolar kredilerinin geri ödemesini renminbiye çevirmek üzere ülkenin en büyük alacaklısı olan China ExIm Bank ile görüşmelerde olduğunu açıkladı.
Sri Lanka cumhurbaşkanı da geçen ay parlamentoya, hükümetinin 2022’de ülkenin temerrüde düşmesi nedeniyle durdurulan önemli bir otoyol projesini tamamlamak için renminbi cinsinden kredi aradığını söyledi.
ABD federal fon faiz oranının %4,25 ile %4,5 arasında olması (diğer büyük merkez bankaları tarafından belirlenen eşdeğer oranlardan çok daha yüksek) nedeniyle, yeni dolar cinsinden borçlanmanın toplam maliyeti birçok gelişmekte olan ülke için nispeten yüksek.
İsviçre Merkez Bankası haziran ayında faiz oranlarını sıfıra indirirken, Çin’in referans yedi günlük ters repo oranı %1,4.
Kolombo merkezli Frontier Research’ün ekonomisti Thilina Panduwawala, “Finansman maliyetinin renminbiye dönüşümün nedeni olabileceği görülüyor,” dedi.
2010’larda birçok “Kuşak ve Yol” kredisi, ABD faiz oranlarının çok daha düşük olduğu bir dönemde dolar cinsinden verilmişti. O zamandan bu yana Kenya ve Sri Lanka’nın bu tür borçlarının maliyeti önemli ölçüde artarak dolar finansmanından uzaklaşma eğilimini artırdı.
Renminbi ve İsviçre frangı gibi para birimleriyle borçlanarak, ülkeler dolar tahvillerinin sunduğundan çok daha düşük faiz oranlarıyla borçlanabilirler.
Fakat Johns Hopkins Üniversitesi Çin-Afrika Araştırma Girişiminden Yufan Huang, Pekin’in bu para birimiyle borç vermeyi benimseme yönündeki daha geniş çaplı çabalarının ilerlemesinin sınırlı kaldığını savundu.
Huang, “Renminbi faiz oranları daha düşük olmasına rağmen, birçok borçlu hâlâ tereddütlü davranıyor. Şu an için, Kenya örneğinde olduğu gibi, bu daha çok duruma göre değişen bir uygulama gibi görünüyor,” dedi.
Hükümetler nadiren renminbi ve İsviçre frangı gibi para birimlerinde ihracat geliri elde ettikleri için, türev araçlar yoluyla döviz kurlarına maruz kalma risklerini de korumak zorunda kalabilirler.
Panama hükümeti mali açığı kontrol altına almak ve kredi notunun çöp statüsüne düşmesini önlemek için mücadele ederken, sadece temmuz ayında bankalardan yaklaşık 2,4 milyar dolarlık İsviçre frangı kredisi aldı.
Panama Maliye Bakanı Felipe Chapman, daha ucuz finansmana erişimin dolar cinsinden borç ihraç etmeye kıyasla 200 milyon dolardan fazla tasarruf sağladığını ve yeni kredilerin korunma amaçlı olduğunu söyledi.
Bakan, ülkenin “sadece Amerikan doları sermaye piyasalarına güvenmek yerine” devlet borç yönetimini hem avro hem de İsviçre frangı olarak “çeşitlendirdiğini” de sözlerine ekledi.
Kolombiya da dolar tahvillerini yeniden finanse etmek için İsviçre frangı kredilerine yöneliyor gibi görünüyor. Geçen hafta, bir grup küresel banka, yatırımcıların mevcut borcu teminat olarak kullanacak olan hükümete İsviçre frangı kredisi düzenlemenin bir parçası olarak gördükleri, indirimli Kolombiya tahvillerini satın alma teklifini başlattı.
Bogotá henüz böyle bir krediyi onaylamamış olsa da, ülkenin maliye bakanlığı haziran ayında dış para birimi borçlanmasını çeşitlendirme planlarını açıkladı.
XP Investments’ın Latin Amerika makro strateji başkanı Andres Pardo, Kolombiya’nın yüzde 1,5 gibi düşük İsviçre faiz oranlarıyla borçlanarak %7 ila 8 getiri sağlayan dolar borçlarını ve %12’ye kadar getiri sağlayan yerel peso tahvillerini geri alabileceğini söyledi.
Ülkenin yerel para birimi cinsinden borcu, hükümetin önemli bir mali kuralı askıya almasının ardından o ay S&P tarafından çöp statüsüne indirildi.
