Bizi Takip Edin

Amerika

Nvidia, kendi müşterilerini finanse ediyor

Yayınlanma

Nvidia, Teksas’ta kurulacak devasa bir veri merkezi için 50 milyar dolara varan kiralama sözleşmeleri imzaladı.

Daha önce kamuoyuna açıklanmamış olan bu taahhüt, çip üreticisinin yapay zeka finansmanındaki artan rolüne yeni bir ışık tutuyor.

Anlaşmaya yakın beş kaynağın Financial Times’a (FT) verdiği bilgiye göre, değeri yaklaşık 5 trilyon dolar olan şirket, geliştirici Hut 8’in inşa ettiği 1 gigawatt kapasiteli tesisin tamamını kiralıyor.

Bu tesiste Nvidia’nın yüz binlerce grafik işlem birimi (GPU) yer alacak.

Bu hamle, Nvidia’nın CEO’su Jensen Huang’ın, şirketi hızla büyüyen yapay zeka hesaplama gücü pazarının merkezinde tutmak için şirketin finansal gücünü agresif bir şekilde kullanmasının en son örneği.

Bu çabalar arasında, CoreWeave gibi yeni nesil yapay zeka altyapı sağlayıcılarını desteklemek ve bu şirketlerin Nvidia’nın GPU’larını satın alıp işletmesini sağlamak için milyarlarca dolarlık harcamalar da yer alıyor.

Teksas’taki kira anlaşması ise daha da öteye giderek, Nvidia’yı kendi çiplerini barındıracak tesislerin arkasına yerleştiriyor.

Teksas’taki tesis, geliştiricilerin şebeke elektriği için rekabet ettiği bir ortamda giderek daha nadir hale gelen elektrik erişimini güvence altına aldı.

Anlaşmaya yakın bir yönetici, Nvidia’nın kendi çipleri için bu tesisi garantilemek üzere finansal gücünü kullandığını söyledi:

“Elektrik tedarikini sağlayacak bilançoya sahipler ve bunu yaparak ürünlerinin kullanıma sunulmasını garanti altına alıyorlar.”

Bu kişi, tesisin tamamlanmasının ardından Nvidia’nın, GPU’larını satın alıp yapay zeka bulut bilişim hizmetleri satan “neocloud” ortaklarına kapasiteyi alt kiralayabileceğini belirtti.

Çip üreticisi, kendi çipleri için pazarın daha büyük bir kısmını üstlendiği için bu düzenleme, döngüsel finansman konusundaki endişeleri artıracak.

Bu gelişmeye yakın kaynaklara göre, Nvidia ayrıca OpenAI’a 250 milyar dolarlık bir destek sağlamak üzere görüşmeler yürütüyor.

Bu destek, OpenAI’nin SoftBank’ın Ohio’da inşa ettiği 10 GW’lık veri merkezini kiralamasına yardımcı olacak.

Hut 8’e göre, Nvidia’nın Teksas tesisine ilişkin 15 yıllık kiralama taahhüdünün değeri 19,6 milyar dolar ve yenileme seçenekleri ile birlikte toplam değer 30 yıl içinde 50 milyar dolara ulaşacak.

Çip üreticisinin kira sözleşmeleri, Hut 8’in projeyi uygun maliyetle finanse edebilmesinin temelini oluşturuyor.

Projenin ilk aşamasını desteklemek amacıyla Haziran ayında yüzde 6,129 faiz oranıyla yaklaşık 4,3 milyar dolarlık tahvil ihraç edildi.

Tahviller, kira sözleşmesi sayesinde Moody’s’ten yatırım yapılabilir not aldı ve fiyatlandırması, yonga grubunun kendi 30 yıllık borcunun yaklaşık 100 baz puan üzerinde gerçekleşti.

Hut 8’in, kampüsün büyüklüğünü ikiye katlayacak ve geçen hafta duyurulan projenin ikinci aşamasını desteklemek için ek finansman arayışına girmesi bekleniyor.

Arama devi Google da bilançosunu kullanarak Tensor İşleme Birimi (TPU) yongalarını pazara sürerken, veri merkezlerine destek sağlıyor ve geliştiriciler için daha ucuz borç imkânları yaratıyor. Bu durum Nvidia’nın Google ile rekabetini artırıyor.

Bankacılara göre, bir büyük teknoloji grubu veri merkezi kira sözleşmelerine kefil olduğunda, finansman maliyeti yaklaşık olarak yarı yarıya azalıyor.

Hut 8, Beacon Point projesindeki kiracısını kamuoyuna yalnızca “yüksek yatırım notuna sahip bir şirket” olarak tanımladı.

Tahvil belgelerinde ise Nvidia dahil altı büyük teknoloji şirketi izinli kiracılar olarak belirtildi.

Konuya yakın kaynaklar, veri merkezinin kiracısının Nvidia olduğunu söyledi.

Nvidia’nın en son üç aylık raporunda, esas olarak araştırma ve geliştirmeyi desteklemek amacıyla henüz başlamamış 32,4 milyar dolarlık veri merkezi kira ödemesi yer alıyor.

Bu rakam bir yıl öncesine göre 7,4 milyar dolardan artış göstermiş.

Mart ayında imzalanan Beacon Point projesinin ilk aşamasına ilişkin 9,8 milyar dolarlık kira sözleşmesi, bu rakamın neredeyse üçte birini oluşturuyor.

Hut 8, şirketin “kiracının kimliği ile ilgili söylentiler veya spekülasyonlar hakkında yorum yapmayacağını” ve kamuya açık açıklamalarının ötesinde ek finansman konusunda herhangi bir rehberlik sağlamadığını belirtti.

Şirket, veri merkezinin, bir tesisin bilgi işlem gücünü, ağ bağlantısını, güç ve soğutma sistemlerini çip grubunun donanım ve yazılımı etrafında standart hale getiren Nvidia’nın DSX mimarisi temelinde inşa edileceğini belirtti.

Teksas’taki kira sözleşmesi hakkında sorulan bir soruya yanıt veren Nvidia, “AI fabrikalarının kurulması ve işletilmesi için bir şablon” olan “DSX AI fabrika mimarisi aracılığıyla verimli AI altyapısının kurulmasını hızlandırmak için ekosistem ortaklarıyla birlikte çalıştığını” söyledi.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English