Yatırımcılar, hükümetlerin İsviçre frangı cinsinden borçlanmasının faiz giderlerini sınırlamaya yardımcı olabileceğini, ancak uzun vadede bu tür borçlanmanın dolar cinsinden tahviller için daha büyük kamu piyasasına erişimin yerini alamayacağını belirtti.
Bir gelişmekte olan piyasa borç fonu yöneticisi, “Vade profilinizi düzeltmek istiyorsanız, bunlar temel göstergelere yardımcı olur… fakat politika yapıcıların [dolar] piyasalarını onlara yeniden açmak için iyileştirmeler yaptığını görmemiz gerekiyor,” dedi.
JPMorgan’a göre, gelişmekte olan piyasalardaki şirketler de bu yıl daha fazla avro cinsinden tahvil satıyor ve bu borçların tutarı temmuz ayı itibarıyla 239 milyar dolara yükselerek rekor seviyeye ulaştı.
Gelişmekte olan piyasalardaki dolar cinsinden şirket tahvillerinin toplam değeri yaklaşık 2,5 trilyon dolar.
Impax Asset Management’ın portföy yöneticisi Toke Hjortshøj, “Bu yılki avro cinsinden ihraçlar, dolar cinsinden ihraçlardan daha fazla artıyor,” dedi.
Yönetici, Asya’daki ihraççıların, 15 yıl önce %10 ila 15 olan avro cinsinden ihraçların üçte birini oluşturduğunu ekledi.
Diplomasi
Hindistan, Rusya’dan petrol alımında rekor kırdı

Kpler verilerine göre Hindistan’ın Rusya’dan petrol ve kömür ithalatı, Ortadoğu’daki savaş ve sevkiyat aksaklıkları nedeniyle haziran ayında rekor seviyelere ulaştı. Rusya’dan yapılan günlük petrol sevkiyatının haziranda 2,55 milyon varile çıkması beklenirken, Moskova Avustralya’yı geride bırakarak Hindistan’ın ikinci en büyük kömür tedarikçisi konumuna yükseliyor.
Hindistan, İran’da yaşanan gerilim nedeniyle tedarik zincirinde meydana gelen aksamalar ve yükselen fiyatlar karşısında Rusya’dan petrol ve kömür ithalatını artırıyor.
Reuters haber ajansının uluslararası analiz şirketi Kpler verilerine dayandırdığı habere göre, Rusya’dan Hindistan’a yapılan sevkiyatlar haziran ayında rekor düzeylere ulaştı.
Kpler tahminlerine göre, Rusya’nın Hindistan’a petrol sevkiyatı haziran ayında günlük 2,55 milyon varille rekor düzeye yükselecek.
Bu miktar, mayıs ayındaki günlük 2,13 milyon varillik sevkiyatı ve Mayıs 2023’teki günlük 2,16 milyon varillik düzeyi geride bırakıyor.
Rusya’nın Hindistan’ın haziran ayındaki toplam ithalatı içindeki payı ise yüzde 50’nin hemen altında gerçekleşecek. Bu oran, Ortadoğu’daki çatışmanın başladığı 28 Şubat öncesindeki üç aylık dönemde ortalama yüzde 23 seviyesindeydi.
Hindistan’ın Rus petrolüne yönelmesi, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatmasının ardından piyasadaki arzı artırmak amacıyla ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin alımlara yönelik yaptırımları geçici olarak kaldırmasını izledi.
Ancak yaptırımlardan muafiyet süresi 17 Haziran’da sona erdi ve ABD Hazine Bakanlığı tarafından uzatılmadı.
Reuters, bu durumun Rus petrolü alımlarında azalmaya yol açabileceğini, ancak sürecin gidişatının Hindistan rafinerilerinin ve yetkililerinin Ortadoğu ülkelerinden sevkiyatlara dönme konusundaki istekliliğine bağlı olacağını belirtiyor.
Kpler öngörülerine göre, Suudi Arabistan’dan yapılan ithalatın haziran ayında günlük 349 bin varil seviyesinde kalması bekleniyor. Bu miktar, savaş öncesindeki üç aylık dönemde günlük ortalama 832 bin varil düzeyindeydi.
İthalat artışı Rus kömüründe de gözleniyor. Haziran ayında tüm kalitelerde Rus kömürü ithalatının, mayıs ayındaki 3,27 milyon tona kıyasla 3,16 milyon ton olarak gerçekleşmesi bekleniyor.
Her iki ay da geçen yılın mayıs ayında kaydedilen 3,76 milyon tonluk zirvenin ardından sırasıyla tarihin en yüksek ikinci ve üçüncü değerleri olarak kayda geçecek.
Rusya’nın haziran ayında Avustralya’yı geride bırakarak, Çin’den sonra dünyanın en büyük ikinci kömür ithalatçısı olan Hindistan’a en çok kömür sağlayan ikinci ülke konumuna geleceği tahmin ediliyor.
Ajansın değerlendirmesine göre Rusya, Hindistan’ın temel kömür tedarikçisi olma rolünü korumaya devam edecek; ancak Rus petrolünün gelecekteki alımları, ABD’nin Moskova’ya yönelik yaptırım politikasını olası sıkılaştırma adımlarına bağlı olacak.
Yeni Delhi petrol sevkiyatının yaptırımlardan etkilenmeyeceğini açıkladı
Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar, haziran ayı ortasında yaptığı açıklamada, ülkesinin 2022 yılından bu yana küresel fiyatları dizginlemek amacıyla ABD’nin talebi doğrultusunda Rus petrolü alımlarını artırdığını belirtmişti.
Jaishankar, Rus hammaddesine yönelik Amerikan kısıtlamalarını eleştirerek, bu önlemlere büyük ilkeler süsü verilmemesi çağrısında bulunmuştu.
Hindistan Petrol ve Doğalgaz Bakanlığı Temsilcisi Sujata Sharma da mayıs ayında yaptığı açıklamada, Rusya’dan sevkiyatların devam ettiğini ve ABD’nin yaptırım muafiyetlerine ilişkin kararlarından bağımsız olarak süreceğini kaydetmişti.
Hindistan rafinerileri, 2025 yılında ABD baskısı ve Hindistan mallarına yönelik yüzde 25’lik gümrük tarifesi tehdidi nedeniyle Rusya’dan yaptıkları ithalatı azaltarak Suudi Arabistan ve Irak’a yönelmişti.
Ancak Reuters’ın verilerine göre, Ortadoğu’daki savaşın ve Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın ardından Hindistan firmaları mart ayı başında Rus petrolü alımlarını yeniden artırdı.
Rusya’nın Yeni Delhi Büyükelçisi Denis Alipov nisan ayı sonunda yaptığı açıklamada, Hindistan’ın kabul etmeye hazır olduğu miktarda hammaddeyi tedarik etmeye hazır olduklarını duyurmuştu.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da daha sonra yaptığı açıklamada, Moskova’nın Hindistan’a enerji taşıyıcıları sevkiyatına ilişkin anlaşmalara bağlı kaldığını doğrulamıştı.
Diplomasi
Honduras uyuşturucu çeteleriyle mücadele için Ukrayna’dan İHA alacak

Honduras Devlet Başkanı Nasry Asfura, organize suçla mücadele ve sınır güvenliğini sağlamak amacıyla Ukrayna’dan insansız hava araçları satın almayı planladıklarını açıkladı. Geçen hafta Kiev’i ziyaret eden Asfura, Ukrayna’nın yüksek teknolojik ekipmanlarıyla uyuşturucu kaçakçılığına karşı destek sağlayabileceğini belirtti.
Honduras Devlet Başkanı Nasry Asfura, AFP’ye verdiği mülakatta, ülkesinin sınırlarını korumak ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele etmek amacıyla Ukrayna’dan insansız hava araçları satın almayı planladığını duyurdu.
Asfura, yüksek teknolojik ekipmanlar aracılığıyla organize suçla daha etkin mücadele etmeyi hedeflediklerini belirterek, “Sınırlarımızı korumak, sınırlarımızda etkin güvenliği sağlamak ve yüksek teknolojik ekipmanlarla organize suçla mücadele etmek için insansız hava araçlarından bahsediyoruz” ifadesini kullandı.
Honduras lideri, Ukrayna’nın sınırların daha da güçlendirilmesi ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele süreçlerinde ülkesine yardımcı olabileceğini kaydetti.
Geçen hafta Ukrayna’nın başkenti Kiev’e resmi bir ziyarette bulunan Asfura ile bir araya gelen Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Honduraslı mevkidaşına Ukrayna’nın bu alandaki deneyimlerinden yararlanmayı teklif etti.
Ukrayna lideri Zelenskiy, haziran ayında Baltık ülkeleri üzerindeki insansız hava aracı sorununa çözüm olarak “drone anlaşması” önerisinde bulunmuş ve Ukrayna’nın İHA koruması konusundaki uzman ekiplerini her an bu bölgeye göndermeye hazır olduğunu ifade etmişti.
Rusya Güvenlik Konseyi Sekreter Yardımcısı Aleksey Şevtsov ise ilkbahar aylarında yaptığı açıklamada, Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının Polonya ve Baltık ülkelerinin hava sahasından engelsiz şekilde geçtiğini ifade etmişti.
Uyuşturucu kartelleri Ukrayna’yı drone okulu olarak kullanıyor
Diplomasi
Ermenistan’da en büyük kumarhane olan Shangri La kapatıldı

Ermenistan Ekonomi Bakanlığı, muhalefet lideri Gagik Carukyan’a ait Onira Club şirketinin kumarhane işletme lisansını usulsüzlük gerekçesiyle iptal etti. Kararın, ülkede gerçekleştirilen parlamento seçimlerinin ardından muhalefetin sonuçlara itiraz ettiği ve Anayasa Mahkemesinin süreci incelediği bir dönemde alınması dikkati çekti.
Ermenistan Ekonomi Bakanı Gevorg Papoyan, muhalefetteki Müreffeh Ermenistan Partisi’nin lideri Gagik Carukyan’a ait Onira Club şirketinin kumarhane işletme lisansının iptal edilmesine yönelik kararı imzaladı.
Sputnik Ermenistan’ın aktardığı gelişmeye göre iptal kararı, başkent Erivan yakınlarında bulunan ve ülkenin en büyük kumarhanesi olan Shangri La’yı kapsıyor.
Bakan Papoyan, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, lisans iptaline gerekçe olarak Mart 2026’da gerçekleştirilen denetimlerde tespit edilen usulsüzlükleri gösterdi.
Yapılan incelemelerde, şirketin sunduğu finansal raporlar ile oyun makinelerinin sayaçlarındaki fiili veriler arasında tutarsızlıklar belirlendi. Papoyan, kumarhane yönetimi tarafından sunulan verilerin tahrif edildiğini ve yanlış bilgiler içerdiğini kaydetti.
Tüketicilerin ve kamu yararının korunması amacıyla hemen yürürlüğe girdiği belirtilen karara karşı, Ermenistan mevzuatı uyarınca iki ay içinde idari yoldan veya Ermenistan İdari Mahkemesinde dava açılarak itiraz edilebilecek.
Onira Club şirketine kumarhane işletme lisansı, ilk olarak 1 Ocak 2014 tarihinde Ermenistan Maliye Bakanlığı tarafından verilmişti.
Şirketin lisansı daha önce 2020 yılında, üçüncü çeyreğe ait devlet harcının dörtte birinin ödenmemesi gerekçesiyle de iptal edilmiş, ancak şirket daha sonra gerekli izinleri yeniden alarak faaliyetine devam etmişti.
Eski Ermenistan Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan’a yurt dışına çıkış yasağı
Seçim sonuçlarına yönelik itirazlar sürüyor
Söz konusu lisans iptali kararı, ülkede parlamento seçimlerinin ardından yaşanan siyasi hareketliliğin ortasında geldi. Ermenistan’da 7 Haziran’da yapılan parlamento seçimlerinin ardından, aralarında Samvel Karapetyan liderliğindeki Güçlü Ermenistan Bloku, eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan’ın Ermenistan İttifakı ve Gagik Carukyan’ın Müreffeh Ermenistan Partisi’nin de bulunduğu yedi siyasi oluşum, 19 Haziran’da seçim sonuçlarının yeniden incelenmesi talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurdu. Ermenistan Anayasa Mahkemesi, bu başvuruları 21 Haziran’da görüşmeye başladı.
Seçimlerden Başbakan Nikol Paşinyan’ın liderliğindeki Sivil Sözleşme Partisi birinci çıkarken, muhalefet partileri oy verme sürecinde organize usulsüzlükler yapıldığını savunuyor.
Güçlü Ermenistan Bloku, Ermenistan Merkezi Seçim Komisyonunun 14 Haziran tarihli kararının iptal edilmesini ve seçimlerin ikinci turunun düzenlenmesini talep ediyor.
Amerika6 gün öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Asya7 gün önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Dünya Basını2 hafta önceİran’ın Yeni Büyük Stratejisi
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Ortadoğu1 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Asya2 hafta önceGüney Kore’de askeri istihbarat teşkilatına tarihi darbe
Diplomasi2 hafta önceSpaceX’in halka arzı Avrupa’dan sermaye kaçışına neden olabilir